Dalak Genişlemesi

 

Damar Genişliği

 

SORU: Sorunum sağ testisim çok aşağı-da sol ise normal. Sol testisimde damar genişlemesi gibi bir durum var masturbasyon yaparken sağ testisim yukarıya geliyor ve hiçbişey yokmuş gibi duruyor. Boşalma sorunum yok ama sonra testis tekrar aşağıya iniyor. Kısır olur muyum?

CEVAP: EĞER sol testisinizde damar genişlemesi (varikosel) teşhisi kondu ise bir spermiogram yaptırmalısınız, eğer bunda bir anormallik var ise bir operasyon önerilebilir. Onun dışında anlattıklarınız bir anormal-liği çağrıştırmıyor. Her varikoseli olan kişinin çocuğu olmayacak diye bir şey yoktur, spermiogram yaptırmalısınız.       

           

 

Varis damar genişlemesi

 

Vücutta kullanıldıktan sonra toksik maddelerle kirlenen kanı kalbe taşıyan damarlara toplardamar adı verilir.

 

Bacaklardaki toplardamar duvarlarının elastikiyetinin bozulması suretiyle kanı ileriye doğru hareket ettirememesi, taşıyıcı görevini yapamaması sonucu damarların genişleyip kese halini alması ve belirgin hale gelmesine varis hastalığı adı verilir.

 

Erişkin erkeklerin yarısında, kadınların ise üçte ikisinde değişik oranlarda varislenmiş damarlar bulunmaktadır. Varis ayakta fazla ve uzun süreli duran kişilerin hastalığıdır. Berberlerde, tezgahtarlarda, hemşirelerde sık görülür.

 

Kadınlarda, bilhassa hamile olan kadınlarda hormonal etki ile (kadınlık hormonunun etkisi ile) varis ihtimali artmaktadır. Kadınlık hormonu damar duvarlarındaki elastikiyeti azaltarak damarların genişlemesine sebep olur. Hamilelik döneminde kadınlık hormonu (progesteron) daha fazla arttığı için ve bebek ana toplardamara baskı yaptığı için varis olma ihtimali artar.

 

Varis oluşumunda, genetik yani soyaçekim de önemlidir. Çalışan kadın veya erkeklerin yaklaşık yüzde 20'sinde kronik varisler görülmektedir. Bu kişilerdeki damar genişlemeleri değişik derecelerdedir.

 

Ayakta duran insanlarda adele pompası çalışmadığı için varis oluşumu kolaylaşır. Kirli kan yerçekimine bağlı olarak, hem de adale pompasının çalışmamasına bağlı olarak ayaklarda birikir. Çok şiddetli kramp tarzında ağrılar yapar. Adale pompasını şöyle izah edebiliriz:

Yürürken veya ileri geri hareket ettiğimizde kaslarımız kasılıp arasından geçen damarları sıkarak içindeki kanı yukarıya doğru hareket ettirir. Biz bunu hiç fark etmeyiz. Yani bacak adelelerimiz tıpkı kalp gibi kanı ileri doğru pompalar. Bacaklarını sarkıtıp oturan hastada da adale pompası çalışmadığı için varis olma riski artar.

 

Her türlü sıcak (güneş, ultraviole, sauna, kaplıca, fizik tedavisi) varis oluşumunu hızlandırır.

Bir kadının adet döneminin ikinci yarısında; özellikle son günlerde bacaklarında yorgunluk, şişlik ve ağrı yakınmaları varsa, bunun venöz yetmezlikten (toplardamar kanının geri dönüş güçlülüğü) kaynaklandığı bilinmelidir. Başlangıçtaki bu masum yakınmalar ileride varise neden olacaktır.

 

Kordon Damarlarının Genişlemesi

Kordon damarları genişlemesi (varikosel), sperma kordonu toplardamarlarının varisimsi genişlemeleridir. Toplardamar dolaşımı üstünde, sperma kordonu, kasık kanalı düzeyinde ya da karın zarı arkası aralıktan böbrek yuvasına kadar olan uzaklıkta bir basıncın yolaçtığı engel sonucunda ortaya çıkar. Gerçekte, çoğunlukla birincil nedeni bilinmeyen bir olaydır ve toplardamar çeperlerinde bir gelişme kusuruyla ilgilidir.

 

Nedeni bilinmeyen kordon damarları genişlemesinin hemen her zaman sol tarafta gözlenmesi, sperma toplardamarının böbrek toplardamarına dik açı ile açılmasının sonucu olarak yorumlanmaktadır.

 

Teşhis

 

Kordon damarları genişlemesi, belli belirsiz kasık erbezi torbası ağalarıyla, yalm bir rahatsızlıkla ya da ağırlık duygusuyla açığa çıkar. Ayakta duran kişinin gözle muayenesinde, çeperinde bazen toplardamarın belirgin olduğu bir erbezi torbası düşüklüğü gözlenir.

 

Elle muayenede, birçok soluca|i ya da piliç barsağı duygusu veren, yumuşak, ve düzensiz bir şişliğin (toplardamar grupları) varlığı saptanarak, teşhis hemen konur. Bu şişlik, hasta yatar durumdayken kısmen küçülür.

belfitigi

Evrim

 

Genellikle muayene sırasında teşhis edilen ve hastayı çoğunlukla fazla rahatsız etmeyen kordon damarları genişlemesi, bir travma ya da bir çaba sonrasında toplardamar yırtıklarına yolaçabilir ve kordonda kan toplanmasına (hematosel) neden olabilir. Ayrıca, ağrılar hastanın toplumsal etkinliğini bazen engellerse de, çoğunlukla şiddetleri, ruhsal yansımalanyla hiç bir zaman oranlı değildir.

 

Özellikle geç açığa çıkan bir kordon damarları genişlemesinin anlamını (hele sağdaysa) bilmek önemlidir, çünkü, lenf düğümlerinde büyümeyle ya da kanser tomurcuklarının böbrek toplardamarını tıkamasıyla giden ilerleyici bir böbrek kanserini açığa çıkarabilir ya da kansere eşlik edebilir.

 

Kordon damarları genişlemesi, bir böbrek ya da böbreküstü urunu açığa çıkarabildiği için, özellikle sağ tarafta yerleştiğinde, üst boşaltım sisteminin röntgenle incelenmesi gereklidir.

 

Kordon damarları genişlemesi, sperma kordonu toplardamarlarının varisimsi genişlemeleridir. Toplardamar akımında üreme, boşaltım sistemi yolunun değişik noktalarında yeralabilen bir engel sonucunda ortaya çıkar.

 

Ayırıcı Teşhis

 

Kordon damarları genişlemesinin teşhisi, hiç bir güçlük çıkarmaz. Kıvamının çok özel olması, ışın geçiren bir sıvı toplanması, bir kasık fıtığı ya da bir kordon kisti olasılıklarını kolayca bir yana bırakmayı sağlar.

 

Bazı ender durumlarda, erbeziüstünün kuyruğunda yerleşmiş kısmi kordon damarları genişlemesi, erbeziüstü iltihabını taklit edebilir.

 

Tedavi

 

Süspansuvar kullanma, soğuk ve damar büzücü banyolar, hastalığın tedavisine çoğunlukla yeterlidir.

 

Bununla birlikte kordon damarları genişlemesinin hacminin büyük olması, yolaçtığı can sıkıcı, çirkin görünüşlü ve ağrılı biçim bozukluğundan ötürü cerrahi tedavi gerektirebilir. Çok gevşek olan erbezi torba derisinin kesilmesi ve deri altı kas dokusunun dikilmesi her zaman yeterli olmaz. Uyluk kavsinin üstünde ve karın zarı ardı alanda sperma toplardamarının bağlanması, en iyi sonuçları verir.

 

MARFAN SENDROMU

 

Bir bağ doku hastalığıdır.Bu yüzden, iskelet, akciğerler, gözler, kalp ve kan damarları gibi birçok yapıyı etkiler. Hastalık, anormal uzunluktaki kol ve bacaklarla karakterizedir (Abraham Lincoln’ün de bu hastalığı taşıdığına inanılır).

 

Marfan sendromu, 15. kromozom üzerindeki FBN 1 genine bağlı otozomal dominant bir hastalıktır. şekilde kromozom ve üzerinde Marfan hastalığından sorumlu gen görülmektedir.

 

Otozomal dominant geçişli, kardiyovasküler, iskelet ve oftalmik sistemi etkileyen bir hastalıktır. 1:10000 oranında görülür. % 15-30 olgu, yeni mutasyondur. 15 no’lu kromozomda fibrilin geninde defekt mevcuttur.

 

Sistemik birliktelikleri şunlardır:

 

-Uzun boy,

-Oynak eklemler,

-Skolyoz-kifoskolyoz,

-Göğüs deformiteleri,

-Aort dilatasyonu-aort anevrizması,

-Mitral valv prolapsusu.

-Göz bulguları şunlardır

-Ektopia lentis (%50-80),

-Erken katarakt gelişimi,

-Hipoplastik iris stroması (kötü dilatasyon),

-Düz kornea, derin ön kamara, glokom,

-Aksiyal myopi. [-7D’nin üstü (%21)].

 

Moleküler genetik olarak Marfan sendromu 15. (onbeşinci) kromozomda yerleşik FBN 1 (Fibrillin 1) genindeki mutasyonlar sonucu oluşmaktadır. Bu genin ürünü olan fibrillin proteini bağ dokuda elastik liflerin oluşumunda yapısal destek sağlayan kritik bir rol oynamaktadır. Fibrillin proteninin eksikliği veya defektif olması sonucu özellikle aort damarı, akciğerler ve göz küresi gibi elastik liflerden zengin organların bağ dokularında zayıflık oluşmaktadır. Klinik takipte bu hastaların büyük çoğunluğuda bu sebeple gelişen aort rüptürü (yırtılması) gibi komplikasyonlar sonucu kaybedildikleri de unutulmamalıdır. Dahası bu komplikasyonların hastada ne kadar erken veya geç yaşta gelişeceği hastanın FBN 1 geninde taşıdığı mutasyonun fibrillin üzerinde ne derece bir fonksiyon kaybına yol açtığı ile doğrudan ilintilidir

 

:::::genel değerlendirme::::::

Marfan Sendromu, otosomal dominant geçn bir konnektif doku astalığıdır . Her ırk ve etnik grupta görülür. İskelet sistemi, göz, kardiovaskler sistem, akciğer, deri, merkez sinir sistemini tutabilir . Kask Marfan fenotipi hariç, sıklıkla haattayken teşhis konamayabilir. Teşhis zorluğunun nedenleri klinik tablonun değişkenliğ, bütün belirtilerin yaşa bağlı olması ve yüksek orandaki yeni mtasyonlardır. Kesin teşhis kriterleri ttulan sistemlerdeki belirtilere bağlıdır.

 

Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles Marfan Protokolü’ne göre pozitif aile anamnezi olan bir hastada kesin Margan Sendromu tanısı koyabilmek için en az 2 ana kriter (kardiovasküler, göz, iskelet tutulumu) olmalıdır. Pozitif aile anamnezi olmayan hastalarda ise karakteristik kardiovasküler tutulum ve diğer 2 ana kriterin en az biri aranır.

 

En sık kardiovasküler belirtiler aort kökü genişlemesi ve mitral kapak prolapsusudur. Birlikte olan klinik tablolardan aort disaaaaiyonu, AR, MY en sık ölüm nedenleridir; ortalama yaşı 4. ve 5. dekatdadır. Diğer kardiovasküler belirtiler endokardit, disritmi, mitral anülüs dilatasyonu, triküspit kapak prolapsusudur. Çocuklarda mitral kapak lezyonu daha sıktır. Aort lezyonları ise ilerleyicidir; genç ve erişkinlerde daha yaygındır . Marfan’da kardiak komplikasyonları önlemek veya geciktirmek açısından erken teşhis önemlidir. Klinik tabloda yer almayan birçok patolojiyi ekokardiyografiyle çocukluk çağında saptayabiliriz.

 

Bu hastaların kardiovasküler komplikasyon gelişmesi ve cerrahi tedavinin zamanlanması yönünden ekokardiografi ile yakın takipleri gelişmiş ülkelerde rutin olarak yapılmaktadır . Henüz tam olarak ayınlanmamış çalışmalara göre beta blokerler aort kökü genişlemesini durdurarak veya geciktirerek aort disaaaaiyonu riskini azaltırlar . Beta blokerlerin aort kökü genişliğine etkileri yine ekokardiografi ile takip edilir. Mitral kapak tutulumu yaşa bağlıdır ve kadınlarda daha sıktır. Ekokardiografiyle hastalar tarandığı zaman mitral kapak tulumu %60-80’e ulaşır. En sık MKP görülür.

 

Ayrıca yaprakların fibromiksomatöz kalınmaşlası, kordaların uzaması veya rüptürü, yaprakların fenestrasyonu, mitral anülüs dilatasyonu, MY’ne de rastlanır. Hastaların yaklaşık yarısında mitral kapak fonkisyonu giderek bozulur. Kadınlarda bu ilerleyici kapak disfonksi-yonu daha sktır[2,12,13]. Marfan Sendromun’daki MKP’nun doğal gidiş ve yaygınlığı, diğer hastalıklara eşlik eden MKP’larından farklıdır.

 

Ekokardiografik olarak, aort anülüsü, Valsalva sinüsleri ve distal assendan aorta simetrik olarak dilatedir. Hastalık doğal gidişinde gelişebilecek AY, aort disaaaaiyonu, aort cerrahisi gerekliliğini önceden kestirebilmek mümkün değildir. Aort kökü ölçümündeki değişiklikleri ortaya çıkarmak ve özlemek için regüler ekokardiografi tetkiki yeterlidir.

 

Çünkü disaaaaiyon olmadığında, dilatasyon sadece proksimal assendan aortadadır ve dilatasyonda artma yavaştır. Aort disaaaaiyonu riski, aort kökü genişliği ile artar ve nadiren 60 mm’nin altındaki aort kökünde gelişir. Aort kökü 5 cm olduunda ekokardiografi ile daha sık takip gerekir. Marfan Sendromu kardiovasküler komplikasyonları nedeniyle, genç hastalarda sessiz öldürücüdür. Bilinen ölüm nedenlerinin %87’si kardiovasküler sistemle ilişkilidir. Bunların çoğu aort kökü komplikasyonlarıdır (aortik disaaaaiyon, rüptür veya yetmezlik).

 

Ayrıca asemptomatik kronik aort disaaaaiyonu olabileceğinden bazı asemptomatik hastalarda bile koruyucu aort replasmı tavsiye etmektedirler . Lezyonlu aort kökünün değiştirilmesi için gelişmiş kardioasküler cerrahi tekniklerin mevcut olması, Marfan Sendrmu’ndaki kardiovasküler lezyonların tanınması ve bunların aiddiliğinin değerlendirilmesi daha da önemli kılmaktadır. Bu konuda en çok yardımcı yöntem, ekokardiografidir. Ekokardiyografide belirgin aort kökü genişlemesi olduğu halde telegrafide bu bulgu gözükmeyebilir. Assendan aortanın en proksimalindeki patolojileri saptamada, ekokardiografinin telegrafiden daha hassas olduğunu gösteren, büyük serili çalışmalar vardır. Bu bulgu, proksimal assendan aortanın perikardial gölge içinde kalıp kardiak silüette gizlenmesiyle açıklanabilir.

 

Marfan Sendromu’nun en korkulan komplikasyonu olan aort disaaaaiyonun transtorasik ekokardiografi ile teşhisinde intimal flep, gerçek - yalancı lümen her zaman görülmeyebilir. Aortik disaaaaiyon tanasında transözefajial ekokardiografinin ise sensitivitesi %99, spesifitesi %98’dir.Transözefajial ekokardiograf disaaaaiyon hakkında hızlı ve detaylı bilgi verdiği gibi diğer kardiovasküler belirtilerin değerlendirilmesine de katkıda bulunur.

 

Aort yetmezliği sıklıkla aort kökü 50 mm olan yetişkinlerde görülür ama 60 mm’den çok çaplarda olmayablir. Aort kökü dilatasyonuna bağlı aort yetmezliği yanısıra, Marfan Sendromu’nda aort disaaaaiyonu kapağı veya kapağın destek dokusu tutarsa akut AR gelişir. Tüm bu komplikasyonlar, renkli akım ve Doppler inceleme ile tespit edilir

 

Mitral kapak tutulumu olan hastalarda giderek kapak disfonksiyonu gelişir. Marfan Sendromlu hastalar, bu patoloji yönünden ekokardiografi ile takip edilirler .

 

Aort disaaaaiyonu riski, hamililekte arttığı için aort kökü dilatasyonu olan kadın hastalar hamile kalmamalıdır. Yine de, aort kökü ölçümü normal olan hastalarda da daha seyrek olarak disaaaaiyon gelişebilir. Gebelik boyunca aortun çeşitli kısımla-rında dilatasyon olup olmadığı ekokardiografi ile takip edilmelidir

 

Ekokardigrafi ayrıca Marfan Sendromlu hastaların birinci derece yakınlarının aort kökü ve mitral kapaktaki patolojilerini tespit için de kullanılmaktadır

Sonuç olarak, klasik Marfan fenotipi hariç, Marfan Sendromu’na tanı koymada ve hastalığın doğal seyrinde gelişen komplikasyonların gösterilmesinde, ayrıca cerrahi tedaviyi zamanlamada eko-kardiografi birinci yöntem olarak kullanılmalıdır.

 

 


 

Şifalı Bitkiler'le - Tıkla

  0 542 252 70 62
  0 532 402 77 44

0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
    

0 532 790 41 90  Şikayetleriniz
0 532 402 77 66  Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi



 

Dalak Genişlemesi Yazıları Bilgi Amaçlıdır. Dalak Genişlemesi Bilgileri İlaç ve Doktor Yerine Tedavi Etmez.