|
|
Soya Fasulyesi
- Soya Kıyması - Soja Hispida
Soya Fasulyesi Resimleri

Soya Fasulyesi Bileşimi
Bir
tanesindeki ortalama % 18-20 yağ, % 40 protein, % 30 karbonhidrat, %
5 mineral madde (fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt, magnezyum vb)
ve çok sayıdaki vitaminlerle (en çok A ve B), ayrıca proteinin
yapısında zengin ve değerli amino asitler bulundurur.
Soya Fasulyesi Özellikleri
ABD gıda ve ilaç dairesi kroner kalp hastalıkları riskini önemli
ölçüde azaltmak için her gün 25 gr soya ürünü tüketmesini önermekte.
Soya Faydaları
Kolesterolü kontrol eder. Meme kanser riskini azaltabilir.
Bol
miktarda protein içerir. Kroner kalp hastalığı riskini azaltabilir.
Kolesterol içermemesi ve doymamış yağ oranının yüksek olması
nedeniyle damar sertliği, kroner kalp rahatsızlığı olanlara uzmanlarca tavsiye edilir.
Yüksek protein kaynağı olduğundan çocuk mamalarında kullanılması
uygun dur.
Soya Fasulyesi Ve Mutfak
Kıyma ile karıştırılarak daha lezzetli besinler elde edilebilir.
Soya Fasulyesi Aksi Tesirleri
Guatr olanlara önerilmez.
Soya
Fasulyesi Kullanılan Kısmı
Tohumları kullanılır.
Soya Fasulyesi Bitkisel Gıda Takviyesi
Lecithin İçin Tıkla
Soya Fasulyesi Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Soya Fasulyesi
İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Sipariş İçin Tıkla
Kapıda ödeme kolaylığı.

Soya
Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
Soya Haberleri - Soya İnternet Yazıları
Soya Fasulyesi (Glycina Mas )
Latince adı: Glycina Mas (L.)
Soya, Japonya ve Çin gibi doğu Asya ülkelerinin en önemli tarımsal
ürünlerinden biri olarak, yüzyıllardan beri, buradaki insanların
temel besinlerini oluşturmuştur. Anavatanının doğu Asya, muhtemelen
Çin olduğuna inanılan soya, insanoğlu tarafından kültüre alınan ve
yetiştirilen en eski bitkilerden bir tanesidir. Çin kaynaklarında,
M.Ö. 2838 yıllarında soya bitkisinin varlığından bahsedilmektedir.
Bugün tarımı yapılan soya bitkisinin yabani formlarına, Çin ve
Kore’de rastlanmaktadır. Yine, Çin kaynaklarında, soya bitkisinin,
Çin medeniyetinde önemli görülen ve kutsal sayılan beş önemli
bitkiden (çeltik, soya, buğday, arpa ve darı) biri olduğu, soya
ekimlerinin her yıl Çin kralının da katıldığı görkemli törenlerle
yapıldığı belirtilmektedir.
Bugün, dünyada yaklaşık 79.000.000 hektarlık alanda soya tarımı
yapılmakta ve yıllık 180.000.000 ton civarında bir üretim
gerçekleşmektedir. Dünyada en fazla soya ekimi ve üretimi yapılan
ülkeler sırasıyla, ABD, Brezilya, Arjantin, Çin ve Hindistandır (FAO,
2002 yılı verileri).
Ayrıca, omega-3 yağ asidi olarak da bilinen linolenik asit yönünden
oldukça zengindir. Omega-3 yağ asidi, vücut tarafından yapılamamakta
ve dışarıdan alınmak zorundadır.Kalp rahatsızlıkları, kandaki
kolestrol dengesinin düzenlenmesi ve kemik erimesi (osteoporoz)’ ne
karşı mutlak surette alınması zorunlu olan Omega-3 (linolenik) yağ
asidi miktarı, soya tanesinde % 5-11 arasında değişmektedir. Bu
miktar, mısırda % 0.5, zeytinde % 0.5 ve ayçiçeğinde % 0.5 tir. Bu
rakamlardan da anlaşıldığı gibi, soya, mısır, zeytin ve ayçiçeğinden
10-20 kat daha fazla omega-3 yağ asidi içermektedir.
Bu omega-3 yağ asidi, balıklarda bulunan omega-3 yağ asidinden yapı
olarak farklı, ancak aynı etkiye (faydaya) sahiptir. Bünyesindeki bu
yararlı maddeler dolayısıyla da, tanelerine "besin hapı" da
denmektedir. Soya yağı tüketimi, ülkemizde istenen düzeye
ulaşamamıştır. Bunda en önemli etken, içerdiği omega-3 (linolenik
asid) yağ asidinin vermiş olduğu balık yağı kokusu ve faydaları
konusunda insanların yeterince bilgi sahibi olamamasıdır. Omega-3
bilindiği gibi, balıklarda bol miktarda bulunan bir yağ asidi olup,
daha önce de bahsedildiği gibi¸insan vücudu için çok gereklidir. Bu
nedenle, bazıları için itici gelse de, soya yağının mutlak surette
tüketilmesi sağlık açısından yararlı olacaktır.
İnsan beslenmesinin yanında, hayvan yemi olarak da iyi bir besin
kaynağıdır. Soya küspesi, hayvan yemi olarak, içerdiği yüksek
orandaki protein nedeniyle, özellikle de kümes hayvanları için çok
yararlıdır ve bunların günlük beslenme programlarına konmaktadır.
Tarımsal açıdan da yararları vardır. Bir baklagil bitkisi olması
nedeniyle, toprağın serbest azotunu köklerindeki modüllerde
bağlayarak, masrafsız olarak hem kendine besin maddesi temin
etmekte, hem de kendisinden sonra gelecek bitkiye hazır besin
elementi sunmaktadır. Ayrıca, bir çapa bitkisi olması nedeniyle de,
tarladaki ot mücadelesinde (ot populasyonunun azalmasında) fayda
sağlar. Bahsedilen bu özellikleri, soyanın iyi bir münavebe bitkisi
olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu özelliklerinin yanında, sanayii'de de en çok kullanılan
bitkilerden bir tanesidir. İçerdiği yüksek orandaki protein
nedeniyle, soya eti yapımında, un, süt, yoğurt ve peynir yapımında,
boya, muşamba, tutkal gibi daha bir çok sanayii ürünü imalatında
kullanılmaktadır. Soyadan elde edilen sanayi ürünü sayısı 200’e
yaklaşmıştır. Kısaca, her yönüyle faydalı bir bitki olan soya,
Dünyanın en değerli sanayii bitkileri arasında yerini almıştır. FAO
verilerine göre, 2002yılı Dünya ekiliş alanının, 79.167.520 ha. olması ve toplam üretimin
de 179.976.205 ton olması, soyanın dünyaca öneminin bilindiğine bir
kanıttır.
Hem beslenme hem de sanayii açısından son derece değerli bir bitki
olan soya, ülkemiz tarımındaki hak ettiği yeri maalesef henüz
alamamıştır. Ülkemizde soyanın ilk olarak Ordu ilinde I. Dünya
savaşı yıllarında yetiştirilmeye başlandığı bilinmektedir. Ordu ve
Samsun illerinde 1980 yılına kadar yetiştirilen soya, bu yıllarda
Akdeniz bölgesine de götürülmüş, ana ürün yanında, II. ürün
programına da alınmıştır. İlk yıllarda gerekli ilgiyi görmüş ve
yayım çalışmaları ile ekiliş alanları yavaş yavaş bir miktar
artmıştır. Daha sonraları, gerekli ilgi ve desteği bulamayınca,
tarımdaki yerini kaybetme noktasına gelmiştir.
Ülkemize girişinden bu yana, ekiliş alanları açısından hep
çalkantılı dönemler geçirmiştir. Örneğin, ekiliş alanı 1980 yılında
3.000 ha. iken, 1987 yılında 112.000 hektara kadar yükselmiş, 10 yıl
sonra, 1997 yılında 19.000 hektara gerilemiş ve 1999 yılında ise,
24.000 hektarda karar kılmıştır. FAO’nun verilerine göre ise, 2002
yılında, ekim alanı 25.000 hektar, üretim miktarı 75.000 ton ve
ortalama verim, dekara 300 kg olmuştur. Halen, Karadeniz bölgesinde,
Ordu ve Samsun illerinin yanında, Akdeniz bölgesinde Antalya ve
Çukurova bölgelerinde ekimi yapılmaktadır. Bazı bölgelerde, “Çorum
fasulyesi” veya “şeker fasulyesi” diye bilinen bitki, aslında soya
bitkisidir.
Soya, dik büyüyen, dallanabilen, küçük çalı görünümlü, sap ve
yaprakları gri, kahverengi ve bunların değişik tonları gibi farklı
renklerdeki tüylerle kaplı, yetişme şartlarına bağlı olarak 30 cm
ile 2 m arasında boylanabilen, beyaz veya mor renklerde çiçeğe
sahip, her birinde 1-5 arasında tane bulunabilen baklalar oluşturan,
kazık köklü, köklerinde havanın serbest azotunu bağlayabilen
Rhizobium japonicum. bakterilerinin bulunduğu nodüller oluşturan,
fotoperiyoda duyarlılığı nedeniyle, kuzey yarım küreden ekvatora
kadar uzanan alan içerisinde 13 ayrı olgunluk grubuna (000-X)
ayrılan, yazlık karakterde, baklagiller grubundan bir kısa gün
bitkisidir.
Dr. Metin BABAOĞLU Ziraat Yüksek Mühendisi Trakya Tarımsal Araştırma
Enstitüsü EDİRNE
soya fasulyesi yemeği soya fasulyesi ekimi soya fasulyesi üretimi
soya fasulyesi resimleri soya filizi
Sitede Bulunan Her Konu Gibi Soya Fasulyesi de
Bilgi Amaçlıdır.
İlaç Yerine Tedavi Amaçlı Kullanmayınız.
|