|
Kansızlık
Nasıl Anlaşılır
Anemi (Kansızlık)
hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütü
tarafından kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler
erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL nin altı kabul
edilir. 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda
12 g/dL nin altı anemidir.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
En sık rastlanan
anemi türleri demir eksikliğine bağlı anemi, Folik asit eksikliğine
bağlı anemi, Vitamin B-12 eksikliği anemisidir. Bunları kısaca
tanımlayalım:
Demir Eksikliği
Anemisi
Tanım olarak düşük
miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır.
Kansızlığın en sık görülen şekli budur. Demir, kanda oksijen taşıyan
pigment olan hemoglobinin önemli bir parçasıdır. Demir eksikliğinin
nedenleri :
Diyette az
miktarda alınma,
Vücut tarafından
az miktarda emilimi
Kronik kanamalar
(ağır adet kanaması dahil)
Örneğin: burun
kanamaları, hemoroid, mide yada barsak ülseri, polip, gastroenterial
kanser gibi … Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir
eksikliği anemisi görülür. Vücutta ve kemik iliğindeki demir
depolarının harcanması sonucu kansızlık yavaş yavaş gelişir.
Genellikle kadınlarda demir depoları daha azdır.
Yüksek risk grubu
içerisinde doğurganlık çağında olan ve adet dönemi nedeniyle kan
kaybı olan kadınlar, demir ihtiyacı artmış gebe veya emziren
kadınlar, çocuklar ve diyetinde yeterli oranda demir bulunmayan
kişiler bulunmaktadır. Kan kaybına bağlı risk faktörü arasında
peptik ülser, barsak kanseri, rahim kanseri, uzun dönem aspirin
kullanımı sayılmaktadır.
Demire bağlı
aneminin kendine özel bulgular nelerdir ?
Yiyecek dışındaki
şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi…
Ağız kenarında ve
tırnaklarda çatlaklar
Tırnaklarda
biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi…
Tahriş olmuş dil
Günlük demir
gereksinimi ve kaybı ne kadardır?
Günlük demir
gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal
ince barsaktan emilir. Günlük kayıp 1 mgr dır. Ter, dışkı, idrar,
dökülen hücreler ile kaybedilir. Gereksinim bebeklik, hamilelik,
ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar.
Hangi besinler
demir açısından zengindir?
Kırmızı et,
karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin
gıdalardır. Un, ekmek ve tahıllar demir ile zenginleştirilmiş
olabilir.
Demir eksikliği
anemisi düşünülen hastalarda yapılması gereken başlıca tetkikler
neler olmalıdır?
Tam kan sayımı,
serum demiri, serum demiri bağlama kapasitesi, transferin
saturasyonu, serum ferritin düzeyi, dışkıda gizli kan ve periferik
yaymadır. Tam kan sayımında düşük hemoglobin ve hematokrit değeri,
kanda düşük ferritin düzeyi, kanda total bağlama kapasitesi ve kan
kaybını değerlendirmek açısından dışkıda gizli kan görülebilir.
Tedavi olarak ne
uygulanır?
Ağızdan demir
tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve
demir fumorattır. Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra
hemoglobin düzeyi normale dönecektir, ancak çoğunlukla kemik
iliğinde olan demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay
daha devam edilmelidir.
Damar içerisine
veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma
dayanamayan hastalarda kullanılabilir. Tedavi ile birlikte kan
sayımı iki ay içerisinde normale dönecektir.
İlaç kullanılırken
dikkat edilecek noktalar nelerdir ?
En iyi demir
emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna katlanamaz ve
gıda ile almak ister. Süt ve sütlü mamüller demir emilimini
engelleyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalıdır. C vitamini demir
emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar.
Diyet ile alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme
dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir almaları gerekir.
Folik Asit
Eksikliğine Bağlı Anemi
Vücudun yeterli
kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik
asit olmadığı durumlarda kan hücresi üretimi azalmaya başlar. Bu
durum sonunda anemi görülür. Folik asitin emilimini ve
metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu sebeple folik
asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülür. Ayrıca
keçi sütü ile beslenmekte folik asiti düşürür. Diğer nedenler
bağırsak hastalıkları, ağızdan alınan doğum kontrol hapları, kanser
için alınan çeşitli ilaçlar ve epilepsi.
Folik Asit
Eksikliğine Bağlı Aneminin kendine özgü bulguları nelerdir ?
İshal
Depresyon
Şişmiş ve kırmızı
bir dil
Vitamin B-12
Eksikliği Anemisi
B-12 vitamininin
emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin gerçekleşmesi için mide
B-12 asıl faktörü denilen bir maddeyi salgılaması gerekir. Bu
faktörün eksikliği bu vitaminin eksikliğine neden olur. B-12
vitamini kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için
gereklidir. Yetersiz miktar anemiye neden olur. Bu tarz anemi daha
çok hayvan ürünleri yemeyen vejeteryanlarda ve mide
rahatsızlıklarında (atrofik gastrit) görülür.
Bu Aneminin
kendine özgü bulguları ?
Eller ve ayaklarda
ürperme
Bacaklarda,
ayaklarda ve ellerde duyu kaybı
Sarı ve mavi
renklerle ilgili olarak renk körlüğü
Şişmiş ağrıyan ve
yanan bir dil
Kilo kaybı
Kararmış cilt
İshal
Düzensizlik
Depresyon
Entellektüel
fonksiyonların azalması
ANEMİ İÇİN
MAKSİMUM DÜZEYDEKİ HEMOGLOBİN VE HEMATOKRİT DEĞERLERİ
|
Çocuklara
(yıllara göre yaş) |
Hemoglobin
Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
1-2
2-5
5-8
8-12 |
11.0 g/dL
11.1 g/dL
11.5 g/dL
11.9 g/dL |
32.0 %
33.0 %
34.5 %
35.4 % |
|
Erkekler(yıllara göre yaş) |
Hemoglobin
Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
12-15
15-18
18 ve üstü |
12.5 g/dL
13.3 g/dL
13.5 g/dL |
37.3 %
39.0 %
39.9 % |
|
Kadınlar(yıllara göre yaş) |
Hemoglobin
Konsantrasyonu |
Hematokrit |
|
12-15
15-18
18 ve üstü
|
12.5 g/dL
12.0 g/dL
12.0 g/dL |
37.3 %
35.9 %
35.7 % |
DEMİR EKSİKLİĞİNE
BAĞLI KANSIZLIK
Ülkemizde üreme
çağındaki kadınların önemli bir kısmında demir eksikliğine bağlı
kansızlık vardır. Bu kansızlık türü tanısı, önlenmesi ve tedavisi en
kolay olan ve çoğu durumda aşırı adet kanamasına bağlı olarak
meydana gelen bir durumdur.
Kansızlık Nedir?
Kan, içerdiği
hücreler ve maddelerle kalpten tüm organlara pompalanan ve
organların oksijen ve besin maddesi ihtiyaçlarını karşılayan bir
sıvıdır. Düzenli olarak aldığımız sıvı ve besin maddeleri kana
geçerek organlara dağıtılır. Soluduğumuz havada bulunan oksijen
akciğerlerden kana geçerek kalbe buradan da organlara ulaştırılır.
Kanda oksijen
taşıyan hücrelere alyuvarlar adı verilir ve bu hücreler en iyi
şekilde işleyebilmeleri için düzenli olarak üretilmelidirler.
Yaşlanan hücreler dalak tarafından devre dışı bırakılır ve kemik
iliğinde yeni hücreler üretilerek kana verilir.
Alyuvarların
oksijen taşıyabilmeleri için hücrelerin içinde hemoglobin adı
verilen proteine bağlı demir adı verilen bir madde bulunur. Esasen
doğada bir metal olarak bulunan bu madde vücutta üretilemediğinden
besinlerle alınması zorunlu bir maddedir.
Besinlerle alınan
demir sindirim sisteminden kana geçtiğinde bazı taşıyıcılar
tarafından alınır ve alyuvarların yapım yeri olan kemik iliğine
götürülür. İhtiyaç fazlası ise çeşitli organlarda depolanır. Günlük
ihtiyaç besinlerle karşılanamadığında bu depolardan faydalanılır.
Demir depoları sonsuz bir kaynak değildir. Günlük alım yetersiz
olduğunda veya ihtiyaç fazla olduğunda depolar tükenir ve
alyuvarların üretimi aksamaya başlar.
Üretim aksaması
ilk başlarda vücudun alığı çeşitli önlemlerle giderilmeye çalışılır.
Önlemler yetersiz kaldığında "kansızlık" yani demir eksikliğine
bağlı olarak alyuvarların yetersiz üretilmesinden kaynaklanan durum
vücutta çeşitli belirtiler vermeye başlar.
Demir Eksikliğine
Bağlı Kansızlık Ne Gibi Belirtiler Verir?
Cildin sağlıklı
rengini veren cilt altında bulunan kılcal damarlardır. Kansızlık
durumunda cilt rengi kansızlığın şiddetiyle orantılı olarak
soluklaşır.
Kan hacmi
azaldığında kalp organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha
fazla devir yapmak zorundadır. Bu nedenle kansızlık durumunda nabız
daha hızlı atar, kalbin bu aşırı çalışması arada sırada düzensiz
atmasına yani çarpıntıların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kalp bu
aşırı aktivite esnasında "yorulmaktadır". Bu aşırı aktivite ileri
durumlarda kalbin büyümesine ve çok ileri durumlarda yetersiz
kalmasına neden olabilir.
Kalbin yaptığı
daha fazla devir, akciğerlerin de gerektiğinden daha fazla
çalışmasına neden olur. Bu nedenle kansızlık durumunda nefes darlığı
gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Her ne kadar kalp
ve akciğerler dokunun ihtiyacını karşılamak için normalden fazla
yorulsalar da vücudun oksijen ihtiyacı çok iyi bir şekilde
karşılanamamaktadır. Bunun sonucu olarak kansızlığı olan kişilerde
halsizlik, güçsüzlük gibi belirtilere sık rastlanır.
Vücut ısısının
kontrolünde kanın işlevleri son derece önemlidir. Kanı az olan
kişiler bu nedenle daha çok üşürler.
Yukarıdaki
belirtilerin dışında demir eksikliği olan kişilerde görülebilen
diğer belirtiler arasında en önemlileri ağız kenarında oluşan
çatlaklar, tırnakların kolay kırılması sayılabilir. İleri derecede
demir eksikliğinde toprak, buz, kireç, nişasta gibi maddeler
yenebilmektedir.
Tanı Nasıl Konur?
Demir eksikliğine
bağlı kansızlığın tanısı oldukça kolaydır. Yapılan bir kan sayımında
hemoglobin ve hematokrit adı verilen değerlerin normalin altına
inmiş olması ve alyuvarların ortalama büyüklüklerinin azalmış
olduğunun gözlenmesi demir eksikliği anemisi tanısının konması için
yeterlidir. Bazı durumlarda ve özellikle de kansız olması için bir
nedeni olmayan kişilerde kansızlığın nedenini ve kaynağını
araştırmak için daha ileri incelemelere başvurulması gerekebilir.
Kansızlık birçok
nedenlerden meydana gelen bir durumdur Belirtileri genellikle
aynıdır ama hastalığın ve kansızlık derecesıne göre değişir
Yorgunluk, zayıflık, baş dönmesi kulak çınlaması, gözlerde lekeler
solgunluk ve baş ağrıları en çok görülen belirtilerdir. Eğer kanama
ilerlemışse nefes darlığı, nabzın süratlenmesi, zayıflaması ve
nihayet koma hali görülür.
Oluş nedenlerine
göre üç tip kansızlık sayılabilir: Birinci tip kansızlık kan
yapımının azalması sonucu meydana gelen kansızlıklardır: İkinci
tipte kan kaybı söz konusudur: Üçüncü tip kansızlıkta ise
alyuvarların yıkımında artma vardır.
Kan yapımının
azalmasına bağlı anemiler:
Bu tip
kansızlıklar içinde en çok görülen demır eksikliklerine bağlı
kansızlıklardır Demir vücudumuzda toplam 4 gram kadardır Bunun 2,5
gramı kanda hemoglobine bağlı olarak, 1 gramı depo demiri olarak,
0,5 gramı da myoglobın olarak dokularda ve ayrıca bazı enzimlerde
bulunur.
Kadınlarda adet
kanaması esnasında, gebelikte, süt verme esnasında ve çocukluk
çağında demir ihtiyacı normalin birkaç katına çıkar Demir
eksikliğinin nedenleri arasında, kanamaları, barsak parazitlerini
ve özellikle Anadolu’da görülen toprak ve kıl yeme alışkanlıklarını
sayabiliriz.
Demir eksikliğine bağlı kansızlıklarda tedavi için ağızdan demirli
ilaçlar tablet veya şurup şeklinde verilir. Bu arada dışkının
siyah renk almasının demirden olabileceği de unutulmamalıdır.
Megaloblastik
anemiler: Karaciğer hastalıkları, tıroıd bezi yetersizliği,
tüberküloz, Hodkgın hastalığı ve alyuvarların yıkımının arttığı
(hemolıtık anemi) durumlarında bu tıp kansızlık vardır. Ortak
neden, folık asit ve B 12 vitamini eksikliğidir Alyuvarlar
normalden daha büyüktür ama oluş hızları çok düşüktür Pernısyoz
anemi denen kansızlık çeşidi en onemlısıdır. Bu hastalıkta midenin
salgıladığı entrensel faktör adında bir madde eksiktir. Buna bağlı
olarak da B 12 vitamini sindirilemez. Erken teşhis ve tedavi
edilmezse sinir sistemi bozukluklarına neden olabilir. Teşhiste
halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, ellerde uyuşma, dilde yanma
ve atrofi gibi belirtiler önemlidir. Dil kırmızı ve kaygan bir
görünüm alır. Tedavide B 12 vitamini ile beraber folik asit
verilmelidir.
Kronik enfeksiyon
anemisi: Çeşitli nedenlerden ötürü kemik iliği yetersizliğine bağlı
olarak meydana gelen kansızlıklardır. Verem gibi kronik
enfeksiyonlar, lösemier, zehirli maddeler ve bazı ilaçlar
(Kloramfenikol, sulfamidler, hydantoin, butazolidin ve altın
tuzları) tiroid yetmezliği, kronik böbrek hastalığı ve aplastik
anemiisayılabilir. Bu gibi durumlarda önemli olan kansızlığa neden
olan hastalığı tedavi etmektir.
Kalıtımsal
Sferositoz hastalığı : Diğer adıyla Ailevi hemofilik sarılık,
alyuvarların şeker tüketme yeteneğindeki anormallikten ileri gelir
ve kalıtımsal olarak sonraki kuşaklara geçer. Küre şeklini alan
alyuvarların yaşam süresi çok kısadır. Dalak bu anormal biçimli
alyuvarları yutar ve orada yok eder. Bu nedenle dalak çıkarılması,
yani splenektomi ameliyatı yapılır. Dalak çıkarılmasından sonra da,
alyuvarların şeker üretiminde bozukluk görülebilir ama yaşam
süreleri normaldir.
Akdeniz
Kansızlığı: Talasemi ya da Cooley kansızlığı adı verilen bu hastalık
da bir başka kalıtımsal alyuvar bozukluğudur.
Bu hastalık daha çok Yunanlılarda ve İtalyanlarda görülür.
Hemoglobin üretememe yüzünden ortaya çıkar. İlk evreleri demir
eksikliğinden doğan kansızlığa benzer. İleri evrelerde hemolitik
bir kansızlık ve sonunda sarılık görülür. Dalak ve böbrek büyür.
Etkili olabilecek tek tedavi kan naklidir.
Orak hücreli
anemiler: Bir başka kalıtımsal kan hastalığı olan orak hücreli
kansızlıkta ise alyuvarlardaki hemoglobin bileşimi normalden
farklıdır (S hemoglobini). Bu nedenle alyuvarlar orak ya da yarım
ay biçimini alır. Alyuvarların yaşam süresi çok kısadır ve hasta
kansızdır. Bu hastalık daha çok zencilerde görülür. Belirtilerini
göstermediği kimselerde bu hastalık genlerde saklı kalır. Bu
hastaların kanında anormal hücre oluşumu vardır fakat kansızlık
yapacak kadar çok değildir.
Bu durumda olan
kişiler taşıyıcıdırlar. Eğer hastalık taşıyıcı bir kadınla, bir
erkek evlenirse, çocuklarında çok şiddetli bir orak hücreli anemi
ortaya çıkar. Bu hastalık için öne sürülen üre ve siyanat tedavileri
henüz deneme devresindedir. Kan tranfüzyonları ile hayatın devamı
sağlanabilmektedir.
Apîastik Anemi:
Alyuvarların kemik iliğinde üretilememe hastalığıdır. Arsenik ve
benzin gibi zehirli maddelere maruz kalma ve yüksek oranda
radyasyondan etkilenme sonucu oluşabilir. Akyuvarlar ve trombositler
de azalabilir. Polisitemi.- Alyuvarların anormal şekilde artmasıdır.
Bu hastalığın
polisitemi vera diye bilinen bir çeşidinde ise, kanın her türlü
hücrelerinde artış görülür. Kan sayımı milimetre küpte 7-10 milyon
arasındadır. Kan hacmi, normal miktarı olan 5 litreden 10 litreye
yükselmiştir. Polisitemili bir insanın derisi genellikle kırmızıdır.
Dalak büyür ve kan basıncında artış görülebilir. Semptomların
nedeni çoğalan kanın, kan damarlarında normal hızla akmamasıdır.
Kanın damarlarda aniden pıhtılaşması, çok sık görülen bir durumdur.
Tedavi, kan
akıtma yolu ile yapılabilir. Kanı normal hacmine getirmek için çok
miktarda kan alınmalıdır. Bu hastalığın tedavisinde radyoaktif
maddelerin kullanımı önem kazanmıştır. Radyoaktif fosfor kemik
iliğinde alyuvar oluşumunu engelleyerek alyuvar miktarını
düşürebilir. Bu tedavi yöntemi, hastanın iznine bağlıdır. Polisitemi
vera’nın tedavisinde en önemli faktör, kanın hacmini aynı düzeyde
tutmak açısından doktor-hasta ilişkisinin kısa aralıklarla
sürdürülmesidir.
Hastalığın nedeni
henüz bilinmemektedir.
Yüksek bölgelerde
yaşayan insanlarda ya da kalp ve damar hastalarında da polisitemi
görülebilir. Bu gibi durumlarda polisiteminin nedeni oksijen
yetersizliğidir.
Yeni doğan
bebeklerde görülen kansızlık : Eritroblastosis fetalis denilen bu
hastalıkta annenin kanı Rh negatif, babanın kanı Rh pozitiftir.
Böyle evlenmelerde doğacak çocuğun kanı Rh pozitif olursa anne
gebeyken, çocuğun kanındaki hücrelerden bir kısmı annenin kan
dolaşımına geçer ve annenin bu kana karşı duyarlı hale gelmesine
neden olur. İkinci gebelikte yeniden Rh pozitif kan annenin kan
dolaşımına girdiğinde önceden oluşmuş güçlü antikorlar, bunları
yok etmek için bebeğin kan dolaşımına girerler ve alyuvarlara zarar
verirler. Zarar gören alyuvarların yaşam süresi kısadır. Hızla yok
olurlarken, parçalanan hemoglobinden çıkan bilirubin maddesi
birikmeye başlar. Böylece bebek sanlığa yakalanmış ve kansız kalmış
olur.
Yeni doğmuş
bebekteki bilirubin maddesi omurilik sıvısına geçerek beyne
ulaşabilir. Bu yolla çok tehlikeli, tedavisi olanaksız bir biçimde
beynin bazı merkezlerinin tahrip olmasına neden olur. Buna
kernikterus denir. Nüfusun % 15′inde Rh negatif kan bulunduğu gibi
her gebe olan Rh negatifli kadının bebeğinin hemolitik hastalığa
yakalanması şart değildir. Bazen erkeğin kanı da Rh negatif
olabilir. Bu durumda bebeğin kanı Rh pozitif olmaz. Gebelik
esnasında her bebeğin kanı annenin dolaşım sistemine geçmez, bu
nadiren olan bir durumdur. Doktor, anne ile babanın kan gruplarını
saptar ve gebelik süresince annenin kanındaki anti Rh antikorunun
düzeyini indirekt Coombs testi ile araştırır.
Eğer çocuklarda eritroblatosis fetalis görülürse, kandaki
bilirubini ve tehlikeli antikorları dışarıya atmak için çocuğun
kanı tamamiyle değiştirilir (Exchange tran-fussion)
Hastalığın şiddeti
her vakada farklı olduğu için, her çocuğa böyle bir tedavi
gerekmeyebilir. ABO kan gruplarına bağlı olarak ortaya çıkan
hemolitik hastalıklar da vardır. Yeni doğan çocukların uzayan
sarılıklarında ABO uyuşmazlığını gözönünde bulundurmalıdır.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |