Ana Sayfa              İletişim               Hakkımızda         Sipariş - Kargo
İşyeri Kuruluş Tarihimiz 1959
    Şifalı Bitkiler
Bitki Kapsülleri
Panax Ginseng - Kore Ginseng

Vitamin - Mineral
Vitamin Power - Gıda Takviyeleri
Vitamin E - Selenium

Complete Men's Multiple
St Johns - Kantaron Kapsülü
Artichoke - Enginar Kapsülü
Kuvvet Macunları
Hayıt Tohumu - Civan Perçemi

Ginsengli Macun - Mesir Macunu
Nar Ekşili Macun
Arı Sütü Bal Polen
Hastalık Belirtileri
Cilt Sorunları
Sivilce

Cilt Lekeleri
Cilt Ürünleri

Salyangoz Kremi

Güneş Lekeleri

Göz Çevresi - Göz Altı Torbaları
Göz Altı Morluğu
D-Lamure Krem - % 100 Doğal

Cilt Kremleri
Cinsel Sorunlar
Erken Boşalma - Bevliye
Cinsel Ürünler
Çakşır Köklü Macun

V-Pills

Magna RX+

Seks Ürünleri
Bayan Kahveleri - Erkek Kahveleri
Aşk Kokusu

Saç Bakımı
Saç Dökülmesi

Saç Şampuanları
Saçarım Dökülüyor
HC 19   Complex

Arı Sütlü Şampuan - Saç Maskesi

Sentor - Doğal Saç Bakımı
Formda Kalmak
Zayıflama Konuları
Altın Çilek

Kilo
Acai Berry Kapsülü


Basur Konusu
Orjin Krem

Arı Sütü - Arı Sütü Bal Polen

Beyaz Saç Sorunları
Zırnık Tozu - Hamam Otu
 

Nöbet Şekeri


Baharatlar
Tavuk Harcı
Çemen - Köfte Harcı
Bitkisel Yağlar
Çam Terebentin Yağı
Tatlı Badem Yağı

Acı Elma Yağı
Bitkisel Sabunlar
Kükürtlü Sabun - Zeytinyağlı Sabun -
Bııtım Sabunu - Defneli Sabun

 
İç Hastalıkları - Ağrı
Kadın Hastalıkları - Regl
Kalp - Damar Tansiyon
Ortopedi - Romatizma
Psikiyatri - Uykusuzluk
Vitamin - Mineral

Ömer Coşkun Ürünleri
Tansalp Çaylar - Form, Nicdur

Hastalıklar Rehberi
Bitki Ürünleri
Bitkilerle Sağlık
Bitkisel İlaç - Desteği
Bitkisel Tedavi
Hasta Olmak İstemiyorum
Hastalıklara Şifalı Bitkiler
Şifalı Bitkilerin Kullanışı
Diğer Ürünler -
Kuru Gıda - Kına Gecesi - Kuru Yemiş

Çay Kolonyası
Yeni Ürünler
TV Reklamları
Sağlık Ürünleri
Alternatif Tıp
Sağlık Önerileri
Ala - Vitiligo Albumin Arı Sokması Bağırsak Tıkanıklığı Açlık Hissi Alerjik Reaksiyon Arı Sütü Bağırsak Yumuşaması Adale Kuvvetlendirici Alkol Toksinleri Arpacık Basur Memeleri Adaptasyon Alkolik Astım Basur Yarası Adaptojen Alyuvar Atar Damar Sağlığı Beden Adet Gecikmesi Alzheimer Atletik Yapı Bel Diski Adet Sancısı Ameliyat Sonrası Aybaşı Gecikmesi Bel Kayması Ağız Kokusu Anabolic Anabolizan Aybaşı Günleri Bel Sorunları Ağız Yaraları Andrepoz Azot Dengesi Beslenme Ağrı Kesici Anlama Yeteneği Bacak Ağrıları Bitkinlik Ağrılı Aybaşı Anne Sütü Arttırıcı Bademcik İltihabı Böbrek Yetersizliği Ağrılı İdrar Anti Bakteriyal Bağırsak İltihabı Böbrek Büyümesi Akciğer Hırlaması Anti Depresyon Bağırsak Kurtları Böbrek Çürümesi Akciğer İltihabı Anti Septik Bağırsak Lifi Boğaz İltihabı Akıl Hastalığı Anti Viral Bağırsak Rahatlatıcı Bronşit Öksürüğü Dalak Deri Pullanmaları Diş Apsesi Doğal Tedavi Damar Felci Destekleyici Ürünler Diş Çürümesi Doğum Yaklaşması Damar Genişletme Düşünceye Dalma Diş Eti - Diş Etleri Doğum Sancısı Damardaki Şeker Devamlı Hasta Diş Eti İltihabı Doğuma Hazırlık Damar Tıkanıklığı Devamlı İltihap Diş Parlaklığı Doğumu Kolaylaştırma Damarlardaki Kolesterol Devamlı Öksürük Diş Sağlığı Doku Yenilemek Damarlardaki Pıhtılaşma Dezenfekte Dış Tehdit Döl Yolu Akıntısı Damla Hastalığı Diabet Dişilik Organı Dolaşım Bozukluğu Dejenereratif Hastalik Dicalcium Diyete Destek Dolaşım Sistemi Demir Eksikliği Dil Dizanteri Doping Destekçileri Deniz Tutması Dil Çatlakları Dl-tocopherly Dudak Çatlaması Depresyon Dil Pası - Paslı Dil DNA Düş Kabusu Depresyon Tedavisi Dinçlik Verici Doğal Destekleyici Düşüce Bozukluğu Deri Elastikiyeti Direnç Doğal Dopingler Düzenli Sağlık Deri Kuruluğu Diş Ağrısı Doğal Savunma Düzenli Spor Egzama Oluşması Fıtık Göz Yorgunluğu İdrar Yolları Eklem Hastalıkları Fiziksel Yorgunluk Göz Kapağı İdrar Zorluğu Eklem İltihabı Frengi Grip Aşısı İdrarda Kan Ekstrasistol Funguslar Guatr İdrar Yanması El Titremeleri Geceleri İdrara Kalkma Güçlendiriciler İlaçların Yan Etkisi Endişe Geğirmek Gut Hastalığı İletitis Enerji Depolama Gelişme Bozukluğu Hafızaya Destek İnsulin Drenci Enfarktus Gençlik Bitkileri Hararet İron Enfeksiyon Gıda Zehirlenmeleri HDL İştahsızlık Sebepleri Enzim Deposu Gırtlak Hemoroit Başlangıcı İsteri Ergenlik Glikoz Hepatit C İyi Kolesterol Erkeklik Göğüs Büyümesi Hıçkırık jinekolik Hastaliklari Ezberleme Kabiliyeti Göğüs Anjini Hiper Tansiyon Kekemelik Ezik -  Burkulma Göğüste Su Toplanması Hormon Bozukluğu Kemik Erir mi? Faranjit Görme Yeteneği Hormon - Hormonal Kemik İltihabı Fazla Terlemek Göz Ağrısı Hücre Gelişimi Kemik Veremi Fazla Uyumak Göz İltihabı Hücre Zarı Kemik Yapısı Ferç Kaşıntısı Göz Kanlanması Huzursuzluk Kemik Yumuşaması Fil Hastalığı Göz Kaşıntısı İdrar Kaçırma Kemo Terapi Fistul Göz Sulanması İdrar Torbası Kemoterapi Kabakulak Karaciğer Enzimleri Kızamık Lokosit Katarakt Karaciğer Mikropları Kızıl Hastalığı Lösemi Kalbin Hızlı Atması Karaciğer Yağlanması Kloroz Madeni Maddeler Kalın Bağırsak Karaciğer Yetmiyor mu Kolesterol Parçalanması Mafsal Hastalıkları Kalp Çarpıntıları Karamsarlık Kolon Kanseri Mantar Hastalığı Kalp Nedir? Karbonhidrat Konsantrasyon Bozukluğu Melankoli Kalp Ritimi Nedir? Kardiyovasküler Konuşma Bozukluğu Meme Uçları Kalp Yağı Karın Ağrısı Korku Menopoz Ağrıları Kalp Yetmezliği Kas Gelişmesi Kortizon Mide Ağrısı Kamburluk Kas Yırtılması Kötü Kolesterol Mide Bulantısı Kan Basıncı Kasılma Kramp Mide Ekşimesi Kan Çıbanı Kaşıntı Kroner Kalp Mide Gazı Kan Damarı Kaslar Kulak Ağrısı Mide Şişkinliği Kan İşemek Kaygı Kulak Çınlaması Mide Tembelliği Kan Pıhtılaşması Kıkırdak Dokuları Kurdeşen Mide Ülseri Kan Şekeri Kılcal Damar Kurt Düşürmek Mide Zarı Kan Tükürmek Kilo Aldırıcı Kusmak Migren Ağrısı Kanda Kolesterol Kireçlenme Nedir? LDL Mikrop Öldürücü Kanser Hücreleri Kırık - Çıkık Lif Miyopluk Kansızlık Nedir? Kısırlık Nedir? Lohusalık Mushil Nefes Azlığı Öğrenme Yeteneği Prostat İltihabı Riboflavin Nefes Darlığı Öksürük Tehlikesi Prostat Kanseri RNA Sentezi Nefes Kokusu Omuz Ağrısı Radrasyon Romatizma İltihabı Nefrit Onikiparmak Bağırsağı Rahim Egzaması Rüyalanma Nekahat Organizma Rahim Kanaması   Nevralji Organların Görevi Rahim Kanseri   Nevrasteni Östrojen Rahim Kaşıntısı   Nezle Olmak Pankreas Rahim Sorunları   Niacin Parazitler Rahim Urları   Nikotin Atıcı Pelteklik Rahimde Polip   Nikris Penis Damarları Raşitizm   Noni Penis Enerjisi Reçine   Norolojik Pigment Reflü   Norotransmitter Prostat Bezi Reisi Mantar   Oburluk Prostat Tıkanıklığı Retina  Ririboflavin Vitamini Sarılık Sindirim Bozukluğu Spazm Çözücü Ruhsal Çöküntü Sedef Sindirim Sistemi Sperm Sayısı Ruhsal Denge Şeker Dengeleyici Sinerjik Etki Sporcu Desteği Ruhsal Sorunlar Şeker Düşürücü Sinir Bozukluğu Sporcu İncinmeleri Ruhsal Yapı Şeker Hastalığı Sinir Gerginliği Sporculara Destek Ruhsal Yorgunluk Şeker Zararları Sinir Stres Stres Gerginliği Saç İçin Seksüel Gerileme Sinir Uçları Su Birikmesi Saç Kökleri Selenium Sinirsel Ağrılar Tansiyonu Düşürmek Safra Kesesi Selülit Lekesi Siroz Testeron Sağlığı Korumak Semptomplar Şişmanlama Testesteron Sağlıklı Beslenmek Sentezleme Sivilce İltihabı Tırnak Kırılması Sakinleşmek Seratin Şizofreni Tiroit Bezleri Salgı Bezi Serbest Radikal Soğuk Algınlığı Tokluk Hissi verici Salgın Hastalıklar Sigara Zararları Solunum Sistemi Toksinler Sara Sık Sık İdrara Çıkma Solunum Yolları Trambosit Tümör Uyanma Varis Yaraları Yağ Eriticiler Umutsuzluk Uyarıcı Vasküler Sistemi Yak Yakımı Hızı Üreme Organları Uykusuzluk Vücudu Korumak Yağların Parçalanması Üreme Sistemi Uyur Gezerlik Vücut Geliştirmek Yaşlanmayı Geciktirmek Üretkenlik Uyuşukluk Vücut Isısı Yemek Borusu Üriner Sistem Vajina Kuruluğu Yağ Depoları Yüksek Tansiyon

 

 

Karanfil Çiçeği - Karanfil Tanesi - Eugenia caryophyllus

Karanfil Resimleri

Karanfil Faydaları
Ağız kokularını giderir. Soğan, sarımsak, sigara kokularını giderir.
Diş ağrılarına dışarıdan friksiyon şeklinde kullanılır.

Karanfili Kullanılması
Karanfil ağacı çiçeklerindeki tohumlar kullanılır.


Karanfil Şurubu
100 gram karanfil, 2 kg şeker 1.5 litre kaynamış suya atılır, kapalı bir kapta 6 saat bekletilir, Bir bez parçası ile temizlenir.

Karanfil Bileşimi
Uçucu yağ (%15-20), sabit yağ ve tanen taşımaktadır.

Karanfil Ağacı Özellikleri
Karanfil ağacı, kışın yapraklarını dökmeme ilginçliğini taşır.

Karanfil Botanik Bilgileri
10 - 20 mm uzunlukta, çivi şeklinde, siyahımsı - kırmızımsı kahverengi çiçek tomurcuğudur. Kuvvetli, baharlı, fenolik kokulu; yakıcı, buruk, acımsı lezzettedir.

Karanfil Tozu
Kaliteli Bir Öğütülmüş Karanfil;
Yabancı madde bulunmamalı, rutubet en çok %10, toplam kül %7, asitte çözünmeyen kül %0.5, selüloz %13 ve uçucu yağ en az 14 ml/100 g olmalıdır. Salmonella, Ecoli 0157:H7 ve Aflatoksin bulunmamalıdır.

Karanfil Çiçeği Yetiştiği Yerler
Moluk Adaları (Endonezya) kökenli olup tropik bölgelerde yetiştirilir. Kaynak Ülkeler: Tanzanya, Madagaskar, Sri Lanka, Hindistan, Endonezya, Malezya, Brezilya, Jameika, Guyana.

Karanfil Tarihçesi
Eski Çin de han hanedanı zamanın da, Kral ile konuşurken karanfil çiğnemenin gelenek olduğu ilginçtir.
Kimi Mısırlı mumyalarda karanfil kolyeler de bulunmuştur.
Dioskoridos’ten kalan bir el yazmasında karanfil ilaç olarak anlatılır.

Karanfil tomurcuğu Ortaçağ’ın sonlarında Avrupa’da yiyecekleri korumak için kullanılmıştır.

Karanfillerden yapılmış kolye de güya, kötü güçleri uzaklaştırır.
1642 de İsveç li Andres Rydaholm adlı bitki uzmanı; “bir adam cinsel gücünü yitirirse, alkol almayı bıraksın, içine 5 gram atacağı karanfille sütünü içsin, bu onu yeniden güçlendirir ve eşini arzulamaya tekrar başlar, demiştir.

Bahtının açık olması için; her doğan çocuk için bir karanfil ağacı dikilmesi de Fransa da yaygındır.

 

Karanfil Çiçeği Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik, Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.

Karanfil Çiçeği İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var. Sipariş İçin Tıkla

Kapıda ödeme kolaylığı.



 

Karanfil Çiçeği Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da  denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt Belgemiz Vardır.


 

BİRTAT  – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde 

                                            Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.


Karanfil İnternet yazıları


Kullanım Alanları:
Eski dönemlerde az yetişen ve çok değerli olan imparatorların altın veya gümüş vazolar içinde birbirlerine hediye ettikleri karanfil günümüzde mutfakta tüm ve öğütülmüş olarak fırın, meyve, sebze ve et ürünlerinde kullanılır: ekmek, kek, çörek, pasta, turşu, reçel, puding, şurup, jambon, sosis, hamburger, rosto, kızartılmış et, köfte, türlü, güveç, sebze (pancar, havuç, kabak, patates, balkabağı). Türkiye'de genellikle unlu ve şekerli ürünlerde, bitki çaylarında, bazı soslarda yer alır.
Tarçın, karabiber, küçük hindistan cevizi ile karıştırılıp kullanılabileceği gibi, Tarçın ile yapılan karışımdan çok güzel bir tatlı baharatı oluşturulur.



İçerdiği Besin Değerleri, Vitaminler ve Mineraller;
1 çay kaşığı Karanfil 1.7 gr gelir.
Bir çay kaşığı karanfilin içinde; 7 calori, 107 mg protein, 247 mg yağ, 1.9 mg kalsiyum, 1170 mg karbonhidrat, 1.9 mg fosfor, 1.9 mcg thiamine ve 9 units Vitamin A bulunmaktadır.



Cinsel gücünüzü arttırın: Karanfil

Eski çağlarda aşk çiçeği olarak ün salan karanfil afrodizyakların en etkililerinden biridir. Romalılarda baştanrı Jüpiter’in çiçeği olarak kabul ediliyor, aşıklara özel yapılan törenlerde kullanılıyor, Ortaçağ’da nişanlılığı simgeliyordu.

Eski Yunanlılar karanfili “Gök Baba”ya adamış ve ona çiçeklerin çiçeği adını vermişlerdi.

Endonezya’da yetişen baharat çeşidi, Mersin bitkisiyle akrabadır ve kışları yapraklarını dökmeyen bir ağacın tomurcuklarıdır.

Karanfil yemeklere tat ve koku vermek amacıyla uzun yıllardır kullanılmaktadır. Çiçekleri şekerlemelerde, taç yaprakları çorba, sos, şurup, likör ve şaraplara eklenir.





Mersingiller familyasındandır. Anayurdu Endonezya’daki, adı yerli dilinde baharat anlamına gelen Moluk takımadalarıdır. Ama, günümüzde daha çok Afrika kıtasının doğusundaki Zengibar ile Hint Okyanusundaki diğer adalarda yetiştirilmektedir, iklimi uygun olmadığından ülkemizde yetişmeyen karanfil ağacı, 10-20 m’ye kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen duyarlı bir bitkidir. Derimsi dokulu, parlak ve iri yaprakları dallarda karşılıklı çiftler halinde dizilmiş olup üzerlerinde salgı bezi benekleri bulunur.

Çan biçimindeki pembe renkli çiçeklerinin tomurcukları kurutulduğunda kırmızımsı kahverengine döner. Hoş kokulu olan bu tomurcuklara kısaca ‘karanfil’ adı verilir. Kısmen gölgeli, soğuk ve rüzgâra karşı korunmalı yerleri seven karanfil ağacı, suyu iyi akıntılı ve asitli toprakları yeğler. Tohumuyla ya da gövde çelikleriyle çoğaltılır.

Karanfil tomurcuklarında ogenol (ojenol) adı verilen hidrokarbon, şahsilik asit ve karyofıllin içeren bir uçucu yağ (esans) bulunur. Karanfılyağı da denilen bu esans, diş hekimliğinde sıkça yararlanılan antiseptik ve ağrı kesici ilaçların yapımında kullanılır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, turşu ve baharatlı şarapların yapımında çeşni olarak kullanılmaktadır.


--------------------------------------------
Karanfil: 10-20 m yüksekliğinde, yaprak dökmeyen ağaçlardan elde edilir. Vatanı, tropik Asya (Moluk Adaları, Zengîbar) dır. Karanfil bildiğimiz süs karanfil çiçeğinden farklıdır. Yaz kış yeşil kalan yaprakları, meşin gibi serttir. Çiçekleri pembedir ve kiraz çiçekleri gibi demet hâlinde bulunurlar. Bu çiçeklerin kurutulmuş tomurcukları “karanfil” adını alır.

Kurutulmuş tomurcuklar, 10 mm boyunda, çiviye benzer şekilde, ovaryumu hafif dört köşeli, dört taç ve çanak yaprağından meydana gelmiş olup, kırmızı-kahverenklidir. Çiçek sapları da karanfil adıyla satılmakta ise de ikinci kalite ürün sayılmaktadır.

Karanfile koku ve lezzetini veren “eugenol” adındaki bir uçucu yağdır. Kurutulmuş tomurcuklar ezilip subuharı distilasyonuna tâbi tutulursa % 14-20 kadar karanfil esansı denilen uçucu yağ elde edilir. Bu uçucu yağda % 80-90 kadar eugenol ve %3 kadar da asetil eugenol bulunur. Eugenol, hoş kokulu, kuvvetli antiseptik ve analjezik bir maddedir.

Karanfil çok eski çağlardan beri baharat olarak kullanılmaktadır. Eskiden saraylarda konuşacak kimseler, nefesleri güzel koksun diye karanfil kullanırlardı.

Tıpta, diş hekimliğinde, diş tedâvisinde ağrı kesici ve antiseptik olarak kullanılır. Diş macunlarının terkibine girer. Pasta ve şekercilikte, parfümeride ve sabun sanâyiinde kullanılır. Ayrıca eugenol vanilin eldesinde kullanılan başlıca maddelerden biridir. Bugün karanfilin en çok yetiştirildiği ve ihraç edildiği ülkelerin başında Zengibar ve Madagaskar gelir.
------------------------------------------

Kaynak: E.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Hocamız Sayın Ercan Özzambak'ın çiftçi broşürü

KARANFİL YETİŞTİRİCİLİĞİ - Karanfil Yetiştiriciliği

Prof.Dr. M. Ercan ÖZZAMBAK

Karanfil dünyada gülden sonra en çok işlem gören, Türkiye’de en fazla yetiştirilen kesme çiçektir. Aile tipi yetiştiriciliğe uygundur. Yıl boyu çiçek kesimi olduğu için fiyat düşmelerinden daha az etkilenir. Dengeli gelir sağlaması ve ihracat olanağının varlığı nedeniyle tercih edilmektedir.
Karanfil standart ve sprey olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Standart karanfil çiçek sapı ucunda tek ve iri bir çiçek oluşturur. Sprey çeşitler ise, bir çiçek sapında birden çok ve standarta göre daha küçük çiçek verirler.
Üretici hangi çeşidi yetiştireceğine önceden karar verip, fidelerini sipariş etmelidir. Pazar durumuna göre renk ve çeşit seçimi yapılmalıdır. Örneğin; Batı Avrupa ülkeleri sprey, Doğu Avrupa ülkeleri ise standart çeşitleri tercih etmektedirler.

KARANFİLİN YETİŞTİRME İSTEKLERİ
Toprak:
Karanfil her türlü toprakta yetişebilir. İyi drenaja sahip, geçirgen, hafif (%20 kil, %30-50 mil, %30-50 kum), hava-su dengesi yeterli olan, organik maddece zengin 60 cm derinlikteki topraklarda en iyi sonucu verir. Ayrıca, toprağın yabancı ot tohumlarından temizlenmiş olması istenir. Toprak Ph’sı 6.0-7.0 arasında olmalıdır. pH 5.5’tan düşük olduğunda solgunluk hastalıkları görülür. pH yüksek olduğunda ise demir, mangan, çinko gibi besin elementlerinin alımı güçleşir.

Sıcaklık:
Sıcaklık, karanfilde büyümeyi, gelişmeyi, çiçek oluşumunu, çiçek, yaprak ve sapın şeklini, çiçek kalitesini, rengini, çiçeklerin vazo ömrünü etkilemektedir. 7°C’nin altındaki sıcaklıklar çiçek oluşumunu ve kalitesini olumlu yönde etkilemesine karşın gelişmeyi, büyümeyi yavaşlatır. Kışın 11-12°C gece sıcaklıkları ile 16-18°C’lik gündüz sıcaklıkları en uygun gelişmeyi sağlar. Karanfil, fidelerin dikimden sonra ilk tutum devresi hariç, yüksek sıcaklıklardan hoşlanmaz. Yüksek sıcaklık zayıf büyüme ile küçük çiçeklere neden olur.

Karanfil -3°C’ye kadar zarar göstermeden dayanabilir. Bu nedenle genelde ısıtma yapılmaksızın yetiştirilmesine karşın, ısıtma yaprak hastalıklarını azaltır, gelişmeyi hızlandırır. Şafak vaktinden önce dış ortama göre 5-10°C sıcaklık artırıcı 2-4 saatlik ısıtma en ekonomik ısıtma şeklidir. Karanfilde görülen kaliks çatlamasının (patlak çiçeğin) ana nedenlerinden biri de ani sıcaklık değişmesidir. Bir saatlik süre içinde 5.5°C’den fazla değişimin olması kaliksi çatlatır.

Işık:
Işık, karanfilin gelişmesi ve çiçeklenme kalitesi üzerine etkilidir. Yaz aylarında ışık yoğunluğunun çok fazla artması, sıcaklığı da artırmaktırır. Bunun sonucunda çiçek rengi açılır, kalite düşer, çiçekler küçülür. Bu dönemde gölgelendirme ile ışığın seraya girişi engellenmelidir. Kış aylarında ışık az, günler kısa olduğu için ilave ışıklandırma (m250W/m2-3 saat) yapılırsa çiçeklenme hızlanır.

Nem:
Sera içi neminin aşırı olması, örtü yüzeyinde yoğunlaşması istenmeyen bir durumdur. Nemin artması halinde, hastalıklar artar. İyi bir havalandırma ile bu sorun önlenmelidir.

Toprak İşleme ve Temel Gübreleme
Karanfilde kılcal kökler toprağın özellikle üst 30 cm’lik kısmında yoğunlaşmaktadır. Bu derinlikteki toprak tabakasının çok iyi işlenmesi gerekmektedir. Toprak öncelikle 30-40 cm derinlikte iki-üç kez sürülür.
Temel gübreleme toprak analizlerine göre yapılmalıdır.
Analiz yapılmamış ise, m2’ye 10-25 kg yanmış eski ahır gübresi ile 50 kg/da potasyum sülfat (K2SO4) ve 50 kg/da triple süper fosfat verilir. Dikim öncesi azotlu gübre vermek sakıncalıdır. Çabuk yıkandığından bitki tarafından kullanılmadan yıkanır. Gübreler toprağa karıştırılır, rotovatör çekilerek tesviye yapılır.

Yetiştiriciliğe başlamadan önce toprak dezenfeksiyonu yapılır. Böylece, topraktan kaynaklanan hastalıklar önlenir. Toprak dezenfeksiyonu yabancı otlara, nematodlara karşı da etkilidir. Dezenfeksiyon işlemi buharla (100°C ve 2 saat) veya kimyasal maddelerle (metil-bromid 50-100 kg/da *), basamid, vapam yapılabilir. Uygulamalardan sonra toprak bol su ile yıkanmalı, havalandırılmalıdır.

Yetiştirme Yerlerinin Hazırlanması
Yetiştirme yerleri, bir metre genişliğinde, 20-25 cm yükseklikte, 20-30 m uzunlukta yapılmalıdır. Yatak yüzeyi yere paralel olmalı, sağı solu çökmemeli, olabildiğince düz olmalıdır. Maksimum verim için serada yatak alanının fazla, yol alanının az olması istenir. Ancak, bu durum çalışmayı güçleştirecektir. Genel olarak sera alanının 1/3’ü yolara, 2/3’ü ise yetiştirme yerlerine ayrılır. Yolların genişliğinin 50 cm olması yeterlidir.

Karanfil Fide Dikimi
Dikim işine geçmeden önce karanfil fidelerinin ortam sıcaklığına gelmesi için soğuk hava deposundan seraya getirilmesi gerekir. Dikimde kullanılacak fidenin yeterince köklü, standart boyda, soğuk hava deposunda fazla bekletilmemiş olması gerekir.

Dikim mesafeleri; genelde iki çift sıralı dikim yapılır. Sıra üzeri 13-14 cm’dir. Sıra arası 20 cm, çift sıra arası mesafe ise 30 cm olarak, 4 sıralı düzenlenebilir. Hazırlanmış olan yetiştirme yerleri dikim için silindir veya iplerle işaretlenir.
Dikim sabah erken saatlerde veya akşam saatlerinde hızlı bir şekilde yapılır. Dikim, yılın her mevsiminde yapılabilse de, dikim zamanı toprağın ve havanın sıcak olması tutumu ve ilk gelişmeyi hızlandırması ve kuvvetli geliştirmesi yönünden yararlıdır. Dikim zamanını kararlaştırılırken, çiçek hasadının planlanan tarihi göz önünde tutulur. İzmir ve çevresinde genellikle Nisan-Temmuz arası dönemde dikilir.

Karanfil fidelerinin dikimi mümkün olduğunca yüzeysel yapılır. Derin dikimden kaçınılmalıdır. Dikim gerçek bir dikim değildir. Parmakla açılan çukur içine kök topu yerleştirilir. Kıyılarından hafif bastırılır. Üzerine toprak çekilmez. Dikim sırasında dikkat edilecek diğer konular,
a) Toprak nemli olmalı (gerekirse dikimden bir gün önce sulanmalı)
b) Fideler tek tek incelenmeli, hastalıklı ve zayıf fideler dikilmemeli.
c) Yaz dikimlerinde gölgeleme yapılmalı
d) Fidenin kök boğazı toprakla temas etmemeli, bu bölgedeki torf ve perlitler görülecek şekilde yüzlek dikim uygulanmalıdır.
e) Seranın tamamının dikimi bitmese dahi, dikimden sonra 20 dakika içinde yağmurlama sulama yapılmalıdır.


Sulama:
Dikimin ertesi gününden itibaren sulama çok daha önem kazanır. İlk 15-20 gün yalnız yağmurlama sulama uygulanır. Dikimden yaklaşık 15-20 gün sonra yeni kökler toprağa iyice tutunmuş olur. Bu dönemden itibaren damlama sulamaya geçilir. Her yatağa iki sıra damlama çekilmesi yeterlidir. Damlama ile yağmurlama sulama birkaç gün birlikte uygulanır. Daha sonra tamamen damlama sulamaya geçilir.
Karanfilde tutum aşamasından sonra yaprakların ıslanması istenmez. Hava şarlarına ve toprak yapısına göre sulama sıklığı ve miktarı ayarlanır. Sulamada dikkat edilecek konu fideyi kurutmamak, toprağı da aşırı çamur yapmaktadır.

Dikimden Hemen Sonra Yapılan İlaçlamalar
Fide dikiminden sonra ilk görülebilecek hastalık kök boğazı (Rhizoctinia solani) çürüklüğüdür. Bunun için dikimden 3-5 gün sonra 1.5-2.0 kg/da 150-200 litre su olacak şekilde Rizolex, fidelerin kök boğazına uygulanır.
Phnytum fusarium ve benzeri diğer fide hastalıklarına karşı Maneb-Captan-Benomyl etkili madde içeren ilaçlarla mücadele yapılmalıdır.

Uç Alma İşlemi
Karanfil dikildikten sonra tepe uzamaya başlar. Bu dönemde yan kardeşlerin gelişimini sağlamak, böylelikle çiçek verimini artırmak için sürgün ucu dipten itibaren 5-6. yaprak çifti üzerinden elle kırılarak koparılır. Bu işleme uç alma denir. Uç alma işleminden sonra yaprak koltuklarından yeni sürgünler çıkar. Bu sürgünlerde de ikinci bir uç alma işlemi yapılabilir. Kopma işlemi olmuyor ise, uç alma zamanı gelmemiş demektir.
Destekleme ve Ağ Yapımı
Karanfil bitkisi müdahale edilmeden gelişmeye bırakılır ise dik olarak büyüyemez. Bu nedenle gövdenin doğru ve dik olarak büyüyebilmesi için desteklenmesi gerekir. Karanfilin desteklenmesi, tel ve ipten yapılmış 17x15 cm’lik bölmeli ağın bitki üzerine kurulması ile sağlanır.

Tomurcuk Alma
Standart karanfilin çiçek sapı ucunda tek ve iri bir çiçek oluşturması istenir. Bu nedenle çiçek sapı üzerinde yaprak koltuklarındaki koltuk sürgünleri ve tomurcuklar elle aşağı doğru bükülerek, koparılır. Bu koparma işlemine koltuk sürgünü alma denir. Tepeden itibaren 7-8 boğuma kadar uygulanır. Sprey karanfilde çok sayıda çiçek gelişebilir. Ortada oluşan ana tomurcuk içini doldurduğunda ve fındık iriliğine geldiğinde sap dibinden koparılır. Geç kalındığında ana tomurcuğun ayırt edilmesi güçleşir. Karanfilde anne tomurcuk ve koltuk sürgünü oluşumu düzenli değildir. Hasada doğru işlem başlar. Bütün sezon hasat sona erinceye kadar devam eder.

Gübreleme
Karanfil yetiştiriciliğinde gübreleme sulama ile birlikte ele alınmalıdır. Gübrelemeye damlama sulamayla birlikte dikimden 20 gün sonra başlanır. Miktarı ve uygulama sıklığı toprak karakterine, mevsime, çeşide ve bitkinin gelişme dönemine göre farklıdır. Sulama ve gübreleme sıcak günlerde daha sık, soğuk kış aylarında daha seyrek yapılır.

Fazla gübreleme tuz birikimine yol açar ve toprak dengesini bozar. Bu sebeple, gübreleme toprak analizleri sonucuna göre yapılmalıdır. Gübreleme programı örneği Çizelge 1’de verilmektedir.
Bunun dışında besin maddesi takviyesi bakımından mikro besin maddesi noksanlığını gidermek için yapraktan gübreleme yapılır. Kireçli topraklarda görülen demir, mangan, çinko gibi besin madde eksikliklerinde demir ve iz element içeren gübrelerle yapraktan uygulama yapılır.


Tuzluluk
Karanfil tuza dayanıklı bitkilerden olmasına rağmen aşırı tuz konsantrasyonları, bitki gelişimi, verim ve özellikle kalite düşüklüğüne neden olur. Topraktaki tuzluluğun (EC) 1.7-2.5 arasında olması gerekir. Topraktaki tuz konsantrasyonu yüksek ise, koyu gri renkli ve sert dokulu gelişme olur.

Çiçek Hasadı
Hasat günün erken saatlerinde yapılmalıdır. Standart karanfilde en uygun hasat zamanı dıştaki taç yaprakların çiçek sapı ile 90° açı oluşturduğu yere paralel hale geldiği durumdur. Sprey karanfilde ise en az iki-üç çiçek tomurcuğu açmaya başlamış olması gerekir. Hasat sırasında dipten itibaren en az iki yaprak çifti bırakılmalı ve gözün biraz üzerinden keskin bir bıçak veya makas ile gevdirme yapmadan düz bir şekilde kesilmelidir. Kesilen çiçek ağdan zedelenmeden çıkartılmalıdır. Hasattan sonra çiçek mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde seradan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kesim yeri kurur ise sap su çekmez ve sapın tekrar kesilmesi gerekir.

Hasat Sonu İşlemler
Kesilmiş karanfiller çok hızlı olarak suya konulmalıdır. Su temiz bir su olabileceği gibi, STS (gümüş tiyosülfat) içeren (100 litre suya 200 cc) suda olabilir. Hazırlanan bu çözelti çiçeğin vazo ömrünü uzatır. Su çektirme en az 4-8 saat süreli olmalıdır.
Daha sonra çiçek sapının alttan 15 cm’lik kısmının tüm yaprakları alınır. Üstten goncayı geçmiş olan dallar gonca vb. fazlalıklar temizlenir. Pazar isteğine göre 5’li-10’lu 20’li olarak demet yapılır.

Demeti dış etkilerden korumak için, polyetilen, polypropilen veya beyaz kağıt silivler içine konulur. Siliv ve kutulama öncesi çiçekler iyice soğutulmalıdır, aksi halde yoğunlaşma olur. Daha sonra karton kutulara 500 adet çiçek olacak şekilde yerleştirilir. Kutu çok doldurulmamalıdır. Hazırlanan demetlerin aynı boyda olmasına özen gösterilir. Ayrıca işleme esnasında yaprak ve dallarda görülen yanık, hastalıklı dal ve yaprakların ayıklanması zorunludur. Yoksa kalite tamamıyla düşer.

Hazırlanan demetler depoda bekletilecek ise suya konmalıdır. Karanfil kesinlikle sebzeler veya meyveler ile birlikte depolanmamalıdır. Etilen zararı bu durumda artarak ortaya çıkar.

Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Hastalık ve zararlıları önleme daima tedaviden daha iyi bir yöntemdir. Kimyasal ilaçlardan mucize beklenmemelidir. Eğer sera içi koşullar hastalık oluşumu için uygun ise hastalığı kimyasal ilaçlama ile kontrol etmemiz güçleşir. Sera içi ve dışının temizliği, yabancı otlarla mücadele, sıcaklık ve nem, ilaçlama programı kadar önemlidir.

Hastalık için uygun koşullar yüksek nemdir. Yapraklar kuru tutulursa, hastalık azalır. Etkisi geniş olan ilaçlarla önleyici, rutin ilaçlama yapmak yararlıdır. İlaçlama bitkilerin güneş ışığına maruz kaldığı saatlerde yapılmamalıdır. İlacın yavaş kuruyacağı koşullar, akşam üzeri en uygun zamandır.

Yazılar Bilgi Amaçlıdır. İlaç Yerine Tedavi Amaç İçin Kullanmayınız.