|
Reflü Rahatsızlığı
Merhaba, Reflü Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz.
Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
REFLÜ
NEDİR? (GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ)
Yediğimiz
besinler yemek borusundan mideye gelir. Yani mide, yukarında
yemek borusuyla bağlantılıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı
mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir.
Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği
yemek borusunu tahriş eder. Yemek borusu kendini mide
asidinden koruyamaz hale gelir.
Mide Rahatsızlıkları
Mide, bütün hastalıkların veya bütün dertlerin başladığı yerdir.
Bunun için midenin iyi çalışması, hazım yapmasına yardımcı
olmak lazımdır.
Dünyada en çok istenen şey lezzettir. Yediklerimizin
lezzetli olması için mide kalitesi önemlidir.
Aşağıda mide hastalıkları hakkında genel bilgiler sunuyoruz.
Mideye sinir bozukluğu olumsuz etki yapar. Mide sağlığı için
sinir sistemi sağlığı da olması çok faydalı olabilir.
Lütfen 2-3 gün içinde geçmeyen mide ağrıları için
doktorunuza başvurunuz. Mide de ne sorun var diye bilinse
daha iyi olur.
MİDE AĞRISI
Mide veya karın ağrısı, karnın üst kısmında, bazen da sırt bölgesinde
yahût omuzlar arasında hissedilir. Bu ağrılar bir takım hastalıkların
belirtileridir.
Gastrit, kolit, sinirsel hazımsızlıklar, safra hastalıkları, mide ülseri
veya mide kanserinde yukarda tarif edilen şekilde ağrılar görülür.
MİDE BULANTISI
Mide de duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren duruma “bulantı”
denir. Sebepleri çok çeşitlidir. Yemeklerin mide ve bağırsaklarda gereği
gibi hazmedilmemiş olması, mide, bağırsak, safra kesesi, karınzarı veya
böbreklerde iltihaplanma, mikroplu hastalıklar, sigara tiryakiliği,
alkolikler ve sinir bozukluları mide bulantısına sebep olurlar. 1-2 gün
içinde geçmeyen bulantılar için doktora başvurulmalıdır.
MİDE GAZI GASTRİT
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir
hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir.
Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler,
hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla
miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz
olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli
hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları
veya romatizmadır.
Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.
Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık,
aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür.
Midenin üzerine bastırılınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle
ilk bahar ve son bahar aylarında artar.
Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler
ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilaçlar
kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
MİDE GAZI
Midede veya bağırsaklarda gaz birikebilir. Nedeni; hava yutmak veya mide
hastalıklarıdır.
MİDE HAZIMSIZLIĞI
Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına;
halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri
çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya
dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve
içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık,
yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler
arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya
yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan
şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya
çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden
sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu
kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk
su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.
SİNİRSEL HAZIMSIZLIK
Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya
çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay,
kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek
şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi
vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz
çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet
edilir.
MİDE SARKMASI
Midede; haddinden fazla gaz, ağrı ve iştahsızlık ile kendini gösteren
bir durumdur.
Sebebi; mide kaslarının zayıflaması sonucu, midenin bulunduğu yerden
aşağı düşme olayıdır. Belirtileri; hasta, midesinin çeşitli yerlerindeki
ağrılardan, iştahsızlıktan ve ağzına sık sık ekşi su gelmesinden şikayet
eder.
Öncelikle, midedeki gaz ve asit fazlalığını tedavi edici ilaçlar
kullanılmalıdır.
MİDE TEMBELLİĞİ
midenin besinleri gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide
tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit
fazlalığı, mide kaslarının zayıflamış olması veya midenin hazım için
gerekli olan salgıyı yapamamasıdır.
MİDE ÜLSERİ
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen
yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı,
zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer
yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç
yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay,
kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı
ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler
arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi
vardır.
Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu
hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst
kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan
sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra
sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları baş gösterir. Baş dönmesi ve
terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir.
Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin
ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son
bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar
artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak
olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk
iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret
sarf etmektir.
Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara
kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin -
Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızın
düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve alkolü
bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta,
kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve
patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.
MİDE YANMASI
Göğüs kemiğinin arka tarafında hissedilen yanma ile kendini gösterir.
Nedeni midede fazla miktarda asit bulunmasıdır.
Geğirmek
Çoğunlukla sinirli kimselerde görülür. Bunlar yemeklerde
haddinden fazla hava yutarlar. Ayrıca geğirme mide veya safra kesesi
hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Bu nedenle esas nedeni tespit
etmek gerekir. Gıda zehirlenmeleri Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla
bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür.
Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı
ve kramplar
vardır. Baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden
şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür.
Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da
yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür. hava yutma Tıp dilinde
aerofaji diye bilinen bu hastalık, genellikle asabi mizaçlı kimselerde
görülür.
Bunlar yemek sırasında farkına varmadan hava yutarlar. Hava
yutma, mide ve bağırsak gazlarının oluşmasına yardımcı olur. hıçkırık
Solunum kasları ve özellikle diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar.
Tıp dilinde singultus denir. Nedenleri çeşitlidir. Basit hıçkırıklar;
çoğunlukla mide gazı, sıcak ve baharatlı yemekler, sinir bozukluğundan
kaynaklanır. Ayrıca; bazı kalp, karaciğer, bağırsak ve pankreas
hastalıkları, zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. 3 saatten fazla
süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.
Reflülü
kişilerde, genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin
gelebilir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör mideyle
yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi
sonucu ortaya çıkar. Bu kapak, mide içeriğinin yemek
borusuna geçişini engellemektedir.
Tüm
dünyada sık görülen bir hastalık olan reflü, ülkemizde de
bir hayli fazla görülmektedir. Yapılan araştırmaya göre her
5 yetişkinden birinde reflü vardır. A.B.D' de bu oran yüzde
0.5'tir.
REFLÜNÜN
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Reflü
görülen kişilerde şu belirtilerden bazıları vardır:
* Mide
yanması en çok şikayet edilen rahatsızlıktır.
* Mide
içeriğinin yukarı çıktığını hissetmek,
*
Göğüs bölgesinde yanma,
* Ağza
acı suyun gelmesi,
* Kalp
çarpıntısı,
*
Rahatsız edici mide şişkinliği, öksürme,
Bazı
durumlarda boğazda bir kaç belirti ile kendini gösterebilir;
*
Boğazda bir şey varmış gibi hissetme ve boğazı temizleme
hissi,
*
Yutkunurken zorlanma,
*
Öksürük,
*
Boğaz ağrısı,
Stres
reflüyü arttırmaz. Fakat reflünün şikayetlerinin
hissedilmesine neden olur. Zaten stres, gastrit ve ülser
gibi mide hastalıklarına yol açacağından ve mide asidini
arttıracağından şikayetlerin artmasına yol açar.
Reflü,
ağız kokusuna yol açabilir. Fakat sadece reflü değil,
dişlerde meydana gelen bir enfeksiyon, bademcik iltihabı,
sinüzit, salyanın azalması da ağız kokusuna yol açar.
Bunları reflüden ayırmak gerekir. Bazı durumlarda hasta
ağzının kötü koktuğunu söyler; fakat bu diğer kişiler
tarafından farkedilmeyebilir. Bu, psikolojik bir problemdir
ve tedavi edilir.
REFLÜ
TANISI
Reflünün
tanısında çok kullanılan yöntemlerden biri endoskopidir. Her
hastaya uygulanır. Bu yöntemle mide kapağının durumu, yemek
borusunun hasarı ve diğer mide yüzeyindeki rahatsızlıklar
saptanır.
Tanıda
kullanılan bir diğer yöntemde, ilaçlı bir filmle yemek
borusundan, ilacın geçişi izlenir ve herhangi bir problem
varsa tedavi edilir. Diğer yöntemlerle de yemek borusundaki
reflü, ph metriyle, yemek borusunun besini itme gücü ise
manometri ile ölçülür.
REFLÜ
TEDAVİSİ
Hastaların
alacağı bazı önlemler, beslenme konusuna dikkat etmek ve
ilaç tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar.
Reflü tedavisinde bir kaç seçenek vardır. Hastalığın ne
kadar ilerlediği belirlendikten sonra buna en uygun tedavi
doktorunuz tarafından belirlenir.
Tedavi
seçeneklerinden birisi ilaç tedavisidir. Bunun için mide
asidini kontrol altına alacak ya da salgısını azaltacak
ilaçlar kullanılır. Böylece yemek borusuna kaçan asit
miktarı azaltılır. Bir çok reflü hastasında olumlu sonuçlar
alınır. Fakat ilacın bırakılmasıyla belirtiler, şikayetler
tekrar ortaya çıkmaya başlar. Çünkü bu ilaç tedavisiyle mide
kapağındaki sorun ortadan kaldırılamaz. Bu tedaviyle yemek
borusunun tahrişi en aza indirilir fakat safra sıvısı asidik
olmadığından yemek borusuna yine kaçar ve zarar verir.
Diğer bir
tedavi şekli ise cerrahi tedavidir. Alınan önlemler ve
ilaçlarla hastalık kontrol altına alınamıyorsa anti-reflü
cerrahisi uygulanmaktadır. Ameliyatla büyük oranda başarı
sağlanır ve reflü şikayeti tamamen ortadan kaldırılır. Bu
ameliyatta, mide kapağındaki bozukluk düzeltildiği için mide
sıvısının, yemek borusuna geçmesi engellenmiş olur. Tercih
edilmesi daha doğru bir tedavi şeklidir. İlaç kullanımına
gerek yoktur. Hayat boyunca ilaç kullanmak istemiyorsanız,
hastalıktan tamamen kurtulmak için ameliyat yeterlidir.
REFLÜNÜN
NEDEN OLDUĞU DİĞER PROBLEMLER NELERDİR?
Çok sık
karşılaşılan bir durum olmasa da, uzun süreli reflü
hastalığı ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Normalde yemek
borusu mekanik dalga hareketleriyle alınan besinin mideye
iletilmesini sağlar. Yani yemek borusu, hiçbir hareket
yapılmadan yemeğin geçtiği bir boru değildir. Bu yüzden de
yutma işlemi aktif bir olaydır. Bu sayede, uzanırken bile
bir şeyler yediğimizde bunlar mideye iletilir. Reflü, uzun
sürdüğünde yemek borusunun sürekli tahrişi sonucu
hareketliliğinde azalma meydana gelir. Hatta bu tahriş
sonucu yemek borusu kısalabilir ve alt ucu daralabilir.
Böylece katı besinlerin yutulması güçleşir. Günümüzde
uygulanan antireflü ameliyatları bunun gibi geç kalınmış
durumlarda uygulanamaz.
REFLÜ
HASTALARININ YAPMASI GEREKENLER
*
Asitli içeceklerden, alkol, kahve, baharatlı yiyecekler,
çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durmak
gerekir. Bunlar mide asidini arttırıcı yiyecek ve
içeceklerdir.
*
Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az
kullanılması gerekir.
*
Yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Çünkü mide asit miktarı
yatarken çoktur. Yattığınızda ise baş-boyun bölgenizi
yukarıya koyun.
*
Sigara ve alkol asit dengesini bozacağından mutlaka
bırakmalısınız.
* Az
ama sık yemek yemek, her öğün çok fazla yemekten daha
iyidir.
*
İdeal kilonuzda olmanız gereklidir. Bunun için doktor
kontrolünde zayıflamanızda fayda vardır.
*
Kemeri çok fazla sıkmayın, dar giysilerden kaçının.
* Çok
fazla güç gerektirecek işlerden uzak durun.
Bebeklerde Reflü
Bebeklerin
çoğu mama yedikten veya süt içtikten sonra yediklerini
çıkarırlar. Bazı bebeklerde bu aşırıdır ve çok sık meydana
gelir ve bu durumlarda bebeğin reflüsü olduğu söylenir. Bu
durum midedeki yiyeceklerin yemek borusuna veya ağız içine
geri atılmasıyla meydana gelir. İnsanların çoğunda mideden
yemek borusuna reflü vardır, ama bunlar genelde hissedilmez
ve farkına varmayız.
Bebeklerde
yediklerini çok sık çıkardığında ebeveynler telaşlanarak
doktora başvurma ihtiyacı duyarlar. Genelde bebekte
barsaklarda bir tıkanıklık veya bir ülser olduğundan, süte
alerjisi olduğundan şüphelenilir. Fakat bebeklerin ve
çocukların çoğunda herhangi bir anatomik sorun yoktur ve
çocuğun gastrointestinal sisteminin tam gelişmemiş olmasına
bağlı olarak gelişir.
Reflüsü
olan bebeklerin çoğu normal ve sağlıklı çocuklardır. Fakat
nörolojik veya gelişimsel anomalisi olan çocuklarda reflü
daha büyük bir sorun olmaktadır. Bu çocuklarda reflü çocuğun
yeterli besin alamamasına bağlı gelişimini de engeller veya
aspirasyon ve akciğer enfeksiyonuna yol açabilir.
Bebekler
ve çocuklar dertlerini tam olarak anlatamadıklarından reflü
belirtilerini tespit etmek zor olabilir. En sık belirtiler;
sık veya
tekrarlayan kusmalar
göğüste
yanma, gaz veya karın ağrısı,
görülebilir.
Fakat
bunun yanında daha nadir olarak aşağıdaki belirtiler de
tespit edilebilir;
tekrarlayan kolik tarzda karın ağrıları,
sık gaz
çıkarma,
beslenme
sorunları,
gelişimde
yavaşlama,
apne,
sık
pnömoni (akciğer enfeksiyonu) atakları
görülebilir.
Nasıl
tedavi ederiz?
Şunu
unutmayın ki bebeklerin çoğunda reflü kendiliğinden
düzelmektedir. Verilen tedavilerin çoğu reflüyü düzeltmez,
sadece belirtileri geçirmeye yönelik tedavilerdir. Yeterli
zaman verildiğinde reflü de kendiliğinden düzelecektir.
Bebekler yaklaşık 6. ayda desteksiz oturmaya başladığında
reflüsünü daha iyi olduğu görülecektir. Çocuk yaklaşık 12.
ayda yürümeye başladığında bebeklerin çoğunda tamamen
kaybolacaktır.
Reflüyü
azaltmak için doğru pozisyon önemlidir. Bebekler yemek
yedikten sonra karınları üzerine baş yukarıda olacak şekilde
yatırarak tutmak reflüyü azaltacaktır. Fakat bebeklerin
hepsi bu pozisyonda durmak istemezler ve ağlarlar, bu
durumda bebeği sırt üstü başı biraz yukarıda olacak şekilde
yatırmalıdır. Çocuğu bu şekilde tutacak yastıklar ve
yataklar mevcuttur. Bu yastık ve yataklar yardımıyla çocuk
istenilen pozisyonda tutulabilir. Bebeğin ağlaması reflüyü
artırabilir, çocuklar ağlarken karın kaslarını kasarlar ve
bol miktarda hava yutarlar. Bu durum reflüyü daha da
artırır.
Diyet
tedavisi
Anne sütü
ile beslenen bebeklerde reflü belirtileri daha az
görülmektedir.
Bebeklerde
mama değişikliği yapıldığında genelde daha az reflüsü olduğu
görülür, fakat bu durum genelde geçicidir. Genelde bebekler
değişikliğe rağmen anne sütü bile olsa kusmaya devam
ederler. Bazı ebeveynler tahıl ürünleriyle mamayı
katılaştırarak vermeyi tercih ederler. Bu durumda mama
ağırlaşarak çıkarılması daha zor olur. Fakat bu daha çok
anne sütü ile beslenen bebeklerde zordur. Biberon ile
beslemede de mama katılaştığı için zorluklar yaşanabilir.
Bebek biberondan mamayı çekemediğinde daha fazla hava
yutarak reflüyü artırabilir.
Katı
yiyeceklerle ve kaşıkla beslenmeye geçildiğinde reflü daha
az olacaktır. Katı yiyeceklerin çıkarılması daha zordur.
Katı yiyeceklere erken başlandığında bebeklerin ileride daha
alerjik bünyeli olacağına inanılır, fakat bunu ispatlayacak
bir delil yoktur.
Ebeveynlere daha sık aralıklarla ve daha az mama veya süt
ile beslemeleri önerilir. Fakat bebekler genelde az mamayı
kabul etmeyerek ağlarlar. Bu durum reflüyü daha da
kötüleştirebilir.
Çocukların
yalancı emzik kullanmaları da reflü tedavisinde faydalı
olabilir. Emzik çocukta tükrük salgısını artırır ve barsak
hareketlerini artırarak reflü olasılığını azaltır.
Çocuğunu
anne sütüyle besleyen annenin çok fazla kafeinli içecekler
tüketmesi veya çocuğun sigara dumanına maruz kalması da
çocukta reflü şikayetlerinin artmasına yol açacaktır.
Cerrahi
Çocukların
büyük çoğunluğunda reflü tedavisi için cerrahiye gerek
kalmaz. Tedaviye gerek görülen çok az çocukta da en fazla
uygulanan tedavi Nissen funduplikasyonudur. Bu ameliyatta
midenin üst kısmı yemek borusunu çevresine sarılıyor.
Böylece mide kasıldığında sarılan kısım da kasılarak yemek
borusunu kapatıyor. |