|
Rahim
Sorunları
Merhaba, Rahim Sorunları Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz.
Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Rahim
hastalıkları deyince akla dört hastalık geliyor. Rahim
sarkması (uterus prolapsus`u), miyomlar, endometriozis
(çikolata kistleri), rahim (endometrium) kanseri. RAHİM
SARKMASI Rahim ...
Kadın Hastalıkları
Bayanların vitaminleri besinleri erkeklerden farklıdır.
Vitamin mineraller eksilince bayanlarda özel şikayetler ortaya
çıkar.
Rahim
hastalıkları deyince akla dört hastalık geliyor. Rahim
sarkması (uterus prolapsus`u), miyomlar, endometriozis
(çikolata kistleri), rahim (endometrium) kanseri.
RAHİM
SARKMASI
Rahim
aşağıya, vajinaya doğru sarkıp, dıştan görünecek kadar
aşağıya gelebilir.
Nasıl
oluşur?
Rahmi
yerinde tutan kas ve bağların zayıflaması ve gerilmesi
nedeniyle oluşur. Çocuk doğurma ve yaşlanma bu zayıflığın
nedeni olabilir. Fazla kilolu kişiler, kronik öksürüğü
olanlar ve ağır yük kaldıranlarda daha şiddetli görülebilir.
Belirtiler nelerdir?
Hafif
sarkmada herhangi bir belirti olmayabilir. Orta derecede,
karnın aşağı kısımlarında ağırlık ve bir top üzerine
oturuyormuş gibi hissedebilirsiniz. Sırtın ve karnın alt
kısımlarında ağrı ve rahatsızlık yakınması olabilir. Uzun
süre ayakta kaldığınızda yakınmalarınız artabilir. Cinsel
ilişki sırasında ağrınız olabilir. Ciddi sarkmada rahim
dışarıdan görülür ve vajinada büyük bir kitle varmış hissi
yaratır. Sarkma yüzünden bazı kadınlar öksürürken,
hapşırırken ve gülerken idrar kaçırabilir, tuvalete çıkarken
güçlük çekebilirler.
Tedavisi
nedir?
Rahim
sarkması tedavisinin bir yolu, rahmi yerinde tutabilmek için
pesser adı verilen lastik bir yapıyı vajinaya
yerleştirmektir. Çeşitli su ve hava içeren tipleri vardır.
Diğer bir yol ameliyatla rahimi çıkarmak veya abdominal
yoldan bağları kuvvetlendirmektir.
Rahim
sarkması riskini azaltmak için çeşitli şeyler
yapabilirsiniz:
Fazla
kilolarınızdan kurtulun.
Bağırsakların düzenli işleyişi için lifli gıdalar alın.
Kegel adı
verilen pelvik kasları güçlendiren egzersizleri düzenli
yapın.
Karın içi
basıncı artıracak dar korseler ve giysiler giymeyin.
Ağır
kaldırmaktan kaçının.
Rahim
sarmasını önlemek için ne yapılabilir?
Doğum
sonrası pelvik kasları güçlendiren Kegel egzersizlerini
yapmak ve ağır kaldırmaktan kaçınmak bu problemle
karşılaşmayı engelleyebilir. MİYOMLAR
Rahmin kas
ve bağ dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörleridir.
Nadiren bazılarının içerisinde kanser dokusu oluşabilir.
Miyomlar çok küçük olabildiği gibi portakal büyüklüğüne de
ulaşabilirler. Büyümeleriyle birlikte rahmin şeklini
bozabilir, mesane ve rektuma baskı yaparak sık idrara çıkma,
kabızlık ve ağrıya neden olabilirler.
Nasıl
oluşurlar?
Oluşum
nedenleri kesin bilinmemekle birlikte, östrojen
oluşumlarında etkilidir. Gebelik, doğum kontrol hapı
kullanımı ve menopoz tedavisi gibi östrojen düzeyi
artışlarında büyümeleri hızlanır.20 yaşın altında çok nadir
görülürler, çocuk doğurma yaşında olan kadınlarda sıktır,
menopozla birlikte küçülürler. Miyom oluşumunu önleyecek
herhangi bir koruyucu yöntem yoktur.
Belirtiler
nelerdir?
Adet
kanaması miktarında artış
Sırt
ağrısı
Kabızlık
Pelvik
ağrı ve basınç hissi
İnfertilite (Kısırlık)
Gebeliğin
düşükle sonuçlanması
Tedavisi
nedir? Çoğu miyomların tedavisine gerek yoktur. Şu
durumlarda tedavi gereklidir:
Adet
kanaması miktarı fazla ve adetler ağrılı ise
Miyom
hızla büyüyorsa ENDOMETRİOZİS
Rahimin
içini döşeyen kısma endometrium adı verilir. Bazılarında
endometrium, rahim harici yerlerde bulunabilir ve bu durum
endometriozis adını alır.
Nasıl
oluşur? Bazı kadınlarda neden endometriozis geliştiği
bilinmemektedir. Bu konuda birçok teori vardır. Bir teoriye
göre, bazı kadınlarda adet kanı tüplerden geri akarak
yumurtalıklar ve karına ulaşır ve endometrial dokular bu
yapılar üzerine yerleşir.
Belirtiler
şunlardır:
Anormal
veya fazla adet görme
Adet
öncesi ağrı
Cinsel
ilişki sırasında ağrı
Adetler
sırasında, ağrılı bağırsak hareketleri, ishal Adet sırasında
idrar yaparken ağrı
Gebe
kalamama Nasıl tedavi edilir? Endometriozisin kesin tedavisi
yoktur. Tedavi, şikayetlerin şiddetine, lokalizasyonuna,
sizin yaşınıza ve çocuk isteyip istememenize bağlıdır.
RAHİM
(ENDOMETRIUM) KANSERİ
Endometrium kanseri, 50 - 65 yaş arası kadınlarda görülen
bir kanser türüdür. Vücutta östrojen üretiminin arttığı
durumlar. En sık görülen belirti, anormal vajinal kanamadır
ve yüzde 90 ilk belirtidir. Daha genç kadınlarda adet
kanamasının şiddetinin artması, adetler arasında kanama veya
ilişki sonrasında kanama şeklinde olabilir. Nasıl tedavi
edilir? Erken tanı ve tedavi, diğer organlara yayılmayı
önlemek açısından çok önemlidir. Erken tanıda ameliyat tam
tedavi sağlar. İleri evrelerde cerrahi tedavinin yanında
radyoterapi ve kemoterapi gerekebilir. Erken tanı ve
tedaviyle hastaların yüzde 80`i beş yıldan fazla yaşar. Risk
nasıl azaltılabilir? Bu kanser için risk taşıyorsanız genel
sağlık durumunuza dikkat etmenin yanında düzenli aralıklarla
jinekolojik muayeneye gitmelisiniz. Hastalığın tedavisinde
erken tanı çok önemlidir.
Bahçeci
Kliniği Enver Kurt ekler
KADIN
HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ
Kadın
üreme organlarına ilişkin hastalıkların belirtileri, diğer
bir deyişle kadında yol açtığı yakınmalar başlıca 4
çeşittir:
1 Ağrı
2. Kanama
3. Akıntı
4. Karın
büyümesi.
Bu
belirtilerin bir ya da birkaçı birlikte bulunabilir. Bu
belirtiler tüm kadın hastalıklarının ortak belirtileridir.
Yapılan muayene yöntemleriyle bu yakınmalara yol açan
nedenler ortaya çıkarılarak tedavi planlanır. Şimdi sırayla
bu belirtilere hangi kadın hastalıklarının yol açabileceğini
kısaca gözden geçireceğiz.
1. AĞRI;
Ağrı, hemen her tür hastalıkta ortaya çıkan ve teşhis
açısından büyük önem taşıyan, şiddeti kişilere göre değişen
sübjektif bir histir. Ağrının niteliği, yeri ve zamanı
hastalıkların özelliğine göre farklılık gösterir. Ağrı
nitelik açısından, itici, oyucu yakıcı, yırtıcı, kesici
karakterde olabilir. Yer olarak da, karın bölgesinde,
kasıklarda ya da belde olabildiği gibi yaygın da olabilir.
Ağrı zaman olarak da farklılık gösterir, sürekli olabildiği
gibi, belirli hareketlere bağımlı da olabilir.
2 - Kadın
üreme organlarına ilişkin ağrılar karın, kasık ve bel
ağrıları biçiminde ortaya çıkan önemli bir bulgudur.
Yaklaşık olarak 3 kadından birinde ağrı yakınması vardır.
Ancak bir kadının çok" şiddetli, dayanılmaz olarak
yorumladığı bir ağrıyı başka bir kadın daha hafif olarak
hissedebilir. Veya birinin ağrı olarak hissettiğini diğer
bir kadın hissetmez. Bu tümüyle kişinin yapısıyla, ağrıya
dayanıklılığı (ağrı eşiği) ile ilişkilidir. Bu nedenle
sadece ağrı yakınması olan bir kadında ağrı nedenini ortaya
çıkarmak her zaman pek kolay değildir. Ancak bir olayın tam
"ağrı" olarak değerlendirilmesi için bazı kriterlerden
yararlanılabilir. Ağrının bir yakınma olarak kabul
'edilebilmesi için, günlük aktiviteyi aksatması ve gece
uykudan uyandıracak nitelikte olması gereklidir.
a) Karın
bölgesindeki ağrılar: Kadın hastalıklarında önemli bir yeri
vardır. Hekim tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilmeli
ve asıl ağrı bölgesi aşağı-yukarı saptanmalıdır. Karın
içinde bulunan tüm organların ve üreme organlarının akla
gelen her tür hastalığında "karın ağrısı" bir haberci
olabilir.
Karın
bölgesini, göbekten geçen yanlamasına bir hat ile üst ve alt
olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Genellikle göbeğin altında
kalan, alt bölge ağrıları üreme organlarına aittir. Ancak
istisnalar pek az değildir. Örneğin uterus ve ovaryumlara
ait büyük tümörlerin neden olabileceği ağrılar göbek üstü
bölgede de hissedilebilir. Göbek altında kalan bölgeyi de üç
ayrı bölgeye ayırmak mümkündür.
Bunlardan
biri, göbek hizasında olan orta hat, diğerleri de onun
sağında (sağ alt kadran) ve solunda (sol ait kadran) kalan
bölgelerdir.
Orta hat
üzerinde hissedilen ağrılar, genellikle göbek fıtığı,
uterus, mesane, bağırsaklar ve karın iç zarı (periton) ile
ilgili olabilir.
Sağ alt
kadran ağırları (sağ kasık ağrıları) genellikle üreme
organlarından, apandiksten, sağ idrar yollarından ve fıtık
ardan kaynaklanabilir. Burada önemli olan apandikse ait olan
akut apandisit ağrılarıdır. Çünkü genellikle üreme
organlarının bu bölgede görülebilen ağrıları, akut
apandisitle karışabilir.
Burada
başka belirtiler ve diğer muayene yöntemlerinin yardımıyla
kesin tanıya varılabilir.
Sol alt
kadran ağrıları (sol kasık ağrıları) da, üreme organlarından
sol idrar yollarından ve fıtıklardan kaynaklanabilir.
b) Bel
ağrıları: Kadın hastalıkları nedeniyle hekime başvuran
hastaların pek çoğunda bel ağrısı bulunmaktadır. Ancak
değerlendirilmesi güçtür. Bel ağrılarının oluşmasında
sorumlu olan nedenler 2 büyük grupta toplanabilir.
1. Kadın
hastalıklarının dışındaki nedenler. Özellikle fazla sayıda
doğum yapmış kadınlarda karın kasları gevşer ve sarkar. Bu
durum vücudun dengesini bozar, dengenin sağlanması için bel
ve sırt kasları kasılmak zorunda kaldığından bel ağrıları
ortaya çıkar. Ayrıca omurlara ilişkin romatizmal
hastalıklar, tüberküloz da bel ağrıları nedenleri
arasındadır. Bel ağrılarına neden olan etkenlerden bir
diğeri de böbrek hastalıklarıdır.
2. Kadın
hastalıklarıyla ilgili bel ağrıları. Doğumlardan sonra
oluşabilen zedelenmeler, yumurtalık ve fallop borusunun
iltihabi hastalıkları, uterus çevresindeki dokuların
iltihapları, rektosel, sistosel, prolapsus, uterusun arkaya
dönük olması bel ağrılarına yol açabilir. Rektosel, sistosel
ve prolapsusda görülen ağrılar sarkma ağrıları biçimindedir.
Çünkü bu hastalıklarda pelvis kaslarının zayıf oluşu
nedeniyle üreme organları desteğini kaybederek aşağı doğru
yer değiştirirler, adeta sarkarlar. Bu da bel ağrılarına yol
açabilir.
c) Dış
üreme organlarına ilişkin ağrılar: Pek sık
görülmezler. Teşhisleriyse kolaydır. Ancak ağrıya neden olan
asıl etken bulunmalıdır, çünkü bu ağrıların nedeni daha
yukarda yer alan iç üreme organlarına da ait olabilir.
Ayrıca, dış üreme organlarındaki iltihaplar, yaralar,
ekzamalar, idrar kaçırmaya neden olan fistüllerden kaçan
idrarın buraları tahriş etmeleri de ağrıya yol açar.
Bunlardan başka, idrar yollarına ilişkin iltihaplar,
polipler, apseler, zedelenmeler, taşlar da ağrı nedenleri
arasındadır.
d) Sağ
omuz ve göbek üstü bölgesindeki ağrılar:
Bu
bölgelerdeki ağrılar, genellikle üreme organları dışındaki
nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak dış gebelikte,
fallop borusunun yırtılması sonucu karın boşluğuna dökülen
kanın, karaciğer bölgesinde diyafragma kasını tahriş etmesi
refleks yolla omuz ağrılarına ve karın üst bölgelerinde
ağrılara yol açabilir.
2. KANAMA:
Kadın hastalıkları dalında kanama dendiği zaman vaginadan
gelen kanamalar anlaşılır. Böyle vaginal yoldan gelen
kanamalar pek çok hastalığın bir belirtisi olabilir. Kadın
hastalıklarının en önemli yakınmalarından olan kanamalar ya
gebelikle ilgilidir ya da gebelikle ilgili değildir. Yani
gebelik boyunca görülebilen kanamalar, gebelik dışında
görülen kanamalardan farklı gruplarda yorumlanır. Gebelikle
ilgili olan kanamalara örnek olarak düşükleri gösterebiliriz
ki bu daha önceki bölümde açıklanmıştır.
Gebeliğin
dışında görülen, gebelikle ilgili olmayan kanamalar da
başlıca dört ayrı grupta toplanır.
a) Adet
siklusu bozukluklarına ilişkin kanamalar:
b)
Sistemik nedenlerle olan kanamalar; Tüm vücudu ilgilendiren
bazı hastalıklar, yani sistemik hastalıklar da kanamalara
neden olabilir. Bu hastalıklara örnek olarak, metabolizma
hastalıklarını (şeker hastalığı gibi), kan hastalıklarını,
kalp yetmezliğini, karaciğer hastalıklarını, tüberkülozu
gösterebiliriz.
c) Üreme
organlarından kaynaklanan kanamalar:
Kadın iç
üreme organlarına ilişkin hastalıkların çoğunun belirtileri
arasında kanama da vardır. Şimdi dıştan içe doğru sırayla bu
organlarda kanamaya neden olan hastalıklara göz atalım.
Rahim ağzı
(serviks uteri): Rahim ağzı yaraları (erozyon), polipleri,
miyomları, kanserleri ve iltihapları kanamalara yol
açmaktadır. Rahim cismi (korpus uteri): Miyomlar,
endometrium dokusunun iltihapları, polipleri ve kanserleri
kanama nedenleri arasındadır. Ayrıca bazı kadınlarda rahim
içi araçlar da kanamalara neden olabilir.
Fallop
boruları: İltihapları, kanserleri ve dış gebelikler kanamaya
yol açabilir. Yumurtalık (Ovaryum): Yumurtalıkların bazı
kistleri, tümörleri ve kanserleri kanamaya neden olabilir.
Ayrıca ovaryum endometriosisinde de kanamalar olabilir.
d)
Disfonksiyonel kanamalar: Üreme organlarına ilişkin bir
hastalık ya da gebelikle ilgili olmayan kanamalar
disfonksiyonel kanamalar adını alır. Bu kanamaların nedeni
normal hormonal düzenin aksamasıdır. Böyle kanamaların
yaklaşık üçte birini "kistik endometrial hiperplazi"
oluşturur. Bu durumda ovülasyon olmadığından,
yumurtalıklardan sürekli olarak "östrojen" hormonu
salgılanır. Giderek, sürekli östrojen hormonu etkisiyle
endometrium normalden fazla gelişir ve sonunda kanamalara
yol açar.
3. AKINTI:
Kadın hastalıklarında en sık rastlanan belirti vaginal
akıntıdır. Tıp dilinde "lökore" denir. Normalde vagina
nemliliğini sağlayan, yakınmaya yol açmayan koyu kıvamlı,
beyaz bir vaginal akıntı vardır. Bu akıntı rahim ağzı
bezlerin mukus salgısından, vagina mukozasından dökülen
hücrelerden,vagina mukozasından sızan sıvıdan ve döderlein
basillerinden oluşmuştur. Döderlein basilleri, vagina
epitelinde bulunan glikozu parçalayarak "laktik asit"
oluşturur. Bu laktik asit sayesinde vagina ortamı asit olur.
Ortamın asit oluşu, vagina ortamının asitliliğinin
kaybolması durumunda ise mikropların üreyebilmesi için uygun
bir ortam ortaya çıkar ve iltihaplara yol açar.
Kadınlardaki vaginal akıntılar, vaginada, rahim ağzında,
rahimde ve fallop borularında oluşan hastalıklardan
kaynaklanabilir. Vaginal akıntılara neden olan genel
etkenleri şöyle sıralayabiliriz: Temizlik koşullarına uyum
göstermemek ya da tam tersi aşırı titizlik sonucu temizlik
amacıyla yapılan vaginal lavajlar, sık cinsel birleşmeler,
mastürbasyon, doğum kontrol amacıyla kullanılan bazı vagial
ilaçlar.
Bunlardan
başka, vagina, tümörleri, perine yırtıkları, rahimin yer
değiştirmeleri, kızıl, tifo, dizanteri tüberküloz, difteri
gibi bazı hastalıklarda da vaginadaki iltihap nedeniyle
farklılık gösterir. Renksiz, beyaz, peynir parçacıkları gibi
tortulu, yeşilimsi, Su gibi yada koyu kıvamlı, köpüklü,
kokusuz, pis kokulu gibi özellikleri nedeniyle farklı
hastalıkların belirtilerini oluştururlar.
Kadının
üreme organlarında, akıntıya neden olan hastalıklar
aşağıdaki gibi özetlenebilir a) Vagina: Bir tür mantar olan
"kandida albikans" ve bir parazit olan "trikomonas
vaginalis" adlı etkenler vaginada iltihaplara neden olarak
akıntıya yol açarlar. Kadınlarda vaginal akıntıya yol açan
ve en fazla rastlanan bu hastalıklardan daha sonra ayrıca
söz edilecektir.
b) Rahim
ağzı: Rahim ağzının (serviks uteri) bazı hastalıkları da
akıntı nedenleri arasındadır. Gonore (bel soğukluğu), frengi
ve diğer bazı mikropların (stafilokok, streptokok) neden
olduğu iltihaplar akıntıya yol açarlar. Serviks uteri
kanserlerinin bir belirtisi de hafif kanlı bir akıntıdır.
Rahim ağzından kaynaklanan akıntıların en sık görülen
nedenlerinden biri de rahim ağzı yaralarıdır (erozyon). Bu
erozyonların neden olduğu akıntılar, genç kızlarda sıklıkla
görülmektedir.
c) Rahim:
Rahimin gövdesinde (korpus uteri) görülen endometritler
(rahim içini kaplayan rahim iç örtüsünün iltihapları),
polipler, bazen miyomiar ve kanserler de akıntıya yol açan
etkenler arasındadır.
d) Fallop
boruları: Fallop borularının hastalıkları ender olarak
akıntıya neden olabilirler.
Tüm bu
etkenlerin varlığına karşın bazı kadınlarda vaginal akıntıya
neden olan etken ortaya çıkarılamaz (esansiyel vaginal
akıntı). Bunun yanında tümüyle psikolojik kökenli vaginal
akıntılar (psikosomatik vaginal akıntılar) da vardır.
Görüldüğü gibi vaginal akıntılar belirli ve önemli bir
hastalığın bir belirtisi olabildiği gibi, bazı durumlarda da
ortada belirli bir hastalık olmaksızın ortaya çıkabilir.
4. KARIN
BÜYÜMESİ: Kadın hastalıklarının bazılarında, belirtilerden
biri de karında büyüme olmasıdır. Karın büyümesi, kadın
hastalıklarından başka hastalıklarda da sıklıkla
görülebildiğinden bir kadın hastalığından kaynaklanıp,
kaynaklanmadığını ayırdetmek her zaman kolay olmaz. Karında
büyümeye yol açan olaylar ya karın derisinden kaynaklanır ya
da karın içinde yer alan organların hastalıklarından.
Karın
derisinden kaynaklanan ve karını büyüten olaylar şunlardır;
ileri derecede yağlanma, ödem (su toplanması sonucu şişme),
fazla sayıda doğumlar, iri çocuk ya da ikiz, üçüz doğumlar
sonucu karın kaslarının aşırı derecede gevşeyerek sonunda
sarkması, karın kas ve diğer dokularından kaynaklanan
tümörler, başka organlardaki kanserlerin karın duvarına
yayılması (metastaz), fıtıklar ve apseler.
Karın içi
ile ilgili olarak karında büyüme görülmesiyle başlıca 3 olay
sonucudur, bunlar; meteorizm (gaz nedeniyle olan şişkinlik),
asit (karm boşluğunda sıvı birikmesi) ve tümörlerdir.
Meteorizm: Bağırsak hareketlerinin azalmasıyla ilgilidir.
Halk arasında "bağırsak düğümlenmesi" adı verilen ileus ya
da kronik bir bağırsak stenozu (daralması) bu duruma yol
açabilir.
Bağırsakların genişleyerek gazla dolması ve şişkinliğe yol
açması histerik ve sinirli kadınlarda sıklıkla görülür.
Kadınların
adet kanamasına yakın dönemlerinde karında bir şişlik
hissetmeleri de hormonal etkinliğin normal bir sonucudur.
Genellikle pek yakınmaya yol açmaz. Bu şişkinlik hissi adet
kanamasının başlamasıyla birlikte ortadan kaybolur. Herhangi
bir nedenle oluşan bir adet gecikmesi durumunda da bu
şişkinlik daha da şiddetli olarak rahatsızlığa neden
olabilir.
Asit:
Karında sıvı (asit) toplanmasına neden olan hastalık
lar
arasında, genellikle kanser gibi kötü huylu tümörler vardır.
Bundan başka karın zarının tüberkülozu (tüberküloz
peritonit) da karında asit toplanmasına yol açabilir. Ayrıca
karın iç organlarının yaralanmaları, delinmeleri de iç
kanamalara neden olarak, karın boşluğu içinde kan
toplanmasına yol açarlar. Bunun bir örneği dış
gebeliklerdir. Dış gebelikte fallop borusunun yırtılması
sonucu oluşan kanama karın boşluğu içinde toplanır. Bu
konuda daha önce söz etmiştik.
Tümerlör:
Kadınlarda karının büyümesine yol açan tümörler, genellikle
üreme organlarından kaynaklanırlar. Fakat karın içinde yer
alan diğer organ tümörleri ya da kanser metastazları da
karını büyütürler. Kadın hastalıkları içinde karında
büyümeye yol açan ve en fazla görülen hastalıklar, miyomlar
ve ovaryum tümörleridir.
|