Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo
İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959
    Şifalı Bitkiler
Bitki Kapsülleri
Panax Ginseng - Kore Ginseng

Vitamin - Mineral
Vitamin Power - Gıda Takviyeleri
Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü
Kuvvet Macunları
Hayıt Tohumu - Civan Perçemi

Ginsengli Macun - Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Arı Sütü Bal Polen
Hastalık Belirtileri
Cilt Sorunları
Sivilce

Cilt Lekeleri
Cilt Ürünleri

Salyangoz Kremi

Güneş Lekeleri

Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Göz Altı Morluğu
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Kremleri
Cinsel Sorunlar
Erken Boşalma - Bevliye
Cinsel Ürünler
Çakşır Köklü Macun

V-Pills

Magna RX+

Seks Ürünleri
Bayan Kahveleri - Erkek Kahveleri
Aşk Kokusu

Saç Bakımı
Saç Dökülmesi

Saç Şampuanları
Saçarım Dökülüyor
HC 19   Complex

Arı Sütlü Şampuan - Saç Maskesi

Sentor - Doğal Saç Bakımı
Formda Kalmak
Zayıflama Konuları
Altın Çilek

Kilo
Acai Berry Kapsülü


Basur Konusu
Orjin Krem

Arı Sütü - Arı Sütü Bal Polen

Beyaz Saç Sorunları
Zırnık Tozu - Hamam Otu
 

Nöbet Şekeri


Baharatlar
Tavuk Harcı
Çemen - Köfte Harcı
Bitkisel Yağlar
Çam Terebentin Yağı
Tatlı Badem Yağı

Acı Elma Yağı
Bitkisel Sabunlar
Kükürtlü Sabun - Zeytinyağlı Sabun -
Bııtım Sabunu - Defneli Sabun

 
İç Hastalıkları - Ağrı
Kadın Hastalıkları - Regl
Kalp - Damar Tansiyon
Ortopedi - Romatizma
Psikiyatri - Uykusuzluk
Vitamin - Mineral

Ömer Coşkun Ürünleri
Tansalp Çaylar - Form, Nicdur

Hastalıklar Rehberi
Bitki Ürünleri
Bitkilerle Sağlık
Bitkisel İlaç - Desteği
Bitkisel Tedavi
Hasta Olmak İstemiyorum
Hastalıklara Şifalı Bitkiler
Şifalı Bitkilerin Kullanışı
Diğer Ürünler -
Kuru Gıda - Kına Gecesi - Kuru Yemiş

Çay Kolonyası
Yeni Ürünler
TV Reklamları
Sağlık Ürünleri
Alternatif Tıp
Sağlık Önerileri
Ala - Vitiligo Albumin Arı Sokması Bağırsak Tıkanıklığı Açlık Hissi Alerjik Reaksiyon Arı Sütü Bağırsak Yumuşaması Adale Kuvvetlendirici Alkol Toksinleri Arpacık Basur Memeleri Adaptasyon Alkolik Astım Basur Yarası Adaptojen Alyuvar Atar Damar Sağlığı Beden Adet Gecikmesi Alzheimer Atletik Yapı Bel Diski Adet Sancısı Ameliyat Sonrası Aybaşı Gecikmesi Bel Kayması Ağız Kokusu Anabolic Anabolizan Aybaşı Günleri Bel Sorunları Ağız Yaraları Andrepoz Azot Dengesi Beslenme Ağrı Kesici Anlama Yeteneği Bacak Ağrıları Bitkinlik Ağrılı Aybaşı Anne Sütü Arttırıcı Bademcik İltihabı Böbrek Yetersizliği Ağrılı İdrar Anti Bakteriyal Bağırsak İltihabı Böbrek Büyümesi Akciğer Hırlaması Anti Depresyon Bağırsak Kurtları Böbrek Çürümesi Akciğer İltihabı Anti Septik Bağırsak Lifi Boğaz İltihabı Akıl Hastalığı Anti Viral Bağırsak Rahatlatıcı Bronşit Öksürüğü Dalak Deri Pullanmaları Diş Apsesi Doğal Tedavi Damar Felci Destekleyici Ürünler Diş Çürümesi Doğum Yaklaşması Damar Genişletme Düşünceye Dalma Diş Eti - Diş Etleri Doğum Sancısı Damardaki Şeker Devamlı Hasta Diş Eti İltihabı Doğuma Hazırlık Damar Tıkanıklığı Devamlı İltihap Diş Parlaklığı Doğumu Kolaylaştırma Damarlardaki Kolesterol Devamlı Öksürük Diş Sağlığı Doku Yenilemek Damarlardaki Pıhtılaşma Dezenfekte Dış Tehdit Döl Yolu Akıntısı Damla Hastalığı Diabet Dişilik Organı Dolaşım Bozukluğu Dejenereratif Hastalik Dicalcium Diyete Destek Dolaşım Sistemi Demir Eksikliği Dil Dizanteri Doping Destekçileri Deniz Tutması Dil Çatlakları Dl-tocopherly Dudak Çatlaması Depresyon Dil Pası - Paslı Dil DNA Düş Kabusu Depresyon Tedavisi Dinçlik Verici Doğal Destekleyici Düşüce Bozukluğu Deri Elastikiyeti Direnç Doğal Dopingler Düzenli Sağlık Deri Kuruluğu Diş Ağrısı Doğal Savunma Düzenli Spor Egzama Oluşması Fıtık Göz Yorgunluğu İdrar Yolları Eklem Hastalıkları Fiziksel Yorgunluk Göz Kapağı İdrar Zorluğu Eklem İltihabı Frengi Grip Aşısı İdrarda Kan Ekstrasistol Funguslar Guatr İdrar Yanması El Titremeleri Geceleri İdrara Kalkma Güçlendiriciler İlaçların Yan Etkisi Endişe Geğirmek Gut Hastalığı İletitis Enerji Depolama Gelişme Bozukluğu Hafızaya Destek İnsulin Drenci Enfarktus Gençlik Bitkileri Hararet İron Enfeksiyon Gıda Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritimi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Noni Penis Enerjisi Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Sperm Sayısı Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerjik Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenium Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz Testeron Sağlığı Korumak Semptomplar Şişmanlama Testesteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 
 

Bamya Çiçeği Bilgileri
(Hibiscus esculentus ya da Abelmoschus e.)

Bamya Resimleri


Bamya Bileşimi
Protein, karbonhidrat, yağ; sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi mineraller; A, B1, B2, C vitaminleri bulunur.

Bamya Familyası
Ebegümecigiller familyasındandır.

Bamya Faydaları
Bamya yemekleri yumuşatıcı özelliğinden sebep tercih edilmesi yaygındır.

Bamya Çeşitleri
Anayurdu Hindistan'dır. Ülkemizde de yetiştirilir. Amasya yöresinin kuru bamyası, Balıkesir bamyasının da konservesi pek lezzetlidir.
Ülkemizdeki diğer bamya çeşitleri de Sultani bamya ile Akköy ve Kabaklı bamyalarıdır.

Bamya Özellikleri
Saçma büyüklüğündeki yuvarlak tohumları kavrulup kahve yerine içilebilir.

Bamya Yetiştiriciliği
Bamya Körpe meyveleri taze ya da kuru sebze ve konserve olarak yenen bamyanın (Hibiscus esculentus) anayurdu Afrika'dır. Ama bu bitki bütün ılıman ve tropik iklimli bölgelerde yaygın olarak yetiştirilir. Ebegümeci-gillerden bir yıllık otsu bir bitki olan bamyanın bazı çalımsı çeşitleri 2,5 metreye kadar boylanabilirse de, sebze olarak tarımı yapılan çeşitleri genellikle 50-60 cm yüksekliğindedir.

Bamya ve Kozmetik
Bamya, kaynatılıp lapası dünyanın iyi yumuşatıcı kremlerine rakiptir.

Bamya Yetiştiriciliği
Bamya-nın yaprakları çınar yaprağı gibi dilimli ve tüylü, kirli sarı renkteki çiçeklerinin ortası kırmızıdır. Beş köşeli ve sivri uçlu bir kapsül (kılıf) biçimindeki sarımsı yeşil renkli meyvelerin koyu kıvamlı, yapışkan bir salgısı vardır, içinde çok sayıda küçük, yuvarlak tohum bulunan bu tüylü meyveler henüz sertleşmeden toplandığı için, sebze olarak yenen körpe bamyalar ancak 3-5 cm uzunlu-ğundadır.

Oysa, tohumlar olgunlaşıncaya ka-dar dalında bırakıldığında meyvelerin uzunluğu 30 santimetreyi bulur ve kuruduğu zaman kendiliğinden çatlayıp yarılarak içindeki tohumları çevreye saçar. Ama Türkiye'de de yetişen bazı bodur çeşitlerin meyvesi hiçbir zaman bu kadar büyümez. Körpe bamyalar düzenli olarak toplanırsa, don olayları baş-layıncaya kadar bitki meyve vermeyi sür-dürür.

Türkiye Ve Bamya Yetiştiriciliği
Türkiye'nin hemen her yerinde, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen bamyanın ülkemizde yenen tek bölümü meyveleridir.
Balıkesir bamyası ve sultani bamya denen irice çeşitleri taze, olgunlaşmadan toplanan küçük Amasya bamyası ise kuru sebze olarak yenir.
Oysa birçok ülkede yaprakların-dan ve tohumlarından salata yapılır, meyvelerinin salgısı çorbalara kıvam vermek için kullanılır.
Tropik ülkelerde gövde liflerinden kumaş ve sicim üretilir.

Bamya Çayı Hazırlanması
Kaynamış bir bardak suya, 4-5 tane bamya 15 dakika demlemeye bırakılır. Günde 2 bardak içilmesi tavsiye edilir.

Bamya Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik, Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.

Bamya İnternet Satış
Bamya İçin
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var. Sipariş İçin Tıkla

Kapıda ödeme kolaylığı.



 

Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da  denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 

                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.













Bamya Morfolojik Özellikleri

1- Kök: Bamyada kök sistemi ana bir kazık kök etrafına dallanmış ikinci derecede kazık kökler ile az miktarda yan ve saçak köklerden oluşmaktadır. Derin bünyeli topraklarda kökler 100-120 cm derine gidebilir.

2- Gövde: Ilık iklim koşullarında bamya gövdesi çeşitlere bağlı olmak üzere 65-90 cm ile 2-2.5 m boy yapabilmektedir. Ancak taban suyu seviyesinin yüksek olduğu koşullarda gövde boyu sınırlı kalır ve bitki ancak 40-50 cm boy yapabilir. Gövdenin üzeri tüylü veya tüysüz, açık yeşil sarımtırak renktedir. Oldukça kalın ve sağlam yapılı olan bamya gövdesinde nodyum araları çeşitlere ve yetiştirme şartlarına göre kısa veya uzundur. Nodyumlardan bir yaprak ile bir çiçek veya yan dal meydana gelir. Bir nodyumdan ikinci kez çiçek veya yan dal meydana gelmez.

Bamyada yandal ile gövde boyu ve yandal sayısı en önemli verim komponentleridir. Nodyum sayısının, yandal sayısının ve gövde boyunun artması verim artışında önemli bir kriterdir. Ancak Nodyum aralarının uzun olmaması arzu edilir. Gövde bir kriterdir. Ancak nodyum aralarının uzun olmaması arzu edilir. Gövde boyunun 2 metrenin üzerine çıkması halinde hasadın zorlaşması nedeniyle son yıllarda yapılan ıslah çalışmalarında verim ticari bamya çeşitlerine yarı bodur bitki özelliği kazandırılmaya çalışılmaktadır.

3- Yaprak: Bamya yaprakları genelde pamuk ve asma yaprağına çok benzer. Çeşitlere bağlı olarak parçalı veya tek parçalı olabilmektedir. Örneğin Balıkesir bamyasında yapraklar tek parçalıdır ve kenarları dişlidir. Bornova bamyasında ise yaprak parçalı, asa yaprağı şeklindedir. Yapraklar çeşitlere göre açık yeşil, koyu yeşil ve kırmız renkte olabilmektedir. Bazı kırmızı yapraklı çeşitler süs bitkisi olarak da kullanılmaktadır. Yaprağın üzeri parlak, altı ise çok miktarda tüy içermektedir. Afrika ülkelerinin bazılarında bamya yaprakları da sebze olarak değerlendirilir.

Bamya üretiminde yaprak iriliği ile yaprak sapı uzunluğu önemli iki kriteridir Yaprak alanı çeşitlere bağlı olmak üzere 100-250 cm2 arasında değişir. Yaprak sapı uzunluğu ise 1525 cm arasındadır. Özellikle bamya hasatı sırasında hasat iriliğine gelmiş meyvelerin görülebilmesine olanak sağlayan uzun yaprak saplı ve küçük yapraklı çeşitler tercih edilmektedir. Kısa yaprak saplı ve iri yapraklı çeşitler arzu edilmez. Zira böyle çeşitlerde boyun kısa olması nedeniyle hasat sırasında meyveler kolay görülmez. Hasat döneminde gözden kaçırlan meyveler kartlaşarak pazarlanamaz hale gelir.


4- Çiçek:Çiçek tablası ve meyvesi yenilen sebzeler arasında yer alan bamya çiçeklerinin taç yaprakları parlak kinin sarısı renkte olup, sap ve çanak yaprakların bağlantı kısımları mor renktedir. Böcekler için çok çekici bir özellik gösteren bamya çiçekleri biyolojik olarak erselik yapıdadır. Büyük oranda kendine döllenir. Ancak çiçekler cezbedici renkleri nedeniyle böcekler tarafından ziyaret edilir. Sıcaklığa ve böcek populasyonunun özellikle arı populasyonunun yoğunluğuna bağlı olarak düşük olan yabancı döllenme oranı %63
'e kadar çıkabilir. Çok fazla sayıda erkek organ içeren çiçeklerde erkek organ sapları birer boyu şeklinde dişi organı sarmıştır. Dişi organın tepesi kadifemsi bordo renkte ve erkek organlar ile aynı boydadır. Bamyada çiçekler sabahın erken saatlerinde açar. Tozlanma ve döllenme dişicik tepesinin reseptif olduğu bu saatlerde meydana gelir. Döllenmeden hemen sonra taç yapraklar kapanır, buruşur ve meyve gelişimi başlayarak kuruyan taç yapraklar dökülür.


5- Meyve: Bamya meyveleri çeşitlere göre değişik şekil, renk ve iriliktedir. Meyvelerdeki tohum evi sayısıda çeşide göre 5-8 arasında değişir. Meyve şekli uzun, piramit şeklinde veya yuvarlağa yakın tombul olabilir. Meyveler beşgen Veya altıgen yapıdadır. Meyveler açık yeşil, yeşil, şarap kırmızısı renkli olabilir. Meyve sapı ve meyve üzeri çeşitlere baplı oalrak bol tüylü, az tüylü veya tüysüz olabilir. Hasat dönemindeki meyve irilikleri dikkate alındığında 1.5-2 cm uzunluğundaki meyvelerden 8-10 cm uzunluğundaki meyvelere kadar farklı değşiklikler dikkat çekmektedir.

Amasya çiçek bamyası bir cm uzunluk alınca hasat edilirken Bornova bamyasında hasat 3-4 cm lik dönemde yapılır. Bamyada meyve çok hızlı büyür. Yapılan bir çalışmada meyvenin günde 2 cm uzadığı belirlenmiştir. Ülkemizde tüketici alışkanlığı nedeniyle genellikle küçük meyve boyuna sahip bamyalar tercih edilirken ABD, Afrika ve Avusturalyada daha iri meyveli çeşitler yetiştirilir ve tüketilir. Tohum almak amacıyla bırakılan meyve büyüklüğü çeşitlere bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik gösterir. Olgun meyveler 30 cm kadar boy alabilirler.


Ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen yerli bamya çeşitlerimizin meyve özellikleri şekil 25
te görülmekte ve bunlara ait bilgiler aşağıda verilmektedir.


Sultani Bamya : Marmara ve Ege bölgelerimzide yaygın yetiştirilen koyu yeşil renki düzgün ve beşgen köşeli meyvelere sahip önemli bir çeşidimizdir. Meyve eti yumuşak ve çok lezzetlidir. Sofralık bir çeşit olan sultani bamyada hasat gecikmesi ile selülozlaşma çok yavaş olur. Bu grupta yeralan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.


Bornova Bamyası (Manikürlü bamya) : Ege bölgesinde yetiştirilen Bornova bamyası sofralık ve konservelik bir çeşittir. Sümüksü yapı oluşturmaması nedeniyle konserve değeri yüksektir. Meyve sultani bamya kadar uzun değildir. Ucu hafif tombul ve sap bağlantı kısmı incedir. En belirgin özelliği ise sap bağlantı kısmının mor renk taşımasıdır. Beş köşeli meyve etli ve çok lezzetlidir.


Balıkesir Bamyası (Tombul bamya) : Balıkesir bamyası değer yerli çeşitlerimizden altı köşeli ve etli meyve özelliği ile kolayca ayrılabilir. Çok kısa şişkin meyveli ve ucu küttür. Bu nedenle tombul bamya olarak adlandırılır. Taze tüketime uygunluğu kadar konserve içinde uygun olan bu çeşidin meyveleri etli, ancak çok çekirdeklidir.
Amasya (Çiçek) Bamyası : Amasya, Tokat ve İç Anadolu
da yaygın olarak yetiştirilen ve çiçek bamyası olarak da adlandırılan bu çeşit açık yeşil renkli ve küçük meyvelidir. Çiçekler açılarak döllenme tamamlandıktan bir süre sonra hasat yapılır. Ortalama bir cm büyüklüğündeki meyveler şekil olarak sultani bamyaya benze ancak çok küçüktürler. Çiçek bamyası genellikle kurutmalık olarak değerlendirilir.


3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Bamya tohumları kadife yeşili renkte kalın kabuklu ve 3-5 mm çapındadır. Tohumların bin dane ağırlığı 50-60 gramdır. Meyve başına elde edilebilen tohum adedi ise 70-90 arasında değişir. Tohum kabuğunun kalın olması nedeniyle tohumlar geç ve zor çimlenir. Bu nedenle tohumların ekimden önce 1 gün ıslak bez arasında veya 30 dakika aseton veya alkol içinde ıslatılması önerilmektedir. Tohumlar çimlenme güçlerini 2-3 yıl muhafaza ederler. Daha yaşlı tohumların düzenli çimlenebilmesi için toprak sıcaklığı 20 °C üzerinde olmalıdır. Daha düşük sıcaklıklarda çimlenme süresi uzar büyük sorunlar ile karşılaşılır. Çimlenme için sıcaklık ve toprak rutubetinin optimum olması gerekir. Tohum dikiminden sonra oluşan aşırı yağış veya sulama ile oluşan ağır rutubet tohumların çürümesine neden olur. Ayrıca toprak yüzeyinde oluşan ağır rutubet tohumların çürümesine neden olur. Ayrıca toprak yüzeyinde oluşan kaymak tabakası çimlenme ve fide çıkışını engeller. Böyle durumlarda ekimin yenilenmesi önerilir.


4. Tüylülük Özelliği

Bamya üretimini sınırlandıran en önemli bitkisel özellik gövde, yandal, yaprak ve meyvelerinde bulunan tüylerdir. Tüylülük bitkinin zararlılara karşı savunma mekanizması olarak tanımlanmaktadır. Birim alanda daha fazla ve uzun tüy taşıyan çeşitlerin özellikle çekirgelere karşı dayanıklı olduğu belirtilmektedir. Ancak bakım işleri ve hasat sırasında tüylerin salgıladığı kaşındırıcı maddeler (eksudatlar) üretimi sınırlandırmaktadır. .Bu tüylerin hasat sırasında kullanılan eldivenleri bile deldiği bilinmektedir. Üretimi yapılacak çeşidin pek çok özelliği yanında az tüylü olması istenir. Düzyaman (1998) tarafından yapılan çalışmada İtalya ve bazı Afrika bamya çeşitlerinin aşırı tüylü, ABD, Hindistan, Pakistan ve Japonya
-nın bazı çeşitlerinin ise az tüylü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı araştırıcı ülkemizin ticari çeşitlerinden olan Kabaklı ve Denizli çeşitlerinin aşırı tüylü Akköy ve Sultani çeşitlerinin ise orta oranda tüy içerdiğini vurgulamıştır.

5. Sümüksü madde

Bamyada bulunan ve pek çok insanın hoşlanmadığı yapışkan sümüksü madde yada musilaj asdik polisakkaritler yapısındadır ve suda büyük oranda viskosite göstermektedir. Bu nedenle çeşitlerin bu musilaj maddeyi çok oluşturmaması arzu edilir. Özellikle konservelik çeşitlerde konserve suyuna bu maddelerin geçmemesi önem taşır. Ancak bazı Afrika ülkelerinde bu sümüksü maddenin geleneksel olarak bitkinin her tarafından ekstrakte edilerek yerel yemeklerde sos olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Taze tüketimde ise hasattan sonra meyvelerin bir gün süre ile soldurulmasının sümüksü madde miktarında azalmaya neden olduğu vurgulanmıştır.

Yetiştirilme İstekleri

*İklim isteği
*Toprak isteği

İklim isteği


Bamya sıcak iklim sebzesidir. Yüksek sıcaklık içeren bölgelerde düzenli bir gelişme göstererek yüksek verim yapar. Sıcak iklim sebzesi olmasına rağmen alıştırılarak düşük sıcaklıklara maruz bırakılırsa 5-6 °C gici düşük sıcaklıklara dayanabilir. Ancak verim çok düşer. Gece sıcaklıkların düştüğü bölgelerde bitki bodur kalır ve düzenli ürün vermez. Ortalama hava sıcaklığı 15-20 °C, toprak sıcaklığı en az 15 °C olunca tohum ekimi yapılmalıdır.


Toprak isteği


Bamya toprak isteği yönünden çok seçici değildir. Her tür toprakta rahatlıkla yetiştirilebilir. Diğer tür sebzelerin yetişemediği yer altı su seviyesi yüksek topraklarda da başarı ile yetişebilir. Ancak ekonomik bir üretim yapmak için derin, geçirgen ve kumlu-tınlı topraklar en ideal toprak tipidir. Özellikle tohum ekim döneminde aşırı toprak rutubetini sevmez. Besin maddelerince ve özellikle de azot bakımından zengin topraklarda nodyum araları uzar ve böylece meyve sayısı azalarak verim düşer. Toprağın kaymak bağlama özelliği bamya üretimi için büyük bir sakıncadır. Killi topraklar özellikle tohum çimlenme döneminde bu açıdan çok büyük problemlere neden olur. Bu nedenle ilkbaharda bamya tohumlarının ekimi geç yapılarak bu dönemde karşılaşılan tohum çimlenme problemleri yok edilmeye çalışır. Bitkinin toprak üzerine çıktıktan sonraki gelişimi çok kolay olur. Bitki çevre şartlarına karşı çok dayanıklıdır. 5.0-8.0 pH değerleri arası uygun değerlerdir.

Yetiştirilme Şekli

Toprak hazırlığı ve ekim
Bakım işleri
Çapalama
Sulama
Gübreleme
Tarımsal savaşım

Toprak hazırlığı ve ekim


Bamya üretimi genellikle tarlada hazırlanan karıkların boyun noktalarına ocakvari direkt tohum ekimi şeklinde yapılır. Çok az oranlarda da olsa tüplü yetiştirilen fideler ile de üretim yapılabilmektedir. Ancak bunun oranı çok azdır. Ayrıca düz tarlaya doğrudan tohum ekimi suretiyle de üretim yapılabilir.


İlkbaharda toprak derin olmayacak şekilde sürülür. Hava koşullara göre birkaç gün güneşlenen toprağa Disk-Harrow
-dan önce toprak analizine göre temel gübreleme yapılır. Gübrelerin tamamı bir defada verilir. Düzlenen tarlada ekim yapılacak olan masurar 40-50 cm ara ile açılır. Toprak tavı yeterli ise tohum ekimi hemen yapılır. Toprak tavı iyi değilse masuralara salma su verilir ve tavlanması beklenir. Toprak tavlaşınca masuraların boyun noktalarına 20-25 cm sıra üzeri mesafe ile ve her ocağa 3 tohm gelecek şekilde 2-3 cm derinliğe ekim yapılır.

Mümkün ise her ocağın üzerine bir avuç yanmış çiftlik gübresi konur. Bu uygulama kaymak tabakası oluşumunu engeller. Tohumlar çok derine ekilirse. Çimlenme ve fidenin toprak üzerine çıkması zorlaşır. Tohum özellikleri kısmında belirtildiği gibi tohumlar ekimden önce bir gün ıslak bez arasında tutulursa şişerek çimlenme teşvik edilebilir. Bu şekilde ekilen tohumlar toprak tavıda yeterli ise hızla çimlenerek 2 hafta içinde toprak üzerine çıkarlar.
Sulama yapılmadan yapılacak bamya üretimlerinde ise aynı şekilde yapılan toprak işlemesinden sonra düz tarlaya sıralara el ile veya mibzer ile sıra arası 40-50 cm sıra üzeri ise 15-20 cm mesafelerle tohum ekimi yapılır. Bir dekar alan için 1.5-2.0 kg tohum yeterlidir.


Bakım işleri


Düz tarlada veya masura şeklindeki üretimlerde bakım işlemleri farklı değildir. Sadece masuralı üretimde her ocakta 2 bitki kalacak şekilde seyreltme yapılır. Düz tarlaya yapılan ekimde ise seyreltme gerekirse yapılmalıdır.


Çapalama


Çıkışlarını tamamlayan bitkiler ilk hakiki yapraklarını çıkardıkları zaman masuralı üretimde her ocakta birbirinden uzak 2 bitki bırakılarak seyreltilir ve 1. Çapa yapılır. Düz tarla ekimlerinde ise bitkiler 2-3 hakiki yapraklı olunca 1. Çapa yapılır. Bu çapalama işlemi hem yabancı ot gelişimini engeller hemde toprağın havalanmasını sağlar. Susuz yapılan üretimde bitkiler 15-20 cm boy alınca 2. Çapa yapılır. Bundan sonraki gelişim durumua göre 3. Çapa gerekirse yapılır. Çünkü bitkiler hızla gelişerek aralarını kapatır ve yabancı ot gelişimini engeller. Masuralı üretimde de benzer gelişme görülür. Ancak bu üretim şeklinde sulama yapıldığı için yabancı ot gelişimi teşvik edilir ve 3. Bir çapalama işlemi gerekli olabilir. Bitkiler 15-20 cm boy aldıktan sonra yapılacak bakım işleri sulama ve hastalık-zararlı mücadelesidir.


Sulama


Masura şeklinde yapılan üretimlerde tohum ekimi ile birlikte iklim koşullarına bağlı olmak koşulyla gerekli olduğu dönemlerde salma şeklinde sulama yapılır. Yağmurlama sulama küllenme hastalığını teşvik ettiği için kesinlikle yapılmamalıdır. Bamya üretiminde özellikle ilk meyveler görüldükten sonra verilen su verim üzerinde olumlu etki yapar


Gübreleme


Bamya gübreye çok fazla reaksiyon göstermez. Özellikle Marmara bölgesinde kıraç arazilerde hiç su ve gübre verilmeden bamya üretimi yapılabilmektedir. Ancak iyi bir ürün alabilmek için toprak analiz sonucuna göre dekara 3-4 kg N, 8-10 kg P2O5, 10-12 kg K2O olacak şekilde temel bir ticari gübre verilerek Disk-Harrow ile 0-15 cm derine karıştırılır. Dekara 2-3 ton yanmış ahır gübresi uygulaması önerilmektedir. Azotlu gübre uygulamasının sınırlandırılması da bitki boyunun aşırı uzamasını engellemesi açısından önemlidir.


Tarımsal savaşım


Bamya üretiminde karşılaşılan en önemli hastalık Küllenme hastalığı, en önemli zararı ise yaprak bitleridir. Bunların dışında bamyanın önemli bir hastalık ve zararlısı yok gibidir. Ancak kök boğazı çürüklüğü gibi fungal kökenli hastalıklara ve beyaz sineklere karşıda gerekli önlemler alınmalıdır.


Bamya üretiminde önemli bir sorun olmayan yabancı ot kontrolü tamamen çapalama işlemi ile yapılmaktadır. Üretim mevsimine göre yapılan 2-3 çapalama işlemi yabancı ot mücadelesinde yeterli olmaktadır. İlaçlı yabancı ot mücadelesi yapılmaz.
alıntıdır
**********
Bamya çiçeği erkeklerin cinsel hayatını kötü etkiliyor
aa
Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA
Akdenizli olduğumuzdan mı, nedir, her şeyi renkli seviyoruz! Piyasadaki hazır poşet bitkisel çayları alıp ambalajına baktığımızda içerisinde ‘bamya çiçeği’ diye yanlış adlandırılan bir bitkinin bulunduğunu görüyoruz. Kuşburnu, böğürtlen, çilek, elma çayı ve diğer pek çoğundan hangisinin çayını yapsak, kırmızı rengi ve ekşimsi, buruk tadıyla bamya çiçeğinin baskınlığını hissediyoruz. Sizleri bilmem ama ben bu lezzetten pek hoşlanmıyorum. Dolayısıyla hazır bitkisel çay alırken içerisinde bamya çiçeği varsa satın almıyorum.

Aslında bildiğimiz bamya Latince ‘Hibiscus esculentus’ bitkisinin meyveleri ve bu bitkinin çiçekleri beyaz renkli. Halbuki çaylara ‘bamya çiçeği’ diye ilave edilen kırmızı renkli bu bitki ise tamamen başka bir türü; ‘Hibiscus sabdariffa’ meyvelerinin dışındaki kırmızı renkli çanak yaprak kalıntıları. Bu bitkinin esas vatanı Afrika (Sudan), ancak ekonomik değeri nedeniyle tropik iklimi olan yerlerde yetiştiriliyor; bilhassa Nijerya, Çin, Malezya ve Tayland’da...Bitkiye kırmızı rengini antosiyaninler veriyor, C vitamini bakımından da zengin, yani iyi bir antioksidan etkiye sahip. İslam kültüründe aktarlarda ‘karkadeh’ olarak adlandırılıyor. Yüksek tansiyon, kalpte çarpıntı (ekstrasistol) gibi durumlarda oldukça yararlı bir bitki. Ayrıca cinsel kuvveti artırıcı (afrodizyak) ve kuvvet verici olarak yaygın kullanıma sahip. Kalp çarpıntısı şikayeti olan bir dostum etkisinden çok memnun kaldığını belirtmişti. Ancak deney hayvanlarında yapılan bir çalışmanın sonuçları ileri sürülen afrodizyak etkinin tamamen aksini ortaya koyuyor.

ETKİSİ YETERİNCE BİLİNMİYOR

Yapılan bir bilimsel çalışmada, 12 hafta süreyle artan miktarlarda (1,15; 2,3; 4,6 g/kg) ‘karkadeh’ özütü genç sıçanların içme suyuna karıştırılarak verilmiş. Süre sonunda sıçanların vücut ağırlığında yüzde yirmi kadar azalma görülmüş. Esasında hayvanların su tüketim miktarında gözlenen azalma da vücut ağırlığında gözlenen azalma ile aynı oranda, yani sıçanların bu lezzetten pek hoşlanmadığı düşünülebilir. Diğer bir deyişle, vücut ağırlığındaki azalma bir kilo kaybından ziyade daha az su tüketilmesine bağlanabilir.

Çalışmanın asıl önemli sonucu, bu süre sonunda tüketilen miktara bağlı olarak genç erkek sıçanların yumurtalıklarında ortaya çıkan ağırlık kaybı. Yapılan incelemede özellikle yüksek derişimde uygulandığında sperm oluşumunun belirgin derecede azaldığı, dokularda yapısal bozunmalara/dejenerasyona yol açtığı görülmüş. Şüphesiz bu bulgular sıçanlar üzerine yürütülen bir çalışmanın sonucu, insanlarda ne derecede etkili olabilir henüz bilmiyoruz. Çalışmayı yürüten Nijeryalı araştırmacılar, Nijerya’da bu bitkiden hazırlanan içeceklerin sık olarak kullanılmasının toplumda erkeklerde giderek artan sperm azlığı sorununun nedeni olabileceğini vurguluyor.

Sonuç olarak, bitkisel çay üreticilerinin ‘bitkisel çay renkli olmalı’ düşüncesini değiştirmesi, her bitkisel çay karışımı içerisine ‘bamya çiçeği’ ilave etmekten vazgeçmesi yerinde olacaktır.
**********
Bamya çiçeği tansiyonun düşürülmesinde yararlı olabilir
aa Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA

İlaç araştırmalarında ilaçlar farklı risk gruplarında, farklı zaman ve sürelerle uygulandığında etkinin tekrarlanabilmesi önemlidir. Hibiskus çayının (bamya çiçeği) tansiyonun düşürülmesinde etkili olduğu bir başka klinik çalışmayla daha destekleniyor. Etkisi kırmızı rengini veren polifenolik bileşenlerine bağlı

Piyasada pazarlanan bitkisel çayların önemli bir kısmının içerisinde “bamya çiçeği” adı ile yer alan bitki, esasında bildiğimiz bamya ile yakın akraba olmasına karşılık gerek görünüşü ve gerekse bileşimleri, dolayısıyla etkileri bakımından oldukça farklı. Bu bitkinin Latince bilimsel adı “Hibiscus sabdariffa” ve ülkemizde yetişmiyor, Afrika özellikle Mısır kaynaklı ve Arap ülkelerindeki adı “karkadeh”. Kırmızı renkli çanak yaprakları buruk bir lezzete sahip. Bu bakımdan çiçeklerinden hazırlanan çayın İngilizce adı “sour tea” yani “ekşi çay” olarak adlandırılıyor. Çaya özellikle kırmızı renk vermesi nedeniyle ilave ediliyor ama daha önce de bahsettiğim gibi kırmızı rengini veren polifenolik bileşenleri nedeniyle antioksidan etkili ve bilhassa kalp ve damar rahatsızlıklarında yararlı olduğu ileri sürülüyor. Nitekim, kalp çarpıntısından şikayetçi olan bir dostuma önerdiğimde sonuçtan çok memnun kalmıştı.

Tip II şeker hastalarında en sık gözlenen sorunların başında kalp ve damar sistemi şikayetleri olduğu bildiriliyor. Özellikle gelişmiş toplumlarda her dört şeker hastasından üçünün bu tip sorunlara sahip olduğu görülmektedir. Yüksek tansiyon hastalığının şeker hastalarında şeker hastası olmayanlara oranla iki misli daha yüksek olasılıkla görüldüğü bildirilmektedir. Bu bakımdan, yüksek tansiyonun şeker hastalarında başlıca risk etkenlerinden biri olduğu kabul edilmektedir.

KARAÇAY YÜKSELTİYOR

Standardize özütler ile yürütülen klinik çalışmalar, hibiskus çiçeklerinin yüksek tansiyonu düşürdüğü ve kan lipit seviyesini düzenlediğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmalardan daha önce de bahsetmiştim. Yeni yayınlanan bir diğer klinik çalışmada yüksek tansiyonlu şeker hastaları üzerindeki hibiskus çiçeği çayının ve karaçayın etkisi karşılaştırılmış. Tansiyonu 160 ve 100 mmHg arasında olan altmış orta derecede yüksek tansiyon hastasına bir ay süre ile günde iki defa hibiskus çayı ya da karaçay verilmiş. Çay hazırlarken bir poşet çay 2 bardak kaynatılmış su içerisinde demlendikten sonra içerisine bir kesme şeker atılarak tatlandırıldıktan sonra içilmesi önerilmiş. Çalışma sırasında deneye katılanların başka tip çay kullanmalarına izin verilmemiş.

Deney gruplarında alt tansiyon değerinin (diyastolik kan basıncı) değişmemesine karşılık, üst değerin (sistolik kan basıncı) 160’dan 112’ye indiği nabzın ise belirgin bir şekilde düştüğü (52±12,2 mmHg’den 34,5±9,3 mmHg’a) tespit edilmiş. Buna karşılık karaçay verilen kişilerde gerek üst tansiyon değerinin ve gerekse, nabzın belirgin bir şekilde yükseldiği (41,9±11.7 mmHg ‘dan 47,3±9,6 mmHg’a) gözlenmiş.

Bu çalışmanın sonuçları daha önce yürütülen iki klinik çalışmanın sonuçlarını desteklemesi bakımından önemli. İlaç araştırmalarında etkinin mümkün olduğunca farklı risk grupları üzerinde tekrarlanması önemlidir. Bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak şeker hastalarında yüksek tansiyon şikayetleri üzerindeki etkisi değerlendirilmiş. Çalışmanın boş ilaç verilen grup (plasebo) bulunmamasına karşılık diğer bilimsel kriterleri (randomize, çift körlü) sağladığı görülüyor. Ancak sadece tansiyon ve nabız değerlerinin izlenmesi, kan değerlerinin (sodyum, potasyum ve tansiyonun yükselmesine neden olan anjiotensin dönüştürücü enzim gibi) izlenmemesi önemli bir eksiklik.

Bilgiler İlaç Niyetine Kullanılmaz. dOKTORUNUZA bAŞVURUNUZ.