Rahim Kanaması
 

Olağan adet kanaması günleri dışında kanama görülmesine ara kanama denir. Ara kanamaların sık görülen nedeni klamidya adlı bakterinin ve diğer etkenlerin neden olduğu rahim ağzı ve rahim iç tabakası enfeksiyonlarıdır.Diğer nedenler hormonal düzensizlikler, myomlar,polipler, genital organ yaralanmaları, endometriozis hastalığı ve bazı ilaçlardır.
 

 

Spiral kullanımı rahim iç tabakasında yarattığı tahrişle, düşük dozlu doğum kontrol hapları rahim iç tabakasında yarattıkları değişikliklerle, korunma iğneleri ve implanonda yarattıkları hormonal dengesizliklerle lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilmektedirler.

 

Rahim ağzında kanser öncüsü lezyonlar veya rahim ağzı kanseri ve diğer genital kanserler ender görülmelerine karşın ara kanaması şeklinde belirti verebilirler. Bu nedenle ara kanaması ciddiye alınması gereken bir belirtidir.

 

Jinekolojik muayene, Pap smear incelemesi, enfeksiyondan şüphelenilirse kültür alınması, hormonal testler, kan sayımı yapılmalıdır.

 

Ara kanamaların tedavisi kanamaya neden olan probleme yöneliktir. Ara kanamaya neden olan problem zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kan kaybına bağlı anemiye, kanamanın nedenine bağlı olarak kısırlık ve kansere yol açabilir.

 

Genellikle progesteron içeren hormon preparatlarının kullanılması ile ara kanamalar önlenir. Kanamaya neden olan problemin de tedavi edilmesi gerekir. 

Bir kadını kadın hastalıkları doktoruna getiren en sık nedenlerden biri vajenden gelen akıntılardır. Bazan akıntılar artar, kokulu olur, kaşıntılı olur.

 

Bu nedenle normal akıntı ile anormal akıntıyı birbirinden ayırmak gerekir.

 

Estrojen hormonunun azalması vajende salgının azalmasına ve doğal korunma ortamının bozulmasına neden olur. Vajenin doğal korunma ortamı asitdir. Hormon azaldıkça bu asitlik azalır ve mikropların yerleşmesi kolaylaşır. Özellikle mantarların yerleşmesi kolaylaşır. Tüm bunlar kokulu ve kaşıntılı akıntılara neden olur. Bu hallerde kadın doğum uzmanının muayenesi ve tedavisi gereklidir.

 

Normal vajinal akıntının özellikleri nelerdir?

 

Vajinal akıntının içinde, salgı bezlerinden oluşan sıvı, dökülen hücreler, ve normal vajen mikropları bulunur. Normal bir vajinal akıntı beyaz, saydam ve kokusuzdur. Kaşınma, yanma veya herhangi bir rahatsızlığa neden olmaz. Adet gününe göre akıntının miktarı değişebilir. Örneğin yumurtlama günlerinde artar.

Anormal Akıntının Nedenleri Nelerdir?

 

Mikroplar vajen ve vulvanın iltihaplanmasına neden olur. Kaşıntı, yanma hissi, anormal kötü koku, akıntıda belirgin artış bu iltihabın belirtileridir.

 

Menopoz sonrası mikrop olmadanda, estrojen eksikliği aynı belirtileri ortaya çıkarır.

 

En çok mantar denilen mikroplar enfeksiyona neden olur. Bunun dışında trikomonas denilen parazitler ve bakteryel mikroplar akıntı nedenidir.

 

Sayfa Başı

Mantar Akıntıları

 

Mantarlar oldukça karmaşık bir yaşam şekline sahiptir. Doğada bitki ve hayvanların üzerlerinde ve insan vücudunda yaşayabilir. nemli ortamlar mantarlar için ideal mekandır. Birçok mantar çeşidi arasında vajende rahatsızlığa neden olan candida albicans denen türdür. Bu tür ılık, nemli, ışıksız ortamda hızla ürer.

 

Kaşıntılıdır. Süt kesiği görünümünde beyaz akıntılardır. Kokusuzdur. Tedavisi kolaydır. Ancak şeker hastalığı varsa ilaçlar yetersiz kalır.

 

Kesin tanı için akıntının mikroskop altında incelenmesi gerekir.

 

Kadınların %75'i hayatında enaz bir kez vajinal mantar hastalığına yakalanır. Tedavi olmazsa hastalık kalıcı olur. Bazıları da doktora gider ama tedavileri eksik ya da yetersiz kalır. Eski tedaviler gerçekten uzun ve zorlu idi. Aynı zamanda ilaçlar etkisiz kalabiliyordu. Tedavinin başarılı olması için ilaçların 7 ila 14 gün kullanılması gerekiyordu. Halbuki belirtiler 2 günde kesildiğinden kadın iyileştim deyip tedaviyi yarım bırakıyordu. Mikropda kısa sürede daha güçlü olarak tekrar ortaya çıkıyordu. Böyle ilaca alışmış mikrobu yine aynı ilaçla yok etmek artık mümkün değildi.

 

Ancak son yıllarda gerek vajinal yoldan, gerekse hap olarak ağızdan kullanılan yeni ilaçlar çıktı. Bu ilaçların üstünlüğü hem güçlü olmaları hem de çok kolay kullanılmaları. Genelde tek bir hap veya fitil ile tedavi başarılıyor.

 

Sayfa Başı

Kadında diğer vajinal enfeksiyonlar...

 

Trikomonas, bakteriyel vajinozis adlı mikrobik hastalıklar. Gerek mantar, gerekse bu mikroorganizmalar normal vajenin içinde de bulunur. Ancak zararsız halde dururlar. Ya da kadının savunma mekanizmaları bu mikropların zararlı olmasını engeller. Bu savunma mekanizması zedelendiğinde veya zayıfladığında, bağışıklık sistemi çöker, ve mikroplar hastalık üretmeye başlar. Mantarı diğerinden ayıran özellik kaşıntı olmasıdır. Idrar yaparken ve cinsel ilişki sırasında ağrı görülür. Akıntı koyu ve beyaz renktedir. Içinde süt kesiği manzarası olabilir.

 

Bakteriyel Vaginozis...

 

Akıntı, hafif kaşıntı ve yanma olur. Akıntı koyu, kıvamlı ve kötü kokuludur. Rengi yeşil ve sarı olabilir.

 

Trikomonas...

 

Bulaşma cinsel ilişki ile olabilir. Banyolar, umumi tuvaletler bulaşma yeri olabilir. Genç kızlarda ve doğurganlık çağında daha sık görülür. Akıntı çok fazladır. Köpüklüdür. İdrar yaparken ve cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olur.

 

Çoğu zaman bu üç mikrop birarada hastalık yapar.

 

Mikroplar nasıl hastalık yapar...

 

Mikropların hastalık yapması için önce üremesi gerekir. Belli bir sayıya ulaştıktan sonra bir takım zararlı ürünler salgılayarak hastalık üretir. Iltihap belirtileri ortaya çıkar. Iltihap bedenin bu zararlı etkilere karşı verdiği savaş sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Vajinal akıntılarda böyle reaksiyonlardır.

 

Mikrobik akıntı tedavi olmazsa...

 

Akıntı devam eder. mikroplar gittikçe derine yerleşmeye başlar. Özellikle uterusun vajen içine bakan ağız kısmında yaralara neden olur. (servisit). Akıntı cinsel organın giriş kısmında da şişme ve ağrıya neden olur.

 

Sayfa Başı

Akıntıya neden olan haller...

 

Antibiyotikler..

 

Sık sık antibiyotik kullanlması vajenin savunma mekanizması olan yararlı mikropları öldürerek zararlı mikropların ortaya çıkmasına neden olurlar. Bu nedenle gerekli olmadıkça antibiyotik kullanmamak gerekir.

 

Doğum kontrol hapları..

 

Hormonal baskı vajende asiditiyi etkileyerek mantar oluşumunu arttırır. Ancak estrojeni düşük hap kullanıldığında bu etki azalır.

 

Şeker hastaları...

 

Vajene geçen fazla şeker mantarı azdırır. Bu mantarlar tedaviye dirençlidir. Yani sık sık tekrarlar. Vücut direncini kıran ağır hastalıklar.

 

Aşırı temizlik tutukusu...

 

Özellikle deodorantlı sabun, parfüm ve spreyler vajen asitliğini bozar. Vücudu sıkı saran pantolon ve çamaşırlar.

 

Genital Akıntılar ve Enfeksiyonlar:

 

 

 

Vajina kadın vücudunda dışarıya açılan boşluklardan bir tanesidir. Vajeni döşeyen hücrelerin en büyük özelliği glikojen yönünden zengin olmasıdır. Glikojen salgısı östrojen ile uyarılır. Vajene dökülen bu hücreler vajinada bulunan doğal flora bakterileri tarafından yıkılarak laktik asit oluşur ve sonuçta vajina içinde asit ortam sağlanmış olur. Vajinanın normal pH değeri 3,8 – 4,4 arasındadır. Puberteden önce ve menopozda östrojen azlığı nedeniyle vajen duvarları çok incedir.

 

 

 

NORMALDE VAJİNADAN AKINTI OLUR MU?

 

Normalde vajinadan hafif akıntı olur. Biz buna fizyolojik akıntı deriz ve bu akıntı vajina ve rahim ağzında bulunan salgı bezlerinden salgılanır. Vajinanın normal olan bu akıntısı kadın sağlığı için gereklidir. Normal akıntı berrak yumurta kıvamında, beyaz ve kokusuzdur. Bu akıntının içinde salgı bezlerinin salgıladığı sıvı, dökülen hücreler ve normal vajen bakteri florası bulunur. Kaşıntı ve yanmaya hiçbir zaman yol açmaz. Akıntının miktarı ise adet zamanına ve kişiden kişiye değişiklik gösterir.

 

 

 

VAJİNAL AKINTININ EN SIK NEDENLERİ NELERDİR?

 

İltihabi nedenlerden en sık bakteriler, mantarlar, trikomonas neden olurken, iltihabi olmayan nedenler en sık alerjik, kimyasal tahriş, menopoza bağlı incelme, yaralar, kanserler ve polipler sıralanabilir.

 

 

 

VAJİNAL MANTAR ENFEKSİYONU

 

Kadınların mantar enfeksiyonlarının %80 – 90’ından candida mantarı, %15’inden ise diğer mantarlar sorumludur. Aslında maya mantarı çok az miktarda normal vajen florasında da bulunur. Mantar sayısının artışı ile enfeksiyon meydana gelir. İlk belirtisi genellikle vajen çevresinde kaşıntı, kızarıklık ve yanmadır. Bazen idrar yaparken yanma oluşabilir. Akıntı beyaz ve peynir kırıntıları şeklindedir. Gebelik ve başka amaçlarla antibiyotik kullanımı mantar enfeksiyonu oluşumunu kolaylaştırır. Enfeksiyon ilişki sırasında yanma ve ağrıya neden olabilir uzun sürmesi halinde cinsel işlev ve istek bozukluklarına neden olabilir. Stres, şeker hastalığı, gebelik, doğum kontrol hapları, spiral, vücut direncini baskılayan ilaçların kullanımı, aşırı kilo, ışın tedavisi, bölgesel alerjiler, ıslak mayo ve çamaşırlarla uzun süre oturma, sentetik iç çamaşırları ve fazla sayıda partner olması mantar enfeksiyon riskini arttırır. Tanısı kolay olup tedavide genel hijyen tedbirlerinin arttırılması, kremler, ovuller ve ağızdan haplar kullanılabilir.

 

 

 

BAKTERİYEL VAJİNOZİS

 

Bu vajen iltihabında bakterilerin aşırı çoğalması sonucu ortaya çıkan aşırı ve balık kokulu akıntı ana şikâyettir. Bu enfeksiyonda vajen ve dış genital organlarda kızarıklık yoktur. Akıntının incelenmesinde vajen pH4,5’den büyüktür, clue cel denen özel hücre görünümleri ve gerdnerella vaginalis ile birlikte bacteroides denen bakterilerde artış vardır. Ancak sağlıklı kadınların %20 – 40’ında vajen florasında bu bakteriler doğal olarak bulunmaktadır. En önemli fark laktobasillus denen normal floranın koruyucu bakterilerinin kaybolmasıdır. Bu enfeksiyon cinsel yolla da bulaşabilir fakat bu şart değildir. Bu enfeksiyon genellikle floranın düzelmesi ile kendiliğinden birkaç günde iyileşir. Tedavide 7 gün süre ile metranidazol veya klindamisin içeren tabletler yeterlidir. Vajinal tabletler ağızdan alınanlar kadar etkilidir. Eş ve partner tedavisi tekrarı azaltır. Gebeliğin ilk üç ayında tedavi bebeğe teratojenik etki nedeniyle ertelenmelidir.

 

 

 

TRİKOMONİYAZİS

 

Bu enfeksiyonda etken tek hücreli kamçılı hareketli bir parazittir. Sadece insanlarda görülebilen bu enfeksiyonda hemen her zaman cinsel yolla bulaş söz konusudur. En sık cinsel aktif olan 16 – 35 yaşlarda görülür. Normal vajen asiditesi varken bu parazit zor yerleşir. Üşüme, açlık, aşırı yorgunluk, uzun süre ıslak kalma gibi vücut direncinin düşmesi, hormon dengesizlikleri gibi durumlarda vajen florası bozulunca enfeksiyon kolay oluşur. Bu parazit idrarda, ıslak havlu veya banyo giysilerinde 24 saat canlı kalabilir ve bu eşyaların ortak kullanımıyla bulaşabilir. Yani cinsel ilişki ile, tuvaletlerde ve doğumda anneden bebeğe bulaş söz konusu olabilir. Trikomoniyazisin belirtileri genellikle sarı/yeşil renkli kötü kokulu köpüklü akıntı, sık idrara çıkma, vajen ve girişinde kızarıklık, yanma ve kaşıntı şikayetlerinin hapsi görülebilir. Tanısında akıntı incelemesinde parazitin görülmesi esastır. Tedavisinde metranidazol 5 – 7 gün kullanılır. Eş veya partner tedavisi şarttır.

 

 

 

GENİTAL UÇUK (HERPES SİMPLEKS VİRÜS)

 

Bu enfeksiyonun ancak %4’ünde valende kabarık, ağrılı, sulanan, kaşınan lezyonlar görülür. Genellikle cinsel yolla bulaşır. Kasık lenf bezelerinde ağrılı şişlik genellikle eşlik eder. Aynı zamanda baş ağrısı ateş ve halsizlik oluşabilir. Tedavide anti-viral ajanlar hem bölgesel hem ağızdan kullanılır.

 

 

 

İLTİHABİ OLMAYAN VULVOVAGİNİT

 

Kadın yollarının kanserleri vajenden akıntıya sebep olabilir. Bu durumda genellikle hastanın yaşı ileridir ve akıntı kötü kokuludur.

 

Menopozda östrojenin azalmasına bağlı vajen duvarlarında incelme ve vajen normal florasında değişme nedeniyle atrofik vajinit denen durum görülebilir. Buna bağlı akıntının giderilmesinde bölgesel östrojen kremleri kullanılır.

 

Deodorant içeren spreyler, meniye karşı alerjik reaksiyonlar, prezervatiflerin içerdiği lâtekse veya kayganlaştırıcılara karşı alerjiler de akıntıya sebep olabilir.

 

İlaç alerjilerinde özellikle bazı antibiyotiklerle vajen içinde döküntüler görülebilir. Bunların tedavisinde etkenden kaçınma temel yaklaşım olup, alerjik reaksiyonlara karşı gerekirse ilaç tedavisi kullanılır.

 

 

 

RAHİM AĞZININ İLTİHABI (SERVİSİT)

 

Rahim ağzı kadınlarda karın boşluğuna bir giriş olan kadın yollarının savunma kapısıdır. Rahim ağzı iltihapları kısa süreli (akut) veya uzun süreli (kronik) olabilir. Rahim ağzı enfeksiyonlarının en önemli nedeni cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Bu etkenler çok fazla olmakla beraber en sık klamidya, gonore, mukobakteriler, herpes virüs ve HPV servisite neden olur. Normalde rahim ağzından olan akıntı berrak mukus kıvamındadır.

 

Gonore (bel soğukluğu) enfeksiyonunda sarı krem kıvamlı akıntı ilişkiden kısa süre sonra başlar karın alt bölgesinde hassasiyet ve ilişki sırasında ağrı genellikle eşlik eder.

 

Servikste Human Papilloma Virüs enfeksiyonu düz siğiller şeklinde olabilir. Bazı virüs tipleri rahim ağzı kanseri ile ilişkilidirler. Serviks kanserlerinin %90’ında HPV DNA bulunmaktadır. En sık karşılaşılan tip16 ve tip 18 dır.

 

ENDOMETRİT (RAHİM İÇ KATMAN İLTİHABI)

 

Bu hastalık rahim ağzındaki iltihabın rahme yayılması ile oluşur. Endometrit aşağıda bahsedilen PID üst kadın yolu iltihabının bir parçasıdır. Rahim iç katmanında iltihabı olan kadınların en önemli şikayeti adet aralarında olan kanama, ilişki sonrası lekelenme ve adet kanamalarında artıştır. Uzun süren endometritler endometrium katmanında hasara neden olarak kısırlığa sebep olabilir.

 

Endometritin tanısı biyopsi ile konur. Tedavide doksisiklin ilk tercih edilen ilaçtır.

 

 

 

PİD (PELVİK İNFLAMATUAR HASTALIK)

 

Kadın üst genital sistemin (rahim, tüpler ve yumurtalıklar) enfeksiyonudur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların neden olduğu en sık yaygın enfeksiyonlardan biridir. Görülme sıklığı gittikçe artmaktadır Bunun ana nedeni cinsel yaşamın erken başlaması ve partner sayısındaki artıştır.

 

PID gelişen kadınların yaklaşık %20'sinde endometrial biyopsi, küretaj, spiral çekilmesi gibi kısa süre önce yapılan bir müdahale öyküsü vardır.

 

Basit alt kadın yolu enfeksiyonlarının etkin tedavisi PID gelişimini önlemede en etkili basamaktır. Yetersiz süre ve dozda vajen ve rahim ağzı iltihapları özellikle uzun süre tedavi edilmezler ise enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir.

 

Bu hastalarda en sık şikayet kasık ve karın ağrısında artıştır. Bunun yanında akıntı, ateş, üşüme titreme, bulantı ve idrar yaparken ağrı şikayetleri genellikle eşlik edebilir.

 

PID RİSK FAKTÖRLERİ

 

1- Daha önce üst genital enfeksiyon geçirmiş olmak

 

2- Çok sayıda cinsel partnere sahip olmak

 

3- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan birini geçirmek

 

4- Spiral kullananlarda yaygın kadın genital sistem enfeksiyonu riski artmıştır.

 

 

 

PID TEDAVİSİ

 

PID tedavisinin ana hedefi kısırlık ve dış gebeliğe yol açan tüp hasarının oluşmasını inlemektir. Etken mikroorganizmaya göre seçilecek antibiyotiklerin hızlı, yeterli dozda ve sürede kullanılması esastır.

 

 

 

PID SEKELLERİ

 

Hastaların yaklaşık %25'i uzun vadeli sekele maruz kalırlar.

 

Kısırlık gelişme riski %20 civarındadır.

 

PID geçiren kadınlarda dış gebelik riski 6 - 10 kat artmıştır.

 

Hastaların bir kısmında sürekli kalan kasın ağrısı ve ağrılı ilişki şikayetleri oluşabilir.



 

Bitkisel Öneri - Tıkla

 

  0 542 252 70 62
  0 532 402 77 44

0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
    

0 532 790 41 90  Şikayetleriniz
0 532 402 77 66  Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi



 

Rahim Kanaması Yazıları Bilgi Amaçlıdır. Rahim Kanaması Bilgileri İlaç ve Doktor Yerine Tedavi Etmez.