|
Karanfil Çiçeği - Karanfil Tanesi -
Eugenia caryophyllus
Merhaba, Karanfil Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz. Konu Bilgilerimiz Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sitemizde Doktor Yok Ama Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Yazmışsak O'dur.
Sözümüz Söz.
Sonradan İlave KDV, Ek Vergi, Konuştuğumuz Kargo
Parasından Başka İlave Kargo Parası,
İlave Hiç Bir TL Fiyata 1 tl dahi Yansıtılmaz.
Ürün Fiyatını
Düşük Tutup Kargoyu Pahalı Hiç
Yazmıyoruz.
Karanfil Resimleri

Karanfil Faydaları
Ağız kokularını giderir. Soğan, sarımsak, sigara kokularını giderir.
Diş ağrılarına dışarıdan friksiyon şeklinde kullanılır.
Karanfili Kullanılması
Karanfil ağacı çiçeklerindeki tohumlar kullanılır.
Karanfil Şurubu
100 gram karanfil, 2 kg şeker 1.5 litre kaynamış suya atılır, kapalı bir
kapta 6 saat bekletilir, Bir bez parçası ile temizlenir.
Karanfil
Bileşimi
Uçucu yağ (%15-20), sabit yağ ve tanen taşımaktadır.
Karanfil Ağacı Özellikleri
Karanfil ağacı, kışın yapraklarını dökmeme ilginçliğini taşır.
Karanfil Botanik Bilgileri
10 - 20 mm uzunlukta, çivi şeklinde, siyahımsı - kırmızımsı kahverengi
çiçek tomurcuğudur. Kuvvetli, baharlı, fenolik kokulu; yakıcı, buruk,
acımsı lezzettedir.
Karanfil Tozu
Kaliteli Bir Öğütülmüş Karanfil;
Yabancı madde bulunmamalı, rutubet en çok %10, toplam kül %7, asitte
çözünmeyen kül %0.5, selüloz %13 ve uçucu yağ en az 14 ml/100 g
olmalıdır. Salmonella, Ecoli 0157:H7 ve Aflatoksin bulunmamalıdır.
Karanfil Çiçeği Yetiştiği Yerler
Moluk Adaları (Endonezya) kökenli olup tropik bölgelerde yetiştirilir.
Kaynak Ülkeler: Tanzanya, Madagaskar, Sri Lanka, Hindistan, Endonezya,
Malezya, Brezilya, Jameika, Guyana.
Karanfil Tarihçesi
Eski Çin de han hanedanı zamanın da, Kral ile konuşurken karanfil
çiğnemenin gelenek olduğu ilginçtir.
Kimi Mısırlı mumyalarda karanfil kolyeler de bulunmuştur.
Dioskoridos’ten kalan bir el yazmasında karanfil ilaç olarak anlatılır.
Karanfil tomurcuğu Ortaçağ’ın sonlarında Avrupa’da yiyecekleri korumak
için kullanılmıştır.
Karanfillerden yapılmış kolye de güya, kötü güçleri uzaklaştırır.
1642 de İsveç li Andres Rydaholm adlı bitki uzmanı; “bir adam cinsel
gücünü yitirirse, alkol almayı bıraksın, içine 5 gram atacağı karanfille
sütünü içsin, bu onu yeniden güçlendirir ve eşini arzulamaya tekrar
başlar, demiştir.
Bahtının açık olması için; her doğan çocuk için bir karanfil ağacı
dikilmesi de Fransa da yaygındır.
Karanfil Çiçeği Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Karanfil Çiçeği
İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Kapıda ödeme kolaylığı.

Karanfil Çiçeği
Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Karanfil İnternet Yazıları
Kullanım Alanları:
Eski dönemlerde az yetişen ve çok değerli olan imparatorların altın veya
gümüş vazolar içinde birbirlerine hediye ettikleri karanfil günümüzde
mutfakta tüm ve öğütülmüş olarak fırın, meyve, sebze ve et ürünlerinde
kullanılır: ekmek, kek, çörek, pasta, turşu, reçel, puding, şurup,
jambon, sosis, hamburger, rosto, kızartılmış et, köfte, türlü, güveç,
sebze (pancar, havuç, kabak, patates, balkabağı). Türkiye'de genellikle
unlu ve şekerli ürünlerde, bitki çaylarında, bazı soslarda yer alır.
Tarçın, karabiber, küçük hindistan cevizi ile karıştırılıp
kullanılabileceği gibi, Tarçın ile yapılan karışımdan çok güzel bir
tatlı baharatı oluşturulur.
İçerdiği Besin Değerleri, Vitaminler ve Mineraller;
1 çay kaşığı Karanfil 1.7 gr gelir.
Bir çay kaşığı karanfilin içinde; 7 calori, 107 mg protein, 247 mg yağ,
1.9 mg kalsiyum, 1170 mg karbonhidrat, 1.9 mg fosfor, 1.9 mcg thiamine
ve 9 units Vitamin A bulunmaktadır.
Cinsel gücünüzü arttırın: Karanfil
Eski çağlarda aşk çiçeği olarak ün salan karanfil afrodizyakların en
etkililerinden biridir. Romalılarda baştanrı Jüpiter’in çiçeği olarak
kabul ediliyor, aşıklara özel yapılan törenlerde kullanılıyor,
Ortaçağ’da nişanlılığı simgeliyordu.
Eski Yunanlılar karanfili “Gök Baba”ya adamış ve ona çiçeklerin çiçeği
adını vermişlerdi.
Endonezya’da yetişen baharat çeşidi, Mersin bitkisiyle akrabadır ve
kışları yapraklarını dökmeyen bir ağacın tomurcuklarıdır.
Karanfil yemeklere tat ve koku vermek amacıyla uzun yıllardır
kullanılmaktadır. Çiçekleri şekerlemelerde, taç yaprakları çorba, sos,
şurup, likör ve şaraplara eklenir.
Mersingiller familyasındandır. Anayurdu Endonezya’daki, adı yerli
dilinde baharat anlamına gelen Moluk takımadalarıdır. Ama, günümüzde
daha çok Afrika kıtasının doğusundaki Zengibar ile Hint Okyanusundaki
diğer adalarda yetiştirilmektedir, iklimi uygun olmadığından ülkemizde
yetişmeyen karanfil ağacı, 10-20 m’ye kadar boylanabilen ve kışın
yapraklarını dökmeyen duyarlı bir bitkidir. Derimsi dokulu, parlak ve
iri yaprakları dallarda karşılıklı çiftler halinde dizilmiş olup
üzerlerinde salgı bezi benekleri bulunur.
Çan biçimindeki pembe renkli çiçeklerinin tomurcukları kurutulduğunda
kırmızımsı kahverengine döner. Hoş kokulu olan bu tomurcuklara kısaca
‘karanfil’ adı verilir. Kısmen gölgeli, soğuk ve rüzgâra karşı korunmalı
yerleri seven karanfil ağacı, suyu iyi akıntılı ve asitli toprakları
yeğler. Tohumuyla ya da gövde çelikleriyle çoğaltılır.
Karanfil tomurcuklarında ogenol (ojenol) adı verilen hidrokarbon,
şahsilik asit ve karyofıllin içeren bir uçucu yağ (esans) bulunur.
Karanfılyağı da denilen bu esans, diş hekimliğinde sıkça yararlanılan
antiseptik ve ağrı kesici ilaçların yapımında kullanılır. Karanfil
tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, turşu ve baharatlı şarapların
yapımında çeşni olarak kullanılmaktadır.
--------------------------------------------
Karanfil: 10-20 m yüksekliğinde, yaprak dökmeyen ağaçlardan elde edilir.
Vatanı, tropik Asya (Moluk Adaları, Zengîbar) dır. Karanfil bildiğimiz
süs karanfil çiçeğinden farklıdır. Yaz kış yeşil kalan yaprakları, meşin
gibi serttir. Çiçekleri pembedir ve kiraz çiçekleri gibi demet hâlinde
bulunurlar. Bu çiçeklerin kurutulmuş tomurcukları “karanfil” adını alır.
Kurutulmuş tomurcuklar, 10 mm boyunda, çiviye benzer şekilde, ovaryumu
hafif dört köşeli, dört taç ve çanak yaprağından meydana gelmiş olup,
kırmızı-kahverenklidir. Çiçek sapları da karanfil adıyla satılmakta ise
de ikinci kalite ürün sayılmaktadır.
Karanfile koku ve lezzetini veren “eugenol” adındaki bir uçucu yağdır.
Kurutulmuş tomurcuklar ezilip subuharı distilasyonuna tâbi tutulursa %
14-20 kadar karanfil esansı denilen uçucu yağ elde edilir. Bu uçucu
yağda % 80-90 kadar eugenol ve %3 kadar da asetil eugenol bulunur.
Eugenol, hoş kokulu, kuvvetli antiseptik ve analjezik bir maddedir.
Karanfil çok eski çağlardan beri baharat olarak kullanılmaktadır.
Eskiden saraylarda konuşacak kimseler, nefesleri güzel koksun diye
karanfil kullanırlardı.
Tıpta, diş hekimliğinde, diş tedâvisinde ağrı kesici ve antiseptik
olarak kullanılır. Diş macunlarının
terkibine girer. Pasta ve şekercilikte, parfümeride ve sabun sanâyiinde
kullanılır. Ayrıca eugenol vanilin eldesinde kullanılan başlıca
maddelerden biridir. Bugün karanfilin en çok yetiştirildiği ve ihraç
edildiği ülkelerin başında Zengibar ve Madagaskar gelir.
------------------------------------------
Kaynak: E.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Süs Bitkileri
Yetiştiriciliği Hocamız Sayın Ercan Özzambak'ın çiftçi broşürü
KARANFİL YETİŞTİRİCİLİĞİ - Karanfil Yetiştiriciliği
Prof.Dr. M. Ercan ÖZZAMBAK
Karanfil dünyada gülden sonra en çok işlem gören, Türkiye’de en fazla
yetiştirilen kesme çiçektir. Aile tipi yetiştiriciliğe uygundur. Yıl
boyu çiçek kesimi olduğu için fiyat düşmelerinden daha az etkilenir.
Dengeli gelir sağlaması ve ihracat olanağının varlığı nedeniyle tercih
edilmektedir.
Karanfil standart ve sprey olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Standart
karanfil çiçek sapı ucunda tek ve iri bir çiçek oluşturur. Sprey
çeşitler ise, bir çiçek sapında birden çok ve standarta göre daha küçük
çiçek verirler.
Üretici hangi çeşidi yetiştireceğine önceden karar verip, fidelerini
sipariş etmelidir. Pazar durumuna göre renk ve çeşit seçimi
yapılmalıdır. Örneğin; Batı Avrupa ülkeleri sprey, Doğu Avrupa ülkeleri
ise standart çeşitleri tercih etmektedirler.
KARANFİLİN YETİŞTİRME İSTEKLERİ
Toprak:
Karanfil her türlü toprakta yetişebilir. İyi drenaja sahip, geçirgen,
hafif (%20 kil, %30-50 mil, %30-50 kum), hava-su dengesi yeterli olan,
organik maddece zengin 60 cm derinlikteki topraklarda en iyi sonucu
verir. Ayrıca, toprağın yabancı ot tohumlarından temizlenmiş olması
istenir. Toprak Ph’sı 6.0-7.0 arasında olmalıdır. pH 5.5’tan düşük
olduğunda solgunluk hastalıkları görülür. pH yüksek olduğunda ise demir,
mangan, çinko gibi besin elementlerinin alımı güçleşir.
Sıcaklık:
Sıcaklık, karanfilde büyümeyi, gelişmeyi, çiçek oluşumunu, çiçek, yaprak
ve sapın şeklini, çiçek kalitesini, rengini, çiçeklerin vazo ömrünü
etkilemektedir. 7°C’nin altındaki sıcaklıklar çiçek oluşumunu ve
kalitesini olumlu yönde etkilemesine karşın gelişmeyi, büyümeyi
yavaşlatır. Kışın 11-12°C gece sıcaklıkları ile 16-18°C’lik gündüz
sıcaklıkları en uygun gelişmeyi sağlar. Karanfil, fidelerin dikimden
sonra ilk tutum devresi hariç, yüksek sıcaklıklardan hoşlanmaz. Yüksek
sıcaklık zayıf büyüme ile küçük çiçeklere neden olur.
Karanfil -3°C’ye kadar zarar göstermeden dayanabilir. Bu nedenle genelde
ısıtma yapılmaksızın yetiştirilmesine karşın, ısıtma yaprak
hastalıklarını azaltır, gelişmeyi hızlandırır. Şafak vaktinden önce dış
ortama göre 5-10°C sıcaklık artırıcı 2-4 saatlik ısıtma en ekonomik
ısıtma şeklidir. Karanfilde görülen kaliks çatlamasının (patlak çiçeğin)
ana nedenlerinden biri de ani sıcaklık değişmesidir. Bir saatlik süre
içinde 5.5°C’den fazla değişimin olması kaliksi çatlatır.
Işık:
Işık, karanfilin gelişmesi ve çiçeklenme kalitesi üzerine etkilidir. Yaz
aylarında ışık yoğunluğunun çok fazla artması, sıcaklığı da
artırmaktırır. Bunun sonucunda çiçek rengi açılır, kalite düşer,
çiçekler küçülür. Bu dönemde gölgelendirme ile ışığın seraya girişi
engellenmelidir. Kış aylarında ışık az, günler kısa olduğu için ilave
ışıklandırma (m250W/m2-3 saat) yapılırsa çiçeklenme hızlanır.
Nem:
Sera içi neminin aşırı olması, örtü yüzeyinde yoğunlaşması istenmeyen
bir durumdur. Nemin artması halinde, hastalıklar artar. İyi bir
havalandırma ile bu sorun önlenmelidir.
Toprak İşleme ve Temel Gübreleme
Karanfilde kılcal kökler toprağın özellikle üst 30 cm’lik kısmında
yoğunlaşmaktadır. Bu derinlikteki toprak tabakasının çok iyi işlenmesi
gerekmektedir. Toprak öncelikle 30-40 cm derinlikte iki-üç kez sürülür.
Temel gübreleme toprak analizlerine göre yapılmalıdır.
Analiz yapılmamış ise, m2’ye 10-25 kg yanmış eski ahır gübresi ile 50
kg/da potasyum sülfat (K2SO4) ve 50 kg/da triple süper fosfat verilir.
Dikim öncesi azotlu gübre vermek sakıncalıdır. Çabuk yıkandığından bitki
tarafından kullanılmadan yıkanır. Gübreler toprağa karıştırılır,
rotovatör çekilerek tesviye yapılır.
Yetiştiriciliğe başlamadan önce toprak dezenfeksiyonu yapılır. Böylece,
topraktan kaynaklanan hastalıklar önlenir. Toprak dezenfeksiyonu yabancı
otlara, nematodlara karşı da etkilidir. Dezenfeksiyon işlemi buharla
(100°C ve 2 saat) veya kimyasal maddelerle (metil-bromid 50-100 kg/da
*), basamid, vapam yapılabilir. Uygulamalardan sonra toprak bol su ile
yıkanmalı, havalandırılmalıdır.
Yetiştirme Yerlerinin Hazırlanması
Yetiştirme yerleri, bir metre genişliğinde, 20-25 cm yükseklikte, 20-30
m uzunlukta yapılmalıdır. Yatak yüzeyi yere paralel olmalı, sağı solu
çökmemeli, olabildiğince düz olmalıdır. Maksimum verim için serada yatak
alanının fazla, yol alanının az olması istenir. Ancak, bu durum
çalışmayı güçleştirecektir. Genel olarak sera alanının 1/3’ü yolara,
2/3’ü ise yetiştirme yerlerine ayrılır. Yolların genişliğinin 50 cm
olması yeterlidir.
Karanfil Fide Dikimi
Dikim işine geçmeden önce karanfil fidelerinin ortam sıcaklığına gelmesi
için soğuk hava deposundan seraya getirilmesi gerekir. Dikimde
kullanılacak fidenin yeterince köklü, standart boyda, soğuk hava
deposunda fazla bekletilmemiş olması gerekir.
Dikim mesafeleri; genelde iki çift sıralı dikim yapılır. Sıra üzeri
13-14 cm’dir. Sıra arası 20 cm, çift sıra arası mesafe ise 30 cm olarak,
4 sıralı düzenlenebilir. Hazırlanmış olan yetiştirme yerleri dikim için
silindir veya iplerle işaretlenir.
Dikim sabah erken saatlerde veya akşam saatlerinde hızlı bir şekilde
yapılır. Dikim, yılın her mevsiminde yapılabilse de, dikim zamanı
toprağın ve havanın sıcak olması tutumu ve ilk gelişmeyi hızlandırması
ve kuvvetli geliştirmesi yönünden yararlıdır. Dikim zamanını
kararlaştırılırken, çiçek hasadının planlanan tarihi göz önünde tutulur.
İzmir ve çevresinde genellikle Nisan-Temmuz arası dönemde dikilir.
Karanfil fidelerinin dikimi mümkün olduğunca yüzeysel yapılır. Derin
dikimden kaçınılmalıdır. Dikim gerçek bir dikim değildir. Parmakla
açılan çukur içine kök topu yerleştirilir. Kıyılarından hafif
bastırılır. Üzerine toprak çekilmez. Dikim sırasında dikkat edilecek
diğer konular,
a) Toprak nemli olmalı (gerekirse dikimden bir gün önce sulanmalı)
b) Fideler tek tek incelenmeli, hastalıklı ve zayıf fideler dikilmemeli.
c) Yaz dikimlerinde gölgeleme yapılmalı
d) Fidenin kök boğazı toprakla temas etmemeli, bu bölgedeki torf ve
perlitler görülecek şekilde yüzlek dikim uygulanmalıdır.
e) Seranın tamamının dikimi bitmese dahi, dikimden sonra 20 dakika
içinde yağmurlama sulama yapılmalıdır.
Sulama:
Dikimin ertesi gününden itibaren sulama çok daha önem kazanır. İlk 15-20
gün yalnız yağmurlama sulama uygulanır. Dikimden yaklaşık 15-20 gün
sonra yeni kökler toprağa iyice tutunmuş olur. Bu dönemden itibaren
damlama sulamaya geçilir. Her yatağa iki sıra damlama çekilmesi
yeterlidir. Damlama ile yağmurlama sulama birkaç gün birlikte uygulanır.
Daha sonra tamamen damlama sulamaya geçilir.
Karanfilde tutum aşamasından sonra yaprakların ıslanması istenmez. Hava
şarlarına ve toprak yapısına göre sulama sıklığı ve miktarı ayarlanır.
Sulamada dikkat edilecek konu fideyi kurutmamak, toprağı da aşırı çamur
yapmaktadır.
Dikimden Hemen Sonra Yapılan İlaçlamalar
Fide dikiminden sonra ilk görülebilecek hastalık kök boğazı (Rhizoctinia
solani) çürüklüğüdür. Bunun için dikimden 3-5 gün sonra 1.5-2.0 kg/da
150-200 litre su olacak şekilde Rizolex, fidelerin kök boğazına
uygulanır.
Phnytum fusarium ve benzeri diğer fide hastalıklarına karşı Maneb-Captan-Benomyl
etkili madde içeren ilaçlarla mücadele yapılmalıdır.
Uç Alma İşlemi
Karanfil dikildikten sonra tepe uzamaya başlar. Bu dönemde yan
kardeşlerin gelişimini sağlamak, böylelikle çiçek verimini artırmak için
sürgün ucu dipten itibaren 5-6. yaprak çifti üzerinden elle kırılarak
koparılır. Bu işleme uç alma denir. Uç alma işleminden sonra yaprak
koltuklarından yeni sürgünler çıkar. Bu sürgünlerde de ikinci bir uç
alma işlemi yapılabilir. Kopma işlemi olmuyor ise, uç alma zamanı
gelmemiş demektir.
Destekleme ve Ağ Yapımı
Karanfil bitkisi müdahale edilmeden gelişmeye bırakılır ise dik olarak
büyüyemez. Bu nedenle gövdenin doğru ve dik olarak büyüyebilmesi için
desteklenmesi gerekir. Karanfilin desteklenmesi, tel ve ipten yapılmış
17x15 cm’lik bölmeli ağın bitki üzerine kurulması ile sağlanır.
Tomurcuk Alma
Standart karanfilin çiçek sapı ucunda tek ve iri bir çiçek oluşturması
istenir. Bu nedenle çiçek sapı üzerinde yaprak koltuklarındaki koltuk
sürgünleri ve tomurcuklar elle aşağı doğru bükülerek, koparılır. Bu
koparma işlemine koltuk sürgünü alma denir. Tepeden itibaren 7-8 boğuma
kadar uygulanır. Sprey karanfilde çok sayıda çiçek gelişebilir. Ortada
oluşan ana tomurcuk içini doldurduğunda ve fındık iriliğine geldiğinde
sap dibinden koparılır. Geç kalındığında ana tomurcuğun ayırt edilmesi
güçleşir. Karanfilde anne tomurcuk ve koltuk sürgünü oluşumu düzenli
değildir. Hasada doğru işlem başlar. Bütün sezon hasat sona erinceye
kadar devam eder.
Gübreleme
Karanfil yetiştiriciliğinde gübreleme sulama ile birlikte ele
alınmalıdır. Gübrelemeye damlama sulamayla birlikte dikimden 20 gün
sonra başlanır. Miktarı ve uygulama sıklığı toprak karakterine, mevsime,
çeşide ve bitkinin gelişme dönemine göre farklıdır. Sulama ve gübreleme
sıcak günlerde daha sık, soğuk kış aylarında daha seyrek yapılır.
Fazla gübreleme tuz birikimine yol açar ve toprak dengesini bozar. Bu
sebeple, gübreleme toprak analizleri sonucuna göre yapılmalıdır.
Gübreleme programı örneği Çizelge 1’de verilmektedir.
Bunun dışında besin maddesi takviyesi bakımından mikro besin maddesi
noksanlığını gidermek için yapraktan gübreleme yapılır. Kireçli
topraklarda görülen demir, mangan, çinko gibi besin madde
eksikliklerinde demir ve iz element içeren gübrelerle yapraktan uygulama
yapılır.
Tuzluluk
Karanfil tuza dayanıklı bitkilerden olmasına rağmen aşırı tuz
konsantrasyonları, bitki gelişimi, verim ve özellikle kalite düşüklüğüne
neden olur. Topraktaki tuzluluğun (EC) 1.7-2.5 arasında olması gerekir.
Topraktaki tuz konsantrasyonu yüksek ise, koyu gri renkli ve sert dokulu
gelişme olur.
Çiçek Hasadı
Hasat günün erken saatlerinde yapılmalıdır. Standart karanfilde en uygun
hasat zamanı dıştaki taç yaprakların çiçek sapı ile 90° açı oluşturduğu
yere paralel hale geldiği durumdur. Sprey karanfilde ise en az iki-üç
çiçek tomurcuğu açmaya başlamış olması gerekir. Hasat sırasında dipten
itibaren en az iki yaprak çifti bırakılmalı ve gözün biraz üzerinden
keskin bir bıçak veya makas ile gevdirme yapmadan düz bir şekilde
kesilmelidir. Kesilen çiçek ağdan zedelenmeden çıkartılmalıdır. Hasattan
sonra çiçek mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde seradan
uzaklaştırılmalıdır. Eğer kesim yeri kurur ise sap su çekmez ve sapın
tekrar kesilmesi gerekir.
Hasat Sonu İşlemler
Kesilmiş karanfiller çok hızlı olarak suya konulmalıdır. Su temiz bir su
olabileceği gibi, STS (gümüş tiyosülfat) içeren (100 litre suya 200 cc)
suda olabilir. Hazırlanan bu çözelti çiçeğin vazo ömrünü uzatır. Su
çektirme en az 4-8 saat süreli olmalıdır.
Daha sonra çiçek sapının alttan 15 cm’lik kısmının tüm yaprakları
alınır. Üstten goncayı geçmiş olan dallar gonca vb. fazlalıklar
temizlenir. Pazar isteğine göre 5’li-10’lu 20’li olarak demet yapılır.
Demeti dış etkilerden korumak için, polyetilen, polypropilen veya beyaz
kağıt silivler içine konulur. Siliv ve kutulama öncesi çiçekler iyice
soğutulmalıdır, aksi halde yoğunlaşma olur. Daha sonra karton kutulara
500 adet çiçek olacak şekilde yerleştirilir. Kutu çok doldurulmamalıdır.
Hazırlanan demetlerin aynı boyda olmasına özen gösterilir. Ayrıca işleme
esnasında yaprak ve dallarda görülen yanık, hastalıklı dal ve
yaprakların ayıklanması zorunludur. Yoksa kalite tamamıyla düşer.
Hazırlanan demetler depoda bekletilecek ise suya konmalıdır. Karanfil
kesinlikle sebzeler veya meyveler ile birlikte depolanmamalıdır. Etilen
zararı bu durumda artarak ortaya çıkar.
Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Hastalık ve zararlıları önleme daima tedaviden daha iyi bir yöntemdir.
Kimyasal ilaçlardan mucize beklenmemelidir. Eğer sera içi koşullar
hastalık oluşumu için uygun ise hastalığı kimyasal ilaçlama ile kontrol
etmemiz güçleşir. Sera içi ve dışının temizliği, yabancı otlarla
mücadele, sıcaklık ve nem, ilaçlama programı kadar önemlidir.
Hastalık için uygun koşullar yüksek nemdir. Yapraklar kuru tutulursa,
hastalık azalır. Etkisi geniş olan ilaçlarla önleyici, rutin ilaçlama
yapmak yararlıdır. İlaçlama bitkilerin güneş ışığına maruz kaldığı
saatlerde yapılmamalıdır. İlacın yavaş kuruyacağı koşullar, akşam üzeri
en uygun zamandır.
Yazılar Bilgi Amaçlıdır. İlaç Yerine Tedavi Amaç
İçin Kullanmayınız. |