|
RAŞİTİZM
Merhaba, Raşitizm Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz.
Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
D vitamini
eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı
yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik
yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme
yol açar.
NEDENLER
Klasik
raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir
erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal
gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas
gevşekliğiyle yansır.
rasitizm-hastaligi
Özellikle
6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır.
Daha çok koyu tenlilerde, erken doğmuş çocuklarda ve
toplumsal ekonomik koşulların elverişsiz olduğu yerlerde
yaşayan çocuklarda görülür. Raşitizmlerin büyük bölümünün
nedeni, yetersiz güneş görmedir. Erkek çocukların bu
hastalığa kızlardan çok yakalanmalarının nedeni henüz
açıklanamamıştır.
Hastalığın
günümüzde hâlâ görülmesi, ana -babaların bilgisizliğine
bağlıdır. Mutlak etkili olan korunmanın, bu hastalığın
kökünü kazımış olması gerekirdi. Bu korunma, yeterli
kalsiyum-fosfor alınmasına ve erken yaşlardan başlanarak
sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır.
En sık
raslanan yetersiz güneş görmenin yol açtığı D vitamini
eksikliğine bağlı klasik raşitizmin yanısıra, daha ender
nedenlere bağlı başka raşitizmler de gözlenebilir.
İshalle
birlikte ciddi sindirim sistemi hastalıkları (çölyak
hastalığı, doğuştan kistli pankreas hastalığı gibi)
sırasında, barsak kalsiyum ve D vitamini emilimleri bozulur.
Aynı biçimde, karaciğer yetmezliği de, bu vitamin
eksikliğinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Çünkü
sözgelimi kalsiferol, etkin olabilmek için karaciğerde
değişime uğramak zorundadır.
Böbrek
kökenli raşitizm, böbrek hastalığı, nedeni bilinmeyen böbrek
kökenli asidoz gibi doğuştan böbrek yetmezlikleri sırasında
görülür. Kan kalsiyum düzeyi düşüklüğü (hipokalsemi), kan
fosfor düzeyi düşüklüğü (hipofosforemi) ve kalsiyum ve
fosfatların sidikle aşırı miktarda atılmalarıyla nitelenir.
Bazı
raşitizmlerin hangi mekanizmayla oluştukları, D vitamininin
etkinleşmesi için değişime uğraması gerektiğinin
öğrenilmesinden bu yana bilinmektedir. Oysa bazı hastalarda
bu etkinleşmeyi, bazı enzim sistemlerini bozan kalıtımsal
anormallikler olanaksızlaştırmıştır. D vitaminine dirençli
ender raslanan raşitizmler, çoğunlukla cücelik ve iskelet
biçim bozukluklarının eklendiği hastalıklar grubunu
oluştururlar.
TEŞHİS
Hâlâ çok
sık raslanan bir hastalık olan raşitizmin, çok erken olarak,
büyük iskelet biçim bozuklukları evresine varılmadan teşhisi
gerekir. Yeterli bir güneşlenmeden ve koruyucu raşitizm
tedavisinden yoksun bırakılmış her çocukta, raşitizmden
kuşkulanılmalıdır.
Klinik
belirtiler
Ön
bıngıldak ve kafa dikişlerinin kapanmasında gecikme,
başlangıçta kafa kemiklerinde elle du-yulabilen bir yumuşama
(kraniotabes), kaburgalar ve önkol düzeyinde kemik uçlarında
genişleme araştırılır.
Bu
durumda, kemik biçim bozuklukları tabloya egemendir. Bu
biçim bozuklukları bakışımlı ve ağrısızdırlar. Çeşitli
yerlerde görülebilirler:
— baş ve
yüzde; 3 aydan daha eskiyse, niteleyici ve belirgin bir kafa
kemikleri yumuşaklığı, bıngıldak ve dikişlerin
kemikleşmesinde gecikme, dişlerde bozukluklar vardır. Bu
sonuncu belirti geç ortaya çıkar; süt dişleri dayanıksızdır,
kolayca çürüyebilirler;
— göğüs
tabanının genişlemesiyle birlikte me-mealtı uzaklığının
kısalması nedeniyle huni biçiminde biçimi bozulan ve önden
arkaya basık olan göğüs düzeyinde (tavuk göğsü), kaburga
uçları boyunca teşbih gibi bir yumrular dizisi elle
yoklanabilir. Bu, kıkırdak-kaburga birleşme yerinin aşırı
gelişmesine bağlıdır ve kaburga teşbihi görünümü yaratır;
— kol ve
bacaklarda; el ve ayak bileklerinde kemik ucu şişkinlikleri,
elle muayenede her zaman ele gelir, hattâ gözle görülebilir.
Daha ileri bir evrede, özellikle bacaklarda kemikler eğilir.
Uyluk kemiği boynunun kemiğin gövdesiyle yaptığı açı
daralarak kalça biçiminin bozulmasına neden olur ve çocuğun
«ördek gibi» yürümesine yolaçar;
— omurga
düzeyinde; omurga bozunlarına daha ender raslamr: Sırtın üst
bölümünde lordoz (öne doğru dışbükey bel eğriliği), alt
bölümünde kifoz (kamburluk) biçiminde, omurganın normal
eğriliklerinin ters çevrilmesi. Buna çoğunlukla bir skolyoz
(yana eğrilik) eklenir. Öteki klinik belirtiler, çoğunlukla
kemik anormallikleriyle birliktedir. Kas gerginliğinin
azalması, karnın büyüklüğünü açıklar (kurbağa karnı). Karnın
büyük doğru kasları, kolan rolü oynayamayacak kadar zayıf
olduğundan ortaya çıkan göbek fıtığı, oturma ve yürüme
gecikmesine yolaçar. Kansızlık belirtisi olan solukluk, lenf
dokusu artışı (ele gelen lenf bezleri; büyük dalak; burunda
lenf dokusu artışına bağlı tıkanıklık) ve sindirim
bozuklukları da gözlenebilir.
Tamamlayıcı muayeneler
Hastalığın
yerleşme döneminde, kemik gövdesi çizgisi düzenliliğini
yitirir; kemik gövdesi-kemik ucuarası çizgi
içbükeyleşir.Dönerkemik.ve dirsek kemiği büyüme kıkırdakları
genişlemiştir. El bileğinin kemikleşme noktalarında
olgunlaşma gecikir. Çoğunlukla 80 mgr % dolaylarına kadar
düşen kan kalsiyum düzeyinin (normalde 100 mgr %) ölçülmesi,
bu başlangıç döneminden başlanarak, teşhisin doğrulanmasını
sağlar. Bu dönemde D vitaminiyle tedaviye başlanırsa, iz
bırakmayan tam bir iyileşme sağlanabilir.
Hastalığın
yerleşme döneminde, üyelerde mutlaka röntgen filmi bozunları
bulunur; Kemik gövdesi – kemik ucuarası çizginin
içbükeyleşmesi, püsküllü görünüm alması; kemik zarının ikiye
ayrılması. Kemiklerde mineral yitimi bazen kemik zarı
altında kendiliğinden kırıklara (yeşil ağaç kırığı)
yolaçacak derecede şiddetlidir.
Göğüs
filmlerinde kaburga yaylarının ön uçlarının şampanya mantarı
biçiminde genişlediği ve bazen kaburgaların arka
bölümlerinde kırık çizgileri bulunduğu görülür. Bu kemik
bozukluklarına, «raşitizmli akciğeri» diye nitelenen bronş
akciğer görünüm bozuklukları eklenir; Bronş-damar ağının
artması, tepelerde amfizem, akciğer göbeği çevresinde
saydamsızlıkla birlikte havalanma bozuklukları gözlenir.
Hastaların
büyük çoğunluğunda, laboratuvar incelemelerinin teşhise pek
katkısı olmaz. Başlıca yararları, hastalığın tipini ve
ağırlığını belirlemeleri ve tedavi altında evrimini izleme
olanağını sağlamalarıdır. Çünkü biyolojik belirtiler, klinik
ve radyolojik belirtilerden önce gerilerler.
Laboratuvar incelemelerinde çeşitli anormallikler
görülebilir:
— kan
kalsiyum düzeyi (normalde süt çocuğunda 90-105 mgr %),
özellikle başlangıç biçimlerinde normaldir ya da çok az
düşmüştür,
— kan
fosfor düzeyi (normalde süt çocuğunda 40-60 mgr%),
hastaların çoğunda, çoğu kez yarı yarıya düşmüştür;
— kalsiyum
ve fosfat düzeylerinin çarpımı her zaman düşüktür. Normalde
4 000′in üstünde olduğu halde, raşitizmde çoğunlukla 3
000′in altındadır;
— alkali,
fosfataz (normalde 5-10 Bodansky ünitesi ya da 60-80
uluslararası ünite), hastaların çoğunda artmıştır. Ama bu
artış, hastalığın şiddetiyle orantılı değildir;
— sidik
kalsiyum düzeyi (normalde 2,84 mgr-f l,38/kg/24
saat),hastaların çoğunda düşmüştür; ama yükselmiş (özellikle
bazı şiddetli biçimlerde) de olabilir. Sidik fosfatları
düzeyi için de durum aynıdır. Ama sidik fosfat düzeyinin
saptanması, normal düzey beslenmeyle yakından ilgili olduğu
için, fazla bir bilgi vermez.
EVKIM
Raşitizm,
tedavi edilmezse, büyüme hızını düşürerek ağır ağır düzelir:
2-3 yılda iyileşme. Bu durumda iyileşme, bacaklarda,
omurgada ve göğüste, çoğunlukla kalıcı biçim bozukluğu
tipinde kemik bozuklukları bırakır.
Bununla
birlikte, tedavi edilmeyen raşitizmli çocuğun yaşamı, iki
ihtilattan ötürü tehlikeye girebilir: Tetani; enfeksiyonlar
(özellikle akciğer enfeksiyonları).
Erken
doğumlarda sık görülen raşitizm tetani-si, yalın bir
sinir-kas uyarılabilme kolaylığından, çırpınmalara kadar
çeşitli belirtiler gösterebilir. Nöbetler sırasında
parmaklar açılır, el bilekten bükülüp «ebe eli» denen biçimi
alır. Yanağa fiskeyle vurulması, dudakların kasılmasına
yolaçar (Çhvostek belirtisi). Laboratuvar incelemelerinde
kan kalsiyum düzeyinin düştüğü saptanır. Hızla kalsiyum
iğneleri yapılmazsa, çocukta gırtlak spazmı, havasızlıktan
boğulma, apansızın ölüm görülebilir. Solunum sistemi
enfeksiyonları raşitizmlilerde sık görülür ve
tekrarlayıcıdır. Genel durumun kötü olmasının ve kaburga
yayı anormalliklerinin yolaçtığı solunum işlevi bozukluğu,
bu enfeksiyonların evriminin ciddiliğini daha da artırır.
Tersine,
tedaviye yeterince erken başlandığında, çocuk hızla iyileşir
ve hastalık hiç bir iz bırakmaz. Biyolojik belirtiler ve
röntgen belirtileri, klinik belirtilerden daha çabuk
düzelirler. 3 haftada kan kalsiyum ve fosfor düzeyleri
normale döner; bunu alkali fosfataz düzeyinin normalleşmesi
izler. Röntgen belirtileri açısından, kemikler çok çabuk
yeniden mineral tutmaya başlarlar. Yeniden mineralleşme önce
büyüme kıkırdağında çizgisel bir yoğunlaşmayla ve kemik
ucundaki kemikleşme çekirdeklerinin yeniden ortaya çıkışıyla
başlar. 3-6 haftada, kemik sınırlarının netliği yeniden
belirir. Genel durum düzelir, kas gevşekliği yiter.
Tedaviye
daha geç başlanırsa, biçim bozuklukları çok daha uzun sürede
düzelir. Ama yalnızca vitamin tedavisi, bunların kural
olarak iz bırakmadan düzelmelerine yeterlidir.
HASTALIĞIN
ÖTEKİ BİÇİMLERİ
Erken
doğmuş çocuklardaki biçim
Ciddidir;
sık görülür; çoğunlukla kan kalsiyum düzeyi düşüklüğüyle
birliktedir.
Geç
biçimler
2 yaşından
büyük çocuklarda görülüp, bozulmuş ve yanıltıcı belirtiler
gösterir. Bu nedenle, gerçekte olduğundan daha az görüldüğü
sanılır. Ergenlik öncesi büyüme dönemindeki kişilerde, D
vitamini gereksinimi üstünde önemle durulmalıdır.
Çoğunlukla, sözkonusu dönemde, vitamin tedavisi uygulamak
gerekir.
Kansızlık
Raşitizmde
sık görülür ve önemli ölçülere varabilir. Alyuvarlar 2
milyona, hattâ daha aşağı düşebilir. Kansızlık çoğunlukla
dalak büyümesiyle birliktedir. Vitamin tedavisiyle bütün bu
belirtiler geriler. Raşitizm bir başka vitamin eksikliği
hastalığıyla, özellikle iskorbütle birlikte bulunabilir.
TEDAVİ
Raşitizmin
Bitkisel Tedavisi
Raşitizmin
Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı
Bitkiler:Kayısı, Ağaç çileği, Sarmısak, Tere otu, Ispanak,
Lahana
Hazırlanış
Şekli:* Kayısı, ağaç çileği ve sarmısak, tedavi süresince
yemeklerden önce veya sonraları bol bol yenilmelidir.
* Tere
otundan pişirilen yemeğin suyu süzüldükten sonra kapalı bir
kapta muhafaza edilir. Hazırlanan bu sıvıdan hastaya, akşam
yatmadan önce ve sabahları aç karma birer bardak içirtilir.
*
Pişirilip süzülerek elde edilen ıspanak suyu, kapalı bir
kapta yirmi dört saat süreyle dinlendirilir. Tedavi
süresince, dinlendirilen bu sıvıdan hastaya bol bol
içirtilir.
* Suda
pişirildikten sonra süzülerek elde edilen lahana suyu,
kapalı bir kapta dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvıdan,
tedavi süresince hastaya bol bol içirtilir.
Koruyucu
tedavi
Dengeli
bir beslenmeye, güneş görmeye ve ağızdan sistemli olarak D
vitamini verilmesine dayanır. Bu önlemler erken alınmalı ve
en az 5. ayın sonuna kadar sürdürülmelidir. Sağlıklı bir
yeni doğmuş çocukta, gerekli doz günde 1000 ünitedir;
güneşten yararlandıramama durumunda bu doz günde 1500′e,
deride esmerlik durumundaysa 2500′e çıkarılmalıdır. Erken
doğmuş çocuklarda dozlar daha da yükseltilmelidir.
Kullanılan ilaca göre, bir damlada 200-400 uluslararası
ünite D vitamini bulunur. Ağız yoluyla verilen vitaminin
barsaklardan emilimini ve bedende kullanımını engelleyen
sindirim sistemi hastalıkları varsa, vitamin iğneyle
verilmelidir.
Bu tedavi,
sözgelimi bir ana-çocuk sağlığı merkezinde (ya da hekimin
muayenehanesinde), belirli dönemlerde sistemli gözetim
gerektirir. Çocuğu belirli dönemlerde hekime gösterme
olanağı yoksa 6 ayda bir 5 mgr (200 bin ünite), deri koyu
renkliyse 10 mgr D vitamini kas içine iğneyle verilir.
İyileştirici tedavi
Yerleşmiş
raşitizmin iyileştirici tedavisi, D vitamini ve kalsiyum
verilmesine dayanır. Hastaların çoğunda, günlük 4 000 – 16
000 ünitelik dozlara bölünmüş 200 000 – 600 000 ünite D
vitamini, iyileştirmeye yeterlidir. Aşırı yüksek dozlardan
kaçınılmalıdır. Vitamin fazlalığına ender raslanır; ama
sonuçları son derece ciddidir ve bazen ölüme yol açabilir.
Kalsiyum tedavisine D vitamininden birkaç gün önce
başlanmalı ve D vitamini verildiği sürece devam edilmelidir.
Günlük doz, ağızdan 500 mgrl gr kalsiyumdur. Raşitizm
iyileşince, normal dozda bir tedavi izlenmelidir.
Hastalığın
bıraktığı izlerin tedavisi
Ortopedi
uzmanının işidir. Raşitizm ilerlediği sürece, çocuk
yürümekten alıkonmalıdır. Aile ortamı elverişsizse, nekahet
dönemi güneşli-denizli bir yerde geçirilmelidir. Genel kural
olarak, biçim bozuklukları raşitizm tedavisinden sonra
kendiliklerinden hafiflerler. Ortopedik girişimlerden; hattâ
yalın atellerden, büyüme sona ermedikçe genellikle kaçınmak
gerekir. Ameliyat ancak, kalıcı olduğu varsayılan izlere
uygulanır.
SONUÇ
Görüldüğü
gibi raşitizm sık raslanan, hattâ koruyucu tedaviyle
bütünüyle önlenebildiği gözönünde bulundurulursa, çok sık
raslanan bir hastalıktır. Öte yandan, hastalığın tedavi
edilmezse kemikte iz bırakma tehlikesi nedeniyle, genç
annelere erkenden çocuklarının besinlerine D vitamini
damlaları eklemelerinin ne kadar gerekli olduğu
öğretilmelidir. Buna karşılık, yüksek dozda D vitamini
vermekten de kaçınılmalıdır. Çünkü yüksek dozlarda
verildiğinde bu madde, 150 mgr %’yi aşabilen bir kan
kalsiyum düzeyi yüksekliğine yolaçar. Bu dengesizlik
zehirlenme olayları biçiminde belirir: İştahsızlık;
kusmalar; susuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri; bilinç
bulanıklığı; baş ağrıları gibi sinir sistemi bozuklukları
atardamar yüksek basıncı; genel durum bozukluğu.
Raşitizm
(D vitamini yetersizliği) PDF Yazdır
E-posta
Yazar Yar.
Doç. Dr. Resul YILMAZ
Perşembe,
21 Aralık 2006
Raşitizm
denince genellikle, yetersiz kalsiyum depolanmasına bağlı
olarak kemiklerde çeşitli şekil bozukluklarının ortaya
çıkması anlaşılır.
Ancak, D
vitamini yetersizliği raşitizmden ibaret değildir. D
vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa
bile bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır.
Raşitizm buz dağının görünen kısmı iken, buzdağının
görünmeyen kısmında birçok sağlık problemi ile özellikle 5
yaş altı çocuklarda, gebelik çağındaki kadınlarda D vitamini
yetersizliğine bağlı problemler karşımıza çıkmaktadır.
Raşitizm
denince genellikle, yetersiz kalsiyum depolanmasına bağlı
olarak kemiklerde çeşitli şekil bozukluklarının ortaya
çıkması anlaşılır.
Ancak, D
vitamini yetersizliği raşitizmden ibaret değildir. D
vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa
bile bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır.
Raşitizm buz dağının görünen kısmı iken, buzdağının
görünmeyen kısmında birçok sağlık problemi ile özellikle 5
yaş altı çocuklarda, gebelik çağındaki kadınlarda D vitamini
yetersizliğine bağlı problemler karşımıza çıkmaktadır.
D
vitaminin vücudumuzda, kalsiyum dengesinin sağlanması, kemik
ve kas sağlığının korunması gibi çok önemli fonksiyonları
vardır.
D
vitaminin ana kaynağı güneş ısınlarının etkisiyle derideki
üretimdir. D vitamini çok az sayıda besinde bulunmaktadır.
Balık, karaciğer, süt, tereyağı, hububat D vitamininden
zengindir.
Raşitizmin
nedenleri:
Süt
çocukluğu döneminde; beslenmenin yetersiz olması, D vitamini
takviyesinin yapılmaması ve yeterli güneş ışığı alınmaması
nedeniyle daha sıktır.
Gelişmiş
ülkelerde sorun olmaktan çıkan raşitizm daha çok gelişmekte
olan ülkelerde görülüyor. İlk altı ay boyunca; anne sütü
alamayıp inek sütü ile beslenmek zorunda kalan ve yeterli
vitamin takviyesi yapılmayan, kundaklanan ve hiç güneşe
çıkarılmayan bebekler bu sorunla daha çok karşılaşıyor.
Anne
sütündeki D vitamini iyi emildiği halde 6.aydan sonra
yetersiz kalabilir. Bu nedenle 6.aydan sonra da sadece anne
sütüyle beslenen ve vitamin verilmeyen bebeklerde de
raşitizm görülebilir. Anne sütü ile beslenen bebeklere D
vitamini takviyesi ile bu hastalığın önlenmesi ise mümkün.
6.aydan itibaren yeterli ek gıda alan veya mama ile beslenen
bebeklerde ise takviye gerekmez.
Diğer
yandan, raşitizm güneşli günlerin daha az olduğu bölgelerde
daha sık görülüyor. Örneğin ülkemizde de yılın önemli
bölümünü kar altında geçiren Doğu Anadolu Bölgesi’nde,
vücuda D vitamini sağlayan güneşli havanın az olması ve
bölge insanının güneşten az yararlanması raşitizme yol
açıyor.
Diğer
nedenler; Raşitizme D vitamini eksikliği dışında,
karaciğer-böbrek hastalıkları ve doğumsal bazı metabolik
hastalıklar, kistik fibroz ve çölyak gibi bağırsaktan
emilimin iyi olmadığı hastalıklar sebep olabilir.
Anne
adayının hamileliği boyunca yeterli D vitamini depolarına
sahip olmaması ve bebeğin anne karnında yeterli D vitamini
alamaması ise hastalığın, doğumdan itibaren görülmesine
yol açıyor. Özellikle kış dönemindeki hamileliklerde vitamin
desteği yapılmaması bebeklerin yetersiz D vitamini deposu
ile doğmasına neden oluyor. Bu durumda doğumdan sonra sadece
anne sütü ile beslenmeleri bile bebeklerin D vitamini
yetersizliği sorunu ile karşılaşmasını önlemeye yetmiyor.
Raşitizm
belirtileri:Bu bebeklerde, huzursuzluk, baş terlemesi,
kaslarda gevşeklik, geç oturma, geç emekleme-geç yürüme, geç
diş çıkarma ve bıngıldağın geç kapanması gibi belirtiler
gözlenebilir.
Ayrıca
raşitizm hastası bebeklerin el ve ayak bilekleri normalden
daha geniş, alınları daha geniş ve belirgin, kafa kemikleri
ise yumuşak olur. Göğüslerinde tespih taneleri gibi
şişlikler beliriyor. Yatış pozisyonuna bağlı olarak şekil
bozuklukları ortaya çıkabilir. İleri raşitizmde, bebeğin
başı, yanlardan iki elle tutulup, parmaklarla bastırıldığı
zaman, ping- pong topu gibi içeriye çöker. Göğüs
kemiklerindeki yumuşaklığa bağlı olarak kaburgaların
diyafram kaslarına birleşme yerlerinde çukurluk oluşabilir.
Erken
teşhisin önemi
Raşitizm;
büyüyen kemiklerin hastalığı olduğundan, süt çocuğu
döneminde önce baş, sonra göğüs kafesi ve en sonunda kol ve
özellikle bacaklarda şekil bozuklukları ortaya çıkıyor. Bu
bebeklerin karınları şiş( kurbağa karnı ) olduğu gibi ve
fıtık da gelişebilir.
Raşitizm
eğer erken bir dönemde teşhis edilip tedavi edilmezse
bebeğin büyümesi yavaşlıyor, Yürümeye başladıktan sonra
bacaklarındaki O veya X şeklindeki bozukluklar (çarpık
bacak) belirginleşiyor. Bu arada, söz konusu tüm bu
belirtilerin sadece raşitizmde görülmediğini de hatırlatmak
gerekir. Ayırıcı tanı için laboratuar ve radyolojik
tetkikler gerekir.
Raşitizm,
klinik belirtiler görüldükten sonra, radyolojik ve
laboratuar tetkikleri ile teşhis edilir. Sorun D vitamini
eksikliği ise kolayca tedavi edilir. Çocuğa 2-3 ay süre ile
günlük ihtiyacın 5-10 misli D vitamini veriliyor. Ağızdan
tedavi çoğunlukla başarılı sonuç verir.
Eğer
kalsiyum eksikliğine bağlı belirtiler varsa ve kanda
kalsiyum düşükse, D vitaminine ek olarak kalsiyum takviyesi
de gerekir. Doktorunuzun tavsiyesi dışında yüksek dozda D
vitamini tedavilerinin zararlı sonuçlar doğuracağını ise
unutmamak gerekiyor. Değişik nedenlere bağlı olan ve D
vitamini tedavisine direnç gösteren hastalar, önce teşhisi
konup ona göre tedavi edilmelidir.
Bebeği
raşitizmden koruma;
Bebeği
raşitizmden korumak için, ilk altı ay sadece anne sütü ile
beslemek koruyucu önlemlerin başında geliyor.
Günde 20
dakika, bebeğin yüzünü,el ve ayaklarını güneşe göstermek,
günlük D vitamini ihtiyacını karşılar. D vitamini yapımını
sağlayan ultraviyole ışınları, camdan geçemediği için
bebeğin dışarıda güneşlemesi gerekir.
Diğer
yandan, küçük yaşlarda, uzun süre güneşte kalmanın ileriki
yıllarda önemli deri hastalıklarına yol açabileceğini ve
bebekler için uygun olmadığını da bilmek gerekiyor.Bunun
için bebeğin sabah-akşam güneş ışıklarının dik gelmediği
saatlerde (sabah 10’a kadar ve akşam 4’ten sonra)
10’ardakika güneşlenmesi yeterli.
Koruma
hamilelikte başlamalıdır.Son yıllarda hamileler ve
doğurganlık yaşındaki kadınlarda % 80’e varan oranlarda D
vitamini yetersizliği bildiriliyor. Hamile kalmadan önce
annenin alacağı bazı önlemler ise bebeği raşitizmden
korumada etkili oluyor. Örneğin; hamilelik boyunca uygun
dozda alınan vitaminler, D vitamininden zengin balık, süt
ürünleri, yumurta gibi gıdalarla beslenmek ve idrarla
kalsiyum kaybına sebep olan, gazoz ve kolalı içeceklerden
kaçınmak bebeği raşitizmden koruyor. Ayrıca hamilelik kış
aylarına denk geliyorsa ya da anne adayı gün boyu güneş
ışığı almasını engelleyen bir işte çalışıyorsa ne yapıp
edip, günde en az yarım saat güneşlenmeyi alışkanlık haline
getirmesi gerekiyor. Çünkü anne adayına ne kadar D vitamini
takviyesi yapılırsa yapılsın bu vitaminler ancak güneş ışığı
sayesinde kullanılabiliyor.
Ülkemizde
D vitamini yetersizliği risk faktörleri:
Anne
adaylarının hamilelik sürelerinin büyük bir kısmını ev
içinde geçirmeleri ve güneş ışığından yeterince
faydalanmamaları,
Hamilelik süresince kalsiyum ve D vitamininden zengin
besinlerin yeterince tüketilmemesi,
Hamileliğin büyük bölümünün ve doğum sonrası ilk ayların
güneşli gün sayısının belirgin ölçüde azaldığı kış aylarına
denk gelmesi,
İlk
aylarda bebeklerin ev içinde bakılması,
Kalsiyumdan zengin ek besinlere uygun zamanda, uygun
miktarda ve uygun şekilde geçilmemesi,
Annelerin bebeklerini düzenli güneşe çıkarma
alışkanlıklarının olmaması |