|
|
Kuşburnu - Rosa
Canina
Kuşburnu Resimleri

Kuşburnu Bileşimi
Bileşimi; şekerler, sitrik ve malik asit, tanen, C, A, B vitamin
taşır.
Kuşburnu Faydaları
Hekim önerisine göre kullanılır.
Kuşburnu Çayı Hazırlanışı
Hekim önerisine göre kullanılır.
Kuşburnu Aksi Tesirleri
Çok kullanımda kabızlık yapabilir.
Kuşburnu Diğer İsimleri
Yabanigül, İtburbu, Köpekburnu, Gülburnu
Kuşburnu Botanik
Özellikleri
Kuşburnu meyvesi parlak kırmızı renkte, yumurtamsı
veya yuvarlak şekildedir.
İçi tüylü kılçıklı, 3-5 gram ağırlığında,
1-2 cm uzunluğunda olan Rosa Canina meyvelerinin yanında, Rosa Rugosa
meyveleri sadece et ve çekirdekten oluşan tüysüz yapısı, 6-8gr
ağırlığı, 3 cm'ye varan çapıyla farklılık gösterir.
Kuşburnu Çeşitleri
Rosa Rugosa türü
Kuşburnu meyveleri protein, şeker ve C Vitamini bakımından da
üstünlük gösterir.
Kuşburnu Türleri
Rosa Canina
Rosa Nitida,
Rosa Xanthina,
Rosa Moschata Herrm,
Rosa Spinoissima,
Rosa Mikrophylla,
Rosa Primulina,
Rosa Helenae,
Rosa Virginiana,
Rosa Setigera,
Rosa Rubiginoza,
Rosa Damascena,
Rosa Rogosa,
Rosa Sempervines,
Rosa Rubrifoliavillars,
Kuşburnu Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Kuşburnu
İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Sipariş İçin Tıkla
Kapıda ödeme kolaylığı.

Kuşburnu
Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
Kuşburnu İnternet Yazıları
Bitkisel Özellikleri
Cengiz Çiftçi
I- KÖK:
Kuvvetli bir kök yapısına sahiptir. Hem yüzeyde saçak kökleri, hem
derinde 3m'ye kadar inen kazık kökleri vardır. Kökler, hastalık,
zararlılar ve zor şartlara karşı mukavemetlidir. Kırmızı renkte ve
yumuşak etli yapıdaki bu kökler boya sanayiinde de kullanılır. Çok
bol kök sürgünü verir.
II- GÖVDE VE DALLAR: Gövdesi dikenli ve sağlam yapıdadır. 3 yaşına
kadar ancak 1cm çap oluşturabilir. Bir Kuşburnu gövdesinin bilek
kalınlığına ulaşabilmesi için onlarca yıl geçmesi gerekir. Bunun
için bitkinin dış görünüşü ağaç tipi değil, ocak şeklindedir.
Gövdeyle bütünlük gösteren dalları esnek ve genellikle dikenlidir.
Rosa Rugosa türünün dallarındaki dikenler zararsızdır. Bu da hasadı
kolaylaştırır.
Ocak çapı türlerine göre 1,5m (Rosa Rugosa) ile 3m (Rosa Canina)
arasında değişir.
İlki mayıs başında, sonuncusu eylül sonunda olmak üzere 4 periyod
açarlar. Kaliks (Çanak Yapraklar) uca doğru sivrilerek çok parçalı
durum almıştır. Petaller beyaz yada pembedir. Stomalar çok sayıda
(25 kadar) ve tüylüdür. Bol çiçek tozu üretirler.
Rosa Canina türünde Haziran ayında açan çiçekler 20 gün sonra
meyveye döner. Rosa rugosa da ise mayıs başında açmaya başlayan
çiçekler 40 günlük aralarla periyodlar halinde Ekime kadar
sürdürürler. Bunun için kuşburnu ocakları yaz boyunca birçok gülden
bile güzel görünürler. Bu da peyzaj çalışmalarında Rosa Rugosa
türünün kullanılmasını sağlar.
III- YAPRAKLAR : Yapraklar elips şeklinde, dişli, 3 ve 5 yaprakçıklı
yapraklar şeklindedir. Martta açan, kışın dökülen yapraklar sık ve
arkaları dikenlidir. Mat-yeşil renklidir. Fazla hassas olmamakla
beraber ülkemizde, hastalıklardan; küllenme, zararlılardan ise;
kırmızı örümcek kuşburnu yapraklarında görülebilir. Mücadelesi
kolaydır.
IV- ÇİÇEKLER : 5 Tac yapraklı çok hoş koku ve görünüme sahiptir.
çift evciklidir. 3-4cm çapında müstakil bulunan çiçekleri beyaz ya
da uçuk pembe renktedir. Rosa rugosa türünde ise 6-7cm çapında grup
halinde bulunan çiçekler çingene pembesi renktedir.
Rosa Canina'da ocağın her tarafına dağınık vaziyette bulunan
meyvelerin hasadı zorken, Rosa Rugosa'da meyveler son yıllık
sürgünün uçlarında salkım şeklinde olduğundan hasadı kolaydır. Etli
meyveleri koyu kıvamdadır. Tatlı mayhoş tadı vardır.
Meyve içlerinde türlerine göre farklılık gösteren 10-60 adet
çekirdek vardır. Rosa Canina'nın meyve oluşumu Eylül ayı iken, Rosa
Rugosada; Temmuz başı, Ağustos ortası, Eylül sonu ve Kasım ortası
olmak üzere 4 defa meyve hasadı yapılır.
Meyveler: %11,39 oranında şeker, %9,82 protein (Nurhan Akyüz ve
Ark.), 589mg/100gr C Vitamini (Rathore 1984) içerir. Potasyum,
Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor gibi vücuda gerekli elementler
de içerir.
Kimyasal bileşimi ise:%1,7-3.0 sabit yağ, %11 pektin asidi,%2.0-2.7
taneli maddeler, %2.4-4.0 kül, %10.0-13.7 invent şekeri, %0.6-2.4
sakkaroz,%11.6-15.6 toplam şeker,%3 elma ve limon asidi,%0.038
oranında portakal sarısı renginde uçucu yağ taşır. %22.8-38.0
arasında değişen oranlarda su ihtiva etmektedir. Ayrıca eser
miktarda Vanilin bulunur.
Kuşburnu meyvesi vitaminler bakımından da çok zengindir.
100gr meyvede:2,55-6,18mg Vitamin A,1700mg Vitamin C, Vitamin B1
,Vitamin B2 ve flavonitler içerir.C Vitamini kadar önemli olan ancak
üzerinde durulmayan P Vitamini özelliği gösteren Plavonitler
1100mg/100gr oranında bulunurlar (Yamankaradeniz 1983)
Kuşburnu en çok C Vitamininin diğer hiçbir meyvede olmadığı kadar
yüksek oranda olmasıyla dikkat çekmiştir.
Meyvesi lezzetli, tatlı ve mayhoştur. Tatlılığını veren şekerler;
bilhassa glikoz, ekşiliğini veren sitrik ve malik asit, kokusunu
veren asetik asit, rengini veren karotenlerdir. Ayrıca Provitamin A
kaynağı olan Karotenler de renk maddesi olarak 3,8mg/100gr gibi
fazla oranda bulunur. Bu da gıdaboyar madde olarak gıda
endüstrisinde kullanılmasını sağlar.
Rosa Nitida
Rosa Xanthina
Rosa Moschata Herrm
Rosa Moschata Herrm
YABANİ KUŞBURNU İLE ROSA RUGOSA ARASINDA KARŞILAŞTIRMA
ROSA CANİNA
ROSA RUGOSA
* Ortası tüysü kılçıklarla dolu olup üretimde kılçıklar istenmez
* Kılçıklar kuşburnunun meyve olarak tüketilmesini zorlaştırır
* Tüysü kılçıklar kesinlikle yoktur
* Meyve sadece et ve çekirdekten oluşur
* Haziranda çiçek açar
* Ağustosta meyve oluşumu ile yılda bir kez meyve verir
* İlki mayıs ortasında olmak üzere 4 kez Çiçek açar
* Sonuncusu Kasım sonunda olmak üzere 4 kez meyve verir
* Meyve iriliği ortalama 0,65cm3 olup şekli kızılcığa benzer
* Meyve iriliği 1,5cm3 olup şekli küçük domatese benzer
* Kış donlarına, aşırı sıcaklara, susuzluğa mukavemetlidir
* Kısa süreli donlardan etkilenmese de Ilıman iklimi sever
* Yıl içine dağılmış düzenli bir yağış rejimi ister
* Bitkinin her yerinde bulunan çengelli dikenler hasadı
zorlaştırır
* Dikenleri düz,sık ve küçüktür. Bir yıllık sürgünde ise
zararsızdır. Bu özellikleri ile dikenleri hasada zorluk çıkarmaz
* Meyveler çalının her tarafında tek tek , hasadı zor
* Meyveler sürgün uçlarında salkım şeklinde, hasadı kolay
* İlk ürünü 3. yıl verir
* Asıl verime ise 5.yıl yatar
* İlk ürünü birinci yıl verir
* Asıl verime 3. yıl yatar
* Yılda bir defa meyve alındığından dekara verim düşüktür
* Yılda 4 defa meyve alınabildiğinden dekara verim yüksektir
* Bitki ocak çapı ortalama 2,m olduğundan dekara daha az sayıda
ocak tesis edilir. (3m*2m ara gb.)
* Bitki ocak çapı ortalama 1,5m olduğundan dekara daha çok
sayıda ocak tesis edilir. (2,5m*1,5m ara vb.)
* Dikenli yapısı açık arazide çeper bitkisi olarak kullanılmaya
müsaittir
* Dikenli ama sıska yapısıyla bahçe aralarında çit olarak
kullanılabilir
* Uçuk pembe renkli taç yaprakları (çiçekleri) küçüktür
* Çiçeğinin taçyaprakları iridir
* Çingene pembesi renkte olup, güzel görünüşü süs bitkisi
olarak bahçe önleri ve yol kenarlarında değerlendirilebilir
* Endüstrisi için istenilen özellikleri daha azdır
* Laboratuar verilerine göre kuru madde miktarı, şeker ve C
Vitamini oranı daha fazladır.
* Soğuklama ihtiyacı vardır
* Soğuklama ihtiyacı yoktur
* Polen bolluğu ile 1 ay boyunca arıları kendine çeker
* Polen bolluğu ile aralıklarla yılda 4 ay boyunca arıları çeker
Şifa Kaynağı Olarak Kuşburnu
kuşburnu
Foto: Cengiz Çiftçi
Foto: Deniz Doğan
Foto: Deniz Doğan
Foto: Deniz Doğan
Kuşburnu meyvesinin tıbbi ve beslenme değeri konusundaki bilgiler
oldukça eskidir. Hipokrat zamanında iltihaplara karşı Ortaçağda ve
daha sonraki dönemlerde kan tükürmelere, dişeti kanamalarına, böbrek
meme safra taşlarına, tenyaya, yılancık hastalığına karşı
kullanılmıştır.
(Baytop 1984)
Ayrıca şeker hastalıklarına, yan ağrılarına ve ishale karşı
kullanımı çok yaygındır.
Ülkemizde de basur-hemoroid’e, raşitizme ve romatizmaya karşı şifa
bulunduğundan dolayı kullanımı yaygındır. Etkin bir kan
temizleyici,barsak yumuşatıcı, kurt düşürücü özelliğe sahip olan
Kuşburnu, C Vitamini zenginliğinden ötürü vücudun gelişmesini
düzenler.
(Yağmur ve ark. 1991)
C Vitamini, vücutta bağ dokusunun sağlam ve sıkı olmasını sağlayarak
soğuk algınlığı, nezle, grip ve diğer ateşli hastalıklara karşı
direncini artırır.
A ve E Vitaminleri ile birlikte antioksidan etki göstererek kanser
riskini önler, ayrıca fenolik maddelerle birlikte damar cidarlarının
sağlam olmasını sağlar. Sonuçta kanamaların önlenmesine yardımcı
olur.
Kuşburnu meyveleri yüksek oranda birçok vitamin ve mineral madde
içerirken bitkinin diğer organları ise tıbbi özelliğe sahip tanen,
glikozit ve flovenitler gibi organik maddeleri önemli miktarda
içermektedirler.
(İlisulu 1992 )
Özellikle bitkisel gıdalarla sağlanan gıda posasıyla A, C, ve E
vitaminlerine büyük işlevler yüklenmektedir. Refah toplumlarında
stres, bedensel hareket yetersizliği ile birlikte işlenmiş, doğaldan
uzaklaştırılmış, enerji ve protein yoğun gıdalarla beslenme başta
kalp damar rahatsızlıkları olmak üzere birçok müzmin hastalığı
beraberinde getirmektedir. Bu yüzden beslenmeden söz edildiği yerde
mutlaka yağ ve yağlı yiyeceklerin etkilerinin azaltılması, meyve ve
sebzelerin olabildiğince çok tüketilmesi önerilmektedir.
Kuşburnu ve ürünleri özellikle askorbik asit yani C vitamini ve
fenolik maddelere bağlanan P vitamini faktörü ile dikkat çekmekte ve
tanınmakta ve halk tarafından şifa niyetiyle tüketilmektedir. Tarih
boyunca Tıbbın şifa olarak kullandığı en büyük kaynak: tabiat
bitkileridir.
(Anon 1992; Cemeroğlu 1992)
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından 1996 yılında
‘doğrudan basım yöntemiyle kuşburnu tozu ve C vitamini içeren
tabletlerin basılabilme özelliklerinin incelenmesi’ konulu bir
çalışma yapılmıştır. Bu çalışmayla ülkemizde, ithal edilerek
satılmakta olan kuşburnu müstahzarına alternatif bir tablet formülü
geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla kuşburnu bitkisinden elde
edilen kuru toz ve C vitamini etken madde olarak kullanılmış,çalışma
başarıyla sonuçlanmış ve kuşburnu içerikli C vitamin sandoz
tabletleri üretilmiştir.
Bu meyve Hipokrat zamanında iltihaplara karşı ortaçağda kan
tükürmelere, dişetleri kanamalarına karşı, böbrek, mesane, safra
taşlarına, tenyaya, yılancığa, şekere yan ağrılarına, ishale karşı
kullanılmıştır. Bizde de basura ateşli hastalıklara karşı
kullanılmakta, dinçlik verici özelliğinden ötürü zinde kalmak için
çayı içilmektedir.
Günümüzde bu meyvenin başlıca önemi içinde çok miktarda C ve P
Vitamini içermesidir.
C vitamini Şayet yeteri derecede alınmazsa vücutta kifayetsizlik
belirtileri başlar. Bunu da konnektif dokudaki aksaklık yapar. Zira
böylelerinde intersellüler sement maddesinin normal depolanması
aksar. Kanama istidadı başlar. Yaraların iyileşmesi uzar.
Osteoblasiat layıkı vechile doku yapamaz. O zaman da kemik tuzları
yeter derecede depolanamaz. Neticede skobüt hastalığı meydana gelir.
Günümüzde bu kadar gıdasız kalınmadığı düşünülürse pratikte klinik
skobütü yerine daha ziyade sub-klinik C vitamini yetersizliği
görülür. Bu durumlarda ise şunlar hissedilir: Yorgunluk, kesiklik,
adale ağrıları. Bu şikayetlere paralel olarak (ilk 40 günde)
plazmadaki C Vitamini düşer. İdrardaki de azalır. Plazmadaki %0.3
mg. altına düşünce bunu lökosit ve trombositlerdeki (dokulardaki)
düşüklük takip eder. Ve 30-90 gün sonra bütün kandaki sıfır olur. Bu
devrede dışardan Cvitamini verilse ilk zamanda idrarda rastlanmaz.
Vücut evvela dokulardaki açıklarını kapatır. İdrara bütün açıklar
kapandıktan sonra geçer.
Klinik araz plazmadaki C Vitamini miktarı 0,1mg.’ın altına düşünce
kendini belli eder. Preskobütük devrede kandaki Cvitamininin sıfır
olduğu zamana rastlar. O zaman idrarda da sıfır olur.
Prof. Dr. Med. Tevfik E.USER’in Türk Hijyen ve Tecrübi Biyoloji
Dergisi (1967) 27(1)
YETİŞTİRİCİLİK
Kuşburnu Yetiştiriciliği
Foto: Cengiz Çiftçi
Tarımda çalışanların maalesef ancak fakirlik kazandıkları ülkemizde,
tarımıyla uğraşana zenginlik veren nadir tarım ürünlerindendir
kuşburnu. Faydaları, kullanım alanları ve her alanda kıymeti bilinen
kuşburnunun bugüne kadar kültüre alınmış bahçe tesisi ülkemizde
maalesef kurulamamıştır. Yabanisi olarak tanımlayabileceğimiz Rosa
Canina türleri gerek hasadının ve işlemesinin zorluğu nedeniyle
gerekse dikenli yapısıyla bahçe tesisine uygun görülmeyişi nedeniyle
dağlarda tabii haliyle yetişmiştir. Dağlarda çobanlar ne topladıysa
fabrikalar o kadarıyla yetinmek zorunda kalmışlardır. Kuşburnu
işleyen fabrikalar bazı yıllar üreticiye bu yabani türün fidanlarını
kıraç yamaçlara, susuz dağ ve tepelere dikmeleri için dağıtmışsa da
istenilen kaplama bahçeler bir türlü tesis edilememiştir. Umut
ediyoruz ki: bundan sonra üreticilerimize kültüre alınmış- üstün
vasıflı tür olan Rosa Rugosa kuşburnu dikimi tavsiye edilsin.
Kuşburnu işleyen fabrikalarımızın kuşburnu meyvesi ihtiyacının
karşılanıp kuşburnu ürünlerinin pazarda daha bol miktar ve çeşit
olarak tüketiciye sunulması için Rosa Rugosa türü kuşburnunu
bahçelerimize dikmeli ve yaygınlaştırmalıyız. Yılın sadece 4 ayında
çalışan 8 ayında hammadde yokluğundan susan bu fabrikalar iç
piyasadaki kuşburnu ürünü ihtiyacını karşılamakta da zorluk
çekmektedirler.
Bu anlatılanlar doğrultusunda pazar sıkıntısı olmayan, bahçe
tesisinden hasadına kadar önemli bir zorluğu bulunmayan Kuşburnu
yetiştiriciliği kısa sürede Ülkemizin birçok bölgesinde
yaygınlaşmalıdır.
Kuşburnu tarımının çok özel bir bakımı, emeği ve masrafı yoktur. Ama
tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi bunda da daha iyi bakım daha iyi
sonuç verir.
Nerelerde Yetişir?
Rosa rugosa türü kuşburnu iklim, toprak, güneşlenme, rakım gibi
isteklerinin karşılandığı her yerde yetişir. Bu istekler ayrıntıları
ile sitemizin ilgili bölümlerinde yayınlanmıştır. Burada altını
çizmemiz gereken istekleri: yabanisinden farklı olarak yağışı fazla
olan bölgelerde yada sulama imkanı olan arazilerde yetiştirilmesi
gerektiğidir. Bir de rakım konusunda yabani kuşburnuna nazaran daha
düşük rakımları tercih eder. Mesela 1000m.nin üzerinde dikilen
kuşburnu meyvelerinin hem daha küçük hem de yılda sadece 2 defa
verdikleri gözlemlenmiştir. Özel bir toprak isteği yoktur.
Güneşlenmeyi sever.
Bu arada dere yatakları, yamaçlar, taşlık araziler, baraj havzaları
gibi 2. sınıf tarım arazilerinde de iyi sonuç alınan Rosa rugosa’yı
1.sınıf tarım arazisine dikmek, eğer daha kıymetli bir ürün
yetiştirecek imkan varsa israftır. Çünkü ülke toprakları en verimli
şekilde değerlendirilmelidir.
Arazi sınırlarında çit olarak kullanmak gerekir. Hem çit parasından
daha ekonomiktir, hem daha etkilidir, hem de arazinin görünümü
peyzaj açıdan çok güzel olacaktır.
İklim İstekleri
kuşburnu
Foto: Cengiz Çiftçi
Rosa Rugosa türü Kuşburnunun yabani kuşburnulara göre iklim
istekleri biraz farklıdır. Rosa Rugosa daha ılıman bir iklim ister.
Yıllık en az 1000mm3/cm2 yağış isteği vardır. Üstelik bu kadar
yağmur miktarı birkaç mevsimde değil, yılın her ayına dağılmış
vaziyette olmalıdır. Onun için yağışı az olan bölgelerde Rosa Rugosa
türü kuşburnu tarımı yapılması düşünülüyorsa özellikle kurak geçen
yaz mevsimlerinde su ihtiyacını ikame edecek kadar sulama imkanı
olacak arazilere dikilmelidir. Fazla yağış (yoksa sulama), bitki
gelişimini ve meyve iriliğini doğrudan etkilemektedir. Rosa
Rugosa’da sürgünlerin kuvvetli oluşu salkımda meyve adedine ve
iriliğine etki eder. Bitkide gelişme devam ederse meyve salkımının
altında yeni sürgünler oluşmakta ve bu sürgünlerde de meyve salkımı
teşekkül etmektedir. Dolayısıyla yağış veya sulama iri meyve ve bol
verim demektir.
Soğuklama ihtiyacı yoktur.Kar ve doludan hoşlanmaz ama kar ve dolu
Rosa Rugosa’yı öldürmez. Literatürde –10 °C’nin altında 10 gün süren
donlarda Rosa Rugosa’nın son yıllık sürgünlerinin donduğu yazılıdır.
Kışları bu derece soğuk olan bölgelerde Rosa Rugosa türü kuşburnu
tarımı yapmanın memnuniyet verici olmayacağı söylenebilir.
Rosa Rugosa çiçeklerini Mayıs ayında açtığı için ilkbahar son
donlarından da etkilenmez. Ancak kışların erken bastırdığı yıllar
Kasımdaki 4. periyot meyveler çağla halindeyken kışa
yakalanabilirler bu durumda 4. olum meyveler turşuluk olarak
değerlendirilebilirler.
Yaz ayları ortalama gündüz sıcaklığının 18-38 °C olması meyve
oluşumu için optimum verim demektir. İyi güneşlenme hem meyve
olgunlaşmasını hızlandırır. Hem de meyve içi aromaları artırıcı
olumlu bir faktördür. Ayrıca sürgün oluşumu ve sürgünlerin
güçlenmesi de ancak güneşlenmeyle mümkündür. Gölgelenme isteği
yoktur. Açık arazilere ve güneşi iyi alan yerlere dikilen Rosa
Rugosa’lardan ,ağaç altlarına, dere kenarlarına ve yamaçlara
dikilenlere göre hem daha çok hem de daha iri ve lezzetli meyve
alınmıştır.
Bitkinin vegetatif yapısı şiddetli rüzgarlardan bile zarar görmez.
Ancak çiçek döllenme zamanı aşırı rüzgarlar döllenmeyi
etkileyebilir. Bu duruma müsait yerlerde belirli rüzgarlara açık
arazilerin bu cepheleri kavak gibi rüzgar kıran ağaçlarla
kapatılmalıdır.
Nem bu tür kuşburnunun istediği husustur. Rize bölgesinde daha iyi
gelişmesinin en önemli faktörlerinden biri budur. Kuru havası olan
bölgelerimizde de varsa; dere, göl yakınına dikmek daha
avantajlıdır.
Toprak İstekleri
Oldukça ekstrem toprak şartlarında yetişebilmektedir. Kumlu
topraklarda daha iyi bir gelişim göstermekle (Makarova ve
Kharitonova 1974 ) birlikte en iyi gelişmeye besin maddelerince
zengin, gevşek humuslu topraklarda sahip olmaktadır. (Gökmen 1973 ;
Yamankaradeniz 1982 ; İlisulu 1992 )
Rize’deki bahçelerimizden Ph’ı 4,5 olarak ölçülen Doğu Karadeniz
sarı toprakları cinsinden toprağa sahip arazide de, Ph’ı 6 olarak
ölçülen kireçsiz kahverengi orman toprakları görünümündeki toprağa
sahip bahçede de geçirimli kumlu topraklı dere kenarında ve daha
önce işlenmemiş yüksek rakımlı dağ eteğinde de hep olumlu sonuç
alınmış, gerek bitki gelişimi ve gerekse meyve oluşumu bakımından
Rosa Rugosa türü kuşburnunun fazla bir toprak seçiciliğinin olmadığı
görülmüştür.
Ancak nispeten en iyi gelişim ve verimin gevşek ve humuslu
topraklarda olduğunu gözlemlediğimizi söylemeliyim.
Kuşburnu Fidanları Ne Zaman Dikilir?
Kuşburnu fidanlarının dikim mevsimi sonbaharda yaprak dökümünden
sonra başlar ilkbaharda ağaçlara su yürümesine yani tekrar yaprak
açmaya başlamasına kadar devam eder. Kısaca aralık ve nisan ayları
arası dikim mevsimidir.En iyisi de kışı ılık geçen yerler için
sonbahar sonunda, kışı soğuk geçen yerler için erken ilkbaharda
dikmektir.
Dikim mevsimi dışında da fidanlar tüpte-topraklı iseler
dikilebilirler. Kuşburnu fidanlarının üzerinde yaprak varsa kökleri
topraklı olacak şekilde satılmalı (mesela tüpte, torbada), eğer
yaprak döktükten sonraki mevsimde isek çıplak vaziyette fidanlar
satılıp alınabilir, dikilebilir.
Dikim için toprağın çamur olmadığı zaman seçilmelidir. Güneşin
etkili olmadığı zamanda dikim yapılması daha iyidir. Fidan dikmeye
başlarken tüm fidanlar araziye yayılmak yerine fidanlar toplu halde
rüzgar ve güneş gibi kökleri kurutucu ortamdan uzak yerde tutulmalı,
toprağa girecekleri zaman çıkarılmalıdır.
Kuşburnunun Diğer İstekleri
Bitkimiz bir çok bölgeye ve şarta kolayca adapte olabilecek
özelliklere sahiptir. Bundan ötürü Rugosa türü Kuşburnunun yetişmesi
için şart değil ancak daha iyi yetiştirebilmek için sevdiği
ortamları anlatmaya devam edelim:
Literatürde Kuşburnu bitkisinin 2000m’ye kadar yaygın bir şekilde
yetiştiği bildirilmektedir. Ancak bu rakım Rosa Rugosa için geçerli
değildir. Zira yüksek kesimlerde bu tür kuşburnunun dayanamayacağı
kadar soğuk kışlar geçebileceğinden son yıllık sürgünler uzun süreli
donlardan etkilenir.Rosa Rugosa türü kuşburnu yabanisine göre daha
düşük rakım ister. Bizim deneme bahçelerimizin çoğu 0–100m
rakımdadır ve çok olumlu sonuçlar aldık.
Rosa Rugosa ocaklarında kendini dölleyen çiçekler vardır. Zaten bol
çiçek verimi olan bu ocaklarda döllenme rüzgarla mümkündür. Ancak
çevrede döllemeye yardımcı olacak arıların bulunması daha fazla
meyve oluşumunu sağlar. Döllenme için bir dönüm kuşburnu bahçesi
için koyulacak bir kovan arı yeterlidir.
Özellikle şehirlerarası yol ortaları ya da yol kenarlarına dikilecek
Rosa Rugosa’lar için karbon monoksit gazının meyveye ölümcül etkisi
yoktur. Rize-Derepazarı sahil yoluna dikilen kuşburnu ocaklarından
alınan meyvelerin tahlilinde zararlı maddeye rastlanmamıştır.Yalnız
bu gaz ve tozlarda ötürü bitki gelişimi yavaş olmuştur.
Rosa Rugosa türü kuşburnunun dikileceği arazinin meyilli olması
durumunda en az 1,5m genişliğinde set yapılarak dikim işlemine
başlanması gerekir.
Dikim Sonrası Bakım
Dikimin hemen ardından mutlaka yapılması gereken: can suyu
vermektir. Kuşburnu fidanlarını direk ya da çardağa bağlamaya gerek
yoktur. Esnek dal ve gövde yapılarıyla rüzgar, kar örtüsü gibi
şartlarda kırılmazlar. Soğuklarda kapatılmaya, kısa süreli donlarda
dumanlamaya ya da çok sıcakta gölgelemeye ihtiyaç duymazlar. Zor
şartlara karşı mukavemetlidirler.
1- Sulama: Rosa Rugosa türü kuşburnular suyu çok severler. Yıllık
yağış miktarları yıllık 1000mm3'ün üzerinde olan bölgeler için
sulama gereği yoktur.(Doğu Karadeniz Bölgesi gibi.) Ancak bu
miktarın altında yağış alan bölgelerde kuşburnunun su ihtiyacı
sulama ile ikame olmalıdır. Ayrıca kurak geçen yazlarda çiçek-meyve
dönemi olduğu için yapılacak sulamalar meyve oluşumu için
faydalıdır. Susuzluğa karşı çok mukavemetli olan yabani kuşburnunun
şartları ile karıştırılmamalı, Rosa Rugosa için su hayati önem
taşımaktadır.
2-Verilebilecek Gübreler: Her tarım ürününde olduğu gibi Rosa Rugosa
türü Kuşburnunda da iyi bakım iyi sonuç getirir. Fidan dikiminde ve
en geç 2 yılda bir verilecek çiftlik gübresi toprağın yapısını
koruyarak gevşemesini ve bitki besin maddelerini daha iyi almasını
sağlayacaktır. Bunun yanında kuşburnu bitkisinde gübre uygulaması,
yeni sürgünlerin meydana gelmesini, bitki gelişimini, meyve
iriliğini, meyve ağırlığını, ocak başına verimi ve meyve eti oranını
önemli ölçüde artırmaktadır.
Gübre uygulamasında dekara 4-5 kg. azot, 3-5 kg. fosfat ve 8kg.
potasyum şeklinde kompoze gübre verilmesi gerekir: 1,5;1 ;2,5
oranında N; P2O5; K2O (Chan 1961 ; Nitransky 1974 ) Gübre uygulaması
ile verim kontrole göre önemli ölçüde artmaktadır. Nitekim yapılan
bir çalışmada kontrolde 4.66 kg./ ocak olan verim NPK uygulaması
sonunda 7.58kg /ocak olacak şekilde yükselmiştir.(Nitransky 1974 )
Bu gübreden dönüme 30kg olacak şekilde toprağa verilmesi uygundur.
3- Hastalık ve zararlılarla mücadele : Kuşburnu bitkisi doğal
şartlarda hastalık ve zararlılara karşı oldukça mukavimdir. (Jacobi
1994 ) Her ne kadar Rosa seleksiyonlarının maruz kalabilecekleri
kök, dal ve yaprak zararlıları bakteri ve mantar hastalıkları varsa
da (Onufirieva ve Timoshenko 1984 ) Rosa Rugosa gibi C vitamini ve
plastid pigment içeriği yüksek olan türler hastalık ve zararlılara
karşı daha dayanıklıdır. (Plakhova 1974 )
Bugüne kadar ülkemizde bazı bölgelerimizde görülen kuşburnu
zararlısı: kırmızı örümcek, hastalığı ise küllenmedir. Herhangi bir
hastalık ve zararlı ile karşılaşıldığında hepsinin teşhis ve
tedavisi tespit edilmiştir. (Prof. Mehmet SEREZ Kafkas Üniv. Orman
Fak.)
4- Budama : Kuşburnunda budama verim ve kaliteyi artırmaktadır. (Kraer
1973 ; Jacobi 1994) İki yılda bir yapılacak ince, zayıf, şekilsiz ya
da ölü dalların kesilmesi şeklindeki budama hem ocağı her açıdan
sağlıklı kılacak hem de bakım ve hasat kolaylığı sağlayacaktır. 4-5
yılda bir ocak dibinden yapılacak gençleştirme budaması ise ocağı
canlandıracak, sürgün ucundaki meyve salkımında sayının artmasına ve
meyvelerin irileşmesine neden olacaktır.
Rosa Rugosa'da yaprakların bol olması ve meyvelerin yıllık sürgün
uçlarında salkım şeklinde bulunması hasat işlerini
kolaylaştırmaktadır. Rosa Rugosa türü kuşburnu,meyvelerini hep son
yıllık sürgünde verdiği için bitkide bol sayıda yeni sürgünün olması
istenir. Bunu da sağlayacak olan budamadır. Yine, meyveler son
yıllık sürgünde olduğu için budama, budandığı yıl için de ürün
kaybına sebep olmaz.
Budama; keskin bıçak, budama makası gibi aletlerle, kesilmiş yüzey
dümdüz olacak ve dal kabuğu tahriş olmayacak şekilde yapılmalıdır.
Kuşburnunun Çoğaltılması
Tohumla Çoğaltılması
Kuşburnu meyvelerinin çok sayıda (20-40 adet/meyve ) tohum bulunması
tohumla çoğaltmada meyve ve bitki özellikleri bakımından türlere
göre farklı derecede varyasyon ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. (Nybom
ve Carlson 1992 ) Kuşburnu tohumları yüksek oranda absisik asit
içerdiklerinden (ABA) kolay çimlenmezler. (Gönüllü ve Çakırlar 1990)
Dinlenme halindeki Kuşburnu tohumlarını çimlenme olgunluğuna
getirmek için katlama, asit ile aşındırma ve hormon ile vitamin
uygulamaları yapılmaktadır. (Serebryakova ve Kalanova 1978 ; Karakoç
ve Aydın 1989 )
Katlama uygulamasında tohumlar ıslak nehir kumu içinde +5°C’lik bir
ortamda 90-120 gün tutulmaktadır.
Asitle aşındırma işleminde ise tohumlar 5 dakika konsantre H2SO4
içinde tutulmaktadır. Ekim işleminden önce tohumların 5 dakika asit
ile aşındırılmaları çimlenmeyi %24-60 oranında artırmaktadır.
Kuşburnular için direk araziye en uygun ekim zamanı: eylül sonu, en
uygun ekim derinliği ise: 2,5 cm.dir. (İskenderov ve Ragimov 1973 )
Tohumların alınma zamanı da çok önemlidir. Yüksek oranda çimlenme
elde edilmek için en uygun tohum alma zamanı: kuşburnuların
kızarmaya başladıkları dönemdir. (Raev 1976 )
Ancak aynı tür kuşburnu elde etmek için tohumla üretim sakıncalıdır.
Çıkacak çöğür ve fidanlar farklı tür olabilir.
Biz kuşburnunun tohumla çoğaltmasını değişik amaçla çalışma
yapabileceklere katkısı olur hesabıyla yazdık. Rosa Rugosa türü
kuşburnuyu bu yolla çoğaltıp bahçe tesis etmeyi düşünenler, çıkacak
fidanların yabani tür olduğunu göreceklerdir. Onun için Rosa
Rugosa'nın çoğaltma işlemi anlatacağımız diğer yöntemlerle
olmalıdır.
Kök Sürgünü İle Çoğaltılması
Kuşburnu bitkisi fazla sayıda kök sürgünü verdiği için kök sürgünü
ile kolayca çoğaltılabilmektedir. Kök sürgünleri bitkinin ana
gövdesinden oluştuğundan sürgünler de bitkiyle aynı karakterde
olacaklardır. Ancak, üretilecek fidanların fazla sayıda olması söz
konusu olduğunda bu yöntem yetersiz kalacaktır.
(Nilson 1972 )
Aşı İle Çoğaltma
Kuşburnu bitkisi dikenli bir yapıya sahip olduğu için aşı ile
çoğaltmak zahmetli ve tutması açısından riskli bir iştir. Yine de
yabani türler üzerine aşılama çalışması yapılacaksa, diğer gül
çeşitlerinin aşılanması gibi aşılama yapılmalıdır.
Daldırma İle Çoğaltma
Kuşburnu bitkisi kolayca eğilebilen uzun dallara sahip olduğundan
daldırma usulü ile çoğaltma için uygundur. Toprak altına gömülecek
kısımda dalın belirlenmiş yerden zedelenmesi kök oluşumunu
kolaylaştırır.
Doku Kültürü İle Çoğaltma
Kuşburnu bitkisi değişik doku kültürü ile çoğaltmada explant başına
2-3 arasında bitki oluşmaktadır. Doku kültürü ile çoğaltma özellikle
çok sayıda fidan elde etmek için kullanılmaktadır. Ancak köklenmede
zayıf kaldığı görülmüştür.
(Short ve Roberts 1991 )
Çelikle Çoğaltma
Mevcut çoğaltma şekilleri içinde en uygun ve ekonomik olandır.
Çelikle çoğaltmada köklenme oranı üzerine; çelik alma zamanı,
hormon dozu ve çelik tipi büyük etki yapmaktadır. Çelikler
üzerindeki göz sayısının artması da köklenme oranını artırmaktadır.
Kuşburnu çelikleri genetik özellikleri gereği genellikle zor
köklenmekte, ancak hormon uygulamasıyla köklenme oranları önemli
ölçüde artmaktadır. Hormon uygulamaları dışında çeşitli vitamin
(özellikle Ppve B1 ) uygulamaları hormonsuz çeliklere göre köklenme
oranını 7-10 kat artırmaktadır. Oksin grubu içerisinde yer alan
hormonlar arasında en iyi sonucu İBA (İndol Buturik Asit )
vermektedir. Kuşburnunda dikensiz tiplerin köklenme oranları
dikenlilere göre daha yüksektir.
Kuşburnu bitkisinin köklenme oranları hakkındaki bilgiler yukarıda
anlatılmıştır.
Bununla beraber bizim çalışmamızda Rosa Rugosa türü kuşburnu
bitkisinin çelikle çoğaltılmasında ilk yıl köklenme problemi
yaşandı. Sonraki yıl yukarıda anlatıldığı üzere NAA (Naftalin Asetik
Asit) ile vitamin uygulaması yapıldı. %90 oranında çelikler
köklendi. Sonraki yıl ise bu ilk yıllarda elde edilen bitkilerden
alınan çelikler hiçbir vitamin uygulamasına tabi tutulmadan tavalara
yatırıldı. Son derece sağlıklı bir köklenme ile yine %80 gibi
yaklaşık bir oranla çeliklerden fidan elde edildi. Kısaca ilk yıl
yaşanan köklenmemenin sebebi ayrı bir araştırma konusu olarak
istisna tutulursa Rosa Rugosa türü kuşburnu bitkisinin çelikle
çoğaltılmasında bir problemin olmadığı, köklenme kabiliyetinin
yüksek olduğu, bundan sonra da bu tür kuşburnu fidanlarının fazla
sayıda çoğaltılmak isteniyorsa bu yöntemin en uygun yöntem olacağını
söyleyebiliriz.
Fidan Seçimi
Kuşburnu tarımı yapılmaya karar verilmişse Rosa Rugosa türü gibi
geliri emeğini karşılayacak üstün nitelikli kuşburnu türü ile
yapılmalıdır.
Rosa Rugosa’nın Özellikleri
Yılda 4 defa meyve veren içinde tüyleri olmayan bu iri meyvelerinin
C vitamini, protein ve şeker oranları bakımından da üstünlüğü tespit
edilen Rosa Rugosa türü kuşburnunun fidanları çalışmamız boyunca
anlatılan uygun yerlerden temin edilebilir. Fidanlar Tarım Bakanlığı
Sertifikalı yerlerden temin edilmelidirler. Fidanların yabanisi ile
karıştırılmaması lazımdır.
*
Rosa Rugosa türü fidan gövdeleri çok sık neredeyse birbirine
bitişik düz dikenlerle kaplıdır.
*
Yabanisi ise güllerinki gibi seyrek ve çengelli dikenlere
sahiptir.
*
Fidan köklerinde; köklenme yeterli derecede olmalı, düz çubuk
görünümlü fidanlar tercih edilmemelidir.
*
Dallanmalarından fidanın bir yaşını aşmış olduğunu
anladığımızdan dallı olması tercih edilmelidir.
*
Dikim mevsimi (Aralık-Nisan arası) çıplak olmasında sakınca
yoktur. Ancak mevsim dışı fidan dikimi yapılacaksa, fidanlar mutlaka
uygun tüplerde topraklı olmalıdır.
*
Fidan gövdelerinin;kırılmalara, ezilmelere maruz
kalmamaları,derilerinin zedelenmemesi, köklerinin kurumuş olmamaları
lazımdır.
*
Fidan boylarının 40-50 cm civarı olmaları standarttır.
Görünümleri: üzerlerinde sürgün gözleri olmalı, gövdeleri
canlılığını fark ettirmeli, dalları esnek olmalı, hemen
kırılmamalıdır.
Canlılığından şüphe edildiğinde bir dal ucu kırılarak kontrol
edilebilir. Bu durumda susuz, kuru ve kemen kırılmış olan koyu
kahverengi dal kurumuşluğun belirtisidir.
Meyve iriliği: 3 cm. çapında, 6-8 gr. ağırlığında
(yabanisinden 2,5 kat daha iri)
Meyve verimi: 4 periyotta verdiği için yığılma olmaz. Bir
ocaktan bir yılda 6-8 kg kuşburnu meyvesi alınır. Bir dönüm bahçeye
350 fidan dikilirse 2 tonun üzerinde meyveyi bir dönümlük bahçeden
almak mümkündür. (Yabanisinden bir ocaktan 2,5-3 kg meyve alınır.
Bir dönüme 150 ocak tesis edilebilir. Bir dönüm yabani kuşburnu
bahçesinden bir yılda ancak 500 kg meyve elde edilir.
Dikensizlik: Kuşburnu çeşitleri arasında dikenleri en az
zararlı olan türdür.
Erkencilik: Birinci yıl meyve gösteren ve üçüncü yıl asıl
verime yatan bu tür kuşburnunun üstün özelliklerinden biri de
erkenci çeşit olmasıdır.
Meyve- çekirdek oranı: %70 meyve eti oranıyla diğer tüm
türlere üstünlük sağlar.
Kuru madde oranı: %31,61 (ekstrat tayin oranı endüstrisinde en
önemli kriterdir ve bu üstünlük Rosa Rugosa’nındır.)
o
Suda eriyebilir kuru madde oranı: %23,4 dür.
o
Askorbik asit (C vitamini) miktarı: Tüm meyve ve
sebzelerden fazla: 589mg/100gr.dır.
o
Renk Maddeleri
o
Rosa Rugosa’da Provitamin A kaynağı olan karotenlerin 7
çeşidine rastlanmıştır. Ayrıca Favonitlere 1100mg/100gr. oranında
rastlanmıştır.
Nasıl Dikilir?
Toprak, iklim ve diğer istekleri daha önce sıralanan Rosa Rugosa
türü kuşburnu bahçesi yapmayı uygun gördüğümüz arazi önce dikime
uygun hale getirmeliyiz. Bunun için:
Arazimiz eğer meyilli ise; setleme-teraslama yapılmalıdır. Setleme
işlemi hem erozyon dediğimiz toprakların akıp gittiği trajediyi
asgariye indirir, hem toprağa vereceğimiz çeşitli gübrelerin
zayiatını önleyecektir, hem de set sayesinde muntazam bir
yeknesaklık sağlanan ocaklarımızda bakım, hasat ve mücadele
işlerinin daha kolay yapılması mümkün olacaktır. Setlemeden sonra
gerekiyorsa set diplerine su drenaj kanalları açılması
unutulmamalıdır.
Sert rüzgarlara açık arazilerde rüzgarın geliş yönüne rüzgar kıran
ağaçlar dikilerek rüzgarın etkisi azaltılmalıdır.
Fidan dikilecek arazi ot, diken gibi zararlı bitkilerden ve gölge
yapacak ağaçlardan temizlenmelidir. Otlanma, ergin kuşburnu
ocaklarına zarar vermese de yeni dikilmiş olan fidanları boğabilir.
Fidan dikiminden önce yapılacak 30 cm derinliğinde bir karizma o yıl
için otlanmayı önleyecek, fidanların yağışı ve yüzeydeki bitki besin
maddelerini daha iyi almalarını sağlayacak ve havlanan bu toprakta
köklerin gelişimi daha iyi olacaktır. Karizma sırasında çıkan kök ve
taşlar da araziden uzaklaştırılmalıdır.
Sonra fidan çukuru açma işi gelir. Arazinin meyil ve güneş alma
durumu dikkate alınarak set ve sıra araları belirlenmeli ve bir ip
yardımıyla düzgün şekilde işaretledikten sonra kazım işine
başlanmalıdır. Biz normal şartlarda 2,5m set arası, 1,5m sıra arası
olacak şekilde dikim yapılmasının uygun olacağını düşünüyoruz.
Geniş alanlarda dikim yapılacaksa düzgün bir bahçe planlaması
aşağıdaki gibi yapılabilir: Dikimden önce fidanların geleceği yerler
dikim kazıkları ile işaretlenir. Bu maçla ilk olarak yeterli
uzunlukta bir ip alınır. Bu ipin üzeri ocaklara verilecek aralığa
göre renkli bezlerle veya iplerle işaretlenir. Bundan sonra ip
bahçenin üst kenarına düzgün bir şekilde gerilir. Bu hat çekilirken
sıra arası uzunluğun yarısı kadar olmak üzere bahçe sınırından
içeriye girilir. İpteki işaret yerlerinin toprak üzerine düştükleri
yerlere birer kazık çakılır. Bundan sonra ip kaldırılır ve daha önce
çekilen ipe tam dikey gelecek şekilde bahçenin yan tarafına çekilir.
Bu kısım da set arası olacaktır. Ve mesafeler ona göre
ayarlanmalıdır. Sonra karşı tarafa geçilir ve orası da işaretlenir.
Bundan sonra işaretli ip karşılıklı iki kenar arasına ve
kenarlardaki işaret noktalarından tutularak gerilir. İşaret
noktalarına kazıklar çakılarak bütün alan bu şekilde işaretlenmiş
olur.
Daha sonra işaretli noktalarda 40cm çapında çukurlar açılmalıdır.
Açılan çukurları bir müddet bekletilerek havalandırmak fidanlar için
faydalıdır.
Dikimden önce kuşburnu fidanlarına dikim budamasına gerek yoktur.
Ancak eğer varsa söküm sırasında ezilen,zedelenen ve kopan kökleri
sağlam yerlerine kadar kesme işlemi olan: kök tuvaleti yapılabilir.
Fidanlar; 1/3 çiftlik gübresi, 1/3 kumlu toprak ve 1/3 humuslu
toprak karışımı harçla yarıya kadar dolmuş olan çukurların içine
indirilmeli, yine üstünü bu harçla doldurup, kök ve gövdesine zarar
verilmeden dikilmelidir. Bu karışıma gerek duyulan topraklarda iki
avuç kadar NPK gübresi de ilave edilebilir. Çok asitli topraklarda
ise dikim toprağına bir avuç (dekara 300kg. tarım kireci
konulabilir.)
Fidanlar ilk dallara kadar toprağa gömülmelidir. Yani kök ve
gövdenin dallara kadar olan kısmının tamamı toprakla kapanmalıdır.
Fidan dikiminden sonra çiğneyerek toprak sıkıştırılmalıdır.
Ve mutlaka dikimden sonra can suyu verilmelidir. Fidan dikiminden
sonra bu ilk sulama köklerin uyanması, dikim sırasındaki toprak
boşluklarının dolması gibi sebeplerle çok önemlidir.
(Nitranshy 1976 ; Kühn 1992; Nybom ve Carlson 1992 )
Hasat
Rosa Rugosa türü Kuşburnu meyveleri tam kızardıkları ama henüz
yumuşamadıkları dönemde Toplanmalıdırlar. Bu, meyvenin normal irilik
ve rengi ile tat ve aromasını aldığı zamandır.
Yapılan araştırmalara göre kuşburnunda en fazla C vitamininin
bulunduğu dönem: sarı olgunluk döneminden kırmızı olgunluk dönemine
geçiş aşamasındadır. Onun için kuşburnu meyvelerini dalında fazla
olgunlaştırmamak gerekir.
Rosa Rugosa'nın hasadı hava şartlarının gidişatına bağlı olarak:
Temmuz başı, Ağustos ortası, Eylül sonu ve Kasım ortasında olmak
üzere yılda dört defa yapılır. Hasat yılda 5-6 aya yayılınca bir
izdiham söz konusu olmaz ve üreticiler meyve toplamak için
zorlanmazlar. Ayrıca her periyot meyve toplanması da geniş
zamanlıdır. Hamlıktan kurtulup fazla olgunluğa erişmeye başladığı
zamana kadar 10-12 gün toplamak için zaman vardır. Onun için hasat
zamanının çabucak geçmesi, meyvenin bu yüzden zayi olması
kuşburnunda söz konusu değildir. Meyveyi sabah ve akşam serinliğinde
toplamak daha iyidir. Bu vakitlerde toplamak hem meyve için ön
soğutma sağlamış olacaktır, hem de zedelenmeyi azaltacaktır.
Rosa rugosa türü kuşburnu meyveleri son yıllık sürgünün uçlarında
salkım şeklinde bulunduğundan hasadı diğer kuşburnu türlerine
nazaran çok kolaydır. Mesela Rosa Canina' da meyveler tek tek ve
ocak aralarında olduğundan bu kuşburnunu toplamaya niyetlenenler
ellerinin bir hafta yara olacağını bilerek toplamaya giderlerdi.
Oysa ıslah edilmiş bu türde elinizi ocağın içine sokmazsınız. Sürgün
uçlarındaki salkımları geriye doğru katlayarak kolayca koparabilir
veya bağ makası ile keserek toplayabilirsiniz. (Ayrıca meyve
saplarını ayırmanıza gerek yoktur. Kuşburnu işleyen fabrikalar
salkım şekilnde satın alıyorlar.)
Rosa Rugosa'nın dallarındaki dikenler zararsız olduğundan ve sık
yapraklarla kaplı olduğundan hasadı zorlaştıran dikenlere sıkça
rastlanmaz. Yine de hasat, eldiven kullanılarak yapılmalıdır. Hasat
sırasında dala ve bir periyot sonra meyve verecek çiçeklere zarar
vermeden koparılmalıdır.
Ergin bir ocaktan: bir periyotta 1,5 kg. bir yılda 6-8 kg. kuşburnu
meyvesi alınır. Bir yılda bir dönüm ıslah edilmiş tür kuşburnu
bahçesinden 2,5 ton kuşburnu meyvesi alınabilir.
Muhafaza Kurutma
Toplanan Kuşburnular değerlendirilinceye kadar ısınma ve yanmayı
önlemek için 30 cm. kalınlığı geçmeyecek şekilde serin bir yere
yayılmalıdır. Yayma ve doldurma işlemleri sırasında meyvelerin
ezilmemesine zedelenmemesine dikkat edilmelidir. Bu şekilde
kuşburnu, bozulmadan daha uzun süre yaş meyve olarak saklanabilir.
Kuşburnu meyvesi kolay bozulmaz. Saklanma şartlarına riayet edildiği
takdirde 10-15 gün boyunca taze ve sağlam görüntüsünü muhafaza eder.
10-15 günden sonra ise ezik, zedelenmiş, sıkıştırılmış meyveler
çürümeye başlar. Onun için hasattan sonraki 10-15 içinde ya
fabrikalara satmalı, ya işlemeli ya kurutmalı, ya da başka bir
şekilde değerlendirmeliyiz.
Hasattan sonra kuşburnu meyvelerimizi havadar, altı kuru, çevreden
zarar görmeyecek bir ortamda muhafaza etmeli, geciktirmeden
işlenmesi için göndermeliyiz. Meyve yığınını alttakiler ezilecek
kadar yükseltmemeli, üzerinde gezmemeli, ıslanmasına izin
vermemeliyiz.
Hasat sırasında ya da sonrasında sıkıştırılma, zedelenme gibi
tahribata maruz kalmayan meyveleri yakıcı olmayan (eğer güneş
şiddetli ise direk güneş ışığına maruz kalmayacak şekilde
gölgelendirerek) güneşte kurutarak bir sonraki yıla da
saklayabiliriz. Kuşburnuları tabii halde (güneşlenme durumuna göre)
bir haftalık sürede kurutabiliriz. Kuru kuşburnu meyvelerini
istenildiği zaman işlenilmek üzere 1-2 yıl kuru, temiz,serin ortamda
saklayabiliriz.
Kuru kuşburnu meyvelerini, fabrikalar daha yüksek fiyattan satın
almaktadırlar.
Kuşburnu meyveleri (-27°C) - (-30°C) de 12 saat süreyle hızla
dondurulup, -18°C'de depolanabilir. Bu şekilde kuşburnu meyvelerinde
C vitamininin yarılanma ömrü regresyon analizi ile 7,1 yıl
bulunmuştur. Bu şekilde işlenerek depolama yönteminin C vitamininin
korunması açısından etkili bir metot olduğu önerilmektedir
Kullanım Alanları
Arıcılıkta Kuşburnu
Tüm Rosa çeşitlerinde olduğu gibi Rosa Rugosa’ya da arıların fazla
rağbet ettikleri görülmüştür.
Kuşburnumuzun güllerini arısız olduğu zamanı nadir görürsünüz.
‘Arı bal alacağı çiçeği bilir’ atasözünde olduğu gibi kuşburnu
çiçeklerinde varolan nektar-balözü onları çeker.
Tarımsal Araştırmaları Destekleme Vakfı yayınlarında Doç. Dr Güngör
UZUN’un da belirttiği gibi:
Kuşburnu türleri bol miktarda çiçek tozu üretirler. Bu açıdan
arıcılık için de çok faydalı bir türdür. Stoaların çok sayıda (25
kadar) olması ve bol miktarda çiçek tozu üretmelerinden ötürü arılar
için cazibe merkezidir.
Erozyon Önleyici Olarak Kuşburnu
4 m.ye kadar inebilen kazık kökleri, 2 m.ye kadar çap yapabilen
saçak kökleri sayesinde toprağı çok iyi tutar. Kök sürgünlerinin de
bolluğu ile gür bir taç oluşturur, yüzeyi kaplar. Su ihtiyacı fazla
olan bu tür, yamaç ve yüzey akıntılarını emer. Yumuşak, geçirimli
toprakların fazla su çekip dolarak heyelana maruz kalmalarını
engelleyebilir. (Wymax 1966 ; Jacobi 1994 )
Kuşburnunun yabani türü bile önceki yıllarda TEMA ve Orman Daireleri
tarafından Erozyonla mücadele kampanyaları çerçevesinde kıraç,
çıplak tepelere bol miktarda dikilmiştir. Sarp yamaçlar, dere
kenarları, baraj havzalarının bu tür kuşburnu dikilerek
değerlendirilmesi, hem verimli topraklarımızın erozyonla
kaybedilmesini önleyecek, hem de 2. sınıf bu tarım arazilerinin
çevresinde yaşayan insanlarımıza yüksek gelirli ekonomik değer
kazandıracaktır. Özellikle baraj havzalarının Rosa rugosa türü
kuşburnu ile kapatılması baraj gölünün ömrünün uzaması konusunda
hayati öneme sahiptir.
Gül Anaçı Olarak Kullanımı
Önemli bir sektör olan kesme çiçeklerden: güllerin, çoğaltılmasında
kuşburnu anaç olarak kullanılmaktadır.
Toprak ve iklim istekleri bakımından çok da seçici olmayan kuşburnu,
hastalık ve zararlılara karşı mukavimdir. Özellikle nematod ve kök
kanserine dayanıklıdır. Başta Fransa ve Hollanda olmak üzere birçok
gelişmiş ülkede kaliteli güller kuşburnu altlığına aşılanmaktadır.
(Leemans 1964; Vries ve Dobois 1989)
Özellikle sektörün lideri konumundaki Hollanda’da kök sürgünü fazla
veren Rosa rugosa türü kuşburnu anaç olarak kullanılmakta, elde
edilen sağlıklı kök ve bitkilerden tüm dünyaya kesme çiçek ihracatı
yapılmaktadır.
Kuşburnu Çayı
Yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar:
Rosa rugosa türü kuşburnu yabani kuşburnuna göre aroma bakımından
zengin, et bakımından fazladır. Bunun için kurutması daha zordur.
Rosa rugosa türü kuşburnundan çay elde etmek istiyorsak:
* Meyveler çiçek ve sap kısımlarından arındırılmalıdır.
* Büyüklüklerine göre 2-3 parçaya ayrılarak hava ile temas eden
yüzey artırılmalıdır. Kuşburnuyu kesme işlemi metal değil de mesela
ahşap bıçakla yapılması C vitamininin korunması açısında faydalıdır.
* Bu sırada ortaya çıkan çekirdeklerle uğraşmak lüzumsuzdur.
Temizlenmeleri gerekmez.
* Güneş ışığına kesinlikle direk temas edilmemelidir. Gölgede
kurutulmalıdır. Zira güneş meyvenin rengini değiştirir.
* Kurutma ortalama 60-80 °C’de olur. Ama ne kadar zamanda
olacağı meyvenin olgunluk derecesine, ne kadar parçalandığına,
ortamın hava sirkülasyonuna, sıcaklığa göre değişir.
* Yukarıdaki kadar yüksek ısı tabi halde hiçbir bölgede
bulunmayacağı için ya özel kurutma aletleri kullanılmalı (bunlar
basit yapılı cam kafeslerdir veya etüv gibi gelişmiş cihazlar) yada
tabi halde kurutma süreleri uzatılmalıdır.
* Kurutma yapılacak yer nemli, rutubetli bölge olmamalıdır.
* Kurutma zamanı boyunca yağmur, su gibi kurutmayı bitirecek
etmemelere maruz kalınmamalıdır. Eğer kurutma işlemi başladıktan bir
süre sonra bir şekilde kuşburnularımız ıslanmış ise daha sonra
yapılan tüm çabalara rağmen küflenmeyi durduramadığımız görülmüştür.
* Kurutulmuş kuşburnu meyveleri bez torba içine konmalı o da
dışardan nem almayacak bir ambalajda (kapaklı cam kavanoz olabilir)
saklanmalıdır.
Kuşburnu Çayının Demlenmesi
Kuşburnu çayı demlemeden önce kurutulmuş kuşburnu meyveleri
yıkanır.
* Sıcak suda haşlanır. Bu ilk kaynatma demleme değil, özsularını
açmak için yumuşatmadır. Onun için dem de pek çıkmaz.
* Sonra ıhlamur demler gibi kaynatılır, bekledikçe siyah çayda
olduğu gibi zararlı maddeler ortaya çıkmaz. İstenildiğinde
tüketilebilir. İstenilirse damak tadına göre bergamut, karanfil,
tarçın gibi aromalarla da içilebilir.
Ayva yaprağı yada elma kurusu gibi katkılar geleneksel
kültürümüzde kuşburnu çayına katılmış ve yıllardır bir çok hastalığa
şifa niyetine kullanılmaktadır. Ama en çok tüketilen, lezzeti ve
şifa olan şüphesiz kuşburnu çayının kendisidir. C vitamini açısından
oldukça zengindir.
C vitamini (Askorbik asit) cildin ve bağ dokularının önemli unsuru
olan kolajenin normal oluşumu için gereklidir. Soğuk algınlığı,
nezle, grip ve diğer ateşli hastalıklara karşı direnci artırır.
Fenolik maddelerle birlikte damar cidarlarının sağlam olmasına
sonuçta kanamaların önlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bir
antioksidan olduğundan Ave E vitamini gibi diğer antioksidan
özelliğe sahip vitaminlerle birlikte kanser riskini önlediği
belirtilmektedir. Gıdalarla alınan demirin serbest hale geçerek
vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Atiskorbutik bir vitamindir.
Eksikliğinde kılcal damar çeperlerinin zayıf bir yapı kazanması, diş
etlerinin kolaylıkla kanaması, eklem hastalıklarının meydana gelmesi
söz konusudur.
(Anon.,1992; Cemeroğlu,1992)
Kuşburnu Marmelatı
*
Olgunlaşmış turuncu-kırmızı rengi almış kuşburnular
bekletilmeden yıkanır, çiçek ve dip tarafları kesilerek temizlenir,
marmelat yapılacak kazana konur.
*
Kaynatılacak tencerede kuşburnu yüzeyine kadar su konulur.
*
Kuşburnular ezilme kıvamına gelinceye kadar kaynatılır.
*
İyice yumuşayınca kuşburnular kaynama suyunun yardımıyla
süzgeçten geçirilerek çekirdek ve zarlarından arındırılırlar.
*
Elde edilen kuşburnu ezmesi ince un eleğinden geçirilir.
*
Elerken eleğe el veya kaşıkla müdahale edilmemelidir.
*
Alta geçen elenmiş meyve ezmesi tekrar pişirilir.
*
Bu ikinci kaynatmada dibini tutmaması için tencere sürekli
karıştırılmalıdır.
*
Kısık ateşte pelte kıvamını alıncaya kadar pişirilir.
*
Bu arada yüzeyde biriken köpükler sürekli atılmalıdır.
*
Ayrıca kaynayan kazanın içine temiz ve renk vermeyen bir şifon
veya tül çorap atılarak tüycüklerin toplanması sağlanabilir.
*
İnmeye yakın kuşburnunun % 30u kadar şeker ilave edilir.
*
Şekerin erken ilave edilmesi renginin daha koyu olmasına sebep
olur.
*
Sıcakken kavanozlara doldurup, ağzı tüketilme zamanına kadar
açılmamalıdır.
*
Serin yerde muhafaza edilmelidir.
Kuşburnu Reçeli
*
Olgun ve kaliteli Rosa rugosa türü kuşburnu meyveleri seçilir,
iyice yıkanırlar.
*
Sap, çiçek ve çekirdeklerinden ayrılarak temizlenir.
*
1kg.meyve için; 4 bardak toz şeker 3 bardak su içinde
eritilerek kaynatılır.
*
Hazırlanmış meyveler bu ağır şurupta bir gece bekletilir.
Ertesi gün çelik tencere ve tahta kaşık kullanılarak, kaynamaya
başlayıncaya kadar yüksek ısıda, kaynayınca kısık ateşte pişirilir.
*
Kaynama sırasında organik doğal bazı maddeler köpük yapabilir.
Bu köpük kaşıkla devamlı olarak alınmalıdır.
*
Reçel istenilen kıvama erişince limon tuzu ilave edilir(1
kg.meyve için 1/3 çay kaşığı limon tuzu) Kaşıktan çatallanarak
akmaya başladığında İstenilen kıvama gelmiş demektir.
*
Reçel sıcakken cam kavanozlara doldurulur. Ağzı sıkıca
kapatılır.
*
Reçel soğutulurken arada bir alt üst edilerek meyvelerin
şurupta kalması sağlanır. Soğuk yerde saklanır.
Peysaj Düzenlemelerinde ve Çit Bitkisi Olarak Kuşburnu
Rosa Rugosa türü kuşburnu;1,5 m çap oluşturan ve ilkbahardan
sonbahara kadar üzerinden çiçek ve meyveleri hiç eksik olmayan bir
türdür. Bir süs bitkisi için ideal boyutta ve görünümdedir.
Ayrıca ortalama 45 günde bir yenilenen parlak kırmızı meyve
salkımları göze hoş görünen ayrı bir güzelliğidir. Meyveleri
toplanmadığında ta ki Ocak, Şubat başına kadar üzerine kalmakta,
bitki, yıl boyunca çıplak görünümde çok az bir süre kalmaktadır.
Diğer kuşburnu türleri hatta kültüre alınmış gül çeşitleri bile bu
kadar zengin görünüme sahip değillerdir. Rosa Canina çiçeklerinden
en az iki kat daha büyük olan Rosa Rugosa güllerinin renkleri de
uçuk pembe değil; çingene pembesi renkte, daha cazip görünümdedir ve
çok hoş kokuludur.
Diğer kuşburnu türlerinde olduğu gibi 2,5 –3 m çap yapmaz. Daha
topludur ve peyzaj bitkisi olarak kullanılmaya çok müsaittir.
Kuşburnu bahçesi olarak tesis edilen yer, her yıl 6 ay boyunca adeta
bir çiçek bahçesi, park görünümünde olacaktır.
Bitkinin yaşam koşullarına uyumu,görüntüsü ve diğer fonksiyonları
göz önüne alındığında yol refüjlerinde, Belediye park
çalışmalarında, çıplak alanların, dere çay kenarları, fabrika
atacakları, deniz sahillerinde kötü görünen bölgelerin
doldurulmasında vb. Rosa Rugosa türü Kuşburnundan mutlaka
faydalanılmalıdır. Bu hem çıplak alanların onarılması,
faydalanılması ve bakımı yönünden gerekli bir çalışmadır. Hem de
ekonomik yönden büyük katkısı olacaktır
Ayrıca özel mülklerde mesela çiftlik yollarının kenarlarına
donatılmış kuşburnu ocakları o yolu aslanlı yollar gibi özel ve
zengin kılacak, yada arazi çevresinde çit bitkisi olarak kullanmak
hem araziye özel bir güzellik katacak hem başka bir çit masrafına
gerek kalmadan dikenli gövde yapısıyla koruma görevini yapacak hem
onca yer değerlenecektir.
Sanayide
Besin öğeleri açısından zenginliği sebebiyle Gıda Endüstrisinde
kullanılma potansiyeli fazla olmasına rağmen kuşburnu, ülkemizde
ancak son yıllarda değerlendirilmeye başlanmıştır. Diğer ülkelerde
(başta Avrupa ülkeleri olmak üzere) kuşburnunun gıda ve eczacılıkta
kullanım yelpazesi oldukça geniştir.
(Mrazewski 1970 ; Tuer 1989 ; Salashinskii 1991 )
Bugün ülkemizin değişik yörelerinde kurulu 20 civarı kuşburnu
işleyen tesis, bölgelerinde tabii şekilde yetişen kuşburunları
kullanıp hem yöre insanına maddi katkı sağlamakta hem de toplamda
binlerce insana iş kapısı olup fabrikalarında çalıştırmaktadır.
Sonuçta çok önemli bir gıda maddesi olan kuşburnu meyvesinden
aşağıdakiler elde ediliyor:
* meyve suyu,
* bebek maması,
* kuşburnu marmeladı,
* kuşburnu reçeli,
* kuşburnu çayı,
* şarap velikör,
* gıda boyar madde, (karoten, betakaroten)
* yağ, (güneş kremi, şampuan, nemlendirici gibi birçok kozmetik
ürününde bu yağ kullanılıyor.)
* Gülsuyu ve gül yağı üretiminde,
* Başta C vitamini sandozu,
* karaciğer ilacı olmak üzere ecza sektöründe yaygın olarak
* Balık yemi ve kuş yemi olarak yem fabrikaları çekirdeklerini
kullanıyor.
* Ayrıca hurda meyveleri C vitamini bolluğu sebebiyle özellikle
Arap ülkelerinde haralara satılıyor.
* Besin değeri yüksek at yemi olarak kullanılıyor.
* Deri sanayiinde sepi maddesi olarak kullanılmaktadır
Bir Gıda Maddesi Olarak Sosyo-Ekonomik Dengeye Faydaları
Yüzyıllardır halk arasında değişik hastalıklara karşı şifa olarak
kullanılan, yüksek C vitamini içeriği ile afrodizyak özelliği
bilinen kuşburnunun maddi açıdan zayıf Anadolu insanının eli ile
üretilmesi, besin değeri bu kadar yüksek bir meyvenin çiftçinin
evine girmesi, maddi sıkıntı içinde olan onca ailenin yetersiz
beslenme problemini aşmasında bir nebze katkıda bulunacaktır.
Gerek taze olarak tüketilebilen gerekse marmelat, reçel, pelte
yapılarak veya kurutularak kışa saklanabilen bu vitamin deposu
meyve, beslenme yetersizliği ve gelir dağılımının bozulması da
dikkate alındığında ucuz ve çok yüksek vitamin- mineral kaynağı
ürünün düşük gelire sahip çiftçi eli ile üretilmesi önem arz
etmektedir.
Sosyal devlet politikasını dikkate alan, ülke insanının dengeli ve
sağlıklı beslenmesinin önemine inanan herkes bu tür kuşburnunun
yaygınlaşması için çaba göstermelidir. Geliri az 2.sınıf tarım
arazisi olan bölgelerde de çok iyi yetişebilen Rosa rugosa türü
kuşburnu hem yetiştiği bölge halkı tarafından tüketilerek vitamin
ihtiyaçları karşılanacak hem satılarak gelirleri artırılacaktır. Bu
konuda gerek TEMA gerekse Kaymakamlıklar tarafından ortaya konmuş
birçok proje başarı ile devam etmektedir.
Tarımsal Alanda Köylüye Getirisi
Tekniğine uygun Kuşburnu bahçelerinin kurulması ve verimli
çeşitlerin üretime alınması çiftçi ailesi bütçesine ve ekonomimize
katkı sağlayacaktır.Tarımdan soğumuş değişik bölgelerimizdeki
çiftçilere yeni ve yüksek kazançlı bir tarım ürünü temin edilmiş
olunacaktır.
Tarımdan kaçışın ve şehre göçün bir nebze önüne geçilecek köylü
nüfusun yerinde istihdamı sağlanacaktır.
Gelir dağılımının bozulması ve beslenme yetersizliği de dikkate
alındığında ucuz ve çok yüksek mineral-vitamin kaynağı ürünün düşük
gelire sahip köy insanının eli ile üretilmesi önem arz etmektedir.
Ülkemizin hemen her bölgesinde meyve işleyen işletmelerin bulunması
ve yurtdışında da bu meyvenin pazarının bol olması pazarlama
sıkıntısı yaşanmayacağını müjdeliyor.
Bunun yanında üretilecek Rosa Rugosa türü Kuşburnunun evde de kolay
işlemeye elverişli olması ve doğrudan aile tüketimine sunulması
nedeniyle ayrı bir pazarlama avantajı sağlıyor.
Bitkinin çalı formunda oluşu tarıma çok da elverişli olmayan
arazilerde bile yetişmesini, atıl sahaların da tarıma
kazandırılmasını sağlıyor.
Ayrıca açık alanların kalıcı bitki örtüsü ile kapatılmış olması,
kuşburnunun köklenme kabiliyeti yüksek kök yapısıyla toprağı
tutması, ülkemizin en büyük meselelerinden olan erozyonun önlenmesi
bakımından da fayda sağlıyor.
Ayrıca kuşburnu tarımının bakım ve hasadı bazı diğer bitkilerin
tarımsal çalışmalarının vakti ile çakışmamaktadır. Bu da o
bölgelerde kullanılmayan vaktin değerlendirilmesi anlamına geliyor.
Dönüme 300 fidan dikildiğinde ocak başına yılda 6-8 kg meyve
alınması hesabıyla dönüme 2 tonun üzerinde meyve alınabilmesi söz
konusu. Bu miktarı da arz-talep dengesinin oluşturacağı yüksek
fiyatla çarptığımızda hiçbir tarım ürününden elde edemeyeceğimiz
kadar fazla para kazanmak mümkün. Mesela bu yıl Rosa rugosa türü
kuşburnu meyvesinin kg. 750.000TL.den satın alıyoruz. (Diğer
fabrikaların kaç TL.den satın aldığı sorulmalı) bu fiyat 2 ton
kuşburnu ile çarpıldığında bir yılda 1,5 milyar gelir demektir. Bu
kadar az emek ve masrafsız bu kadar gelir getiren başka ürün var mı?
Bir dönüm bahçeden bir yılda 1,5 milyar TL. gelir.. Üstelik pazarı
sürekli arz isteyen bir sektör olduğu için geliri yer yıl sürecek bu
tür kuşburnunu yetiştirmek avantajlı bir iştir.
Satış
Fidan Satışları
Rosa rugosa türü kuşburnu fidanı satıyoruz.
* İsmine doğrudur. Rosa rugosa türü kuşburnu fidanı olup türünün
özelliklerini yansıtır açılım olmaz.
* Hastalık ve zararlılardan aridir.
* Özellikleri: Erkenci çeşittir, dikildiği yıl meyve
gösterirler.
* Köklenme kabiliyeti yüksektir. Hemen her tür toprağa uyum
sağlarlar.
* Bodur yapıya sahip, birim alana daha fazla adet dikilebilir ve
daha fazla mahsul alınabilir
* Mayıstan Kasıma kadar sürekli çiçek açıp meyve verirler. Yılda
4 defa mahsul alınabilir.
* Meyveleri sürgün uçlarında ve salkım şeklinde olduğu için
hasadı kolaydır.
* Meyve iriliği yabanisinin 2 katından fazladır.
* C vitamini, şeker oranı ve meyve ekstratı yabanisinden çok
fazla olup fabrikalar daha pahalıya satın alırlar.
* Meyve ortasında yabanisi kadar tüy-kılçık yoktur.
* Çiçekleri iri, çingene pembesi renkte olup, Yılda en az 6 ay
üzerinde gül vardır. Peyzaj düzenlemelerde ve arıcılıkta
kullanılmaya müsait ocak yapısındadır.
* Meyve fidanları kök sürgünü verirler. Hem bu yolla hem de
çelikleme ve daldırma usul ile çoğaltılmaya müsait olup, vejetatif
kısırlaştırmaya maruz bırakılmamışlardır.
Kuşburnu Çay Satışları
Rosa rugosa türü kuşburnu meyvesinin özenle seçilip C vitamini
mümkün olduğunca korunan çayını satıyoruz.
* Tarımında zirai ilaç ve kimyasal gübre kullanılmamıştır
* En kaliteli meyveler seçilmiş, temizlenmiş,özenle hazırlanmış,
tam kurutulmuştur.
* Nemli yerde saklanmaması koşuluyla 1 yıl sonra bile tazeliğini
muhafaza eder.
* C vitamini ve aroma bakımından zengindir.
Kuşburnu Çekirdekleri
Rosa rugosa türü kuşburnu meyvesinin çekirdeklerini satıyoruz.
* Laboratuar verilerine göre %6-8 oranında yağ
ihtiva eder. Kozmetikte kullanılmak amacıyla yağ çıkarmaya
müsaittir.
* Balık yemi ve kuş yemi olarak kullanılmaya müsaittir.
Özellikle kuşlar için cezp edici tadı vardır ve besleyicidir.
Kuşburnu Marmeladı
* C vitaminin mümkün olduğunca korunması için meyve kesiminden
paketlemeye kadar kullanılan tüm malzemelere dikkat edilmiştir.
Yapılan işlemler ve pişirme süresi C vitamini korumak maksadıyla
Alman Gıda kodeksine uygun şekilde yapılmıştır.
* Şeker ilavesi %15 oranındadır. Yabani kuşburnu marmeladı
yapımında %50 oranında şeker konulduğu hatırlanırsa bizim
marmelatlarımız şeker hastaları ve kalori istemeyenler için daha az
zararlıdır.
* Daha lezzetli ve sağlıklıdır.
* Serin yerde muhafaza edilmelidir.
* Rosa rugosa türü kuşburnu marmeladımız sadece lezzeti ile
değil şifa kaynağı olarak da sizi memnun edecektir. Karaciğer
rahatsızlıkları, mide-barsak hastalıkları, hemoroid (basur),
kansızlık gibi bir çok hastalığa şifa olduğu hem halkımız tarafında
pratikte uygulanarak görülmüştür.
* İster kahvaltılarınızın vazgeçilmezi yapın, ister sulandırıp
şurubunu için, ister çorbasını yapın; lezzeti ve şifası ile kuşburnu
marmeladını çok seveceksiniz.
* Siparişiniz uygun şekilde paketlenip 2 gün sonra adresinizde
olacak şekilde kargo ile teslim edilir. Kargo ücreti size aittir.
Kuşburnu
fidanı temin adresi
kusburnu53@hotmail.com
Bilgi Amaçlı Yazılardır. İlaç Yerine
Kullanılmaz. Dr'nuza başvurunuz. |