|
|
Buğday
Merhaba, Buğday Rafımıza Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alış Veriş Yapmanız Şart Değil Buğday Hakkında İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru
Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Telefonla (0542 252 70 62), İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
Fiyat Konusunda Ne Yazmışsak O'dur.
Sözümüz Söz.
Sonradan İlave KDV, Ek Vergi, Konuştuğumuz Kargo
Parasından Başka İlave Kargo Parası,
İlave Hiç Bir TL Fiyata Yansıtılmaz.
Ürün Fiyatını
Düşük Tutup Kargoyu Pahalı Hiç
Yazmıyoruz.
Buğday
Resimleri

Buğday
Bileşimi
B vitamini ve karbonhidratlar vardır. Bunlar, tanelerin
kepeğindedir.
Buğday
Özellikleri
Buğday unu ne kadar çok kepekli, yani esmer
olursa, o derece faydalı olur.
Buğday
Faydaları
Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir.
Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır
gevreği türü yiyeceklerle tüketilir.
Buğday Ve Mutfak
Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli
çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler.
Buğday Ekmeği
Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği
kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel
olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum
kanserini önleyici faktörler içerir. Ama yulaf ve mısıra kıyasla
sindirimi biraz daha zordur.
Çimlendirilmiş buğday tanesi yendiğinde veya suyu içildiğinde zihin
yorgunluğu ve sinir bozukluklarını giderir ve teskin eder.
Buğday Familyası
Birçenekligillerdendir.
Buğday
Hasadı
Ekilişi ile biçilişi arasında 3 ay geçen
saplarının içleri boş, çiçekleri başak şeklinde olan bir bitkidir.
Buğday
Çeşitleri
Birçok çeşitleri vardır. Yemişlerine buğday denir.
Buğday Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Buğday İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Kapıda ödeme kolaylığı.

Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
Buğday Yazıları
Vikipedi yazısı.
Wheat field.jpg
Bilimsel sınıflandırma
Alem: Plantae (Bitkiler)
Bölüm: Magnoliophyta
(Kapalı tohumlular)
Sınıf: Liliopsida
(Bir çenekliler)
Takım: Poales
Familya: Poaceae
(Buğdaygiller)
Oymak: Triticeae
Cins: Triticum
L.
Türler
Buğday, buğdaygiller (Poaceae) familyasının Triticum cinsinden bütün
dünyada ıshahı yapılmış tek yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.
Karasal iklimi tercih eder. Mısır ile birlikte dünya çapında ikinci
en fazla ekimi yapılan tahıldır. Bunları pirinç takip eder. Buğday;
un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir. Kabuğu
ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir. Buğday aynı zamanda
çiftlik hayvanları için bir yem maddesi olarak da yetiştirilmekdedir.
Hasattan sonra atık ürün olarak saman balyası çıkar.
Bazı türler
* Ekmeklik buğday (Triticum aestivum)
* T. araraticum
* T. boeoticum
* Doğu buğdayı (Triticum carthlicum)
* Topbaş buğday (Triticum compactum)
* T. dicoccoides
* Gernik (Triticum dicoccon)
* Durum buğdayı (Triticum durum)
* T. ispahanicum
* T. karamyschevii
* T. macha
* T. militinae
* Kaplıca buğdayı (Triticum monococcum)
* Polanya buğdayı (Triticum polonicum)
* Kavuzlu buğday (Triticum spelta)
* T. sphaerococcum
* T. timopheevii
* Turnadili buğday (T. turanicum)
* İngiliz buğday (Triticum turgidum)
* T. urartu
* T. vavilovii
* T. zhukovskyi
BUĞDAY
iklim ve toprak istekleri
Yetiştirme tekniği
Buğday hastalık ve zararlıları
Hasat
Buğdayda kalite
1. TANIMI VE ÖNEMİ
Buğday, tek yıllık bir bitki olup, her türlü iklim ve toprak
koşullarında yetişebilecek çok sayıda çok sayıda çeşitlere sahip
olması nedeniyle, dünyanın hemen her tara fında yetiştirilmektedir.
Buğday gerek dünyada; gerekse ülkemizde en fazla üretilen tarım
ürünüdür.
başa dön
2. İKLİM VE TOPRAK İSTEĞİ
2.1 İklim İsteği
Buğday genellikle ılık ve serin iklim şartlarında yetişir. Buğday,
gelişmenin ilk devrelerinde (çimlenme, kardeşlenme) yüksek
sıcaklıktan hoşlanmaz. Sıcaklık 5-10 ºC; nisbi nem %60'ın üstünde
olursa bitki normal gelişmesine devam eder. Vegatatif gelişenin
ileri devresinde (sapa kalkma) fazla sıcaklık istemez.10-15 ºC'lık
sıcaklık, %66 nisbi nem ve az ışık, iyi bir gelişme için uygundur.
Buğday yıllık yağışı 350-1150 mm olan iklim bölgelerinde
yetişebilmektedir. Kaliteli ve bol ürün yıllık yağışı 500-600 mm
olan yerlerde veya toprakta bu nemi sağlayacak sulamalarda
alınabilmektedir.
2.2 Toprak İsteği
Buğday derin, killi, tınlı-killi olan ve yeterli organik maddesi
olan fosfor ve kireci bulunan, kumlu tınlı topraklar en iyi buğday
topraklarıdır. Toprakta organik madde arttıkça, buğdayın verimi de
artar. Besin maddesi yönünden fakir topraklarda kaplıca çeşitleri,
orta şartlarda ekmeklik çeşitleri, en iyi şartlarda da makarnalık
çeşitleri ekmek daha uygundur.
başa dön
3.YETİŞTİRME TEKNİĞİ
3.1 Ekim Nöbeti
Bölgemizde kuru ve sulu koşullarda buğday çeşitli kültür bitkileri
ile münavebeye girmektedir.
Kuru koşullarda
Buğday-Nadas-Buğday
Buğday-Mercimek-Buğday
Buğday-Mercimek-Arpa
Sulu koşullarda
Buğday-İkinci ürün-Pamuk
Buğday-İkinci ürün-Sebze
Buğday-İkinci ürün-Yem bitkileri
Buğday-İkinci ürün-Pamuk-Arpa-İkinci ürün
Buğday-İkinci ürün-Mercimek-İkinci ürün
(İkinci ürün: Yerfıstığı, Mısır, Susam, Ayçiçeği vs.)
3.2 Çeşit
Buğday türleri genellikle kaplıca gurubu, makarnalık buğdaylar
gurubu, ekmeklik buğdaylar gurubu olmak üzere 3 guruba ayrılır.
Kaplıca gurubu altında yetiştirilen buğdaylar daha çok hayvan yemi,
kısmen de bulgur olarak kullanılır. Araştırma sonuçlarına göre ekimi
önerilen çeşitler:
Sulu koşullarda ekmeklik çeşitlerden Marmara-86, Shom-IV, Kop, Seri
82, Shom II ve Orso; makarnalık çeşitlerden Shom I, Gediz-75,
Korifla, Fırat 93, Omrabia, Dicle-74, Balcalı-85 ve Diyarbakır-81
önerilmektedir.
Kuru koşullarda ekmeklik çeşitlerden Marmara-86, Shom-IV, Gönen,
Çukurova-86, Kop; makarnalık çeşitlerden Diyarbakır-81, Gediz-75,
Dicle-74, Shom-I, Korifla, Balcalı-85 önerilmektedir.
3.3 Toprak Hazırlığı
3.3.1 Kuru koşullarda
Bölgemizde kuru koşullarda buğday-nadas veya buğday-mercimek ekim
nöbeti uygulanmaktadır. Bu nedenle buğday-nadas sisteminde, buğday
hasadını müteakip hiçbir toprak işlemesi yapılmadan, ekim sahası
kışı geçirdikten sonra, erken ilkbaharda mart ayının ikinci
yarısından itibaren toprak uygun tava geldiğinde soklu pullukla
sürüm yapılır. Daha sonra sonbaharda diskharrow + tırmık ve tapan
çekilerek tohum yatağı hazırlanır. Buğday-Mercimek hasatından sonra
toprak gölge tavında iken derim sürüm yapılır. Daha sonra sonbaharda
diskharrow + tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanmış
olur.
3.3.2 Sulu Koşullarda
Sulanan sahalarda buğday genellikle çapa bitkileri ile münavebeye
girmektedir. Bu nedenle sonbaharda ön bitki hasatından sonra, bitki
kalıntıları temizlenmeli veya uygun alet ekipmanla parçalanmalı,
bundan sonra döner kulaklı pullukla derin sürüm yapılıp, toprağa
karıştırılmalıdır.
Daha sonra diskharrow ve tırmık çekilerek keseklerin toprağa
karıştırılmalıdır. Daha sonra diskharrow ve tırmık çekilerek
keseklerin kırılması sağlanır. Kesekler kırıldıktan sonra flot
çekilerek, tohum yatağı hazırlanır.
başa dön
3.4 Ekim
Buğday ekimi bölgemizde genellikle 15 Ekim-15 Kasım tarihleri
arasında yapılmaktadır. Ekimde geç kalınmamalıdır. Aksi halde kışlık
buğdaydan da, yazlık buğday gibi düşük verim elde edilmektedir. Onun
için günlük ortalama ısının 5-8 ºC etrafında seyrettiği devrede
buğday ekimi yapılmalıdır. Kışlık buğdayların 5-8 cm derinlikte
ekilmesi verimin artmasında önemli etkendir. Ekime hazır vaziyetine
getirilen tohum yatağına kuru koşullarda 15-17 kg/da, sulu
koşullarda ise 13-15 kg/da üzerinden mibzerle ekim yapılmalıdır.
Ekimden önce tohum mutlaka civalı ilaçlarla ilaçlanmalıdır.
3.5 Gübreleme
Buğdayda dengeli bir gübreleme yapmak için gübre mutlaka toprak
tahlilleri neticesine göre atılmalıdır. Araştırmalar sonucunda;
Bölgemizde buğdaya kuru koşullarda 6-8 kg/da N, 9 kg/da P2O5, sulu
koşullarda ise 16 kg/da N, 13 kg/da P2O5 karşılığı azotlu ve
fosforlu gübre verilmesi önerilmiştir. Azotlu gübrenin ilk yarısı ve
fosforlu gübrenin tamamı ekimde, azotun ikinci yarısı ise
kardeşlenme başlangıcında uygulanmalıdır. Azotlu gübre toprak
yüzeyine, fosforlu gübre mibzerle banda verilmelidir.
3.6 Sulama
Buğday bitkisinin suya ihtiyaç duyduğu veya en fazla su tükettiği
dönemleri sapa kalkma, başaklanma ve süt olum dönemleridir. Sapa
kalkma Mart sonu, başaklanma Nisan başı ve süt olumu ise Mayıs
başına rastlamaktadır. Buğday öncelikle başaklanma başlangıcı ve süt
olumunda olmak üzere iki kez sulanmalıdır. Ancak suyun pahalı ve kıt
olduğu yer ve durumlarda, bir defa sulamaya olanak verile
biliniyorsa sulama başaklanma başlangıcında yapılmalıdır. Suyun bol
olduğu ve kurak geçen mevsimlerde ise sapa kalkma, başaklanma ve süt
olumunda olmak üzere 3 defa sulanmalıdır. Eğer buğday ekim
mevsiminde çıkış için toprakta yeterli nem yoksa ve mevsim
itibariyle kurak geçiyorsa ekimde de sulama yapılmalıdır. Sulamalar
toprağın 90 cm derinliği doyuracak şekilde yapılmalıdır. Sulamalara
ne zaman su verileceği ise nem kontrol çubukları ile kontrol
edilebilir. Basit bir 08-10 luk demir "T" çubuk toprağa bastırılınca
30-40 cm girebiliyorsa sulama yeterlidir. Bu kontrol suyunbulunduğu
yerde yapılmalıdır.
başa dön
3.7 Hastalıkları, Zararları ve Mücadelesi
3.7.1. Buğday Hastalıkları ve Mücadelesi
Bölgemizde en çok rastlanan buğday hastalıkları; Sürme (kör), pas
hastalıkları (sarı pas, kahverengi pas, kara pas), rastık, kök ve
boğaz çürüklüğü'dür.
Sürme (kör): Hastalıklı bitkiler sağlamlardan daha kısa boyludur.
Daneler yuvarlağa yakın bir şekil alır. Ezilince siyah bir toz
kitlesi ile dolu oldukları görülür. Dayanıklı çeşit kullanarak,
yazlık ekim yapılarak ve ekim öncesinde tohumlar ilaçlanarak
mücadele yapılmaktadır.
Sarı Pas (kınacık): Yapraklar üzerinde sarı, dar, uzunca, birbirine
paralel noktalı çizgiler halinde sap ve başakta meydana gelirlerse
de genellikle yaprak ve kavuzlarda görülür.
Kahverengi Pas: Sarı pastan sonra görülür. Püstülleri kara
pasınkinden koyu, kara pasınkinden daha açıktır. Püstüller dairevi
yığınlar meydana getirir.
Kara Pas: En geç görülen pas türüdür. Püstüller rastgele
dağılmışlardır. Püstüllerin üzerindeki epidermisin yırtılması ile
bariz olarak tanınır.
Pas Hastalıklarının Mücadelesi:
Hastalığa dayanıklı çeşitler kullanmak
Yabancı ot mücadesi yapmak
İlaçlı mücadele
Rastık: Hastalıklı buğday, başak çıkarır çıkarmaz görülür. Hastalığa
yakalanmış bitkiler sağlamlardan daha kısa ve zayıf olup, genellikle
kardeşlenmezler ve erken olgunlaşırlar.
Buğdayın başakları çiçek zamanı siyah bir toz kitlesi hastalık
etmeni fungusun sporlarıdır. Bu sporlar rüzgarın etkisiyle etrafa
dağılır ve daha sonra geride sadece başak ekseni kalır.
Mücadesi:
Hastalıksız tohum ekilmeli
Hastalığa dayanıklı çeşitler kullanmak
Tohum ilaçlaması yapmak
Buğdayda kök ve boğaz çürüklüğü: Daha ziyade buğdaygillere arız
olur. Kuru ziraat yapılan bölgelerde kışlık buğdaygillerde daha çok
görülür. Alkali topraklarda hastalık daha etkendir. En belirgin
başaklanma dönemindedir. Bitki vaktinden erken sararır ve
beyazlaşır. Başak dane tutmaz veya daneler cılız kalır. Bazen başak
vermeyebilir. Sap, yaprak ve başakta hızlı bir beyazlaşma görülür.
Mücadelesi:
Hastalıksız tohum ekilmeli
Yeterli miktarda azotlu gübre atmak
Sürüm ve yaz nadası hastalığı azaltır
Tohum ilaçlaması
3.7.2 Buğday Zararlıları ve Mücadelesi
Süne: Toprak renginde, bazen siyah geniş vücutlu, 11-12 mm uzunlukta
7-8 mm genişlikte emici bir böcektir. Yaprakları ve daneyi emer.
Mücadelesi: Süne mücadelesi prensip itibariyle 1-3 yaşlı genç nimf
döneminde ilaçlama suretiyle yapılmalıdır.
Kımıl: Süneye benzer, ancak vücudu süneye göre dar ve baş iridir.
Vücudun üstü esmer, sarı ve hafif açık beneklerle bezenmiştir. 4
halkalı bir hortumu vardır. Buğdayın yapraklarını ve daneyi emer.
Mücadelesi: Kışlamış erginlerde, nimf ve yeni nesil erginlerde olmak
üzere iki dönemde ilaçlama mücadesi yapılmaktadır.
Ekin Balmumu: Ergini, esmer, kırmızı renkte, kanatları açık
kahverengi baş ve thorax esmer veya siyah elytraları kırmızı
ortalama 10-15 mm uzunluğunda bir böcektir. Larvaları buğdayın
köklerini yiyerek, erginleri ise hububatın süt olum döneminde
başaklarda kapçık, kavuz ve daneleri kemirerek zararları
olmaktadırlar.
Mücadelesi: Ergin çıkışı başladıktan bir hafta sonra m2 de ortalama
14-15 ergin bulunan tarlalarda başlanmalı ve zarar sona erinceye
kadar devam edilmelidir. İlaçlı mücadele günün serin saatinde
erginler uçuşa başlamadan önce yapılmalıdır.
Ekin Güvesi: Ergin küçük bir kelebektir. Zarara sebep olan larvalar
koyu sarı renkli olup, boyları 10 mm kadardır. Larvaları yaprağın
içine girerek alt ve üst epidermis arasındaki parankim dokusunu
yiyerek tahribat yaparak, bitkinin özümleme yapmasına mani olur.
Zarar gören bu kısım dondan zarar görmüş gibi sararır, sonra kurur.
Mücadelesi: Larvalar 6 mm ulaştığı zaman ilaçlı mücadelesi
yapılmalıdır.
Ekin Kurdu (Zabrus Sp): Pup olmaya yakın devrede larvaları 30-35 mm
boyunda olup, beyazımsı renktedir. Başa yakın üst seğmentleri koyu
kestane, göğüs kısmı ve ayakları esmer renklidir. Ayaklar kazıcı
yapıdadır. Uç kısımlarında tırnaklar yer alır. Erginlerde baş büyük
olup, antenleri içindedir. Renkleri kırmızımsı esmerdir. Zararlının
boyu 14-16 mm'dir. Zabrus larvaları hububat yapraklarının uçlarını
yuvalarına çekerek, bilahare toprak yüzünde yumak şeklinde bir
bakiye teşkil eden yaprak sinirleri kalıncaya kadar yemelerine devam
ederler. Bir kökten çıkan yaprakları bitirdikten sonra diğerlerine
geçerler.
başa dön
Mücadelesi:
Kültürel tedbirler (münavebe),
Mihaniki mücadele (Larvaların ilk göründüğü devrede toprağın
bastırılması),
Kimyasal mücadele (Tohum ve satıh ilaçlaması) şeklinde olmalıdır.
Yabancı Otlar: Buğdayda yabancı ot mücadelesi önemlidir. Yabancı ot
mücadelesi yapılmayan alanlarda veriminde % 30'a varan azalmalar
tespit edilmiştir.
Buğday ekili sahalarda görülen önemli yabancı otlar: Yabani hardal,
sarı ot, yabani tere, köygöçüren, yabani fiğler, pelemir, ballı
baba, yabani gonca, tilki kuyruğu, sütleğen, peygamber çiçeği,
yabani yulaf vb.
Mücadelesi: Yabancı otlar 3-5 yapraklı oldukları devrede ilaçlı
mücadele yapılmalıdır. Buğdayda ise kardeşlenme ile sapa kalkma
devreleri arası en uygun ilaçlama zamanıdır. Münavebe ise yabancı ot
kontrolü için en önemli kültürel tedbiridir.
3.8 Hasat, Harman ve Depolanması
Buğday, biçerdöğer, tırpan ve orakla hasat edilebilir. Hasat
zamanının seçiminde dane dökme, hasat edilecek üründe su oranı ve
makinaların çalışabilme durumu gözönüne alınmalıdır. Hasat orak ve
tırpanla yapılacaksa sarı olum devresi uygundur. Biçerdöğerle
yapıldığında biraz daha geç olarak yapılamalıdır. Biçerdöğerle
yapılan hasatta dane su oranı %13-15 arasında olmalıdır. Hasat erken
yapıldığında saplar henüz nemli olduğundan makinanın çalışması ve
danelerin kavuzlardan ayrılması güçleşir. Süt olumunda hasat edilen
danalerde 1000 dane ağırlığı düşer ve danelerde çalıklaşma görülür.
Geç hasatta ise, özellikle dane dökülmesi fazla olur ve dolayısıyla
ürün miktarı düşer. Makarnalık buğdaylar geciktirildiğinde dane
parlaklığını kaybeder. Tırpan veya orakla biçilen buğdaylarda
harman, harman makinası (batöz) veya dövenle yapılır.
Buğday tohumunu yabancı ot tohumlarından, taş veya topraktan
arındırmak için selektörden geçirilmelidir. Bu işlem esnasında
tohumluk olarak ayrılanlarında ilaçlanması sağlanmış olmaktadır.
Buğdayın depolanması (saklanması) : Ambar olarak kullanılacak bina
rutubet almayan kuru, havadar ve aydınlık bir yer olmalıdır. Bir ton
ürün için en az 1.5 m2 alan hesap edilmelidir. Saklama yerine
getirilen buğdayın su oranının %12-14'ün altında bulunması gerekir.
Depo için en iyi ısı derecesi +4 ºC dir. Ambara koyulacak buğdayın
içerisinde yabancı tohum bulunmaması gerekir, çünkü bunların
vereceği yaşlık hububatın kızışmasına neden olur.
başa dön
4. VERİM VE MALİYET
4.1 Verim
Bölgemizde kuru koşullarda buğday verimini etkileyen en önemli
faktör, yıllık yağışlar ve bunların buğdayın yetişme süresi
içerisindeki dağılışıdır. Özellikle Mart ve Nisan aylarındaki
yağışlar o yılki buğday verimini müspet veya menfi yönde
etkilemektedir. Verim üzerinde etkili olan diğer faktörler ise
çeşit, gübreleme, bakım, kültürel işlemler vs. dir. Sulu koşullarda
ise sulama zamanı, adedi ve verilecek su miktarı da verim üzerine
etkilidir.
BUĞDAYDA KALİTE
BUĞDAYDA KALİTE ÖZELLİKLERİ:
Hububat (tahıl) adı verilen taneleri unlu bitkiler botanikte
buğdaygiller (Gremineae) familyasına girer. Dünyada en fazla
üretilen ve tüketilen hububat çeşidi buğdaydır. Uluslararası buğday
konseyi tarafından yapılan son tahmınlere göre 1998 ürünü dünya
buğday üretimi 590 milyon ton civarında gerçekleştirilmiştir.
Türkiye, dünya ülkeleri arasında ekim alanı bakımından 7. üretim
miktarı bakımından ise 8. sırada yer almakta ve dünya buğday
üretimindeki payı % 3,6 dolayındadır. Ülkemiz açısından dikkate
alındığında gerek ekili arazi, üertim miktarı, ekonomik değer;
gerekse toplumumuzun beslenmesinde başta gelen elmek, bisküvi,
makarna, bulgur ve tarhana gibi çeşitli ürünlerin ana hammaddesi
olan buğday rize dışında tüm illerimizde üretilmektedir. Ekim alanı
yanında iklim ve toprak koşulları, uygulanan tarım tekniği ile iyi
cins ve nitelikte tohumluk kullanmaya bağlı olarak verim yıldan yıla
değişmektedir. Hububattan işlenmiş madde yapım yöntemlerini HUBUBAT
TEKNOLOJİSİ gösterir. Tarımsal hammaddeler içinde besin maddesi
olarak en önemlisi buğdaydır günümüzde dünya nifusu günlük enerji
gereksiniminin % 60 'dan fazlasını hububattan özellikle buğday ve
pirinçten sağlamaktadır. Hububat içinde buğdayın başta gelme
nedenleri şöyle sıralanabilir.
1- Buğday çeşitli iklim ve toprak koşullarına uyabildiği için dünya
yüzünde üaerinde geniş bir alanda üretilmektedir.
2- Verimi yüksek ve tarımı koplaydır.
3- Bepolamaya uygun (su oranı ortalama %12) ve besin değeri
yüksektir.
4- Buğday öğütüldüğünde tane ağırlığının 3/4 oranında un elde
olunur. yan ürünler hayvan yemi olarak kullanılır.
5- Buğday unu su ile yoğurulduğu zaman undaki protein parçacıkları
yaş öz gluten dediğimiz bir madde oluşturur. Gluten hamurun
kabarmasını ve kaliteli ekmek yapımını sağlar. Buğdaydan başka
hiçbir hububat çeşidindeki protein öz oluşturmaz.
başa dön
BUĞDAY KALİTESİNİN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇÜLER
Botanik Ölçüler:
Tr. Aestivum
Tr. Compactum
Tr. Durum
Buğday tanesininoluşumu ve içine besin depolanması üç aşamada olur.
Süt olum (Protein birikimi)
Sarı olum (Nişasta birikimi)
Fizyolojik olum (Tam olum)
Tarımsal Ölçüler:
Sürme
Pas hastalıkları
Rastık
Fiziksel Ölçüler:
HI Ağırlığı
1000 Tane Ağırlığı
Tanenin şekli ve büyüklüğü
Tane sertliği
Renk
Yabancı maddeler
Öğütme yeteneği
Yoğunluk
Kimyasal Ölçüler:
Su miktarı
Kül miktarı
Protein miktarı
Serbest asitlik
Ham elyaf
Teknolojik Ölçüler:
Yaş öz (Gluten) miktarı
Gluten indeks değeri
Sedimantasyon değeri
Düşme sayısı değeri
Un test cihazı
Hamur test cihazı
başa dön
1.BOTANİK ÖLÇÜLER
Dünyada yetişen 14 buğday türünden yanlızca 3 türün ekonomik değeri
vardır. Bu türler:
42 Kromozomlu tr. aestivum (Ekmeklik)
42 Kromozomlu tr. compactum (Topbaş)
28 Kromozomlu tr. durum (Makarnalık) dır.
Tr. Aestivum: En önemli özelliği bu türe ait buğday unlarının
ekmekliik yapımında diğer türlerden daha uygun olmasıdır . Tane
sertliği ve protein miktarı tür içinde geniş bir şekilde
değişmektedir. İklim ve toprak şartları ekmeklik buğdaylarının
kalitesi üzerine önemli etki yapmaktadır.Yazlık veya kışlık ekilir ,
taneler kırmızı veya beyazdır.
tr. compactum: Memleketimizde orta anadolu ve geçit bölgelerinde
ekilmektedir. Kuraklığa deyenıklıdır. Taneleri beyaz tane yapısı
yumuşak ve protein miktarı düşüktür. Bisküvi yapımına müsait olup öz
kaliteleri zayıftır.
tr. durum: Genel olarak yazlık ekilir , kışlık ekilişleri yalnız
akdeniz ülkelerinde ve türkiyede görülmektedir. Dünya ülkelerinde
belirli yerlerde yetişir ve isteği çoktur, kırmızı taneli çeşitleri
memleketimizde Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetiştirilmekte ve
bulgura işlenmektedir
Her tür içinde yüzlerce çeşit bilinmekte ve ıslahçılar tarafından
geliştirilerek üretime verilmektedir. Buğday ıslahında önceleri
verimlilik, hastalık ve böcek etkilerine dayanıklılıküzerinde
durulurken son yıllarda özellikle buğday kalitesini düzeltme amaç
edinilmiştir.Tanenin kalitesinde çaşitten ileri gelen farklar,
ekmeklik buğdaylarda çok büyük durum buğdayında ise daha azdır.
Buğday tanesinin oluşumu ve içine besin maddelerinin depolanması üç
aşamada gerçekleşir.
Süt olum (Protein birikimi): Besi doku ( Endosperm)'da ilk biriken
maddeler proteinlerdir. 3 - 5 günlük genç endosperm hücrelerinde
nişasta hemen hemen hiç yoktur. Danede depolanan proteinin yaklaşık
yarısı, döllenmeden önce sap ve yapraklarda birikmiş proteinlerden
geri kalan, döllenmeden sonra sap ve yapraklarda oluşarak daneye
taşınan proteinlerden ibarettir. Bu proteinler endosperm hücreleri
içinde petek yapı dokusunda bir ağ doku meydana getirirler. Dane en
büyük hacmini alır. Döllenmeden sonra 20 - 25 gün süren bu dönem
sonunda danede su oranı %60 dolayında olup dane içi boza
kıvamındadır.
Sarı olum ( Nişasta Birikimi): Danedeki su oranı %60'ın altına
düştükten sonra protein birikmesi durur, nişasta biirikimi hızla
artmaya başlar. Nişasta tanecikleri süt olum devresinde endospermde
oluşmuş bulunan protein ağlarının içini doldurur. danede hacim
küçülmesi olur ve endosperm balmumu kıvamını alır. 10 - 25 gün süren
bu dönem sonunda su oranı %40'a düşer ve besin maddeleri birikimi
durur.
Fizyolojik olum (Tam olum):Danede besin maddeleri birikimi durduktan
sonra, birikmiş maddelerin olgunlaşması sürer kurak ve sıcak bölgede
2 - 3 gün nemli ve kıyı bölgelerde ise 5 - 10 gün süren bu
fizyolojik olum dönemi sonunda dane tohum özelliğini kazanır, su
oranı %18.5 - 33'e düşer. Bu dönemden sonra dane sadece su kaybeder.
Su oranı %14.5 - 13.5'un altına düşünce dane olgun hale gelmiştir.
Kurak bölgelerdedanedeki nem oranı %7' ye kadar düşebilir.
2. TARIMSAL ÖLÇÜLER
Tarımsal ölçüler yetiştirici için çok önemlidir. Yetiştiği iklim ve
toprak koşullarına uyma durumu, verimin yüksekliği, hastalık ve
zararlılara dayanma gücü başlıca nitelikleridir. Buğdayda rastlanan
bitkisel hastalıkları şöyle sıralayabiliriz.
1. Sürme: Mantari bir hastalıktır ülkemiz buğdayları genellikle bu
hastalığa karşı hassastır. ilaçlanmadan kullanılan tohumlar
arasındaki hastalıklı tanelerin parçalanması ile sporları diğer
tanelere bulaşır. Tohumla beraber çimlenen sporlar, bitki ile
beraber büyür ve tanenin içi besin maddeleri yerine sporlarla dolar.
Genellikle ekmeklik buğdaylar üzerinde büyük zararlar yapar.
Değirmende eleme sırasında kolaylıkla ayrılırlar.
2. Pas Hastalıkları : Sarı, kara ve kahverengi pas adı ile anılan üç
çeşidi vardır. Sarı pas yapraklara, kara pas sap ve yapraklara,
kahverengi pas ise sap kısmına ve yaprak ayasına etkilidir. Bitkinin
gelişmesini önleyerek % 30 - 40 oranında verimin düşmesine neden
olurlar.
3.Rastık: Mantari bir hastalıktır. Bitki ile beraber büyüyen
sporları tane yerine içerisi rastık sporları ile dolu başak
oluşturur. Verimi oldukça düşürür. Değirmende temizlenme sırasında
kolaylıkla ayrılır.
3. FİZİKSEL ÖLÇÜLER
Genellikle değirmencilik yönünden daha önemli olup, buğdayın
fiziksel özellikleri ve bunlara bağlı olarak değişen un verimi
hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla yapılan deneylerdir.
1. HI Ağırlığı: En basit ve yagın ölçüdür. 100 lt buğdayın kg
cinsinden ağırlığıdır.HI ağırlığına tanenin dolgunluğu, yoğunluğu,
şekli, büyüklüğü ve homojenliği etki yapar. Türkiyede ortalama HI
ağırlığı 78 Kg' dır.
2. 1000 Tane Ağırlığı: Buğdayın bin tanesinin gram cinsinden
ağırlığı olup kurumadde olarak belirtilir. Bu ağırlığı yoğunluk ve
büyüklük etkiler. Büyük ve yoğun tanelerin endospermlerinin,
endosperm olmayan kısımlarına oranı, küçük tanelere göre daha
yüksektir. Bin tane ağırlığı çeşide, iklime ve toprak koşullarına
göre değişir. Tane olgunlaşması sırasında hava gidişi, tanedeki
nişasta birikimini önleyeceğinden, cılız kalan tanelerin ağırlığı
azalır. Buğday tanesinin un verimini tahmin etmede daha sağlıklı bir
ölçüdür. Türkiye buğdaylarında yumuşak olanlarda 24 - 51 gr, sert
buğdaylarda 26 - 58 gr arasında değiştiği belirlenmiştir.
Buğdaylarda tane ağırlığına bağlı olarak endosperm ağırlığının
artılş gösterdiği kabul edilmektedir. Aşağıdaki tabloda 1000 tane
ağırlıkları ile endosperm ağırlığı ve oranları gösterilmiştir.
1000 Tane ağırlığı (gr)
Endosperm Ağırlığı (gr)
Endosperm oranı (%)
12,7 7,95 62,6
17,2 11,44 66,6
22,5 15,65 69,8
25,0 17,82 71,2
27,7 21,27 76,9
30,4 24,60 81,1
3. Tane Sertliği: Taneninsert veya yumuşak olması, çeşide ait bir
özellik ise'de iklim şartlarının etkisi ile büyük değişmeler
gösterir. Genellikle sert tanelerin gluten miktarı fazla, kalitesi
iyidir. Sertlik ve yumuşaklık öğütme tekniği açısındanda önemlidir.
Sert buğdayların endospermi daha zor parçalandığı için bunlara
tavlama sırasında daha fazla su verilir. Öğütme yapılırken sert
buğdaylar için daha fazla enerji gerekmektedir. Buğday kesiti cam
gibi parlak görünürse sert (züccai), unlu beyaz görünürse yumuşak
buğday olark tanımlanır. Kesit aleti ile 50 adet temiz buğday
kesilerek taneler sert- yumuşak- dönmeli olarak sayılır ve % ile
belirlenir. Bu değerler buğdayın tavlanması sırasında verilecek su
miktarını etkiler.
4. Renk : Tanede renk çeşide ve ekim mevsimine göre değişir.
Buğdayın bileşim ve değerini göstermede renkde bir ölçüdür. Tanede
renkle protein miktarı arasında bir ilişki vardır. genellikle
tanenin koyu renkli ve sert olması protein miktarının yüksek
olduğunu gösterir, sert ve koyu renkli olanlar yumuşak ve açık
renkli olanlardan üstün kabul edilir. Buğday tanesi beyaz, sarı,
sarımsı ve kırmızımsı renklerdedir.
5. Yabancı madde : Buğdaylarda yabancı madde miktarı ve niteliği
kaliteyi etkiler ve buğdayınm değirmencilik değeri için önemlidir.
Buğdayda bulunan bütün organik ve anorganik maddeleri içerir.
değersiz taneler ve diğer yabancı maddeler olarak da ayırımı
yapılabilir. değirmencilik açısından analiz olarak ifade edilir.
Ekonomik bakımdanda önemlidir.
6. Öğütme yeteneği : Buğday kalitesini saptamada kullanılan fiziksel
ölçülerin yapılışı basit ve bir dereceye kadar buğdayın öğütme ve
unun ekmeklik yeteneğini belirlemede yardımcıdır. Buğdayların öğütme
yeteneği özel laboratuvar değirmenlerinde doğrudan
belirlenebilmektedir. 3 kırma valsi ile 9xx-10xx-11xx elekleri
kullanılarak 6 pasaj halinde (B1-B2-B3 unları ile C1-C2-C3 unları)
un ve kaba kepek ile ince kepek elde edilmektedir. Burada
değerlendirilen en önemli veri un miktarıdır. Buğdaylarda un verimi
yazlık kışlık veya sert yumuşak olma durumuna göre değişmektedir. Un
verim %60'tan fazla ise iyi, %50-60 arası orta, %50 den az ise düşük
kabul edilir.Öğütme yeteneğini değerlendirmede; unun kül niktarı,
rengi ve eleklerde yapışmadan, topaklaşmadan kolayca elenmesi de
önemli etkenlerdir.
7. Buğdayın un verimine etki yapan faktörler :
Yabancı madde miktarı arttıkça un verimi azalır.
Kabuk, embriyo miktarı fazla olan buğdaydan daha az un alınır
Yuvarlak taneli buğdaylar uzun tanelilerden daha fazla un verir.
Buğday tanesi büyüdükçe, hacmi yüzeyinden yüzeyinden daha fazla
büyüyeceğinden un verimi artar.
Kabuğun endosperme yapışma derecesi arttıkça un verimi azalır.
Sert buğdaylarda un verimi yumuşak buğdaylardan daha düşüktür.
i) Yoğunluk :Buğdayın bileşiminde bulunan maddelerin yoğunluğu
farklı ve sudan ağırdır. Nişastanın 1.53, şekerin 1.60, selülozun
1.53, glutenin 1.125 ve mineral maddelerin 2.3'dir. Yağın 0.91-0.96,
havanın ise 0.001293'dür. Buğday tanesinin yoğunluğu 1.32-1.414
arasında değişir. Koyu renkli ve sert buğdaylarda yoğunluk, yumuşak
buğdaylardan daha fazladır.
başa dön
4. KİMYASAL ÖLÇÜLER :
Buğday ve unun belirli bir amaca göre kullanılabilmesi kimyasal
bileşimi ile yakından ilişkilidir. Un ve irmikte yasal olarak
bulunması gerekli niteliklerin sağlanması açısından bilinmesi
gereken ve buğday veya un paçalı yapılırken dikkate alınması zorunlu
olan özelliklerin belirlenmesinde kullanılır.
a-) Su miktarı : Buğday ticareti ve depolanabilme açısından çok
önemlidir. Buğday tanesinde bulunan su miktarı; buğdayın yetiştiği
yerdeki iklim koşullarına, depolanma sırasında uygulanan yöntem ile
nem miktarına bağlıdır. Hasat mevsiminde yağış veya olgunluk
süresinin kısalığı, depolama yerinin nisbi neminin ve sıcaklığının
yükseldiği durumlarda tanedeki su miktarı artar.
Türkiye buğdaylarında su miktarı %8-14 arasında değişir, ortalama
%9-11'dir. Özellikle avrupa buğdaylarında su miktarı %14'den fazla
olduğundan (Hollanda, Almanya, İngiltere)depolamadan önce
kurutulurlar. Çünkü buğdaylarda su oranı için üst sınır %14.6'dır.
Buğdaylarda su miktarı çok düşük olmasıda istenmez. Çok kuru
buğdaylar gevrek olur, taşımada kolaylıkla kırılır, kırık tanede
yabancı maddeden sayılır. Ayrıca öğütme tekniği bakımından daha
önemlidir. Tavlama sırasında su emme niteliği zorlaşır, süresi
artar. Buğdaydaki su miktarı değişik yöntemlerle belirlenir.
1-) Buğday tanesinin elektrik geçirgenliğine dayanan metotla çalışan
otomatik aletler.
2-) Tane kırılarak Ultra X aletinde 15 dakikada
3-) Klasik kurutma dolabı yöntemi ile buğday kırmasında 2-4 saatte.
4-) Son yıllarda NIR spektroskokopi yöntemi de kullanılıyor.
b-) Kül "Madensel maddeler" miktarı:
Kül; bitkisel bir maddenin yakılması sonucu, anorganik madde
oksitlerinin oluşturduğu bir kalıntıdır. Toprakta değişik
miktarlarda bulunana çeşitli madensel maddeler, bitkiler için gerkli
olup, modern üretim yöntemlerinde gübreleme şeklinde uygun zaman ve
miktarlarda kullanılırlar. bunlar içinde K,Ca,Mg,Fe,P ve S
önemlidir.
Buğdaylarda bulunan madensel maddeler dıştan içe doğru azalır .
Endospermde %0,3 kepekte %6-8 kadardır: Külün bileşimi yetiştiği
topraktaki mineral madde miktarına, bitki tarafından alınabilme
olanağı ile gübreleme durumuna bağlıdır. Ortalama %1,3- 2,5 arasında
ve memleketimiz buğdaylarında %1,34 - 2,1 olarak değişmektedir.
Buğdaylarda kül miktarı, un randımanı ile yakından ilgilidir. Genel
olarak çeşitli buğdaylardan elde olunan aynı randımanlı unlarda kül
miktarı çok küçük farklar gösterir.Bu özellikten yararlanılarak
unların kül miktarı belirlenir ve bu değerlere göre randımanları
özel kül cetvelinde (mosh)saptanır. Buğdayın kabuk tabakalarının
öğütme işlemi aşamalarında Un'a en az karışacak şekilde;
temizleme-tavlama-vals-ayarı-elek-numarası seçilerek undaki miktarı
ayarlanmaya çalışır. Buğday külünde bulunan madensel maddeler
belirlenmiştir.
Buğday külünde bulunan maddeler (g/100g) Toplam kül
1,860 kükürt 0,914 Kalsiyum 0,048
potasyum 0,571 Mağnezyum 0,173 Sodyum 0,009
fosfor 0,428 klor 0,055 Silisyum 0,006
başa dön
c-) Protein miktarı :
Buğdaylarda protein miktarı tür,çeşit,çevre koşulları
(iklim,toprak,hastalık ve zararlılar) ve üretim koşullarına
(gübreleme, sulama, makinalı tarım) bağlı olarak %6-22 arasında
değişmektedir.genel olarak sert buğdaylarıda kurak yerlerde , azotu
bol topraklarda yetişenlerde, yazlık ekilenlerde protein miktarı
fazladır. Özellikle gelişme süresi kısa ve yağışsız olduğundan
protein miktarı artmaktadır. Ülkemiz buğdaylarında protein
miktarı;topbaş buğdaylarda %9-13, ekmeklik buğdaylarda %10-15,
makarnalık buğdaylarda %11-22 arasında bulunmuştur. Bir buğdayın
hangi amaçla kullanılacağını saptamada en etkili kimyasal veri
protein miktarıdır. Kullanım amacına göre üretilecek unlarda
bulunması istenilen miktarların sağlanabilmesi için buğday paçalı
yapımında dikkate alınan en önemli krtiterdir (Örneğin Ekmek ,
biskğvi, pasta- paçal un üretimi)
Makarna üretiminde %13 ve fazla , Serbest ekmek üretiminde %13-14,
tava ekmeği %12-13, bisküvi%8,5-10,5 , pasta üretiminde %9- 9,5
protein olması gerekmektedir
Protein miktarı laboratuvarda Kjeldal, Keltek yöntemleriyle veya NIR
aletinde yapılır.
d-) Serbest asitlik :
Serbest asitlik değeri; gr kuru maddede bulunan serbest yağ asidini
nötralize etmek için gerekli KOH mg olarak miktarıdır. Yeni hasaat
edilmiş sağlam buğdaylarda serbest yağ asidi değeri 20'den azdır.
depolama sırasında lipaz enziminin yağı parçalamasıyla serbest yağ
asitleri açığa çıktığından asitlik değeri 100'den fazla olmaktadır.
Sıcaklık ve nem miktarı düşük ortamlarda depolamada asitlik artışı
en az olmaktadır.
e-) Ham elyaf :
Buğday tanesi selilozlu maddeler %2-2,7 arasında değişir. Küçük veya
buruşuk tanelerde miktar fazladır. Un verimini ters yönde etkiler.
5. TEKNOLOJİK ÖLÇÜLER :
a-) Yaş öz Gluten :
Buğday unu su ile hamur haline getirildiğinde, unun bileşiminde
sabit proteinlerden gliadin ve glutenin suyu emerek şişer. Hamur %2
lik tuzlu su ile yıkandığında önce azotlu maddelerle kenetlenmiş
durumda bulunan nişasta ile azotlu maddelerden albumin ve globulin
su ile ortamdan ayrılırlar, geriye yaş öz (gluten) dediğimiz elastik
ve plastik bir madde kalır. Hamurda yoğurulma sırasında ağ gibi bir
yapı oluşturan gluten, fermantasyon sırasında maya tarafından
üretilen karbondioksit gazının tutulmasını ve büyük hacimli ekmek
oluşmasını sağlar. Yaş öz miktarı Gluten yıkama cihazı ile buğday
kırmasından veya undan yıkanarak elde edilir. Sonuç % olarak
belirtilir. Buğdaylarda yaşöz miktarının fazla olması istenir.
Yaş Öz miktarı
Kırmada Unda
>30 >35 Yüksek
23-30 28-35 İyi
15-22 20-27 Orta
<15 <20 Düşük
Yaş özün kurutulması ile kuru öz elde edilir. Buğdaylarda proteinin
%80-85'inin kuru özü oluşturduğu ve protein miktarı ile ilişkili
olduğu kabul edilir.
b-) Gluten İndeks :
Son yıllarda uygulanmaya başlıyan bu metoda göre, Standart
Glutomatik metodunda 10 gram un veya kırma örneğini 4.8ml %2'lik
tuzlu su çözeltisi ile 20 saniye yoğurulup 5 dakika yıkanarak elde
edilen yaş gluten içinde özel elek bulunan kartuşuna konup1 dakika
6000d/dakika santrifüje tabi tutulmaktadır. Elek üzerinde geçmeden
kalan kısım ve toplam yaş öz tartılarak Gluten indeks değeri
hesaplanmaktadır.
Elekten Geçmeyen Kısım
Gluten İndeks = ---------------------------- x 100
Toplam Yaş Öz
Santrifüjleme sırasında gluten özelliklerine veya kalitesine bağlı
olarak buradaki elekten az veya çok geçişi söz konusudur. Gluten çok
zayıf olduğunda yaş özün tamamı elekten geçerek gluten indeks sıfır
(0) bulunmakta , kuvvetli olduğunda ise hiçbir kısım elekten
geçmeyerek 100 değeri elde edilmektedir.
Gluten indeks değerinin iki amacı vardır. 1. Yaş özün parmaklar
arasında uzatılarak subjektif duyusal denemeyle gluten kalitesini
belirleme yerine kullanılabilmesi. 2. Bu metot aynı zamanda buğday
kırmasınada kullanılabilmektedir. Böylece kısa bir sürede (10 dak.)
hem yaşöz hemde gluten indeks değeri belirlenmektedir.
c-) Çökme değeri ( Sedimantasyon) :
Buğdayların gluten kalitesi hakkında bilgi veren önemli bir
yöntemdir.Buğdaydan elde edilecek unda deney yapılırken özel
değirmenler kullanılmalı ve 150 mikron göz genişliğindeki elekten
(9xx) elenmesi gerekir. Belirli randıman ve belirli irilikteki un
parçacıklarının sulu zayıf asitlerde, su alıp şişmesi belirli sürede
çökmeleri sonucu oluşan hacim, çökme değerini verir. Özel
sedimantasyon tüpünde 3.2g Un tartılır, üzerine 50 ml bromfenol
mavili su kanup tüpün ağzı kapatılarak kuvvetlice çalkalanır, sonra
çalkalama aletinde 5 dakika çalkalanır. Üzerine 25 ml test çözeltisi
(Laktik asit + izopropil + su karışımı) ilave edilerek tekrar
çalkalama aletinde 5 dakika çalkalanır. Aletten alınan tüpler 5
dakika bekletildikten sonra tüp içinde çökmüş haldeki un seviyesi
tüp üzerindeki taksimattan ml olarak okunarak sedimantasyon değeri
belirlenir, iki paralelin ortalaması alınır. Bu değer Un'un gluten
kalitesine bağlı olarak yüksek çıkar. Ekmeklik unlarda 15-20 ml orta
25-30 ml iyi 30 üzeri çok iyi kabul edilir.
Gecikmali sedimantasyon testi : Süne zararı görmnüş buğday veya
bunlardan elde edilen unların belirlenmesinde uygulanan bir
yöntemdir. Deney yapılırken un üzerine bromfenol mavili su konulup 5
dakika çalkalandıktan sonra deney tüpleri uygun bir yerde 1 saat
bekletilir sonra deneye devam edilir. Normal sedimantasyonla
belirlenen değerden azalma varsa süne zararı gördüğü anlaşılır. (
Örneğin normal sedimantasyon değeri 25ml gecikmeli sedimantasyon
değeri 20-15-10 gibi değerler) eğer değişmez veya artar ise buğday
kalitesinin iyi olduğu gözlenir.
d-) Düşme sayısı değeri ( Falling -Number / Fallzahl) :
Buğday kırması veya unlarda diastatik aktiviteyi belirlemede
kullanılan bir yöntemdir. özellikle ekmek yapımında oluşacak gaz
miktarı ve ekmek hacminin büyümesi açısından önemlidir.
Buğday nişastasının unda bulunan alfa ve beta amilaz enzimlerinin
etkinliği ile viskoztesini kaybetme süresi saniye olarak düşme
sayısını verir. Önemli bir veridir. Tüp içinde 7 grm un veya kırma
tartılır üzerine 25 ml su ilave edilip ağzı kapatılarak kuvvetlice
çalkalanır. Tıpa çıkartılıp viskometre karıştırıcısı konularak düşme
sayısı cihazının kaynar su banyosundaki özel yere tüp yerleştirilir
ve cihaz çalıştırılır 5 saniye sonra otomatik olarak tüp ve
içerisindeki un-su karışımı 55 saniye karıştırılır ve viskometre
karıştırıcısı üst seviyede kalır. Çirişlenmiş nişasta içindeki alfa
amilaz enzimlerinin çalışması sonucu tüp içindeki karışım
sıvılaşmaya başlar ve viskometre karıştırıcısı yavaş yavaş düşerek
aşağıya indiği anda cihaz durur ve ekranında okunan değer saniye
olarak düşme sayısını verir ekmeklik unlarda istenen düşme sayısı
250+25 saniyedir bu değer 150 den küçükse buğday veya unun kötü
şartlarda depolandığı ve enzim aktivitesinin çok arttığı anlaşılır.
300 saniyeden fazla düşme sayılı unlarda enzim katkısı ilave
edilmezse ekmek hacminde ve kalitesinde düşme meydana gelir, hamur
yeterince gaz oluşturmaz, ekmek içi sıkı olur.
Düşme sayısı uygun olmayan unlar paçal yapılarak da
iyileştirilebilir.
e-) Un Test Cihazı :
Unların istenen kıvamda (Konsistenste) hamur haline geldikten sonra
reolojik özelliklerini belirlemek amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
Amerikada miksograf ve avrupada ve ülkemizde Un Test Cihazı da aynı
amaçla kullanılmaktadır. Cihaz termostatlı su banyosu S şeklimde iki
palet yardımı ile hamurun oluşturulduğu yoğurma kabını, hamurun
paletlere gösterdiği direnci dinamometre ve oluşan basıncı grafik
halinde yazıcıya kaydeden kısımdan oluşur. İstenildiğinde çizilen
kurveler bilgisayar yardımı ile grafik olarak elde edilebilir.
Başlıca iki amacı vardır. Unun belirli konsistensde hamur meydana
getirmesi için gerekli su miktarının ( %su kaldırma) saptanmasında
ve yoğurma sırasında hamurun, yoğurucuya gösterdiği direncin grafik
olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesinde bu aletler kullanılır.
Hamurun fiziksel özelliklerini ölçmede, hamurdaki glutenin gelişme
durumunu belirlemede yararlanılır. Kurve üzerinde % su kaldırma
değeri ml olarak, gelişme süresi ve stabilite değeri dakika ve
yumuşama değeri kansistens olarak belirtilir. Kurve bant
kalınlığının fazla, gelişme stabilite sürelerinin uzun, yumuşama
değerinin düşük olması istenir.
f-) Hamur Test Cihazı :
Unların belirli konsistens derecesinde (500 Kons. ) hamur haline
getirdikten sonra bekletilip çekme ve uzamaya karşı direncinin
grafik olarak belirlenmesi amacıyla üretilmiştir.
Un (300g) %2 tuz ve 5 dakika içinde 500 kansistensi ortalayacak
miktarda su ile yoğüurulan hamurdan 150 gramlık iki parçaya yuvarlak
ve silindir şekli verildikten sonra 45-90-135 dakika 30ºC de
dinlendirilip; aletin özel çengeli ile çekilerek hamurun çekme ve
uzamaya karşı gösterdiği direnç. kurve şeklinde çizilir.
Bu kurve üzerinde 1. hamurun çekme ve uzamaya karşı gösterdiği
direnci, konsistens olarak (max veya 5.cm) , 2.Uzama yeteneği mm
olarak, 3. Kurvenin oluşturduğu alan planimetre ile ölçülerek cm^2
cinsinden belirtilir. Genelde ekmeklik unlarda alanın fazla, kurve
yüksekliğinin orta (400-600 kons.) ve uzama yeteneğinin 90-110 mm
olmasının yeterli olacağı kabul edilmektedir. Cihazın bilgisayara
bağlanması ile kurvenin değerlendirilmesine ait hesaplar otomatik
olarak yapılıp, grafik olarak çizilebilmektedir.
Kaynak: Ege Üniversitesi Hububat Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Sezgin Ünal
Bilgiler İlaç Bilgisi Değildir. |