|
Kortizon
Kortizon hem hayat
kurtarıcı, hem de yaşamı tehdit eden bir ilaç. Bu bıçak doğru
şekilde kullanıldığında hasta için hayat kurtarıcı etki yapıyor.
Yanlış kullanıldığında ise, hastalığı iyileştireceği yerde hastaya,
geri dönülmesi imkansız zararlar veriyor. Kortizonun tek çare olduğu
yüzlerce hastalık var. Bu nedenle de kortizondan vazgeçmek mümkün
değil. Etkileri nedeniyle yüzlerce hastalığın rakipsiz tek ilacı
kortizondan vazgeçme şansımız olmadığına göre, yapılabilecek tek şey
ilacı çok dikkatli bir şekilde kullanmak. Bu da başvurduğunuz
uzmanın tedaviye titiz yaklaşımı ile mümkün.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Kortizon
vücudumuzda da var
Kortizona çağın
ilacı deniliyor ama, bu madde aslında vücudumuzda bulunuyor.
İstirahat halindeki normal bir insanın vücudunda, 24 saatte yaklaşık
15-40 mg. kortizon üretildiği söyleniyor ise de kortizon üretimi
şişmanlarda yüzde 50 oranında daha fazla oluyor. Ancak vücudumuzca
kortizon üretimi gün boyunca yanı miktarda değil. Vücut ısısı, kan
basıncı, gece ve gündüz olmasına bağlı olarak üretilen kortizon
miktarı da değişiyor. Vücudumuz kortizonu en çok sabahları üretiyor.
Sinir anında ise bu üretim normalin 10 katına kadar çıkıyor.
Kortizon yapımı geçe yarısına doğru giderek azalıyor. Vücudun bu
kendi kendine kortizon üretimi doğumdan sonraki üçüncü haftada
başlıyor ve ölünceye kadar devam ediyor. Aynı yüksek doz kortizon
tedavilerinde olduğu gibi, vücudun kortizonu normalden çok üretmesi
de kişi açısından zararlı. “Cushing” olarak adlandırılan bir
hastalık vücutta kortizon salgılanmasını sağlayan beyindeki merkezde
(hipofiz) bir kontrol bozukluğu olmasından kaynaklanıyor.
Kortizonun
kullanıldığı yerler
Kortizon,
romatizmadan, zehirlenmelere, yüzlerce hastalığın tedavisinde
kullanılıyor. Öyle ki bazı hastalıklarda ve şoklarda kortizon
olmadan olmuyor.
1) Romatizmal
hastalıklar
Romatizma, her
yaşın hastalığı. Erken teshis edildiğinde ve tedavisi doğru şekilde
uygulandığında, kolayca iyileştirilebiliyor. Çoğunlukla çocuklarda
ve gençlerde görülen, eklemlerde başlayıp zamanında tedavi edilmeyen
romatizmanın kalbe vurma olasılığı çok yüksek. Romatizmal
hastalıkların vazgeçilmez ilacı ise kortizon.
2) Bağ dokusu
hastalıkları
Vücuttaki destek
ve bağ dokusunun, aynı zamanda bağışıklık sisteminin de bozulduğu
tipteki hastalıklarda, çoğunlukla adele dokusu ya da eklemler
deforme olmuştur. Yoğun iç organ harabiyeti ile de karşılaşılabilen
bu tip hastalıklarda kortizon kullanılması çoğu zaman kaçınılmaz
oluyor.
3) Alerjik
hastalıklar
Kortizonun en çok
kullanıldığı hastalıklardan biri de alerjiler. Kimi zaman hayatı
tehdit eden, kişiyi şok durumuna sokan alerjik krizlerde, hastaya
vakit yitirmeden kortizon enjekte edilir. Alerjik astım krizleri bu
durumun en çok rastlandığı hastalıklardır. Kortizonla tedavi edilen
bir diğer alerjik reaksiyon ise kan verme sırasında oluşuyor.
Çoğunlukla kan grubu uyuşmazlığında, bazen de soğuk kanın damarlara
verilmesi sorucu alerjik bir reaksiyon oluşur. İşte bu reaksiyonun
etkilerini ortadan kaldırmak için kortizona başvurulur. Kortizon,
yılan sokması, böcek ısırması gibi zehirlenmelerde de ortaya çıkan
alerjik durumun acil tedavisinde kullanılıyor. Bazen nedeni
bilinmeden ciltte ve ağız, boğaz gibi bölgelerde şiddetli yanma,
kaşıntı, şişlik, kabartı, döküntü ile birlikte görülen durumlarda
diğer ilaç tedavileri yetersiz kalabiliyor. Bu durumda kortizona
uygulanıyor.
4) Kan
hastalıkları
Kortizon kan
hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkan ciddi kansızlıklarda
(hemolitik anemi) destek tedavi olarak uygulanıyor. Kan hücrelerinin
aşırı çoğalmasına bağlı olarak oluşan lösemi vakalarında da kortizon
tedavisine başvuruluyor. Böyle vakalarda kortizon hastanın hayatını
daha rahat sürmesini sağlamak için tek yol.
5) Tümör
tedavilerinde
Çağın en
sevmediğimiz, çoğu zaman ismini anmaktan bile nefret duyduğumuz
hastalığı kanser kuşkusuz. Bilim adamları kanser tedavisi
konusundaki çalışmalarını hızla sürdürüyorlar. Kanser hastalarının
bir bölümüne “kemoterapi”olarak adlandırılan ilaç tedavisi
uygulanıyor. Ameliyat edilemeyecek kadar ilerlemiş kanserlerde ise,
kemoterapiye destek olmak ve radyoterapi reaksiyonlarını zayıflatmak
için kortizon kullanmak çoğunlukla tek çare olupor.
6) Karaciğer
hastalıkları
Karaciğerin artık
tamamen iflas ettiği komalarda, ilerleyen siroz vakalarında ve
virüslerin neden olduğu öldürücü karaciğer iltihaplanmalarında
kortizon çoğunlukla vaşvurulabilecek tek çare.
7) Böbrek ve idrar
yolu hastalıkları
İdrardan yüksek
miktarda protein atılmasına ve vacutta yaygın şişliklere neden olan
nefrotik sendromlarda kortizon kullanımı genelde şarttır. Hastalık
çoğunluk çocuk yaşta görülüyor ve tedavinin asıl şartı da geç
kalmamak.
8) Kalp-damar
hastalıkları
Kalbin zarı, kası
ve iç tabakasının tutan iltihaplı durumlar ile alerjik ve bağışıklık
sistemi ile ilgili, tıkamaya yol açan tipteki damar hastalıklarının
tedavisinde de kortizon kullanılır.
9) Hormonal
hastalıklar
Tiroid bezinin
aşırı çalıştığı durumlarda bazen son derece kritik krizlerle
karşılaşılır. İşte bu durumlarda kortizon yine tek çaredir. Ayrıca
böbrek üstü bezinin ani yetmezliği sonucu ortaya çıkan “Addison”
hastalığında da kortizonun hayat kurtarıcı rolü vardır.
10) Sinir sistemi
hastalıkları
Sinir köklerinin
alerjik, ani ve iltihaplı hastalıklarında, bazı özel vücut
felçlerinde, yüz felçlerinin başlangıç döneminde ve Multiple Skleroz
hastalığında da kortizon kullanmak gerekiyor. Beyinde damar
tıkanıklığı ile gelişen felçlerin başlangıç dömeminde, beyin
basıncının arttığı durumlarda veya beyinde ödem olduğu zaman da
kortizon tedavisine başvuruluyor.
11) Zehirlenmeler,
sıcak çarpmaları
Zehirlenmelerde
çoğunlukla durumun nedenini anlamaya zaman yoktur. Acilen
zehirlenmenin sonucu olarak ortaya çıkan reaksiyonun ortadan
kaldırılması gerekir. Bunun için de kortizona uygulanır. Sıcak
çarpmasına bağlı olarak görülen komalar ve soğuktan donmalarda da
böbrek üstü bezi iflasa doğru gittiği için kortizon kullanmak
gerekiyor.
12) Göz
hastalıkları
Bazı göz
hastalıklarının tedavisinde de yine kortizon karşımıza çıkıyor.
13) Şoklar
Herhangi bir
nedenle şoka giren hastayı hayata döndürmek için bazen tek çare
kortizon kullanmaktır. Özellikle aşırı bir alerjik duyarlılığa bağlı
olarak ortaya çıkan ve aniden gelişen anafilaktik şoklarda kortizon
hala kurtarıcı rol oynuyor.
Yararları kadar
zararları da var
Gelin şimdi de
kortizon tedavisinin insan metabolizmasında neden olduğu harabiyeti
görelim. Kortizon, dışarıdan da rahatça gözlenebilen ilk etkisini
vücudun hormonal sistesi üzerinde yapıyor. Özellikle çocukluk çağı
ve genç yaşlarda uygulanan kortizon tedavisi gelişme bozukluğuna yol
açabiliyor. Kortizonun neden olduğu şişkinlik sonucu çocukta “Aydede
yüzü” olarak tarif edilen bir çehre oluşuyor. Vücudun kimi
bölgelerinde normal dışı şişlikler ve gövdede yağlanma
görülebiliyor. Bunun dışında adele zayıflığı, kan basıncında
yükselme, kemik erimesi, seksüel ve psikolojik bozukluklar kendini
gösterebiliyor. Ciltte kıllanma, çizgilenme, adet bozuklukları,
troid fonksiyonlarında ve erkeklerde testisler üzerinde olumsuz
etkiler de yine ilacın hormonları etkilemesi sonucu ortaya çıkan
diğer belirtiler. Bu etkileri minimuma indirmek için ise dozun çok
iyi ayarlanması gerekiyor.
Kortizon tedavisi
birden kesilmez
Kortizon
tedavisinin belki de en hassas yönü birden bire başlanıp,
kesilememesi. Çünkü tedavi birden kesilince organizmada ani
reaksiyonlar doğuyor. “Kortizon tedavisine nasıl doz yavaş yavaş
arttırılarak başlanıyorsa, aynı şekilde tesilmeli. Bazen de kortizon
tedavisi hiç kesilemez. Bunun nedeni hen kortizonun meydana
getirdiği bir çeşit tutsaklık, hem de hastalık belirtilerinin ilaç
bırakılınca yeniden görülmeye başlaması.”
Yüksek dozlarda
uygulanan bütün kortizon ilaçları, kan şekerini arttırıyor. Kortizon
vücuttaki protein mekanizmasının da bozulmasınaü ve buna bağlı
olarak adele deri ve kemiktedi protein miktarının artmasına neden
oluyor. Kemikler de kortizondan nasibini alıyor. Kemiklerdeki
kalsiyum çözülüyor ve kemik erimesi başlıyor. Bu nedenle kortizon
uygulanan kişilerde enfeksiyon oluşması çok ciddi bir risk.
Tüberküloz, idrar yolları enfeksiyonu, sinüzit gibi enfeksiyon
tipleri de kortizon kullanımı sırasında alevlenebiliyor. Müzmin
böbrek enfeksiyonlarının, sorumlusu da çoğu zaman kortizon.
Bunun dışında
çocukluk çağı romatizmal hastalıklarında en çok korkulan durum olan,
kalp zarının iltihabına neden olabilir. Halk arasında “Romatizmanın
kalbe vurması” olarak bilinen kalp zarı iltihabı sinsice ve kız
çocuklarda daha hızlı gelişir. Gözlerde ve yine daha çok kız
çocuklarında, sinsice gelişen bir iltihabi durumla karşılaşma
olasılığı yüksektir. Bu nedenle özellikle ilk yıllarda, en az 6 ayda
bir göz muayenesi yaptırmak gerekir. Romatoid artrit böbrekleri de
bozduğu için ciddi sonuçlara neden olabilir.
Selülit de
romatizma
Romatizma deyince
aklımıza hep eklemlerimiz gelir, oysa selülit de bir çeşit romatizma
hastalığı. Yumuşak doku romatizması olarak tanımlanan selülit, ağrı
ve haket bozukluğuna neden olur. Selülitin nedeni ise hala kesin
olarak bilinmiyor. Daha çok kadınlarda ve menopoz sonrasında
görülür. Deril elle sıkıldığında portakal kabuğu misali delikli bir
görüntü alır.
Kortizon ne kadar
gerekli ?
Kortizon akut
kardidlerde çaresiz kalan hekimin en önemli silanı. Ancak bir yılı
aşan, uzun süreli kortizon tedavisi hastayı birtakım yen etkiler ile
karşı karşıya bırakıyor.
Kortizonun yan
etkileri şunlar :
“Kortizon
kullananların yüzlerinde zamanla şişme başlar. Yüz “aydede yüzü”
şeklini alır. Sinir sisteminde ve ciltte bozukluklar olabilir. Eğer
kortizon daha da uzun süre kullanılırsa vücudun enfeksiyonlara karşı
direnci azalır. Tedavi daha da uzarsa kemik erimeleri başlar.
Kısacası kortizon tedavisi iki ucu keskin biçak gibidir. Doğru ve
gerektiği zaman kullanıldığında şifa, yanlış bir kullanımla da çok
ciddi sonuçları beraberinde getirir. Kortizonu birdenbire kesmek de
doğru değildir. Tedavi, hastaya zarar vermemek için yavaş yavaş
kesilir Penisiline ise kalp romatizması olan kişinin ömür boyu devam
etmesi gerekir. Ancak eğer romatizma tüm kalbi tutmamışsa penisilin
tedavisi 20 yaşlarında bırakılır.” Kaynak : Medicare
Kortizon nedir?
Bu tabii olarak böbreküstü bezi tarafından üretilen bir maddedir.
Hormon ailesinin bir parçasıdır.
ACTH nedir?
Bu, “adrenokorti kotrofin” hormonun kısaltılmışıdır. ACTH, normal
olarak hipofiz salgı bezinin ifraz ettiği bir maddedir. Görevi
böbreküstü bezini kortizon ve kortizon benzeri kimyasal maddeleri
üretmeye teşvik ve tahrik etmektir.
Kortizon ve ACTH
hangi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır?
Son yıllarda kortizonun da, ACTH’ın da birçok iltihaplanma, alerjik
ve nedeni bilinmeyen hastalıkların tedavilerinde çok yararlı
olabildiği tespit edilmiştir. En çok kullanılma alanları muhtelit
tip arfritler, romatizmal nöbetler, alerjiler, hassasiyetler, deri
veremi, böbrek hastalıkları ve benzerleridir.
Böbreküstü bezleri insan vücudunun neresindedir ve neye benzer?
İnsan vücudunda
iki böbreküstü bezi vardır ve her biri vücudun birer tarafında hemen
böbreklerin üzerinde bulunur. Biçimleri üçgen şeklindedir ve çapları
yaklaşık 5 ila 2,5 cm, civarındadır.
Böbreküstü bezleri
hangi kısımlardan meydana gelmiştir?
Her biri iki
kısımlı olup birer korteks (kabuk) ve medulla (iç bölüm) ya
sahiptir.
Böbreküstü
bezlerinin bu iki parçasının fonksiyonları aynı mıdır?
Hayır. Gerçekte
bunlar iki ayrı organdır.
Böbreküstü
bezlerinin iç bölümünün fonksiyonu nedir?
Bezin bu kısmı
adrenalin ve noradrenalin diye tanınan kimyasal maddeyi
salgılamaktadır. Bunlar kan dolaşımında gizlenen hormonlardır.
Adrenalin ve
noradrenalin’in tesirleri nedir?
a. Kalbin gerilme
gücünü takviye ederek hareket kudretini artırırlar.
b. Kandaki şeker
konsantrasyonunu artırarak dokulara fazla miktarda şeker gitmesini
temin ederler.
c. Kan pıhtılaşma
oranını artırırlar.
d. Kas
yorgunluklarını azaltarak daha canlı ve devamlı fiziki gayret
sarfını sağlarlar.
e. Kan
damarlarının kasılmasını sağlayıp, vücudun bir tarafından daha fazla
kana ihtiyacı olan diğer bir kısmına kan naklini kolaylaştırırlar.
Adrenalin
salgılarının genel tesirleri nelerdir?
Vücudu tehlike
veya üzüntü anlarında harekete geçmeye, vücudu “çarpışma veya
kaçmaya” hazırlar.
Böbreküstü
bezlerindeki medulla bazı hastalıklarda rol oynar mı?
Bu gibi bir tümör,
artan kan basıncı, aşırı üzüntü nöbetleri, çarpıntı, fazla çalışan
metabolizma ve kanda şeker artmasına sebebiyet verebilir.
Pheochromocytoma’nın tedavisi var mıdır?
Evet. Yan taraftan
yapılacak cerrahi bir girişim yoluyla bu gibi tümörler genellikle
alınabilinir.
Bu tip tümörden
arınmak ancak ameliyat yoluyla mı mümkündür?
Evet.
Böbreküstü
bezlerinde korteksin (kabuğun) fonksiyonu nedir?
Bu, insan
bünyesinde çok önemli bir yapı olan organdır. Korteksin ürettiği
hormonlar aşağıda yazılı vücut fonksiyonlarına tesir eder
a. Vücuttaki
şekerin, proteinin ve yağların kullanılması, depolanması ve
muhafazası.
b. Vücuttaki su
ve minerallerin dengesi.
c. Bazı erkek ve
kadın hormonlarının salgılanması.
d. Vücudun
üzüntüye, zorlanmaya ve yaralanmaya karşı kullandığı kimyasal
maddelerin üretimi.
Böbreküstü
bezlerindeki korteksin en önemli fonksiyonu nedir?
Büyük üzüntü ve
sarsıntılara vücudun kendisini adapte etmesini sağlar.
Böbreküstü bezleri
çıkartıldıklarında veya fonksiyonlarını yapamadıkları takdirde ne
olur?
Hayatın devamı
için böbreküstü bezleri gereklidir. Onların tamamen çıkarılması önce
zayıflamaya, sonra anormal derecede halsizliğe ve en son ölüme yol
açar.
Böbreküstü
bezlerinde korteks tam fonksiyonunu yapmadığı zaman bir hastalık var
mıdır?
Evet. Addison
hastalığı böbreküstü bezlerindeki korteksin kronik yetersizliği
durumudur. Çok nadir bir hastalıktır ve ancak yüz binde bir kişide
rastlanır.
Addison
hastalığının arazları nedir?
Yorgunluk ve
zafiyet devamlı olarak artar, kilo kaybı devam eder, iştahsızlık,
bulantı, hassasiyet dengesizliği son haddini bulur. Derinin ve
mukoza zarlarının rengi değişir.
Addison hastalığı
tedavi edilmezse sonuç ne olur?
Er geç ölümle
sonuçlanır.
Bugün Addison
hastalığı ne şekilde tedavi ediliyor?
Sentetik hormonlar
yoluyla Addison hastalığı günümüzde tedavi edilebilmektedir. Bunlar
adrenal eksikliğini düzeltirler.
Böbreküstü bezleri
korteksiyle ilgili başka hastalıklar var mıdır?
Evet, Cushing
hastalığı. Bu durum korteksin fazla hormon üretmesinden ileri gelir.
Cushing
hastalığının özellikleri nedir?
a. Vücut yağları
insan gövdesinin üst kısmında, boyunda, omuzlarda, toplanır ve hasta
bir «manda» biçimine girer.
b. Yüz
yusyuvarlak olur ve ay biçimini alır.
c. Karında,
kalçalarda ve kollarda mor renkte acayip çizgiler meydana gelir.
d. Kadınların
vücutlarında erkek vücut karakteristikleri belirir.
e. Kan basıncı
yükselir.
f. Kanda şeker
miktarı artar.
Cushing hastalığı
yaygın bir hastalık mıdır?
Hayır.
Cushing
hastalığının sebebi nedir?
Bazı vakalarda
böbreküstü bezlerindeki kortekste büyüyen bir tümör bu hastalığa
neden olabilir. Başka vakalarda ise bu hastalık korteks
fonksiyonlarının normalin üstünde çalışmasından ileri gelebilir.
Cushing hastalığı
başarıyla tedavi edilir mi?
Evet.
Cushing
hastalığının tedavisi nasıl yapılır?
a. Kafatası
içerisinde hipofiz bezinin röntgen ışılarıyla tedavisi. Bu
böbreküstü bezlerindeki tahriki azaltacak ve adrenal salgısının
azalmasına yol açacaktır.
b. Böbreküstü
bezlerinin bir kısmının ameliyat yoluyla alınması veya içinde
bulunan bir tümörün çıkarılması.
Cushing
hastalığı tedavi edilmediği takdirde hastanın durumu ne olur?
Hasta ölür.
Böbreküstü bezleri
röntgen ile çekilebilinir mi?
Evet, bazı
vakalarda özel tekniklerle bu mümkün olmaktadır.
Böbreküstü bezleri
tümörlerin gelişmesine yol açar mı?
Evet, ancak pek
nadir vakalarda. Bununla beraber son zamanlarda Connsindromu olarak
tanımlanan yeni bir durum tespit edilmiştir. Anlaşıldığına göre,
böbreküstü bezlerinde bulunan küçücük tümörlerden ileri gelmektedir.
Bunlar vücuttaki sııvıların ve minerallerin normal devam etmesi ile
ilgili özel hormonlar üretmektedirler. “Connsindromu” na yakalanmış
hastalarda birçok semptomlar göze çarpmaktadır. Bunlar arasında en
yaygın olanı yüksek kan basıncıdır. İlgili uzmanlar bu tümörcüklerin
tahmin edilebildiğinden çok fazla kişide mevcut olabileceklerini ve
bu durumun şimdiye kadar belirlenememiş olduğunu söylemektedirler.
Bu uzmanlar, yüksek tansiyon veya adi yüksek kan basıncı olan
kişilerin bulundukları gruptaki insanların % 10′unda bu
tümörcüklerin mevcut olabileceğini iddia etmektedirler. Yüksek kan
basıncından başka bu gibi hastalar genel zafiyet, periyodik felç,
aşırı susamak, aşırı idrar ve baş ağrıları belirtileri de
gösterebilmektedirler. Bu hastalar “diabet semptomları” da
gösterebilirler. Bu durumun teşhisi çok güç ve özel bilgi ister.
Varlığı yukarıda anlatılan semptomlardan tahmin edilebilecekse de,
tam bir teşhis ancak mevcut birkaç özel araştırma enstitüsünde
yapılma imkanı vardır. İleride bu gibi teşhislerin daha kolayca
yapılması için gereken tedbirlerin alınacağı umulmaktadır. Basit bir
ameliyatla bu tümörcüklerin alınmasıyla yüksek kan basıncından
şikayetçi birçok kişinin bu rahatsızlıklarından kurtulabilecekleri
öne sürülmektedir.
Bir hasta tek bir
böbreküstü beziyle normal hayatını sürdürebilir mi?
Evet, kalan öteki
bez normalse bu mümkündür.
Böbreküstü bezleri
hastalıklarını önlemek için bir çare var mıdır?
Şimdiye kadar
böyle bir çare bulunmamıştır.
Böbreküstü
bezlerinin kanserin yayılmasını önlemek için ameliyatla alındığı
olmuş mudur?
Evet. Birçok göğüs
kanseri olayında iki böbreküstü bezinin ameliyatla alınmasından
sonra kanserin yayılmasının önlendiği görülmüştür. Bu ameliyata
ancak ümitsiz durumlarda ve kanserin vücudun çeşitli kısımlarına
yayılmış olmasından sonra başvurulur. Bu cins ameliyatın adı
“adrenalectomy”dir.
Yayılmış bir
kanserde böbreküstü bezlerinin ameliyatla alınması ne derece
tesirlidir?
Hastanın hayatı
birkaç ay ve bazen de bir veya iki yıl uzar.
Kanserin vücutta
yayılmasını önlemek veya yavaşlatmak için böbreküstü bezlerinin bazı
kısımları normal anatomik yerlerinden alınarak vücudun başka
yerlerine nakledilebilinir mi?
Evet. Her iki
böbreküstü bezi göğüs veya başka bir kanserin yayılmasını
yavaşlatmak için hastanın vücudundan alınmışsa hastaya devamlı
olarak kortizon verilmelidir. Ancak son zamanlarda bulunan bir
metotla bezin bir kısmı kalçanın üst tarafına nakledildiği takdirde
“adrenalectomy” nin faydalı etkilerini bozmadan yeterli derecede
kortizonun kan dolaşımına varması temin edilmiştir. Böylece kan
dolaşımının bu kortizona kavuşmasıyla hastanın ömrü
uzatılabilmektedir.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |