Akciğer Hastalıkları

Akciğer Hastalıkları



Akciğer Hastalıkları Nelerdir?
Akciğerler şişerse; zatürree – zatürri-e adı verilir.
Akciğerler yara olursa; karha adı verilir.
Akciğer etleri çürürse; verem denir.
Akciğerin sağ perdeleri ve zarları arasında su toplanırsa; zatülcenp, sol tarafından olursa; sulu zatülcenp, sulu olmaz ise; kuru zatülcenp, iki tarafına olursa; şusa denir.

Akciğer Nerdedir?
Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük kısmını dolduran koni şeklinde,  süngerimsi yapıda bir çift organdır.

Akciğer Görevleri
Akciğerlerin başlıca görevi, vücut hücrelerinin artık maddesi olan karbondioksiti vücuttan atmak ve yaşam için temel gereksinim olan oksijeni vücuda almaktır.

Akciğer Özellikleri
Akciğerler başlıca “bronş” denen hava içeren tüplerden, “alveol” denen hava keseciklerinden, kan ve akkan (lenf sıvısı) damarlarından oluşmuştur.
Akciğer Hastalıkları Belirtisi
Öksürme, en belirleyici hastalık işaretidir.

Akciğer Veremi – Akciğer Etinin Çürümesi
Akciğer veremi, zafiyet, tüberküloz, ince hastalık, fitizi de denir.
Sebebi, koch basili denilen, ufak, kıvrık, içinde küçük noktacıklar görülen çomak şeklindeki verem basilidir.
Verem mikrobu, insan vücuduna çeşitli yollardan girebilir.
Bu yolların başında solunum yolları gelir.
Hastalık çoğunlukta veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile bulaşır.
Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, üzüntü, grip, boğmaca, kızamık veya şeker hastalığı, vücudun direncini kaybetmesine ve hastalanma ihtimalinin artmasına sebep olur.
Akciğer Veremi 3 devrede gelişir.
Birinci devrede hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük ve 38 derece ye kadar yükselen ateş görülür. Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur.

İkinci devrede hiçbir belirti görülmeyebilir. Fakat basililer bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar.

Üçüncü devrede verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hasta da yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir.
Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava, bol gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.

Akciğer – Zatülcenp – Akciğerin Su Toplaması
Akciğerleri saran zarın (Plevra’nın) iltihaplanması sonucu görülen bir hastalıktır. Tıp dilinde “Plörezi” denir.
Sebebi; zatürree, verem veya akciğer apsesinden yayılan iltihaptır. Kuru, yaş ve iltihaplı olmak üzere 3 çeşittir.

Kuru zatülcenp, soğuk algınlığı, romatizma veya ateşli hastalıktan kaynaklanır. Hasta soluk alırken; göğüs ve boyun bölgesinde şiddetli ağrı hisseder. Kesik kesik solar. Ateşi 39 dereceye çıkar.

Yaş zatülcenp, akciğer zarı arasında su birikmesi sebebidir. Hastada, aniden ortaya çıkan titreme, 40 dereceye kadar çıkan ateş görülür. Soluk alması güçlük çeker, göğsünde çivi batıyormuş hissini veren sancılar hisseder.

İltihaplı zatülcenp; tıp dilinde “ampiyem” adı verilen bu hastalık, akciğer zarının boşluklarından birinin içine cerahat birikmesi sonucunda ortaya çıkar. Hastada, iştahsızlık ve kansızlık görülür. Soluk alması güçleşir, Ateşi 40 dereceye kadar çıkar.
Tedaviye vakit geçirmeden başlamak gerekir. Hastanın, mutlaka istirahat etmesi, moralini bozmaması da iyileşmesini çabuklaştıran faktörlerdendir.

Akciğer Zatürresi – Akciğer İltihabı
Tıp dilinde, pnömoni denilen bu hastalığın 3 çeşidi vardır.
Lober Pnömoni; Pnömokok adı verilen mikropların sebep olduğu “had akciğer iltihabı”dır.
Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk algınlığı ve uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar.
Hastalık, anî baş ağrısı, titreme, kusma, halsizlik ve sırt ağrısı ile başlar. Ateş 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük, kısa sürelidir.
Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir.
Virüs zatürreesi; Virüslerin sebep olduğu çeşittir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığından sonra görülür.
Hastanın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini yorgun hisseder. Öksürüğü kuru, fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar oluşur.

Akciğer ve Bronkopnömoni
İyi tedavi edilemeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır.
Sebebi, akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır.
Bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa 2–3 gün içinde ağırlaşır.
Ateş, sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada, öksürük, cerahatli ve bazen da kanlı balgam görülür. Halsizdir. Nefes almakta güçlük çeker, rengi soluktur.
Ateş yükseldiği zaman vücut ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar kullanılmaz.

Akciğer Zarının İltihaplanması – Göğüste Su Toplanması
Tıp dilinde “Plörezi” (sulu zatülcenp) denilen hastalıktır.
Akciğerin etrafını saran zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkar.
Sebebi, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak iltihabıdır.
Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir.
Buraya bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir.
Nefes darlığı vardır.
Yatak istirahatı ve doktor tedavisi şarttır.

Astım – Bronşit – Öksürük – Alerji – Solunum Yolları – Akciğer Hastalıkları
Akciğerlere giden hava yolunun iltihaplanmasıdır.
Akciğer içyüzü zarının iltihaplanmasıdır.
Boğazların iltihaplanmasıdır.
Öksürüktür.
Nezledir.
Griptir.
Soğuk algınlığıdır.
Alerjidir.
Üşütmedir.
Balgamdır.
Sonucu ateştir.

Web sitemizde; doktor, eczacı, ameliyatçı!!!! yok, beyaz önlüklü, yeşil önlüklü kişiler hiç yoktur.

Yorum Bırakın