|
Nörotransmitter
Merhaba, Nörotransmitter Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz.
Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Nörotransmitter iki sinir hücresi arasındaki bağlantıyı
sağlayan kimyasal bir maddedir. Daha basit bir anlatımla
nörotransmitterleri iki sinir hücresi arasında bilgi
alışverişini sağlayan ulaklar olduğu söylenebilir. Bu
ulakların işlevleri sayesinde beyinde bulunan milyarlarca
sinir hücreleri saniyenin binde birinden daha kısa bir
sürede birbirleriyle etkileşimde bulunabilirler.
Bir ismi
hatırlamak, bir cümleyi ezberlemek, bir bedensel hareket
yapmak, bir duygu yaşamak ve daha binlerce ruhsal ve
bedensel işlev beyin içindeki ve dışındaki bölgelere bu
kimyasal maddeler aracılığıyla iletilir ve işlem tamamlanır.
Nörotransmittter maddelerinin azalması veya çoğalması bu
işlevlerin aksamasına neden olabilir. Başta serotonin adı
verilen madde olmak üzere henüz yapısı tam olarak
aydınlatılamamış olan binlerce madde nörotransmitter olarak
görev yapmaktadır.
Günümüzde
çeşitli ruhsal hastalıkların tedavisinde nörotransmitter
dengesini sağlamaya yönelik ilaçlar başarıyla
kullanılabilmekte ve her geçen yıl bu ilaçlara yenileri
eklenmektedir.
ASETİLKOLİN (Ach)
Asetilkolin hafıza ile ilgili diğer beyin
kimyasalıdır.Alzheimer hastalığının tedavisinde özellikle
başlangıç Alzheimer’da çok yararlı olan bazı ilaçlar beyinde
asetilkolin miktarını arttıran ilaçlardır.Çocuklardaki
öğrenme güçlüklerinde zihinsel işlevi arttırmak için beyin
asetilkolin miktarını arttıran ilaçlar araştırmaları ciddi
ilgi alanları oluşturmuştur.
Sinir-kas
kavşağında, santral sinir sisteminde bulunan bir
nörotransmitter maddedir.
Merkezi
sinir sisteminde asetilkolin salgılayan nöronların aşırı
aktivitesi sonucu parkinson hastalığı gelişir.
Hücre
zarının kalsiyum geçirgenliğini değiştirerek etki eder.
Merkezi
sinir sisteminden çıkan bir uyarının sinir boyunca
ilerledikten sonra geldiği sinir-kas kavşağında; sinirden
kasa taşınmasını sağlar. motor son plakta yer alan sinaptik
keseciklerde bulunan asetilkolin molekülleri; sinirsel
uyarının gelmesiyle aralığına dökülür. buradan ulaştıkları
postsinaptik membranda kolinerjik reseptörlere tutunarak kas
kasılmasının şekillenmesini sağlar.
SEROTONİN
Serotonin,
depresyon belirtileriyle ilişkisi bulunmuş bir
nörotransmitterdir. Serotonin uykuyu, seksüel enerjiyi, ruh
halini, ani ve aşırı istekleri ve iştahı düzenler. Düşük
serotonin miktarı, sinirli, huzursuz ve depresif ruh
hallerine yol açabilir. Vücuttaki serotonin miktarını
arttırmanın yollarından birisi, şeker ve karbonhidrat
açısından zengin yiyecekler yemektir. Bu şekilde beyin
kimyamızı değiştirme çabamız ne yazık ki kısa ömürlü
olacaktır. Dolayısıyla kendimizi iyi hissetmeye devam
edebilmek için, durmadan ve daha fazla yememiz gerekir.
Serotonin
miktarının yeterli seviyede olması ayrıca ani ve aşırı
isteklerin kontrolünü de sağlayarak, kişinin yemeden önce
düşünebilmesine de yardımcı olacaktır.
Beyinde
serotonin kimyasalı salındığında kan damarları kasılarak
daralır; serotonin düzeyi düştükçe genişler.
Migren
atağından önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta,
atak geçtikten sonra da düşmektedir.
Açlık,
yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaçlar gibi faktörlerin
tamamı insan vücudundaki serotonin düzeyini etkilemektedir.
Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürürken;
oksijen, kusma, içinde aminler bulunan gıdalar (örneğin:
peynir, çikolata, portakal, mandalina, domates ) ve içinde
triptofan isminde bir çeşit amino asit bulunan gıdalar,
(örneğin süt, hindi eti ) serotonin düzeyini
yükseltmektedir.
Bunun
dışında insan vücudundaki serotonin düzeyini, çeşitli
hormonlar da etkilemektedir. Örneğin kadın vücudundaki
östrojende (kadınlık hormonu) artma, serotonin düzeyinde de
bir artışa neden olmakta; aynı şekilde, kadınların âdet
görmeleri sırasında, östrojen hormonlarında düşüş olması,
serotonin düzeyini de düşürmekte ve bu durum, kan
damarlarının aşırı genişlemesi sonucu, kadınlarda migren
başlamasına neden olabilmektedir.
Ayrıca
serotonin dopaminerjik nöronlardaki reseptörlerine
bağlanarak dopamin salgılanmasını azaltmaktadır.Serotoninin
depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.Depresyon ve
anksiyete tedavilerinde serotonin geri alım inhibitörü (serotoninin
tekrar kullanımı için sinaps aralığından, salgılandığı
nörona geri alımını yok eden) ilaçlar kullanılır.
DOPAMİN
Dopamin,
vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasaldır. Beyinde,
dopamin reseptörlerini aktive ederek nörotransmiter olarak
görev yapar. Dopamin, ayrıca, hipotalamustan da salgılanır
ve kana karışarak nörohormon görevi yapar. Nörohormon olarak
görevi hipofizin ön lobundan prolaktin salgılanmasını
baskılamaktır.
Sempatik
sinir sistemindeki etkileri dolayısıyla ilaç olarak; kalp
atışlarını hızlandırmak ve kan basıncını yükseltmek için
kullanılır. Kan-beyin omurilik sıvısı bariyerini geçemediği
için merkezi sinir sitemini doğrudan etkileyemez. Parkinson
hastalarında ve Dopa-Duyarlı distoni hastalarında, beyindeki
dopamin miktarını artırmak için, dopamin sentezinde öncü
molekül görevi üstlenebilen L-DOPA molekülü kullanılır, zira
L-DOPA kan-beyin bariyerini aşabililir.
Dopaminin
öğrenme ile ilgili rolü “Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite
Bozukluğu” ( DEHB ) hastalığı olan çocuk ve erişkinlerde
dikkati çekiyor.Yapılan araştırmalar dikkatini toplayamayan,
kafa yoran şeylerden sıkılan, aceleci, sabırsız, çok
konuşan, unutkan, dağınık, sık eşya kaybeden, kıpır kıpır
yerinde duramayan bu insanlarda beynin ön bölgesinde dopamin
az salgılanmaktadır. Nitekim beyinde dopamin miktarını
arttıran ilaçlarla bu kişilerde belirgin düzelme
görülmektedir.Dopaminin öğrenmenin dikkatle ilgili
sürecindeki rolü ve kısa bellek için değeri yeni
araştırmalara kaynak olmuştur.
sinapslarda nöronların kimyasal yolla iletimini
sağlar.eksikliği parkinson, fazlalığı ise tourettes sendromu
sebebidir
STRES
HORMONU (CRF)
Stres
hormonu (CRF ) beyinde öğrenme mekanizmasını olağanüstü
etkilemektedir.Hipofiz bezinin salgıladığı bu hormon öğrenme
ile ilgili beyin bölgelerine amigdale, hipokampus ve
lokuserules da uyarılma yapar.Az miktarda stres hormonu
zihni açar, dikkati arttırır, öğrenmeyi hızlandırır.Aşırı
salgılanması bedeni gerçekle ilgili olmayan aşırı tepkili ve
alarm durumuna iter. Posttasamatik stres bozukluğu (PTSB )
denilen bir hastalık ortaya çıkar. Bu hastalıkta
korku,kaygı,aşırı ihtiyat,irkilme,eskileri yaşama,duygusal
uyuşukluk, zevk alamama, başkalarının hissettiği ile
ilgilenmeme gibi belirtileri vardır.Bu kişilerin
beyinlerinde bağlantılar bozulmuştur.Sağlıklı bir kişinin
arkasına geçip aniden eline çarpsanız ilk seferinde irkilir
3-4üncü seferde irkilmez.Beyninde çok fazla stres hormonu
(LRF ) salgılanan kişi irkilmeye devam eder.
NORADRENALİN (NOREPİNEFRİN)
Kan
damarlarının kasılmasını ve kan basıncının yükselmesini
sağlayan hormondur. Noradrenalin; adrenalinin (epinefrin)
demetile hali, böbrek üstü bezinden salgılanan bir hormon,
ilaç olarak damar daraltıcı olarak kullanılır. Dopaminden
sentezlenir.
Noradrenalin, post-ganglionik adrenerjik sinirlerin
ileticisidir ve ayrıca muhtemelen beyinde de bulunmaktadır.
Periferide, öncelikle sempatik sinir sistemindeki
alfa-reseptörlerini uyararak sonucunda kan basıncının
yükselmesine ve periferik vasküler direncin artmasına yol
açar. Serebral kan dolaşımı yavaşlar. Beyindeyse,
noradrenalin muhtemelen ruhsal durum, öğrenme reaksiyonları
ve ödül sinyal sistemlerinin temelindeki mekanizmalardan
sorumludur.
Adrenerjik
sinapsta, «yoğun çekirdek» vesiküllerinde ATP (adenosin
trifosfat) ile bir kompleks halinde depolanır ve eksositozla
salgılanır. Reseptördeki etkisinin sona ermesi, presinaptik
terminale geri-alımına (re-uptake) bağlıdır. Kokain,
amfetamin ve imipramin gibi ilaçlar bu gerialımı bloke
ederek reseptörlerdeki etkin serbest amin düzeylerini
yükseltirler. Bu maddelerin ruhsal durumu canlandırıcı
etkileri muhtemelen bundan ileri gelmektedir.
MAOI 'ler
(bkz.) de ana enzim olan ve noradrenalini yıkıma uğratan
monoamin oksidazı bloke edip beyindeki serbest noradrenalin
düzeyini yükselterek ruhsal durumu canlandırırlar. Bu
bileşiklerden bazıları ayrıca depolardaki noradrenalini de
serbest bırakabilir ya da noradrenalin reseptörlerinde başlı
başına etki gösterebilirler. Reserpin hem katekolaminlerin,
hem de serotoninin depolarını yıkarak beyin ve periferideki
düzeylerde önemli düşüşlere yol açar. Bunun sonucunda klinik
depresyon tablosu gelişebilir.
Noradrenalin metabolizmasında rol oynayan ikinci bir enzim
de, noradrenalini Orto pozisyonunda metilliyerek
normetadrenalin ve vanil mandelik asit (VMA) üretimini
gerçekleştiren katekol-0-metil transferazdır.
Psikoloji
- Kişisel Gelişim - NLP - Psikoloji Sorunları - Sosyal Fobi
- Psikoterapi
Bağımlılık
- Depresyon - Danışmanlık - Grup Terapisi - Cinsellik -
Eğitimler
NLP -
Sosyal Fobi - Psikoloji Sorunları - Kişisel Gelişim -
Psikoterapi - Psikoloji
Cinsellik
- Danışmanlık - Eğitimler - Depresyon - Bağımlılık - Grup
Terapisi
Kişisel
Gelişim - NLP - Psikoterapi - Psikoloji - Sosyal Fobi -
Psikoloji Sorunları
|