Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

   İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

 

Doğal Performans
www.birtat.com.tr
Çakşır Köklü Macun


Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
www.birtat.com.tr

Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Bitki Macunları
Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

Arı Sütü
www.birtat.com.tr

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Otacı Ürünleri
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

Düzenli Kullanmayacağınız Ürünü Bizden Almayınız.

Ucuz Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

sifali bitki dukkan resimleri - www.birtat.com.tr

 

Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritmi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerji Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenyum Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz  Sağlığı Korumak Semptomlar Şişmanlama Testosteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

                                       Nefes Kokusu
 

Merhaba, Nefes Kokusu Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama; Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.

İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  


 

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 




 

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 

Nefes kokması ciddi hastalıkların habercisi olabilir Zamanında hekime başvurulduğunda ve doğru sebep tespit edildiğinde bu hastalığa çözüm bulmak çok kolay!

 

Halk arasında ağız kokusu olarak bilinen nefes kokusu erişkinlerin bir çoğunda ömürlerinin bir bölümünde ya da sürekli olarak görülüyor. Zaten ağız kokması çocukluktan başlayan bir rahatsızlık değil. Daha çok yetişkin dönemde ortaya çıkıyor. İşte yaşamın bu evresinde karşılaşılan ağız kokusu, bireylerin sosyolojik ve psikolojik hayatlarını olumsuz etkiliyor.

Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri kişilere rahatsızlık veren bu sorunun altında önemli hastalıklar olabileceğine dikkat çekerek nefes kokusu şikayeti olan kişileri uyarıyor.

 

Nedenleri

 

Ağız kokusu şikayeti olan hastaların mutlaka Kulak burun boğaz muayenesinden geçmesi gerekir. Çünkü şikayetin nedeni çoğunlukla bu bölgelerden kaynaklanmaktadır. Bu problemin birçok farklı sebebi var. Doç. Dr. Tanyeri nedenler ve tedavisi konusunda şu bilgileri veriyor:

 

Sinüzite bağlı nedenler

 

Sinüzit denilen yüz kemiklerinin içindeki boşluklarda bulunan müzmin iltihap, sarı-yeşil ve kalın kıvamda bir tür akıntının genze akmasına yol açıyor. Bu geniz akıntısının iltihaplı oluşu hastanın nefesine hoş olmayan bir koku veriyor.

 

Tedavi: Öncelikle medikal yolla tedavi ediliyor. İlaçlar yoluyla bu iltihap giderilmeye çalışılıyor.. İlerlemiş sinüzit vakalarında ise, akıntı ilaçla tedavi olmadığı için endoskopik sinüs cerrahisine başvuruluyor.

 

Bademcik iltihabına bağlı nedenler

 

Ağız bölgesinde müzmin bademcik iltihapları agma denilen katı kıvamlı bademcik döküntüsüne yol açarak hastalarda ağız kokusu şeklinde kendini gösteriyor.

 

Tedavi: Bademciklerin alınarak ya da coblator denilen radyofrekans aleti ile buharlaştırlarak sorun gideriliyor

 

Diş ve diş eti hastalıkları

 

Diş ve dişeti hastalıkları da ağız kokusuna yol açabiliyor. KBB uzmanlarının sorunu görerek diğer ağız kokusu nedenlerini ortadan kaldırmaları gerekir.

 

Tedavi: Sorun, KBB hekimleri tarafından tespit edildikten sonra hasta konunun uzmanı olan diş hekimlerine yönlendiriliyor.

 

Mide ve bağırsak sistemini hastalıkları

 

Mide ve bağırsak sistemini hastalıkları da ağız kokusu sorununa yol açabiliyor. Bu noktada Doç. Dr. Tanyeri, reflü adı verilen bir hastalığa dikkat çekerek şöyle diyor:
Bu hastalık midedeki asit içeriğinin özellikle geceleri yemek borusundan yukarıya hareketle mideden kaçak yapım boğazın arka duvarını, ses tellerinin giriş yerini ve gırtlağı tahriş etmesi durumudur.

 

Tedavi: Bu sorun fleksibıl optik laringoskopi yöntemi ile muayene ile tespit edilidikten sonra Tedaviyi KBB uzmanları başlatıyor ve hasta mide bağırsak doktoruna da sevk ediliyor.

 

Dil kökündeki mantar enfeksiyonları

 

Bazı hallerde dil kökündeki mantar enfeksiyonları da ağız kokusuna neden oluyor.

 

Tedavi: Direkt olarak KBB bölgelerini ilgilendirmese de, muayene sırasında özellikle esnek fiberoptik laringoskopla yapılan muayenede- dil kökü, yemek borusunun giriş yeri, gırtlak ve ses telleri gözlemlenerek hasta ilgili birimlere yönlendiriliyor.

 

Sebep tümör olabilir!

 

Ağız kokusu sadece bazı basit hastalıklar nedeniyle oluşmuyor. Erişkin hastalarda gözlemlenen ve daha ciddi boyutlu durumlar söz konusu. Ağız, boğaz ve alt solunum yolları bölgelerinde tümöre bağlı bir nefes kokması probleminin baş göstermesi de mümkün.

 

 Doç. Dr. Tanyeri konu hakkında şunları söylüyor:

lserasyon; tabir edilen krater tarzında tümörün çok süratli büyümesine ayak uyduramayıp ölen dokuların oluşturduğu lezyon kötü koku yayabilir. Elbette sadece nefesi kokan bir insan için akla gelebilecek en son neden budur. Başka bir deyişle ilk nedenler arasında sayılmamalıdır. Ancak, özellikle erişkin yaşlarda nefes kokmasıyla birlikte ses kısıklığı, yutma güçlüğü, kulağa vuran ağrı, ağızdan kan gelmesi ve boyunda şişlik şikayetleriyle birlikte (biri veya birkaçı) ortaya çıkarsa tümör ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve hasta ayrıntılı Kulak burun boğaz muayenesinden geçmelidir.

 

Ağız kokusu toplumda çok büyük bir sorundur. Tahmin edilenden daha yaygındır ve sosyal ortamlarda sizi ve diğer insanları çok rahatsız eder. Bazı önlemlerle kötü ağız kokunuzu önleyebilirsiniz.

 

Dilinizin pis bir halıya dönmesine izin vermeyin

 

Ağız bakımı doğru ve tam yapılmadığı sürece kötü ağız kokusu kaçınılmazdır. Ağız kokusunun nedeni genellikle ağız içindeki çürümüş yemek parçaları ve mikroplar (bakteriler).

 

Bu nedenle dişlerin fırçalanması sırasında nazikçe dilimizi de fırçalamalıyız. Yemek parçaları ve bakteriler dişlerimiz ve diş etlerimizden çok dilimizin üzerindeki tat tomurcuklarının etrafında bulunur. Bu tomurcuklar sayesinde dilimiz gerçekte tam bir kalın tüylü halı gibidir. İşte bu tüylerin arası tıpkı halının ilmiklerinin arası gibi yemek parçacıklarının ve bakterilerin yerleşmesi için çok uygundur. Bu nedenle ağız sağlığı mutlaka dil temizliğini de içermelidir. Bu temizlik için özel aparatlar gerekmez. Diş fırçanızın kendisi, bir kaşığın kenarı bu iş için yeterlidir. Ağız sıvıları ile yapılan gargara geçici bir önlemdir ve aslında kötü bir alışkanlıktır. Sorunu çözmez sadece ağzınızın bir süre iyi kokmasına yardımcı olur; kullanılmamalıdır.

 

Sakız çiğneyin

 

Tükrük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antiboyitikler vardır. Bu nedenle şeker gibi bazı hastalıklarda, pekçok ilacın yan etkisi olarak ortaya çıkan kuru ağızlar daima kötü kokuludur. Sabahları niçin ağzınızın kötü koktuğunu merak ediyorsanız yanıt buradadır; gece boyunca tükrük salgısı azalır ve ağzınızın içindeki yemek parçacıkları uzun süre burada durur. Bakteriler de onları afiyetle kullanır ve çürütür. Böylece sabahları ağzınız kötü kokabilir. Şekersiz sakız çiğnemek tükrük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.

 

Tarçın kullanın

 

İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.

 

Daha fazla su için

 

Özellikle yaşla artan vücut kuruması pekçok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükrük salgısını artırarak da yardımcı olur.

 

Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun

 

Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz.

 

Asla burnunuz tıkalı uyumayın

 

Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağızı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükrük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.

 

Basit şeker tüketiminizi azaltın

 

Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.

 

Lokmaları iyi çiğneyin

 

Bu sayede yiyeceklerle tükrük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

 

Diş ipi kullanın

 

Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerledeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

 

Sigara içmeyin

 

Sigara onlarca nedenle kötü ağız kokusuna neden olur. Saymaya gerek yoktur, içmeyiniz.

 

Bayanlara bir ipucu

 

Diyet mevsiminin başladığı bu günlerde eğer düşük karbonhidratlı diyet yapıyorsanız bir başka kötü nefes sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Düşük karbonhidratlı diyetlerde vücut enerji kaynağı olarak keton cismi denen maddeleri üretir ve kullanır. Ancak bunlardan bir tanesi nefes ile dışarı atılır ve bu madde nefeste kötü kokuya neden olabilir. Hatta siz bu kokuyu ojeleri çıkarmak için kullandığınız asetona benzetebilirsiniz. Böyle bir sorununuz varsa bir parça ekmek size yardımcı olabilir.

 

İnatçı ağız kokularının çoğunda kötü kokuyu ağızdaki bakteriler üretirler. Yemek artıkları, plak ve diş eti hastalıkları veya dil yüzeyindeki tabakalanma bunu kolaylaştırır.

 

Düzenli diş fırçalama, diş ipliği kullanımı, dilin temizlenmesi ve antiseptik ağız solüsyonları ile ağız hijyeninin düzeltilmesi genellikle problemi çözer. İnatçı ağız kokusunun diğer nedenleri sık görülmezler.

 

Ağız Kokusu Nedir?

 

Ağız kokusu, tıbbi terimle halitozis, kişinin kendisi veya çevresi tarafından fark edilebilen, nefes veya konuşma esnasındaki hoş olmayan kokudur. Sebeblerin %47 ila 90ı ağız içinden kaynaklanır, kalanlar ise ağız içinden kaynaklanmayan veya sistemik hastalıklara bağlıdır.

 

Ağız kokum olduğunu nasıl fark edebilirim?

 

Ağız kokusunda temel sorun, kişinin kendi tarafından fark edilememesidir. Genellikle bunu bilmenin tek yolu, başkalarının bu konudaki yorumlarıdır. Bununla birlikte çoğu insan, başka birinin ağız kokusu hakkında yorum yapmayacak kadar naziktir. Ailenizden veya yakın arkadaşlarınızdan birine, ağız kokunuzun varlığına yönelik olarak güvenmelisiniz.

 

Bazen, kontrole gittiğinizde diş hekiminize de sorabilirsiniz. Bir diş hekimi normalde de ağzınızın kötü koktuğunu söyleyecektir. Diş eti hastalıkları ağız kokusunun önde gelen nedenlerindendir, tedavi ve tavsiyeleri diş hekimleri tarafından uygulanabilir.

 

Nefesinizin kötü kokup kokmadığını anlamak için basit bir test olduğu söylenir. Bileğinizin iç tarafını yalayın, birkaç saniye tükürüğün kurumasını bekleyin, sonra bileğinizi koklayın. Eğer hoş olmayan bir koku alıyorsanız, muhtemelen ağız kokunuz vardır.

 

 

Ağız kokusunun tipleri ve nedenleri

 

Ağız içinden kaynaklanan Ağız kokusunun en sık nedeni, kötü ağız hijyeni ve diş eti hastalığı olan ağızlardır.

 

Sabahları olan ağız kokusu

 

Bazı insanlarda gece uykusundan sonra, sabah kalktıklarında ağız kokusu oluşur. Bu durum normaldir ve gece boyunca ağzın hareketsiz olmasına ve kurumasına bağlıdır. Genellikle kahvaltı ederken tükürük salgısının artmasıyla geçer.

 

Yiyecek, içecek ve ilaçlar

 

Gıdalardaki kimyasallar kana karışarak akciğerlerden solunum yoluyla atılabilirler. Çoğu insan sarımsak, baharatlı yiyecekler ve alkollü içeceklerin nefesteki kokusuna aşinadır. Bir çok diğer gıda da ağız kokusuna yol açabilir. Bu tip ağız kokusu geçicidir ve gıdanın alınmamasıyla kolaylıkla önlenebilir.

 

Bazı ilaçlar tükürük salgısını azaltabilir ve ağız kuruluğuna yol açabilirler. Kemoterapide kullanılan ilaçlar ağız içinde mantar oluşumuna neden olabilirler. Eğer probleme neden olan ilaç ise, başka alternatifler için mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

 

Sigara

 

Sigara içmeyenler kolaylıkla kişinin sigara içip içmediğini anlayabilirler; içenlerin nefeslerinin "kül tablası gibi" koktuğunu söylerler. Sigaranın kesilmesi bu tip ağız kokusunun önlenmesinin tek yoludur. Sigara içilmesi ayrıca, diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

 

Ağır diyet, açlık ve oruç

 

Açlık esnasında vücut kaynak olarak yağları kullanmaya başlar. Yağların yakılmasıyla ortaya çıkan kimyasallara "keton" denir. Bazı ketonlar nefesle dışarı atılarak kötü kokuya neden olurlar.

 

Yaş

 

Nefes kokusunun kalitesi yaşa bağlı olarak değişir. Bebek ve çocukların nefesleri hoş olarak algılanır. Ergenlikten orta yaşa geçildiğinde, nefes kokusu yavaş yavaş keskinleşmeye başlar. Yaş ilerledikçe tükürük bezlerinde işlev azalması ve tükürük salgısı ile kalitesinde azalma oluşur. Yeterli ağız hijyeni sağlansa bile yaşlılarda nefes kokusu hoş olmayabilir.

 

Tıbbi nedenler

 

Sağlıkla ilgili diğer nedenler daha az görülürler . Burun ve sinüs ile ilgili problemleri olanlarda ağız kokusu olabilir. Örneğin, sinüzit, burunda yabancı cisimler veya burun etleri ağız kokusuna neden olabilir. Bu durumda kötü koku, burundan nefes verildiğinde artar. Ağıdan nefes verildiğinde fark edilemeyebilir. Akciğer ve bademcik enfeksiyonları da bazen ağız kokusu nedenidir. Bademcik dokusu kıvrımları arasında biriken gıda parçacıkları ve döküntüler de ağız kokusuna yol açar . Magma denilen bu döküntüler kirli sarı bir renkte olarak hastalar tarafından da görülebilir .

 

Ağız kokusu yapan hastalıklar arasında reflü hastalığını da tanımlamak gerekir . Burada mide asidi ve muhtevası yemek borusundan yukarıya ağız boşluğuna doğru kaçış yapmaktadır . Bu hastalarda ağız kokusunun yanı sıra ses kısıklığı , boyunda yanma hissi , midede ağrı-ekşime yanma hissi gibi belirtilerde bulunabilir .

 

Burun, geniz, ağız, gırtlak veya akciğer tümörlerinde de nefeste kötü koku olabilir. Böbrek ve karaciğer hastalıklarında vücuttan atılamayan metabolizma artıkları, ağız kokusuna neden olabilirler.

 

Tıbbi nedenler, genellikle başka belirtilerle kendilerini elverirler. Örnek olarak, burun tıkanıklığı, sinüzitin burun ve geniz akıntısı , yüz ve baş ağrıları gibi diğer belirtileri gibi . Eğer başka rahatsızlığınız yoksa ve ağız kokusundan başka şikayetiniz yoksa, kötü kokunun kaynağı ağızdan veya sık görülmeyen tıbbi nedenlere bağlı olabilir.

 

Ağız içinden kaynaklanan kötü koku

 

Bahsettiğimiz gibi ağız kokusu olan çoğu insanda kötü koku ağızdaki bakterilerden gelmektedir. Bakteriler proteinleri ve diğer artıkları yıktıkça fena kokulu gazlar ortaya çıkarlar. Aşağıdakilerden biri veya daha fazlası bakterilerin artmasına ve ağız kokusuna neden olabilir:

 

-Dişler arasında kalan yiyecek artıkları. Normal diş fırçalama küçük yiyecek artıklarını (özellikle küçük et parçalarını) temizleyemeyebilir. Daha sonra gıda artığı çürür ve bakterilerle kaplanır. Düzenli diş ipi kullanımı bu sorunu çözer.

 

-Plak, kalkül ve diş eti hastalığı. Diş plakları dişin yüzeyinde oluşan yumuşak beyaz birikintilerdir. Bakterilerin yiyecek ve tükürükle kombinasyonu sonucu oluşurlar. Plaklar çok çeşitli bakteri tipleri içerirler. Kalkül, diğer adıyla tartar, kalsiyum çökmesi ile sertleşen plaktır. Sıkıca dişlere yapışıktır. Diş eti hastalığı, dişleri saran dokuların infeksiyonudur. Eğer diş etleri kırmızımsı görünüyor ve dişler fırçalandığında sık sık kanıyorsa, diş eti hastalığı olması muhtemeldir.

 

-Dil yüzeyinde tabaka oluşumu. Bazı insanlarda dil yüzeyinde tabaka oluşabilir. Bunun neden olduğu henüz tam olarak belirlenememiştir. Burunun gerisinden ağza akan geniz akıntısına bağlı olabilir. Tabaka içerisinde bir çok bakteri bulunabilir.

Ağız kaynaklı kötü kokunun tedavisi ağız hijyeninin düzeltilmesidir.

 

Rutin ağız hijyeni bir çok durumda ağız kokusunu düzeltir

 

İyi ağız hijyeni için alışkanlık kazanmak gerekir; özellikle diş fırçalama ve diş ipi kullanımı.

 

Diş Fırçalama

 

Dişler günde en az iki kere fırçalanmalıdır. Yumuşak tüylü diş fırçaları kullanılmalıdır. Diş fırçasının baş kısmı ağız içinde tüm bölgelere ulaşabilecek kadar küçük olmalıdır. En az iki dakika boyunca dişlerin dış ve iç yüzeyleri, çiğneme bölgeleri fırçalanmalıdır. Özellikle diş ve diş etlerinin birleşme yerlerine özen gösterilmelidir. Her 3-4 ayda bir diş fırçası yenilenmelidir.

 

Diş İpi Kullanımı

 

Dişlerin günde en az bir kez, fırçalandıktan sonra diş ipi ile temizlenmesi gerekir. Daha önce diş ipi kullanmamış olanlar, ilk kullanımlarında, fırçalamaya rağmen ne kadar yiyecek artığı çıktığını görünce genelde şaşırırlar.

 

Diş ipi kullanımına başlanılan ilk zamanlarda diş etleri biraz kanayabilir. Birkaç gün içinde sonlanmalıdır. Eğer devam ederse diş eti hastalığı olabileceğinden, diş hekimine danışılmalıdır.

 

Diğer genel öneriler

 

Diş ve diş eti hastalıklarını önlemek için önemli olan diğer kurallar:

 

-Eğer sigara kullanıyorsanız, bırakmaya çalışınız. Sigara kullanımı diş eti hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür.

 

-Dengeli ve sağlıklı bir diyet uygulayın. Şekerli yiyecek ve içecekleri mümkün olduğu kadar sınırlandırın. Şekerler ve şekerli gıdalar ağızdaki bakterilerin çoğalmasını sağlayan temel unsurlardır ve bakteriler asit üreterek diş çürümesine neden olurlar.

 

-İlaç kullanımı varsa, mümkünse şekersiz ilaçlar tercih edilmelidir.

 

-Düzenli aralıklarla diş hekimi kontrolü yaptırın (normal olarak senede en az bir kez). Diş hekimi diş plakları oluşumunu ve kalkülleri görüp temizleyecektir. Erken diş eti hastalıkları kötüleşmeden önlem alınabilecektir.

 

Ağız kokusu için yapılabilecek şeyler

 

Yukarıdaki önlemlere rağmen halen ağız kokusu devam ediyorsa:

 

-Antiseptikli ağız solüsyonları en az günde bir kez kullanılabilir. Yatmadan önce, en uygun zamandır. Ağız solüsyonları bakterileri öldürmeyi amaçlar. Çocuklar bu sıvıları yutabileceklerinden, çocuklarda kullanılmamalıdırlar.

 

-Dil yüzeyi günde en az bir kez temizlenmelidir. Bunun için yumuşak bir diş fırçasına birkaç damla ağız solüsyonu damlatarak, dil yüzeyi fırçalanır. Ayrıca eczanelerde satılan dil kazıyıcı araçlar kullanılarak da dil yüzeyindeki tabakalanma kolaylıkla temizlenebilir.

 

-Bazı insanlar yemekten sonra şekersiz sakız çiğnerler. Sakız çiğnemek tükürük salgısını arttırır. Tükürük salgısı yemek sonrası ağızda kalan birikintilerin temizlenmesinde rol oynar.

 

-Takma diş kullanıyorsanız ve iyi temizleyemiyorsanız da ağız kokusu olabilir. Diş hekiminize takma dişlerin nasıl en uygun şekilde temizlenebileceğini sorunuz.

 

Ağız kokusu olan hastaların önce diş hekimlerine başvurmaları gerekir. Ağıziçi muayenesinde bir sebep bulunamazsa KBB Uzmanına başvurulması uygun olur.

 

Doğal çözümler

 

Her yemek sonrasında dişlerinizi fırçalıyor, hatta günde iki veya üç kez fırçalama işlemini tekrarlıyorsunuz ama fayda etmiyor mu? Aynı şekilde naneli sakız veya karanfil çiğnemek de ağızdaki istenmeyen kokuyu yok etmek için işe yaramıyorsa... Başka yöntemler uygulamakta yarar vardır.

Peki ağız kokusuna karşı nasıl bir önlem alınabilir?

 

Eczanelerde satılan ve doğal maddelerden meydana gelmiş bitki gargarasıyla her gün gargara yapın. Bu gargara karanfil, kimyon veya rezene yağı içermelidir. Bu sayede ağız kokusu oluşma şansı oldukça düşecektir.

 

Gün içinde mutlaka 2 litre kadar su için. Su veya soda içen birisinde tükürük bezleri harekete geçer ve koku yapan tüm maddeler kendiliğinden yok olur.

 

Ağız kokusunu gideren bitkisel karışımlı ballardan her gün bir kaşık aç karnına yiyin.

 

Her diş fırçalama işleminden sonra dil temizliğini mutalaka yapın.

Ayrıca diş ipiyle diş aralarını mutlaka temizleyin.

 

Kullandığınız ilaçları mutlaka gözden geçirin veya doktorunuza danışın.

 

Çok fazla çay ve kahve kullanımı ağızdaki bakterilerin artmasına ve koku oluşumuna neden olur. Aynı şekilde alkol içeren gıdalar da kokuyu artırıcı etkenlerdir.

 

Baharat ve baharatlı yiyecekler ağız kokusuna neden olur. Yememeye dikkat edin.

 

Sigara ağız kuruluğuna bunun sonucunda da ağız kokusuna neden olur.

 

Şekerli sakızlar, şeker bakterileri tarafından bozunarak ağızın kokmasına sebebiyet verirler.

 

Tüm bu doğal yöntemleri uyguladığınız takdirde eminiz ki sağlıklı bir gülüşe ve ferah bir nefese kavuşacaksınız.

 

Ağız kokusundan kurtulmanın çaresi!

 

Ağız kokusundan kurtulmanın yolları

 

Nefes kokusu nasıl geçer?

 

Nefes kokusu nasıl giderilir?

 

Ağız kokusu nasıl geçer?

 

Ağız kokusu nasıl giderilir?

 

 

 Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.