|
El-Birûni
Doğum 5 Eylül 973 - Ölüm 13 Aralık 1048
Milliyeti Fars
Branşı
Antropoloji, astroloji, astronomi, kimya, karşılaştırmalı sosyoloji,
jeodezi, tarih, matematik, tıp, felsefe, farmakoloji, fizik,
psikoloji, bilim
Etkilendikleri
Aristo, Batlamyus, Aryabhata, Muhammed, Brahmagupta, El-Razi,
El-Sizi, Ebu Nasr Mansur, İbn Sina
Etkiledikleri
El-Sizi, İbn Sina, Ömer Hayyam, El-Hazen, Zekeriya El-Kazvini,
İslami felsefe, İslam bilimi
Biruni (4 Eylül
973 - 13 Aralık 1048[kaynak belirtilmeli], 1061?[1], Fars[2][3][4]
kökenli İslam bilgini. Türk kökenli olduğunu iddia edenler de
olmuştur.[5][6] Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûnî
(Arapça: ابو الريحان محمد بن احمد البيروني) dir. Batı dillerinde adı
Alberuni veya Aliboron olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa
bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır.
Hayatı
4 Eylül 973'te
Harezm'de doğdu. Harezm Afriğî hükümdarları sülalesinden olan
matematikçi ve astronom Ebu Nasr Mansur’un korumasında küçük yaşta
Kas'taki (Ket) Harezm sarayına girdi. Birûni, Harezm sarayında
astronomi ve matematik öğrendi. Başkenti Gürgenç olan Memunîlerin
hükümdarı Ebu Abbas Memun'un 995 yılında Kas kenti üzerine yürüyerek
Sultan Ebu Abdullah Muhammed'i öldürüp Harzemşah ünvanını alması
üzerine Birûni, Tahran yakınlarındaki Rey kentine sığındı. Bir süre
sonra da Hazar Denizi'nin güneyindeki Cürcan kentine yerleşti.
Bu dönemde Birûni,
Ziyarî hükümdarı Kâbus bin Vaşmgîr’in sarayına girdi. Bir tür tarih
yapıtı olan El-Asaru'l-Bakiye ani'l-Kuruni'l-Haliye'yi (Telaffuz:
Ketāb al-āṯār al-bāqīa ‘an al-qorūn al-ḵālīa; Türkçe: Geride Kalan
Yüzyıllar) orada yazarak sultana sundu. Memun'dan sonra Harezm
sultanı olan oğlu Ali bin Memun tarafından 1009 yılında Gürgenç'e
çağrılan Birûni, sarayda İbn Sina, İbn Miskeveyh, Ebu Nasr Mansur
gibi bilginlerle birlikte çalıştı. Ali bin Memun'un ölümü üzerine
başa geçen kardeşi II. Memun, bilginlere önem veriyordu.
1017 yılında Türk
hükümdar Gazneli Mahmut'un Gürgenç'i alarak Memunî Hanedanlığı'na
son vermesiyle beraber Birûni, Gazne'ye götürülerek Gazneli Mahmut
ile çalışmaya başladı. Bunu izleyen on yıl içinde astronomi ve
matematik çalışmalarının doruğuna erişti. Bu tutsaklığı sırasında,
anayurtlarından sürülmüş ve tutsak olan Hintli bilginlerle tanıştı.
Birçok dilde ilmi çeviriler yaptı.
Gazneli sarayında
büyük saygı gören Birûni, hayatının sonuna kadar Gazne sarayında
kaldı. Yine Gazneli Mahmut'un oğlu Sultan Mesut ve torunu Sultan
Mevdud döneminde değer gördü. Son yıllarını Gazne'de geçirdi ve
burada 1048 yılında öldü.
Hakkındaki
çalışmalar
Birûni hakkında
yakın zamanlarda birçok çalışma yapılarak, yeni bilgiler
edinilmiştir. Birûni’nin Tahdidu Nihayâti'l-Emâkin adını taşıyan ve
Zeki Velidi Togan tarafından bilim dünyasına tanıtılan eserine göre,
adının Beyrûnî olarak okunması gerektiği anlaşılmıştır. Yine bu
araştırmalarda Birûni'nin anadili, kökeni ve ölüm tarihi hakkında
daha kesin bilgiler elde edilmiştir.
Tahran, Lale
Parkı'ndaki Biruni heykeli.Sıklıkla Arapça ve bazen de Farsça eser
veren Birûni, Kitabu's-Saydane adlı eserinin önsözünde anadilinin
bilimsel çalışmalar için yetersiz kaldığını, Arapça ve Farsça'yı
sonradan öğrendiğini ve bu iki dili kullanmakta güçlük çektiğini
belirtmektedir. O dönemde Birûni'nin yaşadığı yörede hakim olan
Harezmce'nin de Farsça'nın bir lehçesi olduğu ve Birûni'nin
kullandığı Türkçe sözcüklerdeki düzen göz önünde bulundurulduğunda
Birûni'nin anadilinin Türkçe olabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Aynı şekilde Birûni'nin Arap veya Fars kökenli olduğunu savunanların
karşısında, onun Türk olabileceğini düşünen çalışmacıların sayısı
çok fazladır.
Yine Kitabu's
Saydane'de yaşının ay takvimine göre seksenden fazla olduğunu
söyleyen Birûni'nin buradan sanıldığı gibi 1048'de ölmemiş olduğu
sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Çeşitli tahminler birleştirildiğinde
Birûni’nin ölüm yılının yaklaşık 1051 olduğu sonucu ortaya
çıkmaktadır.
Kişiliği
El Birûni,
astronomi üzerine yaptığı en iyi çalışmayı Gazneli Mahmut'un oğlu
Mesut'a sundu. Sultan Mesut da bunun üzerine kendisine bir fil yükü
gümüşü hediye edince, "Bu armağan beni baştan çıkarır, bilimden
uzaklaştırır." diyerek bu hediyeyi geri çevirdi. Aslında Birûni
eczacılıkta uygulamalı eğitime, kitaplardan çok daha fazla önem
vermiştir. Birûni, elle tutarak ve gözlemleyerek veri toplamanın
insana, kitaptan okumaktan çok daha fazla yarar sağladığına inanmış
ve bunu uygulamıştır. Gerçek bir bilim anlayışına sahip olan Birûni,
ırk kavramına da önem vermezdi. Başka bir halkın ileri kültüründen
derin bir saygıyla söz ederdi. Aynı şekilde dinler ve düşünceler
konusundaki anlatımı sırasında o dinler hakkında itiraz veya
eleştiride bulunmadığı gibi, o dindeki deyimleri aynen kullanmasıyla
da dikkat çekmektedir. Sanskrit dilinden Arapça'ya çevirdiği
Potancali adlı kitabının önsözünde "İnsanların düşünceleri türlü
türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik de bu farklılığa
dayanır." şeklinde yazmıştır.
Eserleri
Çok yönlü bir
bilim adamı olan El Birûni, ilk öğrenimini Yunan bir bilginden aldı.
Tanınmış ve seçkin bir aileden gelen Harezmli matematikçi ve
gökbilimci Ebu Nasr Mansur tarafından kollanan El Birûni, ilk
çalışmalarını bu alimin yanında yaptı. İlk eseri,
"Asar-ül-Bakiye"dir.
El-Birûni’nin
eserlerinin sayısı yüz seksen civarındadır. Yetmiş adet astronomi ve
yirmi adet de matematik kitabı bulunmaktadır. Tıp, biyoloji,
bitkiler, madenler, hayvanlar ve yararlı otlar üzerinde bir dizin
oluşturmuştur. Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze
kadar gelebilmiştir. Özellikle Birûni'nin eserlerinin Ortaçağ'da
Latince'ye çevrilmemiş olması, kitaplarının ağır bir dille yazılmış
olmasının bir sonucudur. Ancak Birûni kendisinin de dediği gibi,
yapıtlarını sıradan insanlar için değil bilginler için yazmaktaydı.
El-Birûni'nin
Ay'ın farklı durumlarını gösteren modellemesi.Yine Harezmi "Zîci'nin
Temelleri" adlı yapıtının 12. yüzyılda Abraham ben Ezra tarafından
İbranice'ye çevrildiği bilinmektedir. Batı'nın Birûni ilgisi ise
1870'lerde başladı. O günden bugüne Birûni eserlerinin bazılarının
tamamı veya bir kısmı Almanca ve İngilizce'ye çevrildi.
Mektuplarından,
Birûni'nin Aristo'yu bildiği anlaşılır. İbn Sina gibi önemli
bilginlerle beraber çalışan Birûni, Hindistan'a birçok kez gitti. Bu
nedenle Hindistan'ı konu alan bir kitap yazdı. Onun bu kitabı birkaç
dile çevrildi. Birûni’nin bir tane de romanı vardır.
Matematik
Birûni'nin
matematikçi yönü, en çok bilinen yönüdür. Yaşadığı yüzyılın en büyük
matematikçisi olan Birûni, trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın
bir birim olarak kabul edilmesini öneren ilk matematikçidir. Sinüs,
kosinüs gibi fonksiyonların bir oran, yani sayı olduğunu savunan
Birûni'nin, trigonometriye en büyük katkısı ise kendinden önce
kullanılan sinüs ve kosinüs gibi fonksiyonlara sekant, kosekant ve
kotanjant fonksiyonlarını ilave etmesidir. Birûni’nin bu yönü batı
dünyası tarafından ancak iki asır sonra keşfedilip
kullanılabilmiştir. Öte yandan Birûni’nin, yeryüzünde yükseltisi
bilinen bir noktadan ufuk alçalması açısının ölçülmesi yoluyla
merdiven yayı uzunluğunu hesaplaması da geometri açısından önemli
bir çalışmasıdır. Merdiven yayı uzunluğunun ilk kez Birûni
tarafından bu yöntemle bulunması yaygın bir kanıdır. Ancak Birûni bu
yöntemi başka bir bilginden aldığını belirtmiştir.
Astronomi
Birûni'nin
astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında Sultan Mesut'a
1030'da sunduğu "Mesudî fi'l Heyeti ve'n-Nücum" adlı yapıtı
gelmektedir. Bu yapıt günümüze gelmiş olup bu konuda yaptığı
çalışmalarının bir kısmı kayıptır. Kanun adlı eserinde Aristo ve
Batlamyus'un görüşlerini tartışma konusu yaparak Dünya'nın kendi
ekseninde dönüyor olma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi
açısından önemlidir. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varamadığı
varsayılan Birûni'nin günümüze değin bu konuda bir eseri
ulaşmamıştır.
"Nihâyâtü'l-Emâkin" (Türkçe: Mekânların Sonları) adlı yapıtı,
coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye (yeryüzü düzlemini ölçme bilgisi)
kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesut'a sunduğu
"el-Kanunü'l-Mesudi", Birûni’nin astronomi alanındaki en önemli
yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre Birûni, Kopernik'le başlayan
çağdaş astronominin temellerini atmıştır.
Coğrafya
Coğrafya alanında
ise tutulum düzleminin gök ekvatoruna göre eğikliğini de (tutulum
eğikliği) Kas, Gürgenç ve Gazne'de yaptığı çeşitli hesaplamalarla
aslına çok yakın değerlerde bulmuştur. Ayrıca birçok enlemi ve
boylamı hesaplayabilmiştir. Boylamın belirlenmesi enleminkine
nazaran daha zor olduğundan Birûni, iki nokta arasındaki boylam
farkını enleme ve aradaki toplam uzaklığa dayanan bir formülle
hesaplama yoluna gitmiştir. Ölçme ve gözlemlerinde hata payını en
aza indirgemek için uğraşmıştır. Bunun yanında gözlem aletlerinin
boyutunu büyütmek yerine onları çapraz çizgilere bölmeleyerek
duyarlılığı arttıracağını keşfederek verniye ilkesinin temellerini
atmıştır. Aşağıda ekliptik eğimin değerini bulan bazı bilim
adamlarının ortaya attığı sayı değerleri bulunmaktadır:
Bilim adamı Yıl
Ekliptik eğimi
Batlamyus - 23 50’
El Me'mun
astronomları 832 23 33’ 39”
Sabit bin Kurre
875 23 30’ 30’’
El-Battani 880 23
35’
El-Biruni 995 23
27’
Tycho Brahe 1790
23 30’
Bradley 1750 23
38’.3
Modern ölçütler
1950 23 26’.7
Diğer bilimler
Birûni,
"Kitâbü’l-Camahir fi Marifeti'l-Cevahir" (Türkçe: Cevherlerin
Özellikleri Üstüne) adlı yapıtında, yirmi üç katı maddenin ve altı
sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine çok yakın olarak
saptamıştır. Aynı şekilde Hint tarihi hakkında da kitap yazan
Birûni, Hintlilerin inandığı boş inançları, inanışlarını, yaşam
biçimlerini ve gelenek-görenekleri çok ayrıntılı olarak anlatmıştır.
Bunu yaparken tamamen tarafsız ve önyargılardan uzak davranmıştır.
Birûni'nin İran'da
yer alan bir heykeli.Tıp alanında da birçok eser veren Birûni,
döneminde bir kadını sezaryenle doğum yaptırmayı başarmıştır. Şifalı
otlar ve birtakım ilaçlar üzerine yazdığı "Kitabu's Saydane",
Birûni’nin son yapıtı olmakla beraber 1050'de yazılmıştır. Bu
kitapta üç bin kadar bitkinin neye yaradığını ve nasıl kullanıldığı
yazmaktadır. İlaçların yanında o bitkinin Arapça, Farsça, Yunanca,
Sanskritçe ve Türkçe gibi başka dillerdeki adının yer alması
etimolojik açısından çok önemli bir gelişmedir.
Bilimsel bakış
açısı olarak İbn Sina'nın Aristo tarzı düşüncesine karşı çıkan
Birûni, tek tanrı inancını benimseyerek evrenin bir başlangıcının
olduğunu ve öncesiz bir evrenin tanrının gereksiz sayılması demek
olduğunu savunmuştur. İbn Sina'nın bu tarz yaklaşımına sürekli karşı
çıkan Birûni'nin İbn Sina ile yazışırken yaptığı tartışmalardan bir
kısmı günümüze kadar ulaşmıştır. Öte yandan Birûni, astroloji gibi
bilim sayılmayan bir konuyla da ilgilenmiş ve "Kitabu't Tefhim fî
Evaili Sanaati’t-Tencim" adında bir astroloji eseri yazmıştır. Ancak
simya, efsun, büyü gibi diğer akıl dışı alanlar üzerinde çalışmadığı
gibi bunlara karşı çıkmıştır. Bunun yanında Birûni, devletlerin
tarihlerini incelerken ekonomik nedenleri araştırarak, devletlerin
ilişkilerinin altında dinî nedenler aranmasının yanlış olduğunu öne
sürmüştür.
Batı'da "Aliboron"
adıyla bilinen Birûni'nin yapıtları birçok Batı diline çevrilmiştir.
Birûni, hiçbir eserinde tek bir bilime veya konuya bağlı kalmadan,
bilimi tek bir bütün olarak gören bir bilim adamıdır. Birûni'nin
onlarca yapıtı arasında en çok bilinenleri aşağıdaki gibidir:
EI-Asâr'il-Bâkiye
an'il-Kurûni'I-Hâli-ye
EI-Kanûn'ül-Mes'ûdî
Kitab'üt-Tahkîk Mâ
li'I-Hind
Tahdîd'ü
Nihâyeti'l-Emâkin li Tas-hîh-i Mesâfet'il-Mesâkin
Kitabü'I-Cemâhir
fî Ma'rifet-i Cevâ-hir
Kitabü't-Tefhim fî
Evâili Sıbaâti't-Tencim
Kitâbü's-Saydele
fî Tıp
Kalıt
Türkiye'de 1973
yılında basılan El-Birûni posta pulu.Birûni, günümüzde en bilinen
İslam bilginlerinden biridir. Tüm dünyadaki çeşitli ülkelerde
Birûni'yi anmak için sempozyumlar, kongreler düzenlendi, pullar
bastırıldı. Türk Tarih Kurumu 68. sayısını "Birûni'ye Armağan"
adıyla Birûni‘ye tahsis etti. 1973 yılında Türkiye'de basılan pullar
arasında Birûni'ye de yer verildi. UNESCO'nun 25 dilde çıkardığı
Conrier Dergisi 1974 Haziran sayısını Birûni'ye ayırdı. Kapak
fotoğrafının altına, "1000 yıl önce Orta Asya'da yaşayan evrensel
dahi Birûni; Astronom, Tarihçi, Botanikçi, Eczacılık uzmanı Jeolog,
Şair, Mütefekkir, Matematikçi, Coğrafyacı ve Hümanist" diye
yazılarak tanıtıldı. Birûni’ye ait bir minyatür, İstanbul'daki
Topkapı Müzesi'nde bulunmaktadır.
Kaynakça
Temel Britannica –
3. Cilt / s. 223
Ana Britannica –
4. Cilt / s. 269-271
Notlar
^ Günay Tümer, 'Bîrûnî',
Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Cilt 6, s. 206.)
^ Rahman Habib, A
Chronology of Islamic History, 570-1000 CE, Mansell Publishing, p.
167:
"A Persian by
birth, Biruni produced his writings in Arabic, though he knew,
besides Persian, no less than four other languages."
^ Biruni (2007).
Encyclopædia Britannica. Retrieved April 22, 2007.
^ David C.
Lindberg, Science in the Middle Ages, University of Chicago Press,
p. 18:
"A Persian by
birth, a rationalist in disposition, this contemporary of Avicenna
and Alhazen not only studied history, philosophy, and geography in
depth, but wrote one of the most comprehensive of Muslim
astronomical treatises, the Qanun Al-Masu'di."
^ Zeki Velidi
Togan, Türk kökenli olduğunu iddia ettiyse (Zeki Velidi Togan, Umumi
Türk Tarihine Giriş, s.90-94.) bu tezi tutulmamıştır.
^ Güney, ailesine
dair bilginin olmadığını açıkladıktan sonra Bîrûnî'nin ana dilinin
ne Arapça ne de Farsça olmadığını (Kitâbü's-Saydele [mukadime], s.
31.) ve aslî Hârizmliler'den olmadığını (el-Âsârü'l bâkiye, s. 39.)
belirterek Türk kökenli olma ihtimalinden bahsetmektedir. (Güney, a.g.y)
alıntı;vikipedy |