Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

   İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

 

Doğal Performans
www.birtat.com.tr
Çakşır Köklü Macun


Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
www.birtat.com.tr

Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Bitki Macunları
Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

Arı Sütü
www.birtat.com.tr

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Otacı Ürünleri
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

Düzenli Kullanmayacağınız Ürünü Bizden Almayınız.

Ucuz Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

sifali bitki dukkan resimleri - www.birtat.com.tr

 

Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritmi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerji Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenyum Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz  Sağlığı Korumak Semptomlar Şişmanlama Testosteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

İltihaplı Romatizma
 

Merhaba, Romatizma İltihabı Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Konu İle İlgili Açıklamalar Aşağıdadır.
Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama; Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.

İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  


 

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 




 

Bitkisel Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 

Romatizma bir iltihaptır.
Doktorunuz romatizma teşhisi koymuş ise, bitkisel gıda takviyeleri ile romatizma iltihabını atmayı deneyebilirsiniz.

Normalde kemikleriniz tam sağlıklı ise, romatizma iltihabın etrafına uğratmaz.
Dolayısıyla romatizma iltihabını atabilme yanında kemiklerinizin doğal yapısına da destek olmanın da fayda vardır.

 İltihaplı Romatizma

Romatizma kelimesi, Yunanca "rheuma" kökünden gelir. Bu kelime "akma"yı dolayısı ile "hareket"i ifade eder. Romatizma oldukça genel bir terimdir ve kemik, kas ve eklemlerin etrafındaki ağrı veya acıyı ifade etmek için kullanılır. Romatizma deyince tek bir hastalık anlaşılmaz. 100'den fazla hastalığı içerir. Bazıları sık bazıları ise oldukça nadir görülür. Artritin kelime anlamı vücuttaki bir veya daha fazla eklemde görülen yangıdır. Artrit çocuklar da dahil olmak üzere herkesi her yaşda etkileyebilir, bununla beraber kadınlarda erkeklere göre bu hastalıklara yakalanma şansı daha fazladır.

 

 

Eklemler bir kemiği diğerine bağlar ve kemiklerin serbestçe hareket edebilmelerine izin verecek şekilde tasarlanmışlardır. Kemiklerin son bölümünde eklemler kıkırdak olarak adlandırılan sert, lastik kıvamında bir materyal ile örtülmüşlerdir. Biz yaşlandıkça bu eklem kıkırdağı sık kullanmaya bağlı veya yaralanmalardan sonra daha kolay zedelenebilir hale gelir.

 

Kaç Tip Romatizma Vardır?

Temel olarak 2 tip romatizma vardır:

 

1- İltihabı olanlar

2- İltihabı olmayanlar.

 

1- İltihabı olanlar: Romatizmal iltihap 3 çeşittir:

a) Mikropların eklemde oturmasıyla ortaya çıkan mikrobik romatizmalar: Stafilokok, streptokok ve tüberküloz basili gibi çeşitli mikroplar bu romatizmaya neden olur.

b) Bağışıklık sisteminin bozuk oluşu sonucu gelişen mikropsuz iltihap: Bu tip iltihabın neden olduğu romatizmaların en önemlileri romatoid artrit (RA), ankilozan spondilit (AS) ve yaygın bağ doku iltihabı yapan hastalıklar (kollajen hastalıklar)'dır. Bu son grubun en iyi bilinen örneği de sistemik lupus eritematozus (SLE)'dur.

c) Diğer bir iltihap tipi de başta ürik asit olmak üzere diğer kristallerin eklemlerde ve çeşitli dokularda oturarak yaptığı tahriş sonucu ortaya çıkan iltihaptır. Gut ve yalancı gut hastalığında bu tip iltihap vardır.

 

2- İltihabı olmayan romatizmalar: Bu romatizmaların en önemlisi artroz (kireçlenme)'dur. Artrozda eklemde iltihap yoktur. Buna karşılık aşınma vardır. Eklemin içindeki kıkırdak incelir ve kaybolur, eklemlerin kenarlarında kemik çıkıntıları oluşur. Travmalar (kaza, darbe) mekanik nedenler, metabolik ve psikolojik bozukluklar iltihabı olmayan romatizmaların en önemli nedenleridir.

 

Sık Görülen Romatizmal Hastalıklar Şunlardır

 

    * Artroz (Kireçlenme)

    * Yumuşak doku romatizmaları (Fibromyalji, bel, boyun ağrıları)

    * Romatoid artrit

    * Spondiloartropatiler ve ankilozan spondilit

    * Vaskülitler ve Behçet hastalığı

    * Gut Hastalığı

    * Ailevi Akdeniz ateşi

    * Akut eklem romatizması

    * Reaktif artritler

    * Kristal artritleri

    * İnfeksiyöz artritler

    * Bağ dokusu hastalıkları; SLE, polimiyozit- dermatomiyozit, skleroderma, mixt bağ dokusu hastalığı

    * Juvenil artrit

    * Bursitis, tendinitis

 

Artrit ve Romatizmanın Bulguları Nelerdir?

Bulgular büyük oranda sizin sahip olduğunuz artrit veya romatizmanın çeşidine bağlı olarak değişmektedir. Bununla beraber genellikle aşağıdaki bulgular sizin artrit veya romatizmaya sahip olduğunuzu düşündürebilir:

 

    * Bir veya daha fazla eklemde şişlik,

    * Eklemler etrafında katılık,

    * Eklemlerde kızarıklık ve sıcaklık artışı,

    * Eklemlerde sürekli veya tekrarlayan ağrı

    * Eklemi hareket ettirmede veya kullanmada zorluk.

 

 

 

Vücuttaki herhangi bir eklem etkilenebileceği gibi en çok dizler, parmaklar ve kalçalar tutulurlar. Eğer RA'niz var ise hafif derecede ateş, iştah kaybı ve halsizliğiniz de olabilir. Artrit bulguları sabahları, bazen soğuk ve nemli havalarda kötüleşmeye meyillidir.

Artrtit ve Romatizmanın Nedeni Nedir?

Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Çoğunlukla bulaşıcı-mikrobik değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) bazılarında önem taşır.

 

Artrit ve Romatizmaya Yakalanma Riskim Nedir?

Herhangi bir yaştaki, cinsiyetteki ve ırkdaki kişi romatizmal hastalığa yakalanabilir. Bilim adamları tam olarak neden ortaya çıktığı konusunda bilgiye sahip değillerdir. Bununla beraber aşağıdaki durumlarda daha fazla riske sahipsiniz:

 

    * Kadın olmak,

    * Ailenizde romatizmalı bir bireyin bulunması,

    * Spora  veya işinizle ilgili aktivitelerden dolayı tekrarlayan yaralanmalara maruz kalmanız.

 

Artrit ve Romatizma'ya Yakalanmayı Önleyebilir miyim?

Artrit ve romatizmaya yakalanmayı önleyemezsiniz ama sağlıklı beslenmeli ve düzenli egzersiz yapmalısınız. Bu kilo almanızı engelleyecek ve dolayısı ile eklemlerinize aşırı yük binmemiş olacakdır. Ayrıca damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için yararlıdır.

 

Artrit ve Romatizma Nasıl Teşhis Edilir?

Doktorunuz şikayetleriniz ve hikayenizden artrit veya romatizmadan şüphelenecektir. Birçok kişide eklemlerin fizik muayenesi "özellikle büyük eklemler etkilenmişseile de teşhis konulabilir. Ne çeşit bir artrite sahip olduğunuzu ortaya koymak için kan testleri gerekebilir. Genellikle etkilenmiş bölgenin radyografi ile görüntülenmesi tanının doğrulanmasında yardımcı olacakdır.

 

Artrit ve Romatizma Bulgularım Olduğunda Kime Başvurabilirim?

100 yılı aşkın süredir ülkemizde romatizmal hastalıkların tedavisini başarı ile yapan, deneyim sahibi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) uzmanlarına başvurabileceğiniz gibi, şikayetlerinizin niteliği ve yerine göre Romatoloji ve Ortopedi uzmanına da başvurabilirsiniz.

 

Artrit ve Romatizma Nasıl Tedavi Edilir?

Çoğu artritin tamamıyla hastalığı geçirici bir tedavisi yoktur, bununla beraber normal olarak hayatın sürdürülebilmesine yardımcı çok sayıda tedavi seçeneği mevcuttur. Size verilecek olan tedavi sahip olduğunuz artritin çeşidine ve şikayetlerinizin ciddiyetine göre değişecekdir. Bazı kişilerde sadece günlük basit bir egzersiz programı ağrıları hafifletip, eklem harekletlerini artırır. Eğer tenisçi dirseği veya bel ağrısı gibi yumuşak doku romatizmanız var ise ağrınız kısa süreli olabilir ve herhangi bir tedaviye gereksinim duymadan geçebilir.

 

 

 

Eğer eklemleriniz çok ağrılı ise eklem etrafındaki ağrıyı hafifletmek, yangıyı azaltmak için çok çeşitli ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçları 3 kategoride toplayabiliriz:

1-Analjezikler (Ağrı kesiciler) (Parasetamol vb)

2- Steroid Olmayan Anti İnflamatuar İlaçlar (İbufen ve Aspirin vb): Bu ilaçlar genellikle birkaç saat içinde etkili olup ağrı ve yangıyı etkili bir şekilde azaltırlar. Eğer uzun dönem alınılırlarsa mide problemlerine yol açabilirler.

3-Steroidler (Kortizon): Tablet şeklinde ağızdan alınabilirler veya direkt enjektabl formları etkilenen ekleme uygulanabilir. Uzun dönem alınılırlarsa ciddi yan etkileri olabilir bu nedenle genellikle ciddi artritlerin kontrol altına alınmasında kullanılır.

Eğer RA'niz varsa hastalığınızın ilerlemesini önlemek ve yangıyı azaltmak için size Hastalık Modifiye Edici İlaçlar verilebilir.

Eğer artrit teşhisi konmuşsa düzenli egzersiz yapmanız ve doktorunuza hangi tip egzersizin daha uygun olacağını sormanız önemlidir. Yüzme genellikle artritli hastalar için en ideal egzersizdir. Hastalığnızın özelliğine göre FTR uzmanının denetiminde fizik tedavi ajanlarından da faydalanabilirsiniz. Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak tedavi iyi gelmezken, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmalarında faydası vardır. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce mutlaka FTR uzmanı ile görüşünüz.

 

Kalıcı mıdır ?

 

Romatizma zaten vücudun içinde yaşayan ikinci bir varlık gibidir. Çünkü immünolojik bir durumdur. Her insanda romatoid etken vardır. Bu etken hiçbir zaman ne ilaç kullanmakla, ne değişik tedavi metodlarıyla, ne akupunktur tedavisiyle yok olur. İstediğiniz ilacı kullanın, akupunktur da dahil istediğiniz tedaviyi yaptırın, hiçbir zaman hayat boyu yok olmaz.

Romatizma faktörü, kalp gibi, böbrek gibi, karaciğer gibi vücudun ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Kimlerde görülür ?

 

Romatoid artrit, genellikle 25 – 50 yaş arasındaki bayanlarda görülür.

Kırk yaşından sonra daha sıklıkla görülür. Topluma oranladığımızda her yüz kişiden iki kişide görülebilir. Diğer bir deyişle, bir milyar dörtyüzbin kişiden beşyüz bin kişide bu durum açığa çıkmış ise, kalan diğer ksımda bu durum fibro miyalji olarak, kireçlenme vb. olarak dile getirilir.

 

Neden herkeste ortaya çıkmaz ?

 

Bunun nedeni kişinin bağışıklık sisteminin güçlü oluşudur. Örneğin kişi,

-Genç iken vücut direnci iyidir. Bağışıklık sistemi kuvvetlidir.

-Herhangi bir sebeple çok ilaç kullanıp bağışıklık sistemi zayıflamamıştır.

-Doğal yollardan ekolojik gıdalarla beslenmiştir.

-Yediği içtiği gıdalarda kimyasal katkı maddeleri yoktur ya da çok azdır.

-Aldığı gıdalarda kanserojen maddeler bulunmaz.

-Çok streli ve anormal dereceli iş ortamında çalışmıyordur.

Bu şekilde vücudunu ve immün sistemini iyi koruyan kişilerde romatizma faktörü meydana gelmez. Romotid etken yine vücutta vardır ama belirti vermez. Adeta fırsat kollar. Ne zamanki yaşlanma gibi ya da yukarıdaki yaşama tarzında bir vesileyle zayıflama olur, işte o zaman “Ben buradayım” diyerek ortaya çıkıverir.

 

Hastalığın iki dönemi vardır.

 

Hastalığın “aktif” ve “inaktif” diye bilinen iki dönemi vardır. Bu iki dönemi bildiğimiz bir olguyla anlatmaya çalışalım. Örneğin “deprem” dediğimiz doğa olayını ele alalım. Depremin olduğu an aktif andır. Bir hareketlilik başlar. Her taraf sallanır. Bir süre sonra derpem durur. Aktif bölüm bitmiştir. Deprem durduğunda ortaya binaların yıkıntısı ve darmadığın olmuş bir görüntü kalır. Bu görüntü ise inaktif durumdur. İnaktif duruma ise aktif durum sebep olmuştur. Bu durumu romatoid etken için ele aldığımızda vücudumuzda rahatsızlık şöyle gelişir:

 

Aktif dönem

 

Akit dönemde, kişinin vücudunda genel bir ısı artışı olur. Bu artış ile birlikte eklemlerde belirli şişilikler yani ödem meydana gelir. Bu şişlikler belirli süre sonra yavaş yavaş ortadan kalkar. Aktif bölüm sona ermeye başlamıştır. İnaktif bölüm başlamıştır. Aktif dönem vücutta harabiyetin, şekil bozukluklarının ortaya çıkması için hareketliliğin olduğu dönemdir.

 

İnaktif dönem

 

İnaktif dönem, bozuklukların görüldüğü dönemdir. “İnaktif dönem” dediğimiz dönemde, mafsallarda deformite adını verdiğimiz bazı şekil bozuklukları meydana gelir. Bu bozukluklar vücutta şekilenmeye başlar.

-El bileklerinde, parmaklarda büyüme iliği deformitesi,

-Kuğu boyun deformitesi,

-El bileğinde çarpıklık deformiteleri oluşması,

-Dizin tam açılamaması, ya da tam kapanamaması,

-Dizde şişliklerin kalıcı hale gelmesi. Kalıp şeklinde bir kireçleme dokusu meydana gelmesi söz konusu olur.

 

Sebepleri nelerdir ?

 

Fibromiyaljideki sebeplerin hepsi burada da geçerlidir. (Bkz. Fibromiyalji)

İlave olarak, şunları sıralayabiliriz.

Kişi çok genç yaşta birtakım rahatsızlıklar geçirmiş olabilir.

Birtakım eklem ağrıları, boyun ağrıları yaşamış olabilir.

İklim değişikliklerinden etkilenebilir.

 

Belirtileri nelerdir ?

 

Şikayetler, halsizlik, iştah ve kilo kaybı gibi genel belirtilerle başlar.

Aylar sonra sabah uyuşukluğu gibi şikayetler belirir.

Dizle ayak bileği arasındaki baldır bölgesinde, inceden inceye bir sızı başlar.

Bağırsakta gaz olur.

Midede şişkinlik olduğu zaman sırtında bir yük hisseder.

Sabahleyin zor uyanır. Uyandığında dinlenememiş hissi vardır.

Yıllar süren kronik yorgunluk sendromları yaşanır.

Parmak eklemleri gibi küçük eklemlerde ve çoğunlukla el sırtında şişme, ağrı ve hareket azlığı olur.

Deri altında bu hastalığa özgü olan nohut büyüklüğünde kitleler gelişebilir.

Bir süre sonra bu eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları ortaya çıkar.

Bu şikayetler büyük eklemlere doğru ilerlemeye başlar.

Genellikle tek taraflı olmak üzere diz ve omuz eklemlerini tutarak buralarda şişme, ağrı ve hareket kısıtlığına yol açar.

Bunlar romatoid artrit öncesi ve ilermesi sonucu olaşan belirtilerdir.

 

Teşhisteki zorluk

 

Romatoid artritin teşhisi altıncı vaka dediğimiz şekil bozukluklarının meydana gelmesinden önce, klinik tetkiklerde pek tespit edilemez.

Bu dönemde yapılan tetkiklerde, kan testlerinde, diğer incelenen tetkiklerde % 80 olayında romatoid artrit bulguları bulunamaz.

Sınırda romatoid artrit durumu vardır. Yani bu tetkikler bir süre sonra yapılsa ortaya çıkabilecek iken, sınırda olunca tetkikle ortaya çıkmaz. İşte burada hastayı yakından tanımanın, hastanın şikayetlerini önceye dönük iyi dinlemenin ve hekim olarak tecrübenin çok önemli rolü vardır.

Çünkü bu sınırdaki dönemde ellerde şişlik yoktur. İltihap yoktur. Ateş yoktur. Şekil bozukluğu yoktur. Ama buna rağmen yukarıdaki belirtiler varsa hasta zaten bu deformasyona adaydır. Deformasyon olmadan önce, 100 kişiden 70’inde yapılan tetkiklerdeki pozitif sonuç hekimi yanıltmamalıdır.

Eğer bu sınırdaki şahsa ilave olarak bir de akupunkturel teşhisle yaklaşılırsa şahsın imminülojik bir rahatsızlığı olduğu derhal belirlenir.

Ve vücutta zaten potansiyel olarak var olan rahatsızlığın sınırda olduğu tespit edilir. Açığa çıkmaması için immün sistemi kuvvetlendirilir. Hasta altıncı safhaya gelmeden rahatlatılmış olur.

 

Koruyucu önlemler ve akupunktur tedavisi

 

Hafızamızda yer alan klişe bir söz vardır:

“Kanserden korkma geç kalmaktan kork!”

Bu sözü romatoid artrit için şöyle belirleyebiliriz:

“Romatoid artritten kurtulmaya değil, romatoid artrit olmamaya çalış!”

Anlaşılıyor ki romatoid artrit olmamak için vücudun direncinin ve bağışıklık sisteminin bozulmamasına özen göstermek gerekiyor.

Bunun için ne yapabiliriz?

Doğal ve ekolojik gıdalarla beslenmeliyiz. Abur cubur ayakta ve acele yemekten sakınmalıyız.

Giyimlerimizde vücudumuzu sarıp sıkmayacak, hava almamızı engellemeyecek tarzda bol ve pamuklu, bayanlar için ipekli de olabilir türde giysiler giymeliyiz.

Ayak tabanlarını zorlayacak derecede yüksek topuklu ayakkabılar giymemeliyiz.

Ani hareketlerle eklemlerimizi zorlayacak pozisyonlardan sakınmalıyız.

Okulda duruş ve oturuş bozukluklarına karşı eğitim almalı ve vermeliyiz.

Vücutta biriken elektriğin zemine boşaltılmasını engelleyecek tarzda altı lastik ayakkabılardan uzak durmalıyız. Bunlar vücutta durağan stres dediğimiz birikimlere sebep olur.

Bu ve benzeri önlemlere ilaveten, yılda bir kez 15 – 20 seans akupunktur tedavisi en iyi koruyucu yöntemdir.

 

En etkin koruyucu tedavi : Akupunktur

 

Ne demiştik? Romatoid artirt olmadan önce korunmaya bak!

Korunmadan amaç neydi?

Vücudun bağışıklık sistemini, immün sistemini güçlendirmek.

Peki akupunkturun en önemli özelliğinin bu sistemleri güçlendirmek olduğunu hâlâ bilmiyor musunuz?

Evet akupunktur, vücuttaki denge sistemini koruyan en etkin tedavi metodudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Vücudun tüm organizmasını canlandırır,

Vücut dinç ve zinde kalır.

Öyle olunca da, kendini her türlü deformasyona karşı korumuş olur.

Akupunktur tedavisi olan kimseler eğer sınırda romatoid artrit ise bu sürenin ileri gitmesi % 80 – 90 önlenmiş olur. Tıpkı sınırda behçet, sınırda şeker hastalarında olduğu gibi, sınırda romatoid artrit hastaları da % 90 şikayetten kurtulur.

Eğer henüz aktif durum yoksa, böyle bir tehlikeye karşı koruyucu tebdir alınmış olur.

Eğer inaktif dönemde tedavi olunursa, akupunkturun ödem dağıtıcı özelliği sayesinde, ciddi süreli bir tedavi sayesinde vücuttaki şişliklerin yavaş yavaş düzelmesi sağlanır. Bağışıklık sistemi dengeye alınır. İmmün sistemi güçlendirilir.

 

Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alır.

 

Romatoid artritli hastanın romatoid faktörden kaynaklanan rahatsızlığı mı var? Hayır! Her hasta böyle olmayabilir. Diyelim ki romatoid hastası ama hastaya tüm bu rahatsızlıkları için ilaç verilecek. Peki hasta ne yapacak? Bunca ilacın yan etkisiyle perişan olmayacak mı? Vücut bir bakıma zehirlenmeyecek mi? Hastaya tüm bu faktörler hesaba katılmadan yaklaşılabilinir mi?

Bildiğimiz tıbbi tedavide hastaya yatak istirahatinin yanı sıra aspirin ve benzeri ağrı kesiciler veriliyor. Bu ilaçlar belirli derecede etkili olmakla birlikte yan tesir olarak mideye, karaciğere, böbreklere müthiş zarar verebiliyor. Buna rağmen yine de tedavide yetersiz kalındığında maalesef kortizana başvuruluyor. Bu da yetmedi mi, daha ileri safhada bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar veriliyor.

Oysa kişi, akupunktur ile tedavi olmaya başladığında ne oluyor?

Öncelikle, kullanmak zorunda kaldığı bu tür ilaçları artık ya hiç kullanmıyor, veya en az seviyede kullanmak lüksünü yakalıyor.

Akupunktur tedavisi sayesinde rahatsızlık bağışıklık sistemini baskı altına alamıyor.

Vücut akupunktur tedavisinin yardımıyla, hastalığa direnç gösterip onun gücüne karşı güçle cevap vermeye başlıyor.

Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alan tedavi yöntemidir. Dolayısıyla yukarıda saydığımız tüm rahatsızlıklar bir anda tedavi edilmeye başlıyor.

Yani, hastanın sadece romatoid artrit tedavisi değil aynı zamanda var ise, tansiyonu, safra kesesinde tembelliği, karaciğerde yağlanması, sinüziti, kabızlığı, ülseri hep birden tedaviye alınmış oluyor.

Basit bir mantıkla olaya yaklaştığımızda, hastanın kabızlığı iyileşince yarı yarıya hasta rahatlamış oluyor.

Ülseri iyileşirse, sinüziti geçerse, alerjisi ortadan kalkarsa hasta rahatsızlığa karşı daha bir güç kazanmaz mı?

İşte akupunktur tedavisiyle hasta, hem ilaç kullanarak diğer organlarını yormamış oluyor hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Bunun yanında akupunkturun ödem çözücü özelliğiyle vücutta inaktif dönemde meydana gelmiş olan şekil bozuklukları da yavaş yavaş düzelmeye başlıyor.

Bu bile romatoid artritteki müthiş başarı değil de nedir?

Maraş Akupunktur ve Lazer Tedavi Merkezi olarak onsekiz yıllık tecrübelerimizle, bu tür şikayetle bize gelen birçok hastamız kliniğimize tekerlekli sandalyede gelmişken, belli bir tedavi sonrası yürümeye başlamışlar, ceket giyemeyecek durumda olanlar bugün otomobillerini kullanır hale gelmişlerdir.

Bu akupunkturun en etkin tedavi metodu olduğunun en açık dedilidir.

 

Romatoid artritle birlikte yaşamak

 

Kişinin romatoid artritle barışık halde yaşaması mümkün mü?

Elbette mümkün. Ancak bu konuda hastaya hekimin yardımcı olması gerekir.

Bunun için hastanın rahatsızlık öncesinden başlayıp tüm yaşayışı A’ dan Z’ ye bir hikaye olarak dinlenir.

-Yaşama standardı

-Alışkanlıkları,

-Hobileri,

-Spor ve jimnastik türleri,

-İş yeri durumu,

-İşi gidip gelirken kullandığı ulaşım araçları,

-Yeme içme alışkanlıkları,

-Giydiği kıyafetin sağlık yönünden uygunluğu,

-Giydiği ayakkabının sağlık yönünden uygunluğu,

Ayrıca romatoid vakasından başka ne gibi rahatsızlıkları olduğu?

-Alerjik bünye olup olmadığı?

-Midesinde herhangi bir problemi olup olmadığı,

-Böbrek, safra kesesi, karaciğer gibi organlarında rahatsızlık olup olmadığı,

İmmünolojik düzeninde sorun olup olmadığı,

Tüm bu sorulara verilen cevaplar rahatsızlığı dengede tutmada veya ortadan kaldırmada etkileyici faktörlerdir.

Bu bulgular, normal laboratuar tetkiklerine ilaveten akupunktur teşhisi ile de elde edilir. Çünkü akupunktur teşhisi birçok rahatsızlığı henüz laboratuar belirtileri ortaya çıkmadan teşhis edebilmektedir. 

Romatoid artrit rahatsızlığı olan birini, bazı özel durumlar haricinde, iyi takip etmeyip, hastalık ileri safhaya geldikten sonra da ameliyatla buna çözüm aramak hekimin ayıbıdır. Hekimin hastasıyla ilgisizliği demektir.

Çünkü iyi takip edilmeyip gerekli önlemler alınmazsa, eklem yerlerindeki deformasyonun o boyuta geleceği, şekil bozuklukları olacağı bellidir.

O elin zamanı geldiğinde fonsikyon yapamayacağı bellidir.

Dolayısıyla rahatsızlık o safhaya gelene kadar bir takım önlemin alması gerekir. Şekil bozukluğu olduğu zaman, cerrahi operasyonlar yapılıyor. Bunlar hastaya iyilik değil, ilgisizlik sonucu meydana gelen ayıbı ortadan kaldırma telaşıdır. Önemli olan eklem o boyuta getirilmemelidir.

 

 Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.