Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

Performans Macunu


Korean Ginseng


Saw Palmetto

Aşk Kahveleri


Aksu Vit


Epimedium Kapsül


Complete Men's

 

Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
 
Vitamin E - Selenium
Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Arı Sütü
www.birtat.com.tr


Salyangoz Kremi
Mavi Anemone Kremi
Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Güneş Kremleri
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Temizleme Tonikleri

Vitamin - Mineral
 

Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu
Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik
İç Hastalıkları - Ağrı
Kadın Hastalıkları - Regl
Kalp - Damar Tansiyon
Ortopedi - Romatizma
Psikiyatri - Uykusuzluk
Vitamin - Mineral

Ömer Coşkun Ürünleri
Tansalp Çaylar - Form, Nicdur

Hastalıklar Rehberi
Bitki Ürünleri
Bitkilerle Sağlık
Bitkisel İlaç - Desteği
Bitkisel Tedavi
Hasta Olmak İstemiyorum
Hastalıklara Şifalı Bitkiler
Şifalı Bitkilerin Kullanışı
Diğer Ürünler -
Kuru Gıda - Kına Gecesi - Kuru Yemiş

Yeni Ürünler
TV Reklamları
Sağlık Ürünleri
Alternatif Tıp
Sağlık Önerileri
V-PİLLS - Geldi

Ala - Vitiligo Albumin Arı Sokması Bağırsak Tıkanıklığı Açlık Hissi Alerjik Reaksiyon Arı Sütü Bağırsak Yumuşaması Adale Kuvvetlendirici Alkol Toksinleri Arpacık Basur Memeleri Adaptasyon Alkolik Astım Basur Yarası Adaptojen Alyuvar Atar Damar Sağlığı Beden Adet Gecikmesi Alzheimer Atletik Yapı Bel Diski Adet Sancısı Ameliyat Sonrası Aybaşı Gecikmesi Bel Kayması Ağız Kokusu Anabolic Anabolizan Aybaşı Günleri Bel Sorunları Ağız Yaraları Andrepoz Azot Dengesi Beslenme Ağrı Kesici Anlama Yeteneği Bacak Ağrıları Bitkinlik Ağrılı Aybaşı Anne Sütü Arttırıcı Bademcik İltihabı Böbrek Yetersizliği Ağrılı İdrar Anti Bakteriyal Bağırsak İltihabı Böbrek Büyümesi Akciğer Hırlaması Anti Depresyon Bağırsak Kurtları Böbrek Çürümesi Akciğer İltihabı Anti Septik Bağırsak Lifi Boğaz İltihabı Akıl Hastalığı Anti Viral Bağırsak Rahatlatıcı Bronşit Öksürüğü Dalak Deri Pullanmaları Diş Apsesi Doğal Tedavi Damar Felci Destekleyici Ürünler Diş Çürümesi Doğum Yaklaşması Damar Genişletme Düşünceye Dalma Diş Eti - Diş Etleri Doğum Sancısı Damardaki Şeker Devamlı Hasta Diş Eti İltihabı Doğuma Hazırlık Damar Tıkanıklığı Devamlı İltihap Diş Parlaklığı Doğumu Kolaylaştırma Damarlardaki Kolesterol Devamlı Öksürük Diş Sağlığı Doku Yenilemek Damarlardaki Pıhtılaşma Dezenfekte Dış Tehdit Döl Yolu Akıntısı Damla Hastalığı Diabet Dişilik Organı Dolaşım Bozukluğu Dejenereratif Hastalik Dicalcium Diyete Destek Dolaşım Sistemi Demir Eksikliği Dil Dizanteri Doping Destekçileri Deniz Tutması Dil Çatlakları Dl-tocopherly Dudak Çatlaması Depresyon Dil Pası - Paslı Dil DNA Düş Kabusu Depresyon Tedavisi Dinçlik Verici Doğal Destekleyici Düşüce Bozukluğu Deri Elastikiyeti Direnç Doğal Dopingler Düzenli Sağlık Deri Kuruluğu Diş Ağrısı Doğal Savunma Düzenli Spor Egzama Oluşması Fıtık Göz Yorgunluğu İdrar Yolları Eklem Hastalıkları Fiziksel Yorgunluk Göz Kapağı İdrar Zorluğu Eklem İltihabı Frengi Grip Aşısı İdrarda Kan Ekstrasistol Funguslar Guatr İdrar Yanması El Titremeleri Geceleri İdrara Kalkma Güçlendiriciler İlaçların Yan Etkisi Endişe Geğirmek Gut Hastalığı İletitis Enerji Depolama Gelişme Bozukluğu Hafızaya Destek İnsulin Drenci Enfarktus Gençlik Bitkileri Hararet İron Enfeksiyon Gıda Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritimi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Noni Penis Enerjisi Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Sperm Sayısı Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerjik Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenium Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz Testeron Sağlığı Korumak Semptomplar Şişmanlama Testesteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

KARACİĞER FONKSİYON TESTLERİ 
 

Merhaba, Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  

Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi Gönderilecektir.

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

0 542 252 70 62
0 532 402 77 44

 0 464 217 18 81
 0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 





 

 İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.

 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

 

Bu bölüm  Doç.Dr.Oral Saygun gözetiminde Araş.Gör.Dr.Oktay Aydın tarafından hazırlanmıştır.

 

KCFT: Günlük hayatımızda rutin labratuvar tetkikleri esnasında istenen bazı karaciğer fonksiyon testleri ve böbrek fonksiyon testleri hakkında hastalara aydınlatıcı bilgileri bu alanda bulabilirsiniz.

 

AST (SGOT):

Normal değerler: 10-34 U/L

   Özellikle karaciğer başta olmak üzere, pankreas,  kas dokusu ve pek çok hücrede, hücre içi olarak yer alan bir enzimdir. Karaciğer hastalıklarına belirgin olmak üzere , bazı kalp hastalıklarında, travmalar sonrasında yükselebilen bir enzimdir.Bununla birlikte böbrek yetmezliği ve B vitamini eksikliklerinde düzeyi azalabilir

 

ALBUMİN:

Normal Değerler: 3,8-5,4 g/dl

 Albumin; Karaciğer tarafından sentezlenen ve  pek çok iyon, metabolit, ilaçları bağlayan bir proteindir. Karaciğer sirozu, malnutrisyon dediğimiz bir tür beslenme bozuklukları , kanser hastaları gibi pek çok hastalıkta albümin değeri düşer.

 

ALKALEN FOSFATAZ:

Normal Değerler: : 30-90 U/L(çocuklarda bu değer 300e kadar çıkabilir)

Vücuttaki alkalen fosfatazın büyük bir kısmı osteoblastlar tarafından oluşturulur. Karaciğer ,pankreas hastalıklarında, safra yollarının taş ile tıkanmasında Paratiroid bezin fazla çalıştığı durumlarda, bazı kemik hastalıklarında değerleri yükselebilir

 

ALT (SGPT):

Normal değerler:9-43 U/L

Siroz, akut hepatit gibi karaciğer hastalıkları, kalp krizleri, kullanılan bazı ilaçlara bağlı kan değeri yükselebilir.

 

AMİLAZ:

Normal değerler: <82 U/L

Başlıca üretim yeri pankreas olması sebebiyle özellikle akut pankreatit, kronik pankreatit, kolesistit gibi rahatsızlıklarda kan değeri yükselir. Ayrıca ülsere bağlı perforasyon(delinme) safra kesesi taşlarında da değeri yükselebilir.

 

BİLİRUBİNLER:

Normal Değerler: Total Bilirubin: <1,0mg/dl

Direkt Bilirubin: <0,25mg/dl

Bilirübin kandaki eritrosit(kırmızı küre) lerin parçalanması sonucu ortaya çıkar. Bazı metabolik hastalıklar, karaciğer hastalıkları, safra yolları hastalıkları, yada kan kırmızı kürelerin vücutta hızlı yıkılmalarını takiben kanda değerleri yükselebilir.

 

GGT (GAMAGLUTAMİLTRANSFERAZ):

Normal değerler: 11-43 mg/dl

Karaciğer hastalıklarında ve özellikle alkole bağlı karaciğer hastalıklarında daha değerli bir enzimdir. Ayrıca safra kesesi taşı, bu taşa bağlı safra yolları tıkanıklığı, pankreas hastalıklarında da kan değeri yükselir..

 

ÜRE :

Normal değerler:10-50 mg/dl

İnsan vücudunda metabolizma sonrası karaciğerde oluşan azotun yaklaşık %95'i böbreklerden atılır. Atılan azotun çok büyük bir kısmını ise üre meydana getirir(yaklaşık%80) .Doğal olarak böbrek fonksiyonlarındaki bozulma durumunda ürenin kan değeri yükselir.

 

ÜRİK ASİT:

Normal değerler:3,4-7,0 mg/dl

Üretilen ürik asitin ¼ ü sindirim sistemi kalan ¾ lük kısmı ise böbrekler yoluyla atılır. Gut hastalığı bazı metabolik hastalıklar, kan yıkımı ile birlikte giden anemiler, bazı malign(kanser) hastalıklarda kan değeri yükselebilir.

 

KREATİNİN:

Normaldeğerler:0,7-1,5mg/dl

Glomerüler filtrasyon hızı dediğimiz böbreğin süzme hızını değerlendirmede kullanılan bir değerdir. Böbreğin çalışması hakkında bize bilgi verir. Böbrek hastalıkları ve yetmezliklerinde, enfeksiyon ve sıvı kayıplarında, böbrek sonrası üriner sistem tıkanıklıklarında kan değeri yükselir.

 

KARACİĞER KANSERİ

Karaciğerin en çok görülen primer kanseri hepatosellüler karsinom olup, en sık görülen malign tümörlerden biridir. Hepatit B ve hepatit C ile ilişkili olarak asya ve afrikada insidans artmıştır. Ayrıca, başta siroz olmak üzere aflatoxine maruz kalmak, metabolik hastalıklar, nitritler, hidrokarbonlar ve organik çözücüler de etyolojide hızlandırıcı etmenlerdir. Sirotik karaciğeri olan hastalarda kanser genellikle 50-60 yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

 

Çoğu hastada semptomlar kanserin ileri derecede büyümesi ile ortaya çıktığından, tanı da geç konmaktadır. Semptomlar üst karın ağrısı, abdominal kitle, kilo kaybı, ascites, iştahsızlık ve portal hipertansiyon bulgularıdır.

 

Büyük safra yollarına bası ile tıkanma sarılığı bulguları ve hipoglisemi, hiperkalsemi, hipertrofik pulmoner osteoartropati gibi paraneoplastik bulgular olabilir.

Hastaların çoğunda Alfa fötoprotein seviyeleri yükselmiştir.

Tanıda USG, CT, MR ve anjiografi kullanılır.

 

Halen en iyi tedavisi, eğer mümkün ise, tam cerrahi rezeksiyondur. Ancak çoğu hasta tanı konduğu anda tam cerrahi rezeksiyon şansını kaybetmiştir. Uygun vakalarda hem postoperatif nüksü hem de postoperatif karaciğer yetmezliğini azaltmak için karaciğer transplantasyonu uygulanabilir. Bunun yanında kanser hücrelerini hasara uğratacak kriocerrahi, radyofrekans ablasyon, perkütan alkol enjeksiyonu gibi metodlar da vardır. Tam cerrahi rezeksiyonu mümkün olmayan vakalarda anjiografi ile karaciğer kanserinin bulunduğu karaciğer kısmının damarının tıkanarak kanserli dokunun kan akımının durdurulması işlemi uygulanabilir.

 

KARACİĞER METASTATİK TÜMÖRLERİ:

Karaciğerin kötü huylu tümörleri arasında en sık rastlanılanıdır. Kanserden ölen hastalarının yarıya yakınında karaciğerde metastaz bulunduğu tespit edilmiştir. Karaciğer metastazı olan hastalarda karın ağrısı, sarılık, kilo kaybı, yorgunluk, karaciğer enzimlerinin yükselmesi görülebilir.

 

Karaciğer enzimlerinden özellikle ALP ve AST yüksekliği dikkat çekmekle birlikte tanıda en önemli yöntem kontrastlı BT (Bilgisayarlı Tomografi) dır. Karaciğerdeki metastatik tümörün tedavisinde tümörün çıkarılması, radyoterapi, tümörü besleyen arterin kapatılması gibi pek çok farklı tedavi yaklaşımı mevcuttur. Tedavide izlenecek yol primer tümörün türü, tümörün yerleşimi, hastanın durumu gibi pek çok kriterin, kapsamlı bilgi ve tecrübeye sahip cerrahi bir ekip tarafından değerlendirilmesiyle belirlenir.

 

KARACİĞER HEMANJİOMU:

Hemanjiomlar iç organlar arasında en sık karaciğerde bulunur. Karaciğerin en sık rastlanan nodülü olup, kadınlarda 5 kat daha sık rastlanır. Genellikle 50mm altında olup, bulgu vermez. Çoğunlukla MRI, Tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ile tesadüfen saptanır. Boyutları büyük dahi olsa hastada bulgu vermeyebilir.

 

Tanısı Ultrasonografi, Tomografi, MR ve Sintigrafi ile konulur. Hemangiom tespit edilen hastalarda yaklaşım hastanın düzenli aralıklarla takibidir. Boyutları büyük dahi olsa hastada bulgu oluşturmayan, hızlı büyüme tespit edilmeyen, travma riski taşımayan hemanjiomlarda düzenli aralıklarla takip önerilebilir. Nadiren gerekmekle beraber, tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

 

HEPATİK ENSEFALOPATİ:

 

Belirgin karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda başka bir sebeple açıklanamayan nörolojik ve psikiatrik bulguları içeren ve henüz sebebi tam olarak açıklanamamış klinik bir tanıdır. Akut karaciğer yetmezliği, siroz ve

portosistemik şantlı hastalarda görülür.

 

Hepatik Ensefalopati üç gurupta değerlendirilir

*Akut karaciğer hastalarında ani olarak gelişen ve karaciğer hücre yetersizliğine bağlı Hepatik Ensefalopati

*Belirgin karaciğer fonksiyon bozukluğu olmaksızın gelişen ve daha hafif seyreden porto-sistemik şantlı hastalardaki Hepatik Ensefalopati.

*Kronik karaciğer hastalığı ve sirozu olan hastalarda gelişen Hepatik Ensefalopati.

 

Kronik karaciğer hastalığı olan hastalarda gelişen Hepatik Ensefalopati klinikte en sık rastlanan gruptur ve hastalığın klinik seyrine göre akut, kronik ve subklinik Hepatik Ensefalopati paternleri vardır.

 

Hastalığın oluş mekanizması tam olarak aydınlatılamamakla beraber asıl problem karaciğer fonksiyon bozukluğu olarak kabul edilmektedir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu sonucu özellikle amonyağın vücuttan uzaklaştırılmasındaki aksama en çok üzerinde durulan faktördür.

 

Amonyağın beynin enerji metabolizmasını etkilediği, nörotransmitterler üzerine etkisi ile beyinde sinir ileti ve uyarılabilirliğini etkilediği bilinmektedir. Ayrıca kan-beyin bariyerindeki değişiklikler, metabolik değişiklikler, manganez seviyesindeki artış Hepatik Ensefalopati hastalarında nedene yönelik dikkati çeken diğer hususlardır. Sindirim sistemi kanamaları, infeksiyon, hastanın genel bakımının kötü olması, kullandığı ilaçlar da Hepatik Ensefalopati gelişimini kolaylaştırmaktadır.

 

HEPATİTLER

Hepatit A nedir?

A hepatiti Hepatit A Virüsü (HAV)’nün neden olduğu ve özellikle sarılık ve karaciğer tutulumu ile karakterize bir infeksiyon hastalığıdır. Gelişmekte olan ülkelerde çocukların çoğu yaşamlarının ilk 10-15 yılında sarılıkla veya sarılıksız olarak HAV infeksiyonunu geçirmektedirler. Bu çocuklar hastalığı büyük çocuklara ve erişkinlere bulaştırırlar. Hepatit A toplumda hastalığı geçirmemiş duyarlı olan herkesi etkileyebilir. İyi bir kişisel hijyen ve uygun sanitasyon hastalığı önleyebilir.

 

Hepatit A nasıl bulaşır?

Hepatit A dışkı ile atıldığı için kişiden kişiye dışkıyla kontamine eller, su, gıda veya her tür eşya ile bulaşabilir. Virüs sanitasyon ve hijyen eksikliği olan her yerde kolaylıkla yayılabilir. Hepatit A’lı kişi hem evdeki diğer kişilere hem de seksüel partnerlerine hastalığı bulaştırabilir.

 

Hepatit A yiyecek veya su ile bulaşır mı?

İnfeksiyonlu hastalar dışında hepatit A; meyve ve sebze gibi kontamine yiyeceklerden de bulaşabilir.

Ayrıca midye gibi kontamine kabuklu ve kabuksuz deniz ürünlerinden bulaşabildiği gibi kontamine suyun içilmesi veya buzun yenmesi ile de bulaşabilir.

 

Hepatit A evcil hayvanlardan bulaşır mı?

Bulaşmaz

 

Hepatit A’lı hastada görülen belirti ve şikayetler nelerdir?

Çocuklarda özellikle hiç belirtisiz olabilir.

Erişkinlerin dörtte üçünde belirti vardır ve bunlar birkaç gün sürer

Gözlerde sararma

İdrarda koyulaşma

Halsizlik

İştahsızlık

Bulantı, kusma

Karın ağrısı

Ateş

 

Ülkemizde sıklığı nedir?

Ülkemizde yaşa ve yöreye göre değişmek üzere hepatit A infeksiyonu %7.8 ile %88 gibi değişik oranlarda gözlenmektedir

 

Virüs alındıktan sonra hastalık kaç günde ortaya çıkar?

Hepatit A’nın inkübasyon süresi 15-45 gün arasında değişmekle birlikte ortalama süre yaklaşık 28 gündür.

 

Hepatit A hangi dönemde bulaşır?

Hastalar belirtiler çıkmadan 1 hafta önce ve hastalık döneminde hepatit A’yı bulaştırabilir. Belirtisiz kişilerde virüsü dışkı ve vücut çıkartıları ile yayabilir.

 

Hepatit A infeksiyonu tamamen iyileşir mi?

Hepatit A kronikleşmez (müzmin). Fakat nadiren ağır seyredebilir ve ölümle sonuçlanabilir.

 

Hastalık tekrarlar mı?

Hastalık tekrarlamaz. İyileşince hayat boyu koruyucu bağışıklık bırakır.

 

Hepatit A infeksiyonları ne kadar ciddidir?

İnfeksiyon bir kişinin hayatını çok ciddi etkileyebilir. Hepatit A geçirenlerin yaklaşık % 15’i hastaneye yatmak zorunda kalır. Hasta işe gidemez, spor yapamaz ve alkol alamaz.

 

Hepatit A infeksiyonunun tedavisi var mıdır?

Akut viral hepatit A’da etkene özgül bir tedavi yoktur. Belirtiler başladıktan sonra infeksiyonun seyrini değiştirecek bir ilaç mevcut değildir. Hastaların çoğu evinde istirahat ettirilip, belirli aralıklarla kontrole çağırılarak takip edilir. Fulminan hepatit, koagülasyon bozukluğu, ensefalopati gibi komplikasyonları olan, şiddetli karın ağrısı ve kusması olan, bilirubin veya transaminazları yüksek düzeyde bulunan hastalar hastanede izlenir.

 

Bulaşma nasıl önlenir?

Banyo kullanıldıktan, bebek altı değiştirildikten sonra, yiyecek hazırlamadan ve yemek yemeden önce eller mutlaka yıkanmalıdır.

2 yaş üstü herkes iki defa aşılanmalıdır.

 

Hepatit A infeksiyonundan nasıl korunurum?

Aşı olarak

Çevremde risk altında olanlara aşı olmayı söyleyebilirim

 

Hepatit A infeksiyonunu şu anda veya daha önce geçirdiğim nasıl anlaşılır?

Tanı hastalığın belirtileri, muayene bulguları ve laboratuvar testleri ile konulur. Kesin olarak tanı koyabilmek için kan testi yapılmalıdır. ELISA ile kanda Hepatit A virüs antikorlarının (anti-HAV IgM ve IgG) varlığı gösterilmelidir.

 

Virüs nasıl elimine edilebilir?

HAV 85 ºC’de 1 dakikada ölür

Yiyecekler piştikten sonra tekrar kontamine olursa virüsü hala bulaştırabilir.

Suların yeterli klorlanması (1,5-2,5 mgr/lt) virüsü öldürür

 

Hepatit A geçiren hasta kan verebilir mi?

HAV kronikleşmediği için hastalık tamamen iyileştikten sonra hasta kan verebilir

 

Toplumdan Hepatit A yok edilebilir mi?

Hepatit A’nın tam olarak ortadan kaldırılabilmesi (eradike etmek) için sosyo-ekonomik düzeyin iyileştirilmesiyle birlikte yaygın olarak çocuk ve erişkinlerin aşılanması gerekmektedir. Hepatit A oranı toplumda 100 000 de 20’den yüksekse 2 yaşından büyüklerin hepsinin aşılanması önerilmektedir. Eğer oran 100 000 de 20’den küçük 10’dan büyükse tüm çocukların aşılanması önerilmektedir.

 

Hepatit A Aşısı

HAV: Hepatit A Aşısı, 6-12 arayla 2. doz olarak yapılır.

Ölü virüs aşısıdır. İki yaşından büyüklerde bir doz aşıdan sonra yaklaşık % 97’den daha fazla koruyuculuk oluşturmaktadır. Aşı yapıldıktan sonraki ilk 15 gün içinde % 85 koruyuculuk sağlamaktadır. Aşı şu anda risk gurubundaki kişilere önerilmektedir.

 

Risk Gurupları:

Endemik bölgeye seyahat edenler

Hepatit A oranı yüksek toplumlardaki tüm çocuklar

Hepatit A’lı hastayla yakın teması veya seksüel teması olanlar

Homo-biseksüel, çok sayıda seks partneri olanlar

Uyuşturucu kullananlar

Çocuk ve yaşlı bakım merkezlerinde kalan çocuklar, yaşlılar ve çalışanlar

Hepatit A virüsü ile çalışan araştırıcılar

Pıhtılaşma ürünleri alanlar

Hijyen uyumunun zayıf olduğu temizlik işçileri ve gıda çalışanları

Kanalizasyon işçileri

Kronik Karaciğer hastalığı (Hepatit B, C gibi) olan ve hepatit A geçirmemiş kişiler

 

İkinci doz aşıyı farklı firmanın aşısından olabilir miyim?

Bu konuda çalışma olmasa da bunun bir problem olacağını düşündüren bir sebepte yoktur.

 

İkinci doz aşı gecikirse ne yapmalıyım?

En kısa zamanda aşıyı olmalısınız. Birinci dozun tekrarına gerek yoktur.

 

Diğer aşılarla birlikte uygulanabilir mi?

Hepatit B, difteri, çocuk felci (oral ve inaktive), tetanoz, oral tifo, kolera, Japon ensefaliti, kuduz, sarı ateş aşısı veya immun globülinlerle aynı anda farklı bölgeye uygulanabilir.

 

Aşının içinde ne vardır?

Aşıda canlı virüs yoktur. Ölü virüs içerir.

 

Aşının koruyuculuğu ne kadardır?

Erişkinlerde en az 25 yıl, çocuklarda ise 14-20 yıldır.

 

Bulaşmadan sonra aşı yapılabilir mi?

Aşı bu şekilde kullanım için ruhsat almamıştır. Bu durumda immun globülin verilmelidir. Bulaşmadan sonra da kısa sürede aşı yapılmasının koruyucu olduğu bildirilmektedir.

 

Aşıdan sonra koruyuculuk ne kadar zaman sonra başlar?

Yaklaşık 4 hafta sonra.

 

Aşılama öncesi test yapılmalı mıdır?

Ülkemiz şartlarında çocukluk çağında geçirme olasılığı yüksek olduğu için test yapılabilir. Negatifse aşı verilir.

 

Aşılama sonrası test yapılmalı mıdır?

Gerek yoktur.

 

Aşı gebelere yapılabilir mi?

Bu konuda yeterli bilgi yoktur. Fakat aşı ölü (inaktif) virüsten oluştuğu için fayda-zarar oranına göre değerlendirilir.

 

Hepatit A aşısı her yaşta uygulanabilinir mi?

Hepatit A aşısı 2 yaş altında lisans almamıştır ve seropozitif olan annelerden doğan çocuklarda zayıf immünite bırakmaktadır. Aynı anda immunglobülinle birlikte verilirse immünojenitesi düşmesine rağmen korunmayı azaltmaz

 

Hepatit A aşısı güvenlimidir, yan etkileri var mıdır?

Lokal reaksiyonlar dışında ciddi bir yan etkisi yoktur. Aşı yerinde ağrı, baş ağrısı ve halsizlik görülebilir. Aşı içeriğindeki maddelere duyarlı olanlara kontrendikedir.

 

Aşı etkilimidir?

2 doz Hepatit A aşısı olan kişi % 100 infeksiyona karşı korunur.

 

Hepatit A aşısı beni hepatit B ve hepatit C’den korur mu?

Hepatit A virüsü diğer hepatit virüslerinden farklıdır. Bu nedenle diğer virüslere karşı korunma olmaz.

 

Bu aşı seyahat edenlere öneriliyor mu?

HAV infeksiyonları dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak görülür. ABD, Kanada, Batı Avrupa, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya dışında dünyanın neresine giderseniz gidin aşı yaptırmalısınız.

 

Aşıyı nerede yaptırabilirim?

Sağlık merkezlerinde

 

Aşı nasıl uygulanır?

Aşı                              Yaş                  Doz                             Doz şeması

HAVRIX                     2-18                720      Ü         6-12 ay arayla 2 doz

> 18                1440    Ü         6-12 ay arayla 2 doz

VAQTA                      2-17                25        Ü         6-18 ay arayla 2 doz

                                   ³ 18                50        Ü         6 ay arayla 2 doz

AVAXIM 80              0-15                 80        Ü        6 ay arayla 2 doz

AVAXIM 160            >15                  160      Ü         6 ay arayla 2 doz

 

Aşı dışında koruyucu başka ilaç var mıdır?

Aşıya ilaveten hepatit A immun globülin’de bütün yaşlar için kısa dönem korunmak için bulunmaktadır. Özellikle seyahat edenler ve aşısız olup ta hepatit A’ya maruz kalanlara 2 hafta içinde verilmelidir.

 

Kaynaklar

 

1. http://www.cdc.gov/ncidod/diseases/hepatitis/a/index.htm

2. http://www.immunize.org/catg.d/p4115tu.pdf

3. Akbulut A. HAV İnfeksiyonu. Tekeli E, Balık İ (Eds). Viral Hepatit 2003. Viral Hepatitle Savaşım Derneği, İstanbul, 2003 57-84.

 

 

HEPATİT B

 

Hepatit B nedir?

 

Hepatit B virüsü ile ortaya çıkan karaciğer hücre iltihabıdır. Hepatit B hastalığı olarak bilinir. Hastalık bulaşanların % 90-95’inde geçirilir ve ömür boyu bağışıklık gelişir. Geri kalan kısmında ise müzminleşir, hatta siroz, karaciğer kanseri, karaciğer yetmezliği ve ölümle sonlanır. Hastaların bir kısmında ise taşıyıcılık şeklinde devam eder.  

 

Hepatit B nasıl bulaşır?

 

· Kan ve kan ürünleri

· Cinsel yolla bulaş

· Doğum sırasında anneden bebeğe

· Aile içi geçiş

 

Kan ve kan ürünleri ile bulaş nasıl olmaktadır?

 

Kan yolu ile bulaşma özellikle gelişmiş ülkelerde damardan uyuşturucu ilaç kullananların, kullandıkları iğnelerin bir şekilde diğer insanlara yayılması ile ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yine bu kişilerin kullandıkları eşyaların diğer kişilerce kullanılması da bulaşmayı sağlar. Ancak dünya üzerinde hepatit B açısından oldukça yüksek riskli bir grup olan sağlık çalışanları açısından iğne yolu ile bulaşma son derece önemlidir. Çeşitli sağlık birimlerinde çalışan sağlık personeli özellikle kaza sonucu iğne batması ile hepatit B’ye yakalanmaktadırlar. Yine normal popülasyon ve sağlık çalışanları için kan nakli sonucu bu hastalığa yakalanma riski vardır.

 

Cinsel ilişki ile bulaş nasıl olmaktadır?

 

Cinsel ilişki sırasında hepatit B ile enfekte bir kişinin vücut sıvılarının diğer partnerin vajina, makat (rektum, özellikle ters ilişki) idrar kanalı (üreterler) ve ağızdaki yaralı veya çizik bölgelere teması ile hastalık geçer.

 

Dövme veya piercing yaptırma ile hastalık bulaşır mı?

 

Evet. Dövme (tattuaj) veya piercing sırasında kullanılan iğnelerin yeterince steril ve temiz olmamasından dolayı bulaşma söz konusudur.

 

Hasta kişilerin kullandığı traş takımı, ustura ve diş fırçasının kullanımı ile hastalık bulaşır mı?

 

Hastalıklı kişilerin kullandığı ve kan bulaşmış ustura, traş fırçası ve diş fırçalarının kullanılması ile hepatit B bulaşabilir.

 

Anneden bebeğe geçiş nasıl olmaktadır?

 

Mikrobu taşıyan anneden bebeğe geçiş özellikle doğum esnasında olmaktadır. Mikrob bebeğe geçerse bebek hepatit B hastası olarak doğacaktır. Erken dönemde bulaşan hastalarda müzminleşme oranı oldukça yüksektir.

 

Hamilelikte hepatit kontrolü gerekirmi?

 

Evet. Hamileliğin erken dönemlerinde HBsAg testi yaptırılmalıdır. Eğer negatif ise hamilelik süresince bulaş ihtimali olan davranışlardan sakınılmalı ve doğuma yakın tekrar test yapılmalıdır. Eğer test pozitif ise hamile kişi hastalığa yakalanmıştır ve çocuğuna bulaştırabilir. Çocuğa mikrop bulaştığında ise müzmin hepatit B hastalıklı bir çocuk dünyaya gelir.

 

Hepatit B virusunu taşıyan gebenin hastalığı çocuğuna bulaştırmaması için bir önlem var mı?

 

Evet. Hepatit B virusunu taşıyan annelerin bebeklerine doğar doğmaz hepatit B serumu ve hepatit aşısı yapılmalıdır. Serumun tek doz yapılması yeterli iken aşı 2. ve 6. aylarda olmak üzere 3 doza tamamlanmalıdır.

 

Hamile bir kişi ne yapmalı?

 

Hamile bir kişi hamileliğin erken döneminde test yaptırmalıdır. Bu test ile HBsAg bakılmalıdır. Eğer bu test hamileliğin erken döneminde negatif ise doğuma yakın tekrarlanmalıdır. Test pozitif ise bunun anlamı kişi hepatit B virusunu taşımaktadır ve bebeğine bulaştırabilir.

 

Hepatit B nelerle bulaşmaz?

 

Hepatit B yiyecekler, su, yemek kapları, anne sütü, kucaklaşma, öpme, öksürme ile bulaşmaz.

 

Hepatit B’nin kuluçka süresi ne kadardır?

 

Ortalama 30-180 gündür.

 

Kuluçka döneminde hastalık bulaşır mı?

 

Kuluçka döneminde vücut sıvıları oldukça bulaştırıcıdır. Vücutta hepatit B ye karşı antikor (mikroplara karşı vücut tarafından oluşturulan protein kökenli koruyucu maddeler) oluşumuna kadarki evrede hastalık son derece bulaşıcıdır.

 

Virus (mikrop) vücuda alındıktan ne kadar sonra hepatit testi pozitif olur ?

 

HBsAg testi virus bulaştıktan ortalama 4 hafta (1-9 hafta) sonra pozitif hale gelir.

 

Hastada bulaştan ne kadar sonra klinik belirtiler ortaya çıkar?

 

Hepatit B virusu bulaştıktan ortalama 12 hafta (9-21 hafta) sonra belirtiler görülür. Belirtiler hastaların % 70’inde vardır. Erişkinlere göre çocuklarda belirti daha sık ortaya çıkar.

 

Hepatit B’nin klinik belirtileri nelerdir?

 

Bazılarında hiçbir belirti görülmeyebilir. Hepatit B’de ortaya çıkan belirtiler şunlardır:

 

·   Halsizlik

·   İştahsızlık

·   Bulantı, kusma

·   Başğarısı

·   Yorgunluk

·   Karın agrısı (karaciğer bölgesinde)

·   Ciltte veya gözaklarında sararma

·   İdrar renginde koyulaşma

·   Dışkı renginde açılma

·   Eklem ağrısı

Yenidoğan bebeklerde hepatit B ile ile ilgili belirgin bir bulgu saptanamaz. Yaş ilerledikçe hastalığın belirti verme ihtimali artar.

 

Hepatit B için risk faktörleri nelerdir?

 

·   Hepatit B hastasının eşi

·   Hepatit B hastalığı olan birisiyle cinsel birleşme

·   Birden fazla kişiyle birlikte olanlar

·   Damar içi ilaç kullananlar

·   Başka cinsel yolla bulaşan bir hastalığın olması

·   Homoseksüeller

·   Müzmin hepatit B hastası ile aynı evde yaşayanlar

·   Sağlık personeli (Doktor, diş hekimi, hemşireler, yardımcı sağlık personeli)

·   Hemofili (pıhtılaşma bozukluğu) hastaları

·   Diyaliz hastaları

·   Hepatit B’nin sık görüldüğü ülkelere seyahet edenler (Afrika, Asya, Doğu Avrupa )

·   Hepatit B li hastaların çatal, kaşık, bıçak, jilet, ustura ve benzeri eşyalarını paylaşmak

 

Hepatit B virusu vücut dışında ne kadar süre yaşayabilir?

 

Hepatit B virusu vücut dışında en az 7 gün süreyle canlılığını korur ve hastalık yapma özelliğini sürdürür.

 

Müzmin hastalığı olanlar da bulaştıcı mıdır?

 

Müzmin hepatit B hastaları özellikle eşleri olmak üzere bulaştırıcıdırlar.

 

Hastalık nasıl teşhis edilir?

 

Hepatit B sinsi bir hastalıktır. Çoğu kez hastalar başka nedenlerle kan verme sırasında tesadüfen teşhis edilirler. Çünkü bazı kimselerde hastalık belirti vermeden geçirilir.

 

Hepatit B hastalığına bağlı ortaya çıkabilecek kötü sonuçlar nelerdir?

 

Siroz: Müzmin, yaygın ve ilerleyici karaciğer iltihabıdır. Öldürücü bir hastalıktır. Ortalama yaşam süresi 40 aydır.

Karaciğer kanseri

Karaciğer yetersizliği

Fulminan hepatit denilen çok kısa sürede karaciğer yetmezliğine götüren ölümcül bir hastalık tipidir.

Hepatit D hastalığı

 

 Hepatit B testi yaptırmak için kimler ne zaman doktoruna başvurmalı?

 

Hepatit B hastalığı için riskli grupta yer alıyorsanız test yaptırtmak için mutlaka doktorunuza başvurun. Diğer yandan herhangi bir risk faktörü olmadan da bulaşabildiğinden yine doktorunuza başvurmanızda yarar vardır.

 

 

Akut hepatit B hastalığının tedavisi var mı?

 

Günümüzde akut hepatit B hastalığı için özgün bir tıbbi tedavi yoktur. Tedavi daha çok destekleyici özelliktedir. Hastanın istirahat etmesi, alkolden sakınması, bol sıvı alması, az yağlı, karbonhidrattan zengin gıda alması önerilir. Ağızdan gıda alamayan, bulantı veya kusması olan hastalar hastanede yatırılarak serumla beslenir. Bu dönemde önemli bir husus da karaciğere zarar verebilecek ilaçlardan sakınmaktır.

 

Hepatit B’de müzminleşme oranı ne kadardır?

 

Müzminleşme oranı yaşa bağlıdır. 5 yaş üzerindeki hastalarda % 2-6 iken 1-5 yaş arası çocuklarda % 30, yenidoğanlarda ise % 90’dır.

 

Müzmin (kronik) hepatit B hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar hangileridir?

 

Günümüzde müzmin hepatit B hastalığının tedavisinde kullanılan biri iğne üçü hap olmak üzere 4 ayrı ilaç vardır. Bu ilaçlardan tek başına kullanılmaktadır. Tedavide temel hedef mikrop çoğalmasını durdurup karaciğer hasarını en aza indirmek ve yıllar sonra ortaya çıkması muhtemel karaciğer yetmezliğini ve sirozu engellemektir.

 

Tedavide kullanılan ilaçlar:

1-İnterferonlar (Pegasys, Peg-Intron)

2-Lamivudin (Zeffix)

3-Adefovir (Hepsera)

4-Entekavir (Baraclude)

 

 

İNTERFERONLAR (Pegasys, Peg-Intron)

 

İnterferonların genel özellikleri nelerdir?

 

İnterferonlar çok değişik mekanizmalarla virusların bölünmesini durdurmakta ve vücudun savunma gücünü olumlu yönde etkilemektedir. Hepatit B ve hepatit C tedavisinde kullanılmaktadır. Yakın zamana kadar standart interferonlar kullanılırken günümüzde yeni geliştirilen Peg-interferon formları tercih edilmektedir. Standart interferonları hastaya en az haftada 3 kez vermek gerekirken Peg-interferonların haftada tek doz kullanılması ile aynı etki elde edilebilmektedir. Bu nedenle Peg-interferonler hastalara daha konforlu ve daha etkin bir tedavi imkânı sağlamaktadır. Peg-interferonların iki değişik molekülü bulunmaktadır. Bunlardan Peg-interferon a-2b’nin dozu kilograma göre ayarlanırken, Peg-interferon a-2a’nın uygulamasında kiloya göre doz ayarlaması yapılmasına gerek yoktur. Ülkemizde, subkutan uygulama için hazırlanmış Peg-Intron (Schering-Plough) 50, 80, 100, 120 ve 150 mcg içeren flakonlarda ve Pegasys 135 ve 180 mcg (Roche Pharmaceuticals, Basel, Switzerland) kullanıma hazır injektörlerde satışa sunulmuştur.

 

İnterferonlar nasıl kullanılır?

 

Genellikle üst kol dış yüzüne ve deri altına, haftada bir kez yapılır.

 

İnterferonunun dozunu atlayan hasta ne yapmalı?

 

Unuttuğu dozu mümkün olan en kısa zamanda almalı, eğer ikinci dozu almaya yakın bir zamanda hatırlarsa kaçırdığı dozu iptal etmeli ve normal takvimine devam etmeli. Asla iki doz veya ekstra bir doz almamalı, dozu değiştirmemeli veya ilaç alımını durdurmamalıdır.

 

İnterferonun tedavisi alan hastalarda uyarılar nelerdir?

 

Alkol ve ilaç bağımlılığı varsa sonlandırılmalıdır. Kalb, böbrek, akciğer hastalığı, tiroid hastalığı, kontrol edilemeyen şeker hastalığı varsa bu ilaçların kullanımını kısıtlayabilir. İnterferonlar asla diğer ilaçlarla karıştırılarak kullanılmamalıdır. Araba kullanımı, alkol ve alkol ürünleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Ayrıca uyku verici ilaçlar alınmamalıdır. İnterferon tedavisi alan ve gebe olma potansiyeli bulunan bayan hastalara tedavi süresince sıkı doğum kontrolü yapılmalıdır.

 

İnterferonun tedavisi alan hastalar ne sıklıkta doktor kontrolüne gelmelidir?

 

Tedavinin başlangıcında birinci hafta, ikinci hafta, dördüncü hafta ve daha sonra aylık aralıklarla kontrole gelmelidir. Eğer beklenmedik bir sorun ortaya çıkarsa hemen doktoru ile iletişime geçmelidir.

 

İnterferonlar saklanmalıdır?

 

Buzdolabının kapağında saklanmalıdır. Dondurulmamalı, ışıktan korunmalı, çalkalanmamalıdır. Çocuklardan uzak tutulmalıdır.

 

 

Interferonların yan etkileri nelerdir?

 

Başlangıçta uygulama sonrası; halsizlik, kas ağrısı, artralji, iştahsızlık, üşüme, titreme ve ateş gibi grip benzeri belirtiler görülebilir. Bu belirtiler genellikle 1-2 gün sürer, nadiren 2 haftadan uzun devam edebilir. Hasta gereksinim duyarsa iğne yapmadan 1 saat önce parasetamol grubu (vermidon, parol, panadol, minoset gibi) ağrı kesici, ateş düşürücü bir ilaç alarak bu yan etkileri daha hafif geçirebilir. Hastalar bol sıvı almalı ve kafein gibi sıvı söktürücü etkisi olan maddelerden sakınmalıdır.

Ayrıca İnterferon tedavisi alan hastalarda akyuvar (lökosit) ve pıhtılaşma yapan kan hücrelerinde (trombosit) baskılanma olabilir. Bu nedenle bu hastaların yakın takibi önemlidir.

 

LAMİVUDİN (Zeffix)

 

Lamivudin (Zeffix)’in genel özellikleri nelerdir?

 

Bir nükleozid analogu olan lamivudin hepatit B virusuna karşı güçlü etkilidir. Lamivudin seçici ve spesifik olarak hepatit B virusunun çoğalmasını engeller. Bunun sonucu olarak kandaki virus miktarında azalma, karaciğer testlerinde normale dönüş, karaciğer dokusundaki zedelenmede düzelme olur. İlacın yaklaşık % 70’i idrarla değişmeden atılır. İnterferon tedavisi alamayacak yada interferon kullanmak istemeyen hastalara uygulanabilir. İnterferon sirozu olan hastalarda kullanılamazken lamivudin bu grup hastalarda rahatlıkla kullanılabilir.

 

Lamivudin (Zeffix)’in yan etkileri nelerdir?

 

Lamivudinin yan etkileri oldukça azdır. En sık görülen yan etkiler başağrısı, baş dönmesi, halsizlik ve yorgunluktur. Ayrıca böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması yapılmalıdır.

 

Lamivudin (Zeffix) nasıl kullanılır?

 

Önerilen doz günde 100 mg’dır. Ülkemizde Zeffix®, (Glaxo Smith Kline) ticari ismiyle 100 mg’lık 28 film tabletlik blister ambalajlarda satılmaktadır. Yararlı olabilmesi için dozlar hergün düzenli olarak alınmalıdır.

 

Lamivudin (Zeffix)’in bir dozunu atlayan hasta ne yapmalı?

 

Unuttuğu dozu mümkün olan en kısa zamanda almalı, eğer ikinci dozu almaya yakın bir zamanda hatırlarsa kaçırdığı dozu iptal etmeli ve normal takvimine devam etmeli. Asla iki doz veya ekstra bir doz almamalı, dozu ve  markayı değiştirmemeli veya ilaç alımını durdurmamalıdır.

 

Lamivudin (Zeffix) kullanan hasta nasıl takip edilmelidir?

 

Her üç ayda bir kan sayımı, karaciğer testleri ve gerekirse virus sayım testi ile takip edilmelidir.

 

Lamivudin (Zeffix) nerede saklanmalıdır?

 

Lamivudin oda ısısında muhafaza edilmelidir. Tabletler nemden korunmalıdır. Banyoda veya mutfakta bulundurulmamalıdır. Çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır.

 

Gebeler ve emziren anneler Lamivudin (Zeffix) kullanabilir mi?

 

Hayır. Kesingerekli görülmedikçe gebelerde ve süt veren anneler kullanmamalıdır.

 

Lamivudin (Zeffix)’in yan etkileri nelerdir?

 

Yan etkisi hemen hemen olmayan bir ilaçtır. Lamivudin tedavisinde en büyük sorun tedavi kesildiğinde hastaların ortalama %75 inde hepatit B virusunun yeniden çoğalmaya başlamasıdır.

 

ADEFOVİR (Hepsera)

 

Adefovir (Hepsera)’in genel özellikleri nelerdir?

 

Hepatit B virusunun çoğalmasını engelleyerek etkili olmaktadır. Lamivudin (Zeffix)’e karşı direnç oluşturan viruslara da etkilidir. Ağız yoluyla alınmasından sonra böbrek, karaciğer ve barsak dokuları başta olmak üzere pek çok dokuya yüksek miktarlarda dağılır. Etki için açlık veya toklukta alınması fark etmez. Başlıca böbrek yoluyla değişmeden atılır. Müzmin hepatit B hastalarının tedavisinde tek başına kullanılmaktadır. Ağızdan alındığında emilimi iyi olup, günde tek doz kullanıma olanak veren bir ilaçtır.

 

Adefovir (Hepsera) nasıl kullanılır?

 

Önerilen doz günde 10 mg’dır. Ülkemizde 2004 yılında Hepsera™ (Er-kim) ticari ismiyle 10 mg’lık 30 film tabletler şeklinde kullanıma sunulmuştur. Ancak adefovir lamivudine göre oldukça pahalıdır, bu nedenle maliyet yarar hesabı iyi yapılmalıdır.

 

Adefovir (Hepsera)’in bir dozunu atlayan hasta ne yapmalı?

 

Unuttuğu dozu mümkün olan en kısa zamanda almalı, eğer ikinci dozu almaya yakın bir zamanda hatırlarsa kaçırdığı dozu iptal etmeli ve normal takvimine devam etmeli. Asla iki doz veya ekstra bir doz almamalı, dozu ve  markayı değiştirmemeli veya ilaç alımını durdurmamalıdır.

 

Adefovir (Hepsera) kullanan hasta nasıl takip edilmelidir?

 

Her 3 ayda bir kan sayımı, karaciğer ve böbrek testleri, gerekirse virus sayım testi yapılmalıdır.

 

Adefovir (Hepsera) nerede saklanmalıdır?

 

Adefovir oda ısısında muhafaza edilmelidir. Tabletler nemden korunmalıdır. Banyoda veya mutfakta bulundurulmamalıdır. Çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır.

 

Adefovir (Hepsera)’nın yan etkileri nelerdir?

 

Adefovir (Hepsera) ile ilgili başlıca sorun böbrekler üzerine olan zararlı etkisidir. 30 mg veya daha yüksek dozlarda daha sık gelişir. Ayrıca halsizlik, bulantı, şişkinlik, ishal, hazımsızlık, karın ağrısı ve başağrısı gibi yakınmalar olabilir. Tedavisi kesilen hastaların % 25’inde karaciğer hastalığında alevlenme bildirilmiştir. Bu yan etki genellikle tedavi kesildikten sonraki 12 hafta içinde görülmektedir. Vakaların çoğu kendi kendini sınırlar veya tedavinin yeniden başlanması ile geriler.

 

Adefovir (Hepsera)’nın alınması ile ilgili bir özellik var mıdır?

 

En iyi yararı elde etmek için unutulmadan düzenli alınmalıdır. Yemeklerle birlikte veya aç karnına alınabilir. Mide yakınması olan hastalarda yemeklerle birlikte alınabilir.   

 

Adefovir (Hepsera)’nın alınması ile ilgili dikkat edilmesi gereken özellikler nelerdir?

 

Hafif veya ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda veya diyaliz gerektiren son dönem böbrek hastalarında adefovirin yarılanma ömrü uzar. Bu yüzden böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması yapılmalıdır. Adefovir veya herhangi bir bileşenine aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

Gebeler ve emziren anneler Adefovir (Hepsera) kullanabilir mi?

 

Hayır. Gebelerde kullanılmamalı, hatta çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi seyrinde etkili bir doğum kontrol yöntemi uygulamalıdırlar. Ayrıca adefovirin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir, bu nedenle tedavi alan kadınlar bebeklerini emzirmemelidir.

 

ENTEKAVİR (Baraclude)

 

Entekavir (Baraclude)’in genel özellikleri nelerdir?

 

Müzmin hepatit B hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir ilaçtır. Entekavir virus çoğalma işleminin üç değişik adımında rol alarak hepatit B virusunun çoğalmasını engellemektedir. Bu etkisi oldukça hızlı gerçekleşmektedir. Böbrekler yoluyla atılır. 

 

 

Entekavir (Baraclude) nasıl kullanılır?

 

Film kaplı tablet formu (0.5 mg ve 1 mg) ya da şurup şeklinde (0.05 mg/mL) bulunmaktadır. Daha önce Lamivudin veya Adefovir kullanmamış hastalarda 0.5 mg’lık tabletlerden günde bir tane, daha önce belirtilen ilaçları kullanmış ve direnç ortaya çıkmış hastalarda ise 1 mg’lık tabletlerden günde 1 adet önerilmektedir. Ülkemizde Baraclude®, (Bristol-Mayer-Squib) ticari ismiyle 0.5 ve 1 mg’lık 30 film tabletlik blister ambalajlarda satılmaktadır. Yemeklerden 1 saat önce veya 2 saat sonra alınmalıdır. 2007 yılında ruhsat almıştır. Yararlı olabilmesi için dozlar hergün düzenli olarak alınmalıdır.

 

Entekavir (Baraclude)’in bir dozunu atlayan hasta ne yapmalı?

 

Unuttuğu dozu mümkün olan en kısa zamanda almalı, eğer ikinci dozu almaya yakın bir zamanda hatırlarsa kaçırdığı dozu iptal etmeli ve normal takvimine devam etmeli. Asla iki doz veya ekstra bir doz almamalı, dozu ve  markayı değiştirmemeli veya ilaç alımını durdurmamalıdır.

 

Entekavir (Baraclude) kullanan hasta nasıl takip edilmelidir?

Her üç ayda bir kan sayımı, karaciğer testleri ve gerekirse virus sayım testi ile takip edilmelidir.

 

Entekavir (Baraclude) nerede saklanmalıdır?

 

Oda ısısında saklanmalıdır. Şurup formu ışıktan, tabletler ise nemden korunmalıdır. Banyoda veya mutfakta tutulmamalıdır.

 

Entekavir (Baraclude)’in yan etkileri nelerdir?

 

Karaciğer enzimlerinde artış olabilir. Başağrısı, bulantı veya kusma olabilir. Halsizlik, uykusuzluk ve hazım zorluğu görülebilir.

 

Gebeler ve emziren anneler Entekavir (Baraclude) kullanabilir mi?

 

Gebelerde kullanımı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle zorunluluk yoksa kullanılmamalıdır. Benzer şekilde anne sütüne geçip geçmediği de bilinmemektedir. Ancak hayvan çalışmalarında süte geçtiği gösterilmiştir. Bu nedenle entekavir kullanan annelerin emzirmemeleri önerilmektedir.

 

Hepatit B hastalığının aşısı var mıdır?

 

Evet. Yapılacak 3 dozluk aşı uygulaması ile hepatit B hastalığından korunmak mümkündür.

 

Kimlere hepatit B aşısı yapılmalıdır?

 

Yeni doğan bebekler

Tüm yetişkinler

Uyuşturucu kullananlar

Son 6 ay içersinde birden çok seks partneri olan kişiler

Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa sahip olanlar

Homoseksüeller

Biseksüeller

Hemofili hastaları

Diyaliz hastaları

Tüm sağlık çalışanları

Hapishane personeli

Mahkumlar

Özürlü bakım evleri personeli

Dünya üzerinde hepatit B açısından riskli bölgelere seyahat edecek kişiler hepatit B aşısını ivedilikle yaptırmalıdır. Ülkemizde 1998 yılından bu yana yenidoğan tüm bebeklere ücretsiz olarak hepatit B aşısı yapılmaktadır.

 

Sağlık personeli eline hepatit B hastasının kanıyla bulaşık bir iğne battığında ne yapmalı?

 

Eğer iğne batan kişi doğal olarak hastalığı geçirmiş vey aşılı ise bağışık olduğundan bir şey yapmaya gerek yoktur. Ancak bağışık değilse tercihen ilk 48 saat içinde veya en geç 7 güne kadar hepatit B immunglobilinini yapılmalıdır. İmmunglobulinle birlikte ilk doz aşı da yapılmalı, aşının ikinci ve üçüncü dozları 1. ve 6. aylarda tamamlanmalıdır.

 

Hepatit B aşısı yapıldıktan sonra bağışıklık olup olmadığını tesbit etmek için test yapmak gereklimidir?

 

Aşı yapılan kişilerin % 95’inde antikor denilen koruyucu protein oluşmaktadır. Antikor (Anti-HBs) oluşup oluşmadığını anlamak için doktorunuz test isteyebilir. Ancak bu rutin bir uygulama değildir. Sağlık çalışanları, kronik hepatit B hastası olan kişilerin eşleri, vücut savunma sisteminde ciddi değişimler olan kişiler gibi riskli gruplarda aşının tutup tutmadığı araştırılabilir.

 

Aşı yapılmadan önce tarama testi olarak nelere bakılmalıdır?

 

HBsAg ve Anti-HBs. Eğer ikiside negatif ise aşı yapılır. HBsAg pozitif ise taşıyıcı veya müzmin hepatit, Anti-HBs pozitif ise bağışık olarak kabul edilir.

 

Hepatit B tarama testi yaptırmadan aşı yapılabilir mi?

 

Evet. Ancak maliyet yönünden tarama testi yaptırmak veya test yapmadan aşı yapılması konusu dikkate alınabilir. Diğer yandan tarama yapılarak varsa hastalığın veya taşıyıcılığın tesbiti tedavi ve izlem yönünden önem taşır.

 

Hastalığı geçirmiş ve bağışık olan bir kişiye aşı yapılırsa zararı olur mu?

 

Hayır. Hastalığı geçirmiş bir kişiye aşı yapılmasının zararı olmadığı gibi yararı da yoktur.

 

Hatırlatma dozu yapmaya gerek var mı?

 

Hayır. Bağışıklığı baskılanmamış hastalarda rutin olarak hatırlatma dozu yapılması önerilmemektedir. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda en az 23 yıl koruduğu gösterilmiştir. Hatta antikor düzeyi çok düşük düzeylere inse bile koruyuculuğun devam ettiği bildirilmektedir.

 

İlk dozunu yaptırdığı aşı markasını bulamayan kişi farklı bir ürünle aşı programına devam edebilirmi?

 

Evet. Farklı firmalar tarafından üretilen hepatit B aşılarının biribirinden önemli bir farkı yoktur.

 

Hepatit B aşısı diğer aşılarla aynı zamanda yapılabilir mi?

 

Evet. Aynı anda diğer aşılarla birlikte verildiğinde olumsuz bir etkileşim bildirilmemiştir.

 

Hepatit B aşısı güvenlimidir?

 

Evet. Hepatit B aşısının çocuklarda ve erişkinde güvenli olduğu gösterilmiştir.

 

Hepatit B aşısı gebe veya emziren kadınlara yapılabilir mi?

 

Evet. Ne gebelik nede emzirme hepatit B aşısının yapılması için engel teşkil etmez. Aşının bebeğin gelişmesi üzerine bir yan etkiside yoktur.

 

Hepatit B aşısı kimlere yapılmamalıdır?

 

Daha önce yapılan hepatit B aşısına veya aşının bileşenlerinden birine ciddi alerjisi olan kişilere hepatit B aşısı yapılmamalıdır.

 

KAYNAKLAR

 

1-http://www.cdc.gov/ncidod/diseases/hepatitis/b/faqb.htm

2-http://www.hepatit.org/hepatitB.html

3-Sünbül M. Kronik hepatit B’nin tedavisinde son gelişmeler. Eğe İnfeksiyon Günleri Sempozyum Kitapçığı. 2003;50-53.

4-Sünbül M. Kronik hepatit tedavisinde kullanılan antiviraller. Tabak F, Balık İ, Tekeli E (Eds). Viral Hepatit 2005. Ohan Matbaası. İstanbul 2005:182-198.

 

Hepatit C nedir?

Hepatit C, hastalıklı kişilerin kanında bulunan Hepatit C virüsünün neden olduğu haraciğer hastalığına denir. En sık görülen karaciğer hastalığıdır. Hastalık virüsü taşıyan kan nakli veya kan ile kirlenmiş kesici delici aletlerin ortak kullanılması yolu ile yayılır.

 

Hepatit C nasıl bulaşır?

 Hepatit C kan yolu ile bulaşır. Virüs içeren kanın nakli veya bu kanla kirlenmiş enjektör ucu gibi kesici delici aletlerin başka kişilerce bilerek kullanılmasına veya kaza sonucu batmasına bağlı olarak bulaşır. Ayrıca kan ürünleri ile de geçebilmektedir. Nadiren de olsa organ nakli sırasında hepatit C geçme olasılığı da çok yüksektir. Ancak günümüzde kan nakli ve organ nakillerinde kan ve organ vericiler hepatit C yönünden taranmaktadır.

 

Kimler hepatit C açısından risk altındadır?

Sık sık kan nakli yapılan kişiler, özellikle 1992 öncesinde kan nakli yapılmış olan kişiler,

Dama içi uyuşturucu kullananlar ve enjektörlerini başkaları ile paylaşanlar,

1987 öncesinde pıhtılaşma faktörü eksikliği nedeni ile kan ürünü alan kişiler,

Uzun dönem hemodiyaliz hastaları,

HCV pozitif anneden doğan çocuklar,

Sağlık çalışanları

Birden çok cinsel eşi olup korunmasız olarak ilişkisini devam ettirenler.

 

Hepatit C’li bir hastanın enjektörü kaza sonucu batsa hastalık bulaşma riski ne kadardır?

Kaza sonucu kanla bulaşmış enjektör veya diğer kesici-delici alet yaralanmalarından sonra hepatit C bulaşma riski yaklaşık % 2’dir.

 

Hepatit C hastalığı olup olmadığını hangi testle anlayabiliriz?

Kişinin hepatit C virüsü ile enfekte olduğunu gösteren birçok test vardır. Bunlardan bazıları ELISA, RIBA gib testler ile virüs ile karşılaşıp karşılaşmadığını gösterirken bu testleri pozitif olanlarda PCR testi ile vücuttaki virüs miktarı ölçülür. Tek bir PCR testi pozitifliği hastalığı gösterirken tek bir test negatifliğinde hastalık yoktur denemez. Bu durumda test tekrarlanmalıdır.

 

Hepatit C testinin pozitif olması her zaman hastalığı mı gösterir?

Hayır. Hepatit C tanısında ilk test olarak kullanılan ELISA testinin pozitif olması da her zaman hastalık anlamına gelmez. Yalancı pozitiflik olabileceği gibi virüsle karşılaşıp iyileşen kişilerde de test bir süre pozitif kalır.

 

Hepatit C hastalığı olmasına rağmen testler negatif olabilir mi?

Virüsün insan vücuduna girdikten sonra bağışıklık sistemi tarafından antikor üretmesi için belirli bir süre gerekmektedir. Bu arada hastalık bulguları ortaya çıkmasına rağmen testler negatif olabilir. Bu durumda virüsün genetik materyalini gösteren testler (PCR) erken tanı için kullanılabilir.

 

Hepatit C testi pozitif çıktı, ancak ALT testi de normal bulundu, hala hasta olabilir miym?

 Bu durumdaki hastaların bir kısmında virüs çoğalmaya devam ederek karaciğerde hasar oluşturabilir. Bu nedenle bir hekim kontrolünde diğer testlerin ve gerekirse karaciğer biyopsisinin yapılmasında fayda vardır.

 

Hepatit C’li hastalar hangi işlerde çalışmamalıdır?

Hepatit C’li hastaların herhangi bir işten, çocukların okuldan, oyundan ve kreşlerden kısıtlanmalarına gerek yoktur. Sağlık personeli bile olsa işine devam etmelidir. Enfekte sağlık personelinden hastalara virüs bulaşma riski son derece düşüktür.

 

Günümüzde kan nakli ile hepatit C bulaşma riski nedir?

Günümüzde kanlar son derece duyarlı testlerle taranmaktadır, bu nedenle bulaşma riski 2 milyon ünitede 1 ‘den daha azdır.

 

Hepatit C hastası olan anneden doğan bebeğe hastalık hangi yolla bulaşır, bebek ne zaman test edilmelidir?

Anneden bebeğe doğum sırasında bulaşabilir. Doğar doğmaz yapılan testlerde anneden geçen antikorlar nedeni ile yalancı pozitiflik olabilir. Testler 18.aydan sonra yapılmalıdır. Erken tanı için virüsün genetik materyalini gösteren diğer testler (örn PCR) yapılabilir.

 

Anneden çocuğa emzirme ile geçer mi?

 HAYIR.. Ancak annenin meme başında çatlak ve kanama olması durumunda bulaş olabilir. Bu durumda emzirmeye ara verilebilir. 

 

Hepatit C başka hangi yollar ile bulaşmaz?

Hapşırma,

Öksürük,

Sarılmak,

Yiyecek ve içecek kaplarının paylaşımı,

Gıda ve su ile,

Tokalaşmak ve aynı ortamı paylaşmak gibi sosyal ilişkiler ile bulaşmaz.

 

Gebeler hepatit C açısından rutin olarak taranmalı mıdır?

Hayır, gebelerin rutin taranmasına gerek yoktur.

 

Hepatit C’li anneden doğan tüm bebekler hepatit C ile enfekte olur mu?

Hepatit C’li anneden doğan bebeklerin % 4 ve daha azı doğum sırasında enfekte olur.

 

Cinsel ilişki ile hepatit C bulaşır mı?

Bir birine sadık iki eş arasında sürdürülen düzenli bir cinsel yaşam ile hepatit C’nin bulaşma riski yok denecek kadar azdır, bu nedenle kondom kullanılmasına gerek yoktur. Buna rağmen eşler arsında riski tamamen ortadan kaldırmak isteniyorsa cinsel ilişki esnasında lateks kondomlar kullanılabilir. Sık cinsel eş değiştirenlerde hepatit C bulaşma riski yüksektir. Ayrıca kanamaya yol açan ilişki ve adet döneminde ilişkiye girilmesi bulaşma riskini artırır. Bu tür davranışı olanlar her cinsel ilişkisinde kondom kullanmalıdır.

 

Hepatit C aile bireyleri arasında bulaşabilir mi?

Evet, sık olmamakla beraber aile bireyleri arasında bulaş olabilmektedir. Temel bulaş yolu kan ve kanla kirlenmiş olan ortak kullanılan malzemelerdir.

 

Böcek veya sivrisinek sokması ile hepatit C bulaşır mı?

Dünyada bu yolla bulaştığını gösteren hiçbir veri yoktur.

 

Dövme, akupunktur ve piercing yaptırmakla hepatit C bulaşır mı?

Eğer bu işlemler sırasında kullanılan malzemeler sterilize edilmeden birden çok hastaya kullanılırsa hepatit C bulaşması olabilir.

 

Hepatit C virüsü çevrede (dış ortamda) yaşabilir mi? Yaşarsa ne kadar süreyle?

Oda ısısında 16 saat kadar canlılığını sürdürebilir. Ancak 4 günden fazla yaşamaz.

 

Hepatit C’li hastanın kanı veya kanla kirlenmiş çıkartıları etrafa sıçrarsa ne yapılmalıdır?

1 ölçek çamaşır suyu 10 ölçek su ile sulandırıldıktan sonra kan sıçrayan yer bu çözelti ile silinmelidir. Anca bu işlem esnasında eldiven giyilmesi unutulmamalıdır.

 

Hepatit C hastalığının bulguları nelerdir?

Virüsün vücuda girişinden sonraki ortalama 6-12 hafta (en az 1- en çok 26 hafta) sonra halsizlik, kırgınlık, çabuk yorulma, iştahsızlık, bulantı, kusma, gözlerde sararma, idrar renginde koyulaşama gibi diğer hepatitlerde de görülebilecek akut hepatit tablosu olabilir. Ancak bu tablo çok sık değildir ve hastaların çoğu akut hepatit safhasını farkında olmadan geçirir. Çoğu hastada tanı ya tesadüfen yapılan testler ya da kan vermek istenildiğinde yapılan tarama testleri ile konur. Bu safhada hasalık kronik hepatit evresindedir.

 

Akut hepatit C de tedavi edilmeli midir?

 Genel olarak farkında olmadan geçirilmesi sebebi ile hepatit C akut (yeni) dönemde tedavi edilmeden atlanır. Ve çoğu hastada virüs kronikleşmiş bir enfeksiyon halinde iken tespit edilir. Ancak akut dönemde yakalanan hastalara tedavi uygulandığında hastalığın kronikleşmeyeceği gösterilmiştir. Yapılan çalışmalarda akut dönemde yakalanan ve 6 ay boyunca interferon tedavisine alınan hastaların % 98 de hastalığın kandan tamamen kaybolduğu, ve karaciğer enzimlerinin normale döndüğü saptanmıştır. Bu nedenlerle akut hepatit C enfeksiyonu gelişen hastalar hekim tarafından belirli bir süre izlendikten sonra klasik interferonlar veya pegile formları ile tedavi edilirler.

 

Hepatit C karaciğerden başka hangi organlara zarar verir?

 Hepatit C karaciğer hasarı dışında vücutta deri, böbrekler, tiroit bezi, tükürük bezleri, göz hastalıkları ve romatizmal sorunlara yol açabilir. Şeker hastalığına neden olabilir.

 

Yapılan testlerde hepatit C pozitif çıktı, ancak hiçbir şikayetim yok gene de hasta sayılır mıyım?

Kronik hepatit C’li hastaların çoğunun herhangi bir şikayeti yoktur. Buna rağmen hastalık ilerleyip karaciğer yetmezliği gelişebilir. Karaciğer yetmezliğinin geliştiği dönem ise tedavi açısından geç kalınmış evredir.

 

Hepatit C’li hasta spor yapabilir mi?

Bir yaralanma durumunda başkalarına hastalık bulaştırmama adına önlemlerin alınması şartı ile her türlü sporu yapabilir.

 

Hepatit C’li hastaların yapması gereken özel bir diyet var mıdır?

Hepatitli hastaların alkol alması kesinlikle yasaktır. Alkol almaya devam eden hastalara tedavi de verilmez. Bunun dışında sigara kullanıyorsa bırakılmasında fayda vardır. Özel bir diyet önersi yoktur. Kilo almamaya dikkat edilmelidir. Herhangi bir gıdada kısıtlama da yoktur. Hepatit C tedavi altındaki hastalarda tedaviye bağlı olarak iştah azalması, ağızda boğazda yaralar, metalik tat ve bulantı kusma olabilir.

 

Hepatit C’li hastalar vitamin kullanabilir mi?

Günlük normal diyette alınması gerektiği kadar vitamin alınmalıdır. Daha fazla vitamin alınmasının gereği yoktur, gereğinden fazla alınan vitaminlerin karaciğere zararlı etkileri olabilir.

 

Akut hepatit C geçiren kişide hastalık her zaman kronikleşir mi?

Virüsü alan kişilerin % 60-80’inde kronik hepatit gelişir.

 

Akut hepatit ne zaman kronik hepatite dönüşür?

Akut hepatit C enfeksiyonundan 6 ay sonra kanda veya karaciğerde hala virüs varsa artık kronik hepatit gelişti denir. Bu aşamadan sonra virüsün kendiliğinden vücuttan temizlenme şansı yok denecek kadar azdır.

 

Kronik hepatitin bulguları nelerdir?

Hastaların çoğunun herhangi bir şikâyeti yoktur. Ya da hafif derecede ve hastalığa özgü olmayan şikayet ve bulgular vardır. En sık görülenleri:

Halsizlik,

Bulantı,

İştahsızlık,

Kas, eklem ağrısı,

Güçsüzlük,

Kilo kaybı

 

Hepatit C hastalığı olan gebelere tedavi verilebilir mi?

Tedavide kullanılan ribavirin ve interferonların bebeğe olan toksik etkilerinden dolayı gebelere kullanılması uygun değildir. Gebelik sırasında hepatit C saptanmış ise doğum olana kadar beklenilmeli daha sonra anne ve bebek takibe alınıp gerekirse tedavi edilmelidir. Tedavi altındaki bayanların da kesinlikle hamile kalmaması gereklidir. Tedavi bitiminden sonraki 6 ay içinde gebe kalınmamalıdır. Etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan bayanlar ve eşleri kronik hepatit C tedavisi alamaz.

 

Gebelik sırasında tedavi alamadığına göre gebelerde hastalık ilerler mi?

Çok az sayıda yapılmış çalışmada gebelerde hastalık ilerlemesi görülmemiş ve doğan çocuklarda da malformasyon görülmemiştir. Başka bir çalışmada da gebeliğin karaciğerdeki hasar üzerine olumlu etkisinin olabileceğini göstermiştir.

 

Kronik hepatit C hastalığı ilerlerse ne olur?

Hasta olanların % 20-30’unda yaklaşık 20- 30 yıllık dönemde siroz gelişir. Ayrıca karaciğer kanseri gelişeme riski de bu virüsü taşımayanlara göre yüksektir.

 

Siroz hastalığı nedir?

Karaciğer dokusunun hepatite, alkol kullanımına veya buna benzer zararlı etkenlere maruz kalmasına bağlı olarak kendi orijinal yapısını kaybedip nedbeleşmesine siroz denir. Nedbeleşen karaciğer dokusu asıl görevini yapamaz ve karaciğer yetmezliğine bağlı bulgular ortaya çıkar.

 

Sirozun şiddetini artıran risk faktörleri var mıdır?

Hepatit virüsünün alınma yaşına bağlı olarak daha erken olabileceği gibi 20-30 yıl gibi bir ortalama sürede ortaya çıkan siroz bazı durumlarda şiddetlidir;

Yaş (ileri yaşlarda siroz daha şiddetlidir)

Erkek hastalarda siroz daha şiddetlidir

Alkol kullananlarda siroz daha şiddetlidir

Sigara ve tütün kullananlarda siroz daha şiddetlidir

Birlikte AIDS hastalığı olanlarda siroz daha şiddetlidir

 

Hepatit C genetik testlerinde virüsün farklı genetik yapıları saptanmaktadır. Bu genetik farklılık bir önem taşır mı?

Testlerde farklı genetik yapıların önemi vardır. Genotip 2 ve genotip 3 denilen virüs tipleri, genotip 1 denilen virüs tiplerine göre tedaviye daha iyi cevap verir.

 

Tedavi öncesi genotip bakılmalı mıdır?

Türkiye’deki hepatit C’li hastalarda en sık gösterilen genotip, % 90-95 oranında tip 1’dir. Buna rağmen tedavi öncesi genotip bakılması önerilmektedir.

 

Bir hasta birden fazla genotiple enfekte olabilir mi?

Hastalık sırasında oluşan antikorlar koruyucu olmadığından bir kişi birden fazla genotip ile enfekte olabilir.

 

Karaciğer biyopsisi niçin yapılır?

Hepatit C virüsünün karaciğere verdiği hasarı ve hasarın derecesi en iyi gösteren test karaciğer biyopsisidir. Bu nedenle tedavi öncesinde karaciğerdeki hasarı göstermek adına biyopsi yapılmaktadır. Biyopsi sonucunda karaciğerdeki hasar ilerlememiş ise tedavi edilmeden izlem yapılabilmektedir. Ayrıca karaciğer biyopsisi, yapılan tedavinin etkinliğini görmek için yapılabilir.

 

Biyopsi yaptırmak zararlı mıdır?

Tecrübeli kişilerce yapılan karaciğer biyopsisinde risk son derece düşüktür. Biyopsiye bağlı görülebilecek istenmeyen sonuçlar kanama, safra kesesi yırtılması, lokal enfeksiyon ve tansiyon düşmesidir. Ancak bu tür yan etkiler son derece nadir görülür.

 

Biyopsi yaptırdıktan sonra nelere dikkat etmeliyim?

Biyopsi yaptırdıktan sonraki 5-7 gün aspirin gibi kanı sulandırıcı ilaçlar alınmamalıdır. Bir hafta süreyle 9 kg’dan daha ağır yükler kaldırılmamalıdır.

 

Kronik hepatit C’nin tedavisi mümkün müdür?

Günümüzde kullanılan pegile interferonlar ve ribavirinin birlikte düzenli kullanımı ile % 60-70 oranında vücuttan virüsün temizlenmesi şansı vardır. Başarı oranı hastalık yapan virüsün genotipine göre değişmektedir.

 

Tedavi başarısını etkileyen başka faktör var mıdır?

Kandaki virüsün miktarı, hastanın yaşı, virüsü alma süresi ile tedavi başlanması arasındaki süre, karaciğerin durumu tedaviyi etkileyen diğer faktörlerdir.

 

Kronik hepatit C’de tedavi süresi ne kadardır?

Virüsün genotipine bağlı olarak tedavi süresi 24 veya 48 haftadır.

 

Tedavi başarısını artırmak için hasta nelere dikkat etmelidir?

Hekim tarafından verilen ilaçları tam zamanında ve dozunda kullanmak en önemli faktördür. Tedaviyi düzenleyen hekime danışılmadan tedavi amaçlı bitkisel veya geleneksel diğer ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Yapılan çalışmalarda bu tür ilaçlardan hiçbirinin hepatit tedavisinde faydalı olduğu gösterilmemiştir. Üstelik bilinçsiz kullanım hastalığın ağırlaşmasına ve karaciğer yetmezliğine götürebilir.

 

Şeker hastalığı veya tansiyon hastalığı gibi başka hastalıklardan dolayı kullanılmakta olan ilaçlar hepatit C’li hastalarda kesilmeli midir?

İlaçların çoğu karaciğer ile etkileştiğinden kullanılan ilaçlar mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

 

Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri var mıdır? Varsa nelerdir?

Tedavide kullanılan interferonlara bağlı en sık görülen yan etkiler ateş, üşüme titreme, baş ağrısı, kas ağrısı ve çarpıntıdır. Bu tabloya grip benzeri tablo denir. Bu şikayetler tedavinin ilerleyen haftalarında azalacak, hatta bazı hastalarda tamamen kaybolacaktır. Tedavinin ilerleyen haftalarında yorgunluk, saç dökülmesi, depresyon, huysuzluk, kan değerlerinde azalma gelişebilir. Ciddi yan etki görülme sıklığı % 2’den azdır ki bunlar ağır depresyon, tiroit hastalıkları, akut kalp ve böbrek yetmezliği, göz ve akciğer problemleri, ani işitme kaybı ve nöbet geçirmedir. Ayrıca tedavide kullanılan ribavirine bağlı kan düzeylerinde düşme, bulantı, ishal, kuru öksürük gelişmektedir. Bu yan etkilere bağlı olarak ilaçların doz ayarlaması gerekebilmektedir. Yan etkinin şiddetine göre tedaviyi planlayan hekim tarafından ilaç dozları yeniden düzenlenebilir. Hasta kendiliğinden tedaviyi kesmemeli ve doz değişikliği yapmamalıdır.

 

Hepatit C tedavisi sırasında saçlarımda dökülme oldu. Tekrar saçlarım çıkar mı?

Hepatit C tedavisi sırasında görülen saç dökülmesi kanser tedavisine benzemez. İlaçlar kesildikten sonra saç dökülmesi kesilecek ve dökülen saçların yerine büyük oranda yenisi çıkacaktır.

 

Hepatit C tedavisine bağlı gelişen bulantı ve iştahsızlıkla nasıl baş edilmelidir?

İlaçları almadan önce yemek yiyin.

Rahatsız edici gıda ve kokulardan uzak durun

Az sayıda büyük öğünler yerine azara azar ama sık sık yemek yiyin

Canınızın istediği yemekleri yeterli miktarda yiyin

En iyi gıdalar karbonhidrat, yağ ve protein açısından dengeli olan gıdalardır.

 

İlaçların yan etkisini azaltmak için neler yapılabilir?

İnterferon enjeksiyonunun akşamları yapılması yan etkileri azaltabilir. Ayrıca interferon enjeksiyonu öncesinde parasetamol grubu ağrı kesici alınması grip benzeri şikayetleri azaltır.

 

Hepatit C’ye bağlı gelişen yorgunlukla nasıl baş edilebilir?

Düzenli hafif, her gün aynı saatte yapılan egzersizler faydalı olabilir. Ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Uyku düzenli olmalıdır, bol sıvı alınmalı ve dengeli beslenilmelidir.

 

Verilen tedavinin etkili olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Tedavi sırasında ve tedavi bittikten sonra virüs sayımı yapılır. Tedavi bittikten 6 ay sonra yapılan testlerde virüs sayılamazsa kalıcı cevap alınmıştır denir. Ayrıca yapılan ölçümlerde ALT testinin de normal sınırlara dönmesi istenir.

 

Kronik hepatit C’de karaciğer kanseri oluşumunu artıran risk faktörleri var mıdır?

EVET...Bazı faktörler karaciğer kanseri riskini provoke eder, bunlar;

Alkol kullanımı

Siroz gelişimi

İleri yaş

Erkek hasta olmak

 

Hepatit C hastalığından koruyan aşı var mıdır?

Günümüzde koruyucu aşı henüz geliştirilememiştir.

 

Hepatit C hastasıyım. Hastalığı başkalarına bulaştırmamak için nelere dikkat etmeliyim?

Kan vermeyin, organ bağışlamayın,

Kan ile kontamine olabilecek jilet, tırnak bakım malzemeleri, diş fırçası gibi kişisel eşyalarınızı başkaları ile paylaşmayın

Bir yeriniz kesilirse kanın etrafa bulaşmamasına dikkat edin

 

Hepatit C’li hasta hepatit A ve B aşısı olmalı mıdır?

Hepatit C’li hasta, hepatit B bulaşı açısından risk grubunda ise aşılanmalıdır. Ayrıca daha önce hepatit A geçirmedi ise aşı ile korunmalıdır.

 

Hepatit C ve karaciğer nakli (transplantasyon)

Hepatit C vakalarında tedaviye cevap alınamaz ve karaciğer görevini yapamaz bir hale gelirse, yani ileri evre siroz tablosu gelişirse artık bu hastalar karaciğer nakline aday hastalardır ve transplantasyon gereklidir.

 

Kaynaklar

 

Bonis PAL, Chopra S, Patient Information: Hepatitis C. In UpToDate, Rose, BD (ed) UpToDate, Waltham,MA, 2007.

 

http://www.cdc.gov/ncidod/diseases/hepatitis/c/faq.htm

 

http://www.hepcnet.net/hepatitiscfaq.html

 

Strader, DB, Wright, T, Thomas, Dl, Seef, LB. AASLD practice guideline: Diagnosis, management and treatment of hepatitis C. Hepatology 2004;39:1147

 

HEPATİT D

 

 

Hepatit D hastalığı nedir?

 

Hepatit D virusunun neden olduğu sıklıkla müzmin seyreden bir karaciğer hastalığıdır.

 

Hepatit D hastalığı nasıl gelişir?

 

Hepatit D virusu çoğalabilmek için Hepatit B virüsüne ihtiyaç duyar. Bu nedenle bir kişide hepatit D hastalığı gelişebilmesi için o kişinin aynı zamanda hepatit B hastası veya taşıyıcısı olması gerekir.

 

Hepatit D hastalığı hepatit B hastalığını nasıl etkiler?

 

Bu hastalık hepatit B hastalığının gidişini hızlandırır ve kötü yönde etkiler. Hepatit D virusu çoğalmak için hepatit B virüsüne ihtiyaç duyduğundan beraberce siroza gidişi hızlandırırlar. Hepatit D virüsü hepatit B virüsü taşıyan kişilerde siroz olma riskini 2-3 kat artırır.

 

Hepatit D hastalığı nasıl bulaşır?

 

Hastalığın bulaşı esas olarak kan ve kan ürünleri ile olmaktadır. Anneden bebeğe geçiş olabilir. Cinsel yolla bulaş ve aile içi bulaş hepatit B’ye göre daha düşüktür.

 

Dünyada ne kadar kişi hepatit D hastasıdır?

 

Dünyada yaklaşık 10 milyon kişinin hepatit D hastası olduğu tahmin edilmektedir.

 

Hepatit D hastalığı kimlerde sık görülür?

 

Damardan uyuşturucu kullananlarda, kanama bozukluğu olanlarda, diyaliz hastalarında ve homoseksüellerde sık görülür.

 

Hepatit D’nin kuluçka süresi ne kadardır?

 

Hepatit D’nin kuluçka süresi 15-45 gündür.

 

Hepatit D hastalığının belirtileri nelerdir?

 

Hepatit D hastalığının belirtileri hepatit B’deki belirtilerle aynıdır.

 

Hepatit D hastalığı hepatit B hastalığı olanların ne kadarında görülür?

 

Hepatit D hastalığı müzmin hepatit B veya hepatit B taşıyıcısı olanların sadece % 5’inde gelişmektedir.

 

Hepatit D hastalığının tedavisi var mı?

 

Evet. Hepatit D hastalığının tedavisinde hepatit B hastalarında kullanılan interferonlar (iğne tedavisi) kullanılmaktadır (bakınız: hepatit B tedavisinde interferonlar). Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmalıdır. Tedavi sonrasında hastaların yaklaşık yarısında görülen nüks önemli bir sorundur.

 

Hepatit D hastalığı siroza veya karaciğer kanserine ilerler mi?

 

Evet. Hastaların % 70’inde siroza gitmekte ve bunların yaklaşık % 15’inde siroz ilk 1-2 yılda ortaya çıkmaktadır. Siroz gelişen hastaların bir kısmında ise karaciğer kanseri gelişebilmektedir.

 

Hepatit D hastalığından korunmak için ne yapılmalıdır?

 

Hepatit D’den korunmak için Hepatit B hastası veya hepatit B taşıyıcısı olmamak önemlidir. Hepatit B için aşı yaptıranlar aynı zamanda hepatit D için de korunmuş olurlar. Bu nedenle hepatit D’den korunmanın en etkili ve kesin çözümü hepatit B aşısı olmaktır.

 

 

KAYNAKLAR

 

1-http://www.hepatit.org/hepatitD.html

2-Niro GA, Rosina F, Rizzetto M.Treatment of hepatitis D. J Viral Hepat. 2005;12(1):2-9

3-Farci P.

 Delta hepatitis: an update. J Hepatol. 2003;39 Suppl 1:S212-219.

4-http://www.cdc.gov/ncidod/diseases/hepatitis/d/fact.htm

 

Hepatit E Virüsü (HEV) nedir?

HEV morfolojik ve biyofiziksel özellikleri ile Caliciviridae içerisinde heparnavirus cinsinin tek üyesidir. Tek sarmallı, pozitif polariteli ve yaklaşık 7.5 kb’lık genomu olan bir RNA virüsüdur.

 

İlk kez kim tanımlamıştır?

İlk kez 1983 yılında Balayan ve arkadaşları tarafından enterik yolla bulaşan A ve B hepatiti olmayan olguların dışkı örneğinde saptanmıştır.

 

HEV nasıl bulaşır?

HEV’in ana bulaş yolu dışkı ile kontamine olmuş suların içilmesi ve infekte gıdaların yenilmesi iledir. Kişiden kişiye bulaş hepatit A’ya göre daha az görülmektedir.

 

Hastalığın kuluçka süresi ne kadardır?

Hastalığın inkübasyon süresi 15-75 gün ortalama 36 gündür.

 

Hastalığın belirti ve bulguları nelerdir?

Sarılık

Halsizlik

Karın ağrısı

İştahsızlık

Bulantı-kusma

İdrarda koyulaşma (çay rengi)

 

Hastalık kronikleşir mi?

Kronikleşmez

 

Hangi gruplarda infeksiyon sık görülür?

HEV infeksiyonları daha çok genç ve orta yaşta geçirilmekte, çocuk ve yaşlılarda seyrek görülmektedir.

 

Hastalık dünyada nerelerde daha sık görülür?

Hepatit E’ özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük altyapı tesisleri yetersiz, şehir içme suyunun kanalizasyon şebekesiyle kontaminasyonunun önlenemediği Hindistan ve çevre ülkelerinden bildirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde ise dışarıdan gelen sporadik hepatit E olguları şeklinde bildirilmektedir. Günümüzde epidemik A ve B dışı hepatitlere yol açan etken HEV olarak isimlendirilmekte olup bu epidemilerin öyküsü 1955’li yıllara dayanmaktadır. Sorumlu etkenin HEV olduğu anlaşılan bu özellikteki ilk salgın yine bu tarihte Hindistan’da meydana gelmiştir. Daha sonraki yıllarda bu salgının benzerleri Nepal, Burma, Endonezya, Tayland, Cezayir, Etiyopya, Sudan ve Meksika gibi ülkelerden de bildirilmiştir.

 

Ülkemizde hangi bölgelerde daha sıktır?

Ülkemizde anti-HEV seropozitifliği % 3-29 arasında bildirilirken en yüksek oran % 29 ile Güneydoğu Anadolu bölgesinde saptanmıştır. Ülkemizde daha çok tek tük salgınlar ve sporadik vakalar şeklinde görülmektedir.

 

Hastalık hangi grupta daha öldürücüdür?

Bazı salgınlarda gebe kadınlarda özellikle üçüncü trimesterde ölüm oranı yaklaşık %20-30 bulunmuştur. Gebelerde ölüm oranının yüksek olmasının nedeni tam olarak bilinmemektedir.

 

Dışkı ile virüs ne kadar süre atılır?

Virüs semptomlar başlamadan önce dışkı ile atılmaya başlar ve yaklaşık 2 hafta boyunca atılmaya devam eder.

 

HEV tanısı nasıl konulur?

Hastalığın belirtileri, muayene bulguları ve laboratuvar testleri ile konulur. Kesin olarak tanı koyabilmek için kan testi yapılmalıdır. ELISA testi ile kanda Hepatit E virüs antikorlarının (anti-HEV IgM veya IgG) varlığı gösterilmelidir.

 

ELISA testini nerede yaptırabilirim?

Referans merkezlerinde ve bazı 3. basamak sağlık kuruluşlarında test yapılmaktadır.

 

İnfeksiyon Sonrası HEV antikorlarının pozitifliği ne kadar devam eder?

Geçirilmiş HEV infeksiyonunda IgM ve IgG antikorlarının kalıcılığının süresi farklıdır. Fakat genelikle ortalama altı ay sonunda antikorların kaybolduğu kabul edilmektedir.

 

HEV’den nasıl korunulur?

Suları dışkı kontaminasyonundan korumak, yeterli klorlama veya içme suyunun kaynatılması, kişi ve çevre hijyeni hakkında tekrarlayan sağlık eğitimi vermek infeksiyonların oluşmasını önemli oranda azaltacaktır. Eller tuvalet, banyo kullanıldıktan, bebek altı değiştirildikten sonra ve yiyecek hazırlamadan önce mutlaka sabunla yıkanmalıdır.

 

Korunmak için seyahatlerde neler yapılmalıdır?

Temiz olduğu bilinmeyen içme sularından (buz eklenmişler dahil) uzak durmak. Pişmemiş kabuklu deniz ürünleri, kendinizin hazırlamadığı sebze ve meyveleri kullanmamak. 

 

HEV’in aşısı varmıdır?

Şu anda insanlarda kullanılan bir aşı yoktur.

 

Tedavisi nasıldır?

Genellikle hastaların hastaneye yatması gerekmez. Hastalara belirtileri ve şikayetleri azaltacak destek tedavisi verilir.

 

KAYNAKLAR

1. Eroğlu C, Duyar E, Sünbül M, Esen Ş, Günaydın M, Leblebicioğlu H. Akut Hepatit E’li İki Olgu. Viral Hepatit Derg 2002;1:485-487

2. Taşyaran MA, Akdağ R, Akyüz M, Parlak M, Ceviz N, Yılmaz Ş. Erzurum bölgesi çocuklarında fekal oral yolla bulaşan hepatit viruslarının seroprevalansı. Klimik dergisi1994;2:74-75.

3. Aydın K. HEV İnfeksiyonu Epidemiyolojisi. Kılıçturgay K, ed. Viral Hepatit 98. Viral Hepatitle Savaşım Derneği, 1998:193-200.

4. http://www.cdc.gov/ncidod/diseases/hepatitis/e/index.htm

 

 

 

 

KARACİĞER KİST HİDATİK (Echinokokkozis):

Kist Hidatiğinin etkeni Ekinokokkus granulosus denen parazitdir. En sık karaciğere ve karaciğerin de en sık sağ lobuna yerleşir. Etken zamanla karaciğer içerisinde içi sıvı dolu bir kist oluşturur ve büyümeye devam eder. Bu kist içerisindeki sıvıda, kistin patlaması durumunda ulaştığı her yerde yeni kistler oluşturabilen ‘kız kistler’ vardır. Kistler karın içine, safra yollarına, göğüs boşluğuna açılabilirler.

 

Basit kistler genellikle bulgu vermez, bulgu verdiğinde ise en sık şikayet karın ağrısıdır. Kist infekte olduğunda, karın içine, göğüs boşluğuna, safra kanallarına açıldığında yada diğer organlara bası yaptığında karın ağrısına ek olarak ateş, sarılık, titreme gibi bulgulardan, şok dediğimiz hayatı tehdit eden durumlara kadar değişen sonuçlar doğurur. İndirekt hemaglütinasyon testi tanıda kullanılan değerli bir testtir.

 

Direkt grafi, bilgisayarlı tomografi, Ultrasonografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri de tanı ve takipte kullanılır. Hastalara öncelikle ilaç tedavisi başlansa da, çoğu hastada ilaç tedavisine yanıt olmadığından, tedavi cerrahidir.

 

Cerrahi olarak seçilecek yöntem hastanın durumuna ve kistin özelliğine bağlı olarak belirlenir. Cerrahi tedavinin prensipleri kistin inaktivasyonu, üremesini sağlayan zarın tam olarak çıkarılması ve kist boşluğunun çeşitli metodlarla kapatılmasını içerir. Son yıllarda, bazı seçilmiş ve uygun vakalarda, görüntüleme yöntemleri eşliğinde ciltten sokulan bir iğne yardımıyla kistin boşaltılması ve içine alkol injeksiyonu ile de başarılı sonuçlar alınmaktadır.

 

Karaciğer Biyopsisi

 

Karaciğer nedir?

Karaciğer karnın sağ üst bölgesinde yer alan, vücudumuzun en büyük organıdır. Yaşam için gerekli olan birçok fonksiyona sahiptir. Karaciğer kan yoluyla aldığı besinleri işler. Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler, vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. Ayrıca vücudun korunması için gerekli olan antikor yapımında da görev alır.

 

 

 

 

 

Karaciğer biyopsisi ne amaçla yapılır?

Karaciğer biyopsisi kronik viral hepatitin karaciğere yaptığı hasarın derecesin değerlendirmek için en iyi ve en duyarlı yöntemdir. Ayrıca hastaya uygulanan çeşitli tedavilerin etkinliğinin takibinde de yararlıdır. Sadece sarılıkların tanısında değil diğer alkolik karaciğer hastalığı, karaciğer yağlanması, primer biliyer siroz, hemakromatozis, Wilson Hastalığı gibi birçok karaciğer hastalığının tanısında oldukça değerli bir metottur. Nedeni saptanamayan alanin aminotransferaz (ALT) yüksekliği, nednei bulunamayan ateş ve metabolik hastalıkların tanısında da karaciğer biyopsisi yapılabilir.

 

Biyopsi öncesi dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Kan sayımı kontrol edilmelidir. Kanama bozukluğu olan hastalarda biyopsi yapmak sakıncalıdır. Batın ultrasonografisi ile kist ve damar yumağı olmadığından emin olunmalıdır.Biyopsi öncesi son bir hafta içerisinde aspirin, ibuprufen, naproksen, warfarin gibi analyezik, antienflamatuvar ve kan pıhtılaşmasını engelleyici ilaçlar alınmamalıdır. Lokal anestezik ilaçlara alerji olup olmadığı sorulmalıdır. Hastalara kanama bozukluğu (hemofili gibi) olup olmadığı sorulmalıdır. Biyopsi yapılacak olan kişiler doktoruna aldığı tüm ilaçlar konusunda bilgi vermelidir.

Biyopsiden yaklaşık 6 saat öncesine kadar hastalar bir şey yiyip, içmemelidir.

 

Biyopsi nasıl yapılır?

İşlem sırasında hastanın uyanık olması gerekir. Ankisiyetesi veya korkusu olan hastalara biyopsi öncesi sakinleştirici ilaçlar doktor tarafından verilebilir. Biyopsi yapılacak olan deri bölgesi antiseptik ile temizlenir. Sırt üstü yatan hastada, iğnenin gireceği alana lokal anestezik ilaç enjekte edilir. Karaciğer biyopsi iğnesinin kolay girmesini sağlamak için, karın derisi üzerinde küçük bir kesi yapılır. Karın derisi üzerinden, karaciğere iğne ile girilerek bir parça karaciğer dokusu alınır. Bu işlem birkaç saniye sürer. Biyopsi iğnesinin karaciğere girişi sırasında hafif ağrı hissedilebilir. Karaciğerden alınan örnek tetkik için patolojiye gönderilir.

 

Biyopsi sonrasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Biyopsiden sonra hastaların en az 10 saat hastanede gözlenmesinde yarar vardır. Hastalar biyopsi sonrası en az iki saat süreyle, sağ yanı üzerine yatarak, istirahat ederler. Bu süre içerisinde hastaların tansiyon ve nabzı düzenli olarak kontrol edilir. Hasta istirahat ederken, televizyon seyredebilir, kitap okuyabilir veya refakatçileri ile konuşabilir.

Hastalar 5-7 gün istirahat etmeli, bir hafta süresince 5-7 kg’dan fazla ağırlık kaldırmamalı, yine bu süre içerisinde kanı sulandırıcı ilaçlar alınmamalıdır.

Hastalarda biyopsi bölgesinde veya sağ omuzda şiddetli ağrı, solunum sıkıntısı, göğüs ağrısı, biyopsi bölgesinde kanama, yüksek ateş, karın ağrısı, halsizlik, terleme, çarpıntı şikayetleri olursa mutlaka hekime başvurmalıdır.

 

Karaciğer biyopsisi yapılması sırasında ve sonrasında görülen istenmeyen durumlar nelerdir?

Bu konuda deneyimli kişilerin yaptığı biyopsilerde risk son derece azdır. Buna karşın biyopsi sırasında veya sonrasında bazı istenmeyen durumlar gelişebilir.

 

* Sık görülmeyen durumlar

a.      İğnenin giriş yerinde kanama veya karın içi boşluğa kanama olması

b.      Çok nadiren, iğne, girdiği alana yakın dokulara hasar verebilir. (Örneğin; safra kesesi, ince barsaklar, böbrek, akciğer)

 

* Daha sık görülen durumlar

c.      Biyopsi yapılan yerde ağrı: Genellikle 24 saat sürer. Gerekirse ağrı kesici alınabilir.

d.      Bayılma

 

* Önemli, fakat sık görülmeyen durumlar

e.      İnfeksiyon gelişmesi

f.        Hava embolisi: Karaciğerden kan damarları içine hava kabarcıklarının girmesiyle oluşur.

g.      Safra kesesinin yırtılması ve safranın batına yayılması

h.      Ölüm

 

Karaciğer biyopsisi kimlere yapılmaz?

a.      Biyopsi olmayı kabul etmeyen uyumsuz hastalara

b.      Karaciğer dışı safra yollarında tıkanıklık olanlarda

c.      Pıhtılaşma bozukluğu olanlara

d.      Batında yaygın sıvı toplananlara

e.      Karaciğerde kist olanlara

f.        Karaciğerde damar yumağı olanlara

 

Karaciğer biyopsi sonucu ne kadar sürede alınabilir?

Karaciğer biyopsi sonucu genellikle bir hafta içinde alınabilir.

 

                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.