Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Şampuanlar

Cinsel Ürünler
Cilt Leke Krem
Bitki Macunları
Bitki Kapsülleri
Hastalık Çeşitleri
Bitki Sabunları
Bitki Çeşitleri
Bitki Yağları
Baharat
İndirim - Kampanya
Ana Sayfamız
 En Altta Arama Motoru Vardır

 

 


Benzer Konular
Panax Ginseng Kapsül



St John's Kapsül



Alfalfa Kapsül


Sarı Kantaron Kapsülü



Kudret Narı Kapsülü
 

Performans Macunu


Korean Ginseng


Saw Palmetto

Aşk Kahveleri


Aksu Vit


Epimedium Kapsül


Complete Men's

 

Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
 
Vitamin E - Selenium
Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Arı Sütü
www.birtat.com.tr


Salyangoz Kremi
Mavi Anemone Kremi
Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Güneş Kremleri
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Temizleme Tonikleri

Vitamin - Mineral
 

Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu
Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik
İç Hastalıkları - Ağrı
Kadın Hastalıkları - Regl
Kalp - Damar Tansiyon
Ortopedi - Romatizma
Psikiyatri - Uykusuzluk
Vitamin - Mineral

Ömer Coşkun Ürünleri
Tansalp Çaylar - Form, Nicdur

Hastalıklar Rehberi
Bitki Ürünleri
Bitkilerle Sağlık
Bitkisel İlaç - Desteği
Bitkisel Tedavi
Hasta Olmak İstemiyorum
Hastalıklara Şifalı Bitkiler
Şifalı Bitkilerin Kullanışı
Diğer Ürünler -
Kuru Gıda - Kına Gecesi - Kuru Yemiş

Yeni Ürünler
TV Reklamları
Sağlık Ürünleri
Alternatif Tıp
Sağlık Önerileri
V-PİLLS - Geldi

Ala - Vitiligo Albumin Arı Sokması Bağırsak Tıkanıklığı Açlık Hissi Alerjik Reaksiyon Arı Sütü Bağırsak Yumuşaması Adale Kuvvetlendirici Alkol Toksinleri Arpacık Basur Memeleri Adaptasyon Alkolik Astım Basur Yarası Adaptojen Alyuvar Atar Damar Sağlığı Beden Adet Gecikmesi Alzheimer Atletik Yapı Bel Diski Adet Sancısı Ameliyat Sonrası Aybaşı Gecikmesi Bel Kayması Ağız Kokusu Anabolic Anabolizan Aybaşı Günleri Bel Sorunları Ağız Yaraları Andrepoz Azot Dengesi Beslenme Ağrı Kesici Anlama Yeteneği Bacak Ağrıları Bitkinlik Ağrılı Aybaşı Anne Sütü Arttırıcı Bademcik İltihabı Böbrek Yetersizliği Ağrılı İdrar Anti Bakteriyal Bağırsak İltihabı Böbrek Büyümesi Akciğer Hırlaması Anti Depresyon Bağırsak Kurtları Böbrek Çürümesi Akciğer İltihabı Anti Septik Bağırsak Lifi Boğaz İltihabı Akıl Hastalığı Anti Viral Bağırsak Rahatlatıcı Bronşit Öksürüğü Dalak Deri Pullanmaları Diş Apsesi Doğal Tedavi Damar Felci Destekleyici Ürünler Diş Çürümesi Doğum Yaklaşması Damar Genişletme Düşünceye Dalma Diş Eti - Diş Etleri Doğum Sancısı Damardaki Şeker Devamlı Hasta Diş Eti İltihabı Doğuma Hazırlık Damar Tıkanıklığı Devamlı İltihap Diş Parlaklığı Doğumu Kolaylaştırma Damarlardaki Kolesterol Devamlı Öksürük Diş Sağlığı Doku Yenilemek Damarlardaki Pıhtılaşma Dezenfekte Dış Tehdit Döl Yolu Akıntısı Damla Hastalığı Diabet Dişilik Organı Dolaşım Bozukluğu Dejenereratif Hastalik Dicalcium Diyete Destek Dolaşım Sistemi Demir Eksikliği Dil Dizanteri Doping Destekçileri Deniz Tutması Dil Çatlakları Dl-tocopherly Dudak Çatlaması Depresyon Dil Pası - Paslı Dil DNA Düş Kabusu Depresyon Tedavisi Dinçlik Verici Doğal Destekleyici Düşüce Bozukluğu Deri Elastikiyeti Direnç Doğal Dopingler Düzenli Sağlık Deri Kuruluğu Diş Ağrısı Doğal Savunma Düzenli Spor Egzama Oluşması Fıtık Göz Yorgunluğu İdrar Yolları Eklem Hastalıkları Fiziksel Yorgunluk Göz Kapağı İdrar Zorluğu Eklem İltihabı Frengi Grip Aşısı İdrarda Kan Ekstrasistol Funguslar Guatr İdrar Yanması El Titremeleri Geceleri İdrara Kalkma Güçlendiriciler İlaçların Yan Etkisi Endişe Geğirmek Gut Hastalığı İletitis Enerji Depolama Gelişme Bozukluğu Hafızaya Destek İnsulin Drenci Enfarktus Gençlik Bitkileri Hararet İron Enfeksiyon Gıda Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritimi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Noni Penis Enerjisi Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Sperm Sayısı Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerjik Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenium Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz Testeron Sağlığı Korumak Semptomplar Şişmanlama Testesteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

 

Kızıl
 

Kızıl, bütün vücut derisinde dökün­tüler yapan, glomerülonefrit ve romatizmal ateş gibi çok önemli komplikas-yonlara yol açabilen akut ve bulaşıcı bir hastalıktır.
 

Merhaba, Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi Hissediniz.

Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.

Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın Günlük 1800 -2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr), İster Telefonla...


Ne Konuşmuşsak O Ürün Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur. 1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
 

  

Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi Gönderilecektir.

Kapıda ödeme kolaylığı.

 

0 542 252 70 62
0 532 402 77 44

 0 464 217 18 81
 0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 





 

 İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.

 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

 

NEDENLERİ

Hastalığa, salgılanan zehirle (toksin) deri ve mukozalarda döküntülere neden olan birçok streptokok türü yol açar. Buna karşın yutak ve bademciklerdeki değişiklikler doğrudan bakterilerin etki­si sonucunda gelişir.

 

Hastalığa neden olan mikroorganiz­malar olguların büyük bir bölümünde yutak mukozasına yüzeyel olarak yerleş­tiğinden (akut bademcik iltihabı) kızıl vücudun belirli bir bölgesinde ortaya çı­kar. Bakterilerin yerleştiği bölgede salgı­ladığı zehirli madde, genel dolaşım yo­luyla yayılarak deri ve mukozalarda dö­küntü gibi genel belirtilere neden olur.

 

Daha seyrek olarak streptokoklar, cerra­hi yaralar (cerrahi kızıl), yanıklar (yanık kızılı) ya da doğuma bağlı yaralardan da (loğusalık kızılı) vücuda girebilir.

 

NASIL BULAŞIR?

Kızıla neden olan bakteriler insanlar­dan, öncelikle de hastalardan, iyileşme dönemindeki hastalardan ve kronik ta­şıyıcılardan bulaşır. Taşıyıcılarda strep­tokok ağız-burun boşluğuna, burna ve deriye yerleşir; ayrıca hastaların kanın­da da bulunabilir. Bulaşma, özellikle kronik taşıyıcı hastalardan yayılan damlacıklar aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı olarak gerçekleşir.

 

Bu durumda mikroplarla kirlenmiş çamaşırlar, kap kaçak, çatal bıçak, kişisel eşyalar, oyuncaklar, halka açık yerlerdeki eşya­lar hastalığın bulaşmasında etken olabi­lir. Süt ve süt ürünleri ile onları işleyen kişilerin streptokok taşıyıcısı olması ya da ineğin memesinde streptokokun yol açtığı enfeksiyonun bulunması da bu­laşmada rol oynayabilir.

 

 

YAYILMA

Kızıl büyük kentlerde yaygın bir biçim­de, küçük yerleşmelerde sınırlı salgın­lar halinde, köylerde ise tekil olgular biçiminde görülür. Hastalığın yayılma hızı bulaşma koşullarının elverişli ol­masına ve hastalığa açık kişilerin sayı­şma bağlıdır. Hastalığa yakalananlar iyileştikten sonra bağışıklık kazanırlar. Hastalığa açık kişilerden oluşan yeni bir çekirdek ortaya çıkana değin hasta­lığın görülme sıklığında azalma gözle­nir.

 

 Köylerde hastalığın tekil olgular bi­çiminde görülmesinin nedeni, ailelerin birbirinden uzak yaşamalarıdır. Bura­larda hasta kişilerle yakın ilişki kentlere göre çok daha azdır. Kızıl en çok 2-9 yaş grubunda görülür. Bunun en önemli nedeni, daha küçük bebeklerde anneden gelen bir korunma özelliğinin, ikinci olarak da streptokokların neden olduğu gizli bir enfeksiyonun yarattığı aktif bir bağışıklığın bulunmasıdır.

 

BELİRTİLERİ

Kızılın kuluçka evresi genellikle 3-7 gündür; ama bu süre loğusalık kızılı ya da cerrahi kızılda çok daha kısa olabi­lir. Hastalığın genel belirtileri kendini kötü hissetme, yorgunluk ve baş ağnsı-dır. Hastalık ani ve şiddetli bir biçimde başlar.

Titreme, hızla yükselen bir ateş (40°C-41°C), huzursuzluk, baş ağrısı, bulantı, kusma, solunum güçlüğü, karnı derisinde ve yüzde kızarıklık, çene ve ağız çevresinde solukluk görülür. Bü-ğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yutak ve bo­ğaz mukozasında şişlik ve kırmızılık ortaya çıkar. Dilin üzerini beyaz bir pas kaplar, ucu ve çevresi ise kırmızı bir görünüm alır. Boynun yan bölümleri ve iistçenenin arkasındaki lenf bezleri şi­şer.

 

Oldukça hızlı gelişen bu evre bir gün kadar sürer. Ağız mukozasında kırmızı zemin üzerine koyu kırmızı renkli küçük lekelerin belirmesiyle hastalığın gidişi yavaşlar; ayrıca hastanın dili hastalığın etkisiyle Özel bir görünüm alır. Bu du­rum “çilek dili” olarak adlandırılır. Dö­küntü 24 saat içinde yaygınlaşır. Bazı ön belirtilerden sonra döküntülerin ortaya çıkması iki güne kadar gecikebilir. Dö­küntü 3-4 gün sürer.

 

Döküntü dönemin­de belli aralıklarla bütün vücutta eşit da­ğılım gösteren pembe-kızıl renkte dö­küntüler gözlenir. Elle muayenede kır­mızılığın, topluiğne başından küçük, çok sayıda pürtüklü kabartıdan oluştuğu gö­rülür.

 

Döküntüler tipik bir dağılımla önce göğüste, boynun altında ya da karında ortaya çıkar; sonra yavaş yavaş el ve ayaklara kadar yayılır. Çene, ağız ve burun kanatlan çevresinin soluk bir renk alması dikkat çekicidir. 5-6. gün­den sonra, vücudun değişik yerlerinde soyulma başlar. Soyulma önce yüzde pullanma, vücutta birkaç milimetre ça­pında kabuklar, kol ve bacaklarda da geniş parçalar biçimindedir. Soyulma günler ya da haftalarca sürebilir; bu dö­nemde hastanın genel durumu iyidir.

 

Kızıl hastalığı klinik olarak tipik ol­mayan biçimlerde de ortaya çıkabilir. Oldukça kısa süren ve çok az döküntü yapan “hafif kızıl” tablosu Özellikle önemlidir.

 

Aynca bazı yazarlar, döküntüsüz kızıl adlı bir tablo tanımlamış ve kızıla yakalanan hastaların ailelerinde ortaya çıktığım belirtmişlerse de bu ta­nımlama pek doğru değildir. Strepto­kokların salgıladığı zehirli (toksik) maddelere karşı bağışıklığı olan kişiler­de ortaya çıkan anjin gerçek bir strepto­kok anjini değildir. Ayrıca olağanüstü ağır gidişli ve bakterinin salgıladığı aşı­rı toksine bağlı tipik olmayan biçimler de bilinmektedir.

 

Bakteriye karşı bağı­şıklık olmadığı durumlarda streptokok farenjiti gelişebilir. Az rastlanan öteki biçimlerde döküntüler mor renkli (mavi kızıl) ya da kesecikler biçiminde olabi­lir (miliyer yaygın kızıl).

 

KOMPLÎKASYONLAR

Kızılın yol açtığı komplikasyonlar üç başlık altında toplanabilir.

• Septik komplikasyonlar. Streptokok­ların yayılmasına bağlı olarak gelişir.

• Toksik komplikasyonlar. Bakterinin salgıladığı toksin etkisine bağlıdır.

• Geç komplikasyonlar. Aşın duyarlılık gelişimine bağlı olarak ortaya çıkan geç komplikasyonlara alerjik komplikasyon­lar da denir.

 

Günümüzde çok az rastla­nan septik komplikasyonlar streptokokların komşuluk ya da kan yoluyla yayılmasına bağlı olarak gelişir ve strepto-i kok anjini komplikasyonlanna benzer.

 

Toksik komplikasyonlar esas olı kalp ve böbreklerde ortaya çıkar. Eri yaşta ortaya çıkan kalp kası iltihabı çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, katımlannda hızlanma ve bazen işle bir üfürüm ile seyreder.

 

Erken böbrek komplikasyonlarmın en sık görüleni z. terstisyel nefrit”tir. İdrarda hafif alt. min artışı görülür, idrarla kan gelir idrar miktarı azalır. Ardından kanda miktar artar, buna karşın kan basıncı­da yükselme ve şişme (Ödem) görülür

 

Hastalığın sonu genellikle iyıc: Ama bazen idrar çıkışı bütünüyle durc. ğundan, yapay böbrek gibi modern ar -ma tekniklerine başvurmak gerekebilir

Hastalığın başlamasından yaklaşık 20 gün sonra ortaya çıkan geç komp . kasyonlar herhangi bir A grubu hemo^-tık streptokok enfeksiyonu komplıkakasyonu gibi daha çok kalp, böbrekler ve eklemlerde görülür. Özellikle kalp \f eklemlerde kızıl sonrası romatizma ateş gelişir. En önemli geç komplikas-yon böbrekte ortaya çıkan akut ya\g-.r glomerülonefrittir.

 

Nedenleri ve gelişim süreci açısından, herhangi bir strep­tokok enfeksiyonu sonrasında görüle-böbrek iltihabından farksızdır.

TANI

Ateş, bademcik iltihabı, oldukça ieri ve mukoza döküntüleri, çilek belirliler kolaylıkla tanıya götürür. ıstahğın özellikle kızamıktan ayırtsi oldukça kolaydır.

 

BEKLENEN GİDİŞİ (PROGNOZ)

Bir zamanlar, yol açtığı komplikasyon-lar nedeniyle oldukça ciddi bir hastalık olan kızıl, günümüzde etkin antibiyotik tedavisiyle kolayca iyileştirilebilmektedir. 20. yüzyılın başlarında yüzde 3 olan hastalıktan Ölüm oranı, günümüz­de en çok yüzde 0,05′tir.

 

TEDAVİ

Streptokok enfeksiyonlarına karşı uy­gun ve etkin bir antibiyotik tedavisi uy­gulanmalıdır. Burada yalnız mikrobun yok edilmesiyle hastalığın hafif geçme­si ya da kısa sürmesi değil, enfeksiyo­nun lir. İlacın hastalık süresince düzenli bi­çimde verilmesi olanaklı değilse, 600.000-1.200.000 ünitelik tek doz ola­rak benzatil-penisilin verilebilir. Penisi­linin uygulanma olanağı yoksa, günde kilo başına 25 mg olarak eritromisin verilebilir. Eritromisin 10 gün süreyle uygulanmalıdır. Bakterileri yok etme­yip yalnızca büyümelerini durduran sülfamitler kullanılmamalıdır.

 

Kızıl geçiren küçük yaştaki hastala­ra ateşli dönemde yatak istirahati, nite­lik ve nicelik açısından hafif ve uygun besinler ile sıvı kaybını karşılayacak miktarda sıvı verilmesi gerekir. Hasta­da boğaz kuruluğu varsa, yattığı odanın havası nemlendirilmelidir. Ağrılara kar­şı (baş ya da lenf bezleri ağrıları) asetil-salisilik asit (aspirin) kullanılır.

 

KORUNMA

Kızıl bildirilmesi zorunlu olan hastalık­lardan biridir. Eskiden hasta çevreden uzak tutulurdu. Bu süre 40 güne değin varabilirdi. Ama günümüzde etkili anti­biyotik tedavisi sonucunda karantina gerekli olmamaktadır. Gene de strepto­kokların önemli ölçüde dirençli olmala­rından dolayı, bulaşmaya yol açabilecek bütün eşyaların dikkatle dezenfekte edilmesi ve hasta iyileştikten sonra oda­sının da dikkatle temizlenmesi gerekir.

 

Ayrıca hastalığın yayılmasını önlemek için hastanın ailesine ve çevresindeki yakalanma tehlikesi yüksek kişilere pe­nisilin verilmelidir.

 

Oldukça yaygın görülen A grubu streptokok taşıyıcılarına karşı pratik açıdan alınacak önlemler de oldukça önemlidir. Sağlıklı streptokok taşıyıcı­larının, kendileri ve başkaları için teh­likeli olup olmadıkları tartışılan ve üzerinde fikir birliğine varılamayan bir konudur. Bir görüşe göre taşıyıcılarda-ki streptokoklar son derece tehlikeli bir kaynaktır; her koşulda ortadan kaldırıl­ması ve kurutulması gerekir.

 

1 başka görüş ise özellikle okul çağındaki ço­cuklar arasında 1çok taşıyıcı bulun­masına ve bunların sürekli olarak mik­rop taşımalarına karşın, streptokok kö­kenli hastalıklara yakalanmadıklarım ileri sürmektedir.

 

Taşıyıcılarda genel­likle yüksek miktarda koruyucu anti­kor bulunur ve streptokok kökenli bir hastalığa yakalansalar bile, hastalık et­keni çoğunlukla boğazlarında yerleşik durumdaki streptokoktan farklı tipte­dir. Vücudunda uzun süre streptokok taşıyan kişilerin kanında streptokokla­ra karşı koruyucu antikor miktarı oldukça yüksektir. Ama streptokokları kısa süre taşıyanlarda bu durum göz­lenmemiştir.

 

Bu veriler ışığında, sağlıklı taşıyıcı­ların boğazındaki streptokokların orta­dan kaldırılmaması gerektiği, çünkü bu taşıyıcılık durumunun doğal bir bağışıklama yöntemi olduğu söylenebilir. Ama bu gözlemin çelişkili yanı, A gru­bu streptokok taşıyıcılarının kendileri için olmasa bile, toplum için önemli bir tehlike kaynağı olmalarıdır. Bundan ötürü penisilin ya da eritromisinle uy­gulanacak bir koruyucu tedavinin top­lumsal açıdan gerekli olduğu söylene­bilir.

 

 

Kızıl nasıl bulaşır?

 

 

Genelde bulaşma solunum yollarından çıkan damlacıklarla (Flügge damlacıkları) olur. Gözden kaçan, tehlikeli bulaşmalar ise, özel bir streptokok türü olan hastalık etkeninin kronik, sağlıklı taşıyıcılar aracılığıyla taşınması sonucu gerçekleşir.

 

Bir başka bulaşma biçimi ise, streptokok enfeksiyonu bulunan ineklerden alınan sütün kayna­tılmadan içilmesidir. Kızüm bulaşıcılığı oldukça düşüktür, ama kli­nik açıdan döküntü yapmayan biçimlerin de bulunduğu unutulma­malıdır.

 

 

 

KİMLER KIZIL TAŞIYABİLİR?

 

 

 

Sağlıklı bir kişi kızılı ”taşıyabilir” ve bunu bir çocuğa bulaştıra­bilir mi?

Evet. Bir önceki soruda da açıklandığı gibi, en tehlikeli bulaşma bu biçimde gerçekleşir.

 

 

 

Kuluçka dönemi ne kadar sürer?

 

 

Kızılın kuluçka dönemi oldukça kısadır; 6-7 günü geçmez. Bu dö­nemden sonra boğaz mukozası kızarır, bademcikler ve boyun lenf bezleri şişer. Hastalığın başlıca belirtileri baş ağrısı, yutma zorluğu, bulantı, boğaz ağrısı ve 38°C’nin üzerine çıkabilen ateştir.

 

 

 

Dilin özel bir görünümü var mıdır?

 

 

Beyazımsı bir pasla kaplanan dil, özellikle yüzeyel tabakaların yitiril­mesi nedeniyle çok özel bir görünüm alır: Çilek dili.

 

 

Çocuğa yatak istirahati uygulamak gerekli midir?

 

 

Kesin olarak yatak istirahati ve bununla birlikte sıvı ya da yan sıvı gı­dalarla beslenme gerekir. Bağırsağın, yumuşatıcı gıdalar verilerek boş kalması sağlanmalıdır. Enfeksiyon ve zehirlenme olasılığma karşı antibiyotik tedavisi uygulamak gerekir.

 

Kızıl boğaz ağrısı ateş

 

Belirtileri: Daha çok kış aylarında salgınlar halinde görülür. Dayanıklı ve en zor şartlar altında bile uzun müddet yaşayabilen bir bakterinin marifetidir.

 

Vücuda girdikten sonra, hastanın di­renci ile orantılı olarak, bir ila yedi gün içinde hastalık belirtileri başlar.

Aniden yükselen ateşle kendisini belli eder.

 

Titreme, kuvvetli baş ağrısı, kusma, halsizlik, yutma güçlü­ğü ve boğaz ağrısı en belli özellikleridir.

 

Bademcikler şişer ve kızarır.

 

Boyun lenf bezleri şişer ve bastırılmca acır.

 

Dilin üzeri beyaz bir tabaka ile kaplanır.

 

Yukarıda saydığımız belirtilerin ortaya çıkmasından bir gün sonra bütün vücutta küçük kırmızı lekeler ortaya çıkar.

 

Lekeler birbirlerine çok yakın olup dışarıdan bakıhnca vücut kırmızıya boyanmış hissini verir.

 

Lekeler boyun ve göğüsten başlayarak yayılır.

 

Kızıl hastalığını diğer döküntülü hastalıklardan ayıran en bâ­riz alâmeti, burun, çene ve ağız kısmı hâriç olmak üzere yüzün kıpkırmızı görünmesidir.

 

Hastalığın ortaya çıkmasından yaklaşık beş gün sonra dil üzerindeki beyaz tabaka kaybolur. Ancak hemen arkasından bu sefer de çileği andıran kırmızı lekelerle kaplanır. Kızıl hastalığının tipik bir belirtisi de budur.

 

Birinci haftanın sonunda ateş düşer. Boyun lenf bezleri ile bademciklerdeki şişlik iner.

 

İkinci hafta derinin üzeri pullanmaya başlar ve zamanla pul­lar kuruyarak dökülür.

 

El ve ayak derisi üzerindeki pullanma tabakalar halinde olup bu da kızıl hastalığına has bir durumdur.

 

Hastalığın çevreye yayılmaması için dökülen pullar yakılma­lıdır.

 

Ne Yapmalı?

Hasta mutlaka doktora gösterilmelidir. Zira kızıl hastalığı= nın çok tehlikeli yan etkileri yani ilâve hastalıkları vardır.

 

Kızılın çabuk iyileşmesi ve ilâve hastalıklar doğurmaması için penisilin tedavisi tatbik edilmektedir. Penisilin tedavisi on gün sürer.

 

Tedavi iyi netice verip hastalık belirtileri ortadan kalktıktan sonra, hasta banyo edilir ve odası değiştirilir. Eski odası ve kul­landığı eşyalar dezenfekte edilir.

 

Hasta en az üç hafta müddetle yatak istirahatinde bırakılır.

 

DİKKAT: Bir doktor nezaretinde tedavi görmeyen kızıl hasta­ları ölüme kadar varan ciddi hastahklara yakalanabilirler. Bu tehlikeli hastalıkları şöyle sıralayabiliriz:

Ortakulak iltihabı

Böbrek iltihabı

Kalp kasları iltihabı

Çene boşluğu iltihabı

Lenf bezleri iltihabı

Damarlarda kan pıhtısı oluşması (tromboz).

Eklem yerlerinin iltihaplanması
 

                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.