Kortizon
 

Kortizon

Kortizon hem hayat kurtarıcı, hem de yaşamı tehdit eden bir ilaç. Bu bıçak doğru şekilde kullanıldığında hasta için hayat kurtarıcı etki yapıyor. Yanlış kullanıldığında ise, hastalığı iyileştireceği yerde hastaya, geri dönülmesi imkansız zararlar veriyor. Kortizonun tek çare olduğu yüzlerce hastalık var. Bu nedenle de kortizondan vazgeçmek mümkün değil. Etkileri nedeniyle yüzlerce hastalığın rakipsiz tek ilacı kortizondan vazgeçme şansımız olmadığına göre, yapılabilecek tek şey ilacı çok dikkatli bir şekilde kullanmak. Bu da başvurduğunuz uzmanın tedaviye titiz yaklaşımı ile mümkün.

 

Kortizon vücudumuzda da var

 

Kortizona çağın ilacı deniliyor ama, bu madde aslında vücudumuzda bulunuyor. İstirahat halindeki normal bir insanın vücudunda, 24 saatte yaklaşık 15-40 mg. kortizon üretildiği söyleniyor ise de kortizon üretimi şişmanlarda yüzde 50 oranında daha fazla oluyor. Ancak vücudumuzca kortizon üretimi gün boyunca yanı miktarda değil. Vücut ısısı, kan basıncı, gece ve gündüz olmasına bağlı olarak üretilen kortizon miktarı da değişiyor. Vücudumuz kortizonu en çok sabahları üretiyor. Sinir anında ise bu üretim normalin 10 katına kadar çıkıyor. Kortizon yapımı geçe yarısına doğru giderek azalıyor. Vücudun bu kendi kendine kortizon üretimi doğumdan sonraki üçüncü haftada başlıyor ve ölünceye kadar devam ediyor. Aynı yüksek doz kortizon tedavilerinde olduğu gibi, vücudun kortizonu normalden çok üretmesi de kişi açısından zararlı. “Cushing” olarak adlandırılan bir hastalık vücutta kortizon salgılanmasını sağlayan beyindeki merkezde (hipofiz) bir kontrol bozukluğu olmasından kaynaklanıyor.

 

Kortizonun kullanıldığı yerler

 

Kortizon, romatizmadan, zehirlenmelere, yüzlerce hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Öyle ki bazı hastalıklarda ve şoklarda kortizon olmadan olmuyor.

 

1) Romatizmal hastalıklar

 

Romatizma, her yaşın hastalığı. Erken teshis edildiğinde ve tedavisi doğru şekilde uygulandığında, kolayca iyileştirilebiliyor. Çoğunlukla çocuklarda ve gençlerde görülen, eklemlerde başlayıp zamanında tedavi edilmeyen romatizmanın kalbe vurma olasılığı çok yüksek. Romatizmal hastalıkların vazgeçilmez ilacı ise kortizon.

 

2) Bağ dokusu hastalıkları

 

Vücuttaki destek ve bağ dokusunun, aynı zamanda bağışıklık sisteminin de bozulduğu tipteki hastalıklarda, çoğunlukla adele dokusu ya da eklemler deforme olmuştur. Yoğun iç organ harabiyeti ile de karşılaşılabilen bu tip hastalıklarda kortizon kullanılması çoğu zaman kaçınılmaz oluyor.

 

3) Alerjik hastalıklar

 

Kortizonun en çok kullanıldığı hastalıklardan biri de alerjiler. Kimi zaman hayatı tehdit eden, kişiyi şok durumuna sokan alerjik krizlerde, hastaya vakit yitirmeden kortizon enjekte edilir. Alerjik astım krizleri bu durumun en çok rastlandığı hastalıklardır. Kortizonla tedavi edilen bir diğer alerjik reaksiyon ise kan verme sırasında oluşuyor. Çoğunlukla kan grubu uyuşmazlığında, bazen de soğuk kanın damarlara verilmesi sorucu alerjik bir reaksiyon oluşur. İşte bu reaksiyonun etkilerini ortadan kaldırmak için kortizona başvurulur. Kortizon, yılan sokması, böcek ısırması gibi zehirlenmelerde de ortaya çıkan alerjik durumun acil tedavisinde kullanılıyor. Bazen nedeni bilinmeden ciltte ve ağız, boğaz gibi bölgelerde şiddetli yanma, kaşıntı, şişlik, kabartı, döküntü ile birlikte görülen durumlarda diğer ilaç tedavileri yetersiz kalabiliyor. Bu durumda kortizona uygulanıyor.

 

4) Kan hastalıkları

 

Kortizon kan hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkan ciddi kansızlıklarda (hemolitik anemi) destek tedavi olarak uygulanıyor. Kan hücrelerinin aşırı çoğalmasına bağlı olarak oluşan lösemi vakalarında da kortizon tedavisine başvuruluyor. Böyle vakalarda kortizon hastanın hayatını daha rahat sürmesini sağlamak için tek yol.

 

5) Tümör tedavilerinde

 

Çağın en sevmediğimiz, çoğu zaman ismini anmaktan bile nefret duyduğumuz hastalığı kanser kuşkusuz. Bilim adamları kanser tedavisi konusundaki çalışmalarını hızla sürdürüyorlar. Kanser hastalarının bir bölümüne “kemoterapi”olarak adlandırılan ilaç tedavisi uygulanıyor. Ameliyat edilemeyecek kadar ilerlemiş kanserlerde ise, kemoterapiye destek olmak ve radyoterapi reaksiyonlarını zayıflatmak için kortizon kullanmak çoğunlukla tek çare olupor.

 

6) Karaciğer hastalıkları

 

Karaciğerin artık tamamen iflas ettiği komalarda, ilerleyen siroz vakalarında ve virüslerin neden olduğu öldürücü karaciğer iltihaplanmalarında kortizon çoğunlukla vaşvurulabilecek tek çare.

 

7) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

 

İdrardan yüksek miktarda protein atılmasına ve vacutta yaygın şişliklere neden olan nefrotik sendromlarda kortizon kullanımı genelde şarttır. Hastalık çoğunluk çocuk yaşta görülüyor ve tedavinin asıl şartı da geç kalmamak.

 

8) Kalp-damar hastalıkları

 

Kalbin zarı, kası ve iç tabakasının tutan iltihaplı durumlar ile alerjik ve bağışıklık sistemi ile ilgili, tıkamaya yol açan tipteki damar hastalıklarının tedavisinde de kortizon kullanılır.

 

9) Hormonal hastalıklar

 

Tiroid bezinin aşırı çalıştığı durumlarda bazen son derece kritik krizlerle karşılaşılır. İşte bu durumlarda kortizon yine tek çaredir. Ayrıca böbrek üstü bezinin ani yetmezliği sonucu ortaya çıkan “Addison” hastalığında da kortizonun hayat kurtarıcı rolü vardır.

 

10) Sinir sistemi hastalıkları

 

Sinir köklerinin alerjik, ani ve iltihaplı hastalıklarında, bazı özel vücut felçlerinde, yüz felçlerinin başlangıç döneminde ve Multiple Skleroz hastalığında da kortizon kullanmak gerekiyor. Beyinde damar tıkanıklığı ile gelişen felçlerin başlangıç dömeminde, beyin basıncının arttığı durumlarda veya beyinde ödem olduğu zaman da kortizon tedavisine başvuruluyor.

 

11) Zehirlenmeler, sıcak çarpmaları

 

Zehirlenmelerde çoğunlukla durumun nedenini anlamaya zaman yoktur. Acilen zehirlenmenin sonucu olarak ortaya çıkan reaksiyonun ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için de kortizona uygulanır. Sıcak çarpmasına bağlı olarak görülen komalar ve soğuktan donmalarda da böbrek üstü bezi iflasa doğru gittiği için kortizon kullanmak gerekiyor.

 

12) Göz hastalıkları

 

Bazı göz hastalıklarının tedavisinde de yine kortizon karşımıza çıkıyor.

 

13) Şoklar

 

Herhangi bir nedenle şoka giren hastayı hayata döndürmek için bazen tek çare kortizon kullanmaktır. Özellikle aşırı bir alerjik duyarlılığa bağlı olarak ortaya çıkan ve aniden gelişen anafilaktik şoklarda kortizon hala kurtarıcı rol oynuyor.

 

Yararları kadar zararları da var

 

Gelin şimdi de kortizon tedavisinin insan metabolizmasında neden olduğu harabiyeti görelim. Kortizon, dışarıdan da rahatça gözlenebilen ilk etkisini vücudun hormonal sistesi üzerinde yapıyor. Özellikle çocukluk çağı ve genç yaşlarda uygulanan kortizon tedavisi gelişme bozukluğuna yol açabiliyor. Kortizonun neden olduğu şişkinlik sonucu çocukta “Aydede yüzü” olarak tarif edilen bir çehre oluşuyor. Vücudun kimi bölgelerinde normal dışı şişlikler ve gövdede yağlanma görülebiliyor. Bunun dışında adele zayıflığı, kan basıncında yükselme, kemik erimesi, seksüel ve psikolojik bozukluklar kendini gösterebiliyor. Ciltte kıllanma, çizgilenme, adet bozuklukları, troid fonksiyonlarında ve erkeklerde testisler üzerinde olumsuz etkiler de yine ilacın hormonları etkilemesi sonucu ortaya çıkan diğer belirtiler. Bu etkileri minimuma indirmek için ise dozun çok iyi ayarlanması gerekiyor.

 

Kortizon tedavisi birden kesilmez

 

Kortizon tedavisinin belki de en hassas yönü birden bire başlanıp, kesilememesi. Çünkü tedavi birden kesilince organizmada ani reaksiyonlar doğuyor. “Kortizon tedavisine nasıl doz yavaş yavaş arttırılarak başlanıyorsa, aynı şekilde tesilmeli. Bazen de kortizon tedavisi hiç kesilemez. Bunun nedeni hen kortizonun meydana getirdiği bir çeşit tutsaklık, hem de hastalık belirtilerinin ilaç bırakılınca yeniden görülmeye başlaması.”

 

Yüksek dozlarda uygulanan bütün kortizon ilaçları, kan şekerini arttırıyor. Kortizon vücuttaki protein mekanizmasının da bozulmasınaü ve buna bağlı olarak adele deri ve kemiktedi protein miktarının artmasına neden oluyor. Kemikler de kortizondan nasibini alıyor. Kemiklerdeki kalsiyum çözülüyor ve kemik erimesi başlıyor. Bu nedenle kortizon uygulanan kişilerde enfeksiyon oluşması çok ciddi bir risk. Tüberküloz, idrar yolları enfeksiyonu, sinüzit gibi enfeksiyon tipleri de kortizon kullanımı sırasında alevlenebiliyor. Müzmin böbrek enfeksiyonlarının, sorumlusu da çoğu zaman kortizon.

 

Bunun dışında çocukluk çağı romatizmal hastalıklarında en çok korkulan durum olan, kalp zarının iltihabına neden olabilir. Halk arasında “Romatizmanın kalbe vurması” olarak bilinen kalp zarı iltihabı sinsice ve kız çocuklarda daha hızlı gelişir. Gözlerde ve yine daha çok kız çocuklarında, sinsice gelişen bir iltihabi durumla karşılaşma olasılığı yüksektir. Bu nedenle özellikle ilk yıllarda, en az 6 ayda bir göz muayenesi yaptırmak gerekir. Romatoid artrit böbrekleri de bozduğu için ciddi sonuçlara neden olabilir.

 

Selülit de romatizma

 

Romatizma deyince aklımıza hep eklemlerimiz gelir, oysa selülit de bir çeşit romatizma hastalığı. Yumuşak doku romatizması olarak tanımlanan selülit, ağrı ve haket bozukluğuna neden olur. Selülitin nedeni ise hala kesin olarak bilinmiyor. Daha çok kadınlarda ve menopoz sonrasında görülür. Deril elle sıkıldığında portakal kabuğu misali delikli bir görüntü alır.

 

Kortizon ne kadar gerekli ?

 

Kortizon akut kardidlerde çaresiz kalan hekimin en önemli silanı. Ancak bir yılı aşan, uzun süreli kortizon tedavisi hastayı birtakım yen etkiler ile karşı karşıya bırakıyor.

 

Kortizonun yan etkileri şunlar :

 

“Kortizon kullananların yüzlerinde zamanla şişme başlar. Yüz “aydede yüzü” şeklini alır. Sinir sisteminde ve ciltte bozukluklar olabilir. Eğer kortizon daha da uzun süre kullanılırsa vücudun enfeksiyonlara karşı direnci azalır. Tedavi daha da uzarsa kemik erimeleri başlar. Kısacası kortizon tedavisi iki ucu keskin biçak gibidir. Doğru ve gerektiği zaman kullanıldığında şifa, yanlış bir kullanımla da çok ciddi sonuçları beraberinde getirir. Kortizonu birdenbire kesmek de doğru değildir. Tedavi, hastaya zarar vermemek için yavaş yavaş kesilir Penisiline ise kalp romatizması olan kişinin ömür boyu devam etmesi gerekir. Ancak eğer romatizma tüm kalbi tutmamışsa penisilin tedavisi 20 yaşlarında bırakılır.” Kaynak : Medicare

Kortizon nedir?
Bu tabii olarak böbreküstü bezi tarafından üretilen bir maddedir. Hormon ailesinin bir parçasıdır.

ACTH nedir?
Bu, “adrenokorti kotrofin” hormonun kısaltılmışıdır. ACTH, normal olarak hipofiz salgı bezinin ifraz ettiği bir maddedir. Görevi böbreküstü bezini kortizon ve kortizon benzeri kimyasal maddeleri üretmeye teşvik ve tahrik etmektir.

Kortizon ve ACTH hangi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır?
Son yıllarda kortizonun da, ACTH’ın da birçok iltihaplanma, alerjik ve nedeni bilinmeyen hastalıkların   tedavilerinde çok yararlı olabildiği tespit edilmiştir. En çok kullanılma alanları muhtelit tip arfritler, romatizmal nöbetler, alerjiler, hassasiyetler, deri veremi, böbrek hastalıkları ve benzerleridir.
Böbreküstü bezleri insan vücudunun neresindedir ve neye benzer?

İnsan vücudunda iki böbreküstü bezi vardır ve her biri vücudun birer tarafında hemen böbreklerin üzerinde bulunur. Biçimleri üçgen şeklindedir ve çapları yaklaşık 5 ila 2,5 cm, civarındadır.

 

Böbreküstü bezleri hangi kısımlardan meydana gelmiştir?

Her biri iki kısımlı olup birer korteks (kabuk) ve medulla (iç bölüm) ya sahiptir.

 

Böbreküstü bezlerinin bu iki parçasının fonksiyonları aynı mıdır?

Hayır. Gerçekte bunlar iki ayrı organdır.

 

Böbreküstü bezlerinin iç bölümünün fonksiyonu nedir?

Bezin bu kısmı adrenalin ve noradrenalin diye tanınan kimyasal maddeyi salgılamaktadır. Bunlar kan dolaşımında gizlenen hormonlardır.

 

Adrenalin ve noradrenalin’in tesirleri nedir?

a.  Kalbin gerilme gücünü takviye ederek hareket kudretini artırırlar.

b.  Kandaki şeker konsantrasyonunu artırarak dokulara fazla miktarda şeker gitmesini temin ederler.

c.  Kan pıhtılaşma oranını artırırlar.

d.  Kas yorgunluklarını azaltarak daha canlı ve devamlı fiziki gayret sarfını sağlarlar.

e. Kan damarlarının kasılmasını sağlayıp, vücudun bir tarafından daha fazla kana ihtiyacı olan diğer bir kısmına kan naklini kolaylaştırırlar.

 

Adrenalin salgılarının genel tesirleri nelerdir?

Vücudu tehlike veya üzüntü anlarında harekete geçmeye, vücudu “çarpışma veya kaçmaya” hazırlar.

 

Böbreküstü bezlerindeki medulla bazı hastalıklarda rol oynar mı?

Bu gibi bir tümör, artan kan basıncı, aşırı üzüntü nöbetleri, çarpıntı, fazla çalışan metabolizma ve kanda şeker artmasına sebebiyet verebilir.

 

Pheochromocytoma’nın tedavisi var mıdır?

Evet. Yan taraftan yapılacak cerrahi bir girişim yoluyla bu gibi tümörler genellikle alınabilinir.

 

Bu tip tümörden arınmak ancak ameliyat yoluyla mı mümkündür?

Evet.

 

Böbreküstü bezlerinde korteksin (kabuğun) fonksiyonu nedir?

Bu, insan bünyesinde çok önemli bir yapı olan organdır. Korteksin ürettiği hormonlar aşağıda yazılı vücut fonksiyonlarına tesir eder

a.   Vücuttaki şekerin, proteinin ve yağların kullanılması, depolanması ve muhafazası.

b.  Vücuttaki su ve minerallerin dengesi.

c.  Bazı erkek ve kadın hormonlarının salgılanması.

d.  Vücudun üzüntüye, zorlanmaya ve yaralanmaya karşı kullandığı kimyasal maddelerin üretimi.

 

Böbreküstü bezlerindeki korteksin en önemli fonksiyonu nedir?

Büyük üzüntü ve sarsıntılara vücudun kendisini adapte etmesini sağlar.

 

Böbreküstü bezleri çıkartıldıklarında veya fonksiyonlarını  yapamadıkları takdirde ne olur?

Hayatın devamı için böbreküstü bezleri gereklidir. Onların tamamen çıkarılması önce zayıflamaya, sonra anormal derecede halsizliğe ve en son ölüme yol açar.

 

Böbreküstü bezlerinde korteks tam fonksiyonunu yapmadığı zaman bir hastalık var mıdır?

Evet. Addison hastalığı böbreküstü bezlerindeki korteksin kronik yetersizliği durumudur. Çok nadir bir hastalıktır ve ancak yüz binde bir kişide rastlanır.

 

Addison hastalığının arazları nedir?

Yorgunluk ve zafiyet devamlı olarak artar, kilo kaybı devam eder, iştahsızlık, bulantı, hassasiyet dengesizliği son haddini bulur. Derinin ve mukoza zarlarının rengi değişir.

 

Addison hastalığı tedavi edilmezse sonuç ne olur?

Er geç ölümle sonuçlanır.

 

Bugün Addison hastalığı ne şekilde tedavi ediliyor?

Sentetik hormonlar yoluyla Addison hastalığı günümüzde tedavi edilebilmektedir. Bunlar adrenal eksikliğini düzeltirler.

 

Böbreküstü bezleri korteksiyle ilgili başka hastalıklar var mıdır?

Evet, Cushing hastalığı. Bu durum korteksin fazla hormon üretmesinden ileri gelir.

 

Cushing hastalığının özellikleri nedir?

a.  Vücut yağları insan gövdesinin üst kısmında, boyunda, omuzlarda, toplanır ve hasta bir «manda» biçimine girer.

b.  Yüz yusyuvarlak olur ve ay biçimini alır.

c.  Karında, kalçalarda ve kollarda mor renkte acayip çizgiler meydana gelir.

d.  Kadınların vücutlarında erkek vücut karakteristikleri belirir.

e.  Kan basıncı yükselir.

f.   Kanda şeker miktarı artar.

 

Cushing hastalığı yaygın bir hastalık mıdır?

Hayır.

 

Cushing hastalığının sebebi nedir?

Bazı vakalarda böbreküstü bezlerindeki kortekste büyüyen bir tümör bu hastalığa neden olabilir. Başka vakalarda ise bu hastalık korteks fonksiyonlarının normalin üstünde çalışmasından ileri gelebilir.

 

Cushing hastalığı başarıyla tedavi edilir mi?

Evet.

 

Cushing hastalığının tedavisi nasıl yapılır?

a.  Kafatası içerisinde hipofiz bezinin röntgen ışılarıyla tedavisi. Bu böbreküstü bezlerindeki tahriki azaltacak ve adrenal salgısının azalmasına yol açacaktır.

b.  Böbreküstü bezlerinin bir kısmının ameliyat yoluyla alınması veya içinde bulunan bir tümörün çıkarılması.

 

Cushing hastalığı   tedavi edilmediği takdirde   hastanın durumu ne olur?

Hasta ölür.

 

Böbreküstü bezleri röntgen ile çekilebilinir mi?

Evet, bazı vakalarda özel tekniklerle bu mümkün olmaktadır.

 

Böbreküstü bezleri tümörlerin gelişmesine yol açar mı?

Evet, ancak pek nadir vakalarda. Bununla beraber son zamanlarda Connsindromu olarak tanımlanan yeni bir durum tespit edilmiştir. Anlaşıldığına göre, böbreküstü bezlerinde bulunan küçücük tümörlerden ileri gelmektedir. Bunlar vücuttaki sııvıların ve minerallerin normal devam etmesi ile ilgili özel hormonlar üretmektedirler. “Connsindromu” na yakalanmış hastalarda birçok semptomlar göze çarpmaktadır. Bunlar arasında en yaygın olanı yüksek kan basıncıdır. İlgili uzmanlar bu tümörcüklerin tahmin edilebildiğinden çok fazla kişide mevcut olabileceklerini ve bu durumun şimdiye kadar belirlenememiş olduğunu söylemektedirler. Bu uzmanlar, yüksek tansiyon veya adi yüksek kan basıncı olan kişilerin bulundukları gruptaki insanların % 10′unda bu tümörcüklerin mevcut olabileceğini iddia etmektedirler. Yüksek kan basıncından başka bu gibi hastalar genel zafiyet, periyodik felç, aşırı susamak, aşırı idrar ve baş ağrıları belirtileri de gösterebilmektedirler. Bu hastalar “diabet semptomları” da gösterebilirler. Bu durumun teşhisi çok güç ve özel bilgi ister. Varlığı yukarıda anlatılan semptomlardan tahmin edilebilecekse de, tam bir teşhis ancak mevcut birkaç özel araştırma enstitüsünde yapılma imkanı vardır. İleride bu gibi teşhislerin daha kolayca yapılması için gereken tedbirlerin alınacağı umulmaktadır. Basit bir ameliyatla bu tümörcüklerin alınmasıyla yüksek kan basıncından şikayetçi birçok kişinin bu rahatsızlıklarından kurtulabilecekleri öne sürülmektedir.

 

Bir hasta tek bir böbreküstü beziyle normal hayatını sürdürebilir mi?

Evet, kalan öteki bez normalse bu mümkündür.

 

Böbreküstü bezleri hastalıklarını önlemek için bir çare var mıdır?

Şimdiye kadar böyle bir çare bulunmamıştır.

 

Böbreküstü bezlerinin kanserin yayılmasını önlemek için ameliyatla alındığı olmuş mudur?

Evet. Birçok göğüs kanseri olayında iki böbreküstü bezinin ameliyatla alınmasından sonra kanserin yayılmasının önlendiği görülmüştür. Bu ameliyata ancak ümitsiz durumlarda ve kanserin vücudun çeşitli kısımlarına yayılmış olmasından sonra başvurulur. Bu cins ameliyatın adı “adrenalectomy”dir.

 

Yayılmış bir kanserde böbreküstü bezlerinin ameliyatla alınması ne derece tesirlidir?

Hastanın hayatı birkaç ay ve bazen de bir veya iki yıl uzar.

 

Kanserin vücutta yayılmasını önlemek veya yavaşlatmak için böbreküstü bezlerinin bazı kısımları normal anatomik yerlerinden alınarak vücudun başka yerlerine nakledilebilinir mi?

 

Evet. Her iki böbreküstü bezi göğüs veya başka bir kanserin yayılmasını yavaşlatmak için hastanın vücudundan alınmışsa hastaya devamlı olarak kortizon verilmelidir. Ancak son zamanlarda bulunan bir metotla bezin bir kısmı kalçanın üst tarafına nakledildiği takdirde “adrenalectomy” nin faydalı etkilerini bozmadan yeterli derecede kortizonun kan dolaşımına varması temin edilmiştir. Böylece kan dolaşımının bu kortizona kavuşmasıyla hastanın ömrü uzatılabilmektedir.

 

 



Diğer Hastalıklar - Tıkla

 

  0 542 252 70 62
  0 532 402 77 44

0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
    

0 532 790 41 90  Şikayetleriniz
0 532 402 77 66  Yurt Dışı Kargo Yetkilisi
0 535 433 27 62 Yurt İçi Kargo Yetkilisi



 

Kortizon Yazıları Bilgi Amaçlıdır. Kortizon Bilgileri İlaç ve Doktor Yerine Tedavi Etmez.