|
Lif
Lifli besinler
hakkında bilinmesi gerekenlerin başında, iki grup lifli besin
olduğunun bilinmesi gelir: suda eriyen ve erimeyen lifler.
Suda erimeyen lif
içeren besinler (kuru erik gibi), dışkının miktarını artırarak,
bağırsak falliyetlerinin düzenlenmesinde son derece fayda sağlarlar.
Bu tür suda erimeyen lifler, bitkilerin vücudumuz tarafından
sindirilemeyen kısımlarıdır ve kompleks karbohidratlardan meydana
gelirler. Sindirim sisteminin iyi bir şekilde işlemesi için bu tür
lifli besinlerin yeterince alınması gerekir.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Suda eriyen lif
içeren besinler (yulaf ezmesi ve çavdar unu gibi), hakkında bir çok
çalışma bulunmaktadır. Çalışmalar daha çok suda eriyen liflerin
kolesterol düşürücü ve kalp hastalıklarını önleyici etkisi
üzerinedir. Etki mekanizması tam olarak açıklanabilmiş olmamakla
birlikte, kolesterol düşürücü etkisi üzerinde görüş birliği vardır.
Bazı çalışmalar, bu liflerin kolesterolün (geri) emilimini azaltarak
etki ettiğini ortaya koymuştur. Bu şekilde barsaklara salınan
safraya bağlanırlar ve kalın barsak kanseri oluşumunu
engelleyebilirler. Finlandiya da çavdar ekmeği kullananlarda
gerçekleştirilen bir çalışmada, çavdar ekmeğinin tansiyonu,
kolesterolü ve trigliseridi düşürdüğü, şekerlerin kullanımını
arttırdığı ve kalp krizi riskini azalttığı iddia edilmiştir.
Kısacası etki mekanizmaları tam olarak bilinmemekle birlikte kesin
olan konu; lifli besinler sağlıklı bir yaşam için gereklidir.
Her iki tür
liflerin kaynağı sebzeler, meyveler ve rafine edilmemiş hububattır.
Üzerindeki etiketlerde genelde farklı yazmakla birlikte, hazır
ekmekler çok az lif içerirler. Düzenli beslenen birisi genelde günde
11-15 gram kadar lif almaktadır. Ancak kalın barsak ve diğer
kanserlere yakalanma riskini azaltmak için besinlerle birlikte
ortalama 25-30 gram doğal kaynaklı lif almak gerekir. Bir porsiyon
sebze ve meyve ortalam 3 gram lif içermektedir. Dolayısı ile günlük
4-5 porsiyon sebze ve meyve ve yeterli miktarda hububat ürünleri
yenmelidir.
Aşağıda lif
bakımından zengin besinler ve lif miktarları belirtilmiştir.
ahududu
(ağaççileği), 1 kase .... 8.4g
böğürtlen, 1 kase
.... 7.6g
kuru fasülye, 1/2
kase ... 7.3g
küçük kuru fasülye,
1/2 kase ... 6g
kuru incir, 1 adet
... 2g
kepek, 3/4 kase
... 4g
kuru üzüm, 3/4
kase ... 4g
sade spagetti, 1
kase ... 3.9g
mercimek, 1/2 kase
... 3.7g
yeşil bezelye, 1/2
kase ... 3.6g
elma, orta boy
(özellikle kabuğu) ... 3.5g
buğday, 1/4 kase
... 3.4g
armut, 1 büyük ...
3.1g
kuru erik, 1 adet
... 1g
havuç, 1/2 kase
haşlanmış ... 3g
mısır, 1/2 kase
... 2.9g
yağsız patlamış
mısır, 1 kase ... 1g
sade beyaz ekmek,
1 dilim ... 1g
rafine edilmemiş
pirinç, 1/2 kase ... 1g
KEPEKLİ EKMEK VE
SAĞLIĞIMIZ
Son yıllarda
besinsel liflerin bazı hastalıklarla ilişkilerini tespit etmek
amacıyla yapılan çalışmalar normal, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek
için diyette yeterli düzeyde besinsel life yer verilmesi gerektiğini
ortaya koymaktadır. Besinsel lifler basit olarak insan vücudunda
sindirilemeyen bitki parçaları olarak tanımlanmaktadır.
Bu konuda son
çeyrek yüzyılda yapılan araştırmalar özellikle gelişmiş batı
toplumlarında "medeniyet hastalıkları" olarak tanınan kabızlık,
divertiküler hastalıklar, hemoroid, kalın bağırsak kanserleri,
diabet, kalp-damar hastalıkları ile diyetin lif içeriği arasında
paralellik olduğunu göstermektedir.
Gelişmekte olan
ülkelerin diyetlerindeki besinsel liflerce zengin olan hububat
ürünleri, meyve, sebze gibi gıdalar daha fazla yer aldığından
besinsel lif tüketimi de gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla
olmaktadır. Besinsel lif tüketimini etkileyen faktörlerin başında
gelir düzeyi yer almaktadır. Gelir düzeyindeki artış hayvansal
gıdaları tüketme eğilimini artırmaktadır. Bebeklerde ve küçük
yaşlardaki çocuklarda çok düşük olan besinsel lif tüketimi, zamanla
artmakta, erişkin dönemde en üst düzeye ulaşarak, orta yaş
sonrasında tekrar azalmaktadır. Günde ortalama 15-20 gr. lif
alımının insan sağlığı için güvenilir bir değer olduğu
belirtilmektedir.
Kabızlık
(konstipasyon), ekonomik düzeyi yüksek olan ülkelerde çok sık
rastlanan kalın bağırsak fonksiyonunun düzensizliklerindendir.
Kabızlığın esas nedeninin diyetteki posa yetersizliği ile ilişkili
olduğu sanılmaktadır.
Lifli diyetle
direkt ilişkili olduğu bilinen bir diğer hastalık da divertiküloz
olup bağırsaktaki haraketin yavaşlaması sonucu artan basınç
nedeniyle bağırsak duvarının dışa doğru kese şeklinde çıkıntı
yapması ile karakterize edilmektedir. Keselerin iltihaplanması ise
divertikülit denen hastalığa neden olmaktadır.
Kolon Kanseri'nin
de lif yetersizliğinde sık görüldüğü yapılan çalışmalarla
açıklanmıştır.
Bu tip kanserin
ortaya çıkabilmesi için, dokunun yeterli süre kanser yapıcı madde
ile teması gereklidir. Bu maddelerin büyük kısmı bağırsaktaki
mikroorganizmaların, diyette bulunan bazı maddeleri parçalamasıyla
oluşmaktadır. Besinsel lif bakımından zengin diyetle beslenme
durumunda kanser yapıcı maddelere dönüşecek bileşenlerin miktarını
azaltmakta, bağırsaktaki su içeriğinin artması ile kanser yapıcı
maddelerin konsantrasyonu düşmektedir.
Gelişmiş ülkelerde
kalp-damar hastalıklarının neden olduğu ölüm vakaları da gün
geçtikçe artmaktadır. Besinsel lif tüketiminin bu hastalıklarda
fazlaca tüketilmesi durumunda, diyetteki enerji sağlayıcı madde
yoğunluğu azalmakta; bununla birlikte hayvansal kaynaklı gıdalarda
daha az tüketildiği için yağ tüketimi azalmaktadır. Yüksek
kolesterol seviyesinin bu tür hastalıklar için risk teşkil ettiği
düşünülürse, bu indirekt etkinin ne denli önemli olduğu açıkca
ortaya çıkmaktadır.
Besinsel lif
eksikliği ile ilgili olduğu sanılan hastalıklardan birisi de şeker
hastalığıdır. Yağ ve şeker bakımından zengin bir diyet fazla kilo
önemli nedenlerden biri olduğu bilinmektedir. Yüksek oranlarda
besinsel lif içeren diyetle beslenmenin serumdaki glükoz düzeyini ve
insülin gereksinimini düşürerek diabetli hastalarda fayda yaratacağı
belirtilmektedir.
KEPEK DEYİP
GEÇMEYİN
Günlük ortalama
15-10 gr. lif alımının yapılması insan sağlığı için güvenilir bir
değer olduğu bilinmektedir.
Yapılan
araştırmalarda besinsel lif eksikliği kabızlık divertiküler
hastalıklar hemoroid, kalın bağırsak kanserleri, diabet, kalp-damar
hastalıklarına neden olmaktadır.
Gıdaların besinsel
lif içereğini artırmak amacıyla tam randımanlı hububat unları.
Buğday kepeği, yulaf kepeği, soya kepeği, pirinç kepeği, meyve ve
sebzelerin bazı kısımları doğal lif kaynakları olarak
kullanılmaktadır.
Kepek, dolayısı
ile kepekli ekmek selüloz mineral madde ve B grubu vitaminler
bakımından oldukça zengindir.
Yüksek oranda lif
içermesi nedeniyle buğday kepeği ve kepekli ekmek insan sağlığı
açısından benimsenecek bir üründür.
Yukarıda
belirtilen tıbbi nedenler, besinsel lif içeriği yüksek olan gıdalara
olan talebi artırmıştır. Gıdaların besinsel lif içeriğini arttırmak
amacıyla, genellikle tam randımanlı hububat unları, buğday kepeği,
yulaf kepeği, soya kepeği, pirinç kepeği, meyve ve sebzelerin bazı
kısımları doğal lif kaynakları olarak kullanılmaktadır. Bu konuda
hububat ürünleri özellikle de besinsel lif içeriği arttırılmış ekmek
ve fırıncılık ürünleri önemli bir potansiyele sahiptir. Ticari
alanda ekmek üretiminde ise ucuz ve kolay sağlanır olması ve yüksek
oranda besinsel lif içermesi nedeniyle buğday kepeğinin kullanılması
daha çok benimsenmiştir. Bu nedenlerle kepekli ekmek tüketimi
ülkemizde ve tüm dünyada hızla artış göstermektedir.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |