|
Ruhsal
Yorgunluk
Artık yorgunluk
yorgunu olduk
Biz aslında oldum
olası yorgun bir milletiz.
Önce uzun seneler
Orta Asya’dan Anadolu’ya göçlerle yorulduk. Sonra Afrika, Asya,
Avrupa fetihleri derken 600 yıl süren uzun bir yorgunluk dönemi daha
yaşadık. Şiirlerimizde bile 40-50 yıl önce yorgunluk vardı:
“Gurbetten gelmişim yorgunum hancı, Şuraya bir yatak ser yavaş
yavaş...”
YORGUNLUKTAN
yakınanlarımız son yıllarda daha da arttı. Genç, yaşlı, zengin,
fakir, çalışan ya da işsiz olun fark etmiyor. Herkes az veya çok,
kısa ve uzun süreli yorgunluklardan yakınıyoruz.
Bu durumun nedeni
bence yaşadığımız stresler. Ruhsal dengeyi altüst eden gel-gitler.
Yani sorun daha ziyade “psikolojik,” az biraz da “motivasyonel
eksiklik.” Yorgunluğun ortak bir tanımı yok. Genel olarak bitkinlik,
güçsüzlük ve enerjisizlik hali yorgunluk olarak ifade ediliyor.
Yorgunluğun –bana
göre- üç temel sebebi var: Bedensel sorunlar –bu duruma fiziksel
yorgunluk da deniyor-, psikolojik problemler –ruhsal yorgunluk
olarak tanımlanıyor- ve motivasyon eksikliği motivasyonel yorgunluk
diyebiliriz.
Fiziksel yorgunluk
hali genellikle bedensel hastalıkların bir neticesi olarak ortaya
çıkıyor ve çoğu zaman ağır bir çabayı, bir egzersizi, bedensel bir
aktiviteyi takiben kendini gösteriyor. Nedeni bazen bedendeki
hastalıklar, bazen de gereğinden çok yapılan bedensel aktiviteler ya
da birdenbire yüklenilen egzersiz çalışmaları olabiliyor. Eğer
vücudunuzda herhangi bir sorun varsa bunun ilk işareti yorgunluk
oluyor. Hormonal yetersizlikler (örneğin tiroid bezi yetersizliği,
böbreküstü bezi tembelliği gibi durumlar), kansızlık gibi sorunlar,
organ yetmezlikleri (örneğin karaciğer, böbrek, kalp ya da akciğer
yetmezlikleri), enfeksiyonlar, bazı kanserler, sinir sistemi ve kas
sistemi hastalıkları fiziksel yorgunluğa yol açabiliyor. Fiziksel
yorgunluğa yol açan hastalık veya sorunların listesini uzatmak
mümkün: Hipoglisemiler, kalsiyum, potasyum ve sodyum
dengesizlikleri, magnezyum eksiklikleri, alkolizm, madde
bağımlılıkları, yüksek dozda kafein alışkanlığı, sigara kullanımı
fiziksel yorgunluğa neden olabiliyor. Şeker hastalığının,
uykusuzluğun, kan basıncı düşüklüğünün de fiziksel yorgunluk nedeni
olabileceği aklınızda olsun.
Ruhsal yorgunluk
daha yaygın
Ruhsal, yani
psikolojik yorgunluğa gelince... “Stres” çağımızın en etkili
“yorgunluk makinesi” haline geldi. Uzun süren ve tekrarlayan
stresler enerjiyi bitiriyor, direnci azaltıyor. Özellikle gerginlik,
güvensizlik, kızgınlık, nefret, mutsuzluk gibi duyguların yoğunlaşıp
uzun sürmesi enerjimizi bitiriyor, ruhumuzu yoruyor. Yorgunluk
depresyonun da önemli bir belirtisi. Hatta bazen uzun süre sadece
ilk ve tek işareti olabiliyor. Yorgunluğun mevsimlerle de ilişkisi
var. Psikolojik yorgunluğa kış aylarında daha sık rastlanıyor.
Sıcaklık ve ışık azalmasının beyinde üretilen bazı hormonlar ve
kimyasalların dengesini bozduğu ve bu durumun yorgunluğa neden
olduğu belirtiliyor. Bahar yorgunluğu ise bambaşka bir konu.
Özellikle ilkbaharın ilk haftalarında ortaya çıkan ve bir süre sonra
kendiliğinden sönen bir psikolojik yorgunluk tipi.
Kontak anahtarı
Motivasyonel
yorgunluğa gelince, beden ve ruh sağlığınız ne kadar iyi olursa
olsun eğer motivasyonunuz yoksa (yani duygusal ve fiziksel
aktivitelere katılma arzunuz eksikse) kendinizi yorgun hissetmeye
başlıyorsunuz. Özellikle uyku sorunu olanlarda, hareketsiz bir yaşam
sürenlerde, depresyon eğilimi gösterenlerde sık görülen bir sorun.
Bedensel ve ruhsal sağlığınız mükemmel olsa da motivasyonunuz
yeterli değilse yorgunlu kaçınılmaz hale gelebiliyor. Çünkü beden ve
ruhu ateşleyen kontak anahtarı görevini “motivasyon” üstleniyor.
Kısacası
yorgunluğun enfeksiyondan kansere, kansızlıktan hipotiroidiye,
tansiyon düşmesinden hipoglisemiye, uyku apnesinden sigara içmeye ve
motivasyon eksikliğine kadar birçok nedeni olabiliyor. Ama gözden
kaçan önemli bir neden daha var: Adrenal yorgunluk!
Adrenal yorgunluk
Bana sorarsanız
sorunun son yıllarda bu ölçüde yayılmasının nedeni adrenal
yorgunluktur. Adrenal yorgunluk oldukça yeni bir kavram. Kanıta
dayalı tıp uygulamasının görmezden geldiği ama çoğu hekimin
varlığından ciddi oranda şüphelendiği bir tablo. Belki de bir
sendrom. Özellikle sık tekrarlayan streslerin, yoğun ve yarışmaya
dayalı yaşam biçiminin, statü ve ekonomik kaygıların, iş, eş ve
sosyal hayattaki gelgitlerin adrenal yorgunluğu tetiklediği
düşünülüyor. Tekrarlayıp duran bu medcezirler ve neticede sık sık
maruz kalınan adrenalin ve kortizol banyoları vücudu bir süre sonra
yorgun düşürüyor. Yorgun düşen yalnızca vücut da değil. Muhtemelen
böbreküstü bezleri de zamanla yoruluyor.
Bu durum çoğu
zaman tansiyonda düşme eğilimi, özellikle ayağa kalkınca tekrarlayan
baş dönmesi şikâyetleri, öğle saatlerinden sonra belirginleşen
yorgunluk yakınmaları, bitkinlik, enerjisizlik nöbetleri ile kendini
gösteriyor. Eğer zamanında fark edilip hazırlayıcı nedenler ortadan
kaldırılmazsa ya da destek tedavileriyle duruma el konulmazsa
adrenal yorgunluk bir süre sonra içinden çıkılmaz bir hale
gelebiliyor. Öyle ki bazı kişiler bu durumu “parmağımı oynatacak
gücü bulamıyorum” şeklinde ifade edebiliyor.
Yorgunluğun
önümüzdeki dönemin en önemli sağlık sorunlarından biri olacağı
kuşkusuz.
Yorgunlukla nasıl
baş edeceksiniz
Beslenme
yanlışlarınızı düzeltin, öğün atlamayın, sık ve az yiyin.
Aktiviteyi ihmal
etmeyin, düzenli yürüyüş alışkanlığı edinin. İmkân bulursanız aktif
egzersiz çalışmalarına katılın.
İş yaşamınızı
gözden geçirin, stres yaratan faktörleri azaltmaya gayret edin.
Uykunuz ve
istirahatınız konusunda dikkatli olun.
Alkol kullanmayı
bırakın, sigarayı terk edin.
Tükettiğiniz
kafein miktarını gözden geçirin.
Tatil yapmak,
huzura odaklanmak, iyimser bir bakış açısı kazanmak, keyif veren
ortamlarda bulunmak, müzik dinlemek ve benzeri herkese iyi gelen
çabalar konusunda yoğunlaşmaya gayret edin. O.müftüoğlu
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Sipariş İçin Tıkla
Kapıda ödeme kolaylığı.
 |
0 542 252 70 62
0 532 402 77 44
0 464 217 18 81
0 464 214 55 33
birtat@birtat.com.tr
|
 |

Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde

Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz. |