|
|
Madeni Maddeler
Mineral madde-ler insan organizmasının faaliyeti için son derece önemli
gıda bileşenleridir. Kalsiyum, fosfor, magnezyum, kobalt, bor, flor
kemik yapısında; sodyum, potasyum, klor su ve elektrolit dengesinde;
çinko, bakır, selenyum, magnezyum, molibden metabolik katalizde;
demir oksijen bağlantısında; iyot, krom hormon etkilerinde
önemlidir.
Bitkilerde bulunan element-ler iki gruba ayrılırlar. Potasyum, sodyum,
kalsiyum, magnezyum, silisyum, klor, fosfor elementler birinci gruba
aittir. Bu elementlere makroelementler denir. Demir, bakır çinko,
iyot, baryum, kobalt, flor vb. elementler ikinci gruba aittir. Bu
elementlere mikroelementler denir. Araştırm-alarda kanser, kalp
hastalıklarının tedavisinde mikroelementlerin çok büyük önemi olduğu
tespit edilmiştir.
Merhaba,
Hastalık Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz.
Bu Sayfanın Konu Bilgileri Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil, Bu
Sitede Doktor Yok Ama, Soru Sorabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Konuşmuşsak O'dur.
1 TL Fazla Yazmayız. Kargo Pazarlığa Tabidir.
Satışlarımızda Maliye Bakanlığı Perakende Satış Fişi
Gönderilecektir.
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44 0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı
Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)
|
 |

İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Beslenmede Elementlerin Yeri
Demir vücuda hem ve hem olmayan demir olmak üzere iki şekilde
alınmaktadır. Hem demir yalnızca hayvansal dokularda bulunmaktadır,
hem olmayan formunda tahıllar, baklagiller, sebzeler ve etlerin bir
kısmında yer almaktadır. Her iki demir de bağırsak hücrelerinden iki
farklı yolla geçmekte ve farklı oranlarda absorbe olmaktadır. Hem
olmayan demir, büyük organik moleküllere bağlı olarak çok yavaş
emilen ferrik (Fe+3) formundadır. Mide asidi bu yapıyı daha çözünür
olan ferros (Fe+2) formuna çevirmektedir. Hem demir ise metabolize
edilmeden sadece hücrelerin parçalanmasıyla açığa çıkan demir olarak
doğrudan ince bağırsak mukozasına temasla emilmektedir. Depo demir
ne kadar az ise emilim o kadar çok olmaktadır. Büyüme çağı,
hamilelik, mukozal ferritin düzeyinin düşüklüğü emilimi
artırmaktadır(Aksoy, 2000; Lieu ve ark., 2001).
Yeterli miktarda demirin absorbsiyonu kimyasal formuna olduğu kadar
diyetlerde bulunan güçlendirici ve inhibitör maddelerin varlığına da
bağlıdır. Asitli ortam ve indirgeyen ajanlar emilim için olumlu
faktörlerdir. Askorbik asit, früktoz, organik asitler(sitrik, laktik
asit gibi), bazı proteinler (lisin, histidin, sistein, metionin
amino asitleri), fermente edilmiş soya ürünleri demir emilimini
artırırken, fosfat, oksalik asit, polifenoller, tanen, karbonat,
protein yetersizliği ve diğer metal iyonlarının (Cu, Zn, Cd, Mn, Pb,
Ca) fazlalılığı ise azaltmaktadır (Swanson, 2003). Demir
yetersizliğinde, bağışıklık sisteminin bozulması, kansızlık,
hastalıkların sık görülmesi, yorgunluk, halsizlik, çapıntı vb.
şeklinde kendisini gösterir. En iyi demir kaynakları kırmızı et,
balık ve kümes hayvanları etleridir. Kuru baklagiller, sert kabuklu
meyveler, kuru meyveler, yumurta üzüm, pekmez, yeşil sebzeler,
ıspanak, tahıl, susam gibi yiyecekler demir kaynaklarıdır (Üstün ve
ark., 2002; Heath ve Fairweather-Trait,2002).
Çinko 200 civarında enzim ve birçok hormonun yapısında yer alır.
Özellikle proteinli gıdalarda bulunan çinko, RNA, DNA; protein
sentezi, insülinin aktivasyon-u, vitamin A nın hücrelere taşınması,
kanda yağların taşınması gibi işlevleri vardır. Çinko ve selenyum
tiroit bezi hormonların yapısında bulunur. Çinko yetersizliğinde;
mide altı bezlerin fonksiyonel aktifliği azalır, alerji, deri
hastalıkları, astım gibi hastalıklara neden olur. Fındık, ceviz,
yumurta, sığır eti, karaciğer çinko kaynağı sayılabilecek
besinlerdir.
Kalsiyum, toprak alkali 2A grubu metali olup diğer elementler gibi iki
değerlik elektrone sahiptir. Vücudumuzda kararlı Ca+2 iyonları
halinde iyon düzeyi ile D vitamini ve bazı iyonlar arasında
karmaşık bağlantı sayesinde bağırsaklarda emilime uğrayan kalsiyum
miktarı kontrol edilebildiği gibi kandaki kalsiyum iyon derişimi ile
kemik ve dişlerde depolanan kalsiyum miktarı da bu şekilde
ayarlanabilmektedir. Örneğin paratiroit bezlerinin salgıladığı
parathormon vücuttaki kalsiyum(ve fosfor) metabolizmasını ayarlar.
Kalsiyum iyonları aynı zanamda bir çok enzimi aktive eder. Kalsiyum
iyonları hücre içine ve dışına akışlarını düzenleyerek K+, Na+ gibi
diğer metal iyonları arasında koordinatör görevi yapar. Süt ve süt
ürünleri temel kalsiyum kaynağıdırlar. Kalsiyum eksikliği artritin,
böbrekte taşın oluşmasına, osteoporoz hastalığına neden olur.
Osteoporoz, düşük kemik yoğunluğu ve sonrasında kemiklerde incelme
ile kırık riskinin artması ile karakterize edilen bir hastalıktır.
Selenyumun canlı organizmalar için çok önemli biyolojik rolü vardır. E
vitamini ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendirir. Glutatiyon
peroksidaz enziminin yapısında yer almakta, bu enzimde hücrelerde
hidrojen peroksit ve organik peroksitlerin birikmesini engelleyerek
kanser oluşumuna karşı vücudu korumaktadır(Zintzen,1978). Kuşburnu,
sumak, baklagiller, kabak ve cevizde fazla miktarda bulunur.
Selenyum eksikliğinde kardiyovasküler, kanser, deri hastalıkları,
bazı hormon metabolizmaları ve üreme ile ilgili rahatsızlıklar
görülür(Gülahmedov ve Halilova,1974).
Kobalt, B12 vitamininin yapı maddesidir. Hemoglobinin oluşmasında çok
büyük rolü vardır. Araştırmalarda endemik guatr hastalığına
yakalanan insanların olduğu bölgelerin toprak ve sularında kobalt
elementinin çok yüksek miktarda olduğu tespit edilmiştir . Ayrıca
iyotlaşma reaksiyonunda kobalt katalizör görevi yapan elementtir.
Tiroid hormonunun oluşmasında kobalt elementinin doğrudan rolü
vardır. Kobalt elementinin yetersizliği veya aşırı fazlalığı, iyotun
eksikliğine neden olmakta, endemik guatr hastalığı oluşmasına yol
açmaktadır( Halilova, 2004).
Bor, kalsiyum ve D vitamini olmak üzere vücuttaki minerallerin
düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Kalsiyum ve magnezyum yıkımını
önleyerek kemik yapısını koruyabilmektedir. Yetersizliğinde kemik
erimesi ve kırılmasına yol açar(Aras ve ark., 1976).
Arsenik sinir sistemi, mide-bağırsak ve cilt dokularına zarar verir.
Yüksek miktarda solunması durumunda akciğer ve solunum yollarına
zarar verir(Helvacı, 2005).
Kadmiyum havadan solunarak, kadmiyum bulaşmış yiyeceklerin yenmesiyle,
sigara dumanıyla, kadminyumla kirlenmiş suların içilmesiyle vücuda
alınır. Hava, su ve besin yoluyla düşük düzeyde kadminyuma uzun süre
maruz kalındığında kadmiyum böbreklerde birikir, böbrek hastalığına
neden olur.
Krom bileşiklerinin tümü fazla miktarda alındığında toksit olabilir.
Krom IV, krom III�e göre daha toksittir. Yüksek miktarda alınması burun, akciğer, mide ve
bağırsaklara zarar verir.
Özel bir tadı ve kokusu olmayan mavimsi gri renkli bir metal olan
kurşun, vücuda havadan solunarak, içme suları ve besinlerle ve
sigara dumanından alınabilir. Kurşun tüm organ ve dokuları
ekleyebilmektedir. Böbrek ve bağışıklık sisteminde hasara neden
olur(Underwood, 1977).
Civa, hava, toprak ve su da bulunabilir. Solunum ve sindirim yoluyla
vücuda alınan civa sinir sistemi üzerinde oldukça etkilidir. Yapılan
çalışmalarda kansere neden olduğu bulunmuştur. Civa kan ve idrarda
ölçülebilir. Saçta da tesbit edilebilir.
İyot insan sağlığı için oldukça önemlidir. İyot esas olarak
hücrelerde oksidasyon ve redüksiyon olaylarında rol oynar. Günde
gerekli iyot miktarı 100-200 mg dir. İyodun yetersizliği tiroit
bezleri fonksiyonlarının değişmesine neden olur. Tiroit bezleri
büyür, guatr hastalığı ortaya çıkar.
Fosfor kemik ve dişlerdeki kalsiyum tuz-larında yer alan önemli bir
elementtir. Vücuttaki fosforun %90ı kemik ve dişlerde fosfat iyonu
şeklinde bulunur(Murray, 1994).
Demir, kobalt ve bakır elementlerinin eksikliği, ülser hastalığına yol
açar. Ayrıca bakır elementinin az olması tüberküloz hastalığına
neden olur. Saçların erken ağarması, deri elastikliğinin kaybolması
bu elementin eksikliğindendir. Bu elementin fazla olması
arteroskleroza(damar sertleşmesi) ve katarakta neden olur.
Araştırmalarda şeker hastalarında bakır elementinin çok az miktarda
bu-lunması hastalığın ortaya çıkışında önemli rol oynadığını ortaya
çıkarmıştır(Snover,2000).
Canlılar için önemli elementlerden biri de mangandır. Güçlü bir
oksitleyici olan permanganat (MnO4) eczacılık çalışmalarında
kullanılmaktadır. Araştırmalarda mangan, çinko, krom ve vanadyum
elementleri lipidin parçalanmasını olumlu etkilemekte,
arterosklerozun oluşumunu engellemektedir. Alınan besinlerde mangan
elementinin miktarının çok fazla olması tiroid bezindeki iyot
bileşiklerinin sentezi engellemektedir (Diplock,1991).
Sonuç
Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük
yaşamımızda uygulamamız gereken kolay ve küçük çabalardan oluşur.
Metabolizmamız için hayati öneme sahip olan element-lerin
biyoyarayışlılığı birçok faktörlerden etkilenmektedir. Dolayısıyla
beslenme alışkanlıklarının optimum yarar sağlayacak biçim-de
düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |