|
Bamya Çiçeği Bilgileri
(Hibiscus esculentus ya da Abelmoschus e.)
Bamya Resimleri

Bamya
Bileşimi
Protein, karbonhidrat, yağ; sodyum, potasyum, kalsiyum,
fosfor, magnezyum gibi mineraller; A, B1, B2, C vitaminleri bulunur.
Bamya Familyası
Ebegümecigiller familyasındandır.
Bamya Faydaları
Bamya yemekleri yumuşatıcı özelliğinden sebep tercih edilmesi yaygındır.
Bamya Çeşitleri
Anayurdu Hindistan'dır. Ülkemizde de yetiştirilir. Amasya yöresinin kuru
bamyası, Balıkesir bamyasının da konservesi pek lezzetlidir.
Ülkemizdeki diğer bamya çeşitleri de Sultani bamya ile Akköy ve Kabaklı
bamyalarıdır.
Bamya Özellikleri
Saçma büyüklüğündeki yuvarlak tohumları kavrulup kahve yerine
içilebilir.
Bamya Yetiştiriciliği
Bamya Körpe meyveleri taze ya da kuru sebze ve konserve olarak yenen
bamyanın (Hibiscus esculentus) anayurdu Afrika'dır. Ama bu bitki
bütün ılıman ve tropik iklimli bölgelerde yaygın olarak
yetiştirilir. Ebegümeci-gillerden bir yıllık otsu
bir bitki olan bamyanın bazı çalımsı çeşitleri 2,5 metreye kadar
boylanabilirse de, sebze olarak tarımı yapılan çeşitleri genellikle
50-60 cm yüksekliğindedir.
Bamya ve Kozmetik
Bamya, kaynatılıp lapası dünyanın iyi yumuşatıcı kremlerine rakiptir.
Bamya
Yetiştiriciliği
Bamya-nın yaprakları çınar yaprağı gibi dilimli ve tüylü, kirli sarı
renkteki çiçeklerinin ortası kırmızıdır. Beş köşeli ve sivri uçlu bir
kapsül (kılıf) biçimindeki sarımsı yeşil renkli meyvelerin koyu kıvamlı,
yapışkan bir salgısı vardır, içinde çok sayıda küçük, yuvarlak tohum
bulunan bu tüylü meyveler henüz sertleşmeden toplandığı için, sebze
olarak yenen körpe bamyalar ancak 3-5 cm uzunlu-ğundadır.
Oysa, tohumlar olgunlaşıncaya ka-dar
dalında bırakıldığında meyvelerin uzunluğu 30 santimetreyi bulur ve
kuruduğu zaman kendiliğinden çatlayıp yarılarak içindeki tohumları
çevreye saçar. Ama Türkiye'de de yetişen bazı bodur çeşitlerin meyvesi
hiçbir zaman bu kadar büyümez. Körpe bamyalar düzenli olarak toplanırsa,
don olayları baş-layıncaya kadar bitki meyve vermeyi sür-dürür.
Türkiye Ve Bamya
Yetiştiriciliği
Türkiye'nin hemen her yerinde, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde
yetiştirilen bamyanın ülkemizde yenen tek bölümü meyveleridir.
Balıkesir bamyası ve sultani bamya denen irice çeşitleri taze,
olgunlaşmadan toplanan küçük Amasya bamyası ise kuru sebze olarak
yenir.
Oysa birçok ülkede yaprakların-dan ve tohumlarından salata
yapılır, meyvelerinin salgısı çorbalara kıvam vermek için
kullanılır.
Tropik ülkelerde gövde liflerinden kumaş ve
sicim üretilir.
Bamya Çayı
Hazırlanması
Kaynamış bir bardak suya, 4-5 tane bamya 15 dakika demlemeye bırakılır.
Günde 2 bardak içilmesi tavsiye edilir.
Bamya Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Bamya İnternet Satış
Bamya İçin
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Sipariş İçin Tıkla
Kapıda ödeme kolaylığı.

Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
Bamya
Morfolojik Özellikleri
1- Kök: Bamyada kök sistemi ana bir kazık kök etrafına dallanmış
ikinci derecede kazık kökler ile az miktarda yan ve saçak köklerden
oluşmaktadır. Derin bünyeli topraklarda kökler 100-120 cm derine
gidebilir.
2- Gövde: Ilık iklim koşullarında bamya gövdesi çeşitlere bağlı
olmak üzere 65-90 cm ile 2-2.5 m boy yapabilmektedir. Ancak taban
suyu seviyesinin yüksek olduğu koşullarda gövde boyu sınırlı kalır
ve bitki ancak 40-50 cm boy yapabilir. Gövdenin üzeri tüylü veya
tüysüz, açık yeşil sarımtırak renktedir. Oldukça kalın ve sağlam
yapılı olan bamya gövdesinde nodyum araları çeşitlere ve yetiştirme
şartlarına göre kısa veya uzundur. Nodyumlardan bir yaprak ile bir
çiçek veya yan dal meydana gelir. Bir nodyumdan ikinci kez çiçek
veya yan dal meydana gelmez.
Bamyada yandal ile gövde boyu ve yandal
sayısı en önemli verim komponentleridir. Nodyum sayısının, yandal
sayısının ve gövde boyunun artması verim artışında önemli bir
kriterdir. Ancak Nodyum aralarının uzun olmaması arzu edilir. Gövde
bir kriterdir. Ancak nodyum aralarının uzun olmaması arzu edilir.
Gövde boyunun 2 metrenin üzerine çıkması halinde hasadın zorlaşması
nedeniyle son yıllarda yapılan ıslah çalışmalarında verim ticari
bamya çeşitlerine yarı bodur bitki özelliği kazandırılmaya
çalışılmaktadır.
3- Yaprak: Bamya yaprakları genelde pamuk ve asma yaprağına çok
benzer. Çeşitlere bağlı olarak parçalı veya tek parçalı
olabilmektedir. Örneğin Balıkesir bamyasında yapraklar tek
parçalıdır ve kenarları dişlidir. Bornova bamyasında ise yaprak
parçalı, asa yaprağı şeklindedir. Yapraklar çeşitlere göre açık
yeşil, koyu yeşil ve kırmız renkte olabilmektedir. Bazı kırmızı
yapraklı çeşitler süs bitkisi olarak da kullanılmaktadır. Yaprağın
üzeri parlak, altı ise çok miktarda tüy içermektedir. Afrika
ülkelerinin bazılarında bamya yaprakları da sebze olarak
değerlendirilir.
Bamya üretiminde yaprak iriliği ile yaprak sapı uzunluğu önemli iki
kriteridir Yaprak alanı çeşitlere bağlı olmak üzere 100-250 cm2
arasında değişir. Yaprak sapı uzunluğu ise 1525 cm arasındadır.
Özellikle bamya hasatı sırasında hasat iriliğine gelmiş meyvelerin
görülebilmesine olanak sağlayan uzun yaprak saplı ve küçük yapraklı
çeşitler tercih edilmektedir. Kısa yaprak saplı ve iri yapraklı
çeşitler arzu edilmez. Zira böyle çeşitlerde boyun kısa olması
nedeniyle hasat sırasında meyveler kolay görülmez. Hasat döneminde
gözden kaçırlan meyveler kartlaşarak pazarlanamaz hale gelir.
4- Çiçek:Çiçek tablası ve meyvesi yenilen sebzeler arasında yer alan
bamya çiçeklerinin taç yaprakları parlak kinin sarısı renkte olup,
sap ve çanak yaprakların bağlantı kısımları mor renktedir. Böcekler
için çok çekici bir özellik gösteren bamya çiçekleri biyolojik
olarak erselik yapıdadır. Büyük oranda kendine döllenir. Ancak
çiçekler cezbedici renkleri nedeniyle böcekler tarafından ziyaret
edilir. Sıcaklığa ve böcek populasyonunun özellikle arı
populasyonunun yoğunluğuna bağlı olarak düşük olan yabancı döllenme
oranı %63'e kadar çıkabilir. Çok fazla sayıda erkek organ içeren
çiçeklerde erkek organ sapları birer boyu şeklinde dişi organı
sarmıştır. Dişi organın tepesi kadifemsi bordo renkte ve erkek
organlar ile aynı boydadır. Bamyada çiçekler sabahın erken
saatlerinde açar. Tozlanma ve döllenme dişicik tepesinin reseptif
olduğu bu saatlerde meydana gelir. Döllenmeden hemen sonra taç
yapraklar kapanır, buruşur ve meyve gelişimi başlayarak kuruyan taç
yapraklar dökülür.
5- Meyve: Bamya meyveleri çeşitlere göre değişik şekil, renk ve
iriliktedir. Meyvelerdeki tohum evi sayısıda çeşide göre 5-8
arasında değişir. Meyve şekli uzun, piramit şeklinde veya yuvarlağa
yakın tombul olabilir. Meyveler beşgen Veya altıgen yapıdadır.
Meyveler açık yeşil, yeşil, şarap kırmızısı renkli olabilir. Meyve
sapı ve meyve üzeri çeşitlere baplı oalrak bol tüylü, az tüylü veya
tüysüz olabilir. Hasat dönemindeki meyve irilikleri dikkate
alındığında 1.5-2 cm uzunluğundaki meyvelerden 8-10 cm uzunluğundaki
meyvelere kadar farklı değşiklikler dikkat çekmektedir.
Amasya çiçek bamyası bir cm uzunluk alınca hasat edilirken
Bornova bamyasında hasat 3-4 cm lik dönemde yapılır. Bamyada meyve
çok hızlı büyür. Yapılan bir çalışmada meyvenin günde 2 cm uzadığı
belirlenmiştir. Ülkemizde tüketici alışkanlığı nedeniyle genellikle
küçük meyve boyuna sahip bamyalar tercih edilirken ABD, Afrika ve
Avusturalyada daha iri meyveli çeşitler yetiştirilir ve tüketilir.
Tohum almak amacıyla bırakılan meyve büyüklüğü çeşitlere bağlı
olarak önemli ölçüde değişiklik gösterir. Olgun meyveler 30 cm kadar
boy alabilirler.
Ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen yerli bamya çeşitlerimizin
meyve özellikleri şekil 25te
görülmekte ve bunlara ait bilgiler aşağıda verilmektedir.
Sultani Bamya : Marmara ve Ege bölgelerimzide yaygın yetiştirilen
koyu yeşil renki düzgün ve beşgen köşeli meyvelere sahip önemli bir
çeşidimizdir. Meyve eti yumuşak ve çok lezzetlidir. Sofralık bir
çeşit olan sultani bamyada hasat gecikmesi ile selülozlaşma çok
yavaş olur. Bu grupta yeralan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara
bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.
Bornova Bamyası (Manikürlü bamya) : Ege bölgesinde yetiştirilen
Bornova bamyası sofralık ve konservelik bir çeşittir. Sümüksü yapı
oluşturmaması nedeniyle konserve değeri yüksektir. Meyve sultani
bamya kadar uzun değildir. Ucu hafif tombul ve sap bağlantı kısmı
incedir. En belirgin özelliği ise sap bağlantı kısmının mor renk
taşımasıdır. Beş köşeli meyve etli ve çok lezzetlidir.
Balıkesir Bamyası (Tombul bamya) : Balıkesir bamyası değer yerli
çeşitlerimizden altı köşeli ve etli meyve özelliği ile kolayca
ayrılabilir. Çok kısa şişkin meyveli ve ucu küttür. Bu nedenle
tombul bamya olarak adlandırılır. Taze tüketime uygunluğu kadar
konserve içinde uygun olan bu çeşidin meyveleri etli, ancak çok
çekirdeklidir.
Amasya (Çiçek) Bamyası : Amasya, Tokat ve İç Anadoluda yaygın olarak yetiştirilen ve çiçek bamyası olarak da
adlandırılan bu çeşit açık yeşil renkli ve küçük meyvelidir.
Çiçekler açılarak döllenme tamamlandıktan bir süre sonra hasat
yapılır. Ortalama bir cm büyüklüğündeki meyveler şekil olarak
sultani bamyaya benze ancak çok küçüktürler. Çiçek bamyası
genellikle kurutmalık olarak değerlendirilir.
3. Tohum ve çimlenme özellikleri
Bamya tohumları kadife yeşili renkte kalın kabuklu ve 3-5 mm
çapındadır. Tohumların bin dane ağırlığı 50-60 gramdır. Meyve başına
elde edilebilen tohum adedi ise 70-90 arasında değişir. Tohum
kabuğunun kalın olması nedeniyle tohumlar geç ve zor çimlenir. Bu
nedenle tohumların ekimden önce 1 gün ıslak bez arasında veya 30
dakika aseton veya alkol içinde ıslatılması önerilmektedir. Tohumlar
çimlenme güçlerini 2-3 yıl muhafaza ederler. Daha yaşlı tohumların
düzenli çimlenebilmesi için toprak sıcaklığı 20 °C üzerinde
olmalıdır. Daha düşük sıcaklıklarda çimlenme süresi uzar büyük
sorunlar ile karşılaşılır. Çimlenme için sıcaklık ve toprak
rutubetinin optimum olması gerekir. Tohum dikiminden sonra oluşan
aşırı yağış veya sulama ile oluşan ağır rutubet tohumların
çürümesine neden olur. Ayrıca toprak yüzeyinde oluşan ağır rutubet
tohumların çürümesine neden olur. Ayrıca toprak yüzeyinde oluşan
kaymak tabakası çimlenme ve fide çıkışını engeller. Böyle durumlarda
ekimin yenilenmesi önerilir.
4. Tüylülük Özelliği
Bamya üretimini sınırlandıran en önemli bitkisel özellik gövde,
yandal, yaprak ve meyvelerinde bulunan tüylerdir. Tüylülük bitkinin
zararlılara karşı savunma mekanizması olarak tanımlanmaktadır. Birim
alanda daha fazla ve uzun tüy taşıyan çeşitlerin özellikle
çekirgelere karşı dayanıklı olduğu belirtilmektedir. Ancak bakım
işleri ve hasat sırasında tüylerin salgıladığı kaşındırıcı maddeler
(eksudatlar) üretimi sınırlandırmaktadır. .Bu tüylerin hasat
sırasında kullanılan eldivenleri bile deldiği bilinmektedir. Üretimi
yapılacak çeşidin pek çok özelliği yanında az tüylü olması istenir.
Düzyaman (1998) tarafından yapılan çalışmada İtalya ve bazı Afrika
bamya çeşitlerinin aşırı tüylü, ABD, Hindistan, Pakistan ve Japonya-nın
bazı çeşitlerinin ise az tüylü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı
araştırıcı ülkemizin ticari çeşitlerinden olan Kabaklı ve Denizli
çeşitlerinin aşırı tüylü Akköy ve Sultani çeşitlerinin ise orta
oranda tüy içerdiğini vurgulamıştır.
5. Sümüksü madde
Bamyada bulunan ve pek çok insanın hoşlanmadığı yapışkan sümüksü
madde yada musilaj asdik polisakkaritler yapısındadır ve suda büyük
oranda viskosite göstermektedir. Bu nedenle çeşitlerin bu musilaj
maddeyi çok oluşturmaması arzu edilir. Özellikle konservelik
çeşitlerde konserve suyuna bu maddelerin geçmemesi önem taşır. Ancak
bazı Afrika ülkelerinde bu sümüksü maddenin geleneksel olarak
bitkinin her tarafından ekstrakte edilerek yerel yemeklerde sos
olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Taze tüketimde ise hasattan
sonra meyvelerin bir gün süre ile soldurulmasının sümüksü madde
miktarında azalmaya neden olduğu vurgulanmıştır.
Yetiştirilme İstekleri
*İklim isteği
*Toprak isteği
İklim isteği
Bamya sıcak iklim sebzesidir. Yüksek sıcaklık içeren bölgelerde
düzenli bir gelişme göstererek yüksek verim yapar. Sıcak iklim
sebzesi olmasına rağmen alıştırılarak düşük sıcaklıklara maruz
bırakılırsa 5-6 °C gici düşük sıcaklıklara dayanabilir. Ancak verim
çok düşer. Gece sıcaklıkların düştüğü bölgelerde bitki bodur kalır
ve düzenli ürün vermez. Ortalama hava sıcaklığı 15-20 °C, toprak
sıcaklığı en az 15 °C olunca tohum ekimi yapılmalıdır.
Toprak isteği
Bamya toprak isteği yönünden çok seçici değildir. Her tür toprakta
rahatlıkla yetiştirilebilir. Diğer tür sebzelerin yetişemediği yer
altı su seviyesi yüksek topraklarda da başarı ile yetişebilir. Ancak
ekonomik bir üretim yapmak için derin, geçirgen ve kumlu-tınlı
topraklar en ideal toprak tipidir. Özellikle tohum ekim döneminde
aşırı toprak rutubetini sevmez. Besin maddelerince ve özellikle de
azot bakımından zengin topraklarda nodyum araları uzar ve böylece
meyve sayısı azalarak verim düşer. Toprağın kaymak bağlama özelliği
bamya üretimi için büyük bir sakıncadır. Killi topraklar özellikle
tohum çimlenme döneminde bu açıdan çok büyük problemlere neden olur.
Bu nedenle ilkbaharda bamya tohumlarının ekimi geç yapılarak bu
dönemde karşılaşılan tohum çimlenme problemleri yok edilmeye
çalışır. Bitkinin toprak üzerine çıktıktan sonraki gelişimi çok
kolay olur. Bitki çevre şartlarına karşı çok dayanıklıdır. 5.0-8.0
pH değerleri arası uygun değerlerdir.
Yetiştirilme Şekli
Toprak hazırlığı ve ekim
Bakım işleri
Çapalama
Sulama
Gübreleme
Tarımsal savaşım
Toprak hazırlığı ve ekim
Bamya üretimi genellikle tarlada hazırlanan karıkların boyun
noktalarına ocakvari direkt tohum ekimi şeklinde yapılır. Çok az
oranlarda da olsa tüplü yetiştirilen fideler ile de üretim
yapılabilmektedir. Ancak bunun oranı çok azdır. Ayrıca düz tarlaya
doğrudan tohum ekimi suretiyle de üretim yapılabilir.
İlkbaharda toprak derin olmayacak şekilde sürülür. Hava koşullara
göre birkaç gün güneşlenen toprağa Disk-Harrow-dan
önce toprak analizine göre temel gübreleme yapılır. Gübrelerin
tamamı bir defada verilir. Düzlenen tarlada ekim yapılacak olan
masurar 40-50 cm ara ile açılır. Toprak tavı yeterli ise tohum ekimi
hemen yapılır. Toprak tavı iyi değilse masuralara salma su verilir
ve tavlanması beklenir. Toprak tavlaşınca masuraların boyun
noktalarına 20-25 cm sıra üzeri mesafe ile ve her ocağa 3 tohm
gelecek şekilde 2-3 cm derinliğe ekim yapılır.
Mümkün ise her ocağın
üzerine bir avuç yanmış çiftlik gübresi konur. Bu uygulama kaymak
tabakası oluşumunu engeller. Tohumlar çok derine ekilirse. Çimlenme
ve fidenin toprak üzerine çıkması zorlaşır. Tohum özellikleri
kısmında belirtildiği gibi tohumlar ekimden önce bir gün ıslak bez
arasında tutulursa şişerek çimlenme teşvik edilebilir. Bu şekilde
ekilen tohumlar toprak tavıda yeterli ise hızla çimlenerek 2 hafta
içinde toprak üzerine çıkarlar.
Sulama yapılmadan yapılacak bamya üretimlerinde ise aynı şekilde
yapılan toprak işlemesinden sonra düz tarlaya sıralara el ile veya
mibzer ile sıra arası 40-50 cm sıra üzeri ise 15-20 cm mesafelerle
tohum ekimi yapılır. Bir dekar alan için 1.5-2.0 kg tohum
yeterlidir.
Bakım işleri
Düz tarlada veya masura şeklindeki üretimlerde bakım işlemleri
farklı değildir. Sadece masuralı üretimde her ocakta 2 bitki kalacak
şekilde seyreltme yapılır. Düz tarlaya yapılan ekimde ise seyreltme
gerekirse yapılmalıdır.
Çapalama
Çıkışlarını tamamlayan bitkiler ilk hakiki yapraklarını çıkardıkları
zaman masuralı üretimde her ocakta birbirinden uzak 2 bitki
bırakılarak seyreltilir ve 1. Çapa yapılır. Düz tarla ekimlerinde
ise bitkiler 2-3 hakiki yapraklı olunca 1. Çapa yapılır. Bu çapalama
işlemi hem yabancı ot gelişimini engeller hemde toprağın
havalanmasını sağlar. Susuz yapılan üretimde bitkiler 15-20 cm boy
alınca 2. Çapa yapılır. Bundan sonraki gelişim durumua göre 3. Çapa
gerekirse yapılır. Çünkü bitkiler hızla gelişerek aralarını kapatır
ve yabancı ot gelişimini engeller. Masuralı üretimde de benzer
gelişme görülür. Ancak bu üretim şeklinde sulama yapıldığı için
yabancı ot gelişimi teşvik edilir ve 3. Bir çapalama işlemi gerekli
olabilir. Bitkiler 15-20 cm boy aldıktan sonra yapılacak bakım
işleri sulama ve hastalık-zararlı mücadelesidir.
Sulama
Masura şeklinde yapılan üretimlerde tohum ekimi ile birlikte iklim
koşullarına bağlı olmak koşulyla gerekli olduğu dönemlerde salma
şeklinde sulama yapılır. Yağmurlama sulama küllenme hastalığını
teşvik ettiği için kesinlikle yapılmamalıdır. Bamya üretiminde
özellikle ilk meyveler görüldükten sonra verilen su verim üzerinde
olumlu etki yapar
Gübreleme
Bamya gübreye çok fazla reaksiyon göstermez. Özellikle Marmara
bölgesinde kıraç arazilerde hiç su ve gübre verilmeden bamya üretimi
yapılabilmektedir. Ancak iyi bir ürün alabilmek için toprak analiz
sonucuna göre dekara 3-4 kg N, 8-10 kg P2O5, 10-12 kg K2O olacak
şekilde temel bir ticari gübre verilerek Disk-Harrow ile 0-15 cm
derine karıştırılır. Dekara 2-3 ton yanmış ahır gübresi uygulaması
önerilmektedir. Azotlu gübre uygulamasının sınırlandırılması da
bitki boyunun aşırı uzamasını engellemesi açısından önemlidir.
Tarımsal savaşım
Bamya üretiminde karşılaşılan en önemli hastalık Küllenme hastalığı,
en önemli zararı ise yaprak bitleridir. Bunların dışında bamyanın
önemli bir hastalık ve zararlısı yok gibidir. Ancak kök boğazı
çürüklüğü gibi fungal kökenli hastalıklara ve beyaz sineklere
karşıda gerekli önlemler alınmalıdır.
Bamya üretiminde önemli bir sorun olmayan yabancı ot kontrolü
tamamen çapalama işlemi ile yapılmaktadır. Üretim mevsimine göre
yapılan 2-3 çapalama işlemi yabancı ot mücadelesinde yeterli
olmaktadır. İlaçlı yabancı ot mücadelesi yapılmaz.
alıntıdır
**********
Bamya çiçeği erkeklerin cinsel hayatını kötü etkiliyor
aa
Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA
Akdenizli olduğumuzdan mı, nedir, her şeyi renkli seviyoruz!
Piyasadaki hazır poşet bitkisel çayları alıp ambalajına baktığımızda
içerisinde ‘bamya çiçeği’ diye yanlış adlandırılan bir bitkinin
bulunduğunu görüyoruz. Kuşburnu, böğürtlen, çilek, elma çayı ve
diğer pek çoğundan hangisinin çayını yapsak, kırmızı rengi ve
ekşimsi, buruk tadıyla bamya çiçeğinin baskınlığını hissediyoruz.
Sizleri bilmem ama ben bu lezzetten pek hoşlanmıyorum. Dolayısıyla
hazır bitkisel çay alırken içerisinde bamya çiçeği varsa satın
almıyorum.
Aslında bildiğimiz bamya Latince ‘Hibiscus esculentus’ bitkisinin
meyveleri ve bu bitkinin çiçekleri beyaz renkli. Halbuki çaylara
‘bamya çiçeği’ diye ilave edilen kırmızı renkli bu bitki ise tamamen
başka bir türü; ‘Hibiscus sabdariffa’ meyvelerinin dışındaki kırmızı
renkli çanak yaprak kalıntıları. Bu bitkinin esas vatanı Afrika
(Sudan), ancak ekonomik değeri nedeniyle tropik iklimi olan yerlerde
yetiştiriliyor; bilhassa Nijerya, Çin, Malezya ve
Tayland’da...Bitkiye kırmızı rengini antosiyaninler veriyor, C
vitamini bakımından da zengin, yani iyi bir antioksidan etkiye
sahip. İslam kültüründe aktarlarda ‘karkadeh’ olarak adlandırılıyor.
Yüksek tansiyon, kalpte çarpıntı (ekstrasistol) gibi durumlarda
oldukça yararlı bir bitki. Ayrıca cinsel kuvveti artırıcı
(afrodizyak) ve kuvvet verici olarak yaygın kullanıma sahip. Kalp
çarpıntısı şikayeti olan bir dostum etkisinden çok memnun kaldığını
belirtmişti. Ancak deney hayvanlarında yapılan bir çalışmanın
sonuçları ileri sürülen afrodizyak etkinin tamamen aksini ortaya
koyuyor.
ETKİSİ YETERİNCE BİLİNMİYOR
Yapılan bir bilimsel çalışmada, 12 hafta süreyle artan miktarlarda
(1,15; 2,3; 4,6 g/kg) ‘karkadeh’ özütü genç sıçanların içme suyuna
karıştırılarak verilmiş. Süre sonunda sıçanların vücut ağırlığında
yüzde yirmi kadar azalma görülmüş. Esasında hayvanların su tüketim
miktarında gözlenen azalma da vücut ağırlığında gözlenen azalma ile
aynı oranda, yani sıçanların bu lezzetten pek hoşlanmadığı
düşünülebilir. Diğer bir deyişle, vücut ağırlığındaki azalma bir
kilo kaybından ziyade daha az su tüketilmesine bağlanabilir.
Çalışmanın asıl önemli sonucu, bu süre sonunda tüketilen miktara
bağlı olarak genç erkek sıçanların yumurtalıklarında ortaya çıkan
ağırlık kaybı. Yapılan incelemede özellikle yüksek derişimde
uygulandığında sperm oluşumunun belirgin derecede azaldığı,
dokularda yapısal bozunmalara/dejenerasyona yol açtığı görülmüş.
Şüphesiz bu bulgular sıçanlar üzerine yürütülen bir çalışmanın
sonucu, insanlarda ne derecede etkili olabilir henüz bilmiyoruz.
Çalışmayı yürüten Nijeryalı araştırmacılar, Nijerya’da bu bitkiden
hazırlanan içeceklerin sık olarak kullanılmasının toplumda
erkeklerde giderek artan sperm azlığı sorununun nedeni olabileceğini
vurguluyor.
Sonuç olarak, bitkisel çay üreticilerinin ‘bitkisel çay renkli
olmalı’ düşüncesini değiştirmesi, her bitkisel çay karışımı
içerisine ‘bamya çiçeği’ ilave etmekten vazgeçmesi yerinde
olacaktır.
**********
Bamya çiçeği tansiyonun düşürülmesinde yararlı olabilir
aa Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA
İlaç araştırmalarında ilaçlar farklı risk gruplarında, farklı zaman
ve sürelerle uygulandığında etkinin tekrarlanabilmesi önemlidir.
Hibiskus çayının (bamya çiçeği) tansiyonun düşürülmesinde etkili
olduğu bir başka klinik çalışmayla daha destekleniyor. Etkisi
kırmızı rengini veren polifenolik bileşenlerine bağlı
Piyasada pazarlanan bitkisel çayların önemli bir kısmının içerisinde
“bamya çiçeği” adı ile yer alan bitki, esasında bildiğimiz bamya ile
yakın akraba olmasına karşılık gerek görünüşü ve gerekse
bileşimleri, dolayısıyla etkileri bakımından oldukça farklı. Bu
bitkinin Latince bilimsel adı “Hibiscus sabdariffa” ve ülkemizde
yetişmiyor, Afrika özellikle Mısır kaynaklı ve Arap ülkelerindeki
adı “karkadeh”. Kırmızı renkli çanak yaprakları buruk bir lezzete
sahip. Bu bakımdan çiçeklerinden hazırlanan çayın İngilizce adı
“sour tea” yani “ekşi çay” olarak adlandırılıyor. Çaya özellikle
kırmızı renk vermesi nedeniyle ilave ediliyor ama daha önce de
bahsettiğim gibi kırmızı rengini veren polifenolik bileşenleri
nedeniyle antioksidan etkili ve bilhassa kalp ve damar
rahatsızlıklarında yararlı olduğu ileri sürülüyor. Nitekim, kalp
çarpıntısından şikayetçi olan bir dostuma önerdiğimde sonuçtan çok
memnun kalmıştı.
Tip II şeker hastalarında en sık gözlenen sorunların başında kalp ve
damar sistemi şikayetleri olduğu bildiriliyor. Özellikle gelişmiş
toplumlarda her dört şeker hastasından üçünün bu tip sorunlara sahip
olduğu görülmektedir. Yüksek tansiyon hastalığının şeker
hastalarında şeker hastası olmayanlara oranla iki misli daha yüksek
olasılıkla görüldüğü bildirilmektedir. Bu bakımdan, yüksek
tansiyonun şeker hastalarında başlıca risk etkenlerinden biri olduğu
kabul edilmektedir.
KARAÇAY YÜKSELTİYOR
Standardize özütler ile yürütülen klinik çalışmalar, hibiskus
çiçeklerinin yüksek tansiyonu düşürdüğü ve kan lipit seviyesini
düzenlediğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmalardan daha önce de
bahsetmiştim. Yeni yayınlanan bir diğer klinik çalışmada yüksek
tansiyonlu şeker hastaları üzerindeki hibiskus çiçeği çayının ve
karaçayın etkisi karşılaştırılmış. Tansiyonu 160 ve 100 mmHg
arasında olan altmış orta derecede yüksek tansiyon hastasına bir ay
süre ile günde iki defa hibiskus çayı ya da karaçay verilmiş. Çay
hazırlarken bir poşet çay 2 bardak kaynatılmış su içerisinde
demlendikten sonra içerisine bir kesme şeker atılarak
tatlandırıldıktan sonra içilmesi önerilmiş. Çalışma sırasında deneye
katılanların başka tip çay kullanmalarına izin verilmemiş.
Deney gruplarında alt tansiyon değerinin (diyastolik kan basıncı)
değişmemesine karşılık, üst değerin (sistolik kan basıncı) 160’dan
112’ye indiği nabzın ise belirgin bir şekilde düştüğü (52±12,2
mmHg’den 34,5±9,3 mmHg’a) tespit edilmiş. Buna karşılık karaçay
verilen kişilerde gerek üst tansiyon değerinin ve gerekse, nabzın
belirgin bir şekilde yükseldiği (41,9±11.7 mmHg ‘dan 47,3±9,6 mmHg’a)
gözlenmiş.
Bu çalışmanın sonuçları daha önce yürütülen iki klinik çalışmanın
sonuçlarını desteklemesi bakımından önemli. İlaç araştırmalarında
etkinin mümkün olduğunca farklı risk grupları üzerinde tekrarlanması
önemlidir. Bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak şeker
hastalarında yüksek tansiyon şikayetleri üzerindeki etkisi
değerlendirilmiş. Çalışmanın boş ilaç verilen grup (plasebo)
bulunmamasına karşılık diğer bilimsel kriterleri (randomize, çift
körlü) sağladığı görülüyor. Ancak sadece tansiyon ve nabız
değerlerinin izlenmesi, kan değerlerinin (sodyum, potasyum ve
tansiyonun yükselmesine neden olan anjiotensin dönüştürücü enzim
gibi) izlenmemesi önemli bir eksiklik.
Bilgiler İlaç Niyetine
Kullanılmaz. dOKTORUNUZA bAŞVURUNUZ. |