Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo

    İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959

Doğal Performans
www.birtat.com.tr
Çakşır Köklü Macun


Şampuan Çeşitleri
HC Şampuan
www.birtat.com.tr

Arı Sütlü Şampuan
www.birtat.com.tr
Saç Bakım Yağları
Vitamin Power -
Panax Ginseng - Kore Ginseng
www.birtat.com.tr

Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü

Bitki Macunları
Hayıt Tohumu Macun
Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Kudret Narı
Arı Sütü Bal Polen

Aşk İksirleri - Cinsellik
Aşk Kahveleri
Aşk Kokusu

     Şifalı Bitki Çeşitleri

Bitkilerin Kapsülleri
Vitamin - Mineral

Cilt Leke - Cilt Kremleri

Salyangoz Kremi
Mavi Anemone Kremi
Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Güneş Kremleri
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Temizleme Tonikleri
Bitki Yağları
Bitki Sabunları
Baharat Çeşitleri
Hastalık Sebepleri
Arı Sütü
www.birtat.com.tr

Çay Kolonyası
Bitki Çaylar
Chondurax Jel
Dermoday Kremleri
Doğu Karadeniz Kestane Balı
Güneş Lekesi Kremleri
Masaj Yağları - Masaj Kremi

Organik Alıç Sirkesi
Organik Elma Sirkesi
Organik Gıda
Organik Zeytin Yağı
Orjin Ürünleri
Otacı Ürünleri
Performans Enerji
Saf Gülsuyu
Sertlik

Düzenli Kullanmayacağınız Ürünü Bizden Almayınız.

Ucuz Ürün Bizde Olmaz.

www.birtat.com.tr İşyerimiz

sifali bitki dukkan resimleri - www.birtat.com.tr

 

 

Bitki yararları

DİYABET
Lif açısından zengin bir besin olan kuru fasulye, diyabet riskini büyük oranda azaltıyor. Mercimek de çözünebilir lif içermesi sayesinde diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besin olarak değerlendiriliyor.
Karadeniz’in ünlü hamsisi, Omega-3 yağı zenginliğiyle kolesterol seviyesini düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi, dolayısıyla felç geçirme riskini düşürüyor. Uzmanlar, hamsinin haftada en az 1 kez yenmesini, kalp hastaları içinse bu miktarın haftada 3-4 porsiyona çıkarılmasını öneriyorlar. Omega-3 yağı içeren midye ise selenyum minerali sayesinde tiroit bezlerinin normal işleyişi için gerekiyor.

PROSTAT HASTALIĞINA KARŞI BEZELYE
Araştırmalara göre, haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de önemli etkiye sahip. Salatalığın da kalbi güçlendirdiği, ancak kabuğunun soyulmaması gerektiği belirtiliyor. Günde iki bardak çay, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yerine geçiyor. Bu şekilde kalp dostu antioksidan madde alındığını belirten uzmanlar, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.


Yapılan 40 araştırma, havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koydu. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir ise, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor. Her gün yenilen bir avuç fındık ise kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucu özelliğe sahip. Zeaksantin adlı bitkisel bileşim içeren mısır tüketimi, yaşa bağlı gelişen görme bozukluklarını azaltıyor. Sağlıklı gözler için betakaroten içerikli ıspanak da gerekiyor. Ama pişirildikten sonra hemen tüketilmezse içindeki yararlı maddeler, toksik maddelere dönüşebiliyor.


Bu arada meyan kökünün, Sar'a (Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) karşı beklenmedik olumlu etkisinin bulunabileceği bildirildi. Laboratuvar ortamındaki yeni bir araştırma, bitkinin köklerinin bir özünün, kasım ayından beri 866 den fazla insanın ölümüne yol açan SARS virüsünün hücre içinde üremesini engellediğini gösterdi.

Süper Yiyecekler

Bitkisel yiyeceklerin herbiri içlerinde benzersiz kimyasallar barındırır. Bir arada tüketildiklerinde ise eşsiz bileşim yaratırlar.

Brokoli, lahana ve kıvırcık lahana: Kolon kanseri riskini azaltırlar.

Havuç, mango ve balkabağı: Bu turuncu renk yiyecekler, içerdikleri betakaroten sayesinde akciğer ve mide kanserlerinin oluşumunu engellerler.

Turunçgiller, kırmızı elma ve tatlı patates: Flavonoid içerirler ve kanser türlerine karşı etkin bir koruyucudurlar.

Sarımsak ve soğan: Yüksek tansiyon, mide kanserine karşı koruyucudur ve sindirim sistemini düzenler.

Kırmızı üzüm, yaban mersini ve çilek: Kalp sağlığını korur.

Fındık, fıstık, ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kabuklu yemişlerin, başta kalp sağlığı olmak üzere birçok rahatsızlık için birebir olduğu belirlendi. ABD'li bilim adamları 10 yıl boyunca tam 86 bin kişi üzerinde gerçekleştirdikleri bir araştırma ile kuruyemişlerin birçok hastalığa iyi geldiğini kanıtladı.

Beslenme ve yaşama tarzına özen göstermeyenlerin bile kabuklu yemiş yiyerek kalp hastalıklarına yakalanma riskini yüzde 40 oranında düşürebildiği tespit edildi. Kabuklu kuruyemişlerin faydaları bununla da bitmiyor.



"Badem: Kuru ciltlerin yağlanmasını sağlar. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle birlikte yenirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahet devresini kısaltır. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır.

Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları ortadan kaldırır.

Fıstık: İçeriğinde sabit yağ, sakaroz ve proteinli maddeler vardır. Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.

Çamfıstığı: Bronşit ve kalp hastalıklarında faydalıdır. Ruhsal sorunlara iyi gelir. Çam kozalaklarının içinden çıkarılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kaşığından (25 gram) fazla yenilmemelidir. Verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir.

Ceviz: Zekayı geliştirir. Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir.
Ceviz yağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Derinin yanmasını önler.

Fındık: Günde bir avuç dolusu fındık yiyenlerin kalp krizine daha az yakalandığı araştırmalarla ortaya konuldu. Fındık ayrıca, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet ve enerji verir. Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar. Cildi güzelleştirir. Hamilelere de faydalıdır. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındık yağı, böbrek ağrılarına iyi gelir. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır.

Kabak çekirdeği: Mükemmel bir kurt ilacıdır. Çocuklara 10-15, büyüklere 20-30 kabak çekirdeği verilir. Çekirdek kabuğu ile beraber çok iyi çiğnenmelidir. Tenya solucanları için de kabak çekirdeği en iyisidir. Sıkı bir perhiz ile 80-100 kabak çekirdeği kabuğu ile birlikte, dört öğünde iyice çiğnenerek yenir. Bir saat sonra yarım kaşık Hintyağı içilir."

Amerikan Journal of Nutritional Science dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, domateste bulunan Likopen, prostat kanseri riskini önemli ölçüde azaltıyor.

Yaklaşık 47.000 yetişkin erkek üzerinde yapılan araştırmada, haftada 2-4 porsiyon taze domates tüketenlerde prostat kanseri riskinin, hiç tüketmeyenlere oranla %26 oranında azaldığı gözlemlendi. Araştırma sonuçlarına göre haftada 10 porsiyondan fazla domates ve domates suyu tüketenlerde prostat kanseri riski, haftada 1,5 porsiyon tüketenlere oranla %35 oranında azalıyor. Bol miktarda likopen alan erkeklerde, düşük dozda alanlara kıyasla prostat kanser riski %21 oranında düşüyor. Bir su bardağı domates suyu 53 kkal, 23,377 mcg likopen ve 2009 mcg beta karoten içeriyor. Domates, likopenin yanı sıra, C vitamini, folik asit, alfa tokoferol, potasyum gibi besin öğelerini, diğer karotenoidleri ve polifenolik bileşikleri de içeriyor.

SAĞLIKLI BİR YAŞAMIN ANAHTARI SEBZE, MEYVE VE MEYVE SUYU

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Sevinç Yücecan, bol domates ve domates suyu tüketmenin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinerek şunları söyledi:

"Domates, karotenoidlerden özellikle Likopen açısından çok zengin. Araştırma sonuçları Likopen'in antioksidan etkisinin çok kuvvetli olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle Likopen açısından zengin bir besin olan domatesin, prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülüyor. Domatesin bu yararlı etkisi, içerdiği çeşitli karotenoidlerin, C vitamininin, polifenolik bileşiklerin kompleks etkileşimlerinin sonucu da olabilir.

Beslenme sırasında alınan antioksidan vitaminler ve antioksidan özellikler gösteren bileşiklerin en iyi kaynakları sebze ve meyveler. Farklı sebze ve meyveler farklı besin bileşenlerinden zengin oldukları için, sebze, meyve ve bunlardan elde edilen sebze ve meyve sularının tüketiminde çeşitlilik sağlanması önemli."

Armutun nezleye, balığın koroner kalp rahatsızlığına, üzümün kansızlığa, kekiğin bronşit ve astıma iyi geldiği belirtiliyor.

Uzmanlar, nezle olanlara bol bol armut yemelerini tavsiye ediyor. Mideyi de kuvvetlendiren armut, hazmı kolaylaştırıyor ve çarpıntıyı önlüyor. Balık, kan kolesterol düzeyinin dengelenmesinde önemli rolü olan w-3 asitlerini içermesi sebebiyle, özellikle koroner kalp rahatsızlığı bulunan kişilerin kırmızı et yerine tercih etmesi gereken yiyeceklerin başında geliyor. Ayrıca balık, iyi bir E vitamini kaynağı olması sebebiyle de cilt kanserinin önlenmesi ve yaşlılığa bağlı hücrelerin az zarar görmesini sağlaması, kış aylarında enfeksiyondan korunulması açısından oldukça önemli rol oynuyor.

Demirin, vücuda enerji veren maddelerin başında yer aldığını hatırlatan uzmanlar, içinde demir bulunan besin maddelerinin başlıcalarını karaciğer, et, yumurta, ıspanak ve kayısı olarak sıralıyor.

Karnabahar ve brokolinin, son yıllarda beslenme alışkanlığında önemli yer tutan sebzeler arasında yer almaya başladığını ifade eden uzmanlar, bu sebzelerin iyi bir C vitamini ve kalsiyum kaynağı olması sebebiyle önemlerinin birer kat arttığını bildiriyor. Posa içeriği yönünden zengin olan bu sebzelerin, bağırsakların tembelleşmesini engellediğini ve ileride oluşabilecek bağırsak kanseri riskini azalttığını söyleyen uzmanlar, bu sebeple salata veya sebzeli yemek hazırlarken brokoli ve karnabaharı da unutmamak gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlar, günün yoğun temposundan dolayı kendisini yorgun ve bitkin hissedenlerin bol bol taze hurma yiyerek, eski enerjilerine ve güçlerine kavuşabileceğini belirtiyor. Stresli yoğun tempo sebebiyle uykusuzluktan şikayet edenlere ise akşam yemeğinde büyük bir tabak yeşil salata yemeleri öneriliyor. Çünkü salatanın içindeki maddelerin rahatlatıcı ve besleyici özelliği bulunuyor.

Kansızlıktan kurtulmak için bol bol üzüm yenmesi gerektiğini bildiren uzmanlar, üzümün ayrıca kalbi, mideyi ve barsakları kuvvetlendirici olduğunu kaydediyor. Taze üzüm suyunun, romatizma ağrılarını geçiren tabii ilaçların başında geldiği kaydediliyor. Her sabah çekirdekli veya çekirdeksiz kara üzümün suyunu çıkarın ve bir bardak için. Eğer hergün bunu aksatmadan yaparsanız, romatizma ağrılarının ne kadar iyi geldiğini göreceksiniz.

Uzmanlara göre, eczacılıkta bazı ilaçların yapımında kullanılan şifalı bitki kekik, anjin, bronşit ve astımla ishale iyi geliyor. Bir çorba kaşığı kekiği yarım kilo suda birkaç dakika kaynatmak, soğuttuktan sonra yemek aralarında veya yemekten sonra bir-iki bardak içmekte yarar var.

Kestanede C vitamini olduğunu ifade eden uzmanlar, ayrıca B vitamini ve yararlı madeni maddelerin yanısıra protein ve şekerin de bulunduğunu bildiriyor. Uzmanlar, kestanenin diğer faydaları olarak da sindirimi kolaylaştırmasını ve kan yapmasını gösteriyor.

Biberiyenin sinire iyi geldiğini vurgulayan uzmanlar, 30-40 biberiye yaprağının 300 gr kaynar suya atılarak yarım saat kadar bekletilmesini tavsiye ediyor. Uzmanlar, elde edilen sıvının hem zihni açtığını, hem sindirimi kolaylaştırdığını kaydediyor.

Sabah kahvaltısının vazgeçilmez içeceği olan siyah çayın, yumurta, pekmez gibi demir yönünden zengin besinlerle beraber tüketildiği zaman, demirin vücutta kullanılmasını engellediğini ve sonucunda ise kansızlık şikayetinin daha da artmasına sebep olduğunu vurgulayan uzmanlar, siyah çay yerine ıhlamur, nane, yeşil çay veya meyve aromalı çayların tercih edilmesini tavsiye ediyor.

Yaş, cinsiyet, kilo ne olursa olsun aşırı tuz tüketiminin zararlı olduğunu ifade eden uzmanlar, "Yemeklerimize lezzet vermek için ekleyeceğimiz tuzun yerine, taze doğal otlar veya baharat kullanmaya özen göstermeliyiz. Özellikle kırmızıbiber, karabiber, karanfil, dereotu, nane, maydanoz ve sarımsak gibi baharatlar, vücudumuza zararlı olabilecek mikroorganizmaların üremesini engeller" diyorlar.

Yumurtanın, hem etin en büyük özelliği olan protein, hem de vitamin bakımından çok zengin olduğunu kaydeden uzmanlar, zeytin yağının çiğ olarak kullanılmak şartıyle, genç kalmaya yarayan besinler arasında bulunduğunu bildiriyor. Uzmanlar, zeytin yağında E ve K vitaminleri olduğunu vurgulayarak, aç karnına yarım kahve fincanı, limon sıkılıp tuzlanarak içilirse, safra kesesini çalıştırdığını ve cildin kırışmasını önlediğini kaydediyor.

Türkiye'de yoğun olarak yetişen kekik çeşitlerinin, antioksidan, antikanserojen, antidiyabetik ve antikolestremik özelliği olduğu bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Sağdıç, kekik üretimi açısından önemli bir konumda bulunan Türkiye'de Origanum, Thymus, Thymbra, Saturaje, Sideritis ve Salvia cinsi kekiklerin yoğun olarak yetiştiğini, bu kekik çeşitlerinin sağlığa çok faydalı olduğunu söyledi.

Sağdıç, ''Kekik, vücutta hücre koruma sistemlerini geliştirmesiyle antioksidan, kanser oluşumunu engellemesiyle antikanserojen, diyabet hastalığını engellemesiyle antidiyabetik ve vücuttaki kolestrol oranını ayarlamasıyla antikolestremik özellikler taşımaktadır.

Bu özellikleriyle kekik, yaşlılığı geciktirmekte, tümör oluşumunu engellemekte, şeker hastalığına iyi gelmekte ve gıdaların bozulmasını doğal yollarla engellemektedir''
Günde sadece 1 yemek kaşığı keten tohumu tüketerek birçok hastalıktan korunabileceğinizi, var olan rahatsızlıklarınızın çoğunu gidermede keten tohumundan fayda bulabileceğinizi biliyor musunuz?

Diyetisyen Kamile Sü, keten tohumunun yararlarını anlatıyor ve nasıl tüketilebileceği hakkında yol gösteriyor.

Keten tohumunun yararlarını, "Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir, bağırsakları yumuşatır ve kabızlığı giderir. Kemikleri güçlendirdiği için özellikle menopoz döneminde yararlıdır, menopoza bağlı şikayetleri hafifletir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kalp-damar hastalıklarından korur. LDL kolesterol ve trigliserit seviyesini, yüksek tansiyonu düşürür. Romatizmal hastalıkları önler. Sinir sistemini ve hafızayı güçlendirir. Kan şekerini dengeler. Konsantrasyon bozukluğuna, yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir. Haricen kullanıldığında yaraların çabuk iyileşmesini sağlar, nasırlarda kompres olarak, ayrıca egzama ve sedef hastalıklarında kullanılır.
Solunum yolu hastalıklarında olumlu etki yapar. Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir. Öksürüğü giderir.

Ağız boşluğu, boğaz ve diş eti rahatsızlıklarında gargara olarak kullanılır. Omega-3, omega-6 yağ asitlerinin iyi bir kaynağı olan keten tohumu, yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif içerir, göğüs, kolon, prostat kanserine karşı koruyucu olan lignanların kaynağıdır" şeklinde sıralayan Diyetisyen Kamile Sü, nasıl tüketilebileceği hakkında ise şöyle yol gösteriyor:
"Günde 1 yemek kaşığı keten tohumu tüketilmesi yeterlidir. Kaynatılarak içilebilir.
Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir ve bir kaşık miktarında ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir. Kavrulmuş olarak tüketildiğinde ise daha lezzetli olur.
Keten tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel bir tada kavuşur. Tohum şeklinde tüketilecekse iyice çiğnenmelidir. Keten tohumları sert olduklarından, dikkatli bir çiğnemede bile öğütülemeyebilirler ve bu da yeterince sindirilmeden vücuttan atılmalarına sebep olur. Öğütülmüş keten tohumunun sindirimi çok daha kolaydır. Keten tohumunu öğütmek için, karabiber veya kahve el değirmenleri ya da bu tip tohumları öğütmek için özel olarak üretilmiş elektrikli öğütücüler kullanılabilir. Yeterli miktarda balık tüketmiyorsanız, omega-3 yağ asidi ihtiyacınızı karşılamak için hamur işlerine de keten tohumu ekleyebilirsiniz. Hamile, emziren kadınlar ve küçük çocukların ise keten tohumu kullanmamaları önerilir."

Oda sıcaklığında 1 yıl tazeliğini koruyan keten tohumu öğütülmesi halinde hava geçirmez kapaklı bir kavanozda 30 gün boyunca saklanabiliyor.

Siz de mutfağınızda keten tohumunu el altında bulundurabilir, salatalarınıza ve yoğurdunuza serpebilir, fırında pişireceğiniz hamur işlerine, çorbalarınıza ve yemeklerinize katabilirsiniz.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kara, ''Bir kilogram üzüm, içerdiği besin değerleri açısından, 1.150 litre süt, 390 gram et ya da 1.2 kilogram patatese eşdeğerdir. Kanser oluşumunu önleyen, kalp krizi riskini azaltan üzüm, cildin güçlenmesini sağlıyor'' dedi.

Kara, kalori değeri yüksek olan üzümün, kalsiyum, potasyum, sodyum ve demir yönünden zengin olduğu gibi, A, B1, B2, ve C vitaminleri açısından da önemli bir besin kaynağı olduğunu belirtti.

Bazı karaciğer hastalıkları ile kansızlığın tedavisinde etkili olan üzümün, yüksek tansiyonu kontrol altında tuttuğunu ifade eden Kara, ''İçerdiği meyve asitleri ve lifli yapısı ile mideye zarar vermeden, böbrek ve barsak sisteminin çalışmasını düzenler. Kanın temizlenmesine yardımcı olan bu şifa kaynağı meyve, doğum kontrol hapının yan etkilerini azaltır'' dedi.


Kara, yüksek kalori içeriğine karşın, çok düşük miktarlarda yağ ve protein içerdiği için ideal bir diyet besini olan üzümün yağların erimesine yardımcı olduğunu anlattı. Kara, şunları söyledi:

''Bir salkım üzüm, beyin hücrelerini zinde tutar. Üzümün, özellikle de renkli üzümlerin kabuğunda bulunan resveratrol isimli madde, hücre yenileyicidir. Bu madde tümör oluşumuna izin verebilecek hücre içi molekülleri etkileyerek kanser oluşumunu engeller. Kanser oluşumunu önleyen, kalp krizi riskini azaltan üzüm, güneş ışınları, stres ve sigara nedeniyle bozulan cildin güçlenmesini sağlıyor.

Üzüm, ciltteki yaşlılık lekelerini ve kahverengi lekeleri de azaltır.''
Düzenli olarak yeşil çay içmenin, beynin yaşlanmasını önleyebileceği bildirildi.

Japonya'daki Tohoku Üniversitesi'nde görevli bilimadamı doktor Şiniçi Kuriyama ve ekibinin, 70'li yaşlarında ve üzerindeki 1003 kişi üzerinde yaptığı araştırma, daha çok yeşil çay içen kadın ve erkeklerde, kavrama zayıflığında azalma görüldüğünü ortaya koydu.

Sonuçları ''American Journal of Clinical Nutrition'' dergisinde yayınlanan araştırma çerçevesinde 1003 yetişkine, beslenme biçimleri, sağlık durumları ve alışkanlıkları hakkında sorular sorulduğu ve bu kişilerin, hafıza, dikkat ve dil kullanımı gibi kavrama fonksiyonlarının test edildiği belirtildi.

Araştırma, günde 2 fincan ya da daha fazla yeşil çay içen yaşlılarda, haftada üç ya da daha az içenlerden yaklaşık yüzde 50 daha az kavrama zayıflığına rastlandığını gösterdi. Günde ortalama bir fincan yeşil çay içenlerin ise bu iki grubun arasında yer aldığı kaydedildi.
Bilimadamlarının gözdesi

ÖKSEOTU, doğal bitkilerle tedavi üzerinde çalışan araştırmacıların gözdesi. Ökseotundan yapılan ilaçların sadece AIDS değil, kanser tedavisinde de umut verdiği belirtildi. ABD California eyaletinden kimyager Tasneem Khwaja, ökseotu kullanarak geliştirdiği ilaçların akciğer, göğüs ve kalın bağırsak (kolon) kanserlerini tedavi edici özellikleri olduğuna inanıyor. Ökseotunun AIDS hastalığında kullanıldığında da vücuttaki enfeksiyonlara karşı savaş veren T4 hücrelerinin yapımını hızlandırdığı belirtiliyor.

Sağlık Ürünleri İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.

Sipariş Ve Kısa Mesaj Yazmak İçin Tıkla


Kapıda ödeme kolaylığı.

      0 542 252 70 62
     0 532 402 77 44

     0 464 217 18 81
     0 464 214 55 33

   birtat@birtat.com.tr
0 532 790 41 90 (Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi)

 





 

Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da  denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 


                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.