Zencefil

toz_zencefil

Zencefil Baharatı

Zencefil Baharatı – Zencefil Kökü – Zencefil Tozu – Ginger

Zencefil Diğer Adları
Zingiber – Ginger – İngwar

Zencefil Hazırlanması
Hekim önerisine göre kullanılır.

Zencefili Faydaları
Hekim önerisine göre kullanılır.

Zencefil Tozu Hazırlanması
Hekim önerisine göre kullanılır.

Zencefil Özellikleri
Ihlamura eklenir.

Zencefil Bileşimi
Protein, yağ, nişasta, su, minareler (kalsiyum,fosfor,demir), B vitamini, C Vitamini ve uçucu yağ taşır.

Zencefil Tarihçesi
M.Ö.6. yüzyıldan beri Çin de baharat ve ilaç olarak kullanılmıştır.
Romalılar zamanından beri Kuzey Avrupa’da kullanılır.

Ginger (zencefil) adı, Sankritçe’de “Sinabera”dan gelir, geyik boynuzuna benzediği için bu ad verilmiştir.

Orta Çağ’da Fransa ve İngiltere’deki panayırlarda zencefilli ekmek ve zencefilli bisküvi satılır, bunları genç erkekler alıp sevdikleri ne hediye ederlermiş.

Kuran-ı Kerim’de İNSAN/DEHR suresinin 17. ayetinde zencefilin adı geçmektedir.

İbni Sina zencefilin afrodizyak olduğunu söylemiştir.

18. yüzyılda İngiltere’de “zencefil şarabı” imal edilmeye başlamıştır.
19.yüzyılda İngiltere’de ki publarda içkiye zencefil karıştırılmaya başlamış ve bu “zencefilli bira”nın başlangıcı olmuştur.

Aroması zengin, keskin, ısıtıcı, odun kokuludur.

 

 

Zencefil Hakkında İnternette Yazılan Yazılar

Zencefil ve bal, soğuk algınlığının doğal ilacı
Kışın soğuk günlerinde sıkça yakalandığımız soğuk algınlığı, nezle, grip gibi rahatsızlıkları en iyi tedavi eden doğal ürünlerden biri zencefildir.

Binlerce yıldır Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu baharat, aynı zamanda soframızda güzel bir lezzet kaynağıdır. Zencefili hangi hastalıklarda, nasıl kullanabiliriz? Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda bir çay kaşığı toz zencefil bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp macun yapılarak yenildiği zaman insanın içini ısıtarak bronşlarını açar ve temizler. Balgamı söktürür, öksürüğü keser. Zencefil aynı zamanda doğal aspirindir; kanı sulandırır, damarları açar, pıhtılaşmayı önler. İyi bir zihin açıcıdır, hafızayı güçlendirir.

Zencefil yeni projeler üretmek isteyen insanların ilacıdır, beyni canlandırır. İlaçların mide ve bağırsaklara yaptığı yan etkiyi yok eder. İyi bir bulantı ilacıdır. Ameliyatlardan sonraki anesteziden kaynaklanan bulantılar, deniz ve araba tutmasındaki bulantılarda etkilidir.

Zencefilin doğum sonrasında annenin emzirme döneminde, anne sütünü artırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Sindirim sistemini düzenler, hızlandırır, enerji verir. Zencefil, İngiltere’de besin takviyesi olarak kabul edilmiştir. Kışın salepin üzerine tarçın yerine zencefil serperek içilmesi yorgunluğu alır, sinir sistemini düzeltir. Taze zencefil kökünden yapılan turşu sofralara güzel bir çeşni olmanın yanında sindirime faydalı bir takviye olur.

Zencefil, asırlar boyu iyi bir besin ve ilaç olarak güvenle kullanılmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan deneylerde zencefilin hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır. Zencefil aynı zamanda çok güçlü doğal bir romatizma ilacıdır. Bal ve toz zencefil karışımından hazırlanan macun, günde üç tatlı kaşığı yenildiğinde bel ve bacak ağrılarını, romatizmayı tedavi eder. Çinliler yüz yıllardır romatizmayı zencefil ile tedavi etmektedir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz zencefil hakkında Alman bir uzman şöyle der: “Bir kızım olsaydı adını mutlaka zencefil koyardım.”

Gülten Şenşafak / Uzman Estetisyen ZAMAN
————————————————-

Zencefil; tropikal iklim karakterindeki coğrafi alanlarda yaşayan ve yetişen yumru köklü sarımtırak bir bitkidir. Düğümler şeklinde yetişen kökleri genelde toprağın 15-25 cm altındadır.
Zencefil Genel Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir zencefil.
Zencefil özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit “bitkisel” şifa uygulamalarında kullanılan bir bitki çeşididir. Özellikle çin ve hindistan dolaylarında zencefil 2000 yıldır bilinir ve çok aktif olarak kullanılır.

Örneğin çinde “zencefil bitkisi”; hazımsızlıklarda ve çeşitli mide hastalıklarında, diare(su kaybı ishal)’de ve mide bulantılarının tedavilerinde kullanılırken, Hindistanda Zencefil bitkisi; genellikle eklem iltihaplanmalarında, colic tedavilerinde(bu bağırsaklarda meydana gelen gaz spazmlarıdır ve oldukca ağrılıdır özellikle çocuklarda sık görülür) ve hayati göstergelerin düzeltilmesinde kullanılır.

Aslına bakarsanız zencefil bitkisi bütün bir dünyada aranılan ve sevilen bir çeşit baharattır.

zencefil asya da en azından 4,400 yıldır kullanılan iyi bir baharat ve iyi bir destekleyici şifahi bitki türüdür. Tropikal iklimlerin bereketli topraklarından bütün bir dünyaya armağandır zencefil.

Zencefil yumru şeklinde bir birine geçmiş yuvarlaklar gibi görünen bir köke sahiptir. Bu kök yerin 15-25 cm altında bulunur. Kökün üzerindeki “birbiri içine geçmiş
zencefil Kök Halinde
hissi veren açık veya koyu” halkalar su yüzeyinde yayılan dalgalar gibi yayılım gösterir. Bu bitkinin gövdesi birbirinin içine geçmiş yivli bir yapıya sahiptir. Kısımların kenarından yapraklar çıkar ve bu yapraklar yeşildir. yapraklar henüz küçükken gövdeyi saran vir ok ucu gibidir.

Büyüdükçe gövdeden ayrılarak yaprak şeklini ve görümünü kazanır.
Bu bitki çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri beyaz sarımtırak veya karışık yeşl de olabilir. Pembe olduğu da vakidir(adalarda ki çeşitleri).
Etken Maddeleri nelerdir?
Bu bitkinin etkili oluşunun en önemli nedelerinden birsi uçucu yağlarının olması ve yapısındaki fenol bileşikleridir(shogaols ve gingerols). Ayrıca içerdiği nişasta, kalsiyum, B ve C grubu vitaminleri de bu bitkiyi önemli yapmaktadır.

Her ne kadar yetişkin olsanız da günlük 4 gramdan fazla zencefil almayınız. Bu doz normaldir günlük 4 gramın üzerindeki dozlar yaygın göğüs yanması şikayeti doğurur.(Yiyecekler genellikle %0.5 kadar zencefil içerir)

Zencefili asla 2 (iki) yaşından küçük çocuğa vermeyiniz.
Günlük 4 gr dan fazla zencefil kullanmayınız.
Hazırladığınız zencefili 1 defada değil de günün değişik saatlerinde 2-3 defada tüketmeniz tavsiye edilir.
Bir yetişkin ağırlığının 70 kg olduğunu unutmayınız.

———————————————-
ZENCEFİL

Latince ismi : Zingibar officinale

Bitki özelliği :Uzakdoğu ülkelerinde yetiştirilen bir kültür bitkisidir.

Drog adı :Zingiberis rhizoma / kök

Tentür : Zingiber D1 – D6

Bileşim: Zingiberen içerikli eterli uçucu yağ,Zingiberol, acı maddeler, Gingerol ve Shogol.

Baharat: Özellikle zayıf ve sinirsel etkiyeaçık mideler için çok yararlı bir baharattır. Zencefil,mide ülseri olanların bile kullanabileceği özelliktedir.

Uyarı: Zencefilin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Son yıllarda Batı dünyası da Doğu’nun şifalı baharatı zencefilin önemini keşfetti. Bilim dünyasındaki ismi Zingiber officinale’dir. Gerçekten de zencefil bir şifa kaynağıdır. Sadece Uzakdoğu’nun kutsal kitaplarında adı geçen bir baharat değildir. Örneğin; Kuran’da da adı geçen tek baharat zencefildir. Hatta cennet tasvirlerinde cennete giren kişilerin zencefilli içeceklerle ödüllendirileceklerinden bahsedilir.

Trafik, iş stresi, ekonomik sorunlar cinsel yaşamı kabusa dönüştürüyor. Uzmanlar, cinsel sorunların ortaya çıkmasında psikolojik faktörlerin önemli ölçüde rol oynadığına dikkat çekiyor. Şifalı bitkiler, stres nedeniyle cinsel isteksizlik yaşayanların imdadına yetişiyor.

Baharatı: Zencefil kökünden elde edilen toz veya eter yağı pasta, çorba, sulu yemekler, etli yemeklere aroma ve tat verici olarak katılır.

Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur fakat acı olması nedeniyle fazla kullanılamaz.

Zencefil, Ingwer, Zingiber officinale ROSCOE
Familyası: Zencefilgillerden, Ingwergewâchse, Zingiberaceae
Drugları: Zencefil kökü; Zingiberis rhizoma
Zencefil esansı; Zingiberis aetheroleum
Zencefil kökünden çay, esans, tentür ve natürel ilaç yapılır.
Zencefilin asıl vatanı Hindistan olup buradan diğer ülkelere yayılmıştır. Günümüzde Jamaika, Çin ve Hint zencefili diye anılan çeşitli türleri vardır ve bunlardan en kalitelisi Jamaika zencefilidir. Mendoza Doğu Hindistan’dan Amerika’ya 1547 yılında getirmiş ve bu tarihten itibaren burada yetiştirilmeye başlanmıştır. Tarihte baharat olarak kullanılan zencefil pasta, bira ve şarap yapımında kullanılmış, çorba ve etli yemeklere katılmıştır. Zingiber kelimesi Hintçe singovera (boynuz gibi) kelimesinde türemiştir.
Zencefil 1-2m boyunda çok yıllık bitki olup tropik ülkelerde yetişir. Kökleri yumru gibi birbirine bağlı, yatsı, boynuz gibi ve etlimsi olup bu köklerle çevresine yayılır. Oval şekilde kenarları bütün fakat hafif dalgalı, koyu yeşil renklidir. Yaprak bir gövdeye sarılan boru şeklindeki kısım, bir de gövdeye oturmuş olan iki kısımdan oluşur. Yapraklı sürgünler 1-2m boyunda olabilirken çiçek koçanını taşıyan sürgün 20cm boyundadır. Çiçek koçanı 4-6cm büyüklüğünde olup üzeri sıra sıra kiremitlerle dizilmiş gibidir. Bu kiremit şeklindeki esmerimsi yaprakların altından çıkan çiçek sapları üzerinde çiçekleri bulunur.

Yetiştirilmesi: Tropik ülkelerde yetiştirilen bitki Türkiye’nin sıcak bölgelerinde yazın dışarıda kışın içerde yetiştirilebilir.

Hasat zamanı: Sonbaharda yaprakları solup döküldükten sonra kökleri çıkartılarak iyice yıkanır, dış kabuğu soyulup ve bir gece soğuk suda bekletildikten sonra güneşte kurutulur.

 

 
CNN TÜRK İnternet Sitesi -15.05.2009

Zencefilin kanser hastalarına faydası

Bilim adamlarının kanserle ilgili araştırmaları sürerken, şimdiye kadarki çalışmaların ilgi çeken sonuçları arasında daha önce bazı mide rahatsızlıklarında kullanılan zencefilin kanser tedavisi sürecindeki mide bulantılarına karşı yardımcı olmasının belirlenmesi de yer alıyor.

Amerikan Kilinik Onkoloji Derneğinin (ASCO) Başkanlığını yapan ve Şikago Üniversitesi kan kanseri uzmanlarından Dr. Richard Schilsky, konuya ilişkin sunumun yapıldığı ASCO toplantısındaki açıklamasında, zencefilin binlerce yıldır mide rahatsızlıklarında kullanıldığını anımsatarak, kanser hastalarının acılarını azaltmak için ne yapabileceklerini sürekli sorduklarını, araştırmaların da tedavi sürecinde mümkün olduğu kadar düşük dozda kullanılan zencefilin bu konuda çok iyi sonuç verdiğini gösterdiğini kaydetti.

New York Rochester Üniversitesinde kemoterapi uygulaması yapılan ve mide bulantısına karşı standart ilaç verilen 614 kanser hastasından bir bölümüne plasebo (fonksiyonu olmayan madde), bir bölümüne ise çeşitli dozlarda toz zencefilin kapsül içinde verildiğini anlatan uzmanlar, toz zencefil alan hastaların tümünde mide bulantılarının azaldığının tespit edildiğini belirtti.

Iressa ve Tarceva ilaçlarının kullanımı

ASCO toplantısında sunulan bir başka araştırma ise, akciğer kanseri vakalarıyla ilgili çalışmaların Iressa ve Tarceva gibi ilaçların tedavi sürecine sağladıkları katkı konusunda yeni bulguları ortaya koydu.

Kanser vakalarının ancak yüzde 10 ila 15’inde kısmen yararlı olabildiğine yönelik 2004’te yapılan bir araştırmanın sonuçları doğrultusunda ABD’deki Iressa tabletlerinin satışlarının büyük oranda azaltıldığını anımsatan araştırmacılar, daha sonraki araştırmaların Iressa’nın çoğu Asyalı kadın olan ve özellikle sigara içmeyen hastalar üzerinde çok daha yüksek düzeyde olumlu sonuç verdiğini ortaya koyduğunu anlattı.

Bu araştırmanın, Iressa’nın ABD pazarında yaygın olarak satılmaya başlamasının önünü açabileceği belirtiliyor.

Türkiye’de de akciğer ve pankreas kanserli hastaların tedavi sürecinde ilgili testlerden sonra alınan sonuçlara göre, Iressa (Gefitinib) ve Tarceva (Erlotinib) ilaçları kullanılarak, tedavide başarı oranı artırılmaya çalışılıyor.

Kemoterapiye göre yan etkisi çok daha az olan bu gibi ilaç tedavileri ve özellikle Iressa ve Tarceva’nın kullanımına ilişkine araştırma sonuçlarının ASCO toplantısından sonra, bu ay içinde yayımlanması bekleniyor.

Neuroblastoma hastalarında yeni bağışıklık tedavisi

Çocuklarda görülen otonom sinir sistemi tümörü veya böbreküstü bezinin medulla bölümünde ortaya çıkan bir tümör olarak da bilinen ve ölümle sonuçlanabilen kanser hastalıkları arasında yer alan neuroblastoma hastaları için yeni geliştirilen bağışıklık tedavisiyle ilgili bir araştırma da ASCO toplantısında sunulan raporlar arasında yer aldı.

Vücudun bağışıklık sistemi proteini (monoklonal antikor) güçlendirerek tümörün bağışıklık sistemi tarafından yok edilmesine yardımcı olan yeni tedavi, bu kanserin tedavisinde yıllardır kullanılmakta olan benzeri bir sistemin biraz değiştirilmesiyle uygulanıyor.

Söz konusu rapora göre, 2 yıl süreyle önceki sistemin uygulandığı çocuklarda tümörün tekrar oluşmasının veya ölümle sonuçlanmasının engellenmesi oranı yüzde 46 oranında gerçekleşirken, yeni sistemde bu oran yüzde 66’ya kadar yükseldi.

Çocuk hastalarda 2 yıldan fazla yaşama oranının önceki uygulamada yüzde 75, yeni uygulamada ise yüzde 86 olduğunu da ifade eden araştırmacılar, bunun “neuroblastoma konusunda büyük bir atılım olduğu, kanser olan çocuklara yönelik tedavi sürecine yeni bir standart getirdiği” düşüncesini dile getiriyor.

Yeni sistemin 226 neuroblastoma hastası çocuk üzerinde uygulandığını, bulguların da bu uygulamalar sonucu elde edildiğini belirten araştırmacılar, sistemin, Ulusal Kanser Enstitüsü araştırmacıları tarafından deneme uygulanmasına başlandığını kaydetti.

 

 

Bu sitede bulunan her ürün; besin, gıda takviyesidir. Dr’nuza Başvurun.
Tedavi amaçlı veya ilaç yerine kullanılamaz.

Yorum Bırakın