Böbrek Hastalıkları

Böbrek Hastalıkları

 

Böbrek; vücudumuzda zehirli sıvıları idrar ile dışarı atmaya yarayan organımızdır.
Böbreği en iyi dostu su’dur.
Böbrek kumları, böbrek taşları vb böbrek rahatsızlıkları böbreklere acı verir.
Kaburgaların altında veya bellerin sağı solunda ağrılar gözükür. Kusma ve terleme, böbrek ağrıları ile birlikte görülebilir.

Böbrek Hastalıkları
BÖBREK İLTİHABI
Böbreklerin iç kısımlarının iltihaplanmasıdır. Tıp dilinde piyelonefrit adı verilir.

İki çeşiti vardır
Akut Böbrek İltihabı: Ani olarak ortaya çıkan, titreme, kaburga altlarında ve yanlarında başlayıp, kasıklara kadar yayılan bir ağrı ile kendini gösterir.
Sık sık idrara gitmek ihtiyacı duyulur. İdrar çıkarken de yanma ve ağrı hissedilir. İlk önlem olarak belin iki yanına sıcak su torbası konur.
Bol su, limonata ve açık çay içilir.
Kronik Böbrek İltihabı: Akut böbrek iltihabının gereği gibi tedavi edilmemiş olması, kronik böbrek iltihabının başlıca nedenidir.
Hastada iştahsızlık, ateş, halsizlik, baş ağrısı, ağrılı idrar etme ve bel ağrıları görülür. Yapılacak ilk iş, bol bol meyva suları içmek ve aşağıdaki reçetelerden birini uygulamaktır. Ayrıca tuz ve hayvani gıdalar azaltılmalıdır.
Sıcak banyo ve banyodan sonra üşütmemek ve banyo sonrası istirahat tavsiye edilir.
Böbrek iltihabına faydalı ılıca ve kaplıcalar aşağıdadır.
Afyonkarahisar Maden suyu
Ahıbaba içmesi Geyve, Sakarya
Anafatma suyu, Ovacık Tunceli
Ayaş kaplıcaları, Ayaş Ankara
Bozköy ılıca ve çamuru Germencik, Aydın
Çayırlı maden suyu, Andon içmesi Rize
Çitli madensuyu, İnegöl Bursa
Dağ ılıcası Gönen Balıkesir
Gazlıgöl ılıcası. Afyon
Girme ılıca ve kaplıcaları, Köyceğiz Muğla
Hamamorta ılıca ve kaplıcası Köyceğiz Muğla
Havza kaplıcaları Samsun
Hüdai kaplıcaları, Sandıklı Afyon
Ilgın kaplıcaları Konya
Kişarna madensuyu, Trabzon
Kökez suyu, Bolu
Sart Ilıca ve çamuru, Salihli Manisa
Seferihisar Ilıcası İzmir.
Şifne ılıca ve içmesi. Çeşme İzmir.

BÖBREK KUMU
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine neden olur. Çilek, dut, elma, armut, badem, fındık, kavun, karpuz, şeftali, kiraz, muşmula, üzüm, soğan, havuç, bakla, domates, fasulye, enginar, kereviz, lahana, marul, patates, pırasa ve nohut yemek, limon suyu şalgam suyu ve maden suyu içmek faydalıdır.

Aşağıdaki içme ve ılıcalardan böbrek kumunu dökmek için faydalanabilir.
Afyonkarahisar maden suyu Afyon
Barutlusu, Tefenni, Burdur
Granardisuyu, Hisarcık, kayseri
İncili pınar, Denizli
Kefeliköysuyu, Sarıyer İstanbul
Kisarna madensuyu, Trabzon
Yomra Ayazması, Trabzon

BÖBREK TAŞI
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları, kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir. Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilir. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur. Göğsün yukarı ve ön kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir.
İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır. domates, kavun, karpuz, nohut, çilek, balık, haşlama et yemek, bol su ve hıyar suyu içmek, böbreklerin üzerine sıcak kompraslar yapmak faydalıdır.

Aşağıdaki kaplıca ve içmeler, böbrek taşı düşürmesi için faydalıdır.
Acısu, Develi, Kayseri
Ayaş kaplıcası, Ayaş Ankara
Barutlusu Tefenni Burdur.
Çitli Maden suyu, İnegöl Bursa
Granardisuyu, Hisarcık Kayseri
Hırlas kaplıcası, Ladik Samsun
Kefeliköy suyu, Sarıyer İstanbul
Kisarna maden suyu, Kisarna köy, Trabzon
Yılansuyu Amasra Zonguldak

Böbrek; vücudumuzda zehirli sıvıları idrar ile dışarı atmaya yarayan organımızdır.
Böbreği en iyi dostu su’dur.
Böbrek kumları, böbrek taşları vb böbrek rahatsızlıkları böbreklere acı verir.
Kaburgaların altında veya bellerin sağı solunda ağrılar gözükür. Kusma ve terleme, böbrek ağrıları ile birlikte görülebilir.

Böbrekler; vücudumuzun sıvı yönünden süzgeçidir.
Vücut da olan zehirli atıklar böbrek de elenirler.
Birçok besinde fazlasıyla bulunan çinko minerali, bağışıklık sisteminde anahtar rolü oynar, vücudu zinde yapar ve daha verimli hale gelmesini sağlar.

Akyuvarların, antikorların oluşmasında payı vardır. Bağışıklık sisteminin düzenli çalışabilmesi için vücutta bol miktarda çinko bulunması gerekmektedir.

Yaraların iyileşmesi, görme duyusunun güçlenmesi,diyabet hastalığı, böbrek hastalığı çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadır. Prostat bezinin fonksiyonu ve üreme organlarının gelişimi için önemli bir mineraldir.

 

Böbrek yapısı böbreğin görevleri

Karın arka duvarında, bel bölgesinin iki yanında her biri ortalama 10 cm boyunda, 150 gram ağırlığında, kuru fasulye tanesi biçiminde iki adet böbrek vardır. Her böbreğin üst tepesinde kana önemli hormonlar salgılayan birer “böbreküstü bezi” bulunur.

Böbreğe bağlanan atar damar, toplar damar, sinirler ve idrar kanalı “bilum” adı verilen karın bölgesinden giriş yaparlar. Böbrek ana dokusu yaklaşık bir milyon “nefron” adı verilen mikroskobik kılcal damarlar yumağından meydana gelmiştir. Böbreklerin görevi şöyle özetlenebilir.

• Kanın asit-baz dengesini sabit tutmak.
• Vücudun su ve elektrolit dengesini sağlamak.
• Zararlı maddeleri idrar yoluyla vücuttan dışarı atmak.

Bir insan böbreksiz ancak 2-3 hafta yaşayabilir. Böbreklerin çalışması, böbreküstü hipofiz, iç salgı bezlerinin salgıladığı hormonlar ve sinir sisteminden gelen sinirlerle idare edilir.

Böbrekler, kandaki zararlı maddeleri vücut için fazla olan su ile birlikte idrar kanalına boşaltırlar. İdrar kanalları 20-25 cm uzunluğunda olup idrar torbasına açılırlar. İdrar torbası dolunca, uyarıcı hormonlar tarafından organizma haberdar edilir. Böylece idrar boşaltma ihtiyacı duyarız.

Böbrekler
İnsanda herbir böbreğin ağırlığı 120 160 gr. uzunluğu 10-12 cm. genişliği 6 cm, kalınlığı 4 cm ‘dir.
Böbrek dokusunun %80’i sudan, %4’ü yağdan, % 15’i protein ve % 1 ‘i inorganik tuzlardan oluşur. Böbrekler toplam vücut ağırllğllilil binde 51’ini meydana getirir.

Böbrekte, görevleıi kam süzmek olan 2 milyar kadar böbrek cisimciği vardır. böbrekteidrar’lli yoğunlaştığı tubulus adı verilen borucuklann toplam uzunluğu 100 km.dir. Böbreğiniçindeki em ilim yüzeyi 20 m2 kadardır.

Her gün böbreklerden 1500 litre kan geçer. Geçen kandan 180 litre sıvı süzülür. Birinci idrar adı verilen ilk süzülen sıvının büyük bölümü tekrar geri emilerek sonuçta 0.5 ila 4 litre arasmda idrar vücuttan atılır.
Böbrekte her gün kandan süzülen birinci idrarın içindeki 1 kg. sofra tuzu, 500 gr. sodyum bikarbonat, 170 lt. su, 11 gr. protein, 170 gr. şeker ve bir çok metabolik madde geri emilir. Buna karşılık hergün 27 gr. üre, 1.7 gr. keratinin, 5gr. sodyum ve diğer metabolik ürünler idrarla atılır. Böbrekler görevlerini yerine getirmek için günde 30 lt. oksiien harcarlar.

Böbrekler çalışırken dakikada 100 kalori ısı enerjisi açığa çıkar. Kalple bir dakikada atılan kanın % 20’si böbreklere girer. Böylece 100 gr. böbrek dokusuna dakikada 150 cm3 kan gelir. Kam böbrekler taşıyan atar damarın çapı ise 13 mm. dir. İdar kesesi esnek bir organdır. İdrar kesesinde 1/4 lt. idrar toplandığında kesenin çapı 8 cm. olur. Kesede 1/2 lt.idrar bulunduğunda ise çap sadece 2 cm. artarak 10 cm.ye çıkar. İdrar kesesi 1/2 lt. idrarla dolduğunda meydana gelen basınç, kesenin iç yüzeyinde cm2’de 12 gr. dır.

Böbreklerimiz vücut sıvılarının yapılarlm kontrol ederler,istenmeyen Kimyevi maddeleri sidik denilen eriyik ile dışan atarlar. Bu eriyiğin hazırlanabilmesi için su içmemiz gerekir. İçeceğimiz suyun miktarını ise beynimizin hipotalamus denilen bölümünde bulunan özel bir su içme merkezi tesbit eder. Vücudumuzdaki sıvıların miktarı, toplam ağırlığımızın % 1’i kadar azaldığında, hipotalamustaki merkez susuzluk hissi duymamızı sağlar ve biz su içeriz. Susuzluk hissini bizde uyandıran ise; tükürük bezleridir. Bu bezlerin yeterince salgılama yapmaması sonucunda ise, ağzımız kurur ve susadığımızı anlarız.

Su kaybı, vücut ağırlığının % 10’una ulaştığı zaman hücreler üzerlerine düşen görevleri gerektiği gibi yapamazlar ve bu durumun ardından ölüm gelir. Bu olay birkaç günlük susuzluk neticesi bile olabilir. Oysa, vücudumuzdaki yağ ve protein yedeklerimizden faydalanarak açlığa çok daha uzun süre dayanabiliriz. Beyindeki su içme merkezi, böbrekleri de etkileyerek onlara su tutma direktifi gönderir. Bu şekilde hazırlanan sidik çok daha yoğundur ve hacim olarak da azdır.

Böbreklerimizin, vücudumuzun su miktarını kontrol konusunda şaşmaz bir hassasiyeti vardır. Eğer 1 lt. suyu çabucak içersek, üretilen sidik miktarı da hemen hemen 1 lt. artacaktır. Böbreklerimiz. vücutta ne kadar su bulunduğunu bilir ve sidik miktarını azaltarak veya çoğaltarak su seviyesini gerektiği ölçüde tutmayı başarır.

Web sitemizde; doktor, eczacı, ameliyatçı!!!! yok, beyaz önlüklü, yeşil önlüklü kişiler hiç yoktur.

Yorum Bırakın