Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

 

 

 

Düzenli Kullanmayacağınız
Ürünü Bizden Almayınız.

"Ucuz" Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

 

Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
 
Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Arı Sütü
www.birtat.com.tr


Salyangoz Kremi
Mavi Anemone Kremi
Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Güneş Kremleri
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Temizleme Tonikleri

Vitamin - Mineral

Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

 

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

 

 
                          Deri Elastikiyeti
 

Merhaba, Deri Elastikiyeti Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.


İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. Sözümüz Söz. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  



 

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 





 

Şifalı Bitki Destek Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da  denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 


 

Deri Elastikiyeti

Deri vücudu kaplayan, hem örtü hem de çeşitli görevleri bulunan en büyük organ-ımızdır.

 

Derinin yüzölçümü yaklaşık 1.70 m² dir. Derinin görevleri arasında vücudu fiziksel, kimyasal ve biyolojik ajanlara karşı korumak, vücudun ısı denge-sini korumak, nem dengesini korumak, transport görevleri sayılabilir.

 

İnsanla ten rengine göre beyaz, sarı, siyah ırklar olarak ayrılabilir.

 

Genel olarak kalınlığı 1-2 mm arasındadır. Avuç ve tabanlarda 3 mm, ensede 4 mm’ye kadar yükselir.

 

Göz kapaklarının cildi ince, parmak uçlarının cildi hassastır.

 

Rengi yaşa, bölgeye ve ırka göre değişir.

 

Deri özellikle  yapısında olan elastin ve kollajenden dolayı son derece dirençli bir organdır.

 

 

 

Yeni doğanda pembemsi-beyazdır. Yetişkin bir insanın ten rengi mat beyaz iken yaşlandıkça daha koyu sarımtrak bir renk alır.

 

Derinin rengini melanin denen madde vermektedir.

 

Deri dıştan içe doğru 3 tabakadan oluşur.epidermis,dermis,subdermis.

 

 

 

Epidermis:kozmetik açıdan en önemli deri tabakasıdır.derinin en üst ve görülen tabakasıdır.içinden yalnızca yağ ve ter bezleri çıkışları geçer,aynı zamanda kılların çıkış noktasıdır.

 

 

 

Epidermis en dışında st.corneum tabakası en içte st bazale tabakası bulunur. St corneum boynuzsu tabakadır deri yüzeyinden dökülerek uzaklaşır. Epidermisin yenilenmesi 26-42 günde gerçekleşir.

 

Cilt görünümünü büyük ölçüde belirleyen epidermisin korunması, sağlığı, bütünlüğünün korunması bütün cilt yapısını ve fonksiyonlarını  da etkiler.

 

 

 

Dermis: Bu tabaka epidermisin altındadır ve bağ dokusundan meydana gelmiştir. Muntazam bir hücre sırası yoktur. Derinin elastikiyeti için elastik bağ dokusu, sağlamlığı için kolagen bağ dokusu görev yapar.Bu katta ayrıca kan ve lenf damar ağları,kıl folikülleri ve kökleri, sinirlerin sonlanma ağları, ter ve yağ bezleri bulunur.

 

 

 

Deride yaşlanmayla birlikte incelme görülür.Su ve yağ miktarı azalır.Elastik liflerde ve kollagende azalma ile birlikte derinin elastikiyeti kaybolur,dayanıklılığı azalır ve ciltte yaşlanma prosesi buna bağlı olarak gelişir.

 

 

 

Subdermis:Derinin en alt tabakasıdır.Zengin yağ hücreleri ihtiva eder.Bağ dokusu lifleri deri yüzeyine dikey inerek bölmeler yapar.Bunların içine yağ hücreleri toplanarak deri altı yağ dokusunu yaparlar. Bölmelerde damar ve sinirler bulunur. Cildin beslenme deposudur. Bu kat kişiye ve beslenme şartlarına göre değişir.

 

 

 

 

 

Cildimiz ve kıllar.

 

 

 

Günümüzün insanı için istenmeyen olan ve kurtulmak için çeşitli yöntemler denenen  kıllar, evrimsel süreçte insan oğlunun  soyunu devam ettirmesinde çok önemli rol oynamıştır.zamanla korunma amacı-yla hayvan postları,kumaşları kullanmaya başlandı,kıllardan kurtulma yolları aranmaya başlandı.

 

Tercihlerimiz ve evrimsel süreç bu şekilde giderse, öyle görünüyor ki yakın bir gelecekte tamamen kılsız bir insan soyunun ortaya çıkması kaçınılmaz olacak.

 

Bir kıl hücre kompleksi (kıl folikülü)başlıca iki bölümden oluşur, deri üzerinde kalan kıl gövdesi ve deri içinde kalan kıl kökü. Kıl kökü, cildin bir kaç mm derinliğinde yerleşmiştir.Kan damarları ve sinirlerle desteklenen bu bölüm kılın canlılığını ve büyümesini sağlayan ana merkez görevini görür.

 

 

 

Kılların belirli gelişim aşamaları vardır.bu evreler anajen,katajen ve telojen evreleridir.

 

 

 

Anajen faz :kılların büyüme,gelişme fazıdır.

 

Katajen faz: kılların gelişiminin durması ve yavaş yavaş zayıflamaya başlaması evresidir.

 

Telojen faz: kılların dökülme aşamasına irdiği fazdır.Kkıl kökleri yeni kıl üretmek için hazırlanmaya başlar.

 

 

 

Lazer ile epilasyon bu gelişim aşama-larına göre yapılmaktadır. Epilasyon için en uygun dönem kılların büyüme gelişme dönemi olan anajen fazdır. anajen fazı kişiye, bölgeye ve kıl yapısına göre farklıklar gösterebilir.
Genel yaklaşımla anajen fazındaki kılların oranı %10-20 civarındadır.

 

Deri insanın en büyük ve önemli organı olmakla birlikte ihtiyaçları gereksinimleri unutulmamalı, gerekli özen ve koruma şartları oluşturulmalıdır. Tüm organ-ların ihtiyaçları gibi derinin ihtiyaçları da karşılanmalıdır.

 

 

 

Bütün bunların üzerinde, organizmanın bütünüyle beden ve ruh olarak güzel görünmesi ve toplum içinde kabul edilebilmesinde derinin rolü çok büyüktür.

 

Duyu organları, vücudumuzun dış dünyaya açılmış pencereleridir.

Gözümüzle görür, kulağımızIa duyar, burnumuzla koklar, dilimizle tat alırız.

Derimizle ise, sıcağı, soğuğu, yumuşaklığı ve sertliği hissederiz. ,

 

Duyu organları bir çeşit haber alıcıdırlar.

Bu haberler, sinirler yoluyla beyne ulaştıktan ve burada değerlendirildikten sonra bir anlam ifade ederler. Her duyu organı için beyinde ayrı bir idare merkezi olduğu kabul edilmektedir.

Dolaysiyle, bu merkezlerden birinin arızalanması halinde, merkeze bağlı organ sağlam dahi olsa görev yapamamakta ve gelen haberler hiçbir işe yaramamaktadır.

Ancak bunun aksi de mümkündür: Beyindeki idare merkezi sağlam, fakat beyne haber toplayan organ arızalı olsa; bu haberleri ilgili merkeze gönderemeyeceğinden yine duyu faaliyeti gerçekleşemeyecektir.

 

Duyu Organlarımızın Sağlığı

Duyu organlarımızın sağlıklı kalabilmeleri için onları düzenli olarak kontrol ettirmeliyiz.

Göz sağlığımız için;

• Gözlerimizi temiz tutmalıyız. Başkalarına ait havlu ve gözlükleri kullanmamalıyız.

• Televizyonu uzun süre ve yakından izlememeliyiz.

 

• Okuma sırasında gözlerimiz ile kitap arasındaki uzaklığın

20–35 cm olmasına dikkat etmeliyiz.

• Gözlerimizi aşırı ışıktan korumalıyız.

• Gözlerimizin görme yeteneğini artırmak için A vitamini içeren besinler yemeliyiz.

 

Kulak sağlığımız için;

• Kulaklarımızı temiz tutmalıyız.

• Kulaklarımızı soğuktan korumalıyız.

• Kulaklarımızı sert cisimlerle karıştırmamalıyız.

• Kulaklarımızı dış darbelerden korumalıyız.

• Yüksek sesli ortamlarda bulunmamalıyız.

• Patlama sesi gibi şiddetli seslerin olduğu ortamlarda, oluşan basıncın kulak zarımıza zarar vermesini engellemek için ağzımızı açmalıyız.

 

Burun sağlığımız için;

• Burun kıllarını koparmamalıyız.

• Burnumuzu karıştırmamalıyız.

• Sigara içmemeliyiz.

• Ne olduğunu bilmediğimiz ya da kokusu keskin olan maddeleri koklamamalıyız.

 

Deri sağlığımız için;

• Derimizi ezilme, kesilme ve yanmalardan korumalıyız.

• Vücudumuzu temiz tutarak deri üzerinde mikropların üremesine engel olmalıyız. Bunun için derimizin üstündeki kirleri ve ölü hücreleri, sık sık yıkanarak vücudumuzdan uzaklaştırmalıyız.

 

Dil sağlığımız için;

• Ağız temizliğine önem vermeliyiz.

• Çok sıcak ya da çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmalıyız.

• Alkol ve sigara kullanmamalı ve dilimize zarar verebilecek bazı kimyasal maddelerden uzak durmalıyız.

 

Dünyayı beş duyumuza ulaşan bilgiler vasıtasıyla tanırız. Bu hassas ve karmaşık duyu organlarından yola çıkan bilgiler beynimizde değerlendirilir ve günlük olsun, geçmişe ait olsun bilgi karşılaştırmaları ile etrafmızda neler olup bittiğini anlamaya çalışınz, düşünürüz. Aslında bu değerlendirmeler, duyu organlanmız bütün mükemmelliklerine rağmen çok dar sınırlar dahilinde vazife gördüklerinden oldukça kısıtlıdır.

İnsan kulağı saniyede ancak 30 - 16.000 titreşim arası sesleri duyabilir. Hayvanlar ve kuşlar yaklaşık olarak insanın duyma sınırına yakın sınırlara sahiptir. Ama bazıları bizlerin duyamadığı sesleri algılayabilirler. Hepimizin yalnızca köpeklerin duyabildiği sessiz köpek ıslıklarını biliriz. Yarasalar ise, radar sistemlerinden daha da yüksek ses frekanslarını kullanırlar. Görülüyor ki, insan kulağı duyabileceklerinin ancak pek az bir bölümünü duyabiliyor.

Görme duyumuz ise, daha da sınırlıdır. Gözümüz etrafımızdaki nesnelerden yansıyıp onları görünür kılan elektromanyetik dalgalara cevap verir. Çeşitli modern aletlere idrak alanımız her gün genişlemektedir. Bütün bunlara rağmen bin illüzyon (yanılsama) dünyasmda yaşıyoruz. Dünyamızın geri kalanını gerçekten anlayabilmemiz için kısıtlayıcı düşünme yollarından sayılmalı ve beş duyumuzla değerlendirdiğimizden daha geniş gerçek bir dünya düşünmeliyiz.

 

Beş Duyu Organ-ımız

* Göz:

Görme organımızdır. Dünyaya açılan penceredir. Gözde zamanla uzağı ve yakını görememe gibi kusurlar oluşabilir. Katarakt oluşabiliyor. Gece-körlüğü ve göz çıbanı gibi rahatsızlıklar görülür.

* Kulak:

İşitme organı. Dış kulak, ortakulak ve iç kulak olarak üç kısımdan oluşur. Dış kulak sesleri toplar. Kulak yolu ile sesler orta kulağa, oradan çekiç-örs-özengi kemikleri sayesinde iç kulağa iletilir. İç kulağa ulaşan sesler salyangoz denen sinir uçlarıyla beyne iletir.

* Burun:

Koku alma, nefes alma, organımızdır. İçindeki kıllar nemlenerek havanın içindeki tozları tutar.

* Dil :

Tad alma organıdır. Konuşmaya yarar. Yediğimiz yiyecekleri bir kürek gibi karıştırarak çiğnenmesine yardımcı olur.

* Deri:

Dokunma duyusudur. Sıcağı soğuğu, acıyı, sert ve yumuşaklığı, düz veya pürüzlü yüzeyleri deri ile anlarız. Deri, ter ile yabancı maddeleri kıl di-plerindeki deliklerden dışarı atılmasın salar. Vücudun hava almasını sağlar.


 

 Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.