Kategori - Bitkiler

1 seneyi geçen bitkileri yerlere atıyoruz, satmıyoruz.
Çünkü özelliklerini kaybetmişlerdir.

Bitkilerimizin Gerekli Denetimi Yapılmıştır.
Bitkiler, Şifalı Bitkiler
Bitki Çeşitleri

Bitki Tarihçesi

Belgeler; ilk eczanenin (eczahane) Babil’de açılmış olduğunu belirtir.
Bu ilk eczanelerde; gül, arpa, buğday, badem, elma, semizotu, hurma, nar kabuğu, kenevir,
hardal, raziyane ve sarımsak gibi bitkiler bulunduruluyordu.

Bu ilk eczanelerde; şap, kükürt ve alçı gibi madeni maddeler de bulunurdu.

Bu bitki ve madeni maddeleri; balmumu, bal, aslanyağı, filyağı, akbaba kanadı ve tavuk gözü gibi
hayvansal maddelerle karıştırıyorlardı.

“İlim peşinde koşmanın farz olduğu” hadisinden esinlenen İslam tarihi;
şifalı bitkilerde çığır açmışlardır.

Bitkilerimiz O Yıla Aittir.

Bu Bölümde şifalı bitkileri tanıtmaya çalıştık.

“Az gönder, deneyelim” bitkisi bizde yoktur.
Şifalı bitkilerimiz bu sene’nin, istenilen kalitede toplanılmış ve kurutulmuştur.

Bitki Özelliği
Bitkiler; tamamlayıcı, destekleyici ve önleyici olmalı.
Bitkisel tedavi; koruyucu olmalıdır.

Kaç Çeşit Bitki Var
Yeryüzünde 75.000 bitki olduğu söylenmesine rağmen 300.000 bitki kayıtlıdır.

WHO/Dünya Sağlık Örgütü 21.000 bitkiyi kayıt altına alınmıştır.

4.000 adet Bitki; en çok kullanımda olan bitkidir.

Piyasada ismi dolaşan bitkilerin % 21 i incelemeye alınmış, bilgileri açıklanmıştır.

Türkiye de 6.000 bitki çeşit bitki vardır.

Bitkisel Tedavi
Rahatsızlıklar, hastalıklar hekim tarafından teşhis edilmeli.
Bitki bilgileri tedaviye yardım amaçlıdır.

Bitki Açıklamaları
Bitki bilgileri; Galenik (bitkisel), Magistral (tarife göre hazırlanışı), Pharmacopoeia + Codex Vegetablis ile meydana gelen bilgilerle açıklanmalıdır.

Bitkilerin Toplanması – Bitkileri Saklanması
Bitki etkilerinin kaliteli olması için; toplanmaları, saklanmaları, yetiştikleri toprakları, iklimleri, rakımı vb. sebepleri önemlidir.

Bitki Kökleri; bükülebilir olmalıdır.
Kabuklar; kış aylarında toplanılmalı. (genellikle)
Reçineli ağaçların kökleri ilkbaharda toplanılır.
Çok yıllı ağaç kökleri ilkbahar da, iki yıllık veya yıllık bitkilerin kökleri sonbaharda toplanılır.
Kuru havada kurutulup nemsiz yerde saklanmalıdır.
Etli kökler; ince ince dilimlendikten sonra güneşte veya sobada, musilajlı kökler ise güneşte veya fırında kurutulmalıdır.

Bitki Meyveleri; eğer kurutulacaksa olgunlaşmadan, yenilecekse olgunlaşınca toplanılır.

Bitki Filizleri ilkbaharda toplanılır.

Bitki Yaprakları olgunlaşmadan toplanılmalıdır. Sebebi; yaprakların gücünü filizlerin oluşması almamalıdır.

Bitki Çiçekleri tamamen açmadan toplanılır. Bitki çiçeklerinin; nem, ışık ve ısıdan korunmalıdır.

Bitki Kabukları veya odun kısımları; güneşte veya sobada kurutulup nemsiz yerde saklanmalıdır.

Bitki Tohumları; oda veya ambar içinde gölgede yere serilerek kurutulur. Karton kutuda veya tahta kutuda saklanmaları iyidir.

Bitkisel Preparat Yapmanın Yolları
Haşlama, Demleme – İnfüzyon, Enfüzyon
Kaynatma – Dekoksiyon
Islatma – Maserasyon
Özsu Çıkarma – Santrifüllü Ezme
Tentür – Alkol İçinde Ezme
Ekstre, Extrait – Hulasa, Extract
Kuru Hulasa
Yumuşak Hulasa
Yarıkatı Hulasa
Bitki Tozu
Bitki Yağı
Aromatik Esans
Alkola
Alkolatür
Alkol Boyası
Balsam, Balsamum, Baume
Zamk – Gomme
Katran – Goudron, Bouleau

Bitkisel Preparat Kullanımı
Dahilen
Ağızdan veya rektal yolu ile verilir. Sindirim kanalı yolu ile kana geçer.
Haricen
Deri, adale veya mukoza yolu ile.

Bitkisel Preparat Çeşitleri
Sıvı İçecek -Sölütion
Losyon – Lotion
Hap – Pill
Lapa – Cataplasma
Macun – Elektuar
Şurup – Syrup
Merhem – Pomad
Krem – Cream
Supozituar – Fitil

Bitkisel Preparat Uygulamaları
Pansuman – Pansement, Dressing
Kompres – Compress
Buğu – İnhalasyon
Gargara – Gargarisme
Lavman – Enema
Göz Damlası – Ophtalmic Preparation
Vajinal Duş – Vaginal Bath
Banyo – Bath

Bitki kullanışı; yaşa ve cinse göre değişebilir.
Bitki Kaynatılacaksa soğuk suda kaynatılır

Bitki Kanunları
11 Nisan 1928, Tarih 1219 Sayılı – Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu
1. Maddesi
Hangi sebep olursa olsun hasta tedavi etmek için tıp doktoru şarttır.

26 Mayıs 1928 Tarih 1262sayılı – İspençiyarı ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu
3. Maddesi
Tıbbi ilaçların eczaneden satılacak olmasının izne tabi olması
13. Maddesi
Mustahzarları övmek, Sahip olmadıkları özellikleri varmış gibi reklam yapmak yasaktır. (bilimsel yayınlar hariç)

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Müdürlüğünün 1.Ekim.1985 Tarihli 5777Sayılı Genelgesine göre; bitkilerin faydalarını ürünün yanına yazmak yasaktır.

Bitkilerin Hazırlanması
Çiçek, yaprak olan şifalı bitkiler kaynamış suya demlemeye bırakılır.

Bitkiler Nasıl Kaynatılır
Ölçülere göre kaynatılan bitki kısık ateşte 2-3 dakika daha kaynatılmaya devam edilir. Kısık ateşte 2-3 dakika kaynatmaya devam edilirken cezve veya demliği sağa sola sallamakta fayda vardır.

Bitkilerin Aksi Tesirleri
3 aydan fazla kullanılan şifalı bitkinin etkisi azalır.
Uzun süre kullanması önerilmeyen bitkileri siz de uzun süre kullanmayınız.
Yaylalarda gölgelerde kurutulan şifalı bitki içmeye özen gösteriniz.
Kullandığınız şifalı bitki, taze olmalı. O sene ürünü olmalı.
Son kullanma tarihine dikkat edilmelidir.

Bitkilerin Tarihçesi
İnsanlar ilk yemeği bulduktan sonra yemeklerine tat aramaya başlamışlardır. Tat ararken buldukları bitkileri yemeye başlamışlardır. Şifalı bitkileri kullanan ilk insanlar bitkilerin şifalarını da keşfetmişlerdir.
Bizans imparatorluğu dönemine kadar şifalı bitkiler alternatif tıpta kullanılmıştır.
Bizans imparatorluğu döneminde kiliselere saklanan şifalı bitkiler kitapları Osmanlı imparatorluğu döneminden sonra alternatif tıpta kullanılmaya başlanmıştır.

Bitkilerin Özellikleri
Dünya üzerinde bulunan bitkilerin yaklaşık 20.000 tanesi tıbbı ve tedavi maksatlar için kullanılır.
Türkiye’de 9000 tür bitkiden 500 tanesi tedavi amaçlı kullanılır.

Bitkilerin Faydaları
Birçoğunun aksi tesiri yoktur. Şifalı bitkilerde kimyasal maddeler yoktur.

Önemli hastalıkların tedavisi mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir.

Çay Hazırlamak

Haşlayarak Demleme

Belirtilmiş oranda taze veya kurutulmuş bitki bir cam kaba veya metal olmayan bir başka kaba konur, kaynamaya başlayan su ocaktan alınır ve hazırlanmış olan bitkilerin üzerine dökülür. Taze bitkilerin demlenmesi için fazla beklemeye gerek yoktur (Birbuçuk-iki dakika yeterlidir). Çay açık renkli olmalıdır: Açık sarı veya açık yeşil. Kurutulmuş bitkilerin demlenmesi ise biraz daha uzun sürer (3-6 dakika kadar). Bu yöntemle hazırlanmış bir çay hem daha yararlıdır hem de daha güzel görünür.

Belirtilmiş oranda kök, gerekli görülen süre boyunca soğuk suda bekletildikten sonra, kısa süre kaynatılır ve 3 dakika kadar demlenmeye bırakılır. Günlük çay miktarı bir termosa konur ve gün boyunca ağır ağır yudumlayarak içilir.

Genel olarak, dolu bir çay kaşığı (yarım tatlı kaşığı) ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı (200 cc) dolusu suya yeterlidir. Değişik durumlarda ve bitkilerde, bu miktarlar reçetelere göre değişebilirler.

Soğuk Suda Yumuşatma:

Bazı bitkiler (Örneğin ebegümeci, ökseotu ve eğir kökü), sıcaklığın etkisi ile şifalı güçlerini yitirebilecekleri için, kaynatılmamalı ve haşlanmamalıdır. Bu tür bitkilerden elde edilen çaylar soğuk su ile hazırlanır. Belirtilen ölçüde bitki,soğuk suda 8-12 saat süre ile bekletilir (Genellikle geceleri). Süre dolduktan sonra içilebilecek derecede ısıtılarak, önceden kaynar suyla çalkalanmış bir termosa doldurulur.

Soğuk suda bekletme ve haşlama karışımından oluşan çay türü ise, şifalı bitkilerden en iyi yararlanma biçimi olarak belirtilebilir. Bitkiler belirtilmiş su miktarının yarısının içinde gece boyunca bekletilir ve sabahleyin süzülür.
Suyu süzülmüş olan bitkiler, belirli su miktarının öbür yarısı ile haşlanır (kaynatılmaz) ve yeniden süzüldükten sonra, soğuk ve sıcak çay karıştırılır. Bu yöntemle hazırlanan çaylarla, yalnızca soğuk veya sıcak suda eriyebilen maddeleri kazanabilme olanağını elde edebiliriz.

Tentür Hazırlamak

Tentürler, 35-40 derece alkol içerikli damıtılmış içkilerin veya aynı derecede etil alkol, kanyak veya elma sirkesi kullanımı ile elde edilirler. Bir şişe veya ağzı kapanabilir bir kavanoz, ince kıyılmış bitkilerle gevşekçe doldurulur (Kuru bitkiler için kavanozun 1/5′ i, taze bitkiler için kavanozun 2/5′ i) ve üstüne etil alkol, kanyak veya elma sirkesi eklenir.

Sıvı, bitkilerin üstüne çıkmalı ve kavanozun çalkalanacak kadarlık bir kısmı boş kalmalıdır. Ağzı iyice kapatılan şişe veya kavanoz, 14 gün güneşte bekletilir ve her gün 2-3 kez çalkalanır. Süre sonunda ince delikli bir süzgeç veya tülbentle birkaç kez süzülür ve bitki posasının suyu sıkılır. 1-2 gün bekledikten sonra bir kez daha süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılır.
Elde edilen bu başlangıç tentürü, serin bir ortamda saklandığında, kullanım süresi 2-3 yıl civarındadır. Tentürler, içten doğrudan veya çaya ve suya eklenerek, dıştan da kompres veya friksiyon (sürülme) biçiminde kullanılırlar.

Tentürün İnceltilerek Güçlendirilmesi:

Bazı bitki tentürlerinin kullanımında yukarıda açıklanan başlangıç tentürü tercih edilir. Ama tentürler genellikle inceltilip-güçlendirilerek kullanılır.

İnceltme-Güçlendirme Yöntemi:

1 ölçü başlangıç tentürü, 9 ölçü 30-35 derecelik etil alkol-su karışımı, kanyak veya elma sirkesi ile koyu renkli küçük bir şişede inceltilir ve iyice çalkalanır. Elde edilen tentür, desimal ölçüye göre; D1′ dir ve şişenin üstüne, kullanılan bitkinin adı, tentür yapımının tarihi ve incelti derecesi (D1) bilgilerini içeren bir etiket yapıştırılır. D1 inceltisinden alınan 1 ölçü, aynen yukarıdaki gibi 9 ölçü etil alkol-su, kanyak veya elma sirkesi karışımıyla inceltilirse D2 inceltisi elde edilir. Böylece devam edilerek, kullanımı önerilen incelti derecesine ulaşılır. (D3, D4, D5, D6… gibi)

Homeopaty biliminde (tentür ile tedavi) 2 yüzyıl boyunca yapılan sürekli araştırmalar ve insan üzerinde yapılan deneylerle, hangi hastalıklara karşı hangi bitkisel, hayvansal veya mineral tentürün, hangi incelti derecesinde, hiç bir yan etki yapmadan başarılı olabileceği kesinlikle saptanmıştır.
Homeopaty (Homeopathic- Homeopathie-Homöopathi) yöntemleriyle yapılacak tedavilerde, konu literatüründe yerini almış olan bu incelti derecelerine ve kullanım dozajlarına mutlaka uyulmalıdır. Bazı hastalıklara karşı çok yüksek incelti dereceleri (Örnek: D30 gibi) önerildiğinde, konunun yabancısı olan kişiler şaşkınlığa kapılabilirler, ama bu tespitler kesinlikle doğrudur çünkü tentürlerin etkinlikleri genelde inceldikçe artar!

Tentürler, kullanım miktarları göz önüne alındığında, bitki çaylarından çok daha etkilidirler. Alkol almak istemeyen veya kesin alkol yasağı altında olan kişiler için sıcak su karışımı idealdir, çünkü alkol sıcak suyun içerinde kısa bir sürede uçar ve geriye yalnızca bitkisel etken maddeler kalır. Tentürler ayrıca, tam veya yarım banyolara eklenerek de kullanılabilir.

Özsu Çıkarmak

Bitkilerin taze özsuları, damla biçiminde kullanılmaya veya hasta organları nemlendirmeye uygundur. Bu özsular, evlerde kullanılan meyva sıkma aleti ile de elde edilebilirler. Bitkilerin özsuyu her gün taze olarak sıkılabilir. Ağzı iyice kapalı küçük renkli şişelerin içinde, buzdolabında bir kaç gün saklanabilir.

Bitki Lapası

Saplar ve yapraklar, bir tahta tabla üstünde, bir bitki lapası haline gelene kadar merdane ile ezilir. Elde edilen lapa, bir keten bezin üstüne yayılarak, hasta organın üstüne yatırılır, sargı bezi ile sarılır ve sıcak tutulur. Bu lapa kompresi gece boyunca etkilemeye bırakılabilir.

Bitki-Buhar Kompresi

İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra, süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra , yumuşamış olan bu sıcak bitkiler bir bezin üstüne yerleştirilerek, hasta organın üstüne yatırılır. Hepsi, bir yünlü kumaşla örtülür ve başka bezlerle sıkıca sarılır. Hasta kişi üşümemelidir.Örneğin: Atkuyruğu buğu kompresleri çok etkilidir. Buğu kompresleri, iki saat veya gece boyunca hasta organın üstünde kalabilirler.

Merhem ve Yağ Hazırlamak

İki avuç taze bitki ince kıyılır. 500 gr içyağı veya bir doğal margarin, sanki kızartma yapılacakmış gibi, bir kabın içinde kızdırılır. Bitkiler bu kızgın yağın içine atılarak karıştırılır, 1-2 dakika sonra ateş söndürülür, kabın kapağı kapatılır ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra buzdolabına koyulur. Ertesi gün, kap yine ısıtılır (kızartılmaz) ve bir tülbentten geçirilerek süzülür ve hazırlanmış olan merhem kaplarına dağıtılır.

Bitki yağı hazırlamak için, çiçekler veya yapraklar gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve bitkilerin iki parmak üstüne çıkacak miktarda, sızma zeytinyağı eklenir. 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletildikten sonra tülbentten geçirilerek süzülür.

Oturma Banyosu

Tam banyo için, gerekli bitkiler geceden soğuk suya koyulur. Bir banyo için bir kova dolusu (6-8 litre) taze bitki veya 200 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Ertesi gün bu miktar ısıtılır (kaynatılmaz) ve süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir (küvet). Banyo süresi 20 dakikadır. Kalp ve göğüs bölgesi suyun dışında kalmalıdır. Ilık ya da sıcak su ile belirtilen sınırları aşmayacak şekilde doldurulmuş küvete bitki suyunu süzüp boşalttıktan sonra 20 dakika süreyle oturmalısınız. Bu esnada ilgili sayfalarda belirtilen bitki çayını da yudum yudum içebilirsiniz. Banyodan sonra kurulanılmaz ve durulanılmaz. Bir bornozun içinde, sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir.

Yarım banyo için, yarım kova (3-4 litre) taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Yarım banyonun hazırlanışı ve uygulanışı da aynı tam banyo gibidir. Ancak, banyo suyu böbreklerin üstüne kadar çıkmalıdır. Yarım banyo süresi de 20 dakikadır. Banyodan sonra kurulanılmaz ve bir bornozun içinde, sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir. İlgili sayfalardaki bitki özelliklerine uygun önerilere dikkat edilmesi gerekir.

Referanslar:

1-“Gesundheit aus der Apotheke Gottes” “Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık”, Maria Treben

2-Türkiye’de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.

7-Eröztürk N.: Bir Yudum Sağlık, Anahtar Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 2000

Şifalı bitkilerle ilgilenmek isteyen kişinin, bitkinin yapısı, organları ve bu organların işlevleri hakkında bazı temel bilgilere sahip olması gerekir.
Bir bitkinin çeşitli organları, birbirine benzemeyen çeşitli etken maddeler içerir.

Şifalı bitkilerle tedavi alanında bu organlar, bitkisel droglar olarak tanımlanır. Yaygınlıkla kullanılan organ, glikozitler ve alkaloitler içeren yapraklardır.
Kök ve yapraklar arasında taşıma işlevi üstlenen bir yol olarak da tanımlanabilecek saplar ise genellikle kullanılmaz, ama bu kural bazı bitkilerde değişebilir.

Yani, bazı bitkilerin sapları da etken madde içerebilir.
Aynı biçimde, bazı ağaçların kabukları da etken madde açısından zengindir.

Yeraltındaki, adeta depo görevi üstlenen sürgünler, biçimlerine göre, köksap, yumru, kök veya soğan adları ile tanımlanır.
Kökler, topraktan emdikleri su ve madensel tuzları yapraklara gönderirler.

Genellikle şeker, bazen vitaminler ve alkaloitler depolarlar.
Çiçek ve meyve, bitkinin soyunun devamının sağlanması görevini üstlenmişlerdir. Genellikle içerdikleri etkin maddeler nedeniyle,
şifalı bitkilerle tedavi alanında önemli yere sahiptirler.
Toplanmayan çiçek meyve oluşturur.
Bitki tohumu, bitkinin gelişme aşamasında gerekli olan etken maddelerin özünü içeren bir depodur.
Çiçeksiz bodur bitkiler ise, çiçek tozu (polen) benzeri, sarımsı tozlar üretirler.

Değerli ziyaretçimiz, şifalı bitkilerin tedavi edici gücüne inanabilir ve hatta onlarla başarılı sonuçlar elde etmiş de olabilirsiniz.
Ama sağlığınıza gerçekten değer veriyorsanız, özellikle, önemli sonuçlara yol açabilecek hastalıklarda doktora görünmeyi ihmal etmeyiniz!
Basit bir rahatsızlık sandığınız belirtiler, yaşamsal önemde bir hastalığın ön belirtileri olabilir.
Hastalıkların teşhisi ve tedavisi yalnızca uzman tıp doktorlarınca gerçekleştirilebilir!.. Lütfen bu konuyu gözardı etmeyiniz!..

Şifalı bitkilerin tedavi edici gücünden, basit rahatsızlıklarınızı geçiştirmek için yararlanın.
Önemli hastalıkların tıbbi tedavisi sırasında da, doktorunuzun onayını almak kaydıyla, bu tedaviye şifalı bitkilerle destek verebilirsiniz.
Ama, çok iyi tanımadığınız bitkilerle kendinizi tedavi etmeye hiçbir zaman kalkışmayınız! Doğada her hastalığa çare olabilecek pek çok sayıda şifalı bitki vardır;
ama bu bitkileri gereğince kullanabilmek için bilimsel eğitime de kesinlikle gerek vardır.