|
Konuşma Bozuklukları
DİL EGZERSİZLERİ
Aşağıdaki egzersizleri beş-er kez tekrarlayın
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
1- Ağzınızı açın
ve dilinizi dışarı çıkartın,yanlara kaydırmamaya dikkat edin.
Tutun
bırakın.Dilinizi her defasında daha ileriye uzatarak tekrarlayın.
2- Dilinizi
dışarı çıkartın,yavaş dudaklarınızın bir köşesinden bir diğerine
hareket ettirin.
Her köşede biraz
tutun ve bırakın.
3- Dilinizi
çıkarın ve dil ucuyla çenenize değmeye çalışın.
Ulaşabildiği en
uzak noktada tutun,bırakın.
4-Dilinizin
ucuyla dudaklarınızı yalayın.
Dilinizle tam bir
daire çizmeye dikkat edin.
5-Dilinizi
çıkarın ve dil ucuyla burnunuza değmeye çalışın.
Bunu yaparken alt
dudağınızı ya da elinizi kullanmayın.Ulaşabildiği en uzak noktada
tutun,bırakın.
6-Dilinizi
çıkarın dondurma yalar gibi dil ucunu aşağıdan yukarı doğru hareket
ettirin.
7-Dilinizi
çıkarın,dilinizin önünde tutulan bir kaşığı dilinizin ucuyla itmeye
çalışın.
8-Parmağınızı
yanağınıza koyun,ağzınızı açmadan ağzınızın içinden dilinizle
parmağınızı bulun.
9- '' LA ''
sesini beş kez arka arkaya çıkarın.
10-'' KA ''
sesini beş kez arka arkaya çıkarın.
DUDAK
EGZERSİZLERİ ( Aşağıdaki egzersizleri beşer kez tekrarlıyın )
1- u ve i
seslerini arka arkaya tekrarlayın.
2- Ağzınızı açın,
ağzınızı kapatmadan dudaklarınızı yuvarlatın.
3- Dudaklarınızı
kapatın'' mmmm..'' sesini çıkartın.
4- Mememe/mamama
sesini mümkün olduğunca hızlı söyleyin.
5- Mememe/mamama
sesini mümkün olduğunca yavaş söyleyin.
6- Dudaklarınızı
sıkıca kapatın,birbirine bastırın,bırakın.
7- Dudaklarınızı
kapatarak yanaklarınızı şişirin 5 sn. tutun sonra bırakın.
8- Yanaklarınızı
havayla doldurun, havayı bir yanağınızdan diğerine aktarın.
9- Üfleyerk mumu
söndürün.
DİL UCU KALDIRMA
EGZERSİZİ
'' T ''
BAŞTA ORTADA
SONDA
TOP
ÜTÜ SÜT
TAŞ
OTO BOT
TÜY
ÇATI YAT
TIR
ATAÇ ÇİT
TAVA GİTAR
SAAT
TIRNAK
ATKI MONT
TOKA ÇATAL
SİMİT
TEKERLEK USTURA
SEPET
TABANCA SÜTLAÇ
MİSKET
TENCERE HATA
TAMİRAT
DİL UCU
KALDIRMA EGZERSİZİ
'' L ''
BAŞTA
ORTADA SONDA
LİF
İLK DİL
LAV
ALT SAL
LOŞ
ÇALI KOL
LEYLEK
PALTO GÖL
LAMBA
OLAY VİRGÜL
LİMON OLTA
SANDAL
LOKUM
ÇİLEK YEŞİL
LEBLEBİ
DOLAP PETROL
LAVABO ÖNLÜK
ÇATAL
LAHMACUN SALINCAK
PORTAKAL
DUDAK EGZERSİZLERİ
'' P ''
TEK
HECELİ İKİ HECELİ ÜÇ HECELİ
PUL PAKET
PEÇETE
PAS PALTO
PALMİYE
PES PAPYON
PATLICAN
PİS
PARA PİYANO
PAY PAMUK
PAPAĞAN
POP PARFÜM
PARANTEZ
PUT PARMAK
PARAŞÜT
PASPAS PAPATYA
PERDE PİJAMA
PEMBE PANTALON
POLİS PATATES
POSTAL PEHLİVAN
PENCERE
PIRLANTA
PORTAKAL
PUSULA
DUDAK EGZERSİZLERİ
'' B ''
TEK
HECELİ İKİ HECELİ ÜÇ
HECELİ
BAL
BABA BÜYÜTEÇ
BAŞ BACA
BAĞIRSAK
BEL
BALTA BAKLAVA
BEŞ
BALON BİLEZİK
BOT BONCUK
BİSKÜVİ
BUT
BIÇAK BULMACA
BURUN BİSİKLET
BASTON BEZELYE
BAVUL
BİBER
BAYKUŞ
BEBEK
BİLYE
BEKÇİ
BİTKİ
BENZİN
BEYAZ
Dil ve konuşma
terapisi, dil ve/veya konuşma bozukluğu olan birçok çocuk için
uygulanan tedavi yöntemidir. Konuşma bozukluğu seslerin doğru
üretilememesi ile ilgili bir problem iken dil bozukluğu anlamadaki
güçlük ya da düşüncelerini bildirmek için kelimeleri biraraya
koyamamaktır.
Konuşma terapisti çeşitli dil ve konuşma bozukluğu olan her
yaştaki kişiye yardım eder. İşte konuşma terapistinin
düzeltebileceği sorunlara birkaç örnek:
ü Artikülasyon bozukluğu : Eğer sesleri doğru çıkarmada ya da
kelimeleri doğru söylemede sorun yaşanıyorsa, bu artikülasyon
problemidir. Örneğin çocuğunuz ‘araba’ yerine ‘ayaba’ ya da ‘ekmek’
yerine ‘epmek’ diyorsa artikülasyon sorunu vardır.
ü Akıcılık sorunları ( kekemelik) : Eğer çocuğunuz sesleri
tekrar ediyorsa; kelimeyi tamamlamayı güçlükle yapıyorsa; akıcılık
sorunu/ kekemelik olabilir. Örneğin; ‘sosis’ kelimesini söylerken
‘so-so-so-sosis’ ya da ‘sssssssosis’ diyebilir. kekeleyen çocukların
akıcılık sorunları vardır.
ü Ses bozukluğu : çocuğunuz cümlesine başlarken sesi gür ve
net olabilir fakat cümlesi bitinceye kadar sesi azalabilir,
kısılabilir ve sesi sanki ağzında geveliyormuş gibi çıkabilir.
Bazen de çocukların sesi sanki soğuk algınlığı almış gibi ya da
burunlarından konuşuyormuş gibi çıkabilir. Bunlar da ses
bozukluğunun birkaç örnek olabilir.
ü Dil bozukluğu : Çocuğunuz karşısındaki kişinin
söylediklerini anlamada sorunu olabilir ya da düşüncelerini ifade
etmek için kelimeleri biraraya getirmede sorunu olabilir. böyle bir
durum varsa çocuğunuzun dil bozukluğu olabilir.
Dil Ve Konuşma Terapisini Kim Yapar?
Dil ve konuşma bozukluğu çocukları ve yetişkinleri, tanılayan,
değerlendiren, terapiyi hazırlayan ve uygulayan kişiye ‘Dil ve
Konuşma Terapisti’ ya da ‘Dil ve Konuşma Patoloğu’ denir. Dil ve
Konuşma Terapisti, insan iletişimi, gelişimi ve bozuklukları
alanında profesyonel kişiler tarafından eğitilen; dil ve konuşma
bozuklukları alanında yüksek lisans derecesine sahip olan kişidir.
Kimlerin Konuşma Terapisine İhtiyacı Vardır?
Eğer çocuğunuzda şu durumlardan biri varsa, konuşma terapisine
ihtiyacınız olabilir :
· Dudak-damak yarıklığı
· Ağız etrafındaki zayıf kaslar
· Yutma problemi
· Kekemelik
· Gelişim geriliği
· Zihinsel gerilik
· İşitme kaybı
· Otizm
· Down Send-romu
· Serebral Palsi
Terapi Ne Kadar Sürer?
Çocuğunuzun dil ve konuşma terapisine ne kadar süre ile devam
edeceği konuşma sorununa bağlıdır. Bazı konuşma sorunlarının
düzeltilmesi diğerlerine göre daha uzun sürebilmektedir. Haftalık
terapi seansı çocuğun performans-ına ve bireysel özelliklerine
bağlıdır. Konuşma terapistine hafta bir, iki kez ya da daha fazla
devam edebilirsiniz. Terapi birkaç haftadan birkaç aya, birkaç
aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Psk.Asım EREN
Kocaeli
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiKütüphanemizde Yayınlanan 2 Makalesi
varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Bu Üyemize Mesaj
Gönderin
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu :
23358,
* Yayın Tarihi :
18-10-2007 - 20:43 (993 gün önce),
* Ortalama Günde
23.52 okuyucu.
* Karakter Sayısı
: 8590 , Kelime Sayısı : 1065 , Boyut : 8.39 Kb.
konuşma
bozuklukları tedavisi
KONUŞMA
BOZUKLUKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİR!
Konuşma
bozuklukları küçük yaşlarda ortaya çıkıyor, tedavi edilmezse kişinin
hayatında, iletişiminde, ilişkilerinde sıkıntılar yaşamasına neden
oluyor. Bu konuda ebeveynlerin çok hassas ve dikkatli olması
gerekiyor. Konuşma bozuklukları, nedenleri ve tedavi yöntemleri
konusunda Son Umut Konuşma Bozuklukları ve Psikolojik Hizmetler
Merkezi’nden Psikolog- Hipnoterapist, Asım Eren ile görüştük.
Bir çocuğun
konuşma bozukluğu yaşadığı nasıl anlaşılır?
Çocuk konuşmaya
başladığında, bazı kelimelerde takıldığında veya söylemek de
zorlandığında anneler-babalar paniklerler. “Eyvah çocuğum konuşma
bozukluğu mu yaşayacak?” diye korkuya kapılırlar. Beş yaşa kadar
çocuklar isteyerek veya istemeyerek bazı kelimeleri söylemek de
zorlanabilir, söylemek istemez ya da dikkat çekmek için farklı
şekilde söyleyebilirler. Çocuğun gösterdiği buna benzer
olumsuzluklar konuşma bozukluğu değildir. Bazı çocuklar erken,
bazıları geç konuşur.
Çocuk 5-6 yaşında
hala bazı kelimeleri söyleyemiyor diye ebeveynler bize danışırlar.
Bizim psikolog olarak ilk önce sorduğumuz şudur; “Anne, baba, su ve
buna benzer günlük hayatta sıklıkla kullanılan kelimeleri söylüyor
mu?”. Daha önce bir nöroloji, kulak burun boğaz uzmanı tarafından da
kontrol edilip herhangi bir organik bozuklukla karşılaşılmamışsa
korkmanız gereken bir sorun yoktur.
Çenenin, dişlerin
deforme olmasından kırılmasından bükülmesinden kaynaklanan konuşma
bozuklukları da vardır. Bunlar tıbbi bir tedavi gerektirirken,
kekemelik ve pelteklik gibi konuşma bozuklukları psikolojik tedavi
gerektirir.
Çocuğun düzgün bir
dil gelişimi için anne-babalar ne yapmalıdır?
En önemli şey
annenin babanın çocuğa iyi bir model olmasıdır. Çocuk kendini rahat
bir ortamda hissetmelidir. Huzurlu bir ortamda yetişen çocuk
çevresiyle çok rahat bir iletişim kurar. Son yıllarda yapılan
araştırmalar, fazla televizyon karşısında oturan çocukların dil
gelişiminin buna bağlı olarak gerilediğini ortaya koymuştur.
Baskıcı, şiddete, küfür ve hakarete dayalı bir ortamda yetişen
çocukların dil gelişimleri de özgüvenlerinin zayıf olmasına bağlı
olarak zayıf kalır. Genelde içe kapanık, sessiz, kendi halinde
insanlar olur.
Konuşma
bozuklukları nelerdir?
Sıklıkla görülen
konuşma bozuklukları, kekemelik, pelteklik, “R, S, Ş” gibi bazı
harfleri söyleyememedir. Ülkemizde dört kekemeden üç tanesi
erkektir.Yine dört kekemeden biri de kızlardan oluşmaktadır.
Kekemelik erkek çocuklarında daha fazla görülür. Uzmanlar bu durumun
kromozom yapısıyla ilgili olduğunu tahmin ediyor. Toplumumuzda
konuşma bozukluğu oranı, %3, kekemelik oranı ise %1’dir.
Kekemeliğin nedeni
nedir?
Kekemelik genel
itibariyle çocuk konuşmaya başladıktan sonra ortaya çıkar. 2-2,5
yaşları arasında ortaya çıkabilir. Kekemeliğin en önemli
sebeplerinden bir tanesi korkudur. Yapılan araştırmalar şunu
göstermiştir ki; kekemelerin yaklaşık yüzde doksanı korkarak kekeme
olmaktadırlar. Geri kalan yüzde onluk kısmı, 4-5 yaşlarında küçük
bir kardeşi olduğunda kardeş kıskançlığından dolayı ortaya
çıkabilir. Kekeme birisini taklit ederek de bir çocuk kekeme
olabilir.
Ayrıca ateşli bir
hastalık geçiren bazı çocuklarda kekeme olabilmektedirler.Çocukların
genelde kekeme olma yaşı iki buçuk yaşında başlayıp, 12-13 yaşına
kadar devam edebiliyor. İlk etapta kekemelerin büyük bir kısmı 3-4
yaşına kadar normal konuşur. Ani bir korku, şok, travma çocuğun
kekeme olmasına sebep olabilir. Her çocuk kekeme olmaz. Ergenlik
döneminden sonra kekeme olma oranı düşmektedir.Genetik yapının da
etkisi vardır. Kekemelerin ortalama yüzde yetmişinin ailesinde
kekeme bir yakını vardır. Bir kişinin ailesinde kekeme varsa o
insanın kendisinde, çocuklarında, torunlarında kekemelik riski
artıyor.
Kekemeliğin
temelinde üç tane sac ayağı vardır. Birincisi düşünce, ikincisi
nefes, üçüncüsü hız ayağıdır.
Düşünce ayağında:
Yabancı bir ortamda, gergin olduğu zaman, kalabalık içinde tüm
kekemeler hep şöyle düşünür; “ya takılırsam, ya bana gülerlerse, ya
mahcup olursam”. İşte kekemenin düşüncesi neyse, davranışı da olur.
Takılacağım diye düşünen bir kekeme takılır. Biz buna tedavide
düşünce kontrolü diyoruz. Kekemenin, terapilerde ilk önce bu negatif
düşüncesini ortadan kaldırıyoruz. Çünkü düşünce değişmeden, davranış
değişmez.
İkinci kısım,
nefes ayağıdır. Sakin olduğu zaman bir kekeme çok güzel konuşur,
şarkıyı, türküyü çok güzel söyler. Ama yabancı bir ortamda gergin
olduğu zaman takılıp kalır. Bu durum nefes kontrolüyle alakalıdır.
Sakin olduğu zaman nefesini rahatça kontrol eder. Kontrol kendi
elindedir. Hele şarkı türkü söylerken nefesini öylesine rahat
kontrol eder ki, nefesini alır, sesini inceltir, kalınlaştırır. Ama
yabancı bir ortamda, nefes ritmi anında değişir, bozulur ve takılır.
Kekemelerin normal
insanlara göre nefes alış verişleri, nefes ritimleri düzensizdir.
Üçüncü ayak ise ;konuşma hızıdır.Kekemeler normal insanlara göre çok
hızlı konuşur.Konuşma hızı ile düşünme hızı birbirine uyum
sağlayamaz.konuşma hızı hep önde gider ve kekeme bir süre sonra ne
söyleyeceğini bilemez ve takılır. İşte biz kekemelere yapmış
olduğumuz terapilerde konuşma hızlarını da kontrol etmelerini
sağlıyoruz.
Anne-baba kekeme
çocuğa karşı nasıl bir davranış içinde olmalıdır?
İki buçuk üç
yaşından itibaren kekeme olan çocuğun anne ve babasına,yakın
akrabalarına çok büyük bir sorumluluk ve görevler düşüyor. Anne baba
kesinlikle bu yaşlarda çocuğun konuşmasına müdahale etmemelidir.
Çocuk korkutulmamalı, dayak, şiddet ve küfre maruz kalmamalı,
çocuğun özgüvenini arttıracak konuşmalar yapılmalıdır. Çocuğun
kekemeliği ile ilgili mümkün olduğu kadar çocuğun yanında
konuşulmamalıdır. Çocuk nasıl konuşursa konuşsun ne yaparsa yapsın
başkaları yanında çocuğun kekemeliği öne çıkarılmamalıdır. Çünkü
çocuğun dikkatini konuşması üzerine çekersiniz.
Çocuk dikkat
ettikçe panikler, panikledikçe, heyecanlanır, heyecanlandıkça
takılır. Anne ve babalar çocukla konuşurken çocuğun gözünün içine
bakmalıdır. Anne ve babanın ona acıyarak gözlerini kaçırmaları doğru
değildir. Kelimeler, cümleler çocuğun ağzından alınmamalıdır. O
zaman çocuğun kekemeliği zaman içersinde kendiliğinden kaybolur.
Tedaviye dahi gerek kalmaz. Ancak bunun tersi yapılırsa, çocuğun
kekemeliği artar. Ergenlik döneminde daha da artabilir. Çünkü o
çağda kendini beğendirme, çevreye kabul ettirme duyguları çocukta ön
plandadır. Güzel konuşamadığı zaman kendi içine kapanır, suçluluk
duyar, kendini kötü hisseder.
Merkezinizde
kekemelik konusunda nasıl bir yöntem izliyorsunuz?
Çocuğun terapiye
alınabilmesi için bilinçli olması lazımdır. Bizim merkezimizde
çocuklar dokuz yaşından itibaren seanslara alınıyor.Biz çocuğu
günlük 4-5 saat psikoterapilere alıyoruz. İki saatlik bireysel, 2-3
saatlik grup terapilerimiz var. Bizim yapmış olduğumuz işin
temelinde konuşmayı çocuğa yeniden öğretme var. Kekeme ile normal
insan arasındaki fark şudur. Kekeme hangi harfi hangi kelimeyi,
hangi sesi nerede nasıl çıkaracağını bilemeyebiliyor. Nefesini
kontrol edemeyebiliyor.
İşte düşünce,
nefes ve hız kontrolü ekseninde dokuz yaşından itibaren çocukları
terapilere alıyoruz. Yaş sınırımız 9-80 yaş. Her yaşta kekemelik
tedavi edilebilir. Yeter ki okuma yazma bilsin, zeka geriliği
olmasın. Her kekeme insan çok rahat bir şekilde kesinlikle tedavi
edilebilir. Çocuğun kekemelik tedavisini istiyor olması da
önemlidir.
Pelteklik de
psikolojiktir. “R” harfi bizim dilimizde zor söylenen bir kelimedir.
Peltek insanlara, “R” harfinin nasıl söyleneceği şimdiye kadar
öğretilmemiş, gösterilmemiştir. Harfi çıkartma tekniklerini
gösterdiğimiz zaman çok rahat bir şekilde tedavi edilebiliyor.
Uyguladığımız
yöntemlerle kekemeliğin sonradan tekrar ortaya çıkması çok zor. Ama
bizler insanız. Normal insanlar bile anormal durumlarda
takılabilirler. Çok heyecanlandığında, çok korktuğunda, ani bir şok
yaşadığında normal insanların da kekelediğini görebilirsiniz. Bu bir
konuşma bozukluğu değildir. Konuşmamız hayatımızın bir çok alanında
bizi rahatsız ediyorsa, o zaman bir uzmana başvurmamız gerekir.
Arada sırada takılmak normaldir.Ayrıca kekemelik tedavisinin son
yıllarda ticari amaçlarla yasal boşluktan faydalanarak suistimal
edildiğini görüyoruz.
Türkiye’nin
değişik illerinde lise mezunu kişilerin,işletme,iktisat
mezunu,öğretmen kökenli kişilerin “ konuşma bozuklukları merkezleri
“ açtıklarını görüyoruz.çocuğunuzu bir merkeze götürürken oradaki
çalışan kişilerin uzmanlıklarına ve eğitimlerine bakınız.kekemelik
tedavisini psikolog,psikiyatrist ve konuşma terapistlerinin dışında
kimse yapamaz.Bu tür ehliyetsiz kişiler çocuğa faydadan çok zarar
verirler.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |