Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

   İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

 

Doğal Performans
www.birtat.com.tr
Çakşır Köklü Macun


Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
www.birtat.com.tr

Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Bitki Macunları
Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

Arı Sütü
www.birtat.com.tr

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Otacı Ürünleri
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

Düzenli Kullanmayacağınız Ürünü Bizden Almayınız.

Ucuz Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

sifali bitki dukkan resimleri - www.birtat.com.tr

 

Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritmi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerji Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenyum Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz  Sağlığı Korumak Semptomlar Şişmanlama Testosteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

RAŞİTİZM

Merhaba, Raşitizm  Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama; Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.

İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  


 

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 




 

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 

D vitamini eksikliği, erişkinlerde, özellikle kalsiyum alımı yetersizse, kemiklerde yaygın kirsç yitimi ve kemik yumuşamasına (osteoporomalasi), çocuklarda da raşitizme yol açar.
 

 

NEDENLER

Klasik raşitizm, D vitamini (kalsiferol) eksikliğine bağlı bir erken çocukluk hastalığıdır. Süt çocuğunun normal gelişmesini tehlikeye sokan kemik anormallikleriyle ve kas gevşekliğiyle yansır.

rasitizm-hastaligi

Özellikle 6-18 aylık çocuklarda hâlâ sık raslanan bir hastalıktır. Daha çok koyu tenlilerde, erken doğmuş çocuklarda ve toplumsal ekonomik koşulların elverişsiz olduğu yerlerde yaşayan çocuklarda görülür. Raşitizmlerin büyük bölümünün nedeni, yetersiz güneş görmedir. Erkek çocukların bu hastalığa kızlardan çok yakalanmalarının nedeni henüz açıklanamamıştır.

 

Hastalığın günümüzde hâlâ görülmesi, ana -babaların bilgisizliğine bağlıdır. Mutlak etkili olan korunmanın, bu hastalığın kökünü kazımış olması gerekirdi. Bu korunma, yeterli kalsiyum-fosfor alınmasına ve erken yaşlardan başlanarak sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır.

 

En sık raslanan yetersiz güneş görmenin yol açtığı D vitamini eksikliğine bağlı klasik raşitizmin yanısıra, daha ender nedenlere bağlı başka raşitizmler de gözlenebilir.

 

İshalle birlikte ciddi sindirim sistemi hastalıkları (çölyak hastalığı, doğuştan kistli pankreas hastalığı gibi) sırasında, barsak kalsiyum ve D vitamini emilimleri bozulur. Aynı biçimde, karaciğer yetmezliği de, bu vitamin eksikliğinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Çünkü sözgelimi kalsiferol, etkin olabilmek için karaciğerde değişime uğramak zorundadır.

 

Böbrek kökenli raşitizm, böbrek hastalığı, nedeni bilinmeyen böbrek kökenli asidoz gibi doğuştan böbrek yetmezlikleri sırasında görülür. Kan kalsiyum düzeyi düşüklüğü (hipokalsemi), kan fosfor düzeyi düşüklüğü (hipofosforemi) ve kalsiyum ve fosfatların sidikle aşırı miktarda atılmalarıyla nitelenir.

 

Bazı raşitizmlerin hangi mekanizmayla oluştukları, D vitamininin etkinleşmesi için değişime uğraması gerektiğinin öğrenilmesinden bu yana bilinmektedir. Oysa bazı hastalarda bu etkinleşmeyi, bazı enzim sistemlerini bozan kalıtımsal anormallikler olanaksızlaştırmıştır. D vitaminine dirençli ender raslanan raşitizmler, çoğunlukla cücelik ve iskelet biçim bozukluklarının eklendiği hastalıklar grubunu oluştururlar.

 

TEŞHİS

Hâlâ çok sık raslanan bir hastalık olan raşitizmin, çok erken olarak, büyük iskelet biçim bozuklukları evresine varılmadan teşhisi gerekir. Yeterli bir güneşlenmeden ve koruyucu raşitizm tedavisinden yoksun bırakılmış her çocukta, raşitizmden kuşkulanılmalıdır.

Klinik belirtiler

 

Ön bıngıldak ve kafa dikişlerinin kapanmasında gecikme, başlangıçta kafa kemiklerinde elle du-yulabilen bir yumuşama (kraniotabes), kaburgalar ve önkol düzeyinde kemik uçlarında genişleme araştırılır.

 

Bu durumda, kemik biçim bozuklukları tabloya egemendir. Bu biçim bozuklukları bakışımlı ve ağrısızdırlar. Çeşitli yerlerde görülebilirler:

 

— baş ve yüzde; 3 aydan daha eskiyse, niteleyici ve belirgin bir kafa kemikleri yumuşaklığı, bıngıldak ve dikişlerin kemikleşmesinde gecikme, dişlerde bozukluklar vardır. Bu sonuncu belirti geç ortaya çıkar; süt dişleri dayanıksızdır, kolayca çürüyebilirler;

 

— göğüs tabanının genişlemesiyle birlikte me-mealtı uzaklığının kısalması nedeniyle huni biçiminde biçimi bozulan ve önden arkaya basık olan göğüs düzeyinde (tavuk göğsü), kaburga uçları boyunca teşbih gibi bir yumrular dizisi elle yoklanabilir. Bu, kıkırdak-kaburga birleşme yerinin aşırı gelişmesine bağlıdır ve kaburga teşbihi görünümü yaratır;

 

— kol ve bacaklarda; el ve ayak bileklerinde kemik ucu şişkinlikleri, elle muayenede her zaman ele gelir, hattâ gözle görülebilir. Daha ileri bir evrede, özellikle bacaklarda kemikler eğilir. Uyluk kemiği boynunun kemiğin gövdesiyle yaptığı açı daralarak kalça biçiminin bozulmasına neden olur ve çocuğun «ördek gibi» yürümesine yolaçar;

 

— omurga düzeyinde; omurga bozunlarına daha ender raslamr: Sırtın üst bölümünde lordoz (öne doğru dışbükey bel eğriliği), alt bölümünde kifoz (kamburluk) biçiminde, omurganın normal eğriliklerinin ters çevrilmesi. Buna çoğunlukla bir skolyoz (yana eğrilik) eklenir. Öteki klinik belirtiler, çoğunlukla kemik anormallikleriyle birliktedir. Kas gerginliğinin azalması, karnın büyüklüğünü açıklar (kurbağa karnı). Karnın büyük doğru kasları, kolan rolü oynayamayacak kadar zayıf olduğundan ortaya çıkan göbek fıtığı, oturma ve yürüme gecikmesine yolaçar. Kansızlık belirtisi olan solukluk, lenf dokusu artışı (ele gelen lenf bezleri; büyük dalak; burunda lenf dokusu artışına bağlı tıkanıklık) ve sindirim bozuklukları da gözlenebilir.

 

Tamamlayıcı muayeneler

 

Hastalığın yerleşme döneminde, kemik gövdesi çizgisi düzenliliğini yitirir; kemik gövdesi-kemik ucuarası çizgi içbükeyleşir.Dönerkemik.ve dirsek kemiği büyüme kıkırdakları genişlemiştir. El bileğinin kemikleşme noktalarında olgunlaşma gecikir. Çoğunlukla 80 mgr % dolaylarına kadar düşen kan kalsiyum düzeyinin (normalde 100 mgr %) ölçülmesi, bu başlangıç döneminden başlanarak, teşhisin doğrulanmasını sağlar. Bu dönemde D vitaminiyle tedaviye başlanırsa, iz bırakmayan tam bir iyileşme sağlanabilir.

 

Hastalığın yerleşme döneminde, üyelerde mutlaka röntgen filmi bozunları bulunur; Kemik gövdesi – kemik ucuarası çizginin içbükeyleşmesi, püsküllü görünüm alması; kemik zarının ikiye ayrılması. Kemiklerde mineral yitimi bazen kemik zarı altında kendiliğinden kırıklara (yeşil ağaç kırığı) yolaçacak derecede şiddetlidir.

 

Göğüs filmlerinde kaburga yaylarının ön uçlarının şampanya mantarı biçiminde genişlediği ve bazen kaburgaların arka bölümlerinde kırık çizgileri bulunduğu görülür. Bu kemik bozukluklarına, «raşitizmli akciğeri» diye nitelenen bronş akciğer görünüm bozuklukları eklenir; Bronş-damar ağının artması, tepelerde amfizem, akciğer göbeği çevresinde saydamsızlıkla birlikte havalanma bozuklukları gözlenir.

 

Hastaların büyük çoğunluğunda, laboratuvar incelemelerinin teşhise pek katkısı olmaz. Başlıca yararları, hastalığın tipini ve ağırlığını belirlemeleri ve tedavi altında evrimini izleme olanağını sağlamalarıdır. Çünkü biyolojik belirtiler, klinik ve radyolojik belirtilerden önce gerilerler.

 

Laboratuvar incelemelerinde çeşitli anormallikler görülebilir:

 

— kan kalsiyum düzeyi (normalde süt çocuğunda 90-105 mgr %), özellikle başlangıç biçimlerinde normaldir ya da çok az düşmüştür,

 

— kan fosfor düzeyi (normalde süt çocuğunda 40-60 mgr%), hastaların çoğunda, çoğu kez yarı yarıya düşmüştür;

 

— kalsiyum ve fosfat düzeylerinin çarpımı her zaman düşüktür. Normalde 4 000′in üstünde olduğu halde, raşitizmde çoğunlukla 3 000′in altındadır;

 

— alkali, fosfataz (normalde 5-10 Bodansky ünitesi ya da 60-80 uluslararası ünite), hastaların çoğunda artmıştır. Ama bu artış, hastalığın şiddetiyle orantılı değildir;

 

— sidik kalsiyum düzeyi (normalde 2,84 mgr-f l,38/kg/24 saat),hastaların çoğunda düşmüştür; ama yükselmiş (özellikle bazı şiddetli biçimlerde) de olabilir. Sidik fosfatları düzeyi için de durum aynıdır. Ama sidik fosfat düzeyinin saptanması, normal düzey beslenmeyle yakından ilgili olduğu için, fazla bir bilgi vermez.

 

EVKIM

 

Raşitizm, tedavi edilmezse, büyüme hızını düşürerek ağır ağır düzelir: 2-3 yılda iyileşme. Bu durumda iyileşme, bacaklarda, omurgada ve göğüste, çoğunlukla kalıcı biçim bozukluğu tipinde kemik bozuklukları bırakır.

 

Bununla birlikte, tedavi edilmeyen raşitizmli çocuğun yaşamı, iki ihtilattan ötürü tehlikeye girebilir: Tetani; enfeksiyonlar (özellikle akciğer enfeksiyonları).

 

Erken doğumlarda sık görülen raşitizm tetani-si, yalın bir sinir-kas uyarılabilme kolaylığından, çırpınmalara kadar çeşitli belirtiler gösterebilir. Nöbetler sırasında parmaklar açılır, el bilekten bükülüp «ebe eli» denen biçimi alır. Yanağa fiskeyle vurulması, dudakların kasılmasına yolaçar (Çhvostek belirtisi). Laboratuvar incelemelerinde kan kalsiyum düzeyinin düştüğü saptanır. Hızla kalsiyum iğneleri yapılmazsa, çocukta gırtlak spazmı, havasızlıktan boğulma, apansızın ölüm görülebilir. Solunum sistemi enfeksiyonları raşitizmlilerde sık görülür ve tekrarlayıcıdır. Genel durumun kötü olmasının ve kaburga yayı anormalliklerinin yolaçtığı solunum işlevi bozukluğu, bu enfeksiyonların evriminin ciddiliğini daha da artırır.

 

Tersine, tedaviye yeterince erken başlandığında, çocuk hızla iyileşir ve hastalık hiç bir iz bırakmaz. Biyolojik belirtiler ve röntgen belirtileri, klinik belirtilerden daha çabuk düzelirler. 3 haftada kan kalsiyum ve fosfor düzeyleri normale döner; bunu alkali fosfataz düzeyinin normalleşmesi izler. Röntgen belirtileri açısından, kemikler çok çabuk yeniden mineral tutmaya başlarlar. Yeniden mineralleşme önce büyüme kıkırdağında çizgisel bir yoğunlaşmayla ve kemik ucundaki kemikleşme çekirdeklerinin yeniden ortaya çıkışıyla başlar. 3-6 haftada, kemik sınırlarının netliği yeniden belirir. Genel durum düzelir, kas gevşekliği yiter.

 

Tedaviye daha geç başlanırsa, biçim bozuklukları çok daha uzun sürede düzelir. Ama yalnızca vitamin tedavisi, bunların kural olarak iz bırakmadan düzelmelerine yeterlidir.

 

HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ

 

Erken doğmuş çocuklardaki biçim

 

Ciddidir; sık görülür; çoğunlukla kan kalsiyum düzeyi düşüklüğüyle birliktedir.

 

Geç biçimler

 

2 yaşından büyük çocuklarda görülüp, bozulmuş ve yanıltıcı belirtiler gösterir. Bu nedenle, gerçekte olduğundan daha az görüldüğü sanılır. Ergenlik öncesi büyüme dönemindeki kişilerde, D vitamini gereksinimi üstünde önemle durulmalıdır. Çoğunlukla, sözkonusu dönemde, vitamin tedavisi uygulamak gerekir.

 

Kansızlık

 

Raşitizmde sık görülür ve önemli ölçülere varabilir. Alyuvarlar 2 milyona, hattâ daha aşağı düşebilir. Kansızlık çoğunlukla dalak büyümesiyle birliktedir. Vitamin tedavisiyle bütün bu belirtiler geriler. Raşitizm bir başka vitamin eksikliği hastalığıyla, özellikle iskorbütle birlikte bulunabilir.

 

TEDAVİ

 

Raşitizmin Bitkisel Tedavisi

 

Raşitizmin Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:Kayısı, Ağaç çileği, Sarmısak, Tere otu, Ispanak, Lahana

Hazırlanış Şekli:* Kayısı, ağaç çileği ve sarmısak, tedavi süresince ye­meklerden önce veya sonraları bol bol yenilmelidir.

* Tere otundan pişirilen yemeğin suyu süzüldükten sonra kapalı bir kapta muhafaza edilir. Hazırlanan bu sıvıdan hastaya, akşam yatmadan önce ve sabahları aç karma birer bardak içirtilir.

* Pişirilip süzülerek elde edilen ıspanak suyu, kapalı bir kapta yirmi dört saat süreyle dinlendirilir. Tedavi süresince, dinlendirilen bu sıvıdan hastaya bol bol içirtilir.

* Suda pişirildikten sonra süzülerek elde edilen lahana suyu, kapalı bir kapta dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvıdan, tedavi süresince hastaya bol bol içirtilir.

 

Koruyucu tedavi

 

Dengeli bir beslenmeye, güneş görmeye ve ağızdan sistemli olarak D vitamini verilmesine dayanır. Bu önlemler erken alınmalı ve en az 5. ayın sonuna kadar sürdürülmelidir. Sağlıklı bir yeni doğmuş çocukta, gerekli doz günde 1000 ünitedir; güneşten yararlandıramama durumunda bu doz günde 1500′e, deride esmerlik durumundaysa 2500′e çıkarılmalıdır. Erken doğmuş çocuklarda dozlar daha da yükseltilmelidir. Kullanılan ilaca göre, bir damlada 200-400 uluslararası ünite D vitamini bulunur. Ağız yoluyla verilen vitaminin barsaklardan emilimini ve bedende kullanımını engelleyen sindirim sistemi hastalıkları varsa, vitamin iğneyle verilmelidir.

 

Bu tedavi, sözgelimi bir ana-çocuk sağlığı merkezinde (ya da hekimin muayenehanesinde), belirli dönemlerde sistemli gözetim gerektirir. Çocuğu belirli dönemlerde hekime gösterme olanağı yoksa 6 ayda bir 5 mgr (200 bin ünite), deri koyu renkliyse 10 mgr D vitamini kas içine iğneyle verilir.

 

İyileştirici tedavi

 

Yerleşmiş raşitizmin iyileştirici tedavisi, D vitamini ve kalsiyum verilmesine dayanır. Hastaların çoğunda, günlük 4 000 – 16 000 ünitelik dozlara bölünmüş 200 000 – 600 000 ünite D vitamini, iyileştirmeye yeterlidir. Aşırı yüksek dozlardan kaçınılmalıdır. Vitamin fazlalığına ender raslanır; ama sonuçları son derece ciddidir ve bazen ölüme yol açabilir. Kalsiyum tedavisine D vitamininden birkaç gün önce başlanmalı ve D vitamini verildiği sürece devam edilmelidir. Günlük doz, ağızdan 500 mgrl gr kalsiyumdur. Raşitizm iyileşince, normal dozda bir tedavi izlenmelidir.

 

Hastalığın bıraktığı izlerin tedavisi

 

Ortopedi uzmanının işidir. Raşitizm ilerlediği sürece, çocuk yürümekten alıkonmalıdır. Aile ortamı elverişsizse, nekahet dönemi güneşli-denizli bir yerde geçirilmelidir. Genel kural olarak, biçim bozuklukları raşitizm tedavisinden sonra kendiliklerinden hafiflerler. Ortopedik girişimlerden; hattâ yalın atellerden, büyüme sona ermedikçe genellikle kaçınmak gerekir. Ameliyat ancak, kalıcı olduğu varsayılan izlere uygulanır.

 

SONUÇ

 

Görüldüğü gibi raşitizm sık raslanan, hattâ koruyucu tedaviyle bütünüyle önlenebildiği gözönünde bulundurulursa, çok sık raslanan bir hastalıktır. Öte yandan, hastalığın tedavi edilmezse kemikte iz bırakma tehlikesi nedeniyle, genç annelere erkenden çocuklarının besinlerine D vitamini damlaları eklemelerinin ne kadar gerekli olduğu öğretilmelidir. Buna karşılık, yüksek dozda D vitamini vermekten de kaçınılmalıdır. Çünkü yüksek dozlarda verildiğinde bu madde, 150 mgr %’yi aşabilen bir kan kalsiyum düzeyi yüksekliğine yolaçar. Bu dengesizlik zehirlenme olayları biçiminde belirir: İştahsızlık; kusmalar; susuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri; bilinç bulanıklığı; baş ağrıları gibi sinir sistemi bozuklukları atardamar yüksek basıncı; genel durum bozukluğu.

 

Raşitizm (D vitamini yetersizliği)               PDF     Yazdır               E-posta

Yazar Yar. Doç. Dr. Resul YILMAZ  

Perşembe, 21 Aralık 2006

 

Raşitizm denince genellikle, yetersiz kalsiyum depolanmasına bağlı olarak kemiklerde çeşitli  şekil bozukluklarının ortaya çıkması anlaşılır.

 

Ancak, D vitamini yetersizliği raşitizmden ibaret değildir. D vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa bile bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır. Raşitizm buz dağının görünen kısmı iken, buzdağının görünmeyen kısmında birçok sağlık problemi ile özellikle 5 yaş altı çocuklarda, gebelik çağındaki kadınlarda D vitamini yetersizliğine bağlı problemler karşımıza çıkmaktadır.

 

Raşitizm denince genellikle, yetersiz kalsiyum depolanmasına bağlı olarak kemiklerde çeşitli  şekil bozukluklarının ortaya çıkması anlaşılır.

 

Ancak, D vitamini yetersizliği raşitizmden ibaret değildir. D vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa bile bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır. Raşitizm buz dağının görünen kısmı iken, buzdağının görünmeyen kısmında birçok sağlık problemi ile özellikle 5 yaş altı çocuklarda, gebelik çağındaki kadınlarda D vitamini yetersizliğine bağlı problemler karşımıza çıkmaktadır.

 

 

 

D vitaminin vücudumuzda, kalsiyum dengesinin sağlanması, kemik ve kas sağlığının korunması gibi çok önemli fonksiyonları vardır.

 

D vitaminin ana kaynağı güneş ısınlarının etkisiyle derideki üretimdir. D vitamini çok az sayıda besinde bulunmaktadır. Balık, karaciğer, süt, tereyağı, hububat D vitamininden zengindir.

 

Raşitizmin nedenleri:

 

Süt çocukluğu döneminde; beslenmenin yetersiz olması, D vitamini takviyesinin yapılmaması ve yeterli güneş ışığı alınmaması  nedeniyle  daha sıktır.

 

Gelişmiş ülkelerde sorun olmaktan çıkan raşitizm daha çok gelişmekte olan ülkelerde  görülüyor. İlk altı ay boyunca; anne sütü alamayıp inek sütü ile beslenmek zorunda kalan ve yeterli vitamin takviyesi yapılmayan, kundaklanan ve hiç güneşe çıkarılmayan bebekler bu sorunla daha çok karşılaşıyor.

 

Anne sütündeki D vitamini iyi emildiği halde 6.aydan sonra yetersiz kalabilir. Bu nedenle 6.aydan sonra da sadece anne sütüyle beslenen ve vitamin verilmeyen bebeklerde de raşitizm görülebilir. Anne sütü ile beslenen bebeklere D vitamini takviyesi ile bu hastalığın önlenmesi ise mümkün. 6.aydan itibaren yeterli ek gıda alan veya mama ile beslenen bebeklerde ise takviye gerekmez.

 

Diğer yandan, raşitizm güneşli  günlerin daha az olduğu bölgelerde daha sık görülüyor. Örneğin ülkemizde de yılın önemli bölümünü kar altında geçiren Doğu Anadolu Bölgesi’nde, vücuda D vitamini sağlayan güneşli havanın az olması ve bölge insanının güneşten az yararlanması raşitizme yol açıyor.

 

Diğer nedenler; Raşitizme D vitamini eksikliği dışında, karaciğer-böbrek hastalıkları ve doğumsal bazı metabolik hastalıklar, kistik fibroz  ve çölyak gibi bağırsaktan emilimin iyi olmadığı hastalıklar sebep olabilir.

 

Anne adayının hamileliği boyunca yeterli D vitamini depolarına sahip olmaması ve bebeğin anne karnında yeterli  D vitamini alamaması  ise  hastalığın, doğumdan itibaren görülmesine yol açıyor. Özellikle kış dönemindeki hamileliklerde vitamin desteği yapılmaması bebeklerin yetersiz D vitamini deposu ile doğmasına neden oluyor. Bu durumda doğumdan sonra sadece anne sütü ile beslenmeleri bile  bebeklerin D vitamini yetersizliği sorunu ile karşılaşmasını önlemeye yetmiyor.

 

Raşitizm belirtileri:Bu bebeklerde, huzursuzluk, baş terlemesi, kaslarda gevşeklik, geç oturma, geç emekleme-geç yürüme, geç diş çıkarma ve  bıngıldağın geç  kapanması gibi belirtiler gözlenebilir.

 

 

 

Ayrıca raşitizm hastası bebeklerin el ve ayak bilekleri normalden daha geniş, alınları daha geniş ve belirgin, kafa kemikleri ise yumuşak olur. Göğüslerinde  tespih taneleri gibi şişlikler beliriyor. Yatış pozisyonuna bağlı olarak şekil bozuklukları ortaya çıkabilir. İleri raşitizmde, bebeğin başı, yanlardan iki elle tutulup, parmaklarla bastırıldığı zaman, ping- pong topu gibi içeriye çöker. Göğüs kemiklerindeki yumuşaklığa bağlı olarak kaburgaların diyafram kaslarına birleşme yerlerinde çukurluk oluşabilir.

 

Erken teşhisin önemi

 

Raşitizm; büyüyen kemiklerin hastalığı olduğundan, süt çocuğu döneminde önce baş, sonra göğüs kafesi ve en sonunda kol ve özellikle bacaklarda şekil bozuklukları ortaya çıkıyor. Bu bebeklerin  karınları şiş( kurbağa karnı ) olduğu gibi  ve fıtık da gelişebilir.

 

Raşitizm eğer erken bir dönemde teşhis edilip  tedavi edilmezse bebeğin büyümesi yavaşlıyor, Yürümeye başladıktan sonra bacaklarındaki O veya X şeklindeki bozukluklar (çarpık bacak) belirginleşiyor. Bu arada, söz konusu tüm bu belirtilerin sadece raşitizmde görülmediğini de hatırlatmak gerekir. Ayırıcı tanı için laboratuar ve radyolojik tetkikler gerekir.

 

 

 

Raşitizm, klinik belirtiler görüldükten sonra, radyolojik ve laboratuar tetkikleri ile teşhis edilir. Sorun D vitamini eksikliği ise kolayca tedavi edilir. Çocuğa  2-3 ay süre ile günlük ihtiyacın 5-10 misli D vitamini veriliyor. Ağızdan tedavi çoğunlukla başarılı sonuç verir.

 

Eğer kalsiyum eksikliğine bağlı belirtiler varsa ve kanda kalsiyum düşükse, D vitaminine ek olarak kalsiyum takviyesi de gerekir. Doktorunuzun tavsiyesi dışında yüksek dozda D vitamini tedavilerinin zararlı sonuçlar doğuracağını ise unutmamak gerekiyor. Değişik nedenlere bağlı olan ve D vitamini tedavisine direnç gösteren hastalar, önce teşhisi konup ona göre tedavi edilmelidir.

 

Bebeği raşitizmden koruma;

 

Bebeği raşitizmden korumak için, ilk altı ay sadece anne sütü ile beslemek koruyucu önlemlerin başında geliyor.

 

Günde 20 dakika, bebeğin yüzünü,el ve ayaklarını güneşe göstermek, günlük D vitamini ihtiyacını karşılar. D vitamini yapımını sağlayan ultraviyole ışınları, camdan geçemediği için bebeğin dışarıda güneşlemesi gerekir.

 

 

 

Diğer yandan, küçük yaşlarda, uzun süre güneşte kalmanın ileriki yıllarda önemli deri hastalıklarına yol açabileceğini ve bebekler için uygun olmadığını da bilmek gerekiyor.Bunun için bebeğin sabah-akşam güneş ışıklarının dik gelmediği saatlerde (sabah 10’a kadar ve akşam 4’ten sonra) 10’ardakika güneşlenmesi yeterli.

 

Koruma hamilelikte başlamalıdır.Son yıllarda hamileler ve doğurganlık yaşındaki kadınlarda % 80’e varan oranlarda D vitamini yetersizliği bildiriliyor. Hamile kalmadan önce annenin alacağı bazı önlemler ise bebeği raşitizmden korumada etkili oluyor. Örneğin; hamilelik boyunca uygun dozda alınan vitaminler, D vitamininden zengin  balık, süt ürünleri, yumurta gibi gıdalarla beslenmek ve idrarla kalsiyum kaybına sebep olan, gazoz ve kolalı içeceklerden kaçınmak bebeği raşitizmden koruyor. Ayrıca hamilelik kış aylarına denk geliyorsa ya da anne adayı gün boyu güneş ışığı almasını engelleyen bir işte çalışıyorsa  ne yapıp edip, günde en az yarım saat güneşlenmeyi alışkanlık haline getirmesi gerekiyor. Çünkü anne adayına ne kadar D vitamini takviyesi yapılırsa yapılsın bu vitaminler ancak güneş ışığı sayesinde kullanılabiliyor.

 

Ülkemizde D vitamini yetersizliği risk faktörleri:

 

 

      Anne adaylarının hamilelik sürelerinin büyük bir kısmını ev içinde geçirmeleri ve güneş ışığından yeterince faydalanmamaları,

 

 

      Hamilelik süresince kalsiyum ve D vitamininden zengin besinlerin yeterince tüketilmemesi,

 

 

      Hamileliğin büyük bölümünün ve doğum sonrası ilk ayların güneşli gün sayısının belirgin ölçüde azaldığı kış aylarına denk gelmesi,

 

 

      İlk aylarda bebeklerin ev içinde bakılması,

 

 

      Kalsiyumdan zengin ek besinlere uygun zamanda, uygun miktarda ve uygun şekilde geçilmemesi,

 

 

      Annelerin bebeklerini düzenli güneşe çıkarma alışkanlıklarının olmaması

 

 

 Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.