|
Aspir, genellikle 80-100 cm arasında boylanabilen,
dikenli ve dikensiz formları olan, dikenli formların
dikensizlere göre daha fazla yağ içerdiği, sarı,
beyaz, krem, kırmızı ve turuncu gibi değişik
renklerde çiçeklere sahip, tohumları, beyaz,
kahverengi ve üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz
taneler şeklinde olan (ender durumlarda siyah
tohumlara da rastlanabilir), dallanan ve her dalın
ucunda içerisinde tohumları bulunan küçük tablalar
oluşturan, renkli çiçekleri (petal) gıda ve kumaş
boyasında kullanılan, derinlere gidebilen bir kazık
kök sistemine sahip, tohumlarında % 30-50 arasında
yağ bulunan, Linoleik (Omega-6) ve Oleik (Omega-9,
zeytin yağı kalitesinde) olmak üzere 2 ayrı tipi
olan, yağı yemeklik olarak kaliteli, biodizel
yapımında da kullanılabilen, küspesi hayvan yemi
olarak değerlendirilen, kuraklığa dayanıklı, yazlık
karakterde ve ortalama 110-140 gün arasında
yetişebilen tek yıllık bir uzun gün yağ bitkisidir.
ASPİR TARIMI
Aspir tarımındaki en önemli avantaj (kolaylık),
Buğday-arpa tarımında, toprak hazırlığından ürünün
depoya alınmasına kadar geçen sürede kullanılan
bütün alet-ekipmanların bu bitkinin tarımında da
kullanılabilmesidir. Belki de bu özelliğinden
dolayı, üreticiler tarafından benimsenmesi daha
kolay ve çabuk olacaktır.
Toprak Hazırlığı: Toprak bakımından çok da seçici
olmasa da, derin, verimli tınlı, drenaj problemi
olmayan ve su tutma kapasitesi yüksek, pH değeri
nötr veya nötr'e yakın (pH 5-7) olan topraklar aspir
tarımı için idealdir. Daima bu tip topraklar tercih
edilmelidir. Ancak, kıraç alanlarda da başarılı bir
şekilde yetişebilmektedir.
Aspir tarımı yapılacak alanlarda dikkat edilecek bir
diğer önemli konu ise, tarlanın özellikle yağmur
sularını göllendirmeyecek bir konumda olması, yüzey
drenajının iyi olması gerekir. Eğer, tarla
içerisinde yer yer çukur alanlar var ise ve yüzey
drenajı da kötü ise, özellikle yağış suları ve
sulama suları bu alanlarda birikerek bitkinin kök
bölgesinin bazı hastalıklara açık hale gelmesine
neden olacaktır.
Toprak hazırlığı olarak, eğer tarla, bir önceki
bitkiden sonra aspir ekimine kadar boş
bırakılacaksa, sonbaharda veya ilkbaharda pullukla
sürülmelidir. Ekimden önce ise, diskaro ile ekime
hazırlamak yeterli olacaktır.
Tarla hazırlığının ekimden hemen önce yapılması,
bahar aylarında tarlada ortaya çıkacak kendi gelen
bitkiler (halaza-bir önceki ve/veya diğer kültür
bitkileri) ve yabancı otların yok edilmesi
nedeniyle, aspir'in ilk gelişme dönemleri için
temiz, yabancı otlardan arınmış bir yetişme ortamı
sağlayacaktır. Tuzlu topraklar, aspir tarımı için
olumsuz etkide bulunur. Aspir'in tuza dayanıklılığı,
arpa ile aynıdır. Toprakta tuzun fazla bulunması,
çimlenmeyi, verimi ve tanedeki yağ oranını düşürür.
Gübreleme: Ekimden önce, toprak tahlili yaptırılarak
eksik olan bitki besin maddeleri tamamlanmalıdır.
Köklerin derinlere gidebildiği göz önüne alınarak,
toprak tahlillerinin 1.0-1.5 m derinlikten alınan
örneklerle de yapılması gerekir. Etkili kök
derinliğinde, bitkinin alacağı besin maddeleri
mevcut olmalıdır. Toprak tahlilinin yapılamadığı
durumlarda, dekara 12-15 kg saf azot (N) hesap
edilerek, bitki gelişmesine başlangıç olması için
bir miktar da fosfor (P) ilavesi yapılarak ekimden
önce toprağa serpilip karıştırılmalıdır. Tavsiye
edilen normal fosfor miktarı, dekara 3-5 kg dır.
Aynı şekilde, Potasyum (K) gübrelemesi de
yapılmalıdır. Fakat, ülkemiz toprakları, genelde
potasyum açısından yeterli kabul edilmektedir.
Gübreleme açısından, piyasada bulunan ve kompoze bir
gübre olan 20-20-0 gübresi en uygun olanıdır. Eğer
potasyum gübrelemesi gerekiyor ise, sadece potasyum
içeren gübreler ilave olarak da verilebilir. Eğer,
bu 3 tip gübreyi aynı anda vermek gerekirse, yine
kompoze bir gübre olan 15-15-15 gübresi seçilebilir.
Bu tip gübre verilecekse, fosfor ve potasyum
miktarına göre hesap yapılıp, toplam miktar
belirlenmeli, eksik kalacak olan azot miktarı için
de, sadece azot içeren amonyum nitrat veya üre gibi
gübreler kullanılmalıdır. Eğer, topraktaki fosfor ve
potasyum miktarları yeterli ise, sadece azot
gübrelemesi için, daha önce bahsedilen amonyum
nitrat veya üre gübresi tek başına kullanılabilir.
Tahlil sonuçlarına göre, değişik alternatifler
yaratmak mümkündür.
Aspir bitkisi 3.5-4 ay gibi kısa bir sürede
yetişebildiği için, gerekli olan bütün gübrelerin
ekimden önce bir seferde toprağa serpilip
karıştırılması gerekir. Gübrenin bir seferde ekimle
veya ekimden önce verilmesi göz önüne alındığında,
etki süresinin yavaş ve sürekli olması nedeniyle,
üre gübresinin kullanılması daha mantıklı olacaktır.
Eğer, ekimden önce toprağa karıştırılmayıp ekimle
beraber uygulanacak ise, tohum ve özellikle ürenin
birbirlerine temas etmemesine özen gösterilmelidir.
Aksi takdirde, çimlenme ve çıkışlarda problemler
yaşanabilir.
Ekim Tarihi: Aspir, yazlık bir bitki olduğundan
bahar ayında ekilmelidir. Ancak, kışları fazla soğuk
olmayan, ılıman bölgelerde kışlık olarak da ekilmesi
mümkündür. Örneğin, ülkemizde Çukurova bölgesinde
kışlık olarak, Kasım ayında ekilebilir.
Yine Çukurova bölgesi yanında, bahar-yaz yağışları
olmayan veya yetersiz kalan Şanlı Urfa gibi güney
bölgelerimizde (tabii kışı ılıman olmak şartıyla)
kışlık olarak Kasım ayında veya Aralık ayı
başlarında ekilmesi tercih edilmelidir.
Fide döneminde, diğer bitkilere oranla soğuklara
daha fazla dayandığı için, biraz daha erken
ekilebilir. Ekimin 20 Mart-20 Nisan tarihleri
arasında yapılması uygundur. Geç ekimlerde, bitkiler
kısa kalmakta, dallanma azalmakta, verim ve tanedeki
yağ oranı düşmektedir. Bu nedenle, ekimlerin
zamanında ve uygun şekilde yapılması çok önemlidir.
Sıra Arası ve Ekim Şekli: Değişik sıra aralıklarında
ekim yapılmasına rağmen, yabancı ot mücadelesi ve
kontrolü açısından, sıra arasının dar tutulması en
iyi yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu amaçla,
tavsiye edilen en uygun sıra arası, 15-20 cm dir.
Hububat ekiminde kullanılan makineler (mibzerler),
aspir ekiminde de rahatlıkla kullanılabilmektedir.
Daha geniş sıra aralıklarında (40-60 cm) ekim
yapıldığı takdirde, yabancı ot mücadelesi ve
kontrolünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Çünkü, geniş
sıra aralıkları, yabancı ot gelişimini teşvik
etmektedir. Böyle durumlarda, özel aletlerle (yüksek
ve ince lastikli traktörler) veya yine ekimde belli
aralıklarla boş sıralar bırakılarak çapa makinesinin
buralardan hareket etmesi sağlanmaktadır. Bu da
fazladan masraf gerektiren, üretim maliyetlerini
arttıran işlemlerdir.
Tohumluk Miktarı ve Ekim Derinliği: Sıra arasının
15-20 cm olduğu durumlarda, dekara 4-6 kg tohumluk
kullanılmalıdır. Bu durumda, tohumun iriliğine göre
(1000 tane ağırlığı), dekarda 100.000-120.000 arası
bitki (ortalama 100.000 bitki) bulunacak ve sıra
üzeri mesafesi de 5 cm olacaktır. Dekara atılacak
tohumluk miktarı ortalama olarak 5 kg’ ın altında
olmamalıdır. Çok küçük taneli çeşitlerde daha az
miktarda tohumluk kullanmak gerekir (yaklaşık 4 kg).
Geniş sıra aralıklarında, tohumluk miktarı 2-3 kg
civarındadır.
Dekara 5-6 kg tohumluk kullanımı ilk bakışta biraz
fazla gibi gözükse de, yeşil aksama uygulanabilecek
yabancı ot ilaçlarında sıkıntı yaşandığı için ve
büyümenin ilk dönemlerindeki rozet büyüme sırasında
aspir bitkilerinin yabancı otlara boğdurulmaması
için biraz sık ekmekte fayda vardır. Bu sıklık belki
hastalık problemi yaratabilecektir ancak, yabancı ot
problemini kontrol etmek açısından gereklidir.
Ekim derinliği, toprak şartlarına göre değişiklik
gösterse de, 2.5-4.0 cm' lik ekim derinliği en
idealidir. Ekimde hiçbir zaman 5 cm' den daha derine
tohum bırakılmamalıdır. Üniform çıkışlar, genellikle
sığ (yüzlek) ekimlerde sağlanmıştır.
Yabancı Ot Kontrolü: Aspir bitkisi, gelişmenin ilk
3-4 haftalık döneminde yabancı otlarla rekabet
edemez. Bu konuda çok zayıf olduğu için, yabancı
otlardan çok etkilenir. Bu nedenle, gelişmenin ilk
dönemlerinde bitkiyi yabancı otlarla rekabete
sokmamak için, ekimden önce tarlanın bir çıkış
öncesi herbisit (ot ilacı) ile ilaçlanması ve ilacın
toprağa karıştırılması gerekir veya çıkıştan hemen
önce tarla yüzeyine uygulanması gerekir. Aspir
tarımında çıkış öncesinde tarla yüzeyine veya
ekimden hemen önce toprağa karıştırılarak
kullanılabilecek ve tavsiye edilen herbisitlerden
bir kaçı şöyledir; Trifluralin, Metolachlor, EPTC,
Barban, Profluralin ve Paraquat. Bunlar, etkili
kimyasal maddelerden birkaçı olup, ticari ilaç
isimleri firmalara göre değişik isimler altında
olabilir.
Bunlardan, Metolachlor (Dual II) hem ekim öncesi
toprağa karıştırılarak hem de ekimden sonra-çıkıştan
önce toprak yüzeyine uygulanabilir. Diğerleri ise,
sadece ekimden önce toprağa karıştırılarak
uygulanır. Çıkış sonrası yabancı otların yeşil
aksamına uygulanabilecek herbisit olarak “Stomp”
kullanılabilir.
Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, ekimde sıra
arasının dar tutulması (15-17 cm), yabancı otları
bastıracağından, ayrı bir yabancı ot mücadelesi
gerekmeyecektir. Çıkış sonrası yabancı otların
kimyasal yolla mücadelesinde yeşil aksama
kullanılabilecek herbisitlerin piyasada bulunamama
ihtimaline karşı, ekimden önce ekilecek alanın
mutlaka treflan ile (dekara 230-250 g) ilaçlanması
gerekir. Bu doz miktarı, normal tarla içindir. Çok
ağır topraklarda (kil oranı yüksek) bu doz 300 gr’a
a kadar çıkarılabilir. Kumsal tarlalarda, Treflan
dozu dekara 150-160 gr olmalıdır. Aksi takdirde,
bitkilerde yanmalar ortaya çıkabilir.
Çeşitler: Günümüzde, sadece 3 aspir çeşidi
mevcuttur. Bu çeşitlerden 2 tanesi (Yenice ve Dinçer),
1983 yılına kadar tescil edilen çeşitler olup, 1
tanesi ise 2005 yılında tescil edilmiştir. Daha önce
yıllarda, 5-154 olarak üretimi yapılan hat, 2005
yılında Remzibey-05 ismiyle tescil edilmiştir. Bu
çeşitler, Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü
tarafından geliştirilmiştir. Bu çeşitlere ait bazı
tarımsal özellikler aşağıda verilmiştir.
Yenice: Dikensiz, kırmızı çiçekli, 100-120 cm
boyunda bir çeşittir. Diğer 2 çeşitten 10-15 gün
daha geç hasada gelir. Bin Tane ağırlığı 35-40 gr
arasında olup, tanedeki yağ oranı da % 20-25
arasında değişir. Linoleik tip yağa sahiptir.
Dinçer: Dikensiz, mat-kırmızı renkte çiçeklere
sahip, 90-100 cm boyunda bir çeşittir. Remzibey
çeşidinden 2-3 gün önce hasada gelir. Bin Tane
ağırlığı 45-50 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı
% 25-28 arasında değişir. Linoleik tip yağa
sahiptir.
Remzibey-05: Dikenli, sarı çiçekli, 60-80 cm boyunda
bir çeşittir. Tescili 2005 yılında yapılmıştır. Bu
yıla kadar 5-154 ismiyle üretim izinli olarak
bilinmekteydi. Bin Tane ağırlığı 45-50 gr arasında
olup, tanedeki yağ oranı % 30-35 arasında değişir.
Yağı oleik tiptedir (zeytin yağında olduğu gibi)
Sulama: Her ne kadar kuraklığa dayanıklı bir bitki
olsa da, kritik dönemlerinde sulama yapılması verimi
arttıracaktır.
Aspir tarımında tane verimi açısından en kritik
dönemler, sapa kalkma dönemi ve çiçeklenme öncesi
dönemlerdir. Bu iki dönemde de, eğer havalar çok
kurak giderse ve toprakta yeterli rutubet yoksa,
sulanması verimi olumlu yönde arttıracaktır. Sapa
kalkma dönemi, genellikle çıkıştan 20-25 gün sonraya
denk gelmektedir. Çiçeklenme öncesi dönem ise,
çeşitlere bağlı olarak, yine çıkıştan yaklaşık 55-65
gün sonrasına denk gelmektedir. Bu dönemlerde, eğer
yeterli yağış alınamaz ise ve sulama imkanı da
varsa, yapılacak ek bir sulama verimi arttıracaktır.
Eğer sulama yapılacak ise, kuraklık belirtileri
bitki üzerinde ortaya çıkmadan önce yapılmalıdır.
Özellikle, bitkilerin alt yapraklarında ortaya
çıkacak "yanma" lar (yaprakların kahverengileşmesi),
bitkinin su stresine (kuraklık) girdiğinin en
belirgin işaretidir. Çok sıcak havalarda, sulama
yapılmamalı veya çok kısa sürede bitirilmelidir.
Sulama ile ilgili diğer bir konu ise, sulama suyu
hiçbir zaman tarla yüzeyinde uzun süre
göllenmemelidir. Bu durum, bazı kök hastalıklarına
uygun ortam hazırlar.
Hasat: Yaprakların büyük bir bölümünün tamamen
kuruduğu (kahverengileştiği), çiçek çanak
yapraklarının hemen hemen kahverengiye döndüğü (geç
açmış çiçek tablalarındaki çanak yapraklarında hafif
bir yeşillik olabilir) ve tablaların elle kolaylıkla
harmanlanabildiği ve tanelerin tamamen beyaz renk
aldığı dönem hasat zamanının geldiğinin bir
işaretidir. Bu dönem, genellikle çiçeklenmeden
yaklaşık 4-5 hafta sonraya denk gelen dönemdir. Bu
dönemde, bitkiler fizyolojik olgunluğa ulaşmış
demektir ve hasat yapılabilir.
Hasat, zamanında, geciktirilmeden hemen
yapılmalıdır. Aksi takdirde, tanelerde renk
değişikliği ve eğer yağış olursa, tablalarda bulunan
tanelerin çimlenmesi söz konusudur.
Hububat (Buğday-arpa) hasadında kullanılan
biçerdöverler, aspir hasadında da rahatlıkla
kullanılabilir. Ancak, makinenin ayarlarının uygun
bir şekilde yapılması zorunludur.
Biçerdöverin dolap hızı, hareket hızından % 25 daha
fazla olmalıdır. Hasat-harman sırasında, tanelerde
kırılmayı önlemek için, 55 cm' lik batörlerde, batör
hızı düşük bir seviyeye, 550 devir/dakika,
ayarlanmalıdır. Diğer bir ifadeyle, çevresel hızı
yaklaşık 910-920 m/dakika olmalıdır. Kontrabatör
açıklığı, ön tarafta 1.5-1.6 cm, arka tarafta ise,
1.2-1.3 cm olmalıdır. Bitki artıkları nedeniyle
makinenin tıkanmasını önlemek için, eleklerin
sarsılma hızı, hububat için kullanılan hızdan daha
fazla olmalıdır. Boş tanelerin ve sap parçalarının
kolaylıkla atılması için, fan ayarının da yeterli
olması gerekir.
Hasat edilen ürünün problemsiz, uzun bir süre ve
güvenli bir şekilde depolanabilmesi için tane
neminin % 8 olması gereklidir. Bu oran, % 10' u
geçmemelidir.
Sanayide İşlenmesi: Aspir yağlık bir ürün olduğu
için, sanayide yağ elde etmek üzere değerlendirilir.
Yağ elde edilmesinde, ayçiçeği işleyen tüm makineler
aspir işlemeye de elverişlidir. Herhangi bir makine
değişikliğine gerek yoktur. Bu nedenle, ülkemizde
sanayide işlenmesi açısından hiçbir problem olmaması
gerekir.
Yağ alındıktan sonra geriye kalan küspe içerdiği %
22-24 protein nedeniyle iyi bir hayvan yemi olarak
değerlendirilmektedir. |