|
|
Kemik Erimesi
Kemiklerimiz taş yığını
değillerdir. Kemiklerimizin içinde bir takım gıdalar bulunur.
Özellikle bayanla doğum veya
süt verme dönemlerinde kalsiyum çok kaybederler.
Kalsiyum eksikliği, kemik yapısını bozabilir.
Ayrıca, kemiklerde bulunan glusocamin, chondroitin eksikliği de
kemik yapısını bozabilir.
Doktora görünmek en iyisi.
Kemik Erimesi
- OSTEOPOROZ
Osteoporoz, kemik-lerin dayanıksız hale gelmesine yol açan kemik
kütlesi azalması olup, kemiklerin basit bir düşme sonucu bile
kırılabilmesine neden olan bir hastalıktır.
Özellikle kadınlarda ve menopozdan sonra daha sık görülür. Bunun
nedeni menopozdan sonra kadınlık hormonunun azalmasıdır.
Osteoporozun belirtileri nelerdir?
Osteoporoz başlangıç-ta hiçbir belirti vermeyebilir. Ancak hastalık
ilerlediği zaman kemik kırıkları ortaya çıkar. En sık kırılan
kemikler omurga, kalça, el ve ayak bileği kemikleridir. Omurga
kırıkları sırt ve bel ağrılarına, boyda kısalmaya, hatta
kamburlaşmaya neden olur. Ancak omurga kırıkları, her zaman ağrıya
neden olmayabilir. Bu nedenle omurga kırığı olup hiçbir şeyden
habersiz yaşamını sürdüren hastalar da bulunabilir.
Tanı:
Osteoporoz, öncelik-le düzgün bir öyküleme ve fizik muayene ile
tanınır. Bu öykülemede osteoporoz, sizdeki bazı ilişkili tıbbi
durumlar ile sizde ve diğer akrabalarınızda kırık öykülerinin
bulunup bulunmadığına ilişkin sorular bulunur. Hekim öykünüzü
değerlendirip olası kırıklar ve bulguları saptamak için bir dizi
fiziksel muayene işlemi ve testten sonra varsa kırık tespiti için
röntgen filmleri ve kemik mineral yoğunluğunuzu saptamak için "Kemik
Dansitometrisi" denilen ölçümü yaptırmanızı isteyecektir.
Kemik
dansitometris-i, röntgen çektirmek gibi, ağrısız bir işlemdir.
Dansitometri işlemi sırasında röntgen ışınları veya ses dalgaları
kullanılarak ölçüm yapılan bölgedeki kemiklerinizin mineral
yoğunluğu saptanır. Saptanan değer, sağlıklı genç erişkinlerin
değerleri ile kıyaslanarak T skoru denilen bir değer elde edilir ve
ölçüm yapılan kemiklerin sağlıklı kemik ölçümüne nazaran ne durumda
olduğu saptanır.
Kemik dansitometrisi test-i ancak kişinin taşıdığı risk faktörleri
gözönüne alınarak ve ölçüm sonuçları tedavi kararı vermede yardımcı
olacaksa yapılmalıdır. Hali hazırda menopoz için hormon replasman
tedavisi alıyorsanız kemik dansitometrisi yapılması gereksiz
olabilir. Ancak tedavi kararı verilmeden önce yapılacak bir kemik
dansitometrisi, tedavi kararında kişisel risk durumunuzu
belirleyerek yardımcı bilgiler sağlayabilir. Ek olarak tedavi
altında olduğunuz yıllarda 18 - 24 ay aralarla yapılacak kemik
dansitometri ölçümleri tedaviye cevabınızı izlemek adına yararlı
olacaktır.
Osteoporoz nasıl tedavi edilir?
Osteoporoz önlenmesi ve tedavisinde kullanılan bir grup ilaç
mevcuttur. Ne var ki bu ilaçlar bir dereceye kadar kemiğin kendisini
yenilemesine yardımcı olmalarına karşın osteoporozu "tedavi"
etmezler. Bu nedenle ilaç tedavisini altındaki hastalarda kemik
sağlığı için diğer önlemlere uymak zorundadır. Tedavide kullanılan
ilaçlar kalsiyum, D vitamini, bisfosfonatlar, hormon tedavileri ve
kalsitoninler gibi değişik ilaç gruplarını içermektedir. Bu ilaçlar
hekim tarafından hastanın durumuna uygun biçimde seçilerek
kullanılırlar.
Prof. Dr. Yavuz Baykal
Memorial Hastanesi Dahiliye Bölüm Koordinatörü
Kemik
Erimesi(Osteoporoz)
Menopoz insan
hayatında önemli değişikliklerin meydana gelmesine neden olur. Hem
ruhsal hem de fiziksel bu değişiklikler temel olarak vücutta
yumurtalıklardan salgılanan östrojenin azalması nedeniyle ortaya
çıkar. Menopozla birlikte özellikle aşağıda anlatılacak olan risk
faktörleri olanlarda kemik dokusu da kısa zamanda kalitesinden ödün
vermeye başlayabilir. Menopozda olan kadınlar yaşamlarının geri
kalan kısımlarında osteoporoza bağlı %50'lik bir kemik kırığı riski
ile karşı karşıyadırlar.
Osteoporoz insan ömrünün giderek uzamasıyla birlikte ülkemizde de
önemli bir sorun haline gelmiştir.
Osteoporoz nedir?
Osteoporoz, ya da daha çok bilinen adıyla "kemik erimesi", kemiğin
mineral içeriğinin azalması nedeniyle dayanıklılığının azalması,
yani kalitesinin düşmesidir. Vücutta kortikal kemik ve trabeküler
kemik olmak üzere iki ayrı kemik türü vardır. Kortikal kemik tüm
vücut kemiklerinin %80'ini oluştururken, trabeküler kemik, bir
arıpeteği yapısında olan ve yüzey alanı daha geniş bir kemik
türüdür. Trabeküler kemik omurgalarda ve uzun kemiklerin uç
kısımlarında yer alır ve osteoporoza bağlı kırıklara en hassas
bölgeler de buralarıdır. Kemikler sürekli olarak yapım-yıkım
olaylarının ardarda devam etmesiyle yenilenen canlı dokulardır.
Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat
daha hızlı olması bu kemikleri kırıklara daha hassas hale
getirmektedir.
Kadınlarda 40 yaşına kadar yapım-yıkım olayı dengeli bir şekilde
devam ederken, bu yaştan itibaren yıllık %0.5'lik bir oranda geri
dönüşümsüz bir kemik kaybı olur. Bu, özellikle menopozdan itibaren
daha da hızlanır ve menopozda olan bir kadın her yıl trabeküler
kemiklerinin %5'ini ve tüm vücut kemik dokusunun %1-1.5'luk bir
kısmını kaybeder. Bu kayıplar 10-15 yıllık hızlı bir dönemden sonra
oldukça azalır. İşte bu aşamaya kadar kaybedilen kemik dokusu
miktarı kadının ileride kemik kırığıyla karşılaşıp
karşılaşmayacağını belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Zira bu
süre içerisinde trabeküler kemiğin %50'si kortikal kemiğin ise %30'u
kadar bir miktarı kaybedilmiş olabilir.
Osteoporoz hangi kemikleri etkiler?
Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan
omurları etkiler. Tüm osteoporoz olgularının %47'si omurlarda,
%20'si kalçada (uyluk kemiğinin baş kısmında), %13'ü bileklerde ve
%20'si diğer kemiklerde görülür. unun sonucunda özellikle ileri
yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak boyda kısalma
olabileceği gibi (bir kadının ileri yaşlarda boyu 15-20 cm'ye kadar
kısalabilir!), hafif düşmeler sonucunda ya da kendiliğinden, başta
kalçada olmak üzere diğer kemiklerde hayatı tehdit eden kırıklar
meydana gelebilir.
Osteoporoz kimlerde daha sık görülür?
Osteoporoz riski yaşla birlikte artar ve özellikle kadınlarda
erkeklere göre daha sık görülür. İnce kemik yapısı olanlarda,
ailesinde ve özellikle ailesindeki kadınlardan birinde kemik kırığı
öyküsü ya da boyunda kısalma öyküsü bulunan kadınlarda, 45 yaşından
önce kendiliğinden ya da ameliyatla yumurtalıkların alınması
neticesinde menopoza giren kadınlarda, uzun süreli adet görememe
şeklinde adet düzensizliği olan kadınlarda, gıdalarının kalsiyum
içeriği az olan kadınlarda (en önemli kalsiyum kaynakları süt ve süt
ürünleridir), yaşamlarında egzersize yer vermeyen, sigara içen,
aşırı alkol kullanan kadınlarda, kortizon ve diğer bazı ilaçları
kullanmak zorunda olanlarda ve başta hipertiroidi (tiroid
hormonlarının yüksek olması) olmak üzere çeşitli hormonsal
hastalıklarda osteoporoz riski artmıştır.
70 yaşın üzerinde olan kadınların %21'inde hiçbir belirti olmasa da
radyolojik olarak kırık yönünde değişiklikler gözlenir. Kalça kemiği
kırıklarının riski menopozdan 10-15 yıl sonra artmaya başlar ve 90
yaşında bir kadının kalça kemiği geçirmiş olma olasılığı %20'dir. Bu
kalça kırıklarının yaklaşık %15'i ilk üç ayda ölümle sonuçlanacak
kadar ağırdır. Özellikle kalça kırıkları %50 kadında sakatlıkla
sonuçlanır.
Osteoporozun Nedenleri
Osteoporoz metabolik kemik hastalıklarının en sık görülenidir.Vücut
yeterli yeni kemik oluşturamamaktadır.Yıkım süreci ise
hızlanmıştır.Kalsiyum ve fosfat kemik gelişimi için zorunlu olan iki
mineraldir.Vücut ömür boyu kemik yapımı için Calcium'a ihtiyaç
duymaktadır.Diyetle alınan kalsiyum yetersizse veya emilimi
yetersizse kemik dokularında zayıflamalar oluşur.Kemiklerin
kırılmaya eğilimi artar.
Osteoporozu hazırlayan en önemli etkenlerden biri, otuz yaş
dolayında kemik kütlesinin azalmaya başlamasıdır.Kadınlarda başka
bir önemli hazırlayıcı etken menapoz döneminde östrojen hormonu
salgısının hızla azalmasıdır.Genellikle kemiklerdeki yoğunluk kaybı
uzun yıllar boyunca fark edilmeden gelişir.Hastalık kemiklerdeki
kırılma ile ortaya çıktığında ise artık oldukça ilerlemiştir.
Osteoporozun nedenlerinden en önde geleni hormon (kadında östrojen,
erkekte androjen) eksikliğidir.Özellikle 60 yaşın üstündeki
kadınlarda sık görülür.Bu Yumurtalık fonksiyonunun kaybı ve menapoz
esnasında östrojen hormonunun azalmasına bağlıdır.Diğer sebepler
arasında diyetle düşük kalsiyum alınması, kortikosteroid tedavisi,
veya fazlalığı hipertiroidizm, hiperparatiroidizm, hareketsizlik,
kemik kanserleri, genetik bozukluklar sayılabilir.
Osteoporoz tanısı nasıl konur?
Klasik radyolojik yöntemlerle (düz röntgen filmleriyle) osteoporoz
tanısı koymak hatalıdır. Bunun yerine DEXA adı verilen özel yöntemle
ve kemik tomografisi yöntemiyle vücudun en hassas kemikleri olan
uyluk başı bölgesi, omurlar ve kol kemiklerinin incelemesi yapılır
ve hassas bir şekilde tanı konabilir. Raporda "normal", "osteopeni"
(osteoporoz başlangıcı), "osteoporoz" ve "ileri derecede osteoporoz"
olmak üzere farklı ifadeler kullanılabilir.Hiç bir şikayeti olmayan
kadınlarda bile menopoza girdiklerinde bir kez ve daha sonra beşer
yıllık aralıklarla kemik ölçümü önerilmektedir.
Osteoporoz nasıl tedavi edilir?
Başlamış bir osteoporoz süreci sonucu kaybedilen kemiği yerine geri
getirmek zordur. Ancak süreç bazı tedavilerle büyük oranda
durdurulabilir. Bunun sonucunda ileri derecede osteoporoz olguları
hariç, kırık oluşma riski de önemli derecede azalmış olur.Östrojen
tedavisinin süreci yavaşlattığı artık kesinlikle kanıtlanmıştır.
Östrojen tedavisi alanlarda kol ve kalça kırıklarında %50-60
oranında azalma, beraberinde kalsiyum alımı da sağlandığında
(kalsiyumdan zengin gıdalar alınması ve gerekli durumlarda ilaç
şeklinde kalsiyum tedavisi) omurga kemiği kırıklarında %80'lik bir
azalma beklenebilir. Bu, özellikle en az 5 yıllık bir tedavi sonrası
etkili olur. Östrojen tedavisinin etkili olabilmesi için tedavi
devam etmelidir. Tedavi bırakıldığında osteoporoz süreci tedaviden
önceki eski hızıyla devam eder. Progesteron tedavisi de kalsiyum
metabolizması üzerindeki olumlu etkileriyle osteoporozun önlenmesine
katkıda bulunur.
Kalsiyum emilimi yaşla birlikte azalır ve özellikle menopoz sonrası
azalma daha belirgin olur. Kalsiyum dengesinin sağlanması osteoporoz
engellenmesinde en önemli basamaklardan biridir. Ancak östrojenin az
olduğu durumlarda kalsiyum ne kadar alınırsa alınsın etkili
olmayabilir. Bu yüzden östrojen tedavisine ek olarak vücuda
gıdalarla ya da ilaç verilmesi yoluyla günlük 1000 gram kalsiyum
girişinin sağlanması önemlidir. Östrojen tedavisinin sakıncalı
olduğu durumlarda ise calsitonin adlı ilaçtan
faydalanılır.Calcitonin gibi bazı ilaçlarda kemik yoğunluğu ve kemik
ağrıları üzerinde etkilidir.Tedavi mutlaka uzman bir doktor
tarafından planlanmalıdır.
İlaç tedavisi dışında osteoporozun önlenmesi ya da ilerlemesinin
durdurulması için yaşam tarzında da bazı değişiklikler yapılmalıdır.
Günde en az 30 dakika olmak üzere, haftada 3 kez vücudu zorlamayan
sporlar yapılması menopoz döneminde kemiğin mineral miktarını önemli
ölçüde iyileştirir. Sigara ve alkol bırakılmalıdır. Dengeli bir
diyetle yeterli kalsiyum alınması için gerekli değişiklikler
yapılmalıdır
Adana -
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tunay Sarpel,
kontrolsüz diyetin osteoporoz (kemik erimesi) hastalığı riskini
artırdığını söyledi.
Prof. Dr. Sarpel, Balcalı Eğitim Günleri kapsamında, Hipokrat
Konferans Salonu'nda düzenlenen ''Osteoporoz'' konulu konferansta,
dünyada 4 ila 6 milyon kişinin kemik erimesi hastası olduğunu, 13-17
milyon arası kişinin ise risk altında bulunduğunu belirtti. Kemik
erimesinin genellikle kadın hastalığı olarak görüldüğünü belirten
Sarpel, ''21 ilde erkekler arasında yaptığımız bir ankette
erkeklerin de yüzde 8,6 oranında hastalığa yakalandıklarını gördük.
Buna göre erkekler de hastalığa
gereken önemi vermeli'' dedi.
Osteoporozun ciddi ve sinsi bir hastalık olduğunu vurgulayan Sarpel,
şöyle konuştu:
''Kemik erimesi, zamanında teşhis edilip önlenmezse sakatlıklara
hatta ölüme neden olur. Türkiye'de 31-89 yaş grubu arasında bin 597
kişiyle yapılan ankette
50 yaş üzerindeki kişilerin yüzde 45 üzerinde kemik erimesi görüldü.
Hastalığa yaşlılıkta daha çok rastlanıyor, ancak bu tek başına bir
etken değil. Kemiklerde
kalp, beyin gibi canlı ve sürekli aktif bir sistemdir. 30 yaşına
kadar kemik yapısı ilerler ve 30 yaşında doruk noktasına ulaşılır.
30 yaşında yeterli kemik kütlesine ulaşılmaması halinde hastalık
ortaya çıkmaya başlar.''
Kemik erimesinin kalsiyum ve D vitamini eksikliğine bağlı olarak
ortaya çıktığını vurgulayan Sarpel, şöyle devam etti:
''Bebeklikten, hatta anne karnından itibaren doğacak çocuğun
geleceği düşünülerek doğru beslenilmesi lazım. Özellikle anneler
çocuklarını gazlı içeceklerden uzak tutmalı. Çünkü yemek esnasında
alınan kalsiyum, kola gibi gazlı içecekle birlikte yok oluyor. Bunun
yanı sıra kontrolsüz yapılan diyetler hastalığın oluşmasını
tetikliyor.
Kapıda ödeme kolaylığı.
Danışmak Veya Kısa Mesaj Yazmak İçin Tıkla
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0464 217 18 81
0464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90
Şikayetleriniz
0 532 402 77 66 Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi |
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle
Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin, gıda takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun.
Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
|