|
Karaciğer Yenilenmesi İle
İlgili Yazılar
KARACİĞER
YENİLENMESİ
Altı ayda bir yenilenen karaciğerin hassas hücreleri, alkol
kullanımı halinde zarar görüyor.
Karaciğeriniz çok güçlü bir organdır. Kendini yenileme ve rezerv
kapasitesi çok yüksektir.
Yaşadığı
sorunlar ciddi düzeylere ulaşmadıkça kolay kolay sizi üzmez. Eğer
vücudunuzda karaciğer hastalığına bağlı herhangi bir belirti ortaya
çıktı ise karaciğerinizin nerdeyse üçte birinden fazlasının zarar
gördüğünü bilmelisiniz.
Karaciğeriniz
kendi kendini yenileme ve tamirde de oldukça ustalaşmış bir
organdır. Üçte ikisi zarar görmüş de olsa zararlı etkenden
uzaklaştırılıp bakıma alınırsa, eski sağlığına yeniden kavuşabilir.
Ama eğer dikkat edilmez, ona zarar veren etkenle (alkol, virüs,
ilaç) baş başa bırakılırsa, zamanla o da pes eder.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
O, EN KİBAR
ORGANLARDAN BİRİDİR
Karaciğer,
hastalığını belirtmekten çekinen bir organdır. Ağrıyı ileten sinir
uçları bulunmadığından, karaciğer hastalığında ağrı pek hissedilmez.
Nadiren iltihap, apse veya sıvı birikimi nedeniyle birden bire
büyüdüğünde sağ kaburga yayı altında "gerilme ağrıları" yaşanabilir.
Ağrının yeri sağ kaburga yanının hemen altıdır.
Karaciğer
rahatsızlıkları kendini daha çok karnın üst kısmında şişlik ve/veya
dolgunluk ile gösterse de bir karaciğer sorununun klasik belirtisi
halsizlik ve yorgunluktur. Özellikle ilerleyici yorgunluk ve
iştahsızlıklarda karaciğer mutlaka hatırlanmalıdır.
Karaciğer
hastalanınca yorgunluktan başka belirtiler de ortaya çıkar. Sarılık,
yani cilt ve göz akında sararma, en önemli belirtilerdendir ama iş
bu noktaya geldiğinde çoğu kez karaciğerdeki rahatsızlık da oldukça
ilerlemiştir.
Özellikle
idrar renginin koyulaşmasıyla birlikte olan sarılıkların karaciğer
hastalıklarıyla ilişkili olması daha yüksektir. İlerlemiş karaciğer
hastalıklarında karında ve ayaklarda şişme, erkeklerde göğüslerde
büyüme ve tüy dökülmesi de ortaya çıkabilir.
Sorun
karaciğer yetmezliği aşamasına ulaştığında, ciltte kuruma, pullanma,
kaşınma, damarsal genişlemeler, avuç içlerinde kızarma, saç ve
kaşlarda azalma, bulantı, iştahsızlık gibi belirtilerde ortaya
çıkar. Bulantı ve iştah kaybı sık görülen iki belirtidir.
NASIL TEŞHİS
EDİLİR
Karaciğerin
hastalandığını ortaya koyan pek çok test var. Bunlardan bazıları çok
yaygın kullanılmaktadır: "SGOT, SGPT, GGT" kanda "BİLİRÜBİN"
seviyeleri, idrarda "BİLİRÜBİN" ve "ÜROBİLİNOJEN" testleri bunların
en çok yapılanlarıdır. Teşhiste kullanılan daha pek çok test var:
Kanda protein düzeyi, virüs hepatiti işaretleri, immünolojik
incelemeler görüntüleme yöntemleri bunlardan bazılarıdır. Tanı
sorunu olduğunda karaciğer biyopsisinden de yararlanmak gerekebilir.
Bu testlerin
hangilerinin ne zaman yapılacağına doktorlar karar verecektir. Bazı
karaciğer sorunlarında teşhis gerçekten güçtür. Böyle durumlarda
karaciğer konusunda uzmanlaşmış hepatoloji uzmanlarından istifade
etmek gerekir.
DOĞAL
YÖNTEMLERDEN FAYDALANIN
Karaciğerinize
iyi bakın. Onu dış kaynaklı zararlardan (alkol gibi) koruyun. Daha
güçlü hale getirmek istiyorsanız, doğal destekler ve bazı
besinlerden yararlanın. Eğer karaciğerinize doğal yoldan yardımcı
olmak istiyorsanız enginarın ve devedikeninin en çok yararlanılan
bitkiler olduğunu hatırlatalım.
Enginar
içerdiği "Cynarini", deve dikeni (milk thistle) "Silymarin" ile
karaciğerin kendini onarmasına yardımcı olabilir. Ayrıca
"Hindiba"nın, karaciğeri zehirli maddelerden arındırdığını, havuçun
içerdiği antioksidanlarla karaciğeri temizlediğini ileri sürenler de
var.
Karaciğer
Enzimleri
Karaciğer Enzimleri - AST ve ALT
Karaciğerde
oluşan hasarın ilk belirleyicisi karaciğer hücreleri tarafından kana
salınan enzimlerdir. Normal koşullarda bu enzimler karaciğer
hücreleri tarafından depo edilmektedirler. Ancak karaciğer
hücrelerinde meydana gelen hasar sonucu bu enzimler kana karışır ve
kan testleri ile tesbit edilebilirler.
Karaciğere
özgü olan ve karaciğer hasarını belirlemek için sıklıkla kullanılan
enzimler aminotranferazlardır. Bunlar Aspartat aminotransferaz (AST
- SGOT) ve alanin aminotransferaz (ALT - SGPT) dir. Bu enzimler
normalde karaciğer hücreleri olan hepatositlerde bulunurlar.
Karaciğerde bir hasar meydana geldiğinde kana karışırlar ve kandaki
seviyeleri yükselir.
Aminotransferazlar nasıl adlandırılır?
Aminotransferazlar hücre içindeki kimyasal reaksiyonları
katalizleyen enzimlerdir. Verici moleküldeki amino grubunu alıcı
moleküle transfer ettiklerinden "amino tranferaz" olarak
adlandırılmışlardır.
Aminotransferazlar tıpta transaminazlar olarakta
adlandırılmaktadırlar. Aspartat aminotransferaz enzimi (AST) ayrıca
"serum glutamik oksaloasetik transaminaz" (SGOT - Serum glutamic
oxaloacetic transaminase) olarakta adlandırılmaktadır. Alanin
aminotransferaz (ALT) ise "serum glutamik pürüvik transaminaz" (SGPT
- Serum glutamic pyruvic transaminase) olarak adlandırılmaktadır.
Yani AST ve SGOT, ALT ve SGPT aynı enzimleri ifade etmektedir.
Aminotransferazlar ne işe yarar?
AST (SGOT)
birçok farklı dokuda bulunmaktadır. Karaciğer, kalp, kas dokusu,
böbrek ve beyinde bulunur. Bu dokulardan herhangi birinde oluşan
hasarda kandaki AST düzeyi artmaktadır. Yani hem kas hastalıklarında
hemde kalp krizinde bu enzimin kandaki düzeyi artmaktadır. Bu
nedenle AST karaciğer hasarının spesifik bir göstergesi değildir.ALT
(SGPT) ise karaciğere daha spesifiktir. Bu enzim karaciğer dışındaki
dokulardada bulunabilmesine rağmen karaciğerde daha fazla konsantre
edildiği için karaciğer hasarının daha spesifik bir göstergesidir.
AST (SGOT)
normal düzeyi nedir?
AST enziminin
normal seviyesi 5 - 40 U/L''dir.
ALT (SGPT)
normal düzeyi nedir?
ALT enziminin
normal kan düzeyi ise 7 - 56 U/L''dir.
Hem AST hemde
ALT enzimi serumdan ölçülmektedir.
ALT ve AST
düzeyinin artması ne demektir?
AST ve ALT
düzeyleri her ne kadar karaciğer hastarının spesifik göstergeleri
olsada başka dokulardada bulunabileceği için; artmış ALT veya artmış
AST düzeyleri her zaman mutlaka karaciğer hasarı olduğunu göstermez.
AST ve ALT seviyeleri hastanın klinik durumu ve şikayetleri ile
birlikte değerlendirilmeli ve bu değerlendirme mutlaka bir doktor
tarafından yapılmalıdır.
Bu enzimlerin
düzeyleri karaciğer hasarı veya hastalığın prognozu (sağkalımı) ile
mutlak korele değildir. Bu nedenle AST (SGOT) ve ALT (SGPT)
düzeylerine bakarak karaciğerdeki hasarın derecesini belirlemek,
yahut hastalığın gidişatı hakkında fikir yürütmek doğru değildir.
Mesela "akut viral hepatit A" hastalarında karaciğer enzimleri (AST
ve ALT) çok yüksek olduğu halde hastalar karaciğerde hiçbir kalıcı
hasar olmaksızın iyileşmektedirler. Tam tersi şekilde "kronik
hepatit C" hastalarında AST ve ALT düzeyleri düşük olmasına rağmen
karaciğerdeki hasar beklenenin çok üzerinde olabilir. Hastalarda
kronik karaciğer yetmezliği, Siroz gelişebilir.
Hangi
karaciğer hastalıkları AST ve ALT düzeylerini yükseltir?
Yaygın hepatik
nekroz durumunda yani çok sayıda karaciğer hücresinin (hepatosit)
ölmesi durumunda kandaki AST ve ALT düzeyleri yükselir. Akut viral
hepatitler (Hepatit A ve Hepatit B),belirgin karaciğer toksisitesi
olan ilaçların kullanımı (asetaminofen-acetaminophen),
kardiyovasküler kollaps (şok) durumlarında (ki bu durumda karaciğere
gelen kan akımı azalacak ve karaciğer hücrelerinin beslenmesi
bozulacaktır) karaciğer hücreleri hasar görecek ve kandaki
transaminaz düzeyleri artacaktır.
Karaciğer
enzimlerindeki hafif yüksekliklere sıklıkla rastanılmaktadır. Bu
durum sağlıklı kişilerde görülebilir. ve biyokimya tetkiklerinden
kaynaklanabilir. Bu durumda karaciğer fonksiyon testlerindeki
yükseklik (AST ve ALT yüksekliği) normal değerin iki katını yada 100
U/L''yi aşmamaktadır.
AST ve ALT''de
hafif yükselmelerin en sık sebeplerinden birisi karaciğerde
yağlanmadır. Karaciğer yağlanmasının toplumdaki en sık sebebi ise
alkol kullanımıdır. Bunun yanında şeker hastalığı (diabetes
mellitus) ve şişmanlık (obezite) de karaciğerde yağlanmaya neden
olabilmektedir. Kronik hepatit C hastalığıda AST ve ALT
düzeylerindeki hafif yülselmelerin diğer bir sebebidir.
AST ve ALT''yi
yükselten ilaçlar
Birçok ilaç
karaciğer enzimlerinde yükselmeye neden olabilir.
- Ağrı
kesiciler: aspirin, asetaminofen, ibuprofen, naproxen, diclofenac,
fenilbutazon (phenylbutazone)
- Psikotik
ilaçlar: fenitoin (phenytoin), valproik asit (valproic acit),
Karbamazepin (carbamazepine - tegretol) ve fenobarbital
(phenobarbital)
-
Antibiyotikler: tetrasiklin, sulfonamid, isoniyazid (INH),
sulfametaksazol (sulfamethoxazole), trimetoprim, nitrofurantoin
- Kolesterol
düşürücü ilaçlar: statinler ve niasin
-
kardiyovasküler ilaçlar: amiodaron (cardarone), hidralazin
(hydralazine), guinidine
- Trisiklik
antidepresanlar
İlaca bağlı
karaciğer yüksekliklerinde, ilacı bıraktıktan sonra AST ve ALT
seviyelerindeki yükseklik birkaç hafta veya birkaç ay içerisinde
normale dönmektedir.
AST ve ALT
anormalliklerinin nadir sebepleri
Kronik hepatit
B, hemakromatozis (demir metabolizması bozukluğu), Wilson hastalığı
(Bakır metabolizması bozukluğu), alfa-1 antitripsin eksikliği,
çöliak hastalığı (celiac sprue - gluten sensitif enteropati), chron
hastalığı, ülseratif kolit ve otoimmün hepatit karaciğer
enzimlerindeki yüksekliğin diğer nadir sebeplerindendir.
Hepatit C
kadar olmasada hepatit B hastalığıda AST ve ALT seviyelerinde
sürekli yükseklik oluşturarak kronik karaciğer hastalığına neden
olabilir.
Daha nadir
olarak karaciğerdeki kanserlerde AST ve ALT''de yüksekliğe neden
olabilirler. Karaciğer hücrelerinden gelişen kanserlere hepatoma
yada hepatosellüler kanser denmektedir. Kolon, pankreas, mide gibi
organlardaki kanserlerde karaciğere yayılım gösterebilir ve bu
durumu metastaz adı verilmektedir.
Hafif AST, ALT
yükseklikleri nasıl tedavi edilir?
Sağlıklı,
şikayeti olmayan kişilerde saptanan AST ve ALT yüksekliği
araştırılmalıdır. Doktorunuz karşılaştırma amacıyla eski tahlil
sonuçlarınızı görmek isteyebilir.
Eğer eskiye
ait tetkik sonuçlarınız yoksa doktorunuz sizi daha sonraki bir
tarihte tekrar kontrole çağırabilir. Doktorunuz AST ve ALT
düzeylerinde yüksekliğe sebep olabilecek risk faktörleri açısından
size bazı sorular sorabilir. Hepatit C ve hepatit B, kan
transfüzyonu hikayesi, enjeksiyon yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi
almak isteyebilir. Ayrıca ailede karaciğer hastalığı olan birinin
bulunması hemakromatozis, Wilson hastalığı yada alfa-1 antitripsin
eksikliği gibi genetik hastalıklar için önemlidir.
ALT ve
AST''nin ne kadar yüksek olduğuda karaciğer hastalığının sebebi
hakkında fikir verebilir. Alkolik karaciğer hastalığında AST 300 U/L
altındayken ALT düzeyi 100 U/L altındadır. Ancak akut viral
hepatitlerde bu değerler çok yüksek değerlere ulaşabilmektedir.
Alkol veya
ilaca bağımlı AST, ALT yüksekliklerinde alkolün veya ilacın
bırakılması (ilaçların doktor kontrolünde bırakılması gerekir) AST
ve ALT düzeylerinin normale inmesini sağlayabilir. Eğer karaciğer
yağlanmasının nedeni şişmanlık (obezite) ise vücut ağırlığının %5''i
ile %10''u kadar kilo vermek karaciğer enzimlerini normal sınırlara
yahut normale yakın sınırlara indirebilir.
Eğer alkol
veya ilaçların bırakılmasına ve kilo vermeye rağmen halen karaciğer
enzimlerindeki yükseklik devam ediyorsa bazı testler tedavi
edilebilir karaciğer hastalıklarını belirlemeye yardımcı olabilir.
Hepatit B ve hepatit C antikorları bakılmalıdır. Kandaki demir
oranı, demir bağlama kapasitesi, ferritin düzeyleri hemokromatozis
tanısı için kullanılmaktadır. Seruloplazmin düzeyi Wilson hastalığı
olanlarda sıklıkla düşüktür. Otoimmün hepatit olgularında ise
otoimmün antikorlar (Anti-nukleer antikor-ANA, Anti-düz kas antikoru
Anti-dsDNA, Karaciğer ve böbrek mikrozomal antikorları) yüksek
bulunmaktadır.
Ultrason ve
bilgisayarlı tomografi karaciğerde yer kaplayan lezyonları, safra
taşlarını veya safra yollarını tıkayan kitleleri gösterebilir.
Karaciğer
biyopsisi karnın sağ üst bölgesinden ince bir iğne ile vücuda
girerek çok az bir karaciğer dokusu alınarak mikroskop altında
incelenmesidir. Karaciğer biopsisi sıklıkla ultrason ile karaciğer
görüntülendikten ve karaciğerein yeri tesbit edildikten sonra
yapılır.
AST ve ALT
takibi niçin yapılır?
Bazı
durumlarda doktorunuz AST ve ALT tetkiklerini takip etmek
isteyebilir. Mesela kronik hepaitit C hastalarında rutin alınan AST,
ALT seviyeleri tedavinin izleminde son derece önemlidir. Tedavi
başarılı ise AST ve ALT düzeyleri normal yada normale yakın
sınırlara gerileyecektir. Normal düzeye inen enzim seviyelerinde
tekrar yükselme görülmesi hastalığın nüksettiğinin göstergesi
olabilir.
AST ve
ALT''den başka karaciğer enzimi var mı?
AST ve ALT
dışında karaciğer için spesifik olan ve sıklıkla kullanılan diğer
enzimler GGT (Gama glutamil transpeptidaz) ve 5''nukleotidaz dır.
ALT yani SGPT=
karaciğer fonksiyon testlerinden birisidir.
Normal
değerleri:
Erkek: 9-43
U/L
Kadın: 9-36
U/L dir.
ALT enzimi,
AST enzimine paralellik gösteren bir enzimdir. Ancak substrat olarak
prüvik asidi kullanmasıyla farklılık gösterir. Karaciğer, böbrek,
kalp, iskelet kası ve pankreas da bulunur.
ALT Düzeyinin
Artmasına Yol Açan Bazı Sebepler:
- Akut
hepatitler
- Siroz
- EMN
- MI
- İlaçlar
- AST düzeyini
arttıran diğer nedenler genelde ALT düzeyini de arttırır.
ancak ;
Analizi Etkileyen Olumsuz Faktörler vardır..
bunlar :
Hemolizli,
lipemik, ikterik serum örnekleridir.
AST (SGOT)
konusuna gelirsek......
AST ; Amino
asit ve karbonhidrat metabolizmasında rol oynayan intrasellüler
enzimlerdir. Enzim kalp, karaciğer, iskelet kası, pankreas da
bulunur.
Normal
değerler:
Erkek: 10-34
U/L
Kadın: 10-31
U/L dir.
AST Düzeyinin
Artmasına Yol Açan Bazı Sebepler:
Kalp
hastalıklarına bağlı;
- Akut MI
(yaklaşık ilk 4 saat içinde yükselmeye başlar.)
- Kalp
operasyonları
- Eksternal
kalp masajından sonra
- Akut
romatizmal kardit
-
Anjiokardiografi ve kalp masajından sonra
Karaciğer
hastalıklarına bağlı;
- Enfeksiyoz
hepatit
- Karaciğerin
malign infiltrasyonları
- Kolanjitis
- Aşırı alkol
alınımı
- EMN
- Karaciğere
toksik olan madde ya da ilaçların kullanımına bağlı olarak
Travmalara
bağlı;
- İntra
muskular enjeksiyonlar sonrası
- Lokal
radyasyon hasarı
-
Karbonmonoksit zehirlenmesi
- Arı sokması
- Künt
yaralanmalar
- Güneş
çarpmaları
Diğer
nedenlere bağlı;
- Akut
pankreatit
- Gut
-
Dermatomiyozitis
-
Pseudomuskular distrofi
- Astma krizi
- Proksismal
miyoglobuliüri
sizin AST ve
ALT değerleriniz hafif yüksektir. uygun bir diyet aldığınız taktirde
düzelecektir.
benim size
önerim :
1) hergün
düzenli olarak , mutlaka egzersiz yapmanız
2) alkol ve
sigaradan uzak durmanız
3) omega-3 yağ
asitlerinden zengin diyet almanız.
Omega-3 yağ
asitleri sayesinde trigliseritler ve kolesterol düşer, böylece
ateroskleroz ve buna bağlı kalp hastalıkları, kalp krizi ve akut
inme riski azalır.
omega-3 ’ün
bulunduğu başlıca besinler ise :
Soğuk sularda
yaşayan yağlı balıklar (somon balığı), Orkinos tipi ton balığı,
uskumru, sardalya, hamsi, Ada Çayı (%64), Kivi (%62), Perilla(%58),
Semizotu(%35) daha az oranlarda ceviz, badem, fındık, soya filizi,
kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu
yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli
ve diğer yeşil yapraklı sebzelerdir.
4 ) ayrıca ;
Bira Mayası, Domates, Ceviz, Çavdar, Çilek, Elma, Erik, Havuç,
Kiraz, Limon, Pırasa, Sarmısak, Soğan, Adaçayı, Ardıç, Ay Çiçeği,
Buğday Çimi, Karabaş Otu, Kekik, Kuşdili, Nane gibi yiyecekler
oldukça faydalı gıdalardır.
Karaciğer
Yağlanması
Karaciğer Yağlanması, Belirtileri nedir, Karaciğer Yağlanması
Tedavisi ve diyeti,
Karaciğer
yağlanması artıyor
Prof. Dr.
Osman Müftüoğlu, 10-15 yıldır yaşanan metabolik sendrom ve obezite
salgınının tetiklediği ‘karaciğer yağlanmasını’ anlattı
Sizi
tanıyoruz! Sağlık kontrollerinizi her yıl düzenli olarak
yaptırıyorsunuz. Sağlık riski analizleriniz bu yıl da yaptırdınız.
Sonuçlarınızla birlikte doktorunuzdan bir randevu ayarladınız.
Doktorunuz tetkiklerinizde ‘ALT ve AST enzimlerinizin yüksek’,
karaciğer ultrasonografinizde ‘diffüz yağlanma’ uyarısı saptadı.
Muayenenizdeki karaciğerde büyüme’ notu ile birlikte değerlendirdiği
bu bulgularla biraz telaşlandı. Ama siz sakın telaşlanmayın.
Laboratuar bulgularınızı inceleyen doktorunuzun size yönelttiği şu
soruyu dikkatle yanıtlayın:
-Alkol
kullanımınızı arttırdınız mı?
Karaciğerinize
zarar verebilecek bir ilaç veya kimyasal kullandınız mı?
-Kilonuzda
hızlı bir artma ve/veya kan yağlarınızda, kan şekerinizde ani bir
yükselme oldu mu?
İlk iki soruyu
‘Hayır’, son soruyu ‘Evet’ diye yanıtladıysanız siz de ‘Alkole bağlı
olmayan karaciğer yağlanması’ sorunu ile karşı karşıya
olabilirsiniz. Alkol kullanımında artma (alkolik hepatit), siroza
doğru ilerleyen A, B veya C tipi viral hepatitler, karaciğer
kanserleri (hepatoma), karaciğerde demir (hemakromatot) veya bakır
depolanması (Wilson Sirozu) hastalıkları, şeker hastalığı kanda
trigliserid artışı ve daha pek çok neden ‘yağlı karaciğer’ sorunu
ile birliktedir. Sayılan bu sorunların çoğunda karaciğerde ciddi bir
hasar ol¬madan işi kontrol altına almak mümkündür. Karaciğer
yağlanması sık gö¬rülür ve doktorları pek ürkütmez.
Çoğu kez
alkolle ilişkilidir
Bunun nedeni
karaciğer yağlanmalarının önemli bir kısmının uzunca bir süre
gereğinden fazla alkol kullanımı ile ilişkili olmasındandır. Aslında
‘alkole bağlı karaciğer yağlanması’ sirozla sonuçlanabilen ciddi bir
sağlık sorununun ilk devresidir. Bu nedenle de çok önemsenmelidir.
Sigara kullanımına karşı yürütülen toplumsal kampanyalar alkol için
de yapılmalıdır. İnsan bedeni için kimyasal bir zehir olan alkolün
kontrolsüz kullanımı sağlık için düzeltilmesi olanaksız sorunlar
yaratır. Alkol kullanımının yaygın olduğu toplum kesitlerinde
karaciğer yağlanması ile sık karşılaşılır.
Karaciğer
yağlanmasının B ve C hepatitlerinin kronikleşmesi (süreğen
hepatitler), karaciğerde demir ve bakır bi¬rikmesi, bağışıklık
sisteminin bedeni yanlış ve dikkatsiz denetlemesi veya bazı
enzimlerin genetik olarak sorunlu biçimde geçmesi gibi nedenlerle de
oluşabileceğini biliyoruz. Saydığımız bu son hastalıklar oldukça
seyrek görülür.
Şimdi daha sık
görülüyor
Son yıllarda
‘karaciğer yağlanması’ teşhisini çok daha sık koyuyoruz. Bunun pek
çok nedeni var ancak en önemlisi kilo fazlalığı ve obezite sorununun
yaygınlaşması. Basit, sıradan kilo artışlarının yanında metabolik
sendromun (insülin direnci senromu, polikistik över sendromu), şeker
hastalığının, kanda ‘trigliserid’ olarak bilinen yağların artışının
(hipertrigliseridemi) da ‘alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’
tanısındaki artışta önemli payı var. Biz, özellikle metabolik
sendrom tanısı koyduğumuz hemen her hastada ‘yağlı karaciğer’ sorunu
ile de karşılaşıyoruz. İyi kontrol edilememiş bir erişkin tipi şeker
hastasında, orta derecede kilo almış bir fazla kiloluda özellikle de
şişman hastalarda karaciğer yağlanması sorunu ile karşılaşmamak pek
olası değil!
Doğru tanı çok
önemli
Alkole bağlı
olmayan karaciğer yağlanması teşhisinin doğru konulması önemli.
Yoksa yukarıda belirtilen önemli bazı hastalıkların tanısında
(siroz, karaciğer kanseri, karaciğerde demir veya bakır depolanması
hastalıkla¬rı gibi) geç kalınır, altın değerinde zamanlar boşuna
harcanır. Teşhis için iki kıstas var: Karaciğer yağlanması
belirlenen bir hastada belirgin alkol tüketi¬minin olmaması ve
yukarıda belirtilen karaciğere özel hastalıklardan herhangi birinin
bulunmaması.
‘Yağlı
karaciğer’ sorunu ile karşılaşma oranındaki artışın diğer bir nedeni
de tıp bilimindeki gelişmeler: Ultrasonografi gibi görüntüleme
yöntemlerinin bulunması ve hızla yayılması, karaciğer enzimlerini
(SGOT, SGPT, GGT) araştıran laboratuar testlerinin neredeyse sağlık
ocaklarında bile yapılabilmesi, karaciğer iğne biyopsisinin kolay
uygulanabilir, kolay kabul edilebilir bir tanı yöntemi haline
gelmesi, tanı koyulan olgu sayısını arttırdı. 20-30 yıl önce pek çok
hastanın farkına bile varılmıyordu. Alkole bağlı olmayan karaciğer
yağlanmasının sıklığının toplum genelinde yüzde 4-6, şişmanlar
arasında ise yüzde 25-30 civarında olduğu belirtiliyor. Çok aşırı
şişmanlarda bu oran yüzde 95′e yükseliyor.
Metabolik
sendrom ve kilo etkili
Yağlı
karaciğer tanısı konulan hastaların büyük bir kısmında, metabolik
sendromun bileşenleri olan ‘şişmanlık-şeker hastalığı
hipertrigliseridemi’ üçlemesinin biri, birkaçı ya da tümü
saptanıyor. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasından patlamanın
nedeni ise refah toplumlarının yanlış yaşam biçimi seçimleri: Aşırı
kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, şeker tüketimindeki
korkunç artış, yağ ve karbonhidrat tüketimi çılgınlığı, rafine
atıştırma ürünleri ve tabii ki hareketsiz bir yaşam sürdürmekteki
kararlılık!
Teshis
Yağlı
karaciğer sorununun önemli bir belirtisinin olmaması da tehlikeli.
Hastalık hiçbir belirti vermeden yıllarca sinsi bir seyir
gösterebiliyor. Halsizlik, kırgınlık, yorgunluk, karın üst sağ
bölgesinde ağrı veya dolgunluk hissi çok az hastada olabiliyor.
Klinik muayenede karaciğerde büyüme dışında karaciğer hastalığını
düşündürebilecek bulgulardan (sarılık, karında sıvı birikimi,
memelerde büyüme) hiçbiri saptanmıyor. Hastalardaki ortak laboratuar
bulgusu ALT (SGPT), AST (SGOT) ve GGT enzimlerinde görülen artıştır.
Artma genellikle orta düzeylerde kalıyor, normalin 2-3 katını pek
geçmiyor, AST/ ALT oranı genellikle 1 ‘den düşük kalıyor. Alkalen
fosfataz enziminde de normalin 2-3 katı bir artış olabiliyor.
Karaciğeri değerlendirmede yararlanılan diğer testler (biluribinler,
albumin, protrombin zamanı) pek değişmiyor.
Tedavisi
Tartışılıyor
Ultrasonografi, yağlanmanın belirlenmesinde duyarlı bir yöntem.
Tomografi ve MR ileri görüntüleme araçlarına pek az ihtiyaç duyulur.
Kesin tanı için kusursuz test, karaciğer biyopsisidir. Karaciğer
uzmanlarının çok azı bir alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’
hastasında biyopsi önerirler. Hastalığın tahmininin kolay
yapılabilmesi, biyopsinin pahalı ve riskli bir tanı aracı olması,
tedavide etkili bir yöntemin henüz saptanmamsı biyopsi yapılan hasta
sayısının azalmasının nedenleridir. Diyabeti, hipertansiyonu,
şişmanlığı, hipertrigliseridemisi, insülin direnci olan, ALT/AST
oranı 1′den az, ultrasonografisinde fibrozis saptanmayan bir hastada
tanının tahmini’ de konsa, tutma olasılığı yüzde 90’dan fazladır!
Antioksidanlar
yararlı
‘Alkol ile
ilişkisiz karaciğer yağlanması’ sonuçları pek tehlikeli olmayan bir
sorunudur. Siroz, karaciğer kanseri, karaciğerin depo ve immün
hastalıkları gibi ciddi nedenler ekarte edilmelidir. Tedavide kilo
vermek, kan şekerini düzenlemek, trigliserid seviyelerini indirmek
çok etkilidir. Kan yağlarını azaltan clofibratdan, gemfibrozisden
bir reçine olan ursodeoksikolik asid’den insülin direnci
saptananlarda metformin ve thiazolidinedine’lerden yararlanıyoruz.
Karaciğer yağlanmasını azaltmanın yeni bir yolu da ‘antioksidan’
tedavisi, E vitamini, betaine ve Nacetyl cystein en sık kullanılan
antioksidanlar.
Karaciğer
yağlanmasının nedenleri
• Metabolik
sendrom
• Obezite /
şişmanlık
• Şeker
hastalığı
• Trigliserid
fazlalığı
• Endüstriyel
toksinler
• Bakır depo
hastalığı
• Demir depo
hastalığı
• İlaçlar
(Kortizon grubu; Diltiazem, nifedipine, amiodarone)
• Karaciğer
depo hastalığı
• Sirozun ilk
evreleri
Kahvaltı
• 1 porsiyon
beyaz peynir (az yağlı)
• 2 dilim tam
tahıllı ekmek
• 5-6 adet
zeytin veya 2 adet ceviz veya 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, domates,
salatalık, biber, maydanoz
Ara öğün
• 1 kivi
Öğle
• 100 gr.
ızgara kırmızı et veya
• 150 gr.
beyaz et (balık, tavuk) haftada 1 -2 defa kırmızı et haftada 2-3
defa balık haftada 2-3 defa tavuk haftada 1 -2 defa kuru baklagil
tüketebilirsiniz.
Ara öğün
• 5 çilek + 5
erik
• Ara öğün
• 4-6 yemek
kaşığı yulaf ezmesi +1 bardak yağsız süt
Akşam
• Zeytinyağlı
ya da etli enginar
• (2 tane
enginarla)
• 1 kase cacık
• Bol salata
(karışık, az yağlı)
• 1-2 dilim
tam tahıllı ekmek
Ara öğün
• 1 elma
NOT:
Salataları; maydanoz, roka, tere, dereotu, biber, domates,
salatalık, marul, sarımsak, soğan vb. karışımdan hazırlayın
Milliyet
Sağlık
Karaciğer
yağlanması, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına
gelir. Bu yağ birikmesi düzensiz beslenme(düzensiz beslenme
kolesterolün yükselmesine de neden olur), aşırı şişmanlık ve fazla
alkol kullanımı sonucu oluşur. Bu yağlanma zamanla karaciğer
fonksiyonlarının bozulmasına sebep olabilir.
Doktorunuz
size böyle bir tanı koymuşsa uygulayacağınız basit bir diyetle
karaciğerinizi sağlığına kavuşturabilirsiniz. Gün içinde en azından
yarım saat yürüyüş, metebolizmanızın daha sağlıklı çalışmasını
sağlayacaktır. Yağlı yemeklerden, özellikle katı yağlarla yapılmış
yiyeceklerden uzak durmanız kilolarınızı daha kolay vermenize
yardımcı olacaktır.
Kırmızı et
haftada bir kez, diğer günler beyaz et tüketin. Meyve ve sebzeye
ağırlık verin. A ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor,
manganez ve potasyum minerallerini içinde barındıran Enginar
karaciğer toksinlerini temizleyici ve karaciğerdeki kan dolaşımını
artırıcı özelliğinden dolayı bol bol tüketin.En az tüketeceğiniz
sebze ise havuç olmalıdır.
Karaciğer
yağlanması toplumda çok sık rastlanan bir durum olup her 4-5 kişiden
birinde görülür. Kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür.
Yağlanmaya
iltihap/yangı eşlik ederse bu durum önce karaciğer hücre
harabiyetine (nekroz), sonra fibroza ve oradan da siroza ilerler.
Karaciğer yağlanması olan insanlar; eğer fazla kiloluysa mutlaka
kilo vermeli ( en az kilosunun 'u), yağlı gıdalardan uzak kalmalı,
bol meyve sebze tüketmeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır. En
önemlisi de mutlaka bu konuda uzman olan bir doktora başvurmalıdır.
Ülkemizde bu konuyu en iyi bile uzmanlık alanı iç hastalıkları
uzmanları olup, bunlar içinden de özellikle bu konuda uzmanlaşmış
gastroenteroloji uzmanlarıdır.
Karaciğer
yağlanması; karaciğer hücrelerinde normalden fazla, hatta bazen
aşırı derecede yağ toplanması nedeniyle meydana gelen tıbbi bir
durumdur. Toplumdaki her 4-5 kişiden birinde karaciğer yağlanması
görülmektedir. Kadın ve erkekte aynı sıklıkta görülür. Normal
sağlıklı bir insanda karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ
bulunabilir ve bu herhangi bir hastalığa neden olmaz. Ancak
karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, birtakım yapısal ve
fonksiyonel değişikliklere yol açar.
Karaciğerde
aşırı yağ birikmesi sonucu 2 durum meydana gelir:
1) Karaciğerde
yağlanmanın bir sonucu olarak karaciğerde iltihap/yangı meydana
gelir ve tıp dilinde buna steatoheapatit adı verilir.
2) Karaciğerde
sadece yağlanma olması ve herhangi bir iltihap/yangının olmaması
Steatohepatit geliştiğinde bu zamanla karaciğer hücrelerinin harap
olmasına (nekroz) yol açar ve fibroz denilen, aynı zamanda karaciğer
sirozunun başlangıcı sayılan duruma neden olur. Nekroz ilerledikçe
olay siroza doğru ilerler. Bu konuda yapılan çalışmalarda
steatohepatiti olan hastaların @'ında karaciğerde fibroz, -15'inde
ise karaciğer sirozu gelişebileceği saptanmıştır. Ayrıca
steatohepatite bağlı gelişen karaciğer sirozu zemininde karaciğer
kanserinin de gelişebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle karaciğer
yağlanması tanısı konan hastalar ayrıntılı bir şekilde
değerlendirilmeli ve sıkı takip edilmelidir.
Karaciğer
yağlanmasının nedenleri
Karaciğer
yağlanmasının nedenleri temel olarak alkole bağlı (alkolik karaciğer
yağlanması=alkolik steatohepatit) veya alkol dışı diğer nedenler
(non-alkolik steatohepatit=NASH) olarak ikiye ayrılır. NASH,
Amerika'da erişkinlerde en sık görülen karaciğer hastalığıdır.
Muhtemelen bizim ülkemizde de benzer bir durum mevcuttur.
Alkol dışı
karaciğer yağlanması nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
1. Obezite
(aşırı kilo)
2. Şeker
hastalığı
3. Açlık veya
hızlı kilo kaybı
4. Wilson
hastalığı
5. Uzun süreli
damar yolu ile (parenteral) beslenme
6. Aşırı A
vitamini kullanma
7.
Hipobetalipoproteinemi / abetalipoproteinemi
8. Bazı
ilaçlar: Kortizon içeren ilaçlar, amiodaron, tamoksifen, diltiazem,
tetrasiklin, talium, östrojenler
9. Bazı
zehirler: karbontetraklorür (CCl4), fosfor, kurşun (Pb), kloroform
(CHCl3), arsenik (As).
10. Gebelik
11. Bazı
ameliyatlardan sonra (jejunoileal bypass, gastrik bypass)
Karaciğer
Yağlanmasının Mekanizması
Karaciğer
yağlanması (steatosis) hepatositlerde trigliseridl ve diğer
lipidlerin toplanması sonucu meydana gelir. Bu yağlanma sonucu
inflamasyon (iltihap/yangı) geliştiğinde steatohepatit olarak
adlandırılır. Bunun olası mekanizmaları aşağıdaki nedenler olduğu
düşünülmektedir:
Karaciğer
hücrelerinden perifere gönderilen trigliserid miktarının azalması
Hepatoselüler
inflamasyon ve fibroza yol açan ikincil uyaranlara (oksidatif stres,
adipositokinler, barsaktan salınan endotoksinler) hassasiyet.
Yağ
asitlerinin mitokondriyal oksidasyonunun azalması.
Yağ asidi
sentezinin artması veya karaciğer hücrelerine gelen yağ asidi
miktarının artması
Belirti ve
Bulgular
Karaciğer
yağlanmasının özel bir belirtisi veya bulgusu yoktur. Genellikle
herhangi bir belirti vermez. Ancak karaciğerinde yağlanması olan
insanlarda; bazen karnın sağ üst tarafında dolgunluk hissi,
halsizlik, çabuk yorulma gibi belirtiler görülebilir. Çok nadir
olarak karaciğer yağlanmasına bağlı ileri karaciğer hastalığı olan
insanlarda kaşıntı, iştahsızlık, sarılık ve bulantı görülebilir. Bu
gibi şikâyetleri olmayan insanlarda normal bir fizik muayene ile
(eğer karaciğerde yağlanmaya bağlı büyüme meydana gelmemişse)
karaciğer yağlanması tespit edilemeyebilir.
Teşhis
Karaciğer
yağlanması daha çok başka nedenlerle yapılan kan tahlilleri veya
ultrason ile teşhis edilir. Kan tahlillerinde karaciğer enzimleri
yüksek saptandığı zaman yine başka birtakım hastalıklarla beraber
karaciğer yağlanması da akla gelmelidir. Ultrasonda ise karaciğerin
büyümüş olduğu görülür.
Kesin teşhis
karaciğer biyopsisi (lokal anestezi altında ince bir iğne ile
karaciğerden çok küçük bir parçanın alınıp patoloji uzmanı
tarafından mikroskopik olarak incelenmesi) ile konulsa da, rutin
klinik pratikte genelde biyopsi yapılmamaktadır.
Tedavi
Alkol alımına
bağlı karaciğer yağlanmasında tek tedavi yöntemi alkol alımının
kesilmesidir.
Asıl konumuz
olan alkol dışı karaciğer yağlanmasında ise bugüne kadar 10'dan
fazla ilaç kullanılmıştır ancak kesin bir fayda elde edilememiştir.
Sadece bir tane ilaç ile hastalardaki yağlanmanın gerilediği ortaya
konulmuş olsa da bu ilacın karaciğer yağlanmasında kullanımı için
T.C. Sağlık Bakanlığı (veya başka bir ülkenin ) bu konuda ruhsatı
bulunmamaktadır.
Tedavinin
esasları; yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, diyetteki yağ
miktarının azaltılmasıdır.
Hızlı kilo
vermek de karaciğer yağlanmasına yol açar
Aşırı kilolu
olan (obezite: Vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 olduğu zaman obezite
tanısı konulur. Vücut kitle indeksi (VKİ); vücut kilosu/metre
cinsinden boyun karesi olarak hesaplanır. Ör; 70 kilo ağırlığında ve
1,70 m boyunda olan bir kişinin VKİ=70/1.70x1.70= 24,22 kg/m2 olarak
hesaplanır) insanlar oranında kilo verdiğinde karaciğerdeki
iltihaplanma/yangı ve büyüme geriler. Ancak kilo verme konusunda en
önemli konulardan birisi de hızlı kilo vermekten kaçınılmasıdır.
Haftada 1 kg verecek şekilde plan yapılmalıdır. Daha hızlı kilo
vermek de kendi başına karaciğer yağlanması yapabilir. Bu nedenle
şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak
durulmalıdır.
Ayrıca
hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et, tavuk derisi gibi gıdalardan
kaçınılmalı, sebze, meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketilmelidir.
Yürüyüş yapın
Egzersiz de
kilo vermede, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan
insülin direncini düşürmede ve ayrıca uzun vadeli olarak kalp ve
damar hastalıklarından korunmada faydalı olduğu kesin olarak
gösterilmiştir. Bu yararın ortaya çıkması için en az, günde 30-45 dk
olmak üzere haftada 4 gün tempolu yürüyüş gereklidir.
Kaynaklar
1-Current
Consult Medicine. Maxine A. Papadakis, MD, Stephen J. McPhee, MD
ISBN: 0-07-141327-7
2-Fatty liver
and non-alcoholic steatohepatitis. Takafumi Saito, Keiko Misawa and
Sumio Kawata. Internal Medicine 2007.
3-American
Gastroenterological Association Technical Review on Nonalcoholic
Fatty Liver Disease. 2002
Uzm. Dr.
Ebubekir Şenateş
Karaciğer
Nedir
Alkolün
Karaciğere zararı
Alkol
Karaciğeri nasıl Etkiliyor?
Karaciğer,
vücudun her türlü gereksinimini karşılamak üzere 24 saat durmaksızın
çalışan, oldukça karmaşık bir kimyasal fabrika olarak tanımlanıyor.
Tüketilen tüm besinler karaciğerin sağlıklı çalışmasını yakından
etkiliyor. Düzenli ve uzun süreli alkol tüketenlerde ise karaciğer
hastalıklarının oluşma riski artıyor.
Memorial
Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Koray Acarlı alkol
tüketiminin karaciğeri nasıl etkilediğini anlattı.
UZUN YILLAR
DÜZENLİ ALKOL TÜKETENLER KARACİĞER HASTALIĞI RİSKİ TAŞIYOR
Alkole bağlı
karaciğer hastalıklarının özellikle alkol tüketiminin fazla olduğu
batı toplumlarında daha fazla görüldüğünü belirten Prof.Dr. Koray
Acarlı şöyle devam etti:
“İçki
içildiğinde, alkol mide ve bağırsaklardan emilerek kana karışır.
Alkolün parçalandığı yer karaciğerdir. Ancak karaciğerin birim
zamanda zararsız hale getirebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Bu
sınırın üzerinde alınan alkol tüm vücudu, özellikle de, beyni ve
kalbi etkiler. Karaciğerin fazla miktarda alkolü zararsız hale
getirme işlemi sırasında, diğer fonksiyonları aksar. Hele bu işlem
çok uzun sürer ise (her gün fazla miktarda alkol tüketenlerde olduğu
gibi) karaciğer hücreleri hasar görebilir, yapısal değişikliklere
uğrayabilir (karaciğerde yağlanma). Bazı durumlarda karaciğerde
yoğun inflamasyon (alkolik hepatit) ve/ veya nedbeleşme (siroz)
gelişebilir. Ancak, böylesi hasarın olabilmesi ya da bunun kalıcı
bir hasar haline gelmesi için, içilen miktar kadar süre de
önemlidir. Başka bir deyişle, uzun süre (yıllar) ve belli bir
miktarın üzerinde alkol alanlarda kalıcı hasar olasılığı artar.”
GÜNDE NE KADAR
ALKOL GÜVENLE İÇİLEBİLİR?
Karaciğerin
metabolize edebileceği alkol miktarının sınırlı olduğunu belirten
Prof.Dr. Koray Acarlı, günlük alınabilecek alkol miktarını anlattı:
“Bu, kişinin
kilosu, cinsiyeti gibi özelliklerine bağlıdır. Karaciğerin belli bir
süre içinde metabolize edebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Bunu
üzerinde kullanımlarda alkolün hücreler üzerinde etki süresi uzar.
Öte yandan, kadınların alkole bağlı karaciğer hasarı açısından daha
duyarlı olduğu bilinmektedir. Alkol alımı ile ilgili, tespit edilmiş
kesin bir zararsızlık limiti yoktur. Genel olarak kabul edilen
görüş, günde 10-15 g alkolün bir sorun olmayacağı yönündedir.
Örneğin: %10 alkol içeren (100 ml’sinde 10 g alkol) içecekten 150 ml
(1 bardak) içilmesi gibi. Ayrıca alkol ile birlikte ilaç
kullanılması durumunda alkolün karaciğere vereceği zarar artabilir.
Bu nedenle, eğer ilaç alırken alkol alacaksanız, konuyu mutlaka
doktorunuza danışınız.”
KİŞİ, ALKOLÜN
KARACİĞERİNE ZARAR VERİP VERMEDİĞİNİ ANLAYABİLİR Mİ ?
Alkolün
karaciğere verdiği zararın geç fark edildiğini belirten Prof.Dr.
Acarlı erken teşhis için alkol tüketen kişilerin düzenli kontrol
yaptırmalarını önerdi:
“Genellikle,
karaciğer hastalıklarından bilinen, karaciğer hücrelerinin yaklaşık
dörtte üçü (3/4) hasar görmeden bir şikayetin ortaya çıkmadığıdır.
Dolayısı ile, böyle bir şikayet ortaya çıktığında yapacak fazla bir
şey yoktur. Oysa, düzenli yapılan kontrollerde, doktor gerek muayene
bulguları gerek ise laboratuar değerlerine bakarak önemli ipuçları
elde edebilir.
Karaciğer
hastalıklarının başlıca belirtileri; yorgunluk, halsizlik,
iştahsızlık, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü, sarılık (cildin
ve göz aklarının sarı renk alması), karın boşluğunda sıvı
toplanması, adale erimesi, sindirim sisteminden ciddi kanamalar
(varis kanaması), beyin ve böbrek fonksiyonlarında bozukluklardır.
Olay kalıcı hale gelmeden erken fark edilir ve alkol kesilir ise,
karaciğer hücreleri kendini yenileyebilir. Her alkol alanda
karaciğer hasarının gelişmeyeceğini unutmamak gerekir. Böyle bir
kalıcı karaciğer hasarının oluşabilmesi için yıllarca (8-10 yıl)
devamlı ve belirli bir miktarın üzerinde alkol almak gerekir. Her
durumda alkolün kesilmesi, karaciğer fonksiyonlarında belirgin
düzelme ile sonuçlanır. Alkol alacaksanız mutlaka ölçülü davranmanız
gereklidir.”
KARACİĞERİNİZE
İYİ DAVRANIN:
* Gereksiz
ilaç kullanmayın (değişik kimyasal maddeler karaciğerinize zararlı
olabilir)
* Doktorunuzun
önerisi dışında ilaçları karıştırmayın (bazıları birlikte
alındığında karaciğerinize hasar verebilir.)
* Sokakta
satılan ilaçları kullanmayın
* Alkol
tüketiminize dikkat edin. Eğer içecekseniz, günde iki kadeh veya azı
ile yetinin.
* Alkol ile
diğer ilaçları birlikte kullanmayın.
* Nefes ile
aldığınız maddeler de karaciğeriniz tarafından zararsız hale
getirilirler. Bu nedenle, böcek ilaçları, değişik kimyasallar içeren
boya spreyleri v.s. de solunum yolu ile vücudunuza girip
karaciğerinize zarar verebilirler. Bu gibi maddeleri solumamaya özen
gösterin.
* İyi ve
dengeli beslenmeye özen gösterin.
* Yağlı ve
kızartma gıdalardan uzak durun.
* Füme ve
tuzlanmış gıdaları azaltın.
* Taze sebze
meyve ve lifli gıdaları tercih edin.
* Düzenli spor
yapın
Karaciğer
Yağlanması
Herhangi bir
nedenle doktora gittiğinizde genellikle tesadüfen bulunan karaciğer
yağlanması günümüzde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Tıp
dilinde hepatosteatoz diye anılan karaciğer yağlanması karaciğer
hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir.
Karaciğer
yağlanmasının pek çok nedeni ve nedene bağlı pek çok sınıflaması
vardır. Ancak kolay anlaşılabilir olması açısından şöyle bir
gruplama yapabiliriz:
Alkole bağlı
karaciğer yağlanması
Hastalıklara
ve ilaçlara bağlı karaciğer yağlanması
Beslenme ve
yaşam şekline bağlı gelişen karaciğer yağlanmaları
Alkole bağlı
karaciğer yağlanması sirozla sonuçlanabilen ciddi bir sağlık
sorununun ilk devresidir. Bu nedenle de çok önemsenmelidir.
Hastalıklar
denildiği zaman Hepatit A, B, C hastalığı, Karaciğer kanseri,
Karaciğerde demir depolanması (hemokromatoz), Karaciğerde bakır
depolanması (Wilson hastalığı), Diyabet hastalığı, Metabolik
sendrom… gibi. Bu hastalıklarda görülen karaciğer yağlanmasının
tedavisi ancak hastalığın tedavisi ile mümkündür.
İlaçlar ise
başlıca tetrasiklin grubu antibiyotikler, parasetamol, kortizon…
Eğer her ilaç doktor kontrolünde kullanılırsa eminim ilaca bağlı
karaciğer yağlanmasının görülme sıklığı çok azalacaktır.
Ve son olarak
günümüzde en sık karşılaştığımız alkol, hastalık ve ilaçlara bağlı
olmayan karaciğer yağlanmasındaki patlamanın nedeni, aşırı kalori
tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, yağ ve karbonhidrat
tüketimindeki artış, rafine ürünler, doğal olmayan besinler ve tabii
ki hareketsiz, sporsuz yaşam. Sonuç şişmanlık!!!
Şişmanlıkla
beraber cilt altı yağ dokusu ve daha tehlikeli organ çevresi yağ
dokusu gelişiyor. Bunlar olurken vücudumuzun metabolizma fabrikası
olan karaciğerin de yağ biriktirmesi kaçınılmaz oluyor. Yağ önce
karaciğer hücrelerinin içinde birikirken zamanla birikim artınca
karaciğerin büyümesi ile karşımıza çıkıyor.
Karaciğer
yağlanmasının başka bir hastalığın sonucu oluşmadıkça tek başına çok
fazla endişe verecek bir durum değildir. Çok çabuk düzelebilir.
Ancak ayni zamanda başka hastalıklarla beraber görülebileceğinden,
karaciğer yağlanması olan kişilerde bu hastalıklar mutlaka
araştırılmalıdır ve sonuca göre tedaviye başlanmalıdır.
Karaciğer
yağlanması tanısı; muayenede ele gelen karaciğer (her zaman değil),
kanda yükselen karaciğer enzim değerleri ve ultrasonografi ile
belirlenen karaciğer yağlanması ve büyümesi ile konulur. Tomografi
ve MR gibi ileri görüntüleme araçlarına ihtiyaç genelikle duyulmaz.
Kesin tanı için en iyi test karaciğer biyopsisidir.
Unutmayın
tavuk butu beyaz et değildir! Beyaz et denildiği zaman tavuk etinin
sadece göğsü, hindi eti ve yağsız balık anlaşılmalıdır.
Karaciğer
yağlanmasında neler yapalım
Alkolle
ilişkisiz karaciğer yağlanmasının, siroz, karaciğer kanseri,
karaciğerin depo ve immün hastalıkları ve benzeri ciddi nedenler
elendikten sonra sonuçları tehlikeli olmayan bir sağlık olduğunu
belirtmiştik.
Ancak
karaciğer yağlanmasının herhangi bir özel tedavi şekli yoktur.
Yapılabilecek en iyi şey özellikle beslenme seklini değiştirmektir.
Hayvansal yağlar karaciğer için oldukça zararlıdır. Hayvansal
yağlardan, sakatat, yağlı et, tavuk derisi ve butu, yumurta.. gibi
kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durun. Mümkün olduğunca yağsız
yemeği tercih edin.
Sebze, meyve,
beyaz et ve lifli gıdaları tüketmeye özen gösterilin.
Şeker vücutta
yağa dönüştürüldüğü için karbonhidrat ve seker tüketiminizi mümkün
olduğu kadar azaltın.
Karaciğerin
yükünü doğal besinler tercih ederek azaltın.
Düzeli olarak
spor yapın ve spor yapmayı yaşamınızın bir parçası haline getirin.
Mutlaka kilo
verin.
Alkol
tüketmeyin.
Karaciğer
yağlanmasını azaltmanın yollarından biri antioksidan tedavisidir. Bu
sebeple E vitamini, betaine, N-asetil sistein ve benzeri
antioksidanlar kullanın.
Paracetamol,
kortizon, tetrasiklin gibi karaciğere zararlı ilaçları doktor
kontrolünde kullanın.
Doktora
gidince karaciğerinizde yağlanma olduğunu mutlaka söyleyin.
Sinir
sistemini düzeltir.
Karaciğere
Faydalı Besinler
Enginar:
Özellikle karaciğerden başta azot olmak üzere toksik maddelerin
atılmasına yardımcı olur. Taze olarak da tüketilmelidir.
Devedikeni: Bu
bitki hem karaciğeri yeniler hem de enfeksiyonlara iyi gelir.
Hindiba:
Karaciğeri zehirli maddelerden arındırır ve hazmı kolaylaştırır.
Yaprakları salata olarak, kökleri de kaynatılıp tüketilebilir.
Havuç:
İçerdiği antioxidanlar sayesinde karaciğeri temizler.
KARACİĞER
BÜYÜMESİ, HEPATOMEGALİ
Karaciğer
boyutunda normal üst sınır 14 cm dir. Bunun üstüne hepatomegali
denir. Karaciğerin muayenede ele geliyor olması karaciğerin mutlaka
büyük olduğu anlamına gelmez. Akciğer sorunları nedeni ile
karaciğer aşağı itilebilir ve bu durumda büyümüş zannedilebilir.
*
Hepatomegali olmadan karaciğerin palpe edildiği durumlar şunlardır.
* Sağ
diyaframın aşağı doğru yer değiştirdiği haller (amfizem, astım)
*
Subdiyafragmatik lezyonlar (abse)
* Riedel
lobu (sağ lobun inguinal bölgeye kadar uzandığı karaciğerin
konjenital anomalisi)
* Astenik
veya karın kasları zayıf kişiler
*
Karaciğer derin soluk almada 1-3 cm aşağı inebilir.
* Safra
kesesi, kolon kanseri yada ele gelen fekal (gaita) kitle
hepatomegali ile karışabilir.
Dolayısıyla
Hepatomegali radyolojik inceleme ile doğrulanmalıdır
HEPATOMEGALİ
NEDENLERİ
Konjestif
hepatomegaliler (karaciğer içinde kanın göllenmesine sebep olan
durumlar)
* Sağ
kalp yetersizliği
*
Budd-Chiari sendromu (hepatik ven trombozu)
*
Konstriktif perikardit
*
Trikuspit yetersizliği
* Hepatik
venüllerin tıkayıcı hastalığı (venooclusive disease)
Safra
yollarında tıkanma
*
Koledokta (Ana safra kanalı) darlık, taş, tümör vs
İnflamatuar
bozukluklar
* Yerel
enfeksiyonlar-
o
amibik veya pyojenik abseler
* Diffüz
enfeksiyonlar-
o
viral hepatit,
o
tbc , brucelloz, histoplazmoziz
o
Tifo
o
Sepsis
o
İnfeksiyoz mononucleosis
o
Sıtma, şistozomiasis, kala azar
Siroz (geç
dönemde karaciğer küçülür)
İnfiltratif
hepatomegaliler(değişik hücrelerce veya organik maddelerce
karaciğerin içten içe işgali)
* Kemik
iliği ve retiküloendotelial hücreler
o
Ekstramedüller hematopoez
o
Lösemi,
o
lenfoma
* Yağ
o
Karaciğer yağlanması (steatohepatit, alkol- diyabet-toksinlere
bağlı)
*
Lipoidozlar
o
Amiloidoz
o
Hemokromatozis
o
Granülomatöz hastalık (tüberküloz, sarkoidoz)
Neoplazik
(Kanserle ilgili) Hepatomegaliler
*
Primer(karaciğerin kendinden kaynaklanan)
*
Metastatik(Başka organlardan yayılıp gelen kanserler)
* Kistik
(içi sıvı dolu keseciklerle giden) Hepatomegaliler
o
Kist hidatik (Köpek veya benzeri yabani vahşi hayvanların
dışkısından bulaşır) dışkılarınan bulaşır
o
Polikistik hastalık
Fizik Muayene
Karaciğerin ele gelmesi ve ele gelirken aşağıdaki bazı özellikleri
önemlidir.
*
–Hassasiyet
*
–Düzenlilik
*
–Kıvamı
*
–Keskinliği
Özellikler
hakkında bazı detay noktalar:
* Hassas
olması -- inflamasyon , hepatit
* kenar
künt olması -- konjesyon (kalp yetmezliği)
*
Karaciğerde pulsasyon -- Hepatojugular reflü, Triküspid
yetmezliğinde pozitif, Budd chiari sendromunda (-) dir
*
Karaciğerin venöz konjesyonu -- Ağrılı, yumuşak ve düzgün yüzeyli
olurlar
*
Enfeksiyon hastalıklarında-- KC ağrılı veya ağrısız, yumuşak veya
sert olabilir. Sistemik infeksiyonun parçası olduğunda diğer
bulgulara dikkat edilmelidir. Viral markerlar, seroloji, ve
kültürler faydalıdır.
*
İnfiltratif hastalıklar -Hücresel boyutda karaciğerin dokusunun
işgale uğraması
o
Kc büyük orta sert veya sert ve genelde ağrısızdırlar
o
Birikebilen Maddeler: glikojen, lipid, galaktoz, amiloid, demir,
bakır
o
Hücreler:lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar sarkoidoz
* Kenar
sert -sirotik karaciğer
* Ağrısız
büyük safra kesesi-- pankreas başı ca ve kronik pankreatitde
olabilir ikter ön plandadır
* Kaya
sertliğinde- karaciğer tümör
* En çok
büyüten hastalıklar-- karsinom, yağlı infiltrasyon, konjestif kalp
yetmezliği, hodgkin hastalığı, amiloidoz
* KC
boyutlarının hızla azalması --konjestif kalp yetersizliği, masif
hepatik nekroz
* Frotman
(karaciğer üstünde sürtünme sesi)à yeni yapılan biyopsi, tümör,
perihepatit
* Venöz
hum -- portal hipertansiyon
*
Arteryel üfürüm -- Hepatosellüler karsinom (primer karaciğer
kanseri)
LABORATUVAR
Hepatomegalide
tanı için gerekli laboratuar tetkikleri
* Kan
sayımı (anemi MPD sıtma)
*
Transaminazlar (ALT, AST, ALP, GGT)
* Albumin
*
Protrombin zamanı
* LDH
(hemoliz?)
* AFP
* AKŞ,
lipid profili
*
Bilirübin
* Cu,
seruloplazmin
* Fe,
transferin
*
Serolojik Testler
(Gruber
vidal, Wright, antiHAV IgM, HbsAg, AntiHBc Ig M, HBV-DNA; anti HCV;
HCV-RNA, otoantikorlar, EBV serolojisi)
*
PAakcgrafi(tbc ve konjestif kalp yetersizliği)
*
PPD(tüberküloz cilt testi)
*
Kemikiliğiaspirasyonvebiyopsisi.Bazı kan hastalıkları karaciğeri
büyütebilir. Bu kan hastalıkları kemik iliği örneğinin incelenmesi
ile tanısı konabilir. biyopside (lösemi, lenfoma, myeloproliferatif
hastalıklar) ve kültürde (tbc, bru, histoplasmoziz) gibi
hastalıkların tanısı konabilir.
*
Karaciğerbiopsisi- karaciğer hastalığı alınan parçadan mikroskopla
incelenerek, sebebi araştırılır.
*
Görüntülemeyöntemleri(U/S, karaciğer ve safra yolları sintigrafisi,
CT, MRI)
*
Laparoskopi- Karın içini ince metal çubuklarla girerek gözle
incelemek. Bu çubuklarrın ucunda görmeyi sağlayan kamera sistemi
olur.
*
Özofagoskopi- özofagusta (yemek borusunda) siroza ilerlemiş
karaciğer hastalıklarında varisler oluşur. Bu varislerin görülmesi
siroz şüphesini artırır.
Tüm bu
testlerle tanı konduğunda hastalık sebebe göre tedavi edilir.
KARACİĞER
BÜYÜMESİ, HEPATOMEGALİ
Karaciğer
boyutunda normal üst sınır 14 cm dir. Bunun üstüne hepatomegali
denir. Karaciğerin muayenede ele geliyor olması karaciğerin mutlaka
büyük olduğu anlamına gelmez. Akciğer sorunları nedeni ile
karaciğer aşağı itilebilir ve bu durumda büyümüş zannedilebilir.
*
Hepatomegali olmadan karaciğerin palpe edildiği durumlar şunlardır.
* Sağ
diyaframın aşağı doğru yer değiştirdiği haller (amfizem, astım)
*
Subdiyafragmatik lezyonlar (abse)
* Riedel
lobu (sağ lobun inguinal bölgeye kadar uzandığı karaciğerin
konjenital anomalisi)
* Astenik
veya karın kasları zayıf kişiler
*
Karaciğer derin soluk almada 1-3 cm aşağı inebilir.
* Safra
kesesi, kolon kanseri yada ele gelen fekal (gaita) kitle
hepatomegali ile karışabilir.
Dolayısıyla
Hepatomegali radyolojik inceleme ile doğrulanmalıdır
HEPATOMEGALİ
NEDENLERİ
Konjestif
hepatomegaliler (karaciğer içinde kanın göllenmesine sebep olan
durumlar)
* Sağ
kalp yetersizliği
*
Budd-Chiari sendromu (hepatik ven trombozu)
*
Konstriktif perikardit
*
Trikuspit yetersizliği
* Hepatik
venüllerin tıkayıcı hastalığı (venooclusive disease)
Safra
yollarında tıkanma
*
Koledokta (Ana safra kanalı) darlık, taş, tümör vs
İnflamatuar
bozukluklar
* Yerel
enfeksiyonlar-
o
amibik veya pyojenik abseler
* Diffüz
enfeksiyonlar-
o
viral hepatit,
o
tbc , brucelloz, histoplazmoziz
o
Tifo
o
Sepsis
o
İnfeksiyoz mononucleosis
o
Sıtma, şistozomiasis, kala azar
Siroz (geç
dönemde karaciğer küçülür)
İnfiltratif
hepatomegaliler(değişik hücrelerce veya organik maddelerce
karaciğerin içten içe işgali)
* Kemik
iliği ve retiküloendotelial hücreler
o
Ekstramedüller hematopoez
o
Lösemi,
o
lenfoma
* Yağ
o
Karaciğer yağlanması (steatohepatit, alkol- diyabet-toksinlere
bağlı)
*
Lipoidozlar
o
Amiloidoz
o
Hemokromatozis
o
Granülomatöz hastalık (tüberküloz, sarkoidoz)
Neoplazik
(Kanserle ilgili) Hepatomegaliler
*
Primer(karaciğerin kendinden kaynaklanan)
*
Metastatik(Başka organlardan yayılıp gelen kanserler)
* Kistik
(içi sıvı dolu keseciklerle giden) Hepatomegaliler
o
Kist hidatik (Köpek veya benzeri yabani vahşi hayvanların
dışkısından bulaşır) dışkılarınan bulaşır
o
Polikistik hastalık
Fizik Muayene
Karaciğerin ele gelmesi ve ele gelirken aşağıdaki bazı özellikleri
önemlidir.
*
–Hassasiyet
*
–Düzenlilik
*
–Kıvamı
*
–Keskinliği
Özellikler
hakkında bazı detay noktalar:
* Hassas
olması -- inflamasyon , hepatit
* kenar
künt olması -- konjesyon (kalp yetmezliği)
*
Karaciğerde pulsasyon -- Hepatojugular reflü, Triküspid
yetmezliğinde pozitif, Budd chiari sendromunda (-) dir
*
Karaciğerin venöz konjesyonu -- Ağrılı, yumuşak ve düzgün yüzeyli
olurlar
*
Enfeksiyon hastalıklarında-- KC ağrılı veya ağrısız, yumuşak veya
sert olabilir. Sistemik infeksiyonun parçası olduğunda diğer
bulgulara dikkat edilmelidir. Viral markerlar, seroloji, ve
kültürler faydalıdır.
*
İnfiltratif hastalıklar -Hücresel boyutda karaciğerin dokusunun
işgale uğraması
o
Kc büyük orta sert veya sert ve genelde ağrısızdırlar
o
Birikebilen Maddeler: glikojen, lipid, galaktoz, amiloid, demir,
bakır
o
Hücreler:lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar sarkoidoz
* Kenar
sert -sirotik karaciğer
* Ağrısız
büyük safra kesesi-- pankreas başı ca ve kronik pankreatitde
olabilir ikter ön plandadır
* Kaya
sertliğinde- karaciğer tümör
* En çok
büyüten hastalıklar-- karsinom, yağlı infiltrasyon, konjestif kalp
yetmezliği, hodgkin hastalığı, amiloidoz
* KC
boyutlarının hızla azalması --konjestif kalp yetersizliği, masif
hepatik nekroz
* Frotman
(karaciğer üstünde sürtünme sesi)à yeni yapılan biyopsi, tümör,
perihepatit
* Venöz
hum -- portal hipertansiyon
*
Arteryel üfürüm -- Hepatosellüler karsinom (primer karaciğer
kanseri)
LABORATUVAR
Hepatomegalide
tanı için gerekli laboratuar tetkikleri
* Kan
sayımı (anemi MPD sıtma)
*
Transaminazlar (ALT, AST, ALP, GGT)
* Albumin
*
Protrombin zamanı
* LDH
(hemoliz?)
* AFP
* AKŞ,
lipid profili
*
Bilirübin
* Cu,
seruloplazmin
* Fe,
transferin
*
Serolojik Testler
(Gruber
vidal, Wright, antiHAV IgM, HbsAg, AntiHBc Ig M, HBV-DNA; anti HCV;
HCV-RNA, otoantikorlar, EBV serolojisi)
*
PAakcgrafi(tbc ve konjestif kalp yetersizliği)
*
PPD(tüberküloz cilt testi)
*
Kemikiliğiaspirasyonvebiyopsisi.Bazı kan hastalıkları karaciğeri
büyütebilir. Bu kan hastalıkları kemik iliği örneğinin incelenmesi
ile tanısı konabilir. biyopside (lösemi, lenfoma, myeloproliferatif
hastalıklar) ve kültürde (tbc, bru, histoplasmoziz) gibi
hastalıkların tanısı konabilir.
*
Karaciğerbiopsisi- karaciğer hastalığı alınan parçadan mikroskopla
incelenerek, sebebi araştırılır.
*
Görüntülemeyöntemleri(U/S, karaciğer ve safra yolları sintigrafisi,
CT, MRI)
*
Laparoskopi- Karın içini ince metal çubuklarla girerek gözle
incelemek. Bu çubuklarrın ucunda görmeyi sağlayan kamera sistemi
olur.
*
Özofagoskopi- özofagusta (yemek borusunda) siroza ilerlemiş
karaciğer hastalıklarında varisler oluşur. Bu varislerin görülmesi
siroz şüphesini artırır.
Tüm bu
testlerle tanı konduğunda hastalık sebebe göre tedavi edilir.
wilson
hastalığı nedir?
Karaciğerde
bakır safra yollarına atılır ve oradan barsağa geçen bakır vücuttan
uzaklaştırılır. wilson hastalarında 13. kromozmda olan bir bzoukluk
nedeni ile ATP7B proteini yapılamaz hale düşer. Bakırı atan bu
protein görevini yapamayınca hepatositlerde bakır birikimi başlar.
Biriken bakır önc ekaraciğerde daha sonra diğer organlarda hasar
oluşturur.
Hasar oluşan
ve etkilenen diğer organlar şunlardır:
* beyin
-putamen ve kaudat
* kornea
*
böbrekler
*
eritrositler
* eklemler
Epidemiyoloji
Wilson
hastalığı ne sıklıkla görülür?
Wilson
hastalığı en sık 6-20 yaşlarda görülerbilir. 5 yaş altında bulgu
vermez. ilk bulguların 40 yaş üstü görünmesi ise %1-4 arasındadır.
milyonda 30
sıklıkta görülür.
otozomal
resesif bir hastalıktır. bu şu anlama gelir.hem anne hemde baba
bozuk geni taşıyor iken oluşan fetusta hastalık riski %25 tir.
Klinik
Yakınmalar
wilson
hastalığı klinik bulgular nelerdir?
* 42%
hepatik,
o
siroz, akut fulminan yetmezlik, kronik aktif hepatit
* 34%
neurolojik,
* 10%
pisikiyatrik,
* < 10%
hematolojik, endocrinolojik veya böbrek şikayetleri ile gelirler
* 10-15%
Coombs negatif intravaskülrt hemoliz (bakır eritrosit zarlarını
okside eder)
* ağızdan
salya akması, konuşma ve koordinasyon bozuklukları, amenore,
dizartri, jinekomasti,gecikmiş puberte
Komplikasyonlar
wilson
hastalığı komplikasyonları nelerdir?
* bakır
nefropatisi
o
proximal tubular disease (Fanconis, glucosuria),
o
acute tubular necrosis (ATN), veya
o
distal renal tubular acidosis (RTA) olarak görülebilir.
o
*
bilürubin safra taşları, intravasküler aku meloiz nedeni ile olur.
* ani
serum bakırı yükselmelerinde akut intravasuküler hemoliz (coombs
negatif hemolitik anemi krizi) ve akut fulminan hepatik yetmezlik
olabilir.
* böbrek
taşları ve kalp rahatsızlıkları
Fizik Muayene
wilson
hastalığı fizik muayene bulguları nelerdir?
* davranış
bzuklukları, hemolize bağlı solukluk veya sarılık
* ağızdan
salya akması
* slit
-lamp muayenesinde göz bulguları
*
Kayser-Fleischer (KF) halkası: kornea nın desement zarında olur.
nörolojik bulguları olanda vardır. 1-3 mm ve korneanın üst
kesimlerinde görülür.
* katarak
:sunflower cataracts - ayçiçeği karatarktı , tedavi ile K_F
halkalarından daha çabuk geriler
*
Jinekomasti
*
hepatomegali, hepatik hassasiyet
* hareket
bozuklukları, tremor, koordinasyon bozukluğu, maske yüz,distoni ve
atetoz görülebilir.
Tanı
wilson
hastalığı tanısı nasıl konulur?
Tanı için
yapılması gereken testler
* KF
halkası,
* düşük
seruloplazmin ( eğer > 30 mg/dL üzeri olursa tanı ekart olur),
* serbest
serum bakırı,
* idrarda
bakır atılımı,
*
karaciğer biyopsisi ile karaciğerde bakır miktarı,
*
seuloplasmin e radyoaktif bakır yüklemesi
kesin tanı
için olması gereken şartlar
* KF
halkası + düşük seruloplasmin
* düşük
seruloplasmin + karaciğer kuru dokuda bakır > 250 mcg/g olması
* KF
halkası + hepatic copper > karaciğer kuru dokuda bakır > 250 mcg/g
olması
yapılacak
testler
*
ceruloplasmin,
o
%85-95 düşer, akut faz reaktanı olduğu durumlarda kaut olay
geçtikten sonra tekrarlanmalıdır.
* slit
lamp göz muayenesi,
* 24-saat
idrarda bakır,
o >
100 mcg/24 saat, yakınmalı hastalarda
* serbest
bakır artar
* CBC,
PLT, idrar tetkiki
* AST> ALT
olabilir alkolik hepatitde olduğu gibi
*
D-penisilinamin provakasyon tesi
o
seruloplasmin ve 24 saat idrarda bakır testleri ile tanı konamazsa
500 mg d -penisilinamin verilip 24 saat idrar toplanır. >500 mg
idarda bakır çıkarsa tanısaldır. 100-500 mg arası değerlerde karar
verilemez.
Görütüleme
* T2-MRI
da kaudat ve putamende atrofi ve yoğunluk artışı
* Beyinde
fokal kavitelerle giden dejeneratif değişiklikler
Ayırıcı tanı
wilson
hastalığndaı ayırıcı tanılar nelerdir?
* bilyer
tıkanıklıklar
* alkolik
siroz
*
kriptojenik siroz
* ITP,
* viral
veya ilaca bağlı hepatitler
Önleme ve
proflaksi
wilson hastası
olan kişilerin yakınlarında tarama nasıl olmaldıır?
* aile
efradı slit lamp göz muayenesi ve seruloplazmin düzeyi bakarak
taranmalıdır.
* 4 yaş
altında taramaya gerek yoktur.
Tedavi
wilson
hastalığı tedavisi nasıl yapılır?
Diyet:
* düşük
bakır diyeti (kabuklu su hayvanları, karaciğer, kabuklu yemişler,
çukulata, mantarlardan sakınılmalıdır)
*
yumuşatıcı kullanılan sulardan kaçının
İlaçlar:
Çelasyon: ömür
boyu sürmelidir. çelasyonun ani kesilmesinde oluşacak ani bakır
yükselmesi ölümcü karaciğer yetmezliği ve akut hemolize yol
açabilir.
*
D-penicillamine (dimethylcysteine) ilk tercihtir. serum bakırını
düşürür
o
başlangıçta 1-2 g/gün 4 dozda yemeklerden 30 dak önce veya 2 sat
sonra verilir.
o
idame dozu 0.5-1 g/gündür, maksimum doz 3-4 g/güne acil durumlarda
çıkılabilir.
o
Beraberinde piridoksin 25 mg/gün verilmelidir.
o
Tedavi başlangıcında ilk günlerde yakınmalarda geçici artış
olabilir.
o
Yan etkiler:
+ Erken hipersensitivite: % 20, ilk 1-3 haftada
# ateş
# kaşıntılı makulopaüler döküntüler
# LAP
# granulositopeni
# trombositopeni
# bu durumda ilaç 0.25 g/gün e düşülür ve
günde 20-30 mg prednison eklenir. hipersensitivite ortadan kalkınca
ilaç 2 haftada tam doza döülür, daha sonra steroid yavaşçca kesilir.
+ Geç reaksiyonlar: % 3-7%
# Nefrotik sendrom
# Goodpasture-benzeri sendrom
# İlaç-güdümlü lupus,
# Kolestaz
# Disgeuzi
# myastenia gravis,
# IgA eksikliği
# polimyozit
# trombositopeni
# Agranulositoz
# aplastik anemi
# hemorajik penicillamin dermatopatisi
# bozulmuş yara iyileşmesi- ameliyatlar önsesi
dozu azalat , 0.25-0.5 g/gün
# elastosis perforans serpiginosa (EPS)
# pemfigus
# lichen planus
# aftöz stomatit
* EDTA
(trientene, triethylene tetramine dihydrochloride) - serum bakırını
artırır
o
+ 750-2,000 mg/gün üç dozda ve aç karnına alınır.
+ Demiri de çelate ettiğinden beraberinde demir
replasmanı gerekebilir.
+ extrapiramidal bulgular düzelmeyebilir.
* Çinko-
Bakırın intestinal emilimini azaltır
o
+ elemental çinko sulfat veya asetat formu 150 mg
gün yemeklerden 1 saat önce üç bölünmüş dozda verilir.
+ Asetat formu daha az GİS irritasyonu yapar.
+ çinko asetat, tükrük, mide özsuyu ve safraya
salınan bakırın geri emiliminide engeller.
*
tetrathiomolybdate nörolojik bulguları düzeltmede trientenden daha
etkilidir.
o
3x20 mg gün yemek aralarında kullanılır.
o
Çinko sulfat ile beraberde kullanılabilir.
o
ammonium tetrathiomolybdate 120-410 mg/gün dozda kullanlabilir.
Cerrahi:
* fulminan
karaciğer yetmezliğinde karaciğer nakli gerekir.
* ileri
evre siroz gelişenlerde karaciğer nakli
wilson
hastalığında tedavi nasıl takip edilmelidir?
tedavi
esnasında rutin takip yapılacak parametreler
*
serum
bakır ve seruloplazmin
*
Karaciğer enzimleri ve INR
*
Fizik
muayene
*
tedavi
alırken yılda bir 24 saatte idrarda bakır ölçümü
*
tam kan
sayımı,
*
idrar
tetkili, d- penislinamin alanlarda proteinürü yönünden
yapılmalıdır.
Çocukta
Hepatomegali Sebepleri
I.
Infeksiyonlar/inflamatuar durumlar:
1.
TORCH infeksiyonları
2.
Viral hepatitler
3.
Hepatik abse
4.
Parazitler:Visc. larval migrans, schistosomiasis, liver flukes
5.
Toksinler, ilaçlar
6.
Safra yolları tıkanıklıkları
II. Karaciğer
konjesyonu (karaciğer kan akımın zorlanması ve karaciğerde kan
göllenmesi)
1.
Sirozs/Wilson hastalığı
2.
portal ven, splenik ven darlıkları.
3.
Myeloid metaplazi
4.
Vinyl chloride
5.
Bilyer atrezi
6. Sağ
kalp yetmezliği
III. Depo
hastalıkları
1.
Glikojen depo hastalığı
3.
Gaucher hastalığı
4.
Neimann-Pick hastalığı
5.
Porfiriler
6.
Amiloid
7.
Wilson hastalığı- bakır
IV.
Infiltratif (işgal edici)
1.
Erythroblastosis fetalis
2.
Metastatic kanserler
3.
Histiositoz
4.
Lösemi, lemfoma
5.
Hepatoma
6.
Hepatic hematopoez
7.
Hemochromatoziz
8.
Amiloid
V. Intrinsik
karaciğer hatalıkları.
1.
Siroz
2.
konjenital hepatik fibroz
3.
Multiksitik karaciğer/böbrek hastalıkları.
4.
Herediter hemorajik telanjiektazi
VI. Kuppfer
hücre proliferasyonu (aşırı çoğalması)
1.
Sepsis
2.
Granulomatöz hepatit
3. A
Hipervitaminozu
Siroz
Siroz,
karaciğerde kronik olarak hasar yapan ki birçok hastalığın son
evresidir.
* Hepatit
B ve C gibi viral hastalıklar,
* Non
alkolik steatohepatit (nash)
* Alkol
*
Hemokromatoziz
* Otoimmun
hepatit
* Primer
bilyer siroz
* Primer
sklerozan kolanjit
* Wilson
hastalığı,
* Diğer
depohastalıkları
karaciğerde
için için devam eden bir iltihaplanmaya yol açarlar. Bu kronik
sürecin sonucu olarak, karaciğer kendi dokusunu kaybederken, yerine
fibroz doku geçer. Fibroz doku, karaciğerin yaptığı hiçbir görevi
yapmadığı gibi, karaciğerde çekintilere yol açarak, karaciğerin
sertleşmesine, küçülmesine neden olur.
siroz
Siroz gelişmiş
karaciğer, günlük görevlerini yapamadığı ilk gibi, içinden geçen kan
dolaşımına da engel olur.
Siroz
hastalarında bir süre sonra bazı komplikasyonlar ortaya çıkar.
* Assit
*
Ayaklarda ödem
* Kan
kusma
* Bilinç
bulanıklığı
* Sarılık
gözde sarılık
* Ciltte
örümcek benzeri – küçük damar ağları
*
Kuvvetsizlik
* Kilo
kabı
* Cinsel
duygu kaybı
* Kanayan
hemoroidler
Ek bulgu ve
yakınmalar:
* İdrar
miktarında azalama
* Genel
ödem
* Soluk ve
kil rengi dışkı
* Diş eti
ve burun kanamaları
*
Ginekomasti- erkeklerde meme büyümesi
* Karın
ağrısı
*
Hazımsızlık
* Ateş
Yakınmalar
sinsice gelişir veya bazen yakınma olmayabilir.
Bulgu ve
testler
Büyümüş bir
karaciğer ve dalak , şiş bir karın, sarılıklı gözler, ciltte örümcek
benzeri damar ağları, ginekomasti, palmar eritem (avuç içi
kızarıklığı), testislerde küçülme, parmaklarda kontraksiyonlar,
karın duvarı venlerinde belirginleşmeler görülebilir.
siroz ve
assit sıvısı
Karaciğerde
sorun olduğunu gözteren testler:
* Anemi
(tam kan sayımı)
*
Pıhtılaşma bozuklukları
*
Yükselmiş karaciğer enzimleri
*
Bilirübin yüksekliği
* Düşük
serum albumin
*
Karaciğer büyümesi veya küçülmesi
Karaciğer
biyopsisi siroz tanısı teyit ettirir.
Diğer
bozukluklar:
*
Kolesterol
*
Kompleman düzeyleri
*
Alpha-fetoprotein
* Renin
düzeyi
* Serum
magnezyum düzeyi
Tedavi
Tedavi de
hedef sirozun komplikasyonlarına müdahele ve karaciğerin daha fazla
ilerlemesini durdurmaya yönelik olmalıdır.
* Zararlı
ilaçlar ve alkol bırakılmalıdır.
* Kanayan
özofagus varisleri gastrokopi ile band ligasyonu veya sklerozan ajan
injeksiyonu ile tedavi edilmelidir.
* Karında
toplanan asit sıvısı diyüretikler, tuz ve su kısıtlama, ve asit
sıvısının boşaltılması (parasentez) metodları ile tedavi edilir.
*
Pıhtılaşma bozuklukları kan ürünleri (taze donmuş plazma) veya
vitamin K enjeksiyonları ile tedavi edilmeye çalışılır.
*
Ensefalopati- hepatik prekoma veya koma- laktuloz, antibiotikler,
protein kısıtlaması ile tedavi edilir.
*
Enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilir.
* Siroz
ilerler ve hayat tehdit edici hale gelirse – karaciğer nakli
yapılmalıdır.
Komplikasyonlar
* Özofagus
varisleri
* Portal
hipertansiyon
* Hepatik
ensefalopati
* Asit
*
Bakterial peritonit- asit sıvısının bakterileri ile enfekte olması
* Sepsis
*
Karaciğer kanseri (hepatosellüler karsinom)
* Böbrek
yetmezliği (hepatorenal sendrom)
* TIPS
(transjugular intrahepatic portosystemic shunt) işlemi bu
komlikasyonların bazılarında uygulanan ve portal basıncı düşürmeye
yarayan bir şant işlemidir.
Önleme
Alkolden uzak
durunuz.
Damar içi
uyuşturucu ilaçlar, diğer uyuşturuculardan uzak durunuz.
Hepatit B ve
hepatit a aşılarını olunuz.
Kronik hepatit
b
Genel Bilgi:
Dünyada
yaklaşık 350 milyon kişi infektedir. Ülkemizde toplum sıklığı
bölgelere göre değişmekle beraber % 5-9 arasında değişen sıklığı
vardır. Bazı kişiler virüsü sadece taşıyor olsada bir kısmında
kronik karaciğer hastalığı ve karaciğer harabiyetine gitmektedir.
Bunun sonucu hastada oluşan ileri hastalıklar siroz ve karaciğer
kanseridir. Hastalığın seyri virüsü bebek iken veya ileri yaşlarda
alınmasına göre değişir.
Erişkinde ani
olarak başlayan halsizlik kırgınlıkla giden ve beraberinde
sarılığında eşlik edebildiği akut hepatit tablosunu yapar. Virüsü
alan kişi virüsü vücuddan atamadığı takdirde, taşıyıcı veya kronik
aktif hepatit B denilen süreğen durumlar ortaya çıkarabilir.
Bununla
birlikte basit bir aşılama ile korunma mümkündür.
Kronik
hastaların tedavisinde hergün daha başarılı ilaçlar üretilmektedir.
Hastalığın
yayılması ve istatistiki bilgileri
* HBV
virüsü doğumda alınırsa %90 kronikleşir.
o
1-5 yaşlarında alınırsa Ü %25-50 kronikleşir.
o
erişkinde alınır ise Ü %5 dir.
* Bulaşma
yolları
o
Kan ve kan ürünü transfüzyonu
o
İğne batması, kulak delme, tatuaj gibi yollar
o
Cinsel temas (kondom veya prezervatif ile korunmak gerekir veya
evlenmeden önce eşi aşılanmalıdır)
o
Doğum esnasında ve doğumdan hemen sonra bulaşma
+ Gebelerin rutin kontrollerinde bakılmalı ve
hepatit B virüsü varlığı gebelik esnasında tesbit edilmelidir.
+ Yenidoğan doğduğunda bir omuzdan koruyucu diğer
kolundan aşı yapılmalıdır. %90 ın üzerinde koruyucudur.
o
Hepatit b taşıyan bir kişiden organ nakilleri
o
Sivrisinek ile bulaş hayvanlarda bildirilmesine rağmen insanda
dökümante edilmemiştir.
o
Anne sütünde HBV gösterilmiştir. Ancak anne sütünden bulaş
gösterilememiştir.
Yüksek riskli
gruplar
*
Sağlık personelleri: cerrahlar, patologlar, lab teknisyenleri,
dişciler.
*
Aktif homoseksüeller.
*
Fahişeler (heteroseksüeller).
*
Hemodializ hastaları.
*
Devamlı kan almak zorunda olanlar. (hemofililer ve talasemi major
gibi).
*
Bakımevi hastaları, bakıcıları ve yakınları.
* IV
ilaç kullanıcıları.
TANI
*
Serolojik olarak kandan konur.
* Hbs Ag +
ise virüs vardır.
* Anti hbs
+ ise hasta virüsü yenmiş ve korunur durumdadır.
* Anti Hbc
IgM yakında geçirilen akut hastalığı gösterir.
* Diğer
kan testleri
* HBV DNA
ölçümleri
KLİNİK
BULGULAR
Çocuklarda
şikayetler daha az belirgin ancak kronikleşme fazla iken erişkinde
yakınmalar daha şiddetli belirgin olurken kronikleşme daha azdır.
AKUT HEPATİT B
kuluçka
dönemi 1-4 aydır. Virüs yükü fazla ise bu süre kısalır.
Çabuk yorulma,
bulantı kusma, hafif ateş, kas ağrısı, tat ve koku alma
değişiklikleri, 1-3 ayda hastalar iyileşir. Karaciğer enzim testleri
normale geldikten sonrada bazı hastalarda halsizlik devam edebilir.
Bazı akut
hepatitlerde ölümcül (Fulminan) yetmezlik gelişebilir. Bunlarda
bilincçte bozulma görülür.
Fizik
muayenede sarılık, karaciğer ve dalak büyümesi görülebilir.
Karaciğer bölgesi ağrılı ve hassas olabilir. Ölümcül yetmezlik
formunda karaciğer giderek küçülebilir.
KRONİK HEPATİT
B
Belirti ve
bulgular
*
Kronik HBV yakınmasız olabilir veya yorgunluk gibi özgül olmayan bir
belirti verebilir. İleri derecde ise sarılık görülebilir. Hafif
hassas bir karaciğer büyümesi, ileri olgularda dalak büyümesi
olabilir. Cilde örümcek benzeri damarlanmalar, avuç içi kızarması
görülebilir. Siroz gelişti ise karında su toplanması asit, sarılık,
yemek borusunda oluşan varislerde kanama, ayaklarda şişlik ve koma
ve yarı-koma görülebilir.
karaciğer dışı
hastalıklarda yapabilir.
Bir çoğu HBV
ye bağlı oluşan antijen-antikor kompleksleri ile alakalı olduğu
kabul edilir.
*
Serum
sickness disease
*
Poliarteritis nodosa
*
Glomerulonefritis
*
Esansiyel mixed kriyoglobulinemi
*
Papuloacrodermatitits (Gianotti’ ds)
*
Aplastic
anemi
Tedavi
interferon
Tedavide
pegile edilmiş interferon denilen 6 ay- ila 12 ay kadar süren iğne
tedavisi verilmektedir. Bu tedavi ile sınırlı süre tedavi alınır.
Kalıcı olarak virüsten kurtulma %15-30 arasında değişmektedir.
Yan etkileri
Başlangıçta
grip benzeri yakınmalar
Yorgunluk
hafif saç
dökülmesi
trombositopeni
ve nötropeni
hipo ve
hipertiroidi. (Tiroid bezinin az veya çok çalışması)
Duygusal ve
davranışsal bozukluklar (anksiyete , irritabilite ve depresyon gibi)
Ağızdan
alınan ilaçlar- Antiviral ajanlar
Ağızdan
alınan haplarda tedavide kullanılmaktadır.
Bu tedavilerde
virüsten tamamen kurtulma ve ilacı bırakılabilmesi günümüzde mümkün
değildir. Bu ilaçlar alındığı sürece virüsü baskılayarak faydalı
olurlar.
LAMUVİDİNE –
Zeffix
ADEVOFİR -
Hepsera
ENTACAVİR-
Baraclude
Bu ajanlar
genelde yan etki yönü ile daha kabullenilebilirdirler. Yan etkileri
arasında, kan yıkılması (hemoliz) , böbrek sorunları yapabilirler.
Virüsler yıllar içinde bu ilaçlara belirli oranlarda direnç
geliştirebilirler.
Hepatit B li
hastalarda gebelik ve emzirme
Hepatit B ve
gebelik ve emzirme
Hepatit B
virüsü taşıyan annelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski
vardır. Bununla birlikte doğum sonrası anneden çocuğa geçiş krounma
yapılmaz ise %90 ları bulmkata ve bu çocuklar ileride kronik
taşıyıcı ve kronik hepatit B ile yüzyüze kalmaktadır.
Doğumdan hemen
sonra ilk 12 saatte bir omuzdan H-BIG (hiperimmun globulin
G)diğerinden ise hepatit B aşısı yapılmalıdır. Bu uygulama ile %90
üzerinde korunma sağlanır.
Anne sütü ile
bulaş %5 lerde kabul edilir. Pratikte yok kabul edilebilir görenler
olduğu gibi meme başındaki çatlakardan çocuğa bulaşın önemli
olabileceğini savunanlarda vardır. Aşı uygulaması olamayan ülkelerde
hepatit B li annenin emzirmeyi kesmesi önerilmez. Bu durumda
mümkünse hepatit B olmayan bir süt anne uygulaması daha güvenilir
bir metoddur.
Önleme ve
proflaksi
Hepatit B li
gebe hastalarda hangi doğum şekli önerilir?
Hepatit B li
gebelerde sezeryan her ne kadar çocuğa bulaşı azaltabileceği
varsayılarak önerilsede, aşılamalar ile birlikte normal doğumla
sezeryan arasında doğum sonrası bulaşda fark yoktur. pasif immun
globulin ve aşılar daha belirleyicidir. Bu yüzden Dünya sağlık
örgütü hepatit B li annelerde sezeryan ile doğumu önermez.
Hepatit B li
gebe anneden doğan bebeklere korunma için ne yapılmalıdır?
Bu bebeklere
ilk oniki saatte bir omuzdan H-BIG hiperimmunglobulin B diğerinden
hepatit B aşısı yapılmalıdır. Aşılar doğumda ,birinci ayda ve
altıncı ayda olmak üzere tekrarlanmalıdır.
bu yaklaşımla
>%90 üzerinde korunma sağlanır.
HBe + olan
annelerde HBe ag - olan annelere göre bulaş riski daha fazladır.
Aşı ve pasif
immunglobulin verilmesiği takdirde bebeğe bulaşma oranı %90 ların
üzerindedir. bu çocuklar uzun süre kronik taşıyıcı olurlar ve bir
süre sonra kronik hepatit B gelişme riski fazladır.
Kronik hepatit
B hastalarda siroz ve karaciğerinden ölme riski %15-25 oranındadır.
Aşı olma
imkanı olmayan az gelişmiş ülkelerde bebeklerin emzirmesi
kesilememlidir. zira emzirilmeyen bebeklerdeki daha erken ölüm riski
hepatit b ye bağlı jomplikasyonların önüne geçer.
Hepatit C
nedir?
Hepatit C ,
hepatit C virüsü (HCV) tarafından oluşturulan bir karaciğer
hastalığıdır. Virüs hastanın kanında ve karaciğer hücrelerinde yer
alır. enfekte kişinin kanı ile temas sonucunda başka kişilere
geçebilmektedir.
Yakınması
olmayan ve tesadüfen Hepatit C virüsü taşıdığını öğrenen birisi
neler yapmalıdır?
* Bir
gastroenteroloğa başvurmalıdır.
* ALT,
AST, Kantitatif HCV RNA testi yaptırmalıdır. Bunların sonucuna göre
tedavi alıp almayacağınız belirlenecektir.
* Hepatit
B den farklı olarak bu hastalarda ALT ve AST normal iken de tedavi
almaları söz konusudur.
* Alkol
içmeyiniz
* Almakta
olduğunuz tüm ilaçları ve bitkisel ajanları doktorunuza bildiriniz.
* Hepatit
A ve Hepatit B için aşılarınız olunuz.
Risk
Faktörleri
Hepatit C
virüsünü nasıl almış olabilirim?
HCV genel
olarak enfekte bir kişinin kanı ile temas sonunda bulaşır.
*
Uyuşturucu hiç kullandınız mı?
*
Pıhtılaşma hastalığınız varmı, hemofili gibi, ve hiç kan ürünü veya
pıhtılaşma faktör tedavisi aldınız mı?
* Size kan
transfüzyonu yapıldımı? ve organ nakledildimi?
* Diyaliz
hastasımısınız?
* Sağlık
çalışanımısınız, elinize kan alınan enjektörlerden batma oldumu?
veya elinize baikalarının kanı temas ettimi?
* your
mother had hepatitis C at the time she gave birth to you.
* Sizin
doğumunuz döneminde anneizde hepatit c varmıydı?
* hepatit
c li biri ile aynı evde yaşarken diş fırçası ve traş bıçağı gibi
üzerinde kan olma ihtimali olan şeyleri paylaştınızmı?
Cevaplarınızdan biri veya fazlası pozitif ise bu yollarla hepatit c
virüsü kapmış olabilirsiniz.
Hepatit C
hastasıyım, başkalarına bulaştırmamak için nasıl davranmalıyım?
* Kan,
organ, doku veya sperm bağışında bulunmayın.
* diş
fırçası, traş bıçağı veya benzeri üzerinde kanınınız olabilecek
eşyalarınızı başkaları ile paylaşmayın.
*
Kesiklerinizi veya açık yaralarınızı kapatın.
* uzun
süredir tek ve sabir bir cinsel partneriniz var ise ona HCV
bulaştıma şansınız çok düşüktür. cinsel aktivitelerinizde değişiklik
yapmanıza gerek olmaz. bu düşük oranıda kaldırmak isterseniz, latex
preservatifler kullanabilirsiniz. bu arada eşinizi anti hcv
varlığını açısından test edilmesi ve durumunun bilinmesi
kararlarınızda yol gösterici olabilir. örneğin eşiniz anti hcv
pozitif ise korunmaya hiç gerek yoktur.
Kronik hepatit
C de eşlere cinsel bulaş söz konusu mudur?
% 5 oranında
cinsel bulaş söz konusudur. bu oranın düşüklüğü nedeni ile aşlar
arası prezervatif ile korunma yapılıp yapılmaması eşlere
bırakılabilir.
Kronik hepatit
C li anneden doğan çocuklarda durum nedir?
Kronik
Hepatitli annelerden doğan her yüz çocuğun 5 inde (%5) hepatit C
virüsü doğum sonrasında rastlanır. bu durumu engellemek için şu an
yapılacak bir şey yoktur. ancak bu çocukların takiplerinde şu ana
kadar ki bulgularla sorun oluşturmadıkları görülmektedir. yıllar
sonra değişen bir durum olurmu? bu konuda bilimsel veriler henüz
yoktur.
Kronik hepatit
C li kişilerin yaşantısında bir kısıtlama yapılması gereklimidir?
Hayır.
Bu kişilerin
iş hayatında, okulda, oyunlarda, çocuk bakımında ve diğer işlerde
hepatit c durumuna göre bir kısıtlanmaya tutulmaları gereksizdir.
Hepatit C
virüsü hangi şekillerde bulaşmaz?
Hepatit C
virüsü şu yollarla bulaşmaz
* Süt
emzirme
* Hapşurma
* öpmek,
sarılmak
* Öksürme
* bardak ,
kaşık ve çatalların ortak kullanımı
* gıda ve
su ile
* tesadüfi
dokunma
Tedavi
Kronik hepatit
C nin tedavisi varmıdır?
Pegile
interferon ve ribavirin kombinasyonu ilk seçenektir..
tedavi ile
virüsten tamamen kurtulma şansı Ib tipi HCV için %50 lerde ,
diğerlerinde %90 lara kadar çıkmaktadır.
Interferon
monotherapisi ribavirin kullanılması kontraendike olan kişilerde
yapılır. ribavirin tek başına kronik hepatit C etkisizdir.
Prognoz
Hepatit C nin
prognozu nasıldır?
Hepatit C bazı
kişilerde ciddi seyrederken bazılarında yavaş seyirli
olabilmektedir. Akut hepatit C geçirdiktikten sonra %20 hastada
yaklaşık 20 yılda siroza ilerleyiş olabilmektedir. bu hastaların bir
çoğunda yakınma yoktur. veya hafif bir kronik halsizlik vardır. bir
çoğu başka bir nedenle incelenirken karaciğer enzimlerinin
yüksekliği ile tesbit edilebilir.
günümüzde
klasik tedavisi pegylated interferonler+ ribavirin ile tedavi şansı
%60-90 lara kadar yükselmiştir.
Karaciğer
enzim yüksekliği yapan ana sebepler ve yapılması gereken testler
aşağıdadır.
6 ayı aşan
karaciğer enzim yüksekliklerinde sebep bulunamaz ise mutlaka
karaciğer iğne biyopsisi yapılmalıdır.
Sebebi
anlaşılan karaciğer enzim yüksekliği durumlarında yapılacak tedavi
planını belirlenmesi için karaciğer biyopsi yapılabilir.
Buna
doktorunuz karar verecektir.
En sık
sebepler:
* viral
hepatitler
o
Hepatit B, C, A, Delta
+ Testler: HBs ag, anti hbs, anti hcv, hav IG G ,
hav IgM, anti delta (akut yükseliklerde tümü, kronik orta seviyeli
yüksekliklerde seçici olunmalıdır)
* NASH
o
non alkolik hepatosteatoz
+ diğer sebepler ekart edilerek tanı konur
+ abd usg de hepatosteatoz görülür.
* Alkolik
hepatitler
o
öyküden anlaşılır
*
hemokromatoziz
o
Serum demiri, demir bağlama kapasitesi, ferritin, transferrin
saturasyonu
* alfa 1
antitripsin eksikliği
o
kanda alfa 1 düzeyi
o
protein elektroforezinde alfa bandının görülmemesi
wilson
hastalığı
* kanda
seruloplazmin düzeyi
* 24 saat
idrarda bakır düzeyi
Otoimmun
hepatit
* ANA,
ASMA, Anti LKM1, p-ANCA vb
primer bilyer
siroz
* AMA-M2
alıntı;
saglikdanis.com
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |