|
|
|
Sinir
Hastalıkları

Sinir Sistemi Hastalıkları - Nöröloji
|
Sinir Sistemi Bozukluğu Sebepleri
Hayat Zorlukları, üst üste gelen
olumsuzluklar, vücutta bulunan vitaminlerin azalması gibi olaylar
sonucu insanlar sinir sistemini hasara uğratırlar.
Sinir Sistemi Önemi
Sinir sistemi "zerre" kadar hassas bir organımızdır.
Sinir Sisteminin Bozulması
Sinir sistemi bozukluğu; bir çok hastalığa da davetiye çıkarır.
Sinir Bozukluğu Tedavisi
Doktorunuz hastalığınızı teşhis edecek ama, sinir sisteminiz güçlü
değilse bir çok hastalığınızı yenmede çok zor başarı sağlarsınız.
Bayanlardaki Sinir Bozukluğu
Bayanlar emzirme ve hamilelik dönemleri başta olmak üzere çok
vitamin kaybettikleri için sinir sistemini çabuk bozarlar.
Erkelerdeki Sinir Bozukluğu
Erkekler; çalışmak ve düşünmek konusunda daha yorucu pozisyonda
oldukları için sinir sistemini zayıf hale getirirler. |
|
Sinir sisteminin
hastalıkları Sebepleri
Çeşitli sebeplerden orta-ya çıkabilir.
Doğuştan olanlar,
travmalardan, iltihaplardan, zehirlenmelerden olanlar bunlardan
sadece birkaçıdır.
Fonksiyonel hastalıklar ise herhangi bir bozukluk
olmaksızın ortaya çıkan durumlardır ki, vücudun herhangi bir
bölümünü tutabilirler.
Sinir Hastalıkları Belirtisi
1. İnfeksiyonlar: Menenjit, bey-in absesi, ensefalit gibi.
2. Damar hastalıkları: Tıkanmaya bağlı felçler, beyin kanamaları.
3. Tümörler: Olduğu bölgeye göre görev aksaklığı, felçler, hâfıza ve
idrak kusurları.
4. Travma: Beyin kanamaları, sinir kopmaları, zedelenmeler.
5. Gelişme bozuklukları: Mongolizm türü geri zekâlılık, omurilik
gelişme bozukluğu (spina bifida).
6. Metabolik hastalıklar: Hormon bozuklukları, kan hastalıkları,
karaciğer hastalıkları, metal metabolizması bozuklukları da, sinir
sisteminde bozukluklara sebep olabilmektedir.
7. Myelin kılıfı (sinirleri saran kılıf) hastalıkları: Multipl
skleroz bunlara en önemli örnektir.
8. Paroksismal (arada bir gelen bozukluklar): Migren, histamin baş
ağrısı, epilepsi (sara), meniere hastalığı (tekrarlayıcı
başdönmeleri) bunlardandır.
9. Zehirlere bağlı hastalıklar: Bakteri zehirlerine bağlı (tetanoz),
metal zehirlerine bağlı (arsenik), organik bileşiklere bağlı
ziherlenmeler (alkol, karbonmonoksit)
|
|
ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI
Hipofiz adenomu, yerleşim yeri itibariyle, baş ağrısı, kafa içi
basınç artışı ve görme bozuklukları (bitemporal hemianopsi) ile
kendisini gösterebilir. Eğer adenom büyüme hormonu sekrete ediyor
ise (akromegali) hastada proksimal zaaf ile seyreden miyopati, tuzak
nöropatileri (en sık karpal tünel sendromu) ve subklinik bir
polinöropati olabilir.
Cushing hastalarında ise mental durum değişiklikleri (depresyon,
öfori, anksiyete, ajitasyon ve hatta psikoz), alt ekstremite
proksimal kaslarında hakim zaaf ve atrofi gelişebilir.
Hipopitüitarizm vakalarında ise, apati ve bilişsel işlevlerde azalma
dikkat çekicidir.
Hipertiroidizm; anksiyete, huzursuzluk, iritabilite, emosyonel
labilite, konsantrasyon güçlüğü, baş ağrısı ve uykusuzluğa yol
açabilir. Hiperrefleksi ve fizyolojik tremorda belirginleşme
izlenebilir. Hipertiroidzm kendisi nöbete yol açabileceği gibi
epileptik hastalarda nöbeti tetikleyebilir. Tirotoksik kriz halinde
ise eşlik eden sistemik bulguların yanı sıra, komaya dek varabilen
konfüzyon, ajitasyon görülebilir. Distiroid orbitopati olarak
tanımlanan oftalmik Graves hastalığında ekzoftalmi, oftalmopleji,
konjonktival ödem izlenir.
Hipertiroidizm ayrıca, bir takım nöromüsküler hastalıklarla da
birlikte olablir.
HEn sık görülen tablo proksimal miyopatidir. Serum CK düzeylerinin
genellikle normal olduğu bu vakalarda miyopatinin derecesi tiroid
hastalığının ağırlığı ile paralellik göstermeyebilir. Altta yatan
tiroid hastalığının tedavisi ile zaaf düzelir. İmmün kökenli iki
hastalık olan miyasthenia gravis ve hipertiroidizm birlikte
görülebilir. Hipertiroidizm ile birlikte olan diğer bir tablo
tirotoksik periyodik paralizidir. Karbonhidrat içeriği yüksek gıda
alımını takiben gelişen zaaf atakları potasyum suplementasyonu ile
düzelir.
Hipotiroidizm ise sıklıkla apati, konsantrasyon güçlüğü ile
birliktedir. Bazen konfüsyon, deliryum ve hatta psikoz tabloya eşlik
edebilir. Hipotiroidizm ile birlikte nöbet, ataksi, işitme kaybı ve
kranyal nöropatiler görülebilir. Periferik komplikasyonlar arasında
da proksimal miyopati ve karpal tünel sendromu sayılabilir.
Hashimoto tiroiditinin miystheni gravis ile birlikteliği
bilinmektedir. İlaveten, konfüzyon, uyanıklık kusuru ve nöbet ile
karakterize tekrarlayan bir ensefalopati görülebilir.
Hiperparatiroidizm, hiperkalsemi ile çeşitli nörolojik
manifestasyonlara yol açar. Hafif şiddette bir miyopati tabloya
eşlik edebilir.
Hipoparatiroidizm de hipokalsemi üzerinden etkilerini gösterir.
Ayrıca, basal ganglia’da asemptomatik kalsifikasyonlara ve benign
intrakranyal hipertansiyona yol açabilir.
Diabetes mellitus, hem periferik hem de sentral sinir sistemi
üzerinde olumsuz etkisi olan ve sık görülen bir hastalıktır.
Periferik sinir sisteminde sıklıkla aksonal dejenerasyon ve
demiyelinizasyon ile seyreden saf duysal, yada duysal-motor
polinöropati sendromu ile kendisini gösterir. Otonom sinir
liflerinin etkilenmesi ile birlikte kardiovasküler, gastrointestinal
sisteme ait bulgular belirir, daha da tehlikelisi hipoglisemi cevabı
maskelenir.
Diabetin seyri srasında daha nadiren, asimetrik, ağrılı zaaf ile
karakterize, kilo kaybının da eşlik ettiği diabetik poliradikülopati
(diabetik amiyotrofi); diabetik torakoabdominal poliradikülopati ve
diabetik mononöropati multipleks görülebilir. Diabet, aynı zamanda
tuzak nöropatilerinin ortaya çıkışını kolaylaştırıcı bir hastalıktır
(karpal tünel sendromu gibi). Diabet kranyal nöropatilere de yol
açabilir. Sıklıkla III, IV ve VI. sinirleri tutar. Okülomotor sinir
tutulumu diabete bağlı geliştiğinde kompresif lezyonlardan farklı
olarak pupilla ışık refleksi korunur.
Diabetin merkezi sinir sistemindeki etkilerine gelirsek; diabetik
popülasyonda inme sıklığı daha yüksektir. Bu bulgu, diabetin
aterosklerozu hızlandırıcı etkisi ile açıklanabilir. Diabetik
ketoasidoz klinik olarak komaya dek değişebilen uyanıklık kusuru ile
karakterizedir. Daha önce diabetik olduğu bilinmeyen hastalarda ilk
prezantasyon bazen diabetik ketoasidoz koması ile olmakta ve bu da
mortalite ve morbiditeyi arttırmaktadır. Diabetik ketoasidoz koması
sırasında hastanın altta yatan başka bir nörolojik rahatsızlığı
olmadıkça fokal yada lateralizan nörolojik bulgu saptanmaz. İleri
yaşta olan diabetik hastalarda ise, daha subakut bir seyirle
yerleşen nonketotik hiperozmalar koma görülebilir. Bu vakalarda
temel bulgu uykuya eğilim ve bilişsel işlevlerde bozulmadır. Ancak
tabloya nöbet ve fokal nörolojik defisitler de eşlik edebilir.
Hipoglisemi başlangıçta anksiyete, iritabilite; ilerleyen dönemde de
konfüzyon, stupor ve koma ile karakterize bir akut ensefalopatiye
yol açar. Bazen inmeyi taklit eder nitelikte fokal nörolojik defisit
ve nöbet görülebilir. Glukoz perfüsyonu ile bulguların düzelmesi
tipiktir.
|
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Sipariş İçin Tıkla
Kapıda ödeme kolaylığı.

Sinir Hastalıklarına Destek
Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |
|
. |
|
|