|
Diş Eti
Merhaba, Diş Eti Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Şifalı
Bitki Destek Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Ağız yarası, ağız kokusu, ağız tatsızlığı vb, ağız
insanın aynasıdır.
Önemli bir hastalığını olmadığını doktorunuza sorunuz.
Diş, diş eti, dil, ağız sorunları, nefes kokusu
Sağlıklı Diş Eti
Sağlıklı diş eti pembe renktei tıkız kıvamlı,mat,diş ile
birleştiği yerde bıçak sırtı gibi sonlanan,kurutularak
çıplak gözle bakıldığında yüzeyinde portakal
kabuğundakini andıran pütürler görülen bir dokudur.
Sağlıklı diş eti boyun bölgesinde bir yaka gibi sarar ve
burada dişi çevreleyen bir oluk meydana getirir. ‘Dişeti
oluğu’ denilen bu yapı .hastalanan dokuda derinleşir ve
diş hekiminin hastalığı tespit etmesinde ve tedavi
yaklaşımını saptamasında belirleyici rol oynar.Sağlıklı
dişeti,diş fırçalama ile kanamaz.
Diş Eti Hastalığı
Periodontal dokular,dişlerin üzerini kaplayan ve
‘mikrobiyal dental plak’ adı verilen birinkinti
nedeniyle iltihaplanır.
Mikrobiyal dental plak ağızda bulunan bakterilerden,
epitel ve diğer hücre döküntülerinden, çeşitli tükürük
proteinlerinden ve gıda artıklarından oluşan bir
kompleks yapıdır. Plağın dişlerin üzerini kaplaması
fizyolojik bir süreç olup, önüne geçilmesi mümkün
değildir. İlk birkaç saat zararsız olan plak belli bir
kalınlığa ulaşınca,içindeki bakteriler iltihaba neden
olan toksit maddeler sentezlemeye başlarlar.
Periodontal hastalıkların çoğunluğu kronik iltihabı
hastalıklardır ve çok ileri aşamalara gelmeden, ağrı
gibi fark edilebilir belirtiler vermezler. Bu bağlamda
periodontal hastalıklar, çok uzun yıllar boyunca ağızda
mevcut olup kayda değer bir belirti vermeksizin
ilerleyebilir ve diş kaybına neden olurlar. DİŞETİ
KANAMASI, periodontal hastalıkların her aşamasında
görülen hemen hemen tek belirtidir.
İltihabın erken dönemlerinde yukarıda sözü edilen
dokulardan sadece dişetinin sağlığı bozulur.Bu aşamada
hastalık ‘gingivitis’ adını alır.
Halk arasında ‘piyore’ diye bilinen hastalık
periodontitistir. Periodontitis dişlerin etrafında
abseler oluşmasına, dişlerin sallanmasına ve kaybına
sebep olur.
Diş taşı Nedir?
Diştaşı (tartar) mikrobiyal dental plağın dişler
üzerinden üzerinden uzaklaştırılmaması halinde kalsifiye
olması /kireçlenmesi ile oluşan sert birikintilerdir.
Plak kalsifiye olunca içindeki bakteriler etkinliklerini
kaybederler ve hastalık yapan toksinleri
sentezleyemezler. Ancak bu her ne kadar diş etinin
sağlığını korur gibi görünüyorsa da,olay sanıldığı gibi
değildir. Diş taşı girintili çıkıntılı bir yüzeye sahip
olduğundan,yen, oluşan plağın tutunması için uygun bir
ortam oluşturur. Üstelik diş taşının üzerinde biriken
plak artık diş fırçası ve diş ipi ile
uzaklaştırılamadığından,bir süre sonra kalsifiye olarak
altındaki taşın bir parçası haline gelir. Diş taşı bu
şekilde birikmeye devam eder.
Sonuç
O bölgede iltihabın belirtilerinin daha şiddetli bir
biçimde ortaya çıkmasıdır.
Gingivitis - Gıngıvıtıs
Periodontal dokulardan sadece dişetinin sağlığını
kaybetmesi ile ortaya çıkan klinik tablodur.İltihap
diğer peiodontal dokulara geçmemiştir.
Gingivitistedişeti kırmızı ve şiştir. Yüzeyindeki
pütürler kaybolmuş ve doku parlak hale gelmiştir.
Gingivitiste diş fırçalarken,hatta bazen kendi kendine
meydana gelen dişeti kanaması vardır.
Gıngıvitis Tedavisi
Gingivitisin çok erken dönemlerinde,hastanın ağız
hijyeni standardının yükselmesi ve bir profesyonel
tarafından mikrobiyal dental plak ile ilgili
bilgilendirilmesi,hastalığın tedavisi için yeterli
olabilir.
Yerleşmiş gingivitis tedavisi diş yüzey temizliği(diştaşı
temizliği=detertraj)ile yapılır. En az iki seans süren
tedavide ,tüm periodontal hastalıkların tedavisinde
olduğu gibi hastanın ağız hijyen standardının
yükseltilmesi amaçlanır.
Periodontitis
Diş etinde başlayan kronik iltihabın periodontal
ligament ve alveol kemiğine geçmesi ile başlar. Artık
yumuşak ve sert doku yıkımı başlamıştır. Dişeti oluğu
diş etinin şişmesi ve alveol kemiğinin erimesi ile
derinleşmiş ,dişin etrafında bir ‘cep’ oluşturarak
çoğalması için uygun bir ortam haline gelmiştir.
Dokulardaki bu yapısal değişiklik ‘periodontal cep’ diye
adlandırılır. Periodontal cebin varlığı ve derinliği,diş
hekiminin teşhis ve tedavisinde yardımcı olan birer
klinik kriteridir. Radyografi (röntgen filmleri) de
periodontitisin teşhisinde ve tedavi planlamasında
vazgeçilmez bir yardımcı yöntemdir.
Periodontitis, ender formları dışında, çok yavaş
ilerleyen bir hastalıktır.Uzun yıllar sinsice varlığını
sürdürebilir. Tüm bu zaman içinde,l enf ve kan yoluyla
yayılarak, tüm vücudu ve önemli organları etkileyen bir
enfeksiyon odağı olma özelliği taşır.
Ağızda fena koku, diş etine zaman zaman kanama
görülebilir.
Periodontitis ilerledikçe diş eti çekilmeleri meydana
gelebilir. Bu;dişlerde soğuk ve sıcak gibi uyaranlarda
hassasiyet meydana gelmesi sonucu doğurabilir.
Dişler yelpaze gibi açılıp birbirlerinden uzaklaşarak
yer değiştirebilirler.Daha ileri safhalarda abse oluşumu
görülebilir, dişler sallanabilir. Pek çok vakada diş
çekimi kaçınılmaz hale gelirken, sert gıdaların
çiğnenmesi sırasında dişin yerinden çıkması da söz
konusu olabilir.
Diş Macunu Seçimi
İyi bir diş macunundan beklediklerimiz :
Florid içermesi (diş yapısını koruyan ve dişleri
güçlendiren bir bileşen)
Dişlerimize zararlı olan , fazla aşındırıcı maddeler
içermemesi
Diş macunu seçerken beyazlatıcı özelliği olan macunları
tercih etmeyiniz. Özellikle toz halindeki diş
beyazlatıcıları ve parlatıcılarının dişlerinizi ortalama
bir macundan on kat daha fazla aşındıracağından
kullanılmaları tehlikelidir.
Diş Macunu ve Fırça
Macunu diş fırçasına uygularken :
1 – Bir damla şeklinde fırçanın ortasına sürülmesi
2 – Diş macununun fırçanın kılları arasına itilmesi
önemlidir.
Reklamlarda görülen şerit şeklinde fazla diş macunu
sürülmesi etkin fırçalamamızı sağlamaz. Etkin fırçalama
için bir damla diş macunu yeterlidir. Ayrıca fırça
kılları arasına sıkıştırılmayan ve fırçanın üst kısmında
bırakılmış bir diş macunu , ilk fırça hareketiyle ağız
boşluğuna düşeceğinden görevini yapamaz.
Diş Fırçalama Yöntemleri
Diş fırçalamada tek bir kural vardır :
Fırçalama dişetinden dişe doğru , süpürge ile süpürür
tarzda yapılmalıdır.
Bu kural dişetinin olduğu bütün ağız bölgelerinde
geçerlidir.Bu bölgeler şunlardır :
Alt çene yanak-dudak yüzeylerinde
Alt çene dil yüzeylerinde
Üst çene yanak-dudak yüzeylerinde
Üst çene dil yüzeylerinde
Dikkat edilmesi gereken nokta üst çene için tek yönlü
hareketin yukarıdan aşağıya yapıldığı, alt çene için ise
yönlü hareketin aşağıdan yukarıya yapıldığıdır.
Diş ile dişetleri arasında, dişlerimizi çevreleyen çok
ince bir oluk vardır.
Bu oluk içinde , eğer fırçalama yapılmazsa veya diş -
dişeti yönünde yapılırsa yemek artıkları ve mikroplar
birikerek dişeti hastalıklarını başlatır.Bu yüzden
önerilen, dişeti-diş yönünde süpürür tarzda
fırçalamadır. Bu yöntemle fırça dişeti oluğu üstünden
atlar ve ayrıca etkin bir şekilde dişleri fırçalar.
Üst ve alt çenede fırçalama yöntemi
Temel fırçalama kuralımız dişeti-diş yönünde süpürme
tarzında olmasına rağmen bu kuralın geçerli olmadığı tek
bir bölge vardır :
Alt ve üst azı dişlerin çiğneyici yüzeyleri.
Sadece bu bölgelerde (dişeti olmadığından ve
koruyacağımız oluk olmadığından) fırçalama ileri-geri
yapılır.
Alt ve üst azı dişlerin çiğneyici yüzeylerini fırçalama
yöntemi
Ve son olarak dilin pürtüklü üst yüzeyi (tat almamızı
sağlayan dil üzerindeki pürtüklükler de bakteri
barındırabilir) aynı fırça ile içten-dışa 5-6 kez
fırçalanır.
Yukarıda sayılan bu işlemler, alışık olan bir bireyde
ortalama 2 dakika zaman alır ve sabah-akşam (12 saatte
bir) mutlaka tekrarlanması gerekir.
Öğle yemeklerinden sonra fırçalama imkanımız yoksa su
ile 2-3 defa gargara yapmak , büyük yemek artıklarını
uzaklaştıracağından yararlı olabilir.
ORAL-B Kataloğundan Yararlanılmıştır
Diş İpi Kullanımı
Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı noktaların
temizlenmesini sağlar.
Sadece diş fırçalama, diş yüzeylerinin ancak beşte üçünü
temizler.
Bu nedenle temizlenmeyen diş aralarında oluşacak bakteri
plağını ve yemek artıklarını temizlemek özel bir bakım
gerektirir.
Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları özellikle bu
bölgelerde başladığı için her gün düzenli olarak diş ipi
kullanılmalıdır.
Yaklaşık 45 cm uzunluğunda diş ipini kopartıp uçlarını
orta parmaklarınıza dolayın.
Diş ipini üst dişler arasından geçirmek için
başparmaklarınızı kullanın. Bunu yumuşak ve yavaş
hareketlerle yapın, diş etlerinizi zedelememeye özen
gösterin.
Alt dişlerinizi temizlerken, diş ipini dişler arasından
geçirmek için işaret parmaklarınızı kullanın. Diş ipine
her dişin çevresinde eğim vererek yukarı aşağı hareket
ettirip bakteri plağını temizleyin.
Aynı
işlemi her dişinizde tekrar ederek dişlerinizi tam
olarak temizleyin. Bakteri plağının temizlenmesinde diş
fırçası ile beraber düzenli diş ipi kullanıldığında,
sadece diş fırçalamaya oranla iki kat etkilidir.
Ara Diş Fırçası
Kron, köprü ve ortodontik braket kullanan hastalar için
idealdir.
Klinik olarak diş eti hastalıklarına karşı korunmanıza
yardımcı olur.
Diş
Temizliği ve Misvak
Bir
Sünnet-i Seniye:
Misvak: İlim dilinde “Salvadora persika” adı verilen,
halk arasında “Erak ağacı” olarak bilinen ve
Avrupa’lıların dilinde “Şecere-i Muhammedî”, İslâm
litaratüründe ise bu ağaca Misvak denir.
Eski
asırlardan beri insanlar tarafından kullanılan bu harika
fırça, Hazret-i Allah’ın kullarına ikram ettiği, ölümden
başka her derde deva olan, macunu içinde mükemmel bir
fırçadır.
Doğu
Afrikadan Hindistan’a kadar uzanan bölgelerde yetişen bu
step bitkisi bol, iktisatlı, pratik olmakla birlikte
taşınması kalem gibi kolay, formalitesi az, kokusu
güzel, meyvesi yenen bir bitkidir.
Bilimin, teknolojinin, araştırmaların söz sahibi olduğu
şu modern çağmızda, araştırmacıların ve bilim
adamlarının ifadelerine göre hastalıkların birçoğunun,
özellikle romatizmal hastalıkların % 90’nının, Mide ve
Kalp hastalıklarının ağzımızla doğrudan ilgili olduğu
gerçeğini ortaya koymuşlardır. Bu nedenle tedaviye
ağızdan başlanması gerektiğini söylemişlerdir.
Diş
aralarında kalan yemek kırıntıları ağzımızın sıcak
ortamında hızla asite olup kokuşmakta, diş minelerini
delerek çürümelere, iltihaplanmalara, diş eti kanama,
çekilme ve hastalıklarına sebep olmaktadır. Ağız yoluyla
midemize inen bu kokuşmuş salgı sağlığımızı ciddi
boyutlarda tehdid etmektedir.
“Misvak kullanmak ağzın temiz kalmasına ve Rabbın râzı
olmasına sebeptir.” (Nesâî)
Kullarının dünya ve ahiret mutluluğunu isteyen Hazret-i
Allah biricik Habibi’ni Efendimiz -sallallahu aleyhi ve
sellem-’i bizlere örnek olarak göndermiştir. Hazret-i
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz bizlere
birçok Hadis-i şerif’lerinde bu konunun önemini
hatırlatmış ve bizlere örnek olmuşlardır.
“Misvak kullanmak hakkındaki tavsiyelerimi sizlere çok
tekrarladım.” (Buhari)
“Cibril (a.s.) bana her gelişinde misvak kullanmamı
emrederdi. Öyle ki dişlerimin zedeleneceğinden endişe
ederdim.” (İbn-i Mâce)
Diğer
Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyururlar:
“Tırnaklarınızı kesin, kestiklerinizi gömünüz, diş
etlerini yemek kırıntılarından temizleyiniz. Misvak
kullanınız, sararmış dişle, kokar ağızla yanıma
gelmeyiniz.” (Tirmizi)
“Size
ne oluyor da dişleriniz sararmış oluduğu halde yanıma
geliyorsunuz!.. Misvak kullanınız.” (Beyhaki)
İslâm
dini beşeri ilişkilere büyük önem verir. Bir tebessümü,
güler yüzü sadaka olarak kabul eder. Tasavvur edin ki
karşınızda ağızının kokusuyla, sararmış, kararmış
dişlerinin görüntüsüyle sizleri rahatsız eden bir yüz
var. Bir an önce bu insandan uzaklaşmak istersiniz.
“Cuma
günü olunca misvak kullanmak, en temiz ve güzel
elbiselerini giyinmek, güzel koku sürürmek her
müslümanın vazifelerindendir.” (İbn-i Şeybe - Ebu Saîd
el Hudri’den)
Görülüyor ki İslâm dini toplum içerisindeki
ilişkilerimizin ve görüntümüzün insanları rahatsız edici
bir halimizin, tavrımızın olmasını istemiyor.
“Ağızlarınız Kur’an yoludur. Onu misvakla temizleyiniz.”
(İbn-i Mâce)
Ağzımız; vücudumuzun en önemli organlarından biridir.
Hazret-i Allah’ın Kelâmı yüce Kur’an’ı onunla ifade
ederiz. Sevdiklerimizle görüşürken duygularımızı onunla
ifade ederiz. Onun temizliğini fiziki olarak misvakla
temizlediğimiz gibi. Mânen onu Hazret-i Allah’ın
sevmediği, râzı olmadığı, hoşlanmadığı çirkin, insanları
incitici, argo ve alay ifade eden boş sözlerden şiddetle
kaçınmalıyız. Ancak temiz bir ağızla Hakk’ın rızâsına
ulaşabiliriz.
Bu
konuda birkaç atasözü ilave edelim...
“Ağız
sözün fırınıdır, pişirir ondan sonra çıkarır.”
“Sofrada eline, mecliste diline (sözüne) dikkat et.”
“İnsanlar giyimleriyle karşılanır, sözleriyle
uğurlanır.”
Görülüyor ki ağzımızdan çıkan ifadeler kişinin
karekterini yansıtıyor. Kendisine değer verdiğimiz,
yücelttiğimiz bir kişinin ağzından argo ve çirkin sözler
duyunca birden karşımızda küçülü verir. Çünkü bu tür
ifadeler nezih bir müslümana yakışmaz.
Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem-Efendimiz misvağı ne zaman ve nasıl kullanırdı?
Ashâb-ı kiram’ın anlattıklarına göre Efendimiz
-sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz geceleyin birkaç
defa kullanırdı. Yanında misvak olmadıkça uyumazlardı.
Misvak kullanmadıkça hâne-i saâdetlerinden namaza
çıkmazlardı. Evine girdikleri zaman ilk önce misvak
kullanırlardı. Geceleyin teheccüde kalktıklarında
mübarek ağızlarını misvakla temizlerlerdi.
“Ümmetime zorluk vermek korkusu olmasaydı, kendilerine
her namaz kılarken misvak kullanmayı emrederdim.”
(Buhâri)
“Misvak kullanmak suretiyle kılınan iki rekat namaz,
misvak kullanmaksızın kılınan yetmiş rekat namazdan daha
efdaldir.” buyururlardı. (Ebu Nuaym)
Gece
ve gündüz uykudan uyandıkları vakitte. Abdest almadan
evvel, misvak kullanırlardı. Kur’an okuyacağı zaman,
açlık zamanlarında, göz kurumalarında, topluluk
içerisine ve âile fertlerinin yanlarına girecekleri
zaman mübarek dişlerini misvaklarlardı.
Bugün
yapılan araştırmalar sonucunda Tıp otoriteleri misvağın
suni diş fırçalarına oranla üstünlüğünün tartışılmaz
olduğunu kabul etmişlerdir.
“Rüyamda dişlerimi misvaklıyordum. Yanıma biri
diğerinden daha yaşlı iki kişi geldi. Ben misvağı
küçüğüne vermek istedim. Bana: ‘Büyüğüne ver!’ denildi.
Ben de büyüğüne verdim.” (Buhâri - Müslim)
Misvağın Faydaları:
“Misvakla ağzı temizlemek öümden başka her derde
devadır.” (Firdevsi Hazret-i Âişe -radiyallahu anhâ-dan)
Muteber fıkıh kitaplarımızdan (Merak-ül Felah)
haşiseyinde misvağın elliden fazla faydasından
bahsedilir.
Bunlardan bazıları:
1-
Ağzı temizler.
2- Hazret-i Allah’ın rızâsını celbeder.
3- Melekleri memnun eder.
4- Şeytanı daraltır.
5- Ağzı tatlandırır.
6- Dişleri cilalandırır, güzelleştirir.
7- Göze kuvvet verir.
8- Sünneti edâ eder.
9- Sesi ve yüzü güzelleştirir.
10- Zekâyı artırır.
11- Diş etlerini kuvvetlendirir, ağızda kireçlenmeyi ve
dişeti çekilmelerini önler.
12- Konuşmayı kolaylaştırır.
13- Son nefeste Kelime-i şehâdeti hatırlatır.
14- Kocalığı geciktirir.
15- Amellerde sevabı çoğaltır.
16- Sekarat-ı mevti kolaylaştırır.
17- Hazmı kolaylaştırır.
18- Mideyi takviye eder.
19- Aklı artırır.
20- Bedenin rutubetini keser.
21- Bu nebati fırçanın aktif kısmı haftada bir
değiştirilerek yeni bir fırça kullanma avantajını
sağlar.
22- Diş macunları ileri derecede bazik olduğundan ağız
içi dengeyi bozar. Misvakta ise yüksek
konsantrasyonlarda asit veya bazik tabiatta maddeler
yoktur.
23- Toz haline getirilmiş köklerinden macun yapılır.
Kökleri kaynatılıp içilirse gonoreyi (bel soğukluğunu)
önler. Dalak bölgesi ağrıları için çorba kıvamında içmek
gerekir.
24- Kokusu tükrük salgısını artırdığından dişetlerinin
kurumasını önler.
25- Anti Septik (Mikrop kırıcı) özelliği vardır.
26 Eğe Üniversitesinde yapılan bir araştırmada
liflerinde baklava dilimi şeklinde anizotrop basit
prizmatik bitki kristallerinin olduğu anlaşılmıştır.
Bunun ise mekanik temizliğe tesiri büyüktür.
27- Bütün fırçalama metodlarına uygulanabilmesi, ağaçtan
elde edildiğinden, istenilen boy, kalınlık ve şekilde
temini, fırçalama anında liflerinin elektrikli diş
fırçalarında olduğu gibi rotasyon yapması, kuvvet
fırçaya dik uygulandığından mumlu diş iplikleriyle
yapılan temizliğin eldesi, onu kıyas yapılamaz bir
üstünlüğe eriştirir.
Ağız
Bakımı ve Önemi ile İlgili Tıbbi Tavsiyeler:
Temizliği yapılmayan ağızda kalan yemek kırıntıları
sıcak ağız ortamında hızla kokuşarak, sayısız
mikropların üremesine ve hastalıkların oluşmasına
sebebiyet verir.
Ağızda
kokuşarak asite olan bu salgı başta diş çürümesi, diş
eti hastalıkları, mide ülseri, kalp hastalıklarının,
özellikle romatizmal hastalıkların % 90’nının başlıca
ana kaynağı durumuna geçer.
Bu
sebepten dolayı İngiltere ve Almanya’da dahiliye
mütehassısları hastanın tedavisine ağızdan
başlamaktadırlar.
Müzmin
bir göz ağrısına mübtela olan ve gözlerini kaybedecek
duruma gelen bir hasta misvakla dişlerini temizlemeye
devam edince sağlına kavuşuyor.
Türkiye’den yurt dışına diş eti hastalığı için tedaviye
giden bir hastaya çok gariptir ki doktor hastanın
tedavisi için misvak tavsiye ediyor ve hasta sağlığına
kavuşuyor.
Misvak
Nasıl Kullanılmalı?
Misvak
geçmiş bütün Peygamber Efendilerimizin de kullandığı çok
önemli Sünnet-i seniyedir. Her abdest alışımızda,
namazlardan önce, yemek yedikten sonra özellikle
yatmadan önce ve uykudan kalkınca misvak kullanılmalı.
Misvağın uzunluğu bir karış, kalınlığı bir parmak kadar
olmalı. Misvağı tutuş şeklimiz ise sağ elimizin baş ve
küçük parmağımız misvağın altında diğer üç parmağımız
üzerinde olacak şekilde olmalıdır.
Misvağı kullanırken fazla baskı yapmadan enine doğru
kullanmalıdır.
Gerek
yurt dışında ve gerekse yurt içindeki akademilerde
yapılan araştırmalara göre hayvan kıllarından yapılan
fırçalara oranla suni diş fırçalarının daha sağlıklı
olduğu gerçeği ortaya konulmuştur.
Biliyorsunuz dinimize göre hayvan kıllarından yapılmış,
özellikle domuz kılından yapılmış olanlarını kullanmak,
haramdır. Bizler hangi fırçanın hangi hayvan kılından
yapılmış olabileceğini seçemediğimize göre bir
müslümanın bu konuda nekadar hassas olması gerektiğini
sizin takdirlerinize bırakıyoruz.
Misvak
bulamadığımız zaman suni diş fırçalarının yumuşak
olanlarını tercih ediniz.
Zira
sert fırçaların dişlerimiz ve diş etlerini tahriş ettiği
otoritelerce defalarca tekrarlanmaktadır. Macun
kullanımı ise en fazla nohut büyüklüğünde olmalıdır.
Çünkü
diş macunları ileri derecede bazik olduğundan ağız içi
dengeyi bozar.
Birçok
arkadaşımızdan edindiğimiz bilgiye göre diş eti kanama
ve rahatsızlıklarının misvak kullanmaya devam ettikleri
sürece şifâ bulduklarını ifade ettiler.
Taşınması kolay, külfeti az, faydası ölümden başka her
derde deva, macunu içinde Rabbimizin kullarına ikramı
olan bu harika fırçayı kullanmayı, Efendimiz -sallallahu
aleyhi ve sellem-Efendimizin sünnetini ihya etmeyi
Rabbimiz hepimize sevdirsin.
“Misvak kullanmak hakkındaki tavsiyelerimi sizlere çok
tekrarladım.” (Buhari)
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |