|
Kadızade Rumi
Aslen Bursa'lıdır. İlk öğrenimlerini burada almış iyi bir aile
içinde yetişmiştir. Büyükbabası kadı olduğu için lakabı da Kadızade
(kadı ailesinden) olmuştur. Yetişkin yaşlara kadar bu şehirde eğitim
alan bu genç adam, kendi çizgisini bilimde görünce o çağlarda ünü
Bursa'ya kadar gelen Semerkand'taki okula gitmek istemiş olup
eğitime orada devam etmeye karar vermiştir. Büyük babasından izin
almıştır. O babasını henüz çok genç yaşlarındayken kaybet misti;
babasız büyümüştü. O'nu büyüten ve herşeyiyle ilgilenen büyükbabası
olmuştur.
Semerkand'a gitmek O'nun için bir tutkuya dönüşmüştür. O bilime genç
yaşlarından beri tutkundur. Büyük babası alim adamdır ve O' nun
bilim sohbetlerinde, ilimin güzelliğine erişmiştir, etkilenmiştir.
Büyük babası Bursa'lı Molla Mahmud efendidir. Torunu Selahaddin
Musa, o devrin ünlü bilim adamı Şemseddin Molla Fenari'den ders
almış, matematik öğrenmiştir. Bu çalışmalar sırasında O'nun yeteneği
anlaşılacak ve Molla Fenari'nin bütün bu matematikleri Türklerin
bulduğunu söylemesi O'nu bu düşünceye yönlendirecektir.
Yol hazırlığı yapılırken kızkardeşi O'nun en yakın destekçisidir.
Kendi çeyizindeki her şeyi ve parasını ve ziynet eşyalarını son
parçasına kadar Selahaddin Musa'ya verir ; yol eşyasını kendi
elleriyle hazırlar. Bu öyle bir yolculuktur ki dönüşü yoktur.
Nitekim öyle de olacaktır.
Horasan'da ve Maveraünnehir' de büyük matematik ustalarından ve
bilginlerden dersler almış, çok parlak bir öğrencilik dönemi
geçirmiştir. Çalışkanlığı ve zekası yardımıyla kendini herkese kabul
ettirmiştir. On dan sonraki yıllarda ise artık ünlü olmuştur.
O, o kadar ünlüdür ki devrin Hükümdarı Şahruh yeni yetişmekte o-lan
oğlunu eğitmek ve matematik dersleri vermek üzere O'nu
görevlendirmiştir. Ders alacak olan ise, geleceğin bilginlerinden
biri olan Uluğ Bey'den başkası değildir.
Semerkand'da kurulan rasathanenin kuruluş aşamasında görev
yapmış-mıştır. El-Kaşi (Gıyaseddin Cemşid) ile birlikte önemli bir
basan kazanmışlardır, El-Kaşi ilk müdür olmuştur ancak ömrü
yetmediği için bu görevi de kısa sürmüştür. Bu göreve ikinci olarak,
uzun yıllar bu görevi sürdürecek olan Kadızade Rumi getirilmiştir.
O'nun "Rumi" sıfatı, Rum ülkesinden gelmiş sayılmasıyla
bağlantılıdır. İlginçtir ki O gerçek adı olan Selahaddin Musa yerine
lakab-lanyla tanınmıştır : "Kadızade-i Rumi...
Semerkand'daki bu medrese yani bir yerde yüksek okul bir eğitim
kurumu görevi de yapmıştır. Burada dersler veren Kadızade'ye Başmü-derris
denirdi. Ders veren hocalara müderris dendiğine göre buna göre O,
"başöğretmen"di. O'nun derslerine Uluğ Bey'de devam etmektedir.
O'nun yetiştirdiği sonradan ünlü o-lacak iki matematikçi daha
vardır. Biri Ali Kuşçu, diğeri de Fethullah-ı Şirvani'dir. İlki daha
ileride İstanbul
da
yerleşecek; ikincisi ise Kastamonu'ya.
Kadızade, memleketi olan Bursa' ya dönmeyecek, Semerkand kentine
temelli yerleşecek ve hatta orada evlenerek yuvasını da orada
kuracaktır. Bir oğlu olacak ve adı Şemsettin Mehmet olan çocuğunu
ileride Ali Kuşçu'nun kızıyla evlendirerek kendisiyle öğrencisi
arasında böylece bir akrabalık bağı oluşacaktır. Onların da bir
oğullan olacak, Kadı-zade'nin torununa Kutbettin Mehmet adı
verilecektir. Bu torun ise gelecekte Mirim Çelebi gibi bir
matematikçi yetiştirecektir ki kendisi biyografilerimiz arasında yer
alacaktır.
Kadızade Rumi'nin çalışma ve eserlerine gelince... Gerçek çalışma
alanı "matematik"tir. Astronomi ile de ilgilenmiştir ve bu da doğal
kabul edilmelidir.
O'nun en ünlü eseri Risaleti Fil He sap, Arapça kaleme alınmıştır.
Bu e-ser halen Şehit Ali Paşa kütüphanesinde 1992 no.da kayıtlı
bulunmaktadır. Bu eseri, genç yaşlarında, he-nüz Bursa'da iken
yazılmış olduğun dan eserin üzerinde gerçek adı yani "Selahaddin
Musa" yazılıdır. Bir de daha çok trigonometri konularını derlediği
Risaletül Ceyb adlı bir çalışması vardır. Burada 1° lik yayın sinus
değerlerinin hesaplanmasına dair açıklamalar bulunmaktadır.
Şerhi Mülahhas Filhey adını verdiği çalışması Uluğ Bey'e ithaf
edilmiştir. Semerkant'ta yazılmış olan bu eser, Mehmet Bin Ömer-El
Ha-rezmi'nin Elmülah has Filhey 'e adlı eserinin şerhi olmaktadır.
Şerhi Eşkal-üt Tesis adlı çalışması da, Şemseddin Semerkandi'nin
Eşkal-üt Tesis adlı eserin şerhidir. Bu gerçekte bir geometri
kitabıdır. |