|
Kıkırdak Dokusu
Kıkırdak özel bir
bağ dokusu tipidir ve embriyonun mezoderm tabakasından gelişir.
Kemik hariç
diğer bağ
dokularından daha sert bir doku olmasına rağmen belirli bir
bükülebilirliği ve esnekliği
vardır. Kıkırdak
dokunun içerdiği hücre ve lifler jel kıvamındaki temel madde içine
gömülü
olarak
yerleşiktirler. Burada yer alan liflerin türlerine göre farklı
kıkırdak tipleri ayırdolunur ve
anlaşılacağı üzere
organizmanın farklı gereksinimlerinden dolayı bu çeşitlilik
gereklidir.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Kıkırdak,
organizmada damarı
ve siniri olmayan dokulara tipik örnek teşkil eder.
Konuyu incelerken
doku metabolizmasında matriksin öneminden ayrıca söz edilecektir.
Embriyolojik
gelişmesi ise
kısaca şöyle olmaktadır: Tüm bağ dokuları gibi kıkırdak dokusu da
mezanşimden
gelişir. Bu
gelişme sırasında önce mezanşim hücreleri biraraya gelerek mitozla
bölünerek
çoğalırlar. Oluşan
bu hücre topluluğuna kıkırdaklaşma merkezi denir. Kondroblastlar
kıkırdak
matriksinin sentez ve salgılanmasından sorumludurlar. Bu hücrelerin
salgıladığı
matriks
metakromatik özelliktedir.
Kıkırdağın ileri
gelişmesi ise interstisiyel ve apozisyonel
olarak iki şekilde
devam eder. İnterstiyel tipte kıkırdağın içinden diğerindeyse çevre
dokunun
yine
perikondriyumun kondrojenik aktivitesiyle dokunun gelişmesi söz
konusudur. Mitozla çoğalan
kondrositler
interstisiyel büyümeyi, perikondriyumdaki hücreler ise apozisyonel
büyümeyi
gerçekleştirirler.
Her iki türdeki kıkırdaklaşma gelişim çağına kadar devam eder.
Ancak
perikondriyumun
kondrojenik özelliği saklı kalır ve herhangi bir kıkırdak hasarı
durumunda rejenerasyonu
sağlar.
Kıkırdaklaşma oluşurken dokunun ara maddesinin miktarı artar ve
hücreler
tek veya gruplar
halinde birbirlerinden uzaklaşırlar. Olgun kıkırdak hücresine
kondrosit
denir. Bu hücreler
aktif yapıda olmayıp doku yenilenmesi sırasında kondroblastlara
dönüşerek
aktif hücre yani
sentez yapabilme özelliklerini kazanırlar. Hücrelerin etrafı sentez
edilen
ara madde ile
çevrilmiştir, lifler ise daha azdır. Yapıdaki kollajen, halunorik
asit, glikozaminoglikanlar
ve glikoproteinler
tüm kıkırdak tiplerinde bulunan makromoleküllerdir, ayrıca esnek
özellikteki bir
lif türü olan elastin de kıkırdakta (elastik kıkırdak) yer
almaktadır.
Kıkırdak dokunun
başlıca görevleri şöyle sıralanabilir:
1. Yumuşak
dokuları korumak ve desteklemek;
2. Eklem
yüzeylerinde bulunmasından dolayı kemik hareketlerini
kolaylaştırmak;
3. Embriyonda
kemiklerin ve iskelet sisteminin gelişmesine; ayrıca büyüme çağında
özel
likle uzun
kemiklerin büyümesine yardımcı olmak;
4. Solunum
sisteminde trakea, bronş gibi hava yollarının yapısına girerek
kapanmalarına
(kollaps) engel
olmak.
KIKIRDAK DOKUNUN
YAPISI VE TERTİPLENİŞİ
Kıkırdak dokusu
esas olarak hücre, lif ve temel maddeden (hücrelerarası amorf madde)
meydana
gelmiştir.
Lif ve
hücrelerarası maddenin oluşturduğu yapıya matriks (intersellüler
subtans
veya
ekstrasellüler matriks) adı verilir. Matriks proteoglikanlar ve
glikozaminoglikanlardan
(matriks bölümüne
bakınız) zengin olup PAS veya Toluidin mavisi gibi özel yöntemlerle
belirlenebilir.
Yapıdaki
proteoglikanlar kıkırdağın sertliğini sağlarlar. Kıkırdak
hücrelerine kondrosit, bunların
yerleştikleri
kavuklara laküna adı verilir. Kıkırdak dokusu etrafını perikondriyum
denen
sağlam fibröz bir
bağ dokusu kılıfı sarmaktadır. Bu kılıf ayrıca kıkırdak
metabolizması için
gerekli olan bir
yapıdır.
KIKIRDAK TÜRLERİ
Organizmada
içerdiği liflere göre 3 tür kıkırdak bulunur; hyalin kıkırdak,
elastik kıkırdak, fibröz
kıkırdak.
Hyalin Kıkırdak
En fazla bulunan
kıkırdak türü olup yetişkinde kostaların ventral uçları, solunum
sisteminin burun,
trakea, bronş gibi
bölgelerinde, dış kulak yolunda, eklem yüzeylerinde yerleşik bir
dokudur.
Taze olarak
bakıldığında mavi-beyaz renkte olup yarı saydamdır. Embriyonun
iskeleti
tamamen hyalin
kıkırdaktan oluşmuştur. Gelişmenin ileri aylarında iskelet
sistemindeki kıkırdak
yerini yavaş yavaş
kemik dokuya bırakır. Hyalin kıkırdağın histogenezi, konunun başında
da belirtildiği
gibi interstisiyel ve apozisyonel şekilde olmaktadır
Kıkırdağın
Hücreleri
Kıkırdak dokusu
hücrelerine kondrosit denir. Bunlar kendilerine ait kovuklarda
yerleşiktirler.
Bu kovuklara
laküna adı verilir. Bu hücrelerin yassı olanlarına kıkırdağın
yüzeyel tabakalarında,
daha yuvarlak
olanlarına ise derin bölgelerde rastlamaktayız. Dokudaki
kondrositlerin
içinde
yerleştikleri lakünayı tamamen doldurdukları gözlenirken, inceleme
yapılmak üzere
tespit ve diğer
histolojik laboratuvar yöntemlerinden geçirilirken hücrelerin
özellikle suyunu
kaybetmesi sonucu
büzüştükleri ve bu yüzden de laküna duvarından ayrılmış olarak
gözükmektedirler.
Elektron
mikroskopta yapılan incelemede hücre yüzeylerinin düzgün olmadığı
görülür. 40 μm
çapındaki kondrositler genellikle biraraya gelerek izogen gruplar
yaparlar.
Kondrosit nukleusu
yuvarlaktır ve bir veya daha çok nukleolus içerir. İyi gelişmiş bir
Golgi cihazları
bulunur.
Sitoplazmadaki mitokondriyon, lipid damlacıkları ve glikojen
hücrelerdeki diğer
tipik organel ve
enklüzyonlardır. Bunlar dışında kıkırdak matriksi veya kıkırdak
dokusu tamiri
yapıldığında
hücrelerde çok iyi gelişmiş granüllü endoplazmik retikulumun yer
aldığı görülür.
Bu durumda Golgi
de daha çok belirginleşmiştir. Aktif evredeki kondrositler bazofil
renkte
olup vakuollü bir
hale gelmektedirler.
Kıkırdak Matriksi
Hyalin kıkırdakta
matriks homojen yapıdadır. Bunun nedeni yapıdaki lif ve temel
maddenin ışık
kırıcılığının
birbirine çok yakın olmasıdır. Dolayısıyla lifleri direkt olarak
ışık mikroskopide görmek zordur. Polarizasyon ve elektron
mikroskobuyla bunlar daha rahat görülebilmektedir.
Konunun
başında söz
edildiği üzere hücrelerarası temel madde glikokozaminoglikanlar ve
glikoproteinlerden
oluşmuştur. Matriks, PAS (periyodik asit Schiff) yöntemiyle koyu
bazofil
boyanır. Ayrıca
metakromatik özelliğinden dolayı Toluidine mavisiyle de
pembe-kırmızı boyanır.
Hyalin kıkırdağın
lif türü (Tip II) kollajendir. Kollajenler ince olup gevşek yapıda
tertiplenmişlerdir.
Ara maddeye gömülü
kallojenler çok miktarda su içerirler, proteoglikanlar ise jel
benzeri
bir yapı
oluştururlar. Bu iki yapının birlikte oluşturduğu ortam hem dokunun
sağlamlığını
hem de dokunun
beslenmesi için gerekli diffüzyon ortamına olanak sağlar.
Proteoglikanlar
katyon bağlayıcı
özelliktedir bu nedenle matriks içinde su ve elektrolitlerin
taşınmasında önemli
rol alırlar.
Lakünaların etrafı ve aralarındaki bölgeler farklı şekilde
adlandırılırlar. Örneğin lakünanın
hemen etrafındaki
alana territorial alan denir. Burası liften fakir ancak ara maddeden
zengin olup
Toluidine mavisiyle yoğun bazofili ve metakromazi gösterir, ayrıca
PAS pozitif
özelliktedir.
Bunun nedeni buradaki yoğun proteoglikanlardır. Bir diğer deyişle,
sentezi yapılan
temel maddenin
hücre dışına verildiği ilk böge olması, bölgenin yoğun boyanmasına
neden
olur. Buna
karşılık daha az yoğunlukta bazofilik özellik gösteren lakünalar
arasındaki alana ise
interreritorial
alan adı verilir. Kıkırdak bükülebilir bir doku özelliğindedir. Bu,
hem liflerin hem
de temel maddenin
yapısal özelliğinden kaynaklanmaktadır
Hyalin kıkırdakta
kondrositlerin tek ya da izogen gruplar halindeki düzeni ve laküna
etrafındaki
bazofilik territorial ( ) alan görülüyor. İnterrerritorial (X) alan
ise
daha açık renkte
boyanmış.
Kıkırdak dokunun
hücresel organizasyonu ve matriksinin yapısı
nasıl
tertiplenmiştir?
Perikondriyum
Kıkırdağı dıştan
sağlam bir bağ dokusu kılıfı çevrelemektedir. Bu yapı perikondriyum
adını
alır. Yapı elastik
lif ve fibroblastlardan yapılıdır. İki tabakaya ayrılır: dış fibröz
kat ve iç
kondrojenik kat.
Dış fibröz kat
çevre bağ doku ve damarlara komşudur; iç kat ise hücresel olup
burada kıkırdak
hücresi ve
dolayısıyla amorf madde yapımı sağlanır. Aynı zamanda bu bölgeden
kıkırdağın
apozisyonal yani
dıştan büyümesi de sağlanmaktadır. Eklem yüzeylerinde bu kılıf
görülmez
Elastik Kıkırdak
Yapısında elastik
liflerin hakim olduğu bu tür kıkırdak, organizmada dış kulak,
epiglottis, lariks
gibi bölgelerde
yerleşik bir dokudur. Taze halde bakıldığında sarımsı bir renkte
olduğundan
hyalin kıkırdaktan
kolayca ayırt edilebilir. Yapısal olarak hyalin kıkırdağa benzemekle
beraber
lifleri farklılık
göstermektedir. Elastik özelliktedir. İçerdiği elastin, Orcein gibi
özel boyalarla
gösterilebilir.
Hücreleri yuvarlağımsı ve kapsüllüdür.Hyalin kıkırdağa oranla
elastik kıkırdak
hücrelerinin
sitoplazmalarında daha az yağ ve glikojen varlığı dikkati çeker. Bu
tip kıkırdakta da
perikondriyum
vardır
Fibröz Kıkırdak
Bu tür kıkırdak
yapısında çok yoğun kollejen liflerin yeralmasıyla tipiktir. Aynı
zamanda sıkı bağ
dokusu ile hyalin
kıkırdak dokusu arasında geçiş tipi olarak da sınıflandırılır.
Dokunun amorf
maddesi fazla
değildir, tam anlamıyla bir perikondriyum da görülmez. Bulunduğu
yerler arasında;
intervertebral
diskler, simfizis pubis örnek verilebilir. Fibröz kıkırdak hücreleri
tek ve ikili
gruplar halinde
bulunurlar. Doku H.E ile asidofilik boyanır. Bunun nedeni
yapısındaki çok miktarda
ve kalın
tertiplenmiş kollajenlerdir. Yapıdaki kollajenler gerilmeye karşı
çok dirençlidir
Omurlararası
Diskler (Diskus intervertebralis)
Omurlardaki
(vertebra) kemikler arasında (2 omur arasında) sağlam bağlarla
tutunmuş diskler
vardır
(intervertbral disk). Bu bağlar fibröz kıkırdak yapısındadır.
Diskler annulus fibrosus
ve nukleus
pulposus olmak üzere 2 kısımdır.Bu yapılar omurların hareketleri
sırasında oluşan
sürtünmeler ve
buna bağlı bozulmaları azaltarak omur kemiklerini korumaya alırlar.
Kıkırdak türleri
arasındaki ortak özellikler nelerdir?
Kıkırdakta Görülen
Bozukluklar (Dejeneratif Değişiklikler)
Kıkırdakta
yaşlanmayla beraber görülen en tipik olay kalsifikasyondur. Bu olay
aslında
uzun kemiklerin
gelişiminde normal olarak ortaya çıkmaktadır. Kalsifikasyonda
kıkırdak hücrelerinin önce yapısı ve fonksiyonları değişime
uğradıkları, hacimlerinde artış olduğu ve daha
sonra da
hücrelerin bozularak öldüğü görülür.
Ancak özellikle
yaşlanma ve diğer
bazı patolojik olaylar sonunda kıkırdakta kalsifikasyon meydana
gelmektedir.
Yaşlılıkta
kıkırdağın hücre sayılarında azalma olur ve dokunun berraklığı
gider. Matriks
bazofilisi de
azalır. Kalsifiye kıkırdakta kalsiyum fosfat ve kalsiyum karbonat
birikimi artar ve
böylece doku
normal yumuşaklığını kaybederek sertleşir. Bir diğer bozukluk da
matrikste kalın
liflerin artışıdır
ki bu durum asbestli kıkırdak olarak tanımlanır.
3.6. Kıkırdağın
Yenilenmesi (Kıkırdak Rejenerasyonu)
Kıkırdak dokunun
yenilenmesi sınırlıdır. Herhangi bir nedenle hasarlanan veya bozulan
bölgede
ilk olarak
buradaki kıkırdağın bozulduğu ve buranın eğer alan küçükse
perikondriyumun
kondroblastlar
tarafından (kondrojenik aktivite) yapılan yeni kıkırdak dokuyla
kaplandığı
görülür. Şayet
alan daha büyük ise yine perikondriyumdan kaynaklanan ancak bu kez
bağ
dokusuyla hasarlı
bölge onarılmaktadır.
KIKIRDAK
HİSTOFİZYOLOJİSİ
Genel olarak
kıkırdak dokusu damar ve sinirden yoksundur. Bu nedenle dokunun
beslenmesi
ve artık
maddelerin atılması diffüzyon ile olmaktadır. Bu olay ise
perikondriyumda yerleşik damarlardan
başlar. Şöyle ki;
matrikse giren ve çıkan metabolizma maddeleri perikondriyal
kapillerden
çıkarak
kondrositlere diffüzyonla ulaşır ve böylece metabolizma gerçekleşir.
Matriks glikozaminoglikanlarının
diffüzyonun
olabilmesinde büyük rolleri vardır.
Kondrosit
sitoplazmasındaki granüllü endoplazma retikulumu ve Golgi
kompleksinin iyi gelişmiş
organeller olup
matriks amorf maddesinin yapımında rol aldığını konunun başında
belirtmiştik.
Matriksteki bu
maddelerin yapımı hipofiz, tiroid, böbrek üstü bezi ve testis
hormonlarının
kontrolündedir.
Bunlardan kortizon, hidrokortizon ve östradiol amorf madde sentezini
yavaşyatıcı
etkiye sahiptir.
Kıkırdak bulunduğu bölgeler itibariyle önemli fonksiyonlara
sahiptir. Örneğin
eklem yüzeylerinde
yer almasıyla kemik hareketlerini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca birçok
kemikle formasyonu
ve boru şeklindeki solunum yollarının açık tutulmasını sağlar.
Yetişkinde
kıkırdağın
yenilenmesi zayıftır. Tamir perikondriyumca yerine getirilmektedir.
Vitaminlerin de
kıkırdak üzerine
önemli etkileri vardır. A ,C ve D vitamini eksikliğinde çeşitli
kıkırdak bozuklukları
ortaya çıkar.
Kıkırdak dokusu
emriyonal dönemlerden itibaren organizmada önemli rolleri olan bir
dokudur.
Konunun başında da
belirttiğimiz gibi iskelet sistemi insanın gelişiminde önce kıkırdak
halindedir
daha sonra yerini
kemik dokuya bırakır. Yine iskelet sisteminde yeralan eklemler de
kıkırdak
dokudan oluşmuştur
ve hareketin kolaylaştırılmasında büyük rolleri vardır (diz eklemi,
el,
bilek eklemleri
gibi). Organizmadaki uzun kemiklerin gelişimi hyalin kıkırdakla
olmaktadır. İnsanda
hyalin, elastik ve
fibröz kıkırdak olarak 3 tip olan kıkırdakta damar bulunmaz.
Damarlar
perikondriyum
denen bağ dokusu kılıfında yer almıştır. Dokunun metabolizması ise
diffüzyonla
gerçekleşir.
Matriksin yapısı bu olay için elverişli bir ortam sağlamaktadır.
Perikondriyum sadece
kıkırdağı
çevrelemez; aynı zamanda kıkırdak hücrelerinin yapımını da sağlayan
bir dokudur.
Kıkırdak Doku Özet
Tablosu
Özet
Kıkırdak Tipi
Hücre Özelliği Liflerin Özelliği Matriks Özelliği
Temel madde çok
miktardadır.Glikozaminoglikanlardan
yapılmıştır
Hyalin Aktif
haldeki hücreler Tip II kollajenlerdir. ve jel kıvamındadır.
(kondroblastlar)
yassı Rutin yöntemlerle zor Taze halde hormojen
şekilli ve
yuvarlak görülürler. Polarizasyon görünür.
nukleusludur.
mikroskobuyla belirle- Boyalı preparatlarda
Sitoplazmada lipid
nebilirler. laküna çevresi yoğun olup
bulunur, temel
madde teritoriyal alan adını alır.
ve lif yapımında
rol PAS ile pozitif reaksiyon
alırlar. verir.
Damarsız olan
Kondrositler matür
dokuda beslenme ve
hücrelerdir, oval
şekilli oksijenlenme difüzyonla
ve lakünada
yerleşik olmaktadır. Yaşlanmayla
olup
vakuollüdürler. birlikte dokuda kalsifikas-
Glikojen ve
pigment yon görülebilir.
granülleri
içerirler.
İzogen gruplar adı
verilen
gruplaşmalar
yaparlar.
Elastik Oval
şekilli ve az sayıda Elastik tür liflerdir; Matriks jel
kıvamındadır.
hücre içerir.
Hücrelerde kalınlıkları ve Dokuya taze haldeyken
az miktarda lipid
ve miktarları bölgeye bakıldığında sarımsı
glikojen
bulunabilir. göre değişir. Verhoeff' un renkte görülür.
elastik boyasıyla
siyaha boyanırlar.
Fibröz Oval
şekilli hücreler Kollajen lifler çok Matriks yapısı diğer
ikili veya küçük
gruplar yoğundur. kıkırdaklara oranla daha
halinde ve
liflerin Dalgalı paralel sıvı özelliktedir.
arasında düzgün
demetler yapacak
sıralanmalar
yaparak şekilde tertiplenmişyerleşirler.
lerdir.
1. Kıkırdak dokusu
yapısına uymayan hangisidir?
A) Hücrelere
kondrosit denir.
B) Ara madde bol
damarlıdır.
C) Kondroblast lif
ve ara madde sentezi yapar.
D) Perikondriyum,
bağ dokusu olup kıkırdağı çevreler.
E) Hiçbiri.
2. Hyalin kıkırdak
dokusu en çok nerede bulunur?
A) Diskus
invertertebraliste B) Kemik iliğinde
C) Eklem
yüzeylerinde D) Perikondriyumda
E) Hiçbirinde
3. Kondrositte
bulunmayan hangisidir?
A) Lizozom B)
Granülle ER
C) Glikojen D)
Lipid
E) Hiçbiri
4. Aşağıdakilerden
hangisi matriksin özelliği değildir?
A) Metakromatik
boyanır. B) Lif içermez.
C) Lakünalar
burada yerleşiktir. D) Proteoglikanlardan oluşmuştur.
E) Yarı saydam bir
maddedir.
5. Perikondriyum
nedir?
A) Kıkırdak
dokusuna verilen addır.
B) Hücre içermeyen
bağ dokusudur.
C)Kıkırdakta,
beslenme ve hücre yapımına katılan bağ dokudur.
D)Kıkırdak ara
maddesidir.
E) Kondrositleri
çevreleyen ara maddedir.
Değerlendirme
Soruları
6. Aşağıdakilerden
hangisi kıkırdağa uymaz?
A) Kıkırdakta
yaşlanmayla birlikte sertleşme görülür.
B) Yetişkinde
kıkırdak yenilenmesi çok fazladır.
C)Kıkırdak doku
damarsızdır.
D) Beslenme
diffüzyonla olur.
E) Territorial
alan laküna etrafındaki yoğun bazofil kısımdır.
7. Kıkırdakla
ilgili bilgilerden yanlışı bulunuz.
A) Fibröz ve
hyalin kıkırdak, lif yapıları bakımından benzer dokulardır.
B) Elastik
kıkırdak hücreleri, hyalin kıkırdak hücrelerine oranla daha çok yağ
ve glikojen
içerirler.
C) Fibröz
kıkırdak, metakromazi gösterir.
D) Hyalin
kıkırdak, kemik oluşumuna katılır.
E) Matriksteki
lifler, özel boya ya da mikroskop yöntemiyle görünür.
Amorf ara madde :
Proteglikanlar ve glikoproteinden oluşan lif ve hücre içermeyen
ara madde
Diffüzyon :
Yayılma, moleküllerin bir ortamdan bir ortama geçmesi
Embriyo :
Gelişmekte olan yavru
H.E. :
Hematoksilen - eozin boyası
İntervertebral
disk : Omurlar arasındaki diskler
İzogen grup : Aynı
tür hücrelerin iki veya daha fazlasının bir arada bulunması
Metakromazi : Bir
boya ile boyanan doku veya hücrenin bu boya renginden
farklı pembe
renkte reaksiyon vermesi (Toluidin mavisi ile mavi
değil
pembe-kırmızı boyanma hali)
Mezoderm :
Embriyonal hayattaki 3 tabakadan birisi olup (ektoderm, endo
derm, mezoderm)
bazı organ ve dokuların gelişmesini sağlar.
PAS pozitiflik : (Mukopolisakkarit
boyası) Bu boya ile boyanabilme hali
Sözlük ve Kavram
Dizini
Rejenerasyon :
Zedelenme veya yaralanma halinde dokunun tamiri, yenilenmesi
Erkoçak,A.: Genel
Histoloji, Ankara Üniversitesi Yayınları, Ankara,1980
Fawcett,D.W.:A
Text Book of Histology, 11th Ed.,W.B.Sounders Co.Philadelphia,1986.
Leeson, T.S.Leeson
C.R.,Paparo A.A.:Text and Atlas of Histology, W.B.Saunders Co.,
Philadelphia,1986.
Paker,Ş.:
Histoloji, Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Yayınları,
Bursa,1990.
Tekelioğlu, M.:
Genel Tıp Histolojisi, Beta Basın Yayın Dağıtım, İstanbul,1989.
alıntı aöf
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |