|
|
Üzerlik Tohumu
- Peganium Harmala
Merhaba, Üzerlik Tohumu Bilgi Köşemize Hoş Geldiniz. Bu site; 1959 Doğumlu
Dükkanımızın Sitesidir. Lütfen Kendinizi Dükkanımızda Gibi
Hissediniz. Konu Bilgilerimiz Aşağıdadır.
Alışveriş Yapmanız Şart Değil Sorularınızla İstediğiniz Desteği Alabilirsiniz. Dükkanımızın
Günlük 1800
-2800, Web Sitemizin 9000 - 12000 Müşterisi Var, Size de
Ayıracak Vakit Buluruz, Soru Soran'dan Para Almıyoruz.
İster Aşağıdaki Danışma Formunu Doldurarak İstediğiniz
Soruyu Sorabilirsiniz.
İster SMS, İster Maille (birtat@birtat.com.tr),
İster Telefonla...
Ne Konuşmuşsak O Ürün
Gelecek Size. Benzeri, Kırık Döküğü Olan Ürün Gönderilmez.
Fiyat Konusunda Ne Yazmışsak O'dur.
Sözümüz Söz.
Sonradan İlave KDV, Ek Vergi, Konuştuğumuz Kargo
Parasından Başka İlave Kargo Parası,
İlave Hiç Bir TL Fiyata 1 tl dahi Yansıtılmaz.
Ürün Fiyatını
Düşük Tutup Kargoyu Pahalı Hiç
Yazmıyoruz.
Üzerlik Tohumu Resimleri

Üzerlik Tohumu Bileşimi
sabit
yağ ile % 2,5-3 oranında indol alkaloitleri (harmin, harmol, peganin, harmalin) içerir. Bu
alkaloitlerin % 50-70'ini psikomimetik bir etkisi olan harmalin
oluşturur.
Üzerlik Tohumu Kullanışı
Hekim önerisine göre kullanılır.
Üzerlik Tohumu Faydaları
Tohumları tütsü olarak kullanılır.
Türkiye'de Üzerlik Tohumu
Hekim önerisine göre kullanılır.
Üzerlik Tohumu Tarihçesi
Üzerlik Tohumu Tarihçesi
Nazar için üzerinizde bulunması da çok yaygın bir inanıştır.
Üzerlik Tohumu Familyası
Sedefotugiller familyasındandır.
Üzerlik Otu Botanik Bilgileri
Türkiye, Afrika, Asya ve Amerika'da yetişir.
Üzerlik Tohumu Çeşitleri
Peganum Harmala cinsi Türkiye'de yetişir.
Üzerlik Tohumu Fiyatı
Kargo Dahil 15 tl. Ekolojik,
Evsaflara Uygun, Parasına göre Gram Ayarlıdır.
Üzerlik Tohumu
İnternet Satış
Maliye Bakanlığı Satış Fişimiz var.
Kapıda ödeme kolaylığı.

Üzerlik Tohumu
Ürünlerimizin, yetkili kurumlar tarafından, gerekli
denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Üzerlik Otu Yazıları
Üzerlik, 30-70 cm yükseklikte, tüysüz, parçalı yapraklı, sarımsı
beyaz çiçekli ve acımsı keskin kokulu bir bitkidir. Keskin kokuyu
veren yağ bezleri yaprakların dallarla birleştiği yerde bulunur.
Haziran ayında çiçek açan üzerlik daha sonra tohuma durur. Nohut
büyüklüğündeki meyveleri yeşilden sarıya dönüşür. Sonbahara doğru
olgunlaşan kapsüllerin her birinde 2-3 mm uzunlukta, üçgen piramit
biçiminde, kahverengi-siyah renkte 21-22 tohum bulunur.
------------------------
Üzerlik, Türk halk kültüründe önemli konuma sahip bir bitkidir.
Okuyacağınız bu yazı, internet denilen sanal dünyadaki üzerlikle
ilgili bilgilerden derlenmiştir.
Üzerlik Bitkisi
Ören yerlerinde, höyüklerde ve terk edilmiş köylerde sık rastlanan
üzerlik otu (peganum harmala) yabani kimyongiller (zygophyllaceae)
familyasına dahil bir bitkidir. Çiçekleri beyaz renktedir. Taç
yaprakları dört beş tane olabilmekte, boyu 60-70 cm. ye kadar
çıkabilmektedir. Meyveleri kapsül içindedir. Yaprakları almaşık
(sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda bir
solda bitmiş) ve yapışkandır. Bazı türlerinde yapraklar benekli
olabilir. Genellikle kumlu, taşlık ve kurak yerlerde yetişir.
Halk arasında yaygın bir inanca göre üzerlik otu, şehit kanı
dökülmüş topraklarda yetişmektedir. Aslında bu inançta biraz gerçek
payı da yok değildir. Üzerlik otu, fosfatlı toprakları çok sever.
Bunun için de fosfatlı toprağın bol olduğu mezarlıklarda sıkça
yetişir.
Yaz ortalarına dek yemyeşil kümeler halinde görülen üzerlikler
özellikle Orta Anadolu bozkırında çok yaygındır. Köylerin,
ağılların, yaylaların çevresindeki topraklar her gün sağıma gelip
giden sürülerin dışkılarıyla zenginleştikçe üzerlik bitkisi de kısa
süre içinde bu topraklara yerleşir. Üzerlik, uzun ömürlü bir
bitkidir. Birkaç metre derine inebilen kökleri, onun yazın da yeşil
kalmasını sağlar.
Tarihte Üzerlik
Arkeologların yol göstericisi de diyebileceğimiz üzerlik otu
kümelerinin höyükler üzerinde gelişmesini, eskiden bu bitkinin
tohumlarının ilaç olarak ve külünün de içerdiği soda nedeniyle
çamaşır yıkamakta kullanılmasına bağlayan araştırmacılar vardır.
Üzerlik günümüzde çok yaygın bir dağılım göstermesine karşın,
arkeolojik kazılarda ele geçen üzerlik tohumları oldukça azdır.
Anadolu'da erken döneme ait kazılarda hiç rastlanmayan karbonize
olmuş üzerlik tohumları, Friglerin başkenti Gordion'un (Yassıhöyük,
Polatlı) Geç Bronz ve Helenistik dönemlerinde ve Güneydoğu
Anadolu'da Gritille yerleşmesinin ortaçağa tarihlenen tabakalarında
bolca bulunmuştur. MÖ üçüncü bine ait yerleşmelerden Suriye'de Fırat
kıyısında yer alan Selenkahiye, Hammam ve al-Raqai'de ve Aşağı
Mısır'da Maadi yerleşmesinde de üzerlik tohumları tespit edilmiştir.
Bozkırların bu yaygın bitkisinin kazılarda çok az bulunmasının bir
nedeni tohumları saran ve tanımlamada belirleyici olan zarın
dayanıksızlığı olabilir. Tohumlar doğrudan ateşle temas ettiklerinde
bu dış zar hemen yanarak tohumun tanınabilme ihtimalini ortadan
kaldırmaktadır. Hayvanların sevdiği bir bitki olmayışı, tezeklerde
az bulunmasının, dolayısıyla ocak kalıntılarında rastlanmamasının
bir sebebidir. Zaman içinde aşırı otlatma sonucu hayvanların tercih
ettiği bitkiler azaldıkça, bunların yerini, dikenleri veya
kokularıyla kendilerini savunan bitkiler almıştır. Tarım ve
hayvancılığın artmasıyla bozulan topraklarda, mezarlıklar ve
meralarda, üzerlik ve devedikeni gibi arsız bitkilerin sayısı artar.
Erken dönemlerde kullanılmış olsa bile, üzerliğin ancak dördüncü
binden itibaren yerleşmelerde bulunmaya başlama nedeni olarak
otlakların üçüncü bin sonrasında aşırı otlatma sonucu bozulması
gösterilmektedir.
Anadolu'nun en eski yazılı metinlerinden birinde, MÖ ikinci bin yıla
ait bir tablette, üzerlik bitkisine değinilmektedir. Kral Anitta,
aldığı ve yakıp yıktığı Hattuşa şehrinin yerine bu bitkiyi ektiğini
söyler. Hitit Asker Yemini metinlerindeki lanetleme bölümünde de
üzerliğe "Tarlasından buğdayı, arpası gelmesin! Sonra zag.ah.lı
çıksın!" şeklinde değinilmektedir. Mezopotamya çivi yazılı
kaynaklarında Sümerce zag.ah.lı veya zag.hı.lı ve Akadca sahlu olan
üzerlik Hititçede zahheli olarak adlandırılmış ve tohumu ilaç
yapımında kullanılmış, ayrıca ritüellerde gıda maddeleriyle birlikte
tanrıya sunulmuştur.
Hititçe zahheli kelimesini anmışken Devrek ilçesinin eski adının,
Hititçe üzerlik anlamına gelen bu kelimeden geldiği bilgisini de
verelim. Şöyle ki; Devrekli yaşlılar, dışarı insanlarının Devrek'e "Zehelli"
dediklerini ifade ederler. Zehelli kelimesinin, Hititçe "Zahheli"den
türediği araştırmacılarca kabul görmektedir.
Üzerlik İsminin Kökeni
Üzerlik kelimesinin kökeni üzerine çeşitli yaklaşımlara tanık
oluyoruz. Kelimenin kökenine dair yaklaşımlar bilim ve halk
çevrelerinden olmak üzere iki kaynaklıdır. Bilim adamlarının
görüşlerine geçmeden önce halkın bu kelimenin kökeni üzerine çeşitli
açıklamaları görelim. Halk arasında bu bitkiye üzerlik denmesinin
gerekçeleri şunlardır: Otun tütsüsünün insana yüz iyilik
getireceğine inanılması sebebiyle kelimenin yüz eyilik; tütsünün
yüze ve ele tutulması sebebiyle yüz(lük) ellik; ottan cinsel gücü
artırıcı macun yapımında yararlanılması sebebiyle yüz erlik vb...
denilen bitkinin adı zaman içerisinde üzerlik'e dönüşmüştür. Ancak,
bunların birer halk yakıştırması (halk etimolojisi) olduğu açıktır.
Kelimenin kökeni üzerinde durabilmek için bölge ağızlarımızdaki ve
Türk lehçelerindeki şekilleri incelemek yararlı olacaktır.Anadolu ve
Rumeli ağızlarında üzerlik otu için sipend, sipendan, isfend,
mahmurçiçeği, nazarotu, sarı sarmısak, yabani sedef otu ve ilezik
gibi çeşitli adlar kullanılmaktadır. Çağdaş Türk lehçelerinde de
bitkinin çeşitli şekillerde adlandırıldığını görüyoruz: Azeri
Türkçesinde üzerlik, Türkmencede üzerlik, isvent ve adraspan;
Kazakçada adıraspan, andız;
Doğu Türkistan Kazakçasında ajerek ve tüyejaperak; Kırgızcada
adıraşaman, ısırık; Kırım Tatarcasında özerlik; Uygurcada edrasman;
Doğu Türkistan Uygurcasında adirasman, gül asman; Özbekçe'de isirik,
adrespan, isvent, yuzarlık. Söz konusu bitki Türkiye Türkçesinden
başka Azerice ve Türkmence'de üzerlik, Kırım Tatarcasında özerlik ve
Özbekçede yuzarlık olarak adlandırılmaktadır. Kazakça, Kırgızca,
Uygurca ve Özbekçede ise adraspan, adıraşman gibi farklı şekiller
karşımıza çıkmaktadır.Özbekçedeki isirik şekli “is” ad kökünden
türetilmiştir. Bitkinin tütsü yapılarak kullanılmış olmasından
dolayı bu adı alması tabiidir. Kâşgâr dilindeki yıdıg ot adı da
yaydığı koku sebebiyle bitkiye verilmiştir.
Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın'a göre üzerlik/yüzerlik, birleşik bir
kelimedir. Ona göre, bu birleşik kelimenin birinci bölümünde,
Türkiye Türkçesinde 'yabanî, vahşî' olarak kullanılan yoz sözü
saklanmıştır. İkinci bölümünde ise Kâşgarlı Mahmud'un Divan'ında
geçen ilrük/eldrük 'sedef otu' biçimi kalmıştır.
Üzerlik otu eskiden beri çeşitli tedavilerde kullanılan bir
bitkidir. Hititlerde ilaç yapımında kullanıldığını biliyoruz.
Yaklaşık 2000 yıl önce Adana, Anavarza'da doğan, Avrupa ve
Ortadoğu'da 1500 yıl boyunca tıbbi sağaltım alanında kullanılan
Kitab al-Hasayiş'in (Materia Medica) yazarı Dioskorides de (MÖ
20-80) üzerlik bitkisinden söz eder ve bunun belki de efsanevi büyü
bitkisi moly olduğunu söyler. Dioskorides'e göre, "Bazıları bu
bitkiyi harmala, Suriye ve Mısırlılar besasa (Tanrı Bes'in bitkisi),
Kapadokyalılar da moly olarak adlandırırlar. Bitki siyah kökleri ve
beyaz çiçekleriyle moly'nin tanımına uyar". Dioskorides'in Peganon
agrion ya da Ruta sylvestris olarak tanımladığı üzerlikten söz
ederken bu bitkinin en yaygın olarak görüldüğü Kapadokya'ya
değinmesi bir rastlantı değildir. Çok daha eskiden Hindistan'da
üzerlikten solucan düşürücü ilaç yapılmış, üzerlik narkotik olarak
kullanılmıştır. Zehirlenmelere, yılan sokmasına karşı panzehir
yapımında üzerlikten yararlanılmıştır. Yunanlılar ve Romalılar
üzerlik otunu ishallere karşı mide kuvvetlendirici olarak
kullanmışlardır. Bugün modern tıpta da üzerlik, solucan düşürücü ve
narkotik harmin, merkezi sinir sistemi uyarıcısı olarak kullanılır.
Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasının yanı sıra erkekte
cinsel gücü artırıcı macunların hazırlanmasında da üzerlikten
faydalanılmıştır. Tohumlarının balla karıştırılması sonucu elde
edilen bir macun, eski toplumlarda uzun süre cinsel gücü artırıcı
madde (afrodizyak) olarak kullanılmıştır.
Üzerliğin tohumlarında harmalin, harmin, harmalol ve peganin adlı
alkaloitler ve eterik yağ bulunmaktadır. Ayrıca tohumlarından
kırmızı renkli bir boya maddesi elde edilebilmektedir.
Türk Kodeksi'ne kayıtlı tıbbî bitkiler arasında sayılmayan üzerlik
tohumu genellikle bütün aktarlarda bulunmaktadır.
Halk tıbbında rastlanan pek çok örnekte olduğu gibi, şifalı ve
etkili olduğuna inanılan, fakat kanıtlanmamış uygulama alanları
saymakla bitmez: Afrodizyak olarak, felçlere karşı, "sevdadan
kaynaklanan ağrılar" için, göz hastalıklarında... Davûd-ı Antakî'nin
Tezkere adlı eserinin Bitkiler ve Şifaları bölümünde 'özerlik'
tohumunun iyi geldiğine inanılan hastalıklar listesi oldukça
uzundur.
Nazar Tedavisinde /Halkbilimde Üzerlik
Halk arasında çoğu hastalığın en önemli sebebi “göz değmesi”,
“isabet” gibi adlarla da anılan nazar'dır. Arapça 'nazar' kelimesi,
'bakış' anlamına gelir. Türkçe'de de 'nazar' kimi insanların
bakışlarındaki zararlı güç ve bu nitelikleriyle, bir kişiye, bir
hayvana ya da bir nesneye bakmakla, canlı üzerinde hastalık,
sakatlık, ölüm, nesne üzerinde kırılma gibi olumsuz etkinin meydana
gelmesidir. Nazar sadece insanlara özgü bir olay olmayıp, mal mülk,
hayvan, toprak… gibi insanoğlunun hayatına giren her şey için söz
konusudur.
Nazar, kaynağı tarihin derinliklerine kadar uzanan bir halk
inancıdır. Eski Yunanlılardan Romalılara, Budistlerden Hindulara,
Musevîlerden Müslümanlara kadar bütün topluluklarda bu inancın
bulunduğunu görüyoruz.
Kendisini pek çok tehlikeden korumasını bilen insanoğlu; kaza,
hastalık, ölüm getireceğine inandığı nazardan da korunmak amacıyla
çeşitli koruyucu nesnelere sarılmıştır. Topluca nazarlık olarak
adlandırdığımız koruyucu nesneler, nazara inanan bütün topluluklarda
hemen hemen birbirinin aynıdır. Halkımız tarafından da kullanılan
nazarlıklar arasında mavi boncuk, yedi delikli boncuk, kendiliğinden
delinmiş taş, eski süpürge, sarımsak, kartal pençesi, hurma
çekirdeği, sarı kehribar, yumurta kabuğu, kurban gözü, geyik
boynuzu, öküz boynuzu, at kafası, çörek otu, günlük, kuru karanfil
ve üzerliği sayabiliriz. Bu sıraladığımız nazarlıkların bazıları
evlere asılmakta, bazıları üstte taşınmakta, bazıları da bağ, bahçe
ve tarlalarda bulundurulmaktadır. Çörek otu, günlük, kuru karanfil
ve üzerlik ise nazara karşı yapılan tütsüde kullanılmaktadır.
Ayrıca, üzerlikten yapılan nazarlıklar evlere de asılmaktadır.
Üzerlik meyvelerinden yapılan nazarlıklar bir anlamda, her an el
altında ve göz önünde bulunan bir tütsü deposu olarak işlev görür.
Aynı zamanda da evi süsler. Kadınlar yaz ortasında henüz
olgunlaşmamışken yeşil olarak topladıkları tohum keselerini bir iğne
yardımıyla ipe dizerler. Ortaya yerleştirilen bir sopanın ya da
çıtanın etrafına renkli bir bez sararak ve meyveler arasına küçük
renkli bez parçaları geçirerek baklava ya da çift muska biçiminde
bir şekil oluştururlar.
Orta Anadolu'da 'hamaylı' adı verilen, muska, Basra boncuğu ve
gözboncuklarından oluşan nazarlıkların bir bölümüne üçgen biçiminde
bir bez içine üzerlik ve çörekotu da koyulur. Hamaylı taşıyan
çocukların kemgöz olarak düşünülen tehlikeden korunduğuna inanılır.
Sadece Anadolu'da değil, Akdeniz ülkelerinde, Arabistan ve
Hindistan'da da üçgen biçimi tılsım ve muska olarak kullanılır.
Anadolu'da yapıların duvarlarını süsleyen üzerlikten nazarlıkların
çok benzerlerine İran'ın batısındaki Luristan bölgesindeki göçer
yerleşimlerinde de rastlanır.
Üzerlik Tütütme: Üzerlik tohumlarının yakılarak dumanının ev içine
dağılmasına “üzerlik tütütme” denilir. Bu işlem Konya'da, bir kürek
veya tavaya konulmuş birkaç üzerlik tohumu, soğan-sarımsak kabuğu,
çörek otu, tuz gibi nesnelerin hep birlikte yakılmasıyla
gerçekleşir. Nazara uğradığına inanılan çocuk yanan nesnelerin
dumanına tutularak dua (İhlas, Felâk, Nas sureleri) okunur. Çocuk
dumandan rahatsız olana dek tütsü üstünde dairesel olarak
döndürülür. Bu işlemden sonra üzerlik tütütülen çocuk öpülmez.
Kişilerin tütsülenmesinden sonra sıra evin tütsülenmesine gelir.
Tütsü kabındaki son dumanla ev tütsülenir. Bunun için kap evin
içinde dolaştırılır. Evin tütsülenmesinin amacı sadece nazar
değildir. Aynı zamanda evin içinde bir köşede saklanmış olan
cinlerin de üzerlik tütsüsü sayesinde evden kaçacağına
inanılmaktadır. Bazı yörelerimizde otun yakıldığı kabın da, işlem
bitince mutlaka ters çevrilmesi gerekir. Böylece nazar değmesi
engellenir.
Tütsü sırasında söylenen sanakalar hemen hemen bütün Türk
topluluklarında birbirinin aynıdır.
Tekerlemeler (Sanakalar)
Adana yöresinde üzerlik ateşe atılırken:
Gelsin üzerlik, gitsin nazarlık
Üzerlik bin bir erlik
Üzerliğin ateşte yakılması sırasında:
Çatır çatır çatlasın
Çatırtısı patlasın
....a nazar edenin
İki gözü patlasın
Üzerliğin tüttürülmesi sırasında:
Eş eşikten
Beş beşikten
Yassı dilden
Yaman gözden
Allah saklaya
Bir başka tekerleme ise:
Üzerliksin havasın
Her sayrıya devasın
Arslan Ali Mürteza'nın zülfikarın kurtaransın
Bizi yavuz dilden, kem gözden
Cinlerin, perilerin, devlerin şerlerinden
Emin eyleyen sensin
Benzer bir tekerleme:
Elem tere fiş, kem gözlere şiş
Üzerlik çatlasın; nazar eden patlasın
Konya yöresinde ise şu tekerleme söylenir:
Üzerlik yüzbinnerlik
Gitsin hastalık,
Gelsin sağlık.
Elleşenler, melleşenler,
Yeryüzünde kaynaşanlar,
Oğluma/kızıma nazar değenlerin
Gözleri çatlasın patlasın (Perihan Oydemir'den)
Azerbaycan'da üzerlik tüttürülürken de benzer tekerleme
söylenmektedir:
Üzerliksen üzerliksen hevasen
Hezaran derde dermansen devasen
veya:
Üzerliksen hevasen
Her bir yerde sen olasan
Kada bele savasan
Üzerlik dane dane
Tökülsün hare cane
Kohum ola yad ola
Gözü bu oddan yana
Altundaydı üzerlik
Dütün ağdı üzerlik
Müşkil işim düşüpdür
Hudi hudi üzerlik
Azerbaycan'da söylenen bir başka tekerleme ise:
Üzerlikler çırtdasın Yaman gözler pırtdasın
şeklindedir. Iğdır halk kültüründe ise üzerlik bir türküye konu
olmuştur:
Üzerliyim çaddasın
Yaman gözler patdasın
Ağzın belam tökülsün
Dert üsdünden atlasın
Üzerliksen havasan
Hezar derde devasan
Her yerdensen olasan
Kaza bele savasan
Üzerlik dene dene
Tökülsün herza çene
Gohum ola yad ola
Sözü bu adda yana
Üzerlik kök üzerlik
Başımda börk üzerlik
Bize yaman baharın
Gözleri tök üzerlik
Atın taydı üzerlik
Donun ağdı üzerlik
Müşkül işe tüşmüşem
Hovdu-hovdu üzerlik
Üzerlik, manilerde de yerini bulur:
Bahçelerde üzerlik
Dalları delik delik
Pembe yanak üstüne
Mavi gözler nazarlık
Balıkesir/Savaştepe'de de üzerlik bir türküde anılır:
Bahçelerde üzerlik
Soydan olur güzellik
Duydum yârim evlenmiş de
Allah versin düzenlik de
Salına da salına da gel yârim
Karaman yöresinde üzerliğe bir bilmecede rastlıyoruz:
Bahçelerde üzerlik, başındaki al terlik, yeni mi evlenmiş bu yiğit,
ne bundaki güzellik? (Gül)
Temizlikte Üzerlik
Geçmişte Anadolu'da üzerlik külünün soda ya da sabun yerine
kullanılmış olduğu bilinmektedir. Aşkar adı verilen üzerlik külünün
Gemerek yöresinde yapımı ve kullanımı şöyledir:
"Bir kadın çamaşır yıkayacağı gün tandırı yakar, üzerine büyük
kazanı kor, su ile doldurur. Su ısınırken karşı yamaçlara çıkar
sonbaharın kuruttuğu yüzerlikleri keserle koparır, bir yere yığar.
Bu yüzerlik yığınına bir ateş verir. Acımsı bir kokuyla karışık
kıvrım kıvrım bir duman direklenir gök boşluğuna. Çıtır çıtır
seslerle yanar kuru boz yüzerlikler. En sonunda ateş söner, gri ile
kara arası bir kül yığını kalır. Bu yüzerlik külleri beyaz bir
torbaya doldurulur, eve gelinir. Torba iple bir sopaya bağlanır,
sopa yatay olarak kazanın üzerine konur. Ve ak torba kaynayan suya
sarkıtılır. Aşkar böylece meydana gelir ve çamaşır yıkanmaya
başlanır".
Edebiyatımızda Üzerlik
Üzerlik klasik edebiyatımızda da
Sipend: Üzerlik tohumu ki “tütsülük” de derler. Ateşe atılınca
çıtırtı yapar. Nazar değmemesi istenilen veya nazar değdiği sanılan
çocuk veya kimsenin üzerinde içinde ateş bulunan- bir kap gezdirerek
üzerlik yakarlar. Ocak veya mangalda yakarak tüttürülürler. Tohumlar
çıtırdadıkça musallat olan cinler dağılırlarmış.
“Bu otta Allahu Te'âlâ bir hâssa komuştur ki, bir kimseye andan tütü
verseler ana yaramaz göz değmez.” [Sûdî, Hâfız Şerhi, II/111]
Ol perîye ermesin deyü yavuz gözden gezend
Cânımı mihnet ocağında sipend etdim yine
Hayretî
Bizim şâirlerimiz de pek çok mazmunlar yapmışlardır:
Bu cism-i zerd ü nizâr ile nice bir şehâ
Yanam firâkın âteşine nitekim sipend
Bâkî
Sipend-âsâ eder her rûy-ı âteş-tâbdan feryâd
Râgıb Paşa
Muhabbetin devamı için büyü yaparken de ateş üzerine üzerlik tohumu
atarlarmış.
Dâğlardır odlu göğsümden karası kopmamış
Yâ sebât-ı aşk için od üzre bir nice sipend
Fuzûlî
Üzerlik güzel kokulu bir ottur. Kadınlar çocukların kundak kokusunu
gidermek için bu ottan tütsü verirler. Üzerlik kuruyunca incelir ve
eğilir. Buna dikkat eden Bâkî, hilâlin ilk gecesi görünüşünü buna
benzetmiştir:
Dehr bir şâh-ı sipend urdu felek micmerine
Mâh-ı nev sanma şafakda görünen zerd ü nizâr
Mânâ: Akşamın alaca karanlığında (ufukta) görünen sarı ve cılız
şekli, hilâl zannetme. Zaman felek buhurdanına bir üzerlik dalı
attı.
Bu dal atılmakla şüphesiz tütsü yapılmış olur. (Onay, 1996, s.
438-439)
Sonuç
Türk halk kültüründe üzerliğin yeri elbette bu yazıya alınmış
bilgilerle sınırlı değil. Şu ana kadar derlenmiş bilgilerin tümü
için bir kitap hacmi gereklidir. Sanal âlemdeki bilgilerden
derlediğimiz bu bilgilerin pek çoğu bilimle çelişse de Türk
kültürünün bir güzelliğini bünyesinde sakladığına eminiz. Kentsel
ortamda yetiştiği için kırsal kültürümüzü tanımayan insanlarımızı
bilgilendirmek amacını gerçekleştirebilirsek bu bize yeter. alıntı;kto.org.tr
Sitemizde Bulunan Her Konu Gibi Üzerlik Konusu
da Bilgi Amaçlıdır.
İlaç Yerine Tedavi Amaçlı Kullanılmaz.
|