|
OBURLUK
Merhaba, Oburluk Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz.
Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Oburluk,
stressli ve gerilimli bir hayatın bireye verdiği hatalı
yöneliminden kaynaklanmaktadır. Kişiliğimiz ve savunma
mekanizmalarımız, yıllarca süren gelişim evrelerinde
davranış kalıpları şeklinde oluşmaktadır. Bunları sihirli
bir çubuk ile bir anda değiştirmek veya düzeltmek mümkün
değildir. Fakat hipnoz bazı spesifik problemlerin
tedavisinde veya çözümünde bize yardımcı olabilir.Mesela
oburluğu, tetikleyici bir özelliği olan stressin kontrol
altına alınması mümkündür. Şişmanlıktan zayıflığa doğru
olarak vücut görünümünüzü değiştirebilirsiniz. Yakışıklı
veya güzel bir görünüme bürünebilirsiniz.
Kendi
kendinize saygınızı yitirmemeniz ve arzuladığınız kişiliğe
kavuşabilmeniz için, yemek alışkanlıklarınızı
değiştirebilecek iç güçleri harekete geçirebilirsiniz. Bu
durumda yeme dürtüsü sadece gerçekten aç olduğunuz
dönemlerde sizi uyarır. Sonuçta hipnoz aracılığı ile sizi
aşırı yemeye iten eğilimlerinizi bilinç altındaki gerçek
nedenlerini ortaya çıkararak, sizin boşalmanızı ve
rahatlamanızı sağlar.
Biz, aşırı
yeme probleminin tedavisinde şumullü bir program
uyguluyoruz. Hipnoz ise bu şumullü programın esas kısmını
oluşturmaktadır. Bu programın ihtiva ettiği ana özellikler
şunlardır:
1. Düzenli
kültür fizik programları,
2. Yemek
alışkanlıklarının bir takvime bağlanması,
3. Yemek
seçimi, yemek hazırlama ve yemek tüketimi ile ilgili
aktivite ve alışkanlıkları ihtiva etmeyen diğer şeylerle
uğraşmak.
Oburluğun
kontrolünde tedavi edici bir yol olarak hipnotik tedavi
başarılı sonuçlara ulaşmıştır. 1962 yılında Dr.Leo Wollman,
ortalama 2,5 kilogram ağırlık kaybeden 450 şişman vaka
hakkında bir makale yayınladı. Bu vaka takdimlerinde en
fazla kilo kaybeden l kişi, iki ay içinde 25 kilogram
kaybetmişti. Ondan sonra aylık olarak ortalama 5 kilogram
kaybetti. Dr. Wollman'dan sonra aynı şekilde bir çok vaka
takdimleri ve araştırma sonuçları yayınlandı.
Hepsinde
ortak olan husus: Hipnoz yöntemini kullanmak suretiyle fazla
kilolardan kurtulmanın mümkün olduğudur.
SiGARA
Sigara
içmek genellikle , oburluk alışkanlığından daha kolay bir
şekilde üzerinden gelinebilecek bir problemdir. Biz
yaşamımızı devam ettirmek için yeriz. Yeme alışkanlıklarının
ekserisi çocukluk döneminde edindiğimiz alışkanlıklara
bağlıdır. Sigara içme ise diğer bir alışkanlığımızdır. Ancak
yaşamımızın devamı için sigara içmek şart değildir. Bu
nedenle daha kolay bir şekilde bu alışkanlıktan
vazgeçebiliriz.
Çalışmalar
göstermiştir ki; Hipnozu kullanarak sigara alışkanlığından
vazgeçmek kolayca ve süratli bir şekilde mümkün olmaktadır.
Ancak kötü alışkanlığın tekrar gelmemesi için, düzenli
olarak, otohipnoz ve gevşeme tekniklerini uygulamanız
gerekmektedir.
Otohipnoz
esnasında bireyler; soluklarının hoş kokusunu , havanın
temizliğini sigaradan önce hissettikleri duygularını tekrar
keşfettiler. Bu kişiler zihinsel güçlerini faaliyete
geçirerek, sigaradan uzaklaştıklarında oluşacak tüm olumlu
şeyleri hissetmeye çalıştılar.
Oburluğun
tedavisinde hipnoz toplu bir proramın sadece bir parçası
idi. Pratik hipnoz çalışmalarına ilaveten, tiryaki asla
sigara içmeyeceği yerleri de kafasında canlandırdı. Mesela
yatakta,araba kullanırken, telefona cevap verirken,kahve
içerken kısacası sigara içmenin arzulanacağı tüm durum ve
yerlerde sigara içmemeyi kafasından geçirdi. Tiryakilere,
sigara içmeyi arzuladıkları zaman; sigarayı yakmadan önce en
az on dakika beklemeleri tavsiye edildi. Bu süre içerisinde
sigara içmemeye bağlı, oluşacak tüm olumlu hisleri ve
düşünceleri zihninde canlandırması istendi. İşte tüm bu
düşünceler esnasında, bilinç altını ve zihnini aktive ederek
sigara ihtiyacını doğuran nedenlerin yerine daha sağlıklı
ihtiyaçları koyarak gidermenin yollarını bulmalıdır.
ALKOL
Hipnoz,
alkol tedavisinde de başarılı bir yöntem olarak
kullanılmıştır. Los Angeles'te 8. cadde üzerinde hipnoz
vasıtasıyle alkolikler tedaviye çalışılmaktadır. Dünyanın bu
konuda çalışan belli başlı alkolik tedavi merkezleri de
hipnozu kullanmaktadırlar. Topeca ve Kansas'daki klinikler
bunlara örnektir. Bu merkezlerde hastalara yeni bir otoimaj
verilerek, şahsiyetleri yeniden şekillendirilmektedir. Alkol
almadan hayatın nasıl hoş olacağı ve hayattan zevk almanın
diğer yönleri otohipnoz teknikleri ile gösterilmektedir.
Konu ile
ilgili olarak çeşitli kontrol grupları ile çalışmalar
yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri Wihter Veterans
Administration Hospital'indeki çalışmadır. Burada alkol
tedavisinde uygulanan 4 yöntem karşılıklı test edilmiştir.
Bu yöntemlerden biri de hipnoterapidir. Sonuçlara
bakıldığında hipnoterapinin alkol tedavisinde diğer
yöntemlere göre % 12 oranında üstünlük gösterdiği tesbit
edilmiştir.
İngilizlerin yaptığı bir çalışmada da; alkol alımının
kontrol edilebilmesi için yapılan çalışmalarda en önemli
hususun zihinsel gücün olumlu telkinlere kanalize edilmesi
olduğudur. Bu da hipnoterapi ile çok iyi bir şekilde
başarılabilmektedir. Burada öyle telkinler veriliyordu ki;
hep olumlu zihinsel imajları uyarılıyordu. " Alkolsüz
yapılan her hareket kıymetli ve değerlidir... Rahat ve
huzurlu geçen hergünü tam yaşa...Sağlıklı geçirdiğin her gün
diğer insanlar içinde onlara bir armağandır..."
Alkolikler
incelendiğinde çoğunun spesifik problemler nedeni ile içmeye
eğilim gösterdiğini tesbit ederiz. Problemler genellikle
ailelerinden, işlerinden veya etrafındakilerden
kaynaklanmaktadır. Onlar inkar etse bile ,sıkıntı ve
gerginlikler içmeyi tetiklemektedir. Hipnoz işte bu
gerilimli insanlara yardım etmede çok yararlı bir yöntemdir.
Onların hayatını daha olumlu ve pozitif düşüncelere
yönlendirerek hayattan zevk almalarını sağlamak hipnoz ile
mümkündür.
Bulimia
Nervosa:
Aşırı
ölçüde , adeta " aksırıncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya
dek" krizler halinde tekrarlayan yemek yeme nöbetlerinin
olduğu bir rahatsızlıktır. Aşağıdaki iki belirti bu duruma
eslik etmektedir.
1-Belirli
bir sure içinde , benzer durumdaki pek çok kişinin
yiyebileceği besin miktarının çok daha fazlasının
tüketilmesi
2- Bu
durum yaşanırken yemek yeme üzerine kişide kontrolün kaybı
hissi olur (yemeği sonlandıramayacağı , miktarında aşırıya
kaçıp, kontrol sağlayamayacağı hissi).
Kişi kilo
almamak için isteyerek kusma, dışkılamayı arttırıcı ya da
idrar sokturucu ,yan etki olarak zayıflama yapabilecek
ilaçları kullanır. Yemek yemeyi kendine yasaklayıcı tutumlar
ya da normalden daha çok fiziksel aktivite ya da yoğun
kültür fizik hareketleri gibi uygun olmayan telafi edici,
kompanse edici davranışlar içine girer.
Tıkınırcasına yemek yeme ve uygun olmayan telafi
davranışları en az 3 ay sure ile en az haftada 2 kez
görülmektedir.Kişinin kendine bakışında vücut sekli ve
kilosu önemli bir yer işgal edip, sahip olunan özellikler
normalden çok daha fazla etkili olmaktadır.
Rahatsızlığın 2 tipi vardır. Birincisinde düzenli olarak
kusma, idrar sokturucu ve dışkılamayı arttırıcı ilaçlar
kullanılmaktadır. İkinci şekilde ise kişide bunun yerine
yemek yememe ya da anormal derecede fiziksel aktivite ya da
vücut egzersizleri gibi alınan kalorileri telafi edici
davranışlar görülmektedir.
Patlarcasına yeme süreçleri çoğunlukla 2 saatten kısa sure
içinde olmaktadır. Bu arada daha çok karbonhidrat içeriği
fazla olan tatlılar, pastalar gibi kalorice zengin besinler
tüketilmektedir. Kişiler bu davranışlarını gizlemeye çalışır
ve bu davranışlarını kıyıda, köşede sergilerler. Bu yeme
davranışları planlı olabileceği gibi, aniden bir anda da
başlayabilir. Yeme davranışı çok hızlıdır. Bu durum çevresel
stres etkenleri ile tetiklenir. Atıştırma atakları alışılan
aralıklarda ya da öfke, gerilim, yalnızlık ya da depresif
duygulanımın olduğu dönemlerde tetiklenebilir. Yemek
yenirken geçici bir sure gerilim duserse de sonrasında bunu
cokkunluk ve pişmanlık düşünceleri izler. Ya kendisi kusar
ya da kusmaya veya dışkılamaya yardımcı olabilecek ilaçlara
yönelir.
Bu
kişilerde ilerleyen dönemlerde alkol-madde bozuklukları ,
depresif durumlar görülebilmektedir. Bu kişilerin daha çok
kişilik bozukluklarına sahip olduğu ( daha çok sınırda
kişilik bozukluğu) gözlenmiştir.
Toplumda
kadınlar arasında % 1-3 oranında görülmekte, daha çok
erişkinliğe geçiş döneminde başlamaktadır. Ailelerinde de bu
rahatsızlığa ya da madde kötüye kullanımı ya da depresif
rahatsızlıklara daha yüksek oranda rastlanmaktadır.
Bulimia
çoklukla önceden şişman olan kişilerde görülse de madde
kullanımı ya da anoreksiayi takiben de gelişebilmektedir.
Kişinin vücuduna yönelik olumsuz değerlendirmeleri
anoreksiaya göre daha fazladır. Bazı durumlarda kişi yiyecek
maddeleri çalar ya da para çalarak gıda maddelerini bu
amaçla elde etmeye çalışır.
Depresyon
genellikle hastalığa eşlik eder. Bu kişilerde madde
kullanımları özellikle yoğun alkol kullanımı da
görülebilmektedir. Kadınlarda çoğunlukla adet
düzensizlikleri oluşmakta, bazı hastalarda tansiyon
düşüklüğü ve kalp atım sayısında azalmaya rastlanmaktadır.
Kusmalar
nedeniyle hastanın su-tuz dengesi bozulabilir. Yemek borusu
hasarları, tükürük bezlerinde büyüme ve diş çürümeleri
görülebilir.
Tedavi:
Hastalarda
ilaç tedavisi yanında psikoterapi de etkilidir.
Psikoterapide hedeflenenler anoreksiada bahsedilenler
gibidir. |