|
Bronşit Öksürüğü
Merhaba, Hasta Olmak
İstemiyorum Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Dükkanımızda ve Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz. Ama;
Unutmayınız Biz Doktor Değiliz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
KOAH nedir
Tedavisi nasıldır
Kronik bronşit ve
amfizeme bağlı olarak gelişen kronik, geri dönüşümsüz ve ilerleyici
olan hava akımı kısıtlanması ile karakterize bir hastalıktır. Hava
akımı kısıtlanması kısmen geri dönüşümlü ve solunum yolları aşırı
duyarlılığı ile birlikte olabilir. Kronik bronşit ya da amfizemi
olan
bir hastada KOAH hastalığının
geliştiğini söyleyebilmek için kronik hava akımı kısıtlanmasının
meydana gelmiş olması gerekmektedir.
KOAH, zararlı
madde ve gazların uzun süreli solunması sonucu akciğerlerde oluşan
anormal yanıtın neden olduğu ilerleyici hava yolu daralmasına bağlı
hava akımı kısıtlanması ile karakterize bir hastalıktır.
KOAH’ta kronik
bronşit ve amfizem genellikle bir aradadır.
1. Kronik Bronşit
: Artarda en az iki yıl tekrarlayan ve en az üç ay boyunca devam
eden, çoğu günler görülen ve diğer solunum ya da kalp hastalıklarına
bağlanamayan öksürük ve balgam çıkarma ile karakterize bir
hastalıktır. Solunum yollarında salgı yapan bezlerin sayı ve
hacmindeki artış neticesinde gelişen salgı miktarının fazlalığına
bağlı olarak oluşur. Salgı yapan bezlerin sayı ve hacmindeki artış
solunum yollarının duvar kalınlaşmasındaki önde gelen nedendir ve bu
da solunum yollarında tıkanmaya sebep olur.
2. Amfizem :
Alveol denilen hava keselerinin duvarlarının yıkımı ile meydana
gelen bir hastalıktır. Duvar yıkımı hava boşluklarının anormal ve
kalıcı şekilde genişlemesine ve akciğer esnekliğinin kaybolmasına
yol açar. Sonuç olarak küçük hava yollarında tıkanmalar meydana
gelir.
Sıklık :
KOAH daha ziyade
ileri yaş hastalığıdır. Yaş ilerledikçe KOAH’a bağlı ölüm sıklığı
artmaktadır. Erkeklerde daha sık olarak gözlenmektedir. KOAH’ın
dünyada görülme sıklığı tüm yaş grupları için erkeklerde % 0,9 ve
kadınlarda % 0,7 olarak bildirilmektedir. Türkiye’de yapılan bir
çalışmada 40 yaş üzeri insanlarda KOAH’ın görülme sıklığının % 13,6
olduğu, erkeklerde bu oranın % 20,1 ve kadınlarda % 8,2 olduğu
bildirilmiştir.
Etkenler :
1. Tütün : KOAH
gelişiminde en önemli risk faktörü sigara içimidir. Gelişmiş
ülkelerde KOAH gelişiminden %80-90 oranında sigara kullanımının
sorumlu olduğu bildirilmektedir. Sigara içenlerde içmeyenlere oranla
KOAH gelişiminde belirgin artış olmaktadır (sigara kullananlarda
9-30 kat daha sık KOAH gelişmektedir).
Kronik bronşitin
şiddeti ve ölüme sebebiyet vermesi ile sigara kullanımı arasında bir
paralelizm mevcuttur. Sigara içenlerde içmeyenlere oranla 6 kat daha
fazla kronik bronşite bağlı ölüm görülmektedir.
Sigara tiryakiliği
amfizemin oluşmasında da başta gelen nedenlerden biridir. Sigara
içenlerde amfizemin şiddeti ve ölüme sebebiyet vermesi sigara
kullanmayanlara göre belirgin bir şekilde yüksektir.
2. Hava kirliliği
: Kronik bronşit ve amfizem hava kirliliği olan ve endüstri
bölgelerinde yaşayan insanlarda daha sık olarak görülmektedir. Bu da
hava kirliliğinin KOAH gelişiminde önemli bir faktör olduğunu
göstermektedir.
3. Mesleksel
faktörler : İşyerinde endüstriyel gazlar, dumanlar ve tozlarla temas
içinde olan kişilerde KOAH gelişimi daha sık görülmektedir.
Madenlerde, ağaç sanayiinde, metal işlerinde, ulaşım sektöründe,
inşaat ve boya iş gruplarında, yem sanayiinde ve tarımla
uğraşanlarda KOAH gelişme riski yüksektir.
Sigara kullanımı
ile çevresel ve mesleki faktörler bir arada olduğunda karşılıklı
olarak birbirlerinin zararlı etkilerini artırmakta ve KOAH gelişime
ihtimalini artırmaktadır.
4. Sosyoekonomik
şartlar : Hijyenik şartların iyi olmadığı evlerde ve bölgelerde
yaşayan insanlarda KOAH gelişme oranı artmaktadır. Kişilerin eğitim
düzeyleri de KOAH gelişiminde önem taşımaktadır.
5. Solunum yolu
enfeksiyonları : Çocukluk çağında geçirilen solunum yolu
enfeksiyonlarının ileride gelişecek KOAH için uygun zemin
hazırladığını, buna diğer faktörlerin de ilave olması ile KOAH
gelişme sıklığının arttığını gösteren çalışmalar mevcuttur.
6. Genetik
faktörler : Doğumsal alfa-1 antitripsin eksikliği genetik bir
hastalıktır ve bu kişilerde serum alfa-1 antitripsin düzeylerinde
belirgin azalma ile birlikte buna bağlı olarak 30-40 yaşlarında
amfizem gelişmi ile karakterizedir. Bu hastalarda çevresel faktörler
olmasa bile genç yaşlarda amfizem gelişir.
7. Diğer faktörler
: Akciğerde yaygın harabiyete ve sekel oluşumuna neden olan
hastalıklar (pnömokonyozlar, sarkoidozis, yaygın tüberküloz vs.)
amfizem nedeni olabilirler. Uzun yıllar devam eden astım bronşiale
de sonunda amfizeme neden olabilir.
Çocukluk çağında
anne-babanın sigara kullanımına bağlı olarak pasif sigara içimi
neticesi ileri yaşlarda KOAH gelişme riski artmaktadır.
Alkol kullanımı
ile KOAH gelişimi arasında da ilişki tespit edilmiştir.
Ailesinde KOAH’lı
hasta bulunanlarda, düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelen
bebeklerde, allerjik bünyeli çocuklarda, solunum yollarının dış
etkenlere karşı aşırı duyarlılığı bulunanlarda geç dönemlerde KOAH
gelişme riskleri yüksektir.
Adenovirus
enfeksiyonu geçirenlerde, vitamin C yönünden zayıf gıdalarla
beslenenlerde, A kan grubunda olanlarda KOAH gelişme ihtimali
olabileceği öne sürülmektedir.
Şikayetler :
KOAH’ın en
belirgin semptomları olan öksürük ve balgam hastalığın
başlangıcından itibaren vardır. Daha sonra şiddeti artan bu
şikayetlere nefes darlığı ve hışıltılı solunum da ilave olur.
Öksürük
başlangıçta hafiftir, genellikle sabahları şiddetlenir ve balgam
atılması ile hasta kısmen rahatlar. İlerleyen yıllarda hastalığın
ilerlemesiyle ya da ataklar sırasında şiddetlenir.
Balgam ataklar
dışında az miktardadır ve nispeten kolay atılır. Hastalığın
kronikleşmesiyle günlük miktarı ve koyuluğu artar. Hastaların bir
kısmı bol balgam çıkarmaktan yakınırken bir kısmı da balgam
çıkaramamaktan yakınır.
Öksürük nöbetleri
esnasında solunum yollarındaki kılcal damarlarda yırtılmalar
olabilir ve balgam üzerinde çizgi şeklinde kan görülebilir.
KOAH’ın
başlangıcında egzersizle gelen nefes darlığı vardır, hastalık
ilerledikçe istirahatte de nefes darlığı görülmeye başlar. KOAH’lı
hastalarda görülen nefes darlığından solunum yollarındaki daralma,
aşırı havalanma nedeniyle solunum pompasının etkinliğini kaybetmesi,
akciğerde damarsal yatağın azalması ve psikolojik faktörler
sorumludur.
KOAH’ta bazen
ataklar sırasında hışıltılı solunum sesleri duyulabilir. Hastalık
ilerleyip oksijen azlığı da geliştiğinde eller, ayaklar ve yüzde
morarmalar da görülebilmektedir.
Kronik oksijen
eksikliği ve tekrarlayan ataklar kalp yetersizliği gelişimine neden
olur.
Fizik Bulgular :
Birinci saniyede
dışarı verilen hava miktarı (FEV1) beklenen değerin % 50’sinden
fazla olan KOAH’lı hastalarda hiçbir anormal bulguya
rastlanamayabilir. Yerleşmiş KOAH’ı olan hastalarda ise hastalığın
derecesine göre fizik muayene bulguları saptanabilir.
Hastalar
genellikle geniş, fıçı göğüse sahiptir, göğüs ön-arka çapı
artmıştır. Boyunda yardımcı solunum kaslarının belirgin hale gelmiş
olması ve nefes alırken bu kasların solunuma katılmaları
izlenebilir.
KOAH’lı hastalarda
dinleme bulguları değişkendir. Genellikle solunum sesleri azalmış
olarak duyulur ve kalp sesleri derinden ve hafif şekilde
duyulabilir. Hastalarda solunumun nefes verme safhası uzamıştır.
Genellikle ataklar
sırasında, nefes verme döneminde daha belirgin olan, ancak solunumun
hem nefes alma hem de nefes verme dönemlerinde işitilebilen, ronküs
denilen anormal sesler duyulabilir. Hafif vakalarda sadece yalnız
derin soluk verme esnasında işitilirler.
Hastalarda el,
ayak ve yüzde morarmalar görülebilir. Bu hastalığın şiddetli
olduğunu gösterebilir. Ayrıca uzun süreli olgularda parmak uçlarında
çomaklaşmalar izlenebilir.
Tanı :
Hafif KOAH’ta
akciğer grafisi genellikle normaldir. Hastalık ilerledikçe akciğer
hacminde artış, havalanma artışı ve kalp gölgesinde incelme izlenir.
Amfizemin ön planda olduğu durumlarda akciğer çevre alandaki damar
görünümlerinde belirgin azalma gözlenir. Kalp yetmezliği
geliştiğinde merkezi bölgede damarsal yapılar belirginleşir ve kalp
büyüyebilir.
Solunum fonksiyon
testleri hastalığın tanısında, şiddetinin belirlenmesinde ve
seyrinin izlenmesinde kullanılır. KOAH’ın kesin bulgusu, büyük
oranda geri dönüşümsüz olan hava akımı azalması solunum yolları
daralmasına ait bulgulardır.
Hastalarda FEV1’de
daima azalma mevcuttur, hastalık ilerledikçe FEV1’deki bu azalma
giderek artar. KOAH’ın şiddetini ve seyrini göstermedeki en yararlı
test FEV1 ölçümüdür.
Solunum ile alınan
Salbutamol veya Terbutalin’in solunum fonksiyon testi üzerine etkisi
genellikle en az düzeydedir. Bu ilaçların verilmesinden sonra oluşan
FEV1’deki artış %15’in altındadır ya da 200 ml’nin altındadır.
Tedavi :
KOAH’ta tedavinin
amacı, hastada şikayetlerinde rahatlama sağlamak ve yaşam kalitesini
yükseltmek, solunum sıkıntısı ataklarını engellemek, hastalığın
ilerlemesini yavaşlatmak, olası komplikasyonları önlemek ve tedavi
etmek olmalıdır.
KOAH tedavisinin
birinci kuralı sigara kullanımının kesin olarak bırakılmasıdır.
Ayrıca solunum yollarını açıcı ilaçlar ile tedavi devam ettirilir,
gerektiğinde oksijen verilmelidir, kalp yetersizliği gelişmiş olan
hastalarda buna yönelik tedavi de verilmelidir.
KOAH tedavisinde
solunum ile alınan ilaçlar ilk etapta tercih edilmeli, bunları
kullanamayan hastalarda diğer ilaç formları (tablet, flakon vs.)
verilmelidir.
KOAH’ın ilaç
tedavisinde birinci derecede verilmesi gereken ilaçların başında
antikolinerjik ilaçlar gelmektedir. Hastalığın şiddetine göre, uzun
etkili beta-2 agonist ilaçlar, teofilin türevleri ve steroidlerden
bir veya birkaçı tedaviye eklenebilir. Kısa etkili beta-2 agonist
ilaçlar solunum sıkıntısı atakları sırasında verilebilir.
İleri derecede
hastalığı bulunanlar ve ataklar sırasında uygulanan tedaviye rağmen
rahatlamayan hastalar hastaneye yatırılarak hastane koşullarında
tedavilerine devam edilmelidir.
Hastalığın
tedavisi mutlaka yapılan tetkikler neticesinde hastalığın derecesine
göre planlanmalı ve verilecek ilaçlar düzenli kontroller yapılarak
hekim tarafından ayarlanmalıdır.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |