|
Kireçlenme
Sık görülen bir
eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının yapısının bozulması,
aşınması, incelmesi ve hatta kaybına neden olur. Kireçlenme
eklemlerin normal yapısını bozarak, ağrı, şişlik, hareket
kısıtlılığı, hareket sırasında eklemden çıtırtı sesinin gelmesi
şeklinde bulgular verir. Orta ve ileri yaşta daha sıktır. Kadınlar
daha yatkınlık göstermektedir. Yapısal bozukluklar (Doğumsal veya
sonradan travmatik hasarlar) kireçlenme riskini artırmaktadır. Aşırı
kilo, eklemleri sürekli zorladığından kıkırdak harabiyetini
hızlandırarak kireçlenmeye zemin hazırlamaktadır. Romatizmal eklem
hastalıkları ve eklem iltihapları da kireçlenmeye sebep olmaktadır.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Boyunda Kireçlenme
Belirtileri ve Tedavisi
Boyun
kireçlenmesi, boyun omurlarının ve aralarında bulunan disk
yapılarının yıpranması sonucu gelişen bir tablo. Meydana gelen
değişiklikler, omuriliğin geçtiği kanalı veya omurlar arasından
çıkan sinirlerin geçtiği kanalları daraltarak sinirlerde baskı
oluşturur. Bu baskıya bağlı olarak boyunda ve kollarda ağrı ve
uyuşma ortaya çıkar. Şikâyetler sıklıkla 40-50 yaş arasında gelişir.
Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Anadolu Sağlık Merkezi’nden
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr. Semih Akı, boyun
kireçlenmesi ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
Kireçlenmenin
belirtileri nelerdir?
Boyun ağrısı,
boyun hareketlerinde kısıtlılık, kaslarda gerginlik en sık görülen
şikâyetlerdir. Ağrı şikâyeti sıklıkla boyun hareketleriyle artan,
dinlenince azalan nitelikte gelişir. Boyun kireçlenmesinde sinir
basısına bağlı olarak kol ağrısı, uyuşma, kas güçsüzlüğü ve duyu
kusurları olabilir. Boyun ağrısı omuzlara ve sırta yayılabilir. Ağrı
süresi uzadıkça uyku bozukluğu, depresyon şikâyetleriyle karakterize
kronik ağrı sendromu denilen tablo gelişir.
Daha çok kimlerde
görülür?
İleri yaştakiler,
fiziksel olarak ağır işlerde veya uzun süre aynı pozisyonda
çalışanlar, işinden memnun olmayanlar, monoton iş hayatı olanlar,
kilolu kişiler, ciddi omurga eğrilikleri (skolyoz) olan hastalarda
boyun kireçlenmesi riski daha fazladır.
Tanısı nasıl
konur?
Tanı genellikle
muayeneyle konuyor. Boyun filmi, magnetik rezonans görüntüleme (MRI)
bilgisayarlı tomografi ve sinir ileti çalışmaları, muayene
bulgularını desteklemek için yapılan tetkiklerdir.
Nasıl tedavi
edilir?
Boyun
kireçlenmesinde öncelikle ilaç tedavisi ile fizik tedavi ve
rehabilitasyon programlarında sıcak soğuk tedavileri, elektrik
tedavisiyle kas spazmı ve kola yayılan ağrının azaltılması sağlanır.
Boyuna yapılan çekmeler kola yayılan ağrının azaltılmasında
kullanılır. Ağrı kontrole alındıktan sonra boyun kaslarını
kuvvetlendirici, duruşu düzeltmeye yönelik egzersiz programlarına
başlanır. Girişimsel yöntemlerden direkt olarak eklemlere ilaç
uygulamaları ve sinir köküne yönelik enjeksiyonlar, uygulanan diğer
tedavi yöntemlerindendir. Cerrahi tedavi, omur ilik basısı, sinir
kökü basısı veya omur iliği besleyen atardamarlara olan basıları
ortadan kaldırmak gerektiğinde uygulanıyor.
Ve uzmanlardan
gelen küçük bir uyarı: Eğer uzun süre aynı pozisyonda çalışmak
zorundaysanız, en azından bir saattte bir, işineza kısa bir ara
vererek boynunuzu, sağa, sola ve geriye hareket ettirin.
Dikkat edilmesi
gerekenler!
Uzman Dr.Yaprak
Demir boyun kireçlenmesi sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi
gerekenleri sıraladı;
· Ağır
kaldırmamaya dikkat edilmeli.
· Bilgisayar ile
çalışırken boyunun doğal pozisyonunu bozmayacak şekilde ayarlamalar
yapılmalı. Bilgisayarın durduğu masa ile oturulan iskemlenin
yüksekliği orantılı olmalı. Bilgisayar göz hizasına göre ne çok
şağıda ve çok yukarıda olmalıdır. Sırtın desteklendiği uygun bir
iskemlede oturan kişinin başı 10-15 derece öne eğildiği pozisyon en
uygun olanıdır.
· Sık telefon
görüşmesi yapanlar kulaklık biçimindeki telefon ahizelerini tercih
etmelidir.
· Çok yüksek veya
alçak yastıklar önerilmez, yastığın boyun boşluğunu desteklemesine
dikkat edilmelidir.
Osteoartrit
(Kireçlenme)
İki kemiğin
karşılaştığı yere eklem denir. Eklemlerdeki kemik yüzeyleri ince bir
kıkırdak tabakası ile kaplıdır. Bu kıkırdak bir örtü gibi kemik
yüzeyini örter, ekleme yük bindiğinde kemiği darbelerden korur ve
hasar görmesini önler. Kıkırdak aynı zamanda eklem yüzeylerinin
pürüzsüz bir şekilde kaymasını sağlar. Eklem, sinoviyal zar adı
verilen bir zarla çevrilidir ve bu zarın içinde kalan eklem boşluğu
bir sıvı (sinoviyal sıvı) ile doludur, sağlıklı bir eklemde sinovial
sıvı bir enjektörle alınamayacak kadar azdır. Bu sıvı, kıkırdak
dokusunu beslerken, aynı zamanda eklem yüzeylerinin de kayganlığını
sağlar. Böylece eklem hareket ederken, kıkırdak yüzeylerinin
birbirine sürtünmesi önlenir. Bütün eklem, sinoviyal zarın dışında
bulunan bir kapsülle çevrilidir.
Bu kapsül, eklemi
oluşturan kemiklerin gereğinden fazla oynamasını önler. Osteoartrit
(halk dilinde kireçlenme), eklemleri tutan bir hastalıktır.
Osteoartritte, eklemdeki kıkırdak tabaka düzgünlüğünü kaybeder ve
incelir.
Kıkırdağın
altındaki kemik ise kalınlaşır ve kenarlarında osteofit (kemik
çıkıntısı) adı verilen küçük kemik çıkıntıları oluşturur. Eklem
içinde kıkırdaktan kopan serbest cisimler olur. Sinoviyal zar
kalınlaşır ve eklem içindeki sinoviyal sıvı artar. Bu da eklemin
şişmesine sebep olur. Eklem kapsülü ve kapsülün dışından geçerek
eklemi kuvvetlendiren ligamentler (bağlar) kalınlaşırlar ve şişen
eklemi korumak için kasılırlar. Bütün bunlar, eklemin kendisini
tamir etmeye yönelik çabalarıdır. Ancak bu tamir çoğu zaman başarılı
olmaz, giderek eklemde ağrı ve hareket kısıtlığı gelişir.
Osteoartrit (kireçlenme) başlangıçta kıkırdak ve kıkırdağın
altındaki kemiğin hastalığı iken hastalık ilerledikçe eklemle ilgili
bütün oluşumları etkiler.
Osteoartrit, tüm
eklemleri tutabilir ancak en sık; diz, kalça, el, ayak, boyun ve bel
eklemlerinde görülür. Yavaş gelişen bir hastalıktır. Hastayı
rahatsız edici değişikliklerin oluşması genellikle yıllar sürer.
Bazen eklemde küçük değişikliklerle sınırlı kalır ve günlük hayatı
çok etkilemez. Bazen de çok ağır ve çok kısıtlayıcı olabilir. Ağır
durumlarda kıkırdak iyice incelir, hatta kaybolur ve eklem içindeki
kemik yüzey çıplak kalır. Korunmasız kalan bu kemik yüzeyler hareket
sırasında birbirlerine sürtünürler ve aşınmaya başlarlar. Bu sırada
kemikte osteofit oluşumu da artar.
Sonuçta eklemde
şekil bozukluğu gelişir ve eklem normal düzenini kaybeder.
Osteoartritte sık görülen bir sorun da; kıkırdaktaki kalsiyum
kristalleri eklem sıvısının içine dökülüp eklemde kızarıklık,
sıcaklık ve şişlik gelişmesine neden olurlar. Bu duruma sinovit adı
verilir. Tedavisi normal osteoartritden bazı farklılıklar gösterir.
Osman Uslu
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |