Damarlardaki
Şeker
Merhaba, Damarlardaki
Şeker Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
Sözümüz Söz. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Şifalı
Bitki Destek Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Şeker hastalığı,
kolesterolün yükselmesine neden olur ve damar sertliğine yatkınlığı
arttırır. Şeker hastalarında kalp krizi riski 2 kat fazladır. Aynı
zamanda bacaklarda gangren oluşumu ve felç riski çok fazla artış
göstermektedir.
Bunların dışında
egzersiz yapılmaması, stresli yaşam sürme, kontrolsüz kilo alma,
obezite ve alkol tüketimi damar sertliğine neden olmaktadır.
BELİRTİLERİ
Damar sertliğinin belirtileri bu hastalığa
spesifik belirtiler değildir. Zaten belirtiler, ancak damar
hasarları belirginleştiğinde meydana gelir. Damar sertliği kalpte
ortaya çıkarsa kalp kası zayıflar ve yeterince kasılamaz. Çünkü
kalbe gelen oksijen azalmıştır. Göğüs ağrısı birçok hastada
görülebilir. Özellikle egzersiz yaparken bu ağrı sıkıştırıcı ve
yanma şeklinde ortaya çıkar. Hastalar
göğüslerinde bir
baskı hisseder. Bu ağrı kola, çeneye yayılabilir ve birkaç dakika
dinlendikten sonra geçer. Bunların dışında kalpte ritim bozuklukları
oluşabilir. En son ise hasta kalp krizi geçirir.
Eğer beyinde
tutulum olursa bilinç kaybı, kaslarda güçsüzlük, görme problemleri,
konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir. Bacaklarda damar sertliği
oluşması sonucu kramp tarzında ağrı, ısı kaybı ve son olarak gangren
gelişebilir. Eğer hayati organlarımızdan biri olan böbreğin
damarlarında ateroskleroz gelişirse, tansiyon yüksekliği ve böbrek
fonksiyonlarında bozukluk oluşabilir.
TANI VE TEDAVİ
Yapılan fizik
muayene sonrasında hastaya doppler ultrason görüntüleme yapılır. Bu
yöntemden başka damar, ilaçlı filmle gösterilir. Anjiyo dediğimiz bu
yöntemle damarların durumuna bakılır ve tıkanıklık ya da daralma
varsa saptanır. Bazı hastalara efor testi uygulanır. Tedavi ise
daralmanın boyutu ve hastanın şikayetlerinin derecesine göre
değişir. Eğer hafif bir daralma varsa hastaya ilaç tedavisi
uygulanır. Bunun için kan sulandırıcı ilaçlar tercih edilir. Daha
ciddi vakalarda by-pass veya balon yöntemi ile damarlar açılır.
Hastalıktan
korunmak için bazı programlar uygulanır. Sigarayı bırakmak ya da
sigaraya başlamamak, yüksek tansiyonun kontrol altına alınması,
egzersiz yapma, kilo kontrolü ve kötü kolesterolü düşürmek
hastalıktan korunmak için yapılması gereken temel koruma
yöntemleridir. Daha önce kalp krizi geçirmiş kişilere ise yağ
düşürücü ilaçlar ve antiplateletler verilir. Böylece kalp krizinin
tekrar oluşmasının önüne geçilmeye çalışılır.
10 soruda
homosistein ve damar sertliği
1- Homosistein
nedir ve ne zamandan beri biliniyor?
Homosistein
vücutta üretilen bir aminoasittir ve kırmızı etin bir son ürünüdür.
Çocuklarda bir enzim eksikliği sonucunda görülen homosistein
fazlalığının erken damar sertliği yaparak genç yaşta ölümlere neden
olduğu 1969 yılından beri bilinmektedir. Fakat homosisteininin
erişkinlerde erken damar sertliği yaptığı 1990 yılından sonra fark
edilmiştir. Homosistein damar sertliğini hızlandırarak, erken yaşta
görülen enfarktüslerin en önemli nedeni olarak kolesterol gibi
tehlikeli bir kan ürünüdür.
2-Homosistein tek
başına hayati sonuçlar doğurabilir mi?
Homosistein damar
sertliği yaparak meydana getirdiği daralmanın yanında pıhtılaşmayı
da artırarak enfarktüs gelişmesini de hızlandırabilir.
3-Homosistein
yüksekliği hangi hastalıklara yol açar, kalp ve damar dışında
tetiklediği hastalıklar da var mıdır?
Beyin damarlarının
tıkanması sonucunda görülen felcin oluşumunda da yüksek homosistein
hazırlayıcı neden olmaktadır. Ayrıca Alzheimer olan hastalarda
yapılan çalışmalarda da yüksek homosistein seviyeleri saptanmıştır.
4-Kalp
hastalıkları ve damar setliğinde homosistein'in rolü nedir?
Damar sertliğini
hızlandırıyor ve pıhtılaşmayı arttırarak enfarktüse zemin
hazırlıyor.
5- Homosistein
oranı nasıl anlaşılır? Normal oranı ve üst sınırı nedir?
Kan tahlili
yapılarak tespit edilebilir. 10 micromol/ lt. üst sınırdır.
6-Homosistein
yüksekliğini gösteren belirtiler var mıdır?
Homosistein
fazlalığı herhangi bir klinik belirti yoktur.
7-Homosisteinin
yükselmemesi için neler yapmak gerekir?
Homosistein
seviyeleri yaş ile birlikte artabilir. Günde 20 adetten fazla sigara
içimi, aşırı kahve tüketimi, alkolizm, sedanter hayat-sakin yaşam
(egzersiz yapılmaması) homosisteini yükseltir. Kandaki Homosistein
miktarını düşürmek için B12 (400micgr), B6 (10 mgr), Folik asit (1
mg) kullanmak gerekir.
B6 vitamini:
Meyve, kırmızı et, balık, muz, fındık- fıstık ve sebzede bulunur.
Folik asit; tahıl, karaciğer, meyve, fındıkta bulunur. Bu
yiyeceklerden kolesterol ihtiva eden karaciğer ve kırmızı etten
maalesef uzak durmak gerekir. B12 vitamini; sebzelerde bulunmadığı
için vejeteryenlerin mutlaka B12 vitaminini ilaç olarak almaları
gereklidir.
8-Homosisteinde
genetik faktörlerin rolü nedir?
Genetiğin rol
oynadığı konusunda bir çalışma yoktur.
9-Kimlerde ve
hangi yaş grubunda daha çok görülür? Homosistein daha çok genç
yaştakileri mi etkiliyor?
Homosistein artışı
yaş ile doğru orantılıdır. Fakat geç yaşta görülen damar
hastalarında mutlaka homosistein seviyesi kontrol edilmelidir.
Özellikle LDL si yüksek hastalarda homosistein yüksek olması daha da
önem kazanmaktadır.
10- Homosistein
açısından riskli ülkeler var mı? Örneğin belli bir beslenme kültürü
tetikliyor mu? Türkiye'nin durumu ne?
Yeni tanınan bir
sorun olduğu için ülkelerin profili bilinmemektedir. Aşırı et, az
sebze tüketen mutfaklar bu konuda risk taşımaktadır. Türk toplum-u
olarak genetik açıdan LDL'miz yüksek HDL' miz düşük olduğu için kan
homosisteinin seviyesinin yüksek olması toplumumuzun kalp damar
sağlığı açısından ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.
Önümüzdeki
yıllarda kardiyologların bu konu üzerine ciddiyetle eğilmeleri
gerekecektir. Kan yağları bakılırken Homosistein bakılmasına henüz
Kardiyologların eli alışmamıştır. Kan yağları ile birlikte mutla
Homosistein seviyenize de baktırınız.
Türk toplumu
olarak genetik yapı-mızdan dolayı'miz (iyi huylu kolesterol)
düşüktür.dolayı koroner damar hastalığına çok davetkar bir bünyemiz
var. Almanya'da doğan ve orada yaşayan 2. veya 3. jenerasyon
çocuklarımız Alman gibi beslenip, Alman gibi yaşamalarına rağmen
onların da HDL seviyeleri düşüktür.
Batı toplumlarında
kola alışkanlığından sonra 2. sırada çocuk alışkanlığı olan fast
food-hamburger tüketiminin etkisi büyüktür. Bu beslenme şekli,
çocuk-larımızın gelecekteki kalp damar sağlığını ciddi şekilde
tehdit etmektedir. Hamburger içinde bulunan ve onun çok lezzetli
olmasını sağlayan iç yağının miktarı, yaklaşık yüzde 40 oranındadır.
Bu iç yağı aynen
çikolata içinde bulunan kakao yağı gibi çok kolay bağımlılık
yapmaktadır ve vazgeçilmesi çok zordur. Ucuz olması ve kolay
ulaşılabilir olması nedeni ile anneler yönünden kolaylık gibi
görünen bu durum ciddi bir tuzaktır.
|