Karaciğer Yenilenmesi
 

 

Karaciğer Yenilenmesi İle İlgili Yazılar

KARACİĞER YENİLENMESİ

Altı ayda bir yenilenen karaciğerin hassas hücreleri, alkol kullanımı halinde zarar görüyor.
Karaciğeriniz çok güçlü bir organdır. Kendini yenileme ve rezerv kapasitesi çok yüksektir.

 

Yaşadığı sorunlar ciddi düzeylere ulaşmadıkça kolay kolay sizi üzmez. Eğer vücudunuzda karaciğer hastalığına bağlı herhangi bir belirti ortaya çıktı ise karaciğerinizin nerdeyse üçte birinden fazlasının zarar gördüğünü bilmelisiniz.

Karaciğeriniz kendi kendini yenileme ve tamirde de oldukça ustalaşmış bir organdır. Üçte ikisi zarar görmüş de olsa zararlı etkenden uzaklaştırılıp bakıma alınırsa, eski sağlığına yeniden kavuşabilir. Ama eğer dikkat edilmez, ona zarar veren etkenle (alkol, virüs, ilaç) baş başa bırakılırsa, zamanla o da pes eder.

 

O, EN KİBAR ORGANLARDAN BİRİDİR

 

Karaciğer, hastalığını belirtmekten çekinen bir organdır. Ağrıyı ileten sinir uçları bulunmadığından, karaciğer hastalığında ağrı pek hissedilmez. Nadiren iltihap, apse veya sıvı birikimi nedeniyle birden bire büyüdüğünde sağ kaburga yayı altında "gerilme ağrıları" yaşanabilir. Ağrının yeri sağ kaburga yanının hemen altıdır.

Karaciğer rahatsızlıkları kendini daha çok karnın üst kısmında şişlik ve/veya dolgunluk ile gösterse de bir karaciğer sorununun klasik belirtisi halsizlik ve yorgunluktur. Özellikle ilerleyici yorgunluk ve iştahsızlıklarda karaciğer mutlaka hatırlanmalıdır.

 

Karaciğer hastalanınca yorgunluktan başka belirtiler de ortaya çıkar. Sarılık, yani cilt ve göz akında sararma, en önemli belirtilerdendir ama iş bu noktaya geldiğinde çoğu kez karaciğerdeki rahatsızlık da oldukça ilerlemiştir.

Özellikle idrar renginin koyulaşmasıyla birlikte olan sarılıkların karaciğer hastalıklarıyla ilişkili olması daha yüksektir. İlerlemiş karaciğer hastalıklarında karında ve ayaklarda şişme, erkeklerde göğüslerde büyüme ve tüy dökülmesi de ortaya çıkabilir.

Sorun karaciğer yetmezliği aşamasına ulaştığında, ciltte kuruma, pullanma, kaşınma, damarsal genişlemeler, avuç içlerinde kızarma, saç ve kaşlarda azalma, bulantı, iştahsızlık gibi belirtilerde ortaya çıkar. Bulantı ve iştah kaybı sık görülen iki belirtidir.

 

NASIL TEŞHİS EDİLİR

 

Karaciğerin hastalandığını ortaya koyan pek çok test var. Bunlardan bazıları çok yaygın kullanılmaktadır: "SGOT, SGPT, GGT" kanda "BİLİRÜBİN" seviyeleri, idrarda "BİLİRÜBİN" ve "ÜROBİLİNOJEN" testleri bunların en çok yapılanlarıdır. Teşhiste kullanılan daha pek çok test var: Kanda protein düzeyi, virüs hepatiti işaretleri, immünolojik incelemeler görüntüleme yöntemleri bunlardan bazılarıdır. Tanı sorunu olduğunda karaciğer biyopsisinden de yararlanmak gerekebilir.

Bu testlerin hangilerinin ne zaman yapılacağına doktorlar karar verecektir. Bazı karaciğer sorunlarında teşhis gerçekten güçtür. Böyle durumlarda karaciğer konusunda uzmanlaşmış hepatoloji uzmanlarından istifade etmek gerekir.

 

DOĞAL YÖNTEMLERDEN FAYDALANIN

 

Karaciğerinize iyi bakın. Onu dış kaynaklı zararlardan (alkol gibi) koruyun. Daha güçlü hale getirmek istiyorsanız, doğal destekler ve bazı besinlerden yararlanın. Eğer karaciğerinize doğal yoldan yardımcı olmak istiyorsanız enginarın ve devedikeninin en çok yararlanılan bitkiler olduğunu hatırlatalım.

Enginar içerdiği "Cynarini", deve dikeni (milk thistle) "Silymarin" ile karaciğerin kendini onarmasına yardımcı olabilir. Ayrıca "Hindiba"nın, karaciğeri zehirli maddelerden arındırdığını, havuçun içerdiği antioksidanlarla karaciğeri temizlediğini ileri sürenler de var.

 

 

Karaciğer Enzimleri
Karaciğer Enzimleri - AST ve ALT

 

Karaciğerde oluşan hasarın ilk belirleyicisi karaciğer hücreleri tarafından kana salınan enzimlerdir. Normal koşullarda bu enzimler karaciğer hücreleri tarafından depo edilmektedirler. Ancak karaciğer hücrelerinde meydana gelen hasar sonucu bu enzimler kana karışır ve kan testleri ile tesbit edilebilirler.

 

Karaciğere özgü olan ve karaciğer hasarını belirlemek için sıklıkla kullanılan enzimler aminotranferazlardır. Bunlar Aspartat aminotransferaz (AST - SGOT) ve alanin aminotransferaz (ALT - SGPT) dir. Bu enzimler normalde karaciğer hücreleri olan hepatositlerde bulunurlar. Karaciğerde bir hasar meydana geldiğinde kana karışırlar ve kandaki seviyeleri yükselir.

 

 

 

Aminotransferazlar nasıl adlandırılır?

 

Aminotransferazlar hücre içindeki kimyasal reaksiyonları katalizleyen enzimlerdir. Verici moleküldeki amino grubunu alıcı moleküle transfer ettiklerinden "amino tranferaz" olarak adlandırılmışlardır.

 

Aminotransferazlar tıpta transaminazlar olarakta adlandırılmaktadırlar. Aspartat aminotransferaz enzimi (AST) ayrıca "serum glutamik oksaloasetik transaminaz" (SGOT - Serum glutamic oxaloacetic transaminase) olarakta adlandırılmaktadır. Alanin aminotransferaz (ALT) ise "serum glutamik pürüvik transaminaz" (SGPT - Serum glutamic pyruvic transaminase) olarak adlandırılmaktadır. Yani AST ve SGOT, ALT ve SGPT aynı enzimleri ifade etmektedir.

 

Aminotransferazlar ne işe yarar?

 

AST (SGOT) birçok farklı dokuda bulunmaktadır. Karaciğer, kalp, kas dokusu, böbrek ve beyinde bulunur. Bu dokulardan herhangi birinde oluşan hasarda kandaki AST düzeyi artmaktadır. Yani hem kas hastalıklarında hemde kalp krizinde bu enzimin kandaki düzeyi artmaktadır. Bu nedenle AST karaciğer hasarının spesifik bir göstergesi değildir.ALT (SGPT) ise karaciğere daha spesifiktir. Bu enzim karaciğer dışındaki dokulardada bulunabilmesine rağmen karaciğerde daha fazla konsantre edildiği için karaciğer hasarının daha spesifik bir göstergesidir.

 

AST (SGOT) normal düzeyi nedir?

 

AST enziminin normal seviyesi 5 - 40 U/L''dir.

 

ALT (SGPT) normal düzeyi nedir?

 

ALT enziminin normal kan düzeyi ise 7 - 56 U/L''dir.

 

Hem AST hemde ALT enzimi serumdan ölçülmektedir.

 

ALT ve AST düzeyinin artması ne demektir?

 

AST ve ALT düzeyleri her ne kadar karaciğer hastarının spesifik göstergeleri olsada başka dokulardada bulunabileceği için; artmış ALT veya artmış AST düzeyleri her zaman mutlaka karaciğer hasarı olduğunu göstermez. AST ve ALT seviyeleri hastanın klinik durumu ve şikayetleri ile birlikte değerlendirilmeli ve bu değerlendirme mutlaka bir doktor tarafından yapılmalıdır.

 

Bu enzimlerin düzeyleri karaciğer hasarı veya hastalığın prognozu (sağkalımı) ile mutlak korele değildir. Bu nedenle AST (SGOT) ve ALT (SGPT) düzeylerine bakarak karaciğerdeki hasarın derecesini belirlemek, yahut hastalığın gidişatı hakkında fikir yürütmek doğru değildir. Mesela "akut viral hepatit A" hastalarında karaciğer enzimleri (AST ve ALT) çok yüksek olduğu halde hastalar karaciğerde hiçbir kalıcı hasar olmaksızın iyileşmektedirler. Tam tersi şekilde "kronik hepatit C" hastalarında AST ve ALT düzeyleri düşük olmasına rağmen karaciğerdeki hasar beklenenin çok üzerinde olabilir. Hastalarda kronik karaciğer yetmezliği, Siroz gelişebilir.

 

Hangi karaciğer hastalıkları AST ve ALT düzeylerini yükseltir?

 

Yaygın hepatik nekroz durumunda yani çok sayıda karaciğer hücresinin (hepatosit) ölmesi durumunda kandaki AST ve ALT düzeyleri yükselir. Akut viral hepatitler (Hepatit A ve Hepatit B),belirgin karaciğer toksisitesi olan ilaçların kullanımı (asetaminofen-acetaminophen), kardiyovasküler kollaps (şok) durumlarında (ki bu durumda karaciğere gelen kan akımı azalacak ve karaciğer hücrelerinin beslenmesi bozulacaktır) karaciğer hücreleri hasar görecek ve kandaki transaminaz düzeyleri artacaktır.

 

Karaciğer enzimlerindeki hafif yüksekliklere sıklıkla rastanılmaktadır. Bu durum sağlıklı kişilerde görülebilir. ve biyokimya tetkiklerinden kaynaklanabilir. Bu durumda karaciğer fonksiyon testlerindeki yükseklik (AST ve ALT yüksekliği) normal değerin iki katını yada 100 U/L''yi aşmamaktadır.

 

AST ve ALT''de hafif yükselmelerin en sık sebeplerinden birisi karaciğerde yağlanmadır. Karaciğer yağlanmasının toplumdaki en sık sebebi ise alkol kullanımıdır. Bunun yanında şeker hastalığı (diabetes mellitus) ve şişmanlık (obezite) de karaciğerde yağlanmaya neden olabilmektedir. Kronik hepatit C hastalığıda AST ve ALT düzeylerindeki hafif yülselmelerin diğer bir sebebidir.

 

AST ve ALT''yi yükselten ilaçlar

 

Birçok ilaç karaciğer enzimlerinde yükselmeye neden olabilir.

 

- Ağrı kesiciler: aspirin, asetaminofen, ibuprofen, naproxen, diclofenac, fenilbutazon (phenylbutazone)

- Psikotik ilaçlar: fenitoin (phenytoin), valproik asit (valproic acit), Karbamazepin (carbamazepine - tegretol) ve fenobarbital (phenobarbital)

- Antibiyotikler: tetrasiklin, sulfonamid, isoniyazid (INH), sulfametaksazol (sulfamethoxazole), trimetoprim, nitrofurantoin

- Kolesterol düşürücü ilaçlar: statinler ve niasin

- kardiyovasküler ilaçlar: amiodaron (cardarone), hidralazin (hydralazine), guinidine

- Trisiklik antidepresanlar

 

İlaca bağlı karaciğer yüksekliklerinde, ilacı bıraktıktan sonra AST ve ALT seviyelerindeki yükseklik birkaç hafta veya birkaç ay içerisinde normale dönmektedir.

 

AST ve ALT anormalliklerinin nadir sebepleri

 

Kronik hepatit B, hemakromatozis (demir metabolizması bozukluğu), Wilson hastalığı (Bakır metabolizması bozukluğu), alfa-1 antitripsin eksikliği, çöliak hastalığı (celiac sprue - gluten sensitif enteropati), chron hastalığı, ülseratif kolit ve otoimmün hepatit karaciğer enzimlerindeki yüksekliğin diğer nadir sebeplerindendir.

 

Hepatit C kadar olmasada hepatit B hastalığıda AST ve ALT seviyelerinde sürekli yükseklik oluşturarak kronik karaciğer hastalığına neden olabilir.

 

Daha nadir olarak karaciğerdeki kanserlerde AST ve ALT''de yüksekliğe neden olabilirler. Karaciğer hücrelerinden gelişen kanserlere hepatoma yada hepatosellüler kanser denmektedir. Kolon, pankreas, mide gibi organlardaki kanserlerde karaciğere yayılım gösterebilir ve bu durumu metastaz adı verilmektedir.

 

Hafif AST, ALT yükseklikleri nasıl tedavi edilir?

 

Sağlıklı, şikayeti olmayan kişilerde saptanan AST ve ALT yüksekliği araştırılmalıdır. Doktorunuz karşılaştırma amacıyla eski tahlil sonuçlarınızı görmek isteyebilir.

 

Eğer eskiye ait tetkik sonuçlarınız yoksa doktorunuz sizi daha sonraki bir tarihte tekrar kontrole çağırabilir. Doktorunuz AST ve ALT düzeylerinde yüksekliğe sebep olabilecek risk faktörleri açısından size bazı sorular sorabilir. Hepatit C ve hepatit B, kan transfüzyonu hikayesi, enjeksiyon yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi almak isteyebilir. Ayrıca ailede karaciğer hastalığı olan birinin bulunması hemakromatozis, Wilson hastalığı yada alfa-1 antitripsin eksikliği gibi genetik hastalıklar için önemlidir.

 

ALT ve AST''nin ne kadar yüksek olduğuda karaciğer hastalığının sebebi hakkında fikir verebilir. Alkolik karaciğer hastalığında AST 300 U/L altındayken ALT düzeyi 100 U/L altındadır. Ancak akut viral hepatitlerde bu değerler çok yüksek değerlere ulaşabilmektedir.

 

Alkol veya ilaca bağımlı AST, ALT yüksekliklerinde alkolün veya ilacın bırakılması (ilaçların doktor kontrolünde bırakılması gerekir) AST ve ALT düzeylerinin normale inmesini sağlayabilir. Eğer karaciğer yağlanmasının nedeni şişmanlık (obezite) ise vücut ağırlığının %5''i ile %10''u kadar kilo vermek karaciğer enzimlerini normal sınırlara yahut normale yakın sınırlara indirebilir.

 

Eğer alkol veya ilaçların bırakılmasına ve kilo vermeye rağmen halen karaciğer enzimlerindeki yükseklik devam ediyorsa bazı testler tedavi edilebilir karaciğer hastalıklarını belirlemeye yardımcı olabilir. Hepatit B ve hepatit C antikorları bakılmalıdır. Kandaki demir oranı, demir bağlama kapasitesi, ferritin düzeyleri hemokromatozis tanısı için kullanılmaktadır. Seruloplazmin düzeyi Wilson hastalığı olanlarda sıklıkla düşüktür. Otoimmün hepatit olgularında ise otoimmün antikorlar (Anti-nukleer antikor-ANA, Anti-düz kas antikoru Anti-dsDNA, Karaciğer ve böbrek mikrozomal antikorları) yüksek bulunmaktadır.

 

Ultrason ve bilgisayarlı tomografi karaciğerde yer kaplayan lezyonları, safra taşlarını veya safra yollarını tıkayan kitleleri gösterebilir.

 

Karaciğer biyopsisi karnın sağ üst bölgesinden ince bir iğne ile vücuda girerek çok az bir karaciğer dokusu alınarak mikroskop altında incelenmesidir. Karaciğer biopsisi sıklıkla ultrason ile karaciğer görüntülendikten ve karaciğerein yeri tesbit edildikten sonra yapılır.

 

AST ve ALT takibi niçin yapılır?

 

Bazı durumlarda doktorunuz AST ve ALT tetkiklerini takip etmek isteyebilir. Mesela kronik hepaitit C hastalarında rutin alınan AST, ALT seviyeleri tedavinin izleminde son derece önemlidir. Tedavi başarılı ise AST ve ALT düzeyleri normal yada normale yakın sınırlara gerileyecektir. Normal düzeye inen enzim seviyelerinde tekrar yükselme görülmesi hastalığın nüksettiğinin göstergesi olabilir.

 

AST ve ALT''den başka karaciğer enzimi var mı?

 

AST ve ALT dışında karaciğer için spesifik olan ve sıklıkla kullanılan diğer enzimler GGT (Gama glutamil transpeptidaz) ve 5''nukleotidaz dır.

 

 

ALT yani SGPT= karaciğer fonksiyon testlerinden birisidir.

 

Normal değerleri:

Erkek: 9-43 U/L

Kadın: 9-36 U/L dir.

 

ALT enzimi, AST enzimine paralellik gösteren bir enzimdir. Ancak substrat olarak prüvik asidi kullanmasıyla farklılık gösterir. Karaciğer, böbrek, kalp, iskelet kası ve pankreas da bulunur.

 

ALT Düzeyinin Artmasına Yol Açan Bazı Sebepler:

- Akut hepatitler

- Siroz

- EMN

- MI

- İlaçlar

- AST düzeyini arttıran diğer nedenler genelde ALT düzeyini de arttırır.

 

ancak ; Analizi Etkileyen Olumsuz Faktörler vardır..

bunlar :

Hemolizli, lipemik, ikterik serum örnekleridir.

 

AST (SGOT) konusuna gelirsek......

 

AST ; Amino asit ve karbonhidrat metabolizmasında rol oynayan intrasellüler enzimlerdir. Enzim kalp, karaciğer, iskelet kası, pankreas da bulunur.

 

Normal değerler:

Erkek: 10-34 U/L

Kadın: 10-31 U/L dir.

 

AST Düzeyinin Artmasına Yol Açan Bazı Sebepler:

 

Kalp hastalıklarına bağlı;

- Akut MI (yaklaşık ilk 4 saat içinde yükselmeye başlar.)

- Kalp operasyonları

- Eksternal kalp masajından sonra

- Akut romatizmal kardit

- Anjiokardiografi ve kalp masajından sonra

 

Karaciğer hastalıklarına bağlı;

- Enfeksiyoz hepatit

- Karaciğerin malign infiltrasyonları

- Kolanjitis

- Aşırı alkol alınımı

- EMN

- Karaciğere toksik olan madde ya da ilaçların kullanımına bağlı olarak

 

Travmalara bağlı;

- İntra muskular enjeksiyonlar sonrası

- Lokal radyasyon hasarı

- Karbonmonoksit zehirlenmesi

- Arı sokması

- Künt yaralanmalar

- Güneş çarpmaları

 

Diğer nedenlere bağlı;

- Akut pankreatit

- Gut

- Dermatomiyozitis

- Pseudomuskular distrofi

- Astma krizi

- Proksismal miyoglobuliüri

 

sizin AST ve ALT değerleriniz hafif yüksektir. uygun bir diyet aldığınız taktirde düzelecektir.

 

benim size önerim :

 

1) hergün düzenli olarak , mutlaka egzersiz yapmanız

 

2) alkol ve sigaradan uzak durmanız

 

3) omega-3 yağ asitlerinden zengin diyet almanız.

Omega-3 yağ asitleri sayesinde trigliseritler ve kolesterol düşer, böylece ateroskleroz ve buna bağlı kalp hastalıkları, kalp krizi ve akut inme riski azalır.

 

omega-3 ’ün bulunduğu başlıca besinler ise :

 

Soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar (somon balığı), Orkinos tipi ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi, Ada Çayı (%64), Kivi (%62), Perilla(%58), Semizotu(%35) daha az oranlarda ceviz, badem, fındık, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerdir.

 

4 ) ayrıca ; Bira Mayası, Domates, Ceviz, Çavdar, Çilek, Elma, Erik, Havuç, Kiraz, Limon, Pırasa, Sarmısak, Soğan, Adaçayı, Ardıç, Ay Çiçeği, Buğday Çimi, Karabaş Otu, Kekik, Kuşdili, Nane gibi yiyecekler oldukça faydalı gıdalardır.

Karaciğer Yağlanması
Karaciğer Yağlanması, Belirtileri nedir, Karaciğer Yağlanması Tedavisi ve diyeti,

 

Karaciğer yağlanması artıyor

 

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, 10-15 yıldır yaşanan metabolik sendrom ve obezite salgınının tetiklediği ‘karaciğer yağlanmasını’ anlattı

 

Sizi tanıyoruz! Sağlık kontrollerinizi her yıl düzenli olarak yaptırıyorsunuz. Sağlık riski analizleriniz bu yıl da yaptırdınız. Sonuçlarınızla birlikte doktorunuzdan bir randevu ayarladınız. Doktorunuz tetkiklerinizde ‘ALT ve AST enzimlerinizin yüksek’, karaciğer ultrasonografinizde ‘diffüz yağlanma’ uyarısı saptadı. Muayenenizdeki karaciğerde büyüme’ notu ile birlikte değerlendirdiği bu bulgularla biraz telaşlandı. Ama siz sakın telaşlanmayın. Laboratuar bulgularınızı inceleyen doktorunuzun size yönelttiği şu soruyu dikkatle yanıtlayın:

 

-Alkol kullanımınızı arttırdınız mı?

 

Karaciğerinize zarar verebilecek bir ilaç veya kimyasal kullandınız mı?

-Kilonuzda hızlı bir artma ve/veya kan yağlarınızda, kan şekerinizde ani bir yükselme oldu mu?

 

İlk iki soruyu ‘Hayır’, son soruyu ‘Evet’ diye yanıtladıysanız siz de ‘Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’ sorunu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Alkol kullanımında artma (alkolik hepatit), siroza doğru ilerleyen A, B veya C tipi viral hepatitler, karaciğer kanserleri (hepatoma), karaciğerde demir (hemakromatot) veya bakır depolanması (Wilson Sirozu) hastalıkları, şeker hastalığı kanda trigliserid artışı ve daha pek çok neden ‘yağlı karaciğer’ sorunu ile birliktedir. Sayılan bu sorunların çoğunda karaciğerde ciddi bir hasar ol¬madan işi kontrol altına almak mümkündür. Karaciğer yağlanması sık gö¬rülür ve doktorları pek ürkütmez.

 

Çoğu kez alkolle ilişkilidir

Bunun nedeni karaciğer yağlanmalarının önemli bir kısmının uzunca bir süre gereğinden fazla alkol kullanımı ile ilişkili olmasındandır. Aslında ‘alkole bağlı karaciğer yağlanması’ sirozla sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorununun ilk devresidir. Bu nedenle de çok önemsenmelidir. Sigara kullanımına karşı yürütülen toplumsal kampanyalar alkol için de yapılmalıdır. İnsan bedeni için kimyasal bir zehir olan alkolün kontrolsüz kullanımı sağlık için düzeltilmesi olanaksız sorunlar yaratır. Alkol kullanımının yaygın olduğu toplum kesitlerinde karaciğer yağlanması ile sık karşılaşılır.

 

Karaciğer yağlanmasının B ve C hepatitlerinin kronikleşmesi (süreğen hepatitler), karaciğerde demir ve bakır bi¬rikmesi, bağışıklık sisteminin bedeni yanlış ve dikkatsiz denetlemesi veya bazı enzimlerin genetik olarak sorunlu biçimde geçmesi gibi nedenlerle de oluşabileceğini biliyoruz. Saydığımız bu son hastalıklar oldukça seyrek görülür.

 

Şimdi daha sık görülüyor

 

Son yıllarda ‘karaciğer yağlanması’ teşhisini çok daha sık koyuyoruz. Bunun pek çok nedeni var ancak en önemlisi kilo fazlalığı ve obezite sorununun yaygınlaşması. Basit, sıradan kilo artışlarının yanında metabolik sendromun (insülin direnci senromu, polikistik över sendromu), şeker hastalığının, kanda ‘trigliserid’ olarak bilinen yağların artışının (hipertrigliseridemi) da ‘alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’ tanısındaki artışta önemli payı var. Biz, özellikle metabolik sendrom tanısı koyduğumuz hemen her hastada ‘yağlı karaciğer’ sorunu ile de karşılaşıyoruz. İyi kontrol edilememiş bir erişkin tipi şeker hastasında, orta derecede kilo almış bir fazla kiloluda özellikle de şişman hastalarda karaciğer yağlanması sorunu ile karşılaşmamak pek olası değil!

 

Doğru tanı çok önemli

Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması teşhisinin doğru konulması önemli. Yoksa yukarıda belirtilen önemli bazı hastalıkların tanısında (siroz, karaciğer kanseri, karaciğerde demir veya bakır depolanması hastalıkla¬rı gibi) geç kalınır, altın değerinde zamanlar boşuna harcanır. Teşhis için iki kıstas var: Karaciğer yağlanması belirlenen bir hastada belirgin alkol tüketi¬minin olmaması ve yukarıda belirtilen karaciğere özel hastalıklardan herhangi birinin bulunmaması.

 

‘Yağlı karaciğer’ sorunu ile karşılaşma oranındaki artışın diğer bir nedeni de tıp bilimindeki gelişmeler: Ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinin bulunması ve hızla yayılması, karaciğer enzimlerini (SGOT, SGPT, GGT) araştıran laboratuar testlerinin neredeyse sağlık ocaklarında bile yapılabilmesi, karaciğer iğne biyopsisinin kolay uygulanabilir, kolay kabul edilebilir bir tanı yöntemi haline gelmesi, tanı koyulan olgu sayısını arttırdı. 20-30 yıl önce pek çok hastanın farkına bile varılmıyordu. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının sıklığının toplum genelinde yüzde 4-6, şişmanlar arasında ise yüzde 25-30 civarında olduğu belirtiliyor. Çok aşırı şişmanlarda bu oran yüzde 95′e yükseliyor.

 

Metabolik sendrom ve kilo etkili

 

Yağlı karaciğer tanısı konulan hastaların büyük bir kısmında, metabolik sendromun bileşenleri olan ‘şişmanlık-şeker hastalığı hipertrigliseridemi’ üçlemesinin biri, birkaçı ya da tümü saptanıyor. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasından patlamanın nedeni ise refah toplumlarının yanlış yaşam biçimi seçimleri: Aşırı kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, şeker tüketimindeki korkunç artış, yağ ve karbonhidrat tüketimi çılgınlığı, rafine atıştırma ürünleri ve tabii ki hareketsiz bir yaşam sürdürmekteki kararlılık!

 

Teshis

Yağlı karaciğer sorununun önemli bir belirtisinin olmaması da tehlikeli. Hastalık hiçbir belirti vermeden yıllarca sinsi bir seyir gösterebiliyor. Halsizlik, kırgınlık, yorgunluk, karın üst sağ bölgesinde ağrı veya dolgunluk hissi çok az hastada olabiliyor. Klinik muayenede karaciğerde büyüme dışında karaciğer hastalığını düşündürebilecek bulgulardan (sarılık, karında sıvı birikimi, memelerde büyüme) hiçbiri saptanmıyor. Hastalardaki ortak laboratuar bulgusu ALT (SGPT), AST (SGOT) ve GGT enzimlerinde görülen artıştır. Artma genellikle orta düzeylerde kalıyor, normalin 2-3 katını pek geçmiyor, AST/ ALT oranı genellikle 1 ‘den düşük kalıyor. Alkalen fosfataz enziminde de normalin 2-3 katı bir artış olabiliyor. Karaciğeri değerlendirmede yararlanılan diğer testler (biluribinler, albumin, protrombin zamanı) pek değişmiyor.

 

Tedavisi Tartışılıyor

Ultrasonografi, yağlanmanın belirlenmesinde duyarlı bir yöntem. Tomografi ve MR ileri görüntüleme araçlarına pek az ihtiyaç duyulur. Kesin tanı için kusursuz test, karaciğer biyopsisidir. Karaciğer uzmanlarının çok azı bir alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’ hastasında biyopsi önerirler. Hastalığın tahmininin kolay yapılabilmesi, biyopsinin pahalı ve riskli bir tanı aracı olması, tedavide etkili bir yöntemin henüz saptanmamsı biyopsi yapılan hasta sayısının azalmasının nedenleridir. Diyabeti, hipertansiyonu, şişmanlığı, hipertrigliseridemisi, insülin direnci olan, ALT/AST oranı 1′den az, ultrasonografisinde fibrozis saptanmayan bir hastada tanının tahmini’ de konsa, tutma olasılığı yüzde 90’dan fazladır!

 

Antioksidanlar yararlı

‘Alkol ile ilişkisiz karaciğer yağlanması’ sonuçları pek tehlikeli olmayan bir sorunudur. Siroz, karaciğer kanseri, karaciğerin depo ve immün hastalıkları gibi ciddi nedenler ekarte edilmelidir. Tedavide kilo vermek, kan şekerini düzenlemek, trigliserid seviyelerini indirmek çok etkilidir. Kan yağlarını azaltan clofibratdan, gemfibrozisden bir reçine olan ursodeoksikolik asid’den insülin direnci saptananlarda metformin ve thiazolidinedine’lerden yararlanıyoruz. Karaciğer yağlanmasını azaltmanın yeni bir yolu da ‘antioksidan’ tedavisi, E vitamini, betaine ve Nacetyl cystein en sık kullanılan antioksidanlar.

 

Karaciğer yağlanmasının nedenleri

• Metabolik sendrom

• Obezite / şişmanlık

• Şeker hastalığı

• Trigliserid fazlalığı

• Endüstriyel toksinler

• Bakır depo hastalığı

• Demir depo hastalığı

• İlaçlar (Kortizon grubu; Diltiazem, nifedipine, amiodarone)

• Karaciğer depo hastalığı

• Sirozun ilk evreleri

 

Kahvaltı

• 1 porsiyon beyaz peynir (az yağlı)

• 2 dilim tam tahıllı ekmek

• 5-6 adet zeytin veya 2 adet ceviz veya 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, domates, salatalık, biber, maydanoz

 

Ara öğün

• 1 kivi

 

Öğle

• 100 gr. ızgara kırmızı et veya

• 150 gr. beyaz et (balık, tavuk) haftada 1 -2 defa kırmızı et haftada 2-3 defa balık haftada 2-3 defa tavuk haftada 1 -2 defa kuru baklagil tüketebilirsiniz.

 

Ara öğün

• 5 çilek + 5 erik

 

• Ara öğün

• 4-6 yemek kaşığı yulaf ezmesi +1 bardak yağsız süt

 

Akşam

• Zeytinyağlı ya da etli enginar

• (2 tane enginarla)

• 1 kase cacık

• Bol salata (karışık, az yağlı)

• 1-2 dilim tam tahıllı ekmek

 

Ara öğün

• 1 elma

 

NOT: Salataları; maydanoz, roka, tere, dereotu, biber, domates, salatalık, marul, sarımsak, soğan vb. karışımdan hazırlayın

 

Milliyet Sağlık

 

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir. Bu yağ birikmesi düzensiz beslenme(düzensiz beslenme kolesterolün yükselmesine de neden olur), aşırı şişmanlık ve fazla alkol kullanımı sonucu oluşur. Bu yağlanma zamanla karaciğer fonksiyonlarının bozulmasına sebep olabilir.

Doktorunuz size böyle bir tanı koymuşsa uygulayacağınız basit bir diyetle karaciğerinizi sağlığına kavuşturabilirsiniz. Gün içinde en azından yarım saat yürüyüş, metebolizmanızın daha sağlıklı çalışmasını sağlayacaktır. Yağlı yemeklerden, özellikle katı yağlarla yapılmış yiyeceklerden uzak durmanız kilolarınızı daha kolay vermenize yardımcı olacaktır.

 

Kırmızı et haftada bir kez, diğer günler beyaz et tüketin. Meyve ve sebzeye ağırlık verin. A ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor, manganez ve potasyum minerallerini içinde barındıran Enginar karaciğer toksinlerini temizleyici ve karaciğerdeki kan dolaşımını artırıcı özelliğinden dolayı bol bol tüketin.En az tüketeceğiniz sebze ise havuç olmalıdır.

 

Karaciğer yağlanması toplumda çok sık rastlanan bir durum olup her 4-5 kişiden birinde görülür. Kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür.

 

 Yağlanmaya iltihap/yangı eşlik ederse bu durum önce karaciğer hücre harabiyetine (nekroz), sonra fibroza ve oradan da siroza ilerler. Karaciğer yağlanması olan insanlar; eğer fazla kiloluysa mutlaka kilo vermeli ( en az kilosunun 'u), yağlı gıdalardan uzak kalmalı, bol meyve sebze tüketmeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır. En önemlisi de mutlaka bu konuda uzman olan bir doktora başvurmalıdır. Ülkemizde bu konuyu en iyi bile uzmanlık alanı iç hastalıkları uzmanları olup, bunlar içinden de özellikle bu konuda uzmanlaşmış gastroenteroloji uzmanlarıdır.

 

Karaciğer yağlanması; karaciğer hücrelerinde normalden fazla, hatta bazen aşırı derecede yağ toplanması nedeniyle meydana gelen tıbbi bir durumdur. Toplumdaki her 4-5 kişiden birinde karaciğer yağlanması görülmektedir. Kadın ve erkekte aynı sıklıkta görülür. Normal sağlıklı bir insanda karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ bulunabilir ve bu herhangi bir hastalığa neden olmaz. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, birtakım yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yol açar.

 

Karaciğerde aşırı yağ birikmesi sonucu 2 durum meydana gelir:

1) Karaciğerde yağlanmanın bir sonucu olarak karaciğerde iltihap/yangı meydana gelir ve tıp dilinde buna steatoheapatit adı verilir.

 

2) Karaciğerde sadece yağlanma olması ve herhangi bir iltihap/yangının olmaması Steatohepatit geliştiğinde bu zamanla karaciğer hücrelerinin harap olmasına (nekroz) yol açar ve fibroz denilen, aynı zamanda karaciğer sirozunun başlangıcı sayılan duruma neden olur. Nekroz ilerledikçe olay siroza doğru ilerler. Bu konuda yapılan çalışmalarda steatohepatiti olan hastaların @'ında karaciğerde fibroz, -15'inde ise karaciğer sirozu gelişebileceği saptanmıştır. Ayrıca steatohepatite bağlı gelişen karaciğer sirozu zemininde karaciğer kanserinin de gelişebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konan hastalar ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmeli ve sıkı takip edilmelidir.

 

Karaciğer yağlanmasının nedenleri

Karaciğer yağlanmasının nedenleri temel olarak alkole bağlı (alkolik karaciğer yağlanması=alkolik steatohepatit) veya alkol dışı diğer nedenler (non-alkolik steatohepatit=NASH) olarak ikiye ayrılır. NASH, Amerika'da erişkinlerde en sık görülen karaciğer hastalığıdır. Muhtemelen bizim ülkemizde de benzer bir durum mevcuttur.

 

Alkol dışı karaciğer yağlanması nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Obezite (aşırı kilo)

 

2. Şeker hastalığı

 

3. Açlık veya hızlı kilo kaybı

 

4. Wilson hastalığı

 

5. Uzun süreli damar yolu ile (parenteral) beslenme

 

6. Aşırı A vitamini kullanma

 

7. Hipobetalipoproteinemi / abetalipoproteinemi

 

8. Bazı ilaçlar: Kortizon içeren ilaçlar, amiodaron, tamoksifen, diltiazem, tetrasiklin, talium, östrojenler

 

9. Bazı zehirler: karbontetraklorür (CCl4), fosfor, kurşun (Pb), kloroform (CHCl3), arsenik (As).

 

10. Gebelik

 

11. Bazı ameliyatlardan sonra (jejunoileal bypass, gastrik bypass)

 

Karaciğer Yağlanmasının Mekanizması

Karaciğer yağlanması (steatosis) hepatositlerde trigliseridl ve diğer lipidlerin toplanması sonucu meydana gelir. Bu yağlanma sonucu inflamasyon (iltihap/yangı) geliştiğinde steatohepatit olarak adlandırılır. Bunun olası mekanizmaları aşağıdaki nedenler olduğu düşünülmektedir:

 

Karaciğer hücrelerinden perifere gönderilen trigliserid miktarının azalması

 

Hepatoselüler inflamasyon ve fibroza yol açan ikincil uyaranlara (oksidatif stres, adipositokinler, barsaktan salınan endotoksinler) hassasiyet.

 

Yağ asitlerinin mitokondriyal oksidasyonunun azalması.

 

Yağ asidi sentezinin artması veya karaciğer hücrelerine gelen yağ asidi miktarının artması

 

Belirti ve Bulgular

Karaciğer yağlanmasının özel bir belirtisi veya bulgusu yoktur. Genellikle herhangi bir belirti vermez. Ancak karaciğerinde yağlanması olan insanlarda; bazen karnın sağ üst tarafında dolgunluk hissi, halsizlik, çabuk yorulma gibi belirtiler görülebilir. Çok nadir olarak karaciğer yağlanmasına bağlı ileri karaciğer hastalığı olan insanlarda kaşıntı, iştahsızlık, sarılık ve bulantı görülebilir. Bu gibi şikâyetleri olmayan insanlarda normal bir fizik muayene ile (eğer karaciğerde yağlanmaya bağlı büyüme meydana gelmemişse) karaciğer yağlanması tespit edilemeyebilir.

 

Teşhis

Karaciğer yağlanması daha çok başka nedenlerle yapılan kan tahlilleri veya ultrason ile teşhis edilir. Kan tahlillerinde karaciğer enzimleri yüksek saptandığı zaman yine başka birtakım hastalıklarla beraber karaciğer yağlanması da akla gelmelidir. Ultrasonda ise karaciğerin büyümüş olduğu görülür.

 

Kesin teşhis karaciğer biyopsisi (lokal anestezi altında ince bir iğne ile karaciğerden çok küçük bir parçanın alınıp patoloji uzmanı tarafından mikroskopik olarak incelenmesi) ile konulsa da, rutin klinik pratikte genelde biyopsi yapılmamaktadır.

 

Tedavi

Alkol alımına bağlı karaciğer yağlanmasında tek tedavi yöntemi alkol alımının kesilmesidir.

 

Asıl konumuz olan alkol dışı karaciğer yağlanmasında ise bugüne kadar 10'dan fazla ilaç kullanılmıştır ancak kesin bir fayda elde edilememiştir. Sadece bir tane ilaç ile hastalardaki yağlanmanın gerilediği ortaya konulmuş olsa da bu ilacın karaciğer yağlanmasında kullanımı için T.C. Sağlık Bakanlığı (veya başka bir ülkenin ) bu konuda ruhsatı bulunmamaktadır.

 

Tedavinin esasları; yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, diyetteki yağ miktarının azaltılmasıdır.

 

Hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanmasına yol açar

Aşırı kilolu olan (obezite: Vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 olduğu zaman obezite tanısı konulur. Vücut kitle indeksi (VKİ); vücut kilosu/metre cinsinden boyun karesi olarak hesaplanır. Ör; 70 kilo ağırlığında ve 1,70 m boyunda olan bir kişinin VKİ=70/1.70x1.70= 24,22 kg/m2 olarak hesaplanır) insanlar  oranında kilo verdiğinde karaciğerdeki iltihaplanma/yangı ve büyüme geriler. Ancak kilo verme konusunda en önemli konulardan birisi de hızlı kilo vermekten kaçınılmasıdır. Haftada 1 kg verecek şekilde plan yapılmalıdır. Daha hızlı kilo vermek de kendi başına karaciğer yağlanması yapabilir. Bu nedenle şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak durulmalıdır.

 

Ayrıca hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et, tavuk derisi gibi gıdalardan kaçınılmalı, sebze, meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketilmelidir.

 

Yürüyüş yapın

Egzersiz de kilo vermede, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncini düşürmede ve ayrıca uzun vadeli olarak kalp ve damar hastalıklarından korunmada faydalı olduğu kesin olarak gösterilmiştir. Bu yararın ortaya çıkması için en az, günde 30-45 dk olmak üzere haftada 4 gün tempolu yürüyüş gereklidir.

 

Kaynaklar

1-Current Consult Medicine. Maxine A. Papadakis, MD, Stephen J. McPhee, MD ISBN: 0-07-141327-7

 

2-Fatty liver and non-alcoholic steatohepatitis. Takafumi Saito, Keiko Misawa and Sumio Kawata. Internal Medicine 2007.

 

3-American Gastroenterological Association Technical Review on Nonalcoholic Fatty Liver Disease. 2002

 

Uzm. Dr. Ebubekir Şenateş

 

Karaciğer Nedir

Alkolün Karaciğere zararı

Alkol Karaciğeri nasıl Etkiliyor?

 

Karaciğer, vücudun her türlü gereksinimini karşılamak üzere 24 saat durmaksızın çalışan, oldukça karmaşık bir kimyasal fabrika olarak tanımlanıyor. Tüketilen tüm besinler karaciğerin sağlıklı çalışmasını yakından etkiliyor. Düzenli ve uzun süreli alkol tüketenlerde ise karaciğer hastalıklarının oluşma riski artıyor.

 

Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Koray Acarlı alkol tüketiminin karaciğeri nasıl etkilediğini anlattı.

 

UZUN YILLAR DÜZENLİ ALKOL TÜKETENLER KARACİĞER HASTALIĞI RİSKİ TAŞIYOR

Alkole bağlı karaciğer hastalıklarının özellikle alkol tüketiminin fazla olduğu batı toplumlarında daha fazla görüldüğünü belirten Prof.Dr. Koray Acarlı şöyle devam etti:

“İçki içildiğinde, alkol mide ve bağırsaklardan emilerek kana karışır. Alkolün parçalandığı yer karaciğerdir. Ancak karaciğerin birim zamanda zararsız hale getirebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Bu sınırın üzerinde alınan alkol tüm vücudu, özellikle de, beyni ve kalbi etkiler. Karaciğerin fazla miktarda alkolü zararsız hale getirme işlemi sırasında, diğer fonksiyonları aksar. Hele bu işlem çok uzun sürer ise (her gün fazla miktarda alkol tüketenlerde olduğu gibi) karaciğer hücreleri hasar görebilir, yapısal değişikliklere uğrayabilir (karaciğerde yağlanma). Bazı durumlarda karaciğerde yoğun inflamasyon (alkolik hepatit) ve/ veya nedbeleşme (siroz) gelişebilir. Ancak, böylesi hasarın olabilmesi ya da bunun kalıcı bir hasar haline gelmesi için, içilen miktar kadar süre de önemlidir. Başka bir deyişle, uzun süre (yıllar) ve belli bir miktarın üzerinde alkol alanlarda kalıcı hasar olasılığı artar.”

 

GÜNDE NE KADAR ALKOL GÜVENLE İÇİLEBİLİR?

Karaciğerin metabolize edebileceği alkol miktarının sınırlı olduğunu belirten Prof.Dr. Koray Acarlı, günlük alınabilecek alkol miktarını anlattı:

“Bu, kişinin kilosu, cinsiyeti gibi özelliklerine bağlıdır. Karaciğerin belli bir süre içinde metabolize edebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Bunu üzerinde kullanımlarda alkolün hücreler üzerinde etki süresi uzar. Öte yandan, kadınların alkole bağlı karaciğer hasarı açısından daha duyarlı olduğu bilinmektedir. Alkol alımı ile ilgili, tespit edilmiş kesin bir zararsızlık limiti yoktur. Genel olarak kabul edilen görüş, günde 10-15 g alkolün bir sorun olmayacağı yönündedir. Örneğin: %10 alkol içeren (100 ml’sinde 10 g alkol) içecekten 150 ml (1 bardak) içilmesi gibi. Ayrıca alkol ile birlikte ilaç kullanılması durumunda alkolün karaciğere vereceği zarar artabilir. Bu nedenle, eğer ilaç alırken alkol alacaksanız, konuyu mutlaka doktorunuza danışınız.”

 

KİŞİ, ALKOLÜN KARACİĞERİNE ZARAR VERİP VERMEDİĞİNİ ANLAYABİLİR Mİ ?

Alkolün karaciğere verdiği zararın geç fark edildiğini belirten Prof.Dr. Acarlı erken teşhis için alkol tüketen kişilerin düzenli kontrol yaptırmalarını önerdi:

“Genellikle, karaciğer hastalıklarından bilinen, karaciğer hücrelerinin yaklaşık dörtte üçü (3/4) hasar görmeden bir şikayetin ortaya çıkmadığıdır. Dolayısı ile, böyle bir şikayet ortaya çıktığında yapacak fazla bir şey yoktur. Oysa, düzenli yapılan kontrollerde, doktor gerek muayene bulguları gerek ise laboratuar değerlerine bakarak önemli ipuçları elde edebilir.

 

Karaciğer hastalıklarının başlıca belirtileri; yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü, sarılık (cildin ve göz aklarının sarı renk alması), karın boşluğunda sıvı toplanması, adale erimesi, sindirim sisteminden ciddi kanamalar (varis kanaması), beyin ve böbrek fonksiyonlarında bozukluklardır. Olay kalıcı hale gelmeden erken fark edilir ve alkol kesilir ise, karaciğer hücreleri kendini yenileyebilir. Her alkol alanda karaciğer hasarının gelişmeyeceğini unutmamak gerekir. Böyle bir kalıcı karaciğer hasarının oluşabilmesi için yıllarca (8-10 yıl) devamlı ve belirli bir miktarın üzerinde alkol almak gerekir. Her durumda alkolün kesilmesi, karaciğer fonksiyonlarında belirgin düzelme ile sonuçlanır. Alkol alacaksanız mutlaka ölçülü davranmanız gereklidir.”

 

KARACİĞERİNİZE İYİ DAVRANIN:

* Gereksiz ilaç kullanmayın (değişik kimyasal maddeler karaciğerinize zararlı olabilir)

* Doktorunuzun önerisi dışında ilaçları karıştırmayın (bazıları birlikte alındığında karaciğerinize hasar verebilir.)

* Sokakta satılan ilaçları kullanmayın

* Alkol tüketiminize dikkat edin. Eğer içecekseniz, günde iki kadeh veya azı ile yetinin.

* Alkol ile diğer ilaçları birlikte kullanmayın.

* Nefes ile aldığınız maddeler de karaciğeriniz tarafından zararsız hale getirilirler. Bu nedenle, böcek ilaçları, değişik kimyasallar içeren boya spreyleri v.s. de solunum yolu ile vücudunuza girip karaciğerinize zarar verebilirler. Bu gibi maddeleri solumamaya özen gösterin.

* İyi ve dengeli beslenmeye özen gösterin.

* Yağlı ve kızartma gıdalardan uzak durun.

* Füme ve tuzlanmış gıdaları azaltın.

* Taze sebze meyve ve lifli gıdaları tercih edin.

* Düzenli spor yapın

 

 

 

Karaciğer Yağlanması

Herhangi bir nedenle doktora gittiğinizde genellikle tesadüfen bulunan karaciğer yağlanması günümüzde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Tıp dilinde hepatosteatoz diye anılan karaciğer yağlanması karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir.

 

 

 

Karaciğer yağlanmasının pek çok nedeni ve nedene bağlı pek çok sınıflaması vardır. Ancak kolay anlaşılabilir olması açısından şöyle bir gruplama yapabiliriz:

 

 

Alkole bağlı karaciğer yağlanması

Hastalıklara ve ilaçlara bağlı karaciğer yağlanması

Beslenme ve yaşam şekline bağlı gelişen karaciğer yağlanmaları

 

 

 

Alkole bağlı karaciğer yağlanması sirozla sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorununun ilk devresidir. Bu nedenle de çok önemsenmelidir.

 

 

 

Hastalıklar denildiği zaman Hepatit A, B, C hastalığı, Karaciğer kanseri, Karaciğerde demir depolanması (hemokromatoz), Karaciğerde bakır depolanması (Wilson hastalığı), Diyabet hastalığı, Metabolik sendrom… gibi. Bu hastalıklarda görülen karaciğer yağlanmasının tedavisi ancak hastalığın tedavisi ile mümkündür.

 

 

 

İlaçlar ise başlıca tetrasiklin grubu antibiyotikler, parasetamol, kortizon… Eğer her ilaç doktor kontrolünde kullanılırsa eminim ilaca bağlı karaciğer yağlanmasının görülme sıklığı çok azalacaktır.

 

 

 

Ve son olarak günümüzde en sık karşılaştığımız alkol, hastalık ve ilaçlara bağlı olmayan karaciğer yağlanmasındaki patlamanın nedeni, aşırı kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, yağ ve karbonhidrat tüketimindeki artış, rafine ürünler, doğal olmayan besinler ve tabii ki hareketsiz, sporsuz yaşam. Sonuç şişmanlık!!!

 

 

 

Şişmanlıkla beraber cilt altı yağ dokusu ve daha tehlikeli organ çevresi yağ dokusu gelişiyor. Bunlar olurken vücudumuzun metabolizma fabrikası olan karaciğerin de yağ biriktirmesi kaçınılmaz oluyor. Yağ önce karaciğer hücrelerinin içinde birikirken zamanla birikim artınca karaciğerin büyümesi ile karşımıza çıkıyor.

 

 

 

Karaciğer yağlanmasının başka bir hastalığın sonucu oluşmadıkça tek başına çok fazla endişe verecek bir durum değildir. Çok çabuk düzelebilir. Ancak ayni zamanda başka hastalıklarla beraber görülebileceğinden, karaciğer yağlanması olan kişilerde bu hastalıklar mutlaka araştırılmalıdır ve sonuca göre tedaviye başlanmalıdır.

 

Karaciğer yağlanması tanısı; muayenede ele gelen karaciğer (her zaman değil), kanda yükselen karaciğer enzim değerleri ve ultrasonografi ile belirlenen karaciğer yağlanması ve büyümesi ile konulur. Tomografi ve MR gibi ileri görüntüleme araçlarına ihtiyaç genelikle duyulmaz. Kesin tanı için en iyi test karaciğer biyopsisidir.

Unutmayın tavuk butu beyaz et değildir! Beyaz et denildiği zaman tavuk etinin sadece göğsü, hindi eti ve yağsız balık anlaşılmalıdır.

 

Karaciğer yağlanmasında neler yapalım

 

 

 

Alkolle ilişkisiz karaciğer yağlanmasının, siroz, karaciğer kanseri, karaciğerin depo ve immün hastalıkları ve benzeri ciddi nedenler elendikten sonra sonuçları tehlikeli olmayan bir sağlık olduğunu belirtmiştik.

 

 

Ancak karaciğer yağlanmasının herhangi bir özel tedavi şekli yoktur. Yapılabilecek en iyi şey özellikle beslenme seklini değiştirmektir. Hayvansal yağlar karaciğer için oldukça zararlıdır. Hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et, tavuk derisi ve butu, yumurta.. gibi kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durun. Mümkün olduğunca yağsız yemeği tercih edin.

 

 

Sebze, meyve, beyaz et ve lifli gıdaları tüketmeye özen gösterilin.

 

Şeker vücutta yağa dönüştürüldüğü için karbonhidrat ve seker tüketiminizi mümkün olduğu kadar azaltın.

 

 

 

Karaciğerin yükünü doğal besinler tercih ederek azaltın.

 

 

 

Düzeli olarak spor yapın ve spor yapmayı yaşamınızın bir parçası haline getirin.

 

 

 

Mutlaka kilo verin.

 

 

 

Alkol tüketmeyin.

 

 

 

Karaciğer yağlanmasını azaltmanın yollarından biri antioksidan tedavisidir. Bu sebeple E vitamini, betaine, N-asetil sistein ve benzeri antioksidanlar kullanın.

 

 

 

Paracetamol, kortizon, tetrasiklin gibi karaciğere zararlı ilaçları doktor kontrolünde kullanın.

 

Doktora gidince karaciğerinizde yağlanma olduğunu mutlaka söyleyin.

 

 

 

 

Sinir sistemini düzeltir.

           

Karaciğere Faydalı Besinler

 

 

Enginar: Özellikle karaciğerden başta azot olmak üzere toksik maddelerin atılmasına yardımcı olur. Taze olarak da tüketilmelidir.

 

Devedikeni: Bu bitki hem karaciğeri yeniler hem de enfeksiyonlara iyi gelir.

 

Hindiba: Karaciğeri zehirli maddelerden arındırır ve hazmı kolaylaştırır. Yaprakları salata olarak, kökleri de kaynatılıp tüketilebilir.

 

Havuç: İçerdiği antioxidanlar sayesinde karaciğeri temizler.

 

KARACİĞER BÜYÜMESİ, HEPATOMEGALİ

 

Karaciğer boyutunda normal üst sınır 14 cm dir. Bunun üstüne hepatomegali denir. Karaciğerin muayenede ele geliyor olması karaciğerin mutlaka büyük olduğu anlamına gelmez.  Akciğer sorunları nedeni ile karaciğer aşağı itilebilir ve bu durumda büyümüş zannedilebilir.

 

    *  Hepatomegali olmadan karaciğerin palpe edildiği durumlar şunlardır.

    *  Sağ diyaframın aşağı doğru yer değiştirdiği haller (amfizem, astım)

    *  Subdiyafragmatik lezyonlar (abse)

    *  Riedel lobu (sağ lobun inguinal bölgeye kadar uzandığı karaciğerin konjenital anomalisi)

    *  Astenik veya karın kasları zayıf kişiler

    *  Karaciğer derin soluk almada 1-3 cm aşağı inebilir.

    *  Safra kesesi, kolon kanseri yada ele gelen fekal (gaita) kitle hepatomegali ile karışabilir.

 

Dolayısıyla Hepatomegali radyolojik inceleme ile doğrulanmalıdır

 

HEPATOMEGALİ NEDENLERİ

 

Konjestif hepatomegaliler (karaciğer içinde kanın göllenmesine sebep olan durumlar)

 

    *  Sağ kalp yetersizliği

    *  Budd-Chiari sendromu (hepatik ven trombozu)

    *  Konstriktif perikardit

    *  Trikuspit yetersizliği

    *  Hepatik venüllerin tıkayıcı hastalığı (venooclusive disease)

 

Safra yollarında tıkanma

 

    *  Koledokta (Ana safra kanalı) darlık, taş, tümör vs

 

İnflamatuar bozukluklar

 

    * Yerel enfeksiyonlar-

          o  amibik veya pyojenik abseler

    * Diffüz enfeksiyonlar-

          o  viral hepatit,

          o  tbc , brucelloz, histoplazmoziz

          o  Tifo

          o  Sepsis

          o  İnfeksiyoz mononucleosis

          o  Sıtma, şistozomiasis, kala azar

 

Siroz (geç dönemde karaciğer küçülür)

 

İnfiltratif hepatomegaliler(değişik hücrelerce veya organik maddelerce karaciğerin içten içe işgali)

 

    * Kemik iliği ve retiküloendotelial hücreler

          o Ekstramedüller hematopoez

          o Lösemi,

          o lenfoma

    * Yağ

          o Karaciğer yağlanması (steatohepatit, alkol- diyabet-toksinlere bağlı)

    * Lipoidozlar

          o Amiloidoz

          o Hemokromatozis

          o Granülomatöz hastalık (tüberküloz, sarkoidoz)

 

Neoplazik (Kanserle ilgili) Hepatomegaliler

 

    * Primer(karaciğerin kendinden kaynaklanan)

    * Metastatik(Başka organlardan yayılıp gelen kanserler)

    * Kistik (içi sıvı dolu keseciklerle giden) Hepatomegaliler

          o Kist hidatik (Köpek veya benzeri yabani vahşi hayvanların dışkısından bulaşır) dışkılarınan bulaşır

          o Polikistik hastalık

 

Fizik Muayene

 

    Karaciğerin ele gelmesi ve ele gelirken aşağıdaki bazı özellikleri önemlidir.

 

        * –Hassasiyet

        * –Düzenlilik

        * –Kıvamı

        * –Keskinliği

 

Özellikler hakkında bazı detay noktalar:

 

    *  Hassas olması -- inflamasyon , hepatit

    *  kenar künt olması -- konjesyon (kalp yetmezliği)

    *  Karaciğerde pulsasyon -- Hepatojugular reflü, Triküspid yetmezliğinde pozitif, Budd chiari sendromunda (-) dir

    *  Karaciğerin venöz konjesyonu -- Ağrılı, yumuşak ve düzgün yüzeyli olurlar

    *  Enfeksiyon hastalıklarında-- KC ağrılı veya ağrısız, yumuşak veya sert olabilir. Sistemik infeksiyonun parçası olduğunda diğer bulgulara dikkat edilmelidir. Viral markerlar, seroloji, ve kültürler faydalıdır.

    *  İnfiltratif hastalıklar -Hücresel boyutda karaciğerin dokusunun işgale uğraması

          o  Kc büyük orta sert veya sert ve genelde ağrısızdırlar

          o  Birikebilen Maddeler: glikojen, lipid, galaktoz, amiloid, demir, bakır

          o  Hücreler:lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar sarkoidoz

    *  Kenar sert -sirotik karaciğer

    *  Ağrısız büyük safra kesesi-- pankreas başı ca ve kronik pankreatitde olabilir ikter ön plandadır

    *  Kaya sertliğinde- karaciğer tümör

    *  En çok büyüten hastalıklar-- karsinom, yağlı infiltrasyon, konjestif kalp yetmezliği, hodgkin hastalığı, amiloidoz

    *  KC boyutlarının hızla azalması --konjestif kalp yetersizliği, masif hepatik nekroz

    *  Frotman (karaciğer üstünde sürtünme sesi)à yeni yapılan biyopsi, tümör, perihepatit

    *  Venöz hum -- portal hipertansiyon

    *  Arteryel üfürüm -- Hepatosellüler karsinom (primer karaciğer kanseri)

 

LABORATUVAR

 

Hepatomegalide tanı için gerekli laboratuar tetkikleri

 

    *  Kan sayımı (anemi MPD sıtma)

    *  Transaminazlar (ALT, AST, ALP, GGT)

    *  Albumin

    *  Protrombin zamanı

    *  LDH (hemoliz?)

    *  AFP

    *  AKŞ, lipid profili

    *  Bilirübin

    *  Cu, seruloplazmin

    *  Fe, transferin

    *  Serolojik Testler

      (Gruber vidal, Wright, antiHAV IgM, HbsAg, AntiHBc Ig M, HBV-DNA; anti HCV; HCV-RNA, otoantikorlar, EBV serolojisi)

    *  PAakcgrafi(tbc ve konjestif kalp yetersizliği)

    *  PPD(tüberküloz cilt testi)

    *  Kemikiliğiaspirasyonvebiyopsisi.Bazı kan hastalıkları karaciğeri büyütebilir. Bu kan hastalıkları kemik iliği örneğinin incelenmesi ile tanısı konabilir. biyopside (lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar) ve kültürde (tbc, bru, histoplasmoziz) gibi hastalıkların tanısı konabilir.

    *  Karaciğerbiopsisi- karaciğer hastalığı alınan parçadan mikroskopla incelenerek, sebebi araştırılır.

    *  Görüntülemeyöntemleri(U/S, karaciğer ve safra yolları sintigrafisi, CT, MRI)

    *  Laparoskopi- Karın içini ince metal çubuklarla girerek gözle incelemek. Bu çubuklarrın ucunda görmeyi sağlayan kamera sistemi olur.

    *  Özofagoskopi- özofagusta (yemek borusunda) siroza ilerlemiş karaciğer hastalıklarında varisler oluşur. Bu varislerin görülmesi siroz şüphesini artırır.

 

Tüm bu testlerle tanı konduğunda hastalık sebebe göre tedavi edilir.

 

KARACİĞER BÜYÜMESİ, HEPATOMEGALİ

 

Karaciğer boyutunda normal üst sınır 14 cm dir. Bunun üstüne hepatomegali denir. Karaciğerin muayenede ele geliyor olması karaciğerin mutlaka büyük olduğu anlamına gelmez.  Akciğer sorunları nedeni ile karaciğer aşağı itilebilir ve bu durumda büyümüş zannedilebilir.

 

    *  Hepatomegali olmadan karaciğerin palpe edildiği durumlar şunlardır.

    *  Sağ diyaframın aşağı doğru yer değiştirdiği haller (amfizem, astım)

    *  Subdiyafragmatik lezyonlar (abse)

    *  Riedel lobu (sağ lobun inguinal bölgeye kadar uzandığı karaciğerin konjenital anomalisi)

    *  Astenik veya karın kasları zayıf kişiler

    *  Karaciğer derin soluk almada 1-3 cm aşağı inebilir.

    *  Safra kesesi, kolon kanseri yada ele gelen fekal (gaita) kitle hepatomegali ile karışabilir.

 

Dolayısıyla Hepatomegali radyolojik inceleme ile doğrulanmalıdır

 

HEPATOMEGALİ NEDENLERİ

 

Konjestif hepatomegaliler (karaciğer içinde kanın göllenmesine sebep olan durumlar)

 

    *  Sağ kalp yetersizliği

    *  Budd-Chiari sendromu (hepatik ven trombozu)

    *  Konstriktif perikardit

    *  Trikuspit yetersizliği

    *  Hepatik venüllerin tıkayıcı hastalığı (venooclusive disease)

 

Safra yollarında tıkanma

 

    *  Koledokta (Ana safra kanalı) darlık, taş, tümör vs

 

İnflamatuar bozukluklar

 

    * Yerel enfeksiyonlar-

          o  amibik veya pyojenik abseler

    * Diffüz enfeksiyonlar-

          o  viral hepatit,

          o  tbc , brucelloz, histoplazmoziz

          o  Tifo

          o  Sepsis

          o  İnfeksiyoz mononucleosis

          o  Sıtma, şistozomiasis, kala azar

 

Siroz (geç dönemde karaciğer küçülür)

 

İnfiltratif hepatomegaliler(değişik hücrelerce veya organik maddelerce karaciğerin içten içe işgali)

 

    * Kemik iliği ve retiküloendotelial hücreler

          o Ekstramedüller hematopoez

          o Lösemi,

          o lenfoma

    * Yağ

          o Karaciğer yağlanması (steatohepatit, alkol- diyabet-toksinlere bağlı)

    * Lipoidozlar

          o Amiloidoz

          o Hemokromatozis

          o Granülomatöz hastalık (tüberküloz, sarkoidoz)

 

Neoplazik (Kanserle ilgili) Hepatomegaliler

 

    * Primer(karaciğerin kendinden kaynaklanan)

    * Metastatik(Başka organlardan yayılıp gelen kanserler)

    * Kistik (içi sıvı dolu keseciklerle giden) Hepatomegaliler

          o Kist hidatik (Köpek veya benzeri yabani vahşi hayvanların dışkısından bulaşır) dışkılarınan bulaşır

          o Polikistik hastalık

 

Fizik Muayene

 

    Karaciğerin ele gelmesi ve ele gelirken aşağıdaki bazı özellikleri önemlidir.

 

        * –Hassasiyet

        * –Düzenlilik

        * –Kıvamı

        * –Keskinliği

 

Özellikler hakkında bazı detay noktalar:

 

    *  Hassas olması -- inflamasyon , hepatit

    *  kenar künt olması -- konjesyon (kalp yetmezliği)

    *  Karaciğerde pulsasyon -- Hepatojugular reflü, Triküspid yetmezliğinde pozitif, Budd chiari sendromunda (-) dir

    *  Karaciğerin venöz konjesyonu -- Ağrılı, yumuşak ve düzgün yüzeyli olurlar

    *  Enfeksiyon hastalıklarında-- KC ağrılı veya ağrısız, yumuşak veya sert olabilir. Sistemik infeksiyonun parçası olduğunda diğer bulgulara dikkat edilmelidir. Viral markerlar, seroloji, ve kültürler faydalıdır.

    *  İnfiltratif hastalıklar -Hücresel boyutda karaciğerin dokusunun işgale uğraması

          o  Kc büyük orta sert veya sert ve genelde ağrısızdırlar

          o  Birikebilen Maddeler: glikojen, lipid, galaktoz, amiloid, demir, bakır

          o  Hücreler:lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar sarkoidoz

    *  Kenar sert -sirotik karaciğer

    *  Ağrısız büyük safra kesesi-- pankreas başı ca ve kronik pankreatitde olabilir ikter ön plandadır

    *  Kaya sertliğinde- karaciğer tümör

    *  En çok büyüten hastalıklar-- karsinom, yağlı infiltrasyon, konjestif kalp yetmezliği, hodgkin hastalığı, amiloidoz

    *  KC boyutlarının hızla azalması --konjestif kalp yetersizliği, masif hepatik nekroz

    *  Frotman (karaciğer üstünde sürtünme sesi)à yeni yapılan biyopsi, tümör, perihepatit

    *  Venöz hum -- portal hipertansiyon

    *  Arteryel üfürüm -- Hepatosellüler karsinom (primer karaciğer kanseri)

 

LABORATUVAR

 

Hepatomegalide tanı için gerekli laboratuar tetkikleri

 

    *  Kan sayımı (anemi MPD sıtma)

    *  Transaminazlar (ALT, AST, ALP, GGT)

    *  Albumin

    *  Protrombin zamanı

    *  LDH (hemoliz?)

    *  AFP

    *  AKŞ, lipid profili

    *  Bilirübin

    *  Cu, seruloplazmin

    *  Fe, transferin

    *  Serolojik Testler

      (Gruber vidal, Wright, antiHAV IgM, HbsAg, AntiHBc Ig M, HBV-DNA; anti HCV; HCV-RNA, otoantikorlar, EBV serolojisi)

    *  PAakcgrafi(tbc ve konjestif kalp yetersizliği)

    *  PPD(tüberküloz cilt testi)

    *  Kemikiliğiaspirasyonvebiyopsisi.Bazı kan hastalıkları karaciğeri büyütebilir. Bu kan hastalıkları kemik iliği örneğinin incelenmesi ile tanısı konabilir. biyopside (lösemi, lenfoma, myeloproliferatif hastalıklar) ve kültürde (tbc, bru, histoplasmoziz) gibi hastalıkların tanısı konabilir.

    *  Karaciğerbiopsisi- karaciğer hastalığı alınan parçadan mikroskopla incelenerek, sebebi araştırılır.

    *  Görüntülemeyöntemleri(U/S, karaciğer ve safra yolları sintigrafisi, CT, MRI)

    *  Laparoskopi- Karın içini ince metal çubuklarla girerek gözle incelemek. Bu çubuklarrın ucunda görmeyi sağlayan kamera sistemi olur.

    *  Özofagoskopi- özofagusta (yemek borusunda) siroza ilerlemiş karaciğer hastalıklarında varisler oluşur. Bu varislerin görülmesi siroz şüphesini artırır.

 

Tüm bu testlerle tanı konduğunda hastalık sebebe göre tedavi edilir.

 

 

 

wilson hastalığı nedir?

 

Karaciğerde bakır safra yollarına atılır ve oradan barsağa geçen bakır vücuttan uzaklaştırılır. wilson hastalarında 13. kromozmda olan bir bzoukluk nedeni ile ATP7B proteini yapılamaz hale düşer. Bakırı atan bu protein görevini yapamayınca hepatositlerde bakır birikimi başlar. Biriken bakır önc ekaraciğerde daha sonra diğer organlarda hasar oluşturur.

 

Hasar oluşan ve etkilenen diğer organlar şunlardır:

 

    * beyin -putamen ve kaudat

    * kornea

    * böbrekler

    * eritrositler

    * eklemler

 

 

 

 

Epidemiyoloji

 

Wilson hastalığı ne sıklıkla görülür?

 

Wilson hastalığı en sık 6-20 yaşlarda görülerbilir. 5 yaş altında bulgu vermez. ilk bulguların 40 yaş üstü görünmesi ise %1-4 arasındadır.

 

milyonda 30 sıklıkta görülür.

 

otozomal resesif bir hastalıktır. bu şu anlama gelir.hem anne hemde baba bozuk geni taşıyor iken oluşan fetusta hastalık riski %25 tir.

 

 

Klinik Yakınmalar

 

wilson hastalığı klinik bulgular nelerdir?

 

 

 

    * 42% hepatik,

          o siroz, akut fulminan yetmezlik, kronik aktif hepatit

    * 34% neurolojik,

    * 10% pisikiyatrik,

    * < 10% hematolojik, endocrinolojik veya böbrek şikayetleri ile gelirler

    * 10-15% Coombs negatif intravaskülrt hemoliz (bakır eritrosit zarlarını okside eder)

    * ağızdan salya akması, konuşma  ve koordinasyon bozuklukları, amenore, dizartri, jinekomasti,gecikmiş puberte

 

 

 

 

Komplikasyonlar

 

wilson hastalığı komplikasyonları nelerdir?

 

 

 

    * bakır nefropatisi

          o proximal tubular disease (Fanconis, glucosuria),

          o acute tubular necrosis (ATN), veya

          o distal renal tubular acidosis (RTA) olarak görülebilir.

    o

    * bilürubin safra taşları, intravasküler aku meloiz nedeni ile olur.

    * ani serum bakırı yükselmelerinde akut intravasuküler hemoliz (coombs negatif hemolitik anemi krizi) ve akut fulminan hepatik yetmezlik olabilir.

    * böbrek taşları ve kalp rahatsızlıkları

 

 

 

 

Fizik Muayene

 

wilson hastalığı fizik muayene bulguları nelerdir?

 

    * davranış bzuklukları, hemolize bağlı solukluk veya sarılık

    * ağızdan salya akması

    * slit -lamp muayenesinde göz bulguları

    * Kayser-Fleischer (KF) halkası: kornea nın desement zarında olur. nörolojik bulguları olanda vardır. 1-3 mm ve korneanın üst kesimlerinde görülür.

    * katarak :sunflower cataracts - ayçiçeği karatarktı , tedavi ile K_F halkalarından daha çabuk geriler

    * Jinekomasti

    * hepatomegali, hepatik hassasiyet

    * hareket bozuklukları, tremor, koordinasyon bozukluğu, maske yüz,distoni ve atetoz görülebilir.

 

 

 

 

Tanı

 

wilson hastalığı tanısı nasıl konulur?

 

Tanı için yapılması gereken testler

 

    * KF halkası,

    * düşük seruloplazmin ( eğer > 30 mg/dL üzeri olursa tanı ekart olur),

    *  serbest serum bakırı,

    * idrarda bakır atılımı,

    * karaciğer biyopsisi ile karaciğerde bakır miktarı,

    * seuloplasmin e radyoaktif bakır yüklemesi

 

kesin tanı için olması gereken şartlar

 

    * KF halkası + düşük seruloplasmin

    * düşük seruloplasmin + karaciğer kuru dokuda bakır > 250 mcg/g olması

    * KF halkası + hepatic copper > karaciğer kuru dokuda bakır > 250 mcg/g olması

 

yapılacak testler

 

    * ceruloplasmin,

          o %85-95 düşer, akut faz reaktanı olduğu durumlarda kaut olay geçtikten sonra tekrarlanmalıdır.

    * slit lamp göz muayenesi,

    * 24-saat idrarda bakır,

          o > 100 mcg/24 saat, yakınmalı hastalarda

    * serbest bakır artar

    * CBC, PLT, idrar tetkiki

    * AST> ALT olabilir alkolik hepatitde olduğu gibi

    * D-penisilinamin provakasyon tesi

          o seruloplasmin ve 24 saat idrarda bakır testleri ile tanı konamazsa 500 mg d -penisilinamin verilip 24 saat idrar toplanır. >500 mg idarda bakır çıkarsa tanısaldır. 100-500 mg arası değerlerde karar verilemez.

 

Görütüleme

 

    * T2-MRI da kaudat ve putamende atrofi ve yoğunluk artışı

    * Beyinde fokal kavitelerle giden dejeneratif değişiklikler

 

 

 

 

Ayırıcı tanı

 

wilson hastalığndaı ayırıcı tanılar nelerdir?

 

 

 

    * bilyer tıkanıklıklar

    * alkolik siroz

    * kriptojenik siroz

    * ITP,

    * viral veya ilaca bağlı hepatitler

 

 

 

 

Önleme ve proflaksi

 

wilson hastası olan kişilerin yakınlarında tarama nasıl olmaldıır?

 

    * aile efradı slit lamp göz muayenesi ve seruloplazmin düzeyi bakarak taranmalıdır.

    * 4 yaş altında taramaya gerek yoktur.

 

 

 

 

Tedavi

 

wilson hastalığı tedavisi nasıl yapılır?

 

Diyet:

 

    * düşük bakır diyeti (kabuklu su hayvanları, karaciğer, kabuklu yemişler, çukulata, mantarlardan sakınılmalıdır)

    * yumuşatıcı kullanılan sulardan kaçının

 

İlaçlar:

Çelasyon: ömür boyu sürmelidir. çelasyonun ani kesilmesinde oluşacak ani bakır yükselmesi ölümcü karaciğer yetmezliği ve akut hemolize yol açabilir.

 

    * D-penicillamine (dimethylcysteine) ilk tercihtir. serum bakırını düşürür

          o başlangıçta 1-2 g/gün 4 dozda yemeklerden 30 dak önce veya 2 sat sonra verilir.

          o idame dozu 0.5-1 g/gündür, maksimum doz 3-4 g/güne acil durumlarda çıkılabilir.

          o Beraberinde piridoksin 25 mg/gün verilmelidir.

          o Tedavi başlangıcında ilk günlerde yakınmalarda geçici artış olabilir.

          o Yan etkiler:

                + Erken hipersensitivite: % 20, ilk 1-3 haftada

                      # ateş

                      # kaşıntılı makulopaüler döküntüler

                      # LAP

                      # granulositopeni

                      # trombositopeni

                      # bu durumda ilaç 0.25 g/gün e düşülür ve günde 20-30 mg prednison eklenir. hipersensitivite ortadan kalkınca ilaç 2 haftada tam doza döülür, daha sonra steroid yavaşçca kesilir.

                + Geç reaksiyonlar: % 3-7%

                      # Nefrotik sendrom

                      # Goodpasture-benzeri sendrom

                      # İlaç-güdümlü lupus,

                      # Kolestaz

                      # Disgeuzi

                      # myastenia gravis,

                      # IgA eksikliği

                      # polimyozit

                      # trombositopeni

                      # Agranulositoz

                      # aplastik anemi

                      # hemorajik penicillamin dermatopatisi

                      # bozulmuş yara iyileşmesi- ameliyatlar önsesi dozu azalat , 0.25-0.5 g/gün

                      # elastosis perforans serpiginosa (EPS)

                      # pemfigus

                      # lichen planus

                      # aftöz stomatit

    * EDTA (trientene, triethylene tetramine dihydrochloride) - serum bakırını artırır

          o 

                + 750-2,000 mg/gün üç dozda ve aç karnına alınır.

                + Demiri de çelate ettiğinden beraberinde demir replasmanı gerekebilir.

                + extrapiramidal bulgular düzelmeyebilir.

    * Çinko- Bakırın intestinal emilimini azaltır

          o 

                + elemental çinko sulfat veya asetat formu 150 mg gün yemeklerden 1 saat önce üç bölünmüş dozda verilir.

                + Asetat formu daha az GİS irritasyonu yapar.

                + çinko asetat, tükrük, mide özsuyu ve safraya salınan bakırın geri emiliminide engeller.

 

 

 

    * tetrathiomolybdate  nörolojik bulguları düzeltmede trientenden daha etkilidir.

          o  3x20 mg gün yemek aralarında kullanılır.

          o Çinko sulfat ile beraberde kullanılabilir.

          o ammonium tetrathiomolybdate 120-410 mg/gün dozda kullanlabilir.

 

Cerrahi:

 

    * fulminan karaciğer yetmezliğinde karaciğer nakli gerekir.

    * ileri evre siroz gelişenlerde karaciğer nakli

 

 

 

 

wilson hastalığında tedavi nasıl takip edilmelidir?

 

tedavi esnasında rutin takip yapılacak parametreler

 

    *

      serum bakır ve seruloplazmin

    *

      Karaciğer enzimleri ve INR

    *

      Fizik muayene

    *

      tedavi alırken yılda bir 24 saatte idrarda bakır ölçümü

    *

      tam kan sayımı,

    *

      idrar tetkili, d- penislinamin alanlarda proteinürü yönünden

 

yapılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

Çocukta Hepatomegali Sebepleri

I. Infeksiyonlar/inflamatuar durumlar:

 

       1. TORCH infeksiyonları

       2. Viral hepatitler

       3. Hepatik abse

       4. Parazitler:Visc. larval migrans, schistosomiasis, liver flukes

       5. Toksinler, ilaçlar

       6. Safra yolları tıkanıklıkları

 

II. Karaciğer konjesyonu (karaciğer kan akımın zorlanması ve karaciğerde kan göllenmesi)

 

       1. Sirozs/Wilson hastalığı

       2. portal ven, splenik ven darlıkları.

       3. Myeloid metaplazi

       4. Vinyl chloride

       5. Bilyer atrezi

       6. Sağ kalp yetmezliği

 

III. Depo hastalıkları

 

       1. Glikojen depo hastalığı

       3. Gaucher hastalığı

       4. Neimann-Pick hastalığı

       5. Porfiriler

       6. Amiloid

       7. Wilson hastalığı- bakır

 

IV. Infiltratif (işgal edici)

 

       1. Erythroblastosis fetalis

       2. Metastatic kanserler

       3. Histiositoz

       4. Lösemi, lemfoma

       5. Hepatoma

       6. Hepatic hematopoez

       7. Hemochromatoziz

       8. Amiloid

 

V. Intrinsik karaciğer hatalıkları.

 

       1. Siroz

       2. konjenital hepatik fibroz

       3. Multiksitik karaciğer/böbrek hastalıkları.

       4. Herediter hemorajik telanjiektazi

 

VI. Kuppfer hücre proliferasyonu (aşırı çoğalması)

 

       1. Sepsis

       2. Granulomatöz hepatit

       3. A Hipervitaminozu

 

 

 

Siroz

 

Siroz, karaciğerde kronik olarak hasar yapan ki birçok hastalığın son evresidir.

 

    * Hepatit B ve C gibi  viral hastalıklar,

    * Non alkolik steatohepatit (nash)

    * Alkol

    * Hemokromatoziz

    * Otoimmun hepatit

    * Primer bilyer siroz

    * Primer sklerozan kolanjit

    * Wilson hastalığı,

    * Diğer depohastalıkları

 

 karaciğerde için için devam eden bir iltihaplanmaya yol açarlar. Bu kronik sürecin sonucu olarak, karaciğer kendi dokusunu kaybederken, yerine fibroz doku geçer. Fibroz doku, karaciğerin yaptığı hiçbir görevi yapmadığı gibi, karaciğerde çekintilere yol açarak, karaciğerin sertleşmesine, küçülmesine neden olur.

 

siroz

 

Siroz gelişmiş karaciğer, günlük görevlerini yapamadığı ilk gibi, içinden geçen kan dolaşımına da engel olur.

 

Siroz hastalarında bir süre sonra bazı komplikasyonlar ortaya çıkar.

 

    * Assit

    * Ayaklarda ödem

    * Kan kusma

    * Bilinç bulanıklığı

    * Sarılık

 

gözde sarılık

 

    * Ciltte örümcek benzeri – küçük damar ağları

    * Kuvvetsizlik

    * Kilo kabı

    * Cinsel duygu kaybı

    * Kanayan hemoroidler

 

Ek bulgu ve yakınmalar:

 

    * İdrar miktarında azalama

    * Genel ödem

    * Soluk ve kil rengi dışkı

    * Diş eti ve burun kanamaları

    * Ginekomasti- erkeklerde meme büyümesi

    * Karın ağrısı

    * Hazımsızlık

    * Ateş

 

Yakınmalar sinsice gelişir veya bazen yakınma olmayabilir.

Bulgu ve testler

 

Büyümüş bir karaciğer ve dalak , şiş bir karın, sarılıklı gözler, ciltte örümcek benzeri damar ağları, ginekomasti,  palmar eritem (avuç içi kızarıklığı),  testislerde küçülme, parmaklarda kontraksiyonlar, karın duvarı venlerinde belirginleşmeler görülebilir.

 

 siroz ve assit sıvısı

Karaciğerde sorun olduğunu gözteren testler:

 

    * Anemi (tam kan sayımı)

    * Pıhtılaşma bozuklukları 

    * Yükselmiş karaciğer enzimleri

    * Bilirübin yüksekliği

    * Düşük serum albumin

    * Karaciğer büyümesi veya küçülmesi

 

Karaciğer biyopsisi siroz tanısı teyit ettirir.

 

Diğer bozukluklar:

 

    * Kolesterol 

    * Kompleman düzeyleri

    * Alpha-fetoprotein

    * Renin düzeyi

    * Serum magnezyum düzeyi

 

Tedavi

 

Tedavi de hedef sirozun komplikasyonlarına müdahele ve karaciğerin daha fazla ilerlemesini durdurmaya yönelik olmalıdır.

 

    * Zararlı ilaçlar ve alkol bırakılmalıdır. 

    * Kanayan özofagus varisleri gastrokopi ile band ligasyonu veya sklerozan ajan injeksiyonu ile tedavi edilmelidir. 

    * Karında toplanan asit sıvısı diyüretikler, tuz ve su kısıtlama, ve asit sıvısının boşaltılması (parasentez) metodları ile tedavi edilir. 

    * Pıhtılaşma bozuklukları kan ürünleri (taze donmuş plazma) veya vitamin K enjeksiyonları ile tedavi edilmeye çalışılır.

    * Ensefalopati- hepatik prekoma veya koma- laktuloz, antibiotikler, protein kısıtlaması ile tedavi edilir. 

    * Enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilir. 

    * Siroz ilerler ve hayat tehdit edici hale gelirse – karaciğer nakli yapılmalıdır.

 

Komplikasyonlar

 

    * Özofagus varisleri

    * Portal hipertansiyon

    * Hepatik ensefalopati

    * Asit

    * Bakterial peritonit- asit sıvısının bakterileri ile enfekte olması

    * Sepsis

    * Karaciğer kanseri (hepatosellüler karsinom)

    * Böbrek yetmezliği (hepatorenal sendrom)

    * TIPS (transjugular intrahepatic portosystemic shunt) işlemi bu komlikasyonların bazılarında uygulanan ve portal basıncı düşürmeye yarayan bir şant işlemidir.

 

Önleme

 

Alkolden uzak durunuz.

 

Damar içi uyuşturucu ilaçlar, diğer uyuşturuculardan uzak durunuz.

 

Hepatit B ve hepatit a aşılarını olunuz.

 

 

 

 

Kronik hepatit b

 

Genel Bilgi:

 

 Dünyada yaklaşık 350 milyon kişi infektedir. Ülkemizde toplum sıklığı bölgelere göre değişmekle beraber % 5-9 arasında değişen sıklığı vardır. Bazı kişiler virüsü sadece taşıyor olsada bir kısmında kronik karaciğer hastalığı ve karaciğer harabiyetine gitmektedir. Bunun sonucu hastada oluşan ileri hastalıklar  siroz ve karaciğer kanseridir. Hastalığın seyri virüsü bebek iken veya ileri yaşlarda alınmasına göre değişir.

 

Erişkinde ani olarak başlayan halsizlik kırgınlıkla giden ve beraberinde sarılığında eşlik edebildiği akut hepatit tablosunu yapar.   Virüsü alan kişi virüsü vücuddan atamadığı takdirde, taşıyıcı veya kronik aktif hepatit B denilen süreğen durumlar ortaya çıkarabilir.

 

Bununla birlikte basit bir aşılama ile korunma mümkündür.

 

Kronik hastaların tedavisinde hergün daha başarılı ilaçlar üretilmektedir.

 

 Hastalığın yayılması ve istatistiki bilgileri

 

    *  HBV virüsü doğumda alınırsa %90 kronikleşir.

          o 1-5 yaşlarında alınırsa Ü %25-50 kronikleşir.

          o erişkinde alınır ise Ü %5 dir.

    *  Bulaşma yolları

          o  Kan ve kan ürünü transfüzyonu

          o  İğne batması, kulak delme, tatuaj gibi yollar

          o Cinsel temas (kondom veya prezervatif ile korunmak gerekir veya evlenmeden önce eşi aşılanmalıdır)

          o Doğum esnasında ve doğumdan hemen sonra bulaşma

                + Gebelerin rutin kontrollerinde bakılmalı ve hepatit B virüsü varlığı gebelik esnasında tesbit edilmelidir.

                +  Yenidoğan doğduğunda bir omuzdan koruyucu diğer kolundan aşı yapılmalıdır. %90 ın üzerinde koruyucudur.

          o  Hepatit b taşıyan bir kişiden organ nakilleri

          o  Sivrisinek ile bulaş hayvanlarda bildirilmesine rağmen insanda dökümante edilmemiştir.

          o Anne sütünde HBV gösterilmiştir. Ancak anne sütünden bulaş gösterilememiştir.

 

 Yüksek riskli gruplar

 

        * Sağlık personelleri: cerrahlar, patologlar, lab teknisyenleri, dişciler.

        * Aktif homoseksüeller.

        * Fahişeler (heteroseksüeller).

        * Hemodializ hastaları.

        * Devamlı kan almak zorunda olanlar. (hemofililer ve talasemi major gibi).

        * Bakımevi hastaları, bakıcıları ve yakınları.

        * IV ilaç kullanıcıları.

 

 

 

TANI

 

    * Serolojik olarak kandan konur.

    * Hbs Ag + ise virüs vardır.

    * Anti hbs + ise hasta virüsü yenmiş ve korunur durumdadır.

    * Anti Hbc IgM yakında geçirilen akut hastalığı gösterir.

    * Diğer kan testleri

    * HBV DNA ölçümleri

 

 

 

KLİNİK BULGULAR

 

Çocuklarda şikayetler daha az belirgin ancak kronikleşme fazla iken erişkinde yakınmalar daha şiddetli belirgin olurken kronikleşme daha azdır.

 

 

 

AKUT HEPATİT B

 

   kuluçka dönemi 1-4 aydır. Virüs yükü fazla ise bu süre kısalır.

 

Çabuk yorulma, bulantı kusma, hafif ateş, kas ağrısı, tat ve  koku alma değişiklikleri, 1-3 ayda hastalar iyileşir. Karaciğer enzim testleri normale geldikten sonrada bazı hastalarda halsizlik devam edebilir.

 

    Bazı akut hepatitlerde ölümcül (Fulminan) yetmezlik gelişebilir. Bunlarda bilincçte bozulma görülür.

 

   Fizik muayenede sarılık, karaciğer ve dalak büyümesi görülebilir. Karaciğer bölgesi ağrılı ve hassas olabilir. Ölümcül yetmezlik formunda karaciğer giderek küçülebilir.

 

 

 

KRONİK HEPATİT B

Belirti ve bulgular

 

    *

 

         Kronik HBV yakınmasız olabilir veya yorgunluk gibi özgül olmayan bir belirti verebilir. İleri derecde ise sarılık görülebilir. Hafif hassas bir karaciğer büyümesi, ileri olgularda dalak büyümesi olabilir. Cilde örümcek benzeri damarlanmalar, avuç içi kızarması görülebilir. Siroz gelişti ise karında su toplanması asit, sarılık, yemek borusunda oluşan varislerde kanama, ayaklarda şişlik ve koma ve yarı-koma görülebilir.

 

 

 

karaciğer dışı hastalıklarda yapabilir.

 

 Bir çoğu HBV ye bağlı oluşan antijen-antikor kompleksleri ile alakalı olduğu kabul edilir.

 

    *

 

      Serum sickness disease

    *

 

      Poliarteritis nodosa

    *

 

      Glomerulonefritis

    *

 

      Esansiyel mixed kriyoglobulinemi

    *

 

      Papuloacrodermatitits (Gianotti’ ds)

    *

 

      Aplastic anemi

 

 

 

Tedavi

 

 interferon

 

 Tedavide pegile edilmiş interferon denilen 6 ay- ila 12 ay kadar süren iğne tedavisi verilmektedir. Bu tedavi ile sınırlı süre tedavi alınır. Kalıcı olarak virüsten kurtulma %15-30 arasında değişmektedir.

 

Yan etkileri

 

Başlangıçta grip benzeri yakınmalar

 

Yorgunluk

 

hafif saç dökülmesi

 

trombositopeni ve nötropeni

 

hipo ve hipertiroidi. (Tiroid bezinin az veya çok çalışması)

 

Duygusal ve davranışsal bozukluklar (anksiyete , irritabilite ve depresyon gibi)

 

 Ağızdan alınan ilaçlar- Antiviral ajanlar

 

 Ağızdan alınan haplarda tedavide kullanılmaktadır.

 

Bu tedavilerde virüsten tamamen kurtulma ve ilacı bırakılabilmesi günümüzde mümkün değildir. Bu ilaçlar alındığı sürece virüsü baskılayarak faydalı olurlar.

 

 LAMUVİDİNE – Zeffix

 

 ADEVOFİR - Hepsera

 

 ENTACAVİR- Baraclude

 

 

 

Bu ajanlar genelde yan etki yönü ile daha kabullenilebilirdirler. Yan etkileri arasında, kan yıkılması (hemoliz) , böbrek sorunları yapabilirler. Virüsler yıllar içinde bu ilaçlara belirli oranlarda direnç geliştirebilirler.

 

 

 

 

Hepatit B li hastalarda gebelik ve emzirme

 

Hepatit B ve gebelik ve emzirme

 

Hepatit B virüsü taşıyan annelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski vardır. Bununla birlikte doğum sonrası anneden çocuğa geçiş krounma yapılmaz ise %90 ları bulmkata ve bu çocuklar ileride kronik taşıyıcı ve kronik hepatit B ile yüzyüze kalmaktadır.

 

Doğumdan hemen sonra ilk 12 saatte bir omuzdan H-BIG (hiperimmun globulin G)diğerinden ise hepatit B aşısı yapılmalıdır. Bu  uygulama ile %90 üzerinde korunma sağlanır.

 

Anne sütü ile bulaş %5 lerde kabul edilir. Pratikte yok kabul edilebilir görenler olduğu gibi meme başındaki çatlakardan çocuğa bulaşın önemli olabileceğini savunanlarda vardır. Aşı uygulaması olamayan ülkelerde hepatit B li annenin emzirmeyi kesmesi önerilmez. Bu durumda mümkünse hepatit B olmayan bir süt anne uygulaması daha güvenilir bir metoddur.

 

 

Önleme ve proflaksi

 

Hepatit B li gebe hastalarda hangi doğum şekli önerilir?

 

Hepatit B li gebelerde sezeryan her ne kadar çocuğa bulaşı azaltabileceği varsayılarak önerilsede, aşılamalar ile birlikte normal doğumla sezeryan arasında doğum sonrası bulaşda fark yoktur. pasif immun globulin ve aşılar daha belirleyicidir. Bu yüzden Dünya sağlık örgütü hepatit B li annelerde sezeryan ile doğumu önermez.

 

 

Hepatit B li gebe anneden doğan bebeklere korunma için ne yapılmalıdır?

 

Bu bebeklere ilk oniki saatte bir omuzdan H-BIG hiperimmunglobulin B diğerinden hepatit B aşısı yapılmalıdır. Aşılar doğumda ,birinci ayda ve altıncı ayda olmak üzere tekrarlanmalıdır.

 

bu yaklaşımla >%90 üzerinde korunma sağlanır.

 

HBe + olan annelerde HBe ag - olan annelere göre bulaş riski daha fazladır.

 

Aşı ve pasif immunglobulin verilmesiği takdirde bebeğe bulaşma oranı %90 ların üzerindedir. bu çocuklar uzun süre kronik taşıyıcı olurlar ve bir süre sonra kronik hepatit B gelişme riski fazladır.

 

Kronik hepatit B hastalarda siroz ve karaciğerinden ölme riski %15-25 oranındadır.

 

Aşı olma imkanı olmayan az gelişmiş ülkelerde bebeklerin emzirmesi kesilememlidir. zira emzirilmeyen bebeklerdeki daha erken ölüm riski hepatit b ye bağlı jomplikasyonların önüne geçer.

 

 

 

Hepatit C nedir?

 

Hepatit C , hepatit C virüsü (HCV) tarafından oluşturulan bir karaciğer hastalığıdır. Virüs hastanın kanında ve karaciğer hücrelerinde yer alır. enfekte kişinin kanı ile temas sonucunda başka kişilere geçebilmektedir.

 

Yakınması olmayan ve tesadüfen Hepatit C virüsü taşıdığını öğrenen birisi neler yapmalıdır?

 

    * Bir gastroenteroloğa başvurmalıdır.

    * ALT, AST, Kantitatif HCV RNA testi yaptırmalıdır. Bunların sonucuna göre tedavi alıp almayacağınız belirlenecektir.

    * Hepatit B den farklı olarak bu hastalarda ALT ve AST normal iken de tedavi almaları söz konusudur.

    * Alkol içmeyiniz

    * Almakta olduğunuz tüm ilaçları ve bitkisel ajanları doktorunuza bildiriniz.

    * Hepatit A ve Hepatit B için aşılarınız olunuz.

 

Risk Faktörleri

 

Hepatit C virüsünü nasıl almış olabilirim?

 

HCV genel olarak enfekte bir kişinin kanı ile temas sonunda bulaşır.

 

    * Uyuşturucu hiç kullandınız mı?

    * Pıhtılaşma hastalığınız varmı, hemofili gibi, ve hiç kan ürünü veya pıhtılaşma faktör tedavisi aldınız mı?

    * Size kan transfüzyonu yapıldımı? ve organ nakledildimi?

    * Diyaliz hastasımısınız?

    * Sağlık çalışanımısınız, elinize kan alınan enjektörlerden batma oldumu? veya elinize baikalarının kanı temas ettimi?

    * your mother had hepatitis C at the time she gave birth to you.

    * Sizin doğumunuz döneminde anneizde hepatit c varmıydı?

    * hepatit c li biri ile aynı evde yaşarken diş fırçası ve traş bıçağı gibi üzerinde kan olma ihtimali olan şeyleri paylaştınızmı?

 

Cevaplarınızdan biri veya fazlası pozitif ise bu yollarla hepatit c virüsü kapmış olabilirsiniz.

 

Hepatit C hastasıyım, başkalarına bulaştırmamak için nasıl davranmalıyım?

 

    * Kan, organ, doku veya sperm bağışında bulunmayın.

    * diş fırçası, traş bıçağı veya benzeri üzerinde kanınınız olabilecek eşyalarınızı başkaları ile paylaşmayın.

    * Kesiklerinizi veya açık yaralarınızı kapatın.

    * uzun süredir tek ve sabir bir cinsel partneriniz var ise ona HCV bulaştıma şansınız çok düşüktür. cinsel aktivitelerinizde değişiklik yapmanıza gerek olmaz. bu düşük oranıda kaldırmak isterseniz, latex preservatifler kullanabilirsiniz. bu arada eşinizi anti hcv varlığını açısından test edilmesi ve durumunun bilinmesi kararlarınızda yol gösterici olabilir. örneğin eşiniz anti hcv pozitif ise korunmaya hiç gerek yoktur. 

 

 

Kronik hepatit C de eşlere cinsel bulaş söz konusu mudur?

 

% 5 oranında cinsel bulaş söz konusudur. bu oranın düşüklüğü nedeni ile aşlar arası prezervatif ile korunma yapılıp yapılmaması eşlere bırakılabilir.

 

Kronik hepatit C li anneden doğan çocuklarda durum nedir?

 

Kronik Hepatitli annelerden doğan her yüz çocuğun 5 inde  (%5) hepatit C virüsü doğum sonrasında rastlanır. bu durumu engellemek için şu an yapılacak bir şey yoktur. ancak bu çocukların takiplerinde şu ana kadar ki bulgularla sorun oluşturmadıkları görülmektedir. yıllar sonra değişen bir durum olurmu? bu konuda bilimsel veriler henüz yoktur.

 

Kronik hepatit C li kişilerin yaşantısında bir kısıtlama yapılması gereklimidir?

 

Hayır.

Bu kişilerin iş hayatında, okulda, oyunlarda, çocuk bakımında ve diğer işlerde hepatit c durumuna göre bir kısıtlanmaya tutulmaları gereksizdir.

 

Hepatit C virüsü hangi şekillerde bulaşmaz?

 

Hepatit C virüsü şu yollarla bulaşmaz

 

    * Süt emzirme

    * Hapşurma

    * öpmek, sarılmak

    * Öksürme

    * bardak , kaşık ve çatalların ortak kullanımı

    * gıda ve su ile

    * tesadüfi dokunma

 

 

Tedavi

 

Kronik hepatit C nin tedavisi varmıdır?

 

Pegile interferon ve ribavirin kombinasyonu ilk seçenektir..

tedavi ile virüsten tamamen kurtulma şansı Ib tipi HCV için %50 lerde , diğerlerinde %90 lara kadar çıkmaktadır.

 

Interferon monotherapisi ribavirin kullanılması kontraendike olan kişilerde yapılır. ribavirin tek başına kronik hepatit C etkisizdir.

 

Prognoz

 

Hepatit C nin prognozu nasıldır?

 

Hepatit C bazı kişilerde ciddi seyrederken bazılarında yavaş seyirli olabilmektedir. Akut hepatit C geçirdiktikten sonra %20 hastada yaklaşık 20 yılda siroza ilerleyiş olabilmektedir. bu hastaların bir çoğunda yakınma yoktur. veya hafif bir kronik halsizlik vardır. bir çoğu başka bir nedenle incelenirken karaciğer enzimlerinin yüksekliği ile tesbit edilebilir.

 

günümüzde klasik tedavisi pegylated interferonler+ ribavirin ile tedavi şansı %60-90 lara kadar yükselmiştir.

 

 

Karaciğer enzim yüksekliği yapan ana sebepler  ve yapılması gereken testler aşağıdadır.

 

6 ayı aşan karaciğer enzim yüksekliklerinde sebep bulunamaz ise mutlaka karaciğer iğne biyopsisi yapılmalıdır.

 

Sebebi anlaşılan karaciğer enzim yüksekliği durumlarında yapılacak tedavi planını belirlenmesi için karaciğer biyopsi yapılabilir.

 

Buna doktorunuz karar verecektir.

 

En sık sebepler:

 

    * viral hepatitler

          o Hepatit B, C, A, Delta

            

                + Testler:  HBs ag, anti hbs,  anti hcv, hav IG G , hav  IgM,  anti delta (akut yükseliklerde tümü, kronik orta seviyeli yüksekliklerde seçici olunmalıdır)

    *  NASH

          o non alkolik hepatosteatoz

                + diğer sebepler ekart edilerek tanı konur

                + abd usg  de hepatosteatoz görülür.

    * Alkolik hepatitler

          o öyküden anlaşılır

    * hemokromatoziz

          o Serum demiri, demir bağlama kapasitesi, ferritin, transferrin saturasyonu

    * alfa 1 antitripsin eksikliği

          o kanda alfa 1 düzeyi

          o protein elektroforezinde alfa bandının görülmemesi

 wilson hastalığı

 

    * kanda seruloplazmin düzeyi

    * 24 saat idrarda bakır düzeyi

 

Otoimmun hepatit

 

    * ANA, ASMA, Anti LKM1, p-ANCA vb

 

primer bilyer siroz

 

    * AMA-M2

alıntı; saglikdanis.com

 



Diğer Hastalıklar - Tıkla

 

  0 542 252 70 62
  0 532 402 77 44

0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
    

0 532 790 41 90  Şikayetleriniz
0 532 402 77 66  Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi



 

Karaciğer Yenilenmesi Yazıları Bilgi Amaçlıdır. Karaciğer Yenilenmesi Bilgileri İlaç ve Doktor Yerine Tedavi Etmez.