Devamlı
Düşünceye Dalmak
Merhaba, Devamlı Düşünceye
Dalmak Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
Sözümüz Söz. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Şifalı
Bitki Destek Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Devamlı Düşünceye Dalmak
İnsanlar Genel-de
Neler Düşünürler?
Elbette her insan
hayatı boyunca her an aklından bir şeyler geçirir. İnsan zihninin
bom-boş olduğu anlar -uyku hali dışında- pek yok gibidir. Ancak bu
düşüncelerin büyük bir kısmı ahireti için fayda vermeyecek, "boş ve
gereksiz", insanı hiçbir sonuca vardırmayan, insana hiçbir şey
kazandırma-yan, yararsız düşüncelerdir.
İnsan gün içinde
neler düşündüğünü hatırlamaya çalışsa ve bunları bir yere not etse,
günün sonunda da bunları incelese, birçoğunun ne kadar faydasız
olduğunu anlayacaktır. Veya bunların bir kısmını faydalı bile görse,
hatalı düşünüyor olabilir. Çünkü genel-de insanlara doğru gelen
şeyler gerçekte onlara ahirette bir fayda vermeyecek düşünceler
olabilir.
İnsanlar günlük
yaşamları içinde nasıl boş işlerle uğraşıp boşa vakit
harcayabiliyorlarsa, aynı şekilde boş düşüncelere kapılarak da boşa
vakit geçirebilirler. Allah Kuran'da, "Onlar, 'tümüyle boş'
şeylerden yüz çevirenlerdir" (Müminun Suresi, 3) ayetiyle müminleri
övmekte ve bu güzel tavrı örnek göstermektedir. Allah'ın bu emri
kuşkusuz insanın düşünceleri için de geçerlidir. Çünkü düşünceler,
eğer insan onlara bilinçli bir şekilde hakim olmazsa, insanın
zihninden sürekli akıp gider. İnsan bir düşünceden diğerine
bilinçsizce geçip durur. Akşam eve giderken yapacağı alışverişi
düşünürken, bir anda iki sene önce bir arkadaşının kendisine
söylediği sözü düşündüğünü fark eder. Bu başıboş ve yararsız düşünme
gün boyunca aralıksız devam edebilir.
Halbuki
düşüncelerine hakim olmak insanın kendi elindedir. Her insan
bilinçli bir yönlendirme ile, kendini, imanını, aklını, tavrını,
çevresini geliştirebilecek şeyler düşünme yeteneğine sahiptir.
Bu bölümde gaflet
içinde olan insanların genellikle ne tür şeyler düşünmeye
yöneldiklerinden söz edeceğiz. Bu konuların detaylı olarak
anlatılmasının nedeni, bu kitabı okuyan insanların, örneğin ertesi
gün işe veya okula gittiklerinde veya herhangi bir iş yaparken,
zihinlerinden burada sayılanlara benzer bir şey geçtiğinde, hemen
boş bir şey düşündüklerini fark etmeleri ve düşüncelerine hakim
olarak kendilerine gerçek anlamda fayda verecek şeyler düşünmelerini
sağlamaktır.
BoŞ Kuruntular
İnsan
düşüncelerini hayır getirecek yönde kontrol etmediği zaman sık sık
kuruntular içine düşebilir veya olmamış olayları zihninde sanki
olmuş gibi kurgulayıp bunlar için üzüntüye, sıkıntıya, endişeye veya
korkuya kapılabilir.
Örneğin çocuğu
üniversite sınavlarına hazırlanan bir kişi, henüz sınav
gerçekleşmeden, çocuğunun sınavı kazanamadığı takdirde neler
olabileceğini kurgular: "Oğlu ileride iyi bir iş bulamazsa, yeteri
kadar para kazanamazsa, o zaman evlenemez. Evlense bile düğün
masraflarını nasıl karşılar? İmtihanı kazanamazsa babasının verdiği
kurs paraları boşa gidecek, üstelik çevreye de rezil olacaklardır.
Ya en iyi arkadaşının çocuğu kazanır da kendi çocuğu kazanamazsa..."
Bu kuruntular bu
şekilde uzayıp gider. Oysa çocuğu daha imtihana bile girmemiştir.
Din ahlakından uzak olan her insan yaşamı boyunca bu tür boş
kuruntulara kapılmaktan uzak duramaz. Elbette bunun bir sebebi
vardır. Kuran'da insanların boş kuruntulardan kurtulamamalarının
sebebinin şeytanın telkinlerine kulak vermek olduğu şöyle haber
verilmiştir:
Onları -ne
olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara
düşüreceğim. (Nisa Suresi, 119)
Yukarıdaki ayet-te
görüldüğü gibi boş kuruntulara kapılan, Allah'ı unutan ve düşünmeyen
bir insan aslında daima şeytanın telkinlerine açıktır. Diğer bir
deyişle bir insan dünya hayatına kanarak iradesini kullanmaz,
vicdanlı davranmaz ve kendini olayların akışına bırak-ırsa tamamen
şeytanın kontrolü altına girer. Şeytanın en belirgin özelliklerinden
biri de insanlara vesvese ve kuruntular vermesidir. İşte zihinlerde
kurgulanan bu kuruntular, karamsarlık ve "ya şöyle olursa ben ne
yaparım?" endişeleri şeytanın telkinleri ile oluşur.
Ama Allah bu
durumdan kendilerini kurtarabilmeleri için insanlara yol
göstermiştir. Kuran'da şeytandan bir vesvese geldiğinde insanlara
Allah'a sığınmaları ve düşünmeleri bildirilmektedir:
(Allah'tan)
Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice
düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp
bilmişlerdir. (Şeytanın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa
sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar. (Araf Suresi, 201-202)
Ayetlerde de haber
verildiği gibi düşün-en insan doğru olanı görür, düşünmeyen insan
ise şeytan onu nereye sürüklerse oraya gider.
Önemli olan bu
tarz düşüncelerin insana hiçbir fayda sağlamadığını, aksine
gerçekleri, önemli olayları düşünmelerini engellediğini bilmek ve
zihni bunlardan arındırmaktır. İnsan ancak boş düşüncelerden arınmış
bir zihinle gereği gibi düşünebilir. Bu şekilde Allah'ın Kuran'da
emrettiği gibi, "boş şeylerden yüz çevirmiş" olur.
Eğer kendi
üzerinizde çalışma yapmaya karar verir ve konsantrasyon gücünüzü
arttırmayı, sizin gelişiminiz ile ilgili herhangi bir hedefe
yönelmeyi dilerseniz; düşünmeyi arzu etmediğiniz düşüncelerinizi
fark edip, onları yakalayabilir ve onlar üzerinde hakimiyet
kurabilirsiniz. Bu sizi, yaşama bakışınızı değiştirmeye götürür.
Yaşama bakışınızın
değişmesi ona daha fazlasına değmenize, daha fazlasını görmenize
neden olur. Daha fazla görmek, algılamak ve hissetmek zaman içinde
bilinç ve şuur durumundaki değişim-lere neden olur. Şimdi ne yaptık
aynı zinciri tersten uyguladık?
Düşüncelerinize
sahip çıkmadığınız zaman kendi enerjiniz de dağınık olur. Zihniniz
bir oraya, bir buraya dolaşırken nasıl olur da bir gelişimden söz
edilebilir. Düşüncelerin en ilkel hali, oradan oraya gezinme
halleridir. Düşünceyi konsantre bir biçimde belli hedefler üzerinde
tutabilmek uygulama yapmayı gerektirir. Bütün başarılı insanlar
düşüncelerini belli bir hedef üzerinde tutmayı başaran insanlardır.
Başarılı olmak için hedefe konsantrasyon gücünüzü arttırmanız
birinci şarttır.
Enerjinin bedende
dağınık olması düşüncelerin dağınık olması demek olur. Ve böylece
bedendeki işlevlerde bozulmalarda görülebilir. Duruma göre
hastalıklar bile oluşabilir.
Bunun için
uygulanabilecek metotlar sade ve disiplinli konsantrasyon
çalışmalarıdır, meditasyonlardır, nefes egzersizleridir. Ve bir de
devamlı düşünceyi yakalamaya çalışmak, uygunsuz düşüncelerin yerine
diğerlerini yani olumlularını yerleştirmektir.
Ne zaman ki
zihninizi anlamsız bir konuyu irdelerken, onunla meşgul olurken
yakalarsanız; biliniz ki o hal koca evren içinde sizin için sadece
ve sadece bir zaman kaybına neden olmaktadır...
O nedenle anlamsız
düşünceleri kendinizin ve Bütün-ün gelişimine faydalı olabilecek
olanlarla değiştirin. Karamsar ve yaşamı olumlamayan düşüncelerde
ısrarlı olmayın çünkü düşünce bir enerjidir ve o tip bir enerjiyi
yollamakta ısrarlı olursanız, kendi kendinize bir sürü zorluk ve
ters giden işler zinciri yaratabilirsiniz ama uyanık, açık, berrak
bir zihin çok değerlidir ve tüm Doğu felsefelerinin özünü oluşturur.
Düşünce enerjinizi
rastgele her yere dağıtmayın, başarı ve gelişim için hedefe lazer
etkisi ile gönderilmiş yoğun ve konsantre düşüncelere ihtiyacınız
var ama hedefleriniz nefsani ve size veya başka-larına zarar veren
hedefler olursa, evrenin gizli düzeniyle uyumlu değilse aynı lazer
etkisinin geri dönüp önce sizi vuracağını da unutmayın
|