|
Kansızlık
Anemi ismi verilen kansızlık, kan
içinde bulunan kırmızı hücrelerin veya hemoglobin denilen kırmızı
maddelerin hatta hatta her ikisinin azalması sonucu ortaya çıkan
hastalıktır.
Yüzde solgunluk, ayak bileklerinde şişkinlik, kilosuzluk,
halsizlik vb etkileri görülür.
En büyük ve en önemli sebebi,
yeteri kadar beslenememektir.
Basur kanamalarında, aybaşı
kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan bazı
hastalıklar, romatizma, kanser ve lösemi hastalıklarında da
kansızlık görülür.
Merhaba, Kansızlık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz. Konu Bilgilerimiz Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sitemizde Doktor Yok Ama Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Yazmışsak O'dur.
Sözümüz Söz.
Sonradan İlave KDV, Ek Vergi, Konuştuğumuz Kargo
Parasından Başka İlave Kargo Parası,
İlave Hiç Bir TL Fiyata 1 tl dahi Yansıtılmaz.
Ürün Fiyatını
Düşük Tutup Kargoyu Pahalı Hiç
Yazmıyoruz.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0464 217 18 81
0464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90
Şikayetleriniz
0 532 402 77 66 Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi |
 |
KANSIZLIK
(ANEMİ)
Anemi
(Kansızlık) hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre
dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilen kriterlerin
altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 13 g/dL,
kadınlarda 12 g/dL nin altı kabul edilir. 6 ay ile 6 yaş
arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL nin altı
anemidir.
En sık
rastlanan anemi türleri demir eksikliğine bağlı anemi, Folik
asit eksikliğine bağlı anemi, Vitamin B-12 eksikliği
anemisidir. Bunları kısaca tanımlayalım:
Demir
Eksikliği Anemisi
Tanım
olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı
hücrelerindeki azalmadır. Kansızlığın en sık görülen şekli
budur. Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan
hemoglobinin önemli bir parçasıdır. Demir eksikliğinin
nedenleri :
Diyette az
miktarda alınma,
Vücut
tarafından az miktarda emilimi
Kronik
kanamalar (ağır adet kanaması dahil)
Örneğin:
burun kanamaları, hemoroid, mide yada barsak ülseri, polip,
gastroenterial kanser gibi … Çocuklarda kurşun zehirlenmesi
sonucunda da demir eksikliği anemisi görülür. Vücutta ve
kemik iliğindeki demir depolarının harcanması sonucu
kansızlık yavaş yavaş gelişir. Genellikle kadınlarda demir
depoları daha azdır.
Yüksek
risk grubu içerisinde doğurganlık çağında olan ve adet
dönemi nedeniyle kan kaybı olan kadınlar, demir ihtiyacı
artmış gebe veya emziren kadınlar, çocuklar ve diyetinde
yeterli oranda demir bulunmayan kişiler bulunmaktadır. Kan
kaybına bağlı risk faktörü arasında peptik ülser, barsak
kanseri, rahim kanseri, uzun dönem aspirin kullanımı
sayılmaktadır.
Demire
bağlı aneminin kendine özel bulgular nelerdir ?
Yiyecek
dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı,
nişasta gibi…
Ağız
kenarında ve tırnaklarda çatlaklar
Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi…
Tahriş
olmuş dil
Günlük
demir gereksinimi ve kaybı ne kadardır?
Günlük
demir gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum
ve proksimal ince barsaktan emilir. Günlük kayıp 1 mgr dır.
Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir.
Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme
dönemlerinde artar.
Hangi
besinler demir açısından zengindir?
Kırmızı
et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir
açısından zengin gıdalardır. Un, ekmek ve tahıllar demir ile
zenginleştirilmiş olabilir.
Demir
eksikliği anemisi düşünülen hastalarda yapılması gereken
başlıca tetkikler neler olmalıdır?
Tam kan
sayımı, serum demiri, serum demiri bağlama kapasitesi,
transferin saturasyonu, serum ferritin düzeyi, dışkıda gizli
kan ve periferik yaymadır. Tam kan sayımında düşük
hemoglobin ve hematokrit değeri, kanda düşük ferritin
düzeyi, kanda total bağlama kapasitesi ve kan kaybını
değerlendirmek açısından dışkıda gizli kan görülebilir.
Tedavi
olarak ne uygulanır?
Ağızdan
demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat,
demir glukanat ve demir fumorattır. Demir tedavisine
başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale
dönecektir, ancak çoğunlukla kemik iliğinde olan demir
depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam
edilmelidir.
Damar
içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları
da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir.
Tedavi ile birlikte kan sayımı iki ay içerisinde normale
dönecektir.
İlaç
kullanılırken dikkat edilecek noktalar nelerdir ?
En iyi
demir emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna
katlanamaz ve gıda ile almak ister. Süt ve sütlü mamüller
demir emilimini engelleyeceğinden ilaç ile birlikte
alınmamalıdır. C vitamini demir emilimini artırırken
hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar. Diyet ile
alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme
dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir almaları
gerekir.
Folik Asit
Eksikliğine Bağlı Anemi
Vücudun
yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı
vardır. Folik asit olmadığı durumlarda kan hücresi üretimi
azalmaya başlar. Bu durum sonunda anemi görülür. Folik
asitin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli
madde alkoldür. Bu sebeple folik asit eksikliğine bağlı
anemi en çok alkoliklerde görülür. Ayrıca keçi sütü ile
beslenmekte folik asiti düşürür. Diğer nedenler bağırsak
hastalıkları, ağızdan alınan doğum kontrol hapları, kanser
için alınan çeşitli ilaçlar ve epilepsi.
Folik Asit
Eksikliğine Bağlı Aneminin kendine özgü bulguları nelerdir ?
İshal
Depresyon
Şişmiş ve
kırmızı bir dil
Vitamin
B-12 Eksikliği Anemisi
B-12
vitamininin emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin
gerçekleşmesi için mide B-12 asıl faktörü denilen bir
maddeyi salgılaması gerekir. Bu faktörün eksikliği bu
vitaminin eksikliğine neden olur. B-12 vitamini kırmızı kan
hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için gereklidir.
Yetersiz miktar anemiye neden olur. Bu tarz anemi daha çok
hayvan ürünleri yemeyen vejeteryanlarda ve mide
rahatsızlıklarında (atrofik gastrit) görülür.
Bu
Aneminin kendine özgü bulguları ?
Eller ve
ayaklarda ürperme
Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde duyu kaybı
Sarı ve
mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü
Şişmiş
ağrıyan ve yanan bir dil
Kilo kaybı
Kararmış
cilt
İshal
Düzensizlik
Depresyon
Entellektüel fonksiyonların azalması
ANEMİ İÇİN
MAKSİMUM DÜZEYDEKİ HEMOGLOBİN VE HEMATOKRİT DEĞERLERİ
|
Çocuklara (yıllara göre yaş) |
Hemoglobin Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
1-2
2-5
5-8
8-12 |
11.0 g/dL
11.1 g/dL
11.5 g/dL
11.9 g/dL |
32.0 %
33.0 %
34.5 %
35.4 % |
|
Erkekler(yıllara göre yaş) |
Hemoglobin Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
12-15
15-18
18
ve üstü |
12.5 g/dL
13.3 g/dL
13.5 g/dL |
37.3 %
39.0 %
39.9 % |
|
Kadınlar(yıllara göre yaş) |
Hemoglobin Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
12-15
15-18
18
ve üstü |
12.5 g/dL
12.0 g/dL
12.0 g/dL |
37.3 %
35.9 %
35.7 % |
DEMİR
EKSİKLİĞİNE BAĞLI KANSIZLIK
Ülkemizde
üreme çağındaki kadınların önemli bir kısmında demir
eksikliğine bağlı kansızlık vardır. Bu kansızlık türü
tanısı, önlenmesi ve tedavisi en kolay olan ve çoğu durumda
aşırı adet kanamasına bağlı olarak meydana gelen bir
durumdur.
Kansızlık
Nedir?
Kan,
içerdiği hücreler ve maddelerle kalpten tüm organlara
pompalanan ve organların oksijen ve besin maddesi
ihtiyaçlarını karşılayan bir sıvıdır. Düzenli olarak
aldığımız sıvı ve besin maddeleri kana geçerek organlara
dağıtılır. Soluduğumuz havada bulunan oksijen akciğerlerden
kana geçerek kalbe buradan da organlara ulaştırılır.
Kanda
oksijen taşıyan hücrelere alyuvarlar adı verilir ve bu
hücreler en iyi şekilde işleyebilmeleri için düzenli olarak
üretilmelidirler. Yaşlanan hücreler dalak tarafından devre
dışı bırakılır ve kemik iliğinde yeni hücreler üretilerek
kana verilir.
Alyuvarların oksijen taşıyabilmeleri için hücrelerin içinde
hemoglobin adı verilen proteine bağlı demir adı verilen bir
madde bulunur. Esasen doğada bir metal olarak bulunan bu
madde vücutta üretilemediğinden besinlerle alınması zorunlu
bir maddedir.
Besinlerle
alınan demir sindirim sisteminden kana geçtiğinde bazı
taşıyıcılar tarafından alınır ve alyuvarların yapım yeri
olan kemik iliğine götürülür. İhtiyaç fazlası ise çeşitli
organlarda depolanır. Günlük ihtiyaç besinlerle
karşılanamadığında bu depolardan faydalanılır.
Demir depoları sonsuz bir kaynak değildir. Günlük alım
yetersiz olduğunda veya ihtiyaç fazla olduğunda depolar
tükenir ve alyuvarların üretimi aksamaya başlar.
Üretim
aksaması ilk başlarda vücudun alığı çeşitli önlemlerle
giderilmeye çalışılır. Önlemler yetersiz kaldığında
"kansızlık" yani demir eksikliğine bağlı olarak alyuvarların
yetersiz üretilmesinden kaynaklanan durum vücutta çeşitli
belirtiler vermeye başlar.
Demir
Eksikliğine Bağlı Kansızlık Ne Gibi Belirtiler Verir?
Cildin
sağlıklı rengini veren cilt altında bulunan kılcal
damarlardır. Kansızlık durumunda cilt rengi kansızlığın
şiddetiyle orantılı olarak soluklaşır.
Kan hacmi
azaldığında kalp organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için
daha fazla devir yapmak zorundadır. Bu nedenle kansızlık
durumunda nabız daha hızlı atar, kalbin bu aşırı çalışması
arada sırada düzensiz atmasına yani çarpıntıların ortaya
çıkmasına neden olabilir. Kalp bu aşırı aktivite esnasında
"yorulmaktadır". Bu aşırı aktivite ileri durumlarda kalbin
büyümesine ve çok ileri durumlarda yetersiz kalmasına neden
olabilir.
Kalbin
yaptığı daha fazla devir, akciğerlerin de gerektiğinden daha
fazla çalışmasına neden olur. Bu nedenle kansızlık durumunda
nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Her ne
kadar kalp ve akciğerler dokunun ihtiyacını karşılamak için
normalden fazla yorulsalar da vücudun oksijen ihtiyacı çok
iyi bir şekilde karşılanamamaktadır. Bunun sonucu olarak
kansızlığı olan kişilerde halsizlik, güçsüzlük gibi
belirtilere sık rastlanır.
Vücut
ısısının kontrolünde kanın işlevleri son derece önemlidir.
Kanı az olan kişiler bu nedenle daha çok üşürler.
Yukarıdaki
belirtilerin dışında demir eksikliği olan kişilerde
görülebilen diğer belirtiler arasında en önemlileri ağız
kenarında oluşan çatlaklar, tırnakların kolay kırılması
sayılabilir. İleri derecede demir eksikliğinde toprak, buz,
kireç, nişasta gibi maddeler yenebilmektedir.
Tanı Nasıl
Konur?
Demir
eksikliğine bağlı kansızlığın tanısı oldukça kolaydır.
Yapılan bir kan sayımında hemoglobin ve hematokrit adı
verilen değerlerin normalin altına inmiş olması ve
alyuvarların ortalama büyüklüklerinin azalmış olduğunun
gözlenmesi demir eksikliği anemisi tanısının konması için
yeterlidir. Bazı durumlarda ve özellikle de kansız olması
için bir nedeni olmayan kişilerde kansızlığın nedenini ve
kaynağını araştırmak için daha ileri incelemelere
başvurulması gerekebilir.
Kansızlık
birçok nedenlerden meydana gelen bir durumdur Belirtileri
genellikle aynıdır ama hastalığın ve kansızlık derecesıne
göre değişir Yorgunluk, zayıflık, baş dönmesi kulak
çınlaması, gözlerde lekeler solgunluk ve baş ağrıları en
çok görülen belirtilerdir. Eğer kanama ilerlemışse nefes
darlığı, nabzın süratlenmesi, zayıflaması ve nihayet koma
hali görülür.
Oluş
nedenlerine göre üç tip kansızlık sayılabilir: Birinci tip
kansızlık kan yapımının azalması sonucu meydana gelen
kansızlıklardır: İkinci tipte kan kaybı söz konusudur:
Üçüncü tip kansızlıkta ise alyuvarların yıkımında artma
vardır.
Kan
yapımının azalmasına bağlı anemiler:
Bu tip
kansızlıklar içinde en çok görülen demır eksikliklerine
bağlı kansızlıklardır Demir vücudumuzda toplam 4 gram
kadardır Bunun 2,5 gramı kanda hemoglobine bağlı olarak, 1
gramı depo demiri olarak, 0,5 gramı da myoglobın olarak
dokularda ve ayrıca bazı enzimlerde bulunur.
Kadınlarda
adet kanaması esnasında, gebelikte, süt verme esnasında ve
çocukluk çağında demir ihtiyacı normalin birkaç katına çıkar
Demir eksikliğinin nedenleri arasında, kanamaları, barsak
parazitlerini ve özellikle Anadolu’da görülen toprak ve
kıl yeme alışkanlıklarını sayabiliriz.
Demir eksikliğine bağlı kansızlıklarda tedavi için ağızdan
demirli ilaçlar tablet veya şurup şeklinde verilir. Bu
arada dışkının siyah renk almasının demirden olabileceği
de unutulmamalıdır.
Megaloblastik anemiler: Karaciğer hastalıkları, tıroıd bezi
yetersizliği, tüberküloz, Hodkgın hastalığı ve alyuvarların
yıkımının arttığı (hemolıtık anemi) durumlarında bu tıp
kansızlık vardır. Ortak neden, folık asit ve B 12 vitamini
eksikliğidir Alyuvarlar normalden daha büyüktür ama oluş
hızları çok düşüktür Pernısyoz anemi denen kansızlık çeşidi
en onemlısıdır. Bu hastalıkta midenin salgıladığı entrensel
faktör adında bir madde eksiktir. Buna bağlı olarak da B 12
vitamini sindirilemez. Erken teşhis ve tedavi edilmezse
sinir sistemi bozukluklarına neden olabilir. Teşhiste
halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, ellerde uyuşma,
dilde yanma ve atrofi gibi belirtiler önemlidir. Dil kırmızı
ve kaygan bir görünüm alır. Tedavide B 12 vitamini ile
beraber folik asit verilmelidir.
Kronik
enfeksiyon anemisi: Çeşitli nedenlerden ötürü kemik iliği
yetersizliğine bağlı olarak meydana gelen kansızlıklardır.
Verem gibi kronik enfeksiyonlar, lösemier, zehirli maddeler
ve bazı ilaçlar (Kloramfenikol, sulfamidler, hydantoin,
butazolidin ve altın tuzları) tiroid yetmezliği, kronik
böbrek hastalığı ve aplastik anemiisayılabilir. Bu gibi
durumlarda önemli olan kansızlığa neden olan hastalığı
tedavi etmektir.
Kalıtımsal
Sferositoz hastalığı : Diğer adıyla Ailevi hemofilik
sarılık, alyuvarların şeker tüketme yeteneğindeki
anormallikten ileri gelir ve kalıtımsal olarak sonraki
kuşaklara geçer. Küre şeklini alan alyuvarların yaşam
süresi çok kısadır. Dalak bu anormal biçimli alyuvarları
yutar ve orada yok eder. Bu nedenle dalak çıkarılması, yani
splenektomi ameliyatı yapılır. Dalak çıkarılmasından sonra
da, alyuvarların şeker üretiminde bozukluk görülebilir ama
yaşam süreleri normaldir.
Akdeniz
Kansızlığı: Talasemi ya da Cooley kansızlığı adı verilen bu
hastalık da bir başka kalıtımsal alyuvar bozukluğudur.
Bu hastalık daha çok Yunanlılarda ve İtalyanlarda görülür.
Hemoglobin üretememe yüzünden ortaya çıkar. İlk evreleri
demir eksikliğinden doğan kansızlığa benzer. İleri
evrelerde hemolitik bir kansızlık ve sonunda sarılık
görülür. Dalak ve böbrek büyür. Etkili olabilecek tek
tedavi kan naklidir.
Orak
hücreli anemiler: Bir başka kalıtımsal kan hastalığı olan
orak hücreli kansızlıkta ise alyuvarlardaki hemoglobin
bileşimi normalden farklıdır (S hemoglobini). Bu nedenle
alyuvarlar orak ya da yarım ay biçimini alır. Alyuvarların
yaşam süresi çok kısadır ve hasta kansızdır. Bu hastalık
daha çok zencilerde görülür. Belirtilerini göstermediği
kimselerde bu hastalık genlerde saklı kalır. Bu hastaların
kanında anormal hücre oluşumu vardır fakat kansızlık yapacak
kadar çok değildir.
Bu durumda
olan kişiler taşıyıcıdırlar. Eğer hastalık taşıyıcı bir
kadınla, bir erkek evlenirse, çocuklarında çok şiddetli bir
orak hücreli anemi ortaya çıkar. Bu hastalık için öne
sürülen üre ve siyanat tedavileri henüz deneme
devresindedir. Kan tranfüzyonları ile hayatın devamı
sağlanabilmektedir.
Apîastik
Anemi: Alyuvarların kemik iliğinde üretilememe hastalığıdır.
Arsenik ve benzin gibi zehirli maddelere maruz kalma ve
yüksek oranda radyasyondan etkilenme sonucu oluşabilir.
Akyuvarlar ve trombositler de azalabilir. Polisitemi.-
Alyuvarların anormal şekilde artmasıdır.
Bu
hastalığın polisitemi vera diye bilinen bir çeşidinde ise,
kanın her türlü hücrelerinde artış görülür. Kan sayımı
milimetre küpte 7-10 milyon arasındadır. Kan hacmi, normal
miktarı olan 5 litreden 10 litreye yükselmiştir.
Polisitemili bir insanın derisi genellikle kırmızıdır.
Dalak büyür ve kan basıncında artış görülebilir.
Semptomların nedeni çoğalan kanın, kan damarlarında normal
hızla akmamasıdır. Kanın damarlarda aniden pıhtılaşması, çok
sık görülen bir durumdur.
Tedavi,
kan akıtma yolu ile yapılabilir. Kanı normal hacmine
getirmek için çok miktarda kan alınmalıdır. Bu hastalığın
tedavisinde radyoaktif maddelerin kullanımı önem
kazanmıştır. Radyoaktif fosfor kemik iliğinde alyuvar
oluşumunu engelleyerek alyuvar miktarını düşürebilir. Bu
tedavi yöntemi, hastanın iznine bağlıdır. Polisitemi
vera’nın tedavisinde en önemli faktör, kanın hacmini aynı
düzeyde tutmak açısından doktor-hasta ilişkisinin kısa
aralıklarla sürdürülmesidir.
Hastalığın
nedeni henüz bilinmemektedir.
Yüksek
bölgelerde yaşayan insanlarda ya da kalp ve damar
hastalarında da polisitemi görülebilir. Bu gibi durumlarda
polisiteminin nedeni oksijen yetersizliğidir.
Yeni doğan
bebeklerde görülen kansızlık : Eritroblastosis fetalis
denilen bu hastalıkta annenin kanı Rh negatif, babanın
kanı Rh pozitiftir. Böyle evlenmelerde doğacak çocuğun
kanı Rh pozitif olursa anne gebeyken, çocuğun kanındaki
hücrelerden bir kısmı annenin kan dolaşımına geçer ve
annenin bu kana karşı duyarlı hale gelmesine neden olur.
İkinci gebelikte yeniden Rh pozitif kan annenin kan
dolaşımına girdiğinde önceden oluşmuş güçlü antikorlar,
bunları yok etmek için bebeğin kan dolaşımına girerler ve
alyuvarlara zarar verirler. Zarar gören alyuvarların yaşam
süresi kısadır. Hızla yok olurlarken, parçalanan
hemoglobinden çıkan bilirubin maddesi birikmeye başlar.
Böylece bebek sanlığa yakalanmış ve kansız kalmış olur.
Yeni
doğmuş bebekteki bilirubin maddesi omurilik sıvısına geçerek
beyne ulaşabilir. Bu yolla çok tehlikeli, tedavisi
olanaksız bir biçimde beynin bazı merkezlerinin tahrip
olmasına neden olur. Buna kernikterus denir. Nüfusun %
15′inde Rh negatif kan bulunduğu gibi her gebe olan Rh
negatifli kadının bebeğinin hemolitik hastalığa yakalanması
şart değildir. Bazen erkeğin kanı da Rh negatif olabilir.
Bu durumda bebeğin kanı Rh pozitif olmaz. Gebelik
esnasında her bebeğin kanı annenin dolaşım sistemine geçmez,
bu nadiren olan bir durumdur. Doktor, anne ile babanın kan
gruplarını saptar ve gebelik süresince annenin kanındaki
anti Rh antikorunun düzeyini indirekt Coombs testi ile
araştırır.
Eğer çocuklarda eritroblatosis fetalis görülürse, kandaki
bilirubini ve tehlikeli antikorları dışarıya atmak için
çocuğun kanı tamamiyle değiştirilir (Exchange tran-fussion)
Hastalığın
şiddeti her vakada farklı olduğu için, her çocuğa böyle bir
tedavi gerekmeyebilir. ABO kan gruplarına bağlı olarak
ortaya çıkan hemolitik hastalıklar da vardır. Yeni doğan
çocukların uzayan sarılıklarında ABO uyuşmazlığını
gözönünde bulundurmalıdır.

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle
Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin, gıda takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun.
Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
|