Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

 

 

 

Düzenli Kullanmayacağınız
Ürünü Bizden Almayınız.

"Ucuz" Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

 

Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
 
Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Arı Sütü
www.birtat.com.tr


Salyangoz Kremi
Mavi Anemone Kremi
Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Güneş Kremleri
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Temizleme Tonikleri

Vitamin - Mineral

Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

 

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritmi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerji Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenyum Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz  Sağlığı Korumak Semptomlar Şişmanlama Testosteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

Bel Kayması

Merhaba, Hasta Olmak İstemiyorum Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil Dükkanımızda ve Bu Sitede Doktor Yok Ama, Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama; Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.

İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  

Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi Gönderilecektir.

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 





 

 İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.

 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

 

Glucosamine Sulfate;
Çeşitli formlarda kullanıma hazır bir ek gıdadır. Molekül yapısı basittir. En yaygın formları; glukosamin sülfat (glucosamine sulfate), glukosamin hidroklorid (glucosamine hydrochloride) ve N-Asetil-Glukosamin (N-acetyl-glucosamine: NAG) dir.
Glucosamine sülfat (GS) formu osteoartrit (kireçlenme) (OA) için üzerinde en çok klinik araştırma yapılan ve OA için faydalı etkisi kanıtlanan tek formdur. Bu nedenle OA tedevisi için tercih edilen form da bu formdur. Glucosamine kıkırdaklarda bulunan ve glikosaminoglikon’ lar (glycosaminoglycans-GAG) olarak bilinen özel moleküllerin üretiminde vücudumuzun gereksinim duyduğu bir maddedir. Günlük yiyeceklerimizde önemli miktarda bulunmaz.
Bu yüzden ek gıda olarak karides ve istiridye gibi kabuklu deniz ürünlerinin kabuklarından üretilir.


Glucosamine
Sülfat (GS), sodyum klorür (NaCl) ve potasyum klorür (KCl) olrak bilinen iki mineral tuzundan birisi ile stabilize edilir.
Her ikisi de GS’ yi stabilize etmek (kararlı hale getirmek) için etkili olmasına rağmen, KCl’ nin stabilizitör olarak kullanımı daha yaygındır (Glukosamin potasyum sülfat). Bunun nedeni günlük yiyecek kültürümüzde NaCl’ nin (Sofra tuzu) yeterince zaten alınması, fakat KCl’ nin yeterli miktarda alınmamasıdır.


 Glucosamine (GS) tırnak, tendon (kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar), deri, göz, kemik ve ligament (Bağ; kemikleri ve başka organları birbirine rapteden bağ) oluşumunda önemli rol oynar.


Glucosamine
’ in eklemlerdeki en önemli fizyolojik fonksiyonu kıkırdak bileşiklerinin oluşumunu sağlamak, bunun yanında da kıkırdağa sülfür (kükürt) girişini sağlamaktır. Özet olarak kıkırdağın sadece oluşumunda değil beslenmesinde de önemli bir rol oynar. Son 10 yıldaki çalışmalar Glukosamin Sülfat’ ın osteoartrit (Artroz-Kireçlenme) semptomlarını azaltmada çok etkili olduğunu göstermiştir.
Çalışmalarda glukosamin sülfat, ağrı ve iltihap gidermede standart ağrıkesiciler ve plasebolardan daha iyi sonuç vermiştir.


Chondroitin Sodium Sulfate;

Glikosaminoglikon’ lar (GAG) denen molekül zincirlerinden oluşur.
En önemli gıdasal kaynağı hayvansal kıkırdaktır (Sığır, inek gibi).

Chondroitin sülfat (CS) kıkırdak, kemik ve tendonlar için en önemli maddelerden biridir.
Uzun süreli klinik araştırmalarda Chondroitin sülfatın osteoartrit (artroz-kireçlenme) vakalarında hastalık seyrini ve eklem ağrısını azalttığı ve eklemleri güçlendirdiği bulunmuştur.
Çalışmalar göstermiştir ki, kondroitin sülfat kemik sağlığına katkıda bulunmaktadır.
Çünkü kemiklerde bulunan GAG’ ların büyük çoğunluğu kondroitin sülfat’ tan oluşmaktadırlar . Pek çok double-blind araştırma (Ne deneğin nede araştırıcının neyin tedavi edilmeye çalışıldığını bilmediği bir klinik araştırma tipi)


Chondroitin
in osteoartrit’ in semptomlarını azaltıcı, ilerleyişini yavaşlatıcı veya tersine çevirici etkisinin olduğunu göstermiştir.
Chondroitin ve benzeri bileşikler kan damarlarının ve idrar kesesinin yapısında da mevcup olup, anormal kan ve idrar akışının önenmesine yardımcı olmaktadırlar.

 Chondroitinin kan damarlarındaki bir rolü de aşırı kan pıhtılaşmasının önlemesidir. Ek olarak kondroitin kan kolesterol seviyesini de düşürebilmektedir. Yine araştırmalar bu maddenin damar sertliğinin ve kalp krizinin (Damar sertliği olan kişilerde) önlenmesine yardımcı olduğunu da göstermektedir


Chondroitin
sülfat, sülfür (kükürt) bakımından da zengindir ve bu da glukosamin ile ilgilidir. GAG’ lar vücudun oksalat’ ı (Oksalik asitin tuzu; böbrek taşları ile ilgili bir madde) nasıl işlemden geçireceği üzerine etkilidir. Geçmişinde böbrek taşları ile sorunu olan 40 kişi üzerine yapılan bir araştırmada günde 2 kere 30 mg GAG alımının üriner oksalat ifrazatını (salgısını) 15 gün içerisinde düşürdüğü görülmüştür. Vücudun kendisi de Chondroitin sülfat yaptığından dolayı, sağlıklı insanlarda eksikliği pek görülmez. Fakat osteoartrit’ ten ve artrit’ in diğer formlarından etkilenen kişilerde eklem kıkırdaklarında Chondroitin sülfat miktarı düşebilmektedir.


Chondroitin sülfat kıkırdakların su ve besinleri tutması ve diğer moleküllerin kıkırdağa doğru hareketinin (Kıkırdağa kan akışı olmadığı için önemli bir özellik) temel unsurudur. Dejeneratif eklem hastalığında -Kireçlenme kıkırdak aşındığı için kondroitin sülfat kaybı vardır.
Yapılan araştırmalar, glukosamin ve
Chondroitin sülfatın ayrı ayrı artrit (kireçlenme) semptomlarını azalttığını ortaya koymuştur.
Buna göre glukosamin sülfat ağrıyı azaltırken, kondroitin sülfat hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktadır.
Glukosamine sülfat GAG sentezini artırırken,
Chondroitin sülfat kıkırdağı bozan enzimleri engellemektedir.
Bu iki kıkırdak koruyucu ajan (etkili madde), farklı etki mekanizmaları olduğu için birbirlerini tamamlamaktadırlar.
 
MSM   (Metilsulfonilmetan)


Artirit, Romatizmal Artirit- Kanser-Kronik yorgunluk-Depresyon-Diabet-Fibromalgia-Gut-Lupus-Multipl Skleroz-Osteoporoz-Psoriaziz( sedef )..
MSM, dahilen beslenme takviyesi olarak alınır.

Kükürt, deri, saç ve tırnaklar ve adaleler için gerekli proteinlerin  bileşenidir.
Kükürt, ayni zamanda kemiklerin, dişlerin ve bağ dokusunun temel bileşenidir

Kükürt, karaciğerin ürettiği safra asitlerinde ve pankreasın ürettiği insulinde temel  eleman dır.
MSM, vücudun, % 34 dünden yararlandığı, en zengin bio-kükürt (organik kükürt) kaynağıdır. vücutta en çok ihtiyaç duyulan bölgeye gider.
Aldığınız MSM’in fazlası 12 saat sonra, toksinlerle beraber vücudunuzu terkeder.
Vücudumuzda her tür hücre durmadan yenilenir.
Her yeni hücre zarının geçirgen olmasını sağlar.  Böylece, toksinler dışarı atılırken, besin ve oksijen içeri girer.
MSM
hücrelerin sertleşmesini önler, dolayısıyla dokuları yumuşatır.(bu nedenle güzellik minerali olarak anılır-the beauty mineral ), stres, astım, artisit, kabızlık, kandida  semptomlarını azaltır, vücudumuzu toksinlerden arındırır ve kan dolaşımını hizlandırır. Sırt ağrılarını, adale kasılmalarını(krampları) azaltır, kasların gelişmesine yardım eder, psişik sakinlik sağlar, dikkati arttırır, konsantrasyon bozukluklarını giderir, enerjiyi arttırır.
MSM serbest radikal avcısıdır, polen ve gıdalardan kaynaklanan allerjiye iyi gelir, karaciğerin “cholin” üretimine yardım eder, mide ve ülserlerde zararı bilinen asiditeyi kontrol eder,bağırsak çeperlerini kaplayarak parazitlertin tutunmalarını engeller, ilaçlara karşı aşırı hassasiyeti(hypersensitivity) azaltır, vücudun insülin üretme yeteneğini arttırır.
Karbonhidrat metabolizması için önemlidir, yaraların iyileşmesini hızlandırır. Kabızlık ile göğüs ve kolon kanseri oluşmasını engeller.

Ağız yolu ile alınması aşağıdaki durumlar için önerilir:
Allerjiler, Artirit, Romatoid artirit, Akne(ergenlik sivilcesi), Kanser(meme,kolon), Eklem ağrıları, Hiperasidite, miğde yanması, Kabızlık, ishal, tırnak kırılması, Yumuşak tırnak, Kan şekeri, Göz sağlığı, İlaçlara karşı hassasiyet, Böcek sokmaları, Akciğer problemleri, Lupus,Psoriasis(sedef), Zihin bulanıklığı, Parazitler, Yara izleri, Horlama, Deri, Saç ve Tırnak Sorunları, Stres, Yanıklar, Güneş Yanığı  vb..
Metisulfonilmetan doğal bir üründür, ve genellikle MSM olarak bilinir. Kükürt tüm bitki ve hayvanların dokusunda bulunur ve insan vücudundaki, miktar itibariyle en çok olan 4 üncü  mineraldir. Vücudumuzun her hücresinde depolanır, deri,saç, tırnaklar ve eklemlerde yüksek miktalarda bulunur. MSM doğanın en zengin kükürt kaynağıdır.  Allerjik reaksiyonlara neden olan, ve diğer yan etkileri olduğu iyi bilinen, sülfat kökenli ilaçlar, sülfatlar, ve Sülfit ‘lerle karıştırmamak gerekir.
DMSO2, MSM’in diğer bir adıdır
Doğal olarak bulunan, kuvvetli ağrı kesici, anti-flamatuar özelliğiyle tanınan, doğal kükürt bileşiği;DMSO’nun( dimetil sulfoksit) temel metabolizmasıdır. DMSO’yu kullanan veya aşina olanlar, onun, kullanan da oluşturduğu,  keskin, rahatsız edici, sarmısağı andıran kokusunu bilirler.

MSM böyle bir koku yaratmadığı için DMSO’ya tercih edilmektedir.Doğal sülfür, MSM(organik sülfür), DNA onarımını  harakete geçirebilir. MSM enerji üretimi için hayatidir.
Hücre zarlarının geçirgenliğini arttırarak, besinlerin  ve oksijenin içeri girmesini, hücre içinde oluşmuş olan toksinlerinde dışarı çıkmasını sağlar. Hücreleriniz böylece, hayat veren oksijen ve diğer besinler le dolar. Toksinlerle birleşerek, idrar yoluyla dışarı atılmasını sağlar. Kollajen sentezi için gerekli olan proteinlerin temel bileşenidir. Hücrelerin, diş etinin, damarların, kemik ve dişlerin onarımı ve gelişmesi için gereklidir. C vitamini kollajen sentezinin önemli bir regülatörüdür ve sinerjik olarak MSM ile çalışır.
MSM okyanus buharlarıyla bulutlara, sonra da yağmur içinde toprağa, ve nihayet topraktan bitkilere ve hayvanlara ulaşır. Bahçenizi yağmur suyuyla suluyorsanız, o zaman bahçede ürettiklerinizde bulunur. Ama eğer şehir suyu kullanıyorsanız, ürünlerde kükürt minerali bulunmayacaktır.

Tüm canlılarda kükürt bulunmasına karşın, insan vucudunun ihtiyacı olan miktarın, takviye edilmeden sadece beslenme yoluyla karşılanması çok güçtür, çünkü, orta  derecede ısıl işlem görmesi, suların  işlenmesi, var olan kükürt mineralini yok etmeye yetecektir.  Kükürt içeren besinler şunlardır; Yumurta, Brokoli, Bakliyat, Yağsız biftek, Balık, Soya fasulyesi,  Lahana, Süt, Bürüksel lahanası, Kümes hayvanları, Sarımsak, Soğan ve tam buğday. Bunları çiğ olarak taze taze tüketmiyorsanız, kükürt minerali alamıyorsunuz demektir. Bilinçsiz sulama, ağaçların kesilmesi, hava ve su kirliliği, gibi nedenlerle, tarım arazileri mineral bakımından yetersiz durumdadır. Dolayısıyla bu topraklarda yetişen ürünler kükürt ve daha birçok mineral yönünden fakirdir. Ayrıca, pişirme ve işleme( konserve ve diğer ısıl işlemler) besinlerdeki birçok minerali yok etmektedir.


Üstelik vücudümüzdaki  kükürt ihtiyacının karşılanması yaşlandıkça daha zorlaşmaktadır. Tüm bu nedenlerle beslenme takviyesi önem kazanmaktadır.
MSM, vücudun ihtiyacı olan kükürt’ü sağlayan en emin ve etkili yoldur. Biyolojideki toksitesi en az olduğu bilinen maddelerden biridir. Vücut ağırlığının her kg için 1 gm 30 gün süresince muntazaman alınmadıkça toksite söz konusu değildir. Toksite katsayısı, normal suyunki kadardır. Vücut yeterince MSM(kükürt) almadığında, değişik olaylar gelişmeye başlar. Vücut zarar gören dokuları yeterince hızlı onaramaz ve bu durumu, hastalıklara neden olan,  anormal hücreler üreterek telafi eder. Yetersiz kükürt seviyesi, acıya duyarlığı arttırır, çünkü kükürt hücrelerdeki basınç oluşumunu önler. Yetersiz kükürt, metabolizmanın besinleri enerjiye dönüştürmesini engelleyerek, vücudun sağlıklı asit-alkali dengesini bozar, ve böylece değişik hastalıklara zemin hazırlanmış olur.
Sülfür eksikliğinin neden olduğu semptomlar (bulgular) arasında, erken yaşlanma, hücre harabiyetinden  ve nihayet kanser’e kadar çok çeşitli sorunlar sıralanabilir.

 

 

                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.